Yerel Haberler
Trabzon
Avrasya Üniversitesi’nde ilk ve acil yardım tatbikatı gerçekleştirildi 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:14:22 Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı tarafından düzenlenen tatbikat, Ömer Yıldız Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmeyi amaçlayan organizasyon, uygulamalı eğitim açısından önemli bir deneyim sundu. Tatbikat hakkında bilgi veren Acil Tıp Teknisyeni Mustafa Bilgin, etkinliğin artık geleneksel hale geldiğini belirterek bu yıl üçüncüsünün düzenlendiğini ifade etti. Bilgin, amaçlarının öğrencileri mezun olmadan önce sahaya hazırlamak olduğunu vurguladı. Tatbikat kapsamında üç ayrı parkur oluşturuldu. Bunlardan ilki, çok sayıda yaralının bulunduğu senaryoların yer aldığı triaj parkuru oldu. İkinci parkurda, solunum ve dolaşımı olmayan hastalara müdahale edilen arrest hasta senaryoları uygulandı. Üçüncü parkur ise travma vakalarına yönelik olarak hazırlandı. Toplam 14 ekibin katıldığı tatbikatta öğrenciler kendi aralarında yarıştı. Eğitmen Mustafa Bilgin, tüm ekiplerin gösterdiği performanstan memnun olduklarını belirterek "Sonuç olarak bizim gözümüzde hepsi birinci. Amacımız öğrencilerimizin sahaya çıktıklarında, karşılaştıkları her vakaya burada edindikleri bilgi ve becerilerle güvenle müdahale edebilmeleri" dedi. Paramedik mesleğinin önemine de dikkat çeken Bilgin, bu alanda görev yapacak öğrencilerin hayat kurtaran zincirin en güçlü halkalarından biri olacağını ifade ederek, öğrencilerin hedefinin sahada en iyi olmak olduğunu sözlerine ekledi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50 İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: "Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı" İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, "Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz" dedi. İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, "Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi" diye konuştu. "Müzakere olurken yeni savaş başlattılar" Müzakere sürecine de değinen Mohebati, "Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti" Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, "İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti" ifadelerini kullandı.
Türkiye’de Kahverengi kokarca zararlısı için Samuray arısı üretimi arttırıldı
02 Kasım 2024 Cumartesi - 09:10 Türkiye’de Kahverengi kokarca zararlısı için Samuray arısı üretimi arttırıldı Karadeniz Bölgesi’nde başta fındık olmak üzere tarım ürünlerine büyük zarar veren kahverengi kokarca böceğiyle mücadele çalışmaları kapsamında doğaya salınan Samuray arısının üretimi arttırıldı. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yanı sıra birçok laboratuvarda Samuray arısının üretimine başlandığını söyledi. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi kahverengi kokarcaya yönelik biosidal mücadele ve Bakanlık programı kapsamında tüm Türkiye’de yapılan tarımsal üretim planlaması ile ilgili üreticilerle bir araya geldi. Yomra ilçesindeki Kılıçtepe Camii önünde üreticilerle buluşan Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Sağır, kahverengi kokarcaya yönelik çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Kahverengi kokarcanın 2017 yılında Türkiye’ye girdiğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, “Şu anda da mücadelemiz devam ediyor. Bu kahverengi kokarcayı bitirmek kolay mı? Peşin söyleyeyim. Net söyleyeyim kolay değil. Ama baskılamak mümkün. Arazilerimizde kahverengi kokarcanın zararını düşürmek mümkün. Zamanla da yok etmek mümkün. Yani bu yol tamamen ilaçlanıp bitirdik gibi bir olayımız mümkün değil. 1994 yılında Amerika’ya giren bu zararlı 2024 yılında 30 sene sonra hala tehlike saçmakta. Ama bizim avantajımız ne? Biz onların tecrübe veya tecrübesizliklerinden faydalanıyoruz. Ülke olarak onların yaptığı yanlışları biliyoruz. Onların yaptığı yanlışlara düşmeden bu zararıyla mücadele edeceğiz. Mücadelemizin en büyük ayağı kışlak mücadelesidir. Ben Trabzon’da müdür olmaktan ve çalışmaktan onur ve gurur duyuyorum. Herkes benimle beraber hareket etti. Bu konuda kendi ayağıyla kışlaklara gelen kahverengi kokarcayı imha etmek için büyük bir mücadele verdik. Kışlaktan çıkarken yine feromon tuzakları kuracağız. Cezbet-öldür yöntemiyle kışlaktan çıkanları da yok edeceğiz. Bu konuda biz şu anda bin 500 tane fenomen tuzağı aldık. 2 bin 600 tane bizden daha çok büyükşehir belediyesi aldı. En önemli mücadeleden biri bu" dedi. “Samuray arısı kokarcanın olmadığı coğrafyada çoğalamıyor” Biyolojik mücadelede samuray arısının öneminden bahseden Kaplan, "Öncelikle samuray arısı bildiğimiz o büyük eşek arılarına benzemiyor sivri sinikten küçük bir arıdır. Adı arıdır. Sivrisinekten küçüktür. Hiçbir bal arısına veya canlıya zarar vermiyor arkadaşlar. Bunun özelliği şudur. Amerika’nın tecrübesizliği dedim ya bu arı Allah’ın hikmeti böyle kokarca ilk defa nereye gitti 10 yıl sonra arkasından gidiyor. Bu arı kokarcanın olmadığı coğrafyada çoğalamıyor. 15 yıl sonra, 20 sonra arkasından gidiyor. Amerika kıtasına 1994 yılında kokarca gelmiş. 2010 yılında samuray arısı gelmiş. 16 yıl beklemişler. Ama bizler bunu tecrübe edindik. Kendimiz bu arıyı üretip hemen doğaya saldık. Arının doğal yollardan buraya gelmesini beklemedik. Bir diğer nokta İtalya 8 endüstri, 12 laboratuvarda, 20 tane merkezde 120 bin üretebildi. Biz sadece Karadeniz araştırmada 150 bin tane üretmiştik. Böyle de güçlü bir çalışma yaptık. Buradan bir müjdeyi daha vermek istiyorum. Geçen hafta gıda kontrol genel müdür yardımcımız burada misafirdi. Sadece Karadeniz Araştırma Enstitüsü değil birçok laboratuvarımızda bu arının üretimine başlandı. Yani arının üretimini bolca yapacağız. Bolca da doğaya salacağız. Ne yapıyor bu arı? Kahverengi kokarca, yumurta kümesinin içerisine geliyor. Kendi yumurtalarını bırakıyor. Orada kahverengi kokarcanın yavrularının çıkmasını engelleyerek kendi yavrularını çıkartıyor ve kahverengi kokarcanın neslini bitiriyor. Doğada tek yaptığı zarar bu. Bu da çok güzel bir zarar. Bizim için çok önemli bir konu. Arkadaşlar samuray arısı, kışlak mücadelesi, zirai mücadeleyi hep beraber yine mücadele edeceğiz” diye konuştu. “Topyekün bir mücadele sergilersek popülasyonu azaltmış olacağız” Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Sağır ise yaptığı konuşmada, mücadelenin birçok aşamasının olduğunu kaydederek, “Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki talimatları doğrultusunda bu mücadeleye hep birlikte el birliğiyle katılım sağladık. Bu mücadelenin ilk safhasında Tarım il müdürlüğünce ilimizde 9 ilçeye 600 adet feromon tuzak yerleştirildi. Bizler de kendi elemanlarımızdan feromon tuzaklarının ilaçlamasını bizatihi yaptık. Buna müteakiben kışlak mücadelesi dediğimiz şu sıralarda yürüttüğümüz yapılarda, çatı gibi yerlerde biosidal ilaçlama suretiyle bunların imhası yönünde bir aşamaya geçtik. Bir anda bugünden yarına bunu sonuçlandırmak, bitirmek mümkün olmayabilir. Ancak azimle, el birliğiyle bütün tarafların da içinde olacağı, vatandaşlarımızdan da bu konuda bir destek bekliyoruz. Vatandaşlarımızla bir mekanik mücadele noktasında bir gayret sarf edebilirler. Bu şekilde el birliğiyle seferberlik halinde topyekun olarak bir mücadeleyi sergilersek bu popülasyonu azaltmış olacağız. Hakikaten son zamanlarda kamuoyunda da duyduğumuz gibi fındıkta hem verim hem rekolte düşmesinin de önüne belli bir ölçüde geçmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
Şehir merkezinde apartmanlar arasında organik tarım yapıyorlar
01 Kasım 2024 Cuma - 09:35 Şehir merkezinde apartmanlar arasında organik tarım yapıyorlar Trabzon’un Ortahisar ilçesi Karşıyaka Vadisi’nde eğimli bir arazide sera kuran Adnan ve İbrahim Kurnaz kardeşler, apartmanlar arasında tarımsal üretim gerçekleştiriyor. Doğup büyüdükleri mahallede emeklilikten sonra tarıma yönelen kardeşlerin seraları çevredeki vatandaşların adeta manavı haline gelirken, ürettikleri ürünler çevre illere de gönderiliyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesi Karşıyaka Mahallesi’nde yaşayan Kurnaz kardeşlerin şehir merkezindeki organik yaşamı görenleri şaşırtıyor. Lüks binaların arasındaki vadide yaşayan Adnan ve İbrahim Kurnaz kardeşler, emeklilikten sonra tarıma yöneldi. Doğup büyüdükleri mahallede evlerinin önünde bulunan bahçede sera kurmaya karar veren Kurnaz kardeşler, verim almaya başlayınca seraların sayısını arttırdı. İki kardeşin eğimli arazide kurduğu 6 sera taleplere yetişemez hale geldi. Etrafındaki lüks binalarda oturan vatandaşların organik bir şekilde yetişen sebzelere ilgi göstermesi Kurnaz kardeşleri de mutlu etti. Bahçeden sofraya taşınan organik sebzeler çevre illere de gönderiliyor. “Organik olduğu için talep oluyor” 70 yaşındaki Adnan Kurnaz, bu hikayeye bir sera ile başladıklarını söyledi. Kendisine ait 4 sera olduğunu belirten Kurnaz, “Baktık verim oluyor, daha sonra arttırmak istedik. 4 tane sera kurduk. Yaz aylarında salatalık, kışın maydonoz, roka, dereotu gibi sebzeler üretiyorum. Etrafımızdaki binalardan gelenler sebze alıyor. Organik olduğu için talep oluyor. Şu anda maydonoz, taze soğan, lahana ve marul var. Pazarcı bir arkadaşımız var, o gelip bizden alıyor. Rize ve Bayburt gibi illere de ürettiğimiz sebzeler gidiyor. Çocuklar çalıştığı için seraları büyütemiyorum. Buradaki bütün işler bana ait. İş güç yok diye bir şey yok. Devlet ödenek veriyor, gelip serayı kuruyor ’Al sana iş’ diyor. Yok ben uğraşamam, masa başında olmam lazım diyorlar” dedi. “Etrafımızdaki sitelerden gelen vatandaşlar oluyor” 63 yaşındaki İbrahim Kurnaz ise vadinin içerisinde üretim yaptıklarını dile getirerek, “Bu topraklarda doğdum, kendimi bildim bileli bu topraklarda çalışıyorum. Emekli olmadan önce de yapıyordum ama bu kadar detaylı değildi. O zamanlar 2 ton soğan alırdım, ancak bunu yaparım derdim. Şimdi bir araba soğan alıyorum. Nasıl yapıyorsun diyorlar. Aslında üretimi basit. Bizim gibi şehir merkezinde, sahil kesiminde bunu yapan yok. Dik arazinin aslında işçiliği daha kolay. Düz arazi zordur. Belleme yapıldığı zaman toprağı atmak düz zeminde zor olur. Ama dik arazide belleme işi daha kolay yapılır. Etrafımızdaki sitelerden gelen vatandaşlar oluyor. Selam verip istedikleri sebzeyi soruyorlar. İstedikleri sebzeleri fiyatını söylediğimizde şaşırıyorlar. Marketlere göre fiyatının az olduğunu söylüyorlar. Yenilmeyecek bir şeyi satmam. Burada karpuz, kavun, biber, patlıcan ne yaparsak oluyor” ifadelerini kullandı.
Başkan Ahmet Metin Genç: “Bağımlılıkla topyekûn mücadele etmemiz lazım”
31 Ekim 2024 Perşembe - 14:02 Başkan Ahmet Metin Genç: “Bağımlılıkla topyekûn mücadele etmemiz lazım” Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Her türlü bağımlılıkla topyekûn mücadele etmemiz lazım. Biz de bu manada yerel yöneticiler olarak elimizden ne geliyorsa her zaman yapmaya hazırız. Çünkü en önemli işimiz sağlıklı, mutlu bir toplum hedefidir” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve eşi Arzu Genç, Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde ’Bir Anne Baba Uyanırsa Toplum Uyanır’ adlı konferansa katıldı. Burada bir konuşma yapan Genç, “Birçok uğraş veriyoruz. Aldığımız sorumluluğun gereği olarak halkımızın yaşam standardını yukarılara çıkarmaya çalışıyoruz, hizmet ediyoruz. Ama bu konu belki de bu işlere nazaran çok daha öne çıkarmamız gereken ve toplumsal bir farkındalığı ortaya koymamız gereken bir konudur. Çünkü bu konu işin temelinde ruh sağlığını ve beden sağlığını ilgilendiriyor. Genel anlamda da toplum sağlığını ilgilendiriyor. Onun için çok önemli bir konu. Yani sadece bireyin kendi tercihinden dolayı sonuçlarına katlanması gerekir diyerek o tercihinin sorumluluğunu kendisine yükleyeceğimiz bir konu değil. Çünkü toplum sağlığı hepsinden önemli” diye konuştu. Konuyla ilgili daha sıkı adımlar atılması gerektiğine dikkat çeken Genç, “Daha fazla adımlar atılması için hem yerel yöneticiler hem okul idarecilerimiz, ailelerimiz, derneklerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, muhtarlarımız, belediye meclis üyelerimiz hep beraber bu işe daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Çünkü hakikaten bir toplum, beden sağlığıyla, ruh sağlığıyla ve totalinde toplum sağlığıyla beraber daha iyi bir toplum haline gelebilir. Bu manada biz biraz daha avantajlıyız. Çünkü biz toplumumuzun temelini, milletimizin temelini, hala bizi ayakta tutan en büyük gücün aile mefhumu etrafında hem inancımızdan hem medeniyetimizden gelen daha sıkı biz anlayışa sahibiz. Bu manada Avrupa’dan farklıyız. Bağımlılıkla mücadele çok önemli bir konu. Sadece uyuşturucu bağımlılığı değil, artık teknoloji de ayrı bir bağımlılık oluşturuyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bizden uzaklaştırıyor. Dolayısıyla topyekûn mücadele etmemiz lazım. Çok ciddi bir ekonomik sektörü var uyuşturucu baronları bakımından. Çocuklarımızı önleyici tedbirlerle beraber, bu belaya ulaşmaktan kurtarmamız lazım. Burada da en büyük görev annelere düşüyor. En büyük narkotik polisi annedir. Dolayısıyla o manada annelerimize büyük görev ve büyük sorumluluklar düşüyor. Biz mahalle kültürü olan bir milletiz, muhtarlarımıza da önemli görevler düşüyor. Avantajlı yönlerimizi bu mücadelede daha iyi kullanabiliriz. Onun için bu toplantıları ben çok çok önemsiyorum. Biz de bu manada yerel yöneticiler olarak elimizden ne geliyorsa her zaman yapmaya hazırız. Çünkü en önemli işimiz sağlıklı, mutlu bir toplum hedefidir. Yapacağımız birçok projeden çok daha önemli konu bu konudur” dedi.
Başkan Ertuğrul Doğan: "Ciddi hamleler yaptık, uçurumun kenarından döndük"
31 Ekim 2024 Perşembe - 13:50 Başkan Ertuğrul Doğan: "Ciddi hamleler yaptık, uçurumun kenarından döndük" Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, ekonomik anlamda çok ciddi hamleler yaptıklarını belirterek "Uçurumun kenarından döndük, net söyleyeyim. 9 milyara yakın bir ödeme yaptık, onu da geçti 10 milyara gidiyor neredeyse. Buna rağmen en azından Bankalar Birliği’nden çıktık. Yıllık 700-800 milyon faiz yükünden kurtulduk ama bitmedi" dedi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Yönetim Kurulu üyeleri ve eski futbolculardan Ali Kemal Denizci ile birlikte Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kaya, “Sizleri belediyemizde ağırlamak bizler için büyük onur. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Trabzonspor’umuzun şehrimiz için, bizler için önemini anlatmaya 29 harfle kurulacak hiçbir cümle yeterli olmaz. Böyle bir Trabzonspor sevdamız var. Sadece bizim değil, hepimizin, şehrimizin böyle bir Trabzonspor sevdası var” diye konuştu. Başkan Doğan ve ekibinin, çok önemli bir kurumun başında, fedakarlıkla görev yaptığını kaydeden Başkan Kaya, Ortahisar Belediyesi olarak bu süreçte bütün imkanlarıyla Trabzonspor’un yanında olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini vurgulayarak “Çok değerli bir kurumun başında fedakarlıkla görev yapıyorsunuz, Trabzonspor’umuzu çok iyi temsil ediyorsunuz. Sürecin başından bugüne değerlendirdiğimizde zor bir dönemde göreve talip olduğunuzu da biliyoruz. Gerçekten çok sıkıntılı bir dönemde, elinizi değil, gövdenizi taşın altına koydunuz. Şehrimiz adına, Trabzonspor’umuz adına çok büyük bir sorumluluk üstlendiniz. Bu üstlendiğiniz önemli sorumlulukta bizler bütün gücümüzle, gayretimizle yanınızda olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bütün şehir yanınızda, bunu söyleyeyim. Biraz zamana ihtiyacımız var ama bu ekibin çok güzel işler yapacağına da gönülden inanıyorum. O anlamda Ortahisar Belediyesi olarak bütün personelimizle, bütün gücümüzle sonuna kadar Trabzonspor’umuzun ve sizlerin yanındayız” şeklinde konuştu. Gösterdiği misafirperverlik ve yaptığı destek açıklaması için Başkan Kaya’ya teşekkür eden Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan ise “Biz sizin nasıl bir Trabzonsporlu olduğunuzu biliyoruz. Başkanlığın dışında da canı gönülden bu işin içinde nasıl koştuğunuzu biliyoruz” dedi. “Gerçekten çok sıkıntılı bir dönemde görev aldık” diyen Başkan Doğan, “Ekonomik anlamda çok ciddi hamleler yaptık. Uçurumun kenarından döndük, net söyleyeyim. 9 milyara yakın bir ödeme yaptık, onu da geçti 10 milyara gidiyor neredeyse. Buna rağmen en azından Bankalar Birliği’nden çıktık. Yıllık 700-800 milyon faiz yükünden kurtulduk ama bitmedi. Önceki yıllardan süregelen borcumuz var, çok önemli rakamlara geldi, artık 2,2 civarlarında duruyor. Onun dışında da Trabzonspor’un piyasaya 900 milyon-1 milyar lira civarında bir borcu kaldı. Bunlar halledilecek. Daha önceki dönemde olduğu gibi önümüzdeki yıl da, kısa sürelerle hayata geçireceğimiz projelerimiz de hazır. Yani borcu önümüzdeki yıl içerisinde tamamen ortadan kaldıracak bir yapının alt yapısı da hazır. Bunu açık ve net olarak söyleyeyim” ifadelerini kullandı. “Bütün camianın desteğine ihtiyacımız var" Önümüzdeki süreçte yapılacak işlerde bütün şehrin ve Trabzonspor kamuoyunun desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade eden Başkan Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu hamlelerin dışında bir konuda tüm şehrin desteğini isteyeceğim. İstanbul’da çok önemli 3 tane, burada da 1 tane, asıl işimiz olmamasına rağmen mecburiyetlerden kaynaklı arazi üzerinde bazı operasyonlar yapmamız gereken yerler var. Bunların alt yapı çalışmalarını şu anda İstanbul’da sürdürüyoruz. Muhtemelen kongreden sonra hayırlısıyla sizler, bütün belediye başkanlarımız, oda ve borsa başkanlarımızla tüm Trabzon’da bir kamuoyu oluşturalım.” İstanbul takımlarına yıllardır önemli destekler verildiğini ama Trabzonspor’un bu desteklerden faydalanamadığını dile getiren Başkan Doğan, yıllar içinde aradaki farkın açıldığına dikkat çekerek şöyle konuştu: “Yıllardır tüm İstanbul takımlarına bu şekilde verildi ama işin gerçeğinde Trabzonspor bir şekilde bunlardan hiçbir zaman faydalanamadı. Son aldığımız arazi, Faruk Bey döneminde, Cumhurbaşkanımızın İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde, 29 yıl önce alınan arazi. Onun dışında da Trabzonspor’a herhangi bir şey verilmemiş, alınmamış, alınamamış. Hani ben geçmişe bir şey söylemek anlamında bunu söylemiyorum, herkes muhakkak ki çok iyi niyetliydi, herkes bir şeyler yapmak istiyordu, aklımda hiçbir şüphe yok ama bir şekilde kulübümüz bunlardan faydalanamadı ve fark açıldı. Artık camianın bu gerçeği de bir şekilde görüp tek bir yumruk halinde hareket etmesi gerekiyor. Bir an önce aradaki farkın kapanması lazım. Bu iş şahsım adına, Yönetim Kurulu adına sadece bizim yapabileceğimiz bir iş değil, Trabzonspor’u sevenlerin, Trabzonspor camiasının bir arada olarak halledebileceği bir iş. Orada herkesin desteğini isteyeceğim.” Doğan’ın destek isteyen sözleri üzerine Başkan Kaya, “Hiç kuşkunuz olmasın. Ekrem Başkan orada, o da Trabzonspor konusunda çok duyarlıdır, elinden gelen desteği verecektir. Onun adına bunu rahatlıkla söyleyebilirim” açıklamasında bulundu. Doğan, Başkan Kaya’ya çiçek takdim ederek görevinde başarılar dilerken, Başkan Kaya da, ziyaretin anısına Başkan Doğan’a gümüş telkâri hediye etti.
Çamburnu’nun çelik sanatı okyanuslara meydan okuyor
31 Ekim 2024 Perşembe - 10:54 Çamburnu’nun çelik sanatı okyanuslara meydan okuyor Trabzon’un Sürmene ilçesinde her yıl binlerce ton çeliğin işlenerek gemiye dönüştüğü Çamburnu Tersanesi’nde inşa edilen tekneler Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen taleplerin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerine de ihraç ediliyor. Burada yapılan balıkçı tekneleri okyanusların dev dalgalarına meydan okuyor. Trabzon’un Sürmene ilçesindeki Çamburnu Tersanesi, dünya standartlarındaki gemi üretimi ile dikkat çekiyor. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinden de gelen siparişler üzerine üretimin devam ettiği tersanede çelik sanata dönüştürülüyor. Binlerce ton çeliğin işlendiği tersanelerde binbir emekle yapılan gemiler Türkiye’nin yanı sıra okyanuslarda de seyir edebiliyor. 1937 yılında ahşap ile başladıkları üretime çelik ile devam eden Başaran Gemi Sanayi ortaklarından Hakan Başaran, “1937 yılında dedem bu işe ahşaptan başladı. Rahmetli oldu kendisi. Sonra babamla beraberiz şu anda. Şükürler olsun kendisi sağ. Çeliğin sanata dönüştüğü yer derken bizim işimiz en güzelini yapmak. Fazla gemi, çok iş yapmak istemiyoruz. Hedefimiz en güzelini en beğenilenini yapmak” dedi. “Balıkçı teknelerinde uzmanlaşmışız” Yurtdışına feribot ve katamaran gibi gemiler yaptıklarını dile getiren Başaran, “Şu an siparişler var ama sipariş seçme şansın olmuyor. Geleni almak zorunda kalıyorsun. Yani böyle seçiciliğimiz yok. Herkesin işini yapmaya çalışıyoruz. Neden derseniz fazla seçenek yok. Bizim en çok sevdiğimiz ve yaptığımız balıkçı tekneleridir. Orada uzmanlaşmışız. Ama bunun yanı sıra zaman zaman işte yurt dışına da feribotlar katamaran gibi gemileri de yaptık. Yaptığımız tekneler okyanuslara gidiyor. Moritanya’da ve Fas’ta gemilerimiz var. En fazla balıkçı teknesi imal ediyoruz. Şuan 130 kişi ile çalışıyoruz. Bu rakamın 250’ye kadar çıktığı oluyor. Eleman sıkıntımız olduğundan hemen bulabiliyoruz. Burası Tuzla gibi değil” şeklinde konuştu. “Kendimizi kanıtlamak için yük ve tanker gemisi yapmayı istiyoruz” Yük ve tanker gemisi yapma hedeflerinin olduğunu vurgulayan Başaran, “Bu sene güzel bir balıkçılık sezonu oldu. Bu sezona rağmen bir talep gelmedi. Devamı olacak mı diye herkes tedirgin. Artık dünyada kabul edilir olduk. Biz hedefimize ulaştık ama bundan sonra artık bir gemi yapma düşüncemiz var. Kendimizi kanıtlamak için yük ve tanker gemisi yapmayı istiyoruz. Hedefimiz çok kazanmak değil. Aynı işi yapmak insanı usandırıyor. Farklı farklı işler yapmak zevkli oluyor. Yaz aylarında boş vaktimiz olmuyor. Balıkçı teknelerinin bakımları nedeniyle yoğun günler yaşıyoruz. 1 yılda 4-5 tane balıkçı teknesi yapabiliyoruz. Ama tonaja göre yani 4 tane 500 ton çelik ağırlığı gelen gemi yapabiliriz. Gemi denize indiğinde 850 ton civarına geliyor. Bir gün Romanyalılara gemi yaparken ben memnun değilim dedi. Nasıl memnun değilsin olur mu öyle şey dedim yok çok memnunum dedi. Bizim için önemli olan müşteri memnuniyeti” ifadelerini kullandı.