Yerel Haberler
Trabzon
Paul Onuachu: "Maçları kazanıp sonuna bakacağız" 09 Nisan 2026 Perşembe - 13:03:11 Trabzonspor’un Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu, takım olarak başarılı bir sezon geçirdiklerini belirterek, "Maçlarımızı kazanıp sonunda ne olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Trabzonspor’un Nijeryalı forveti Paul Onuachu, Şenol Güneş Spor Kompleksi içerisinde bulunan TS Club mağazasında düzenlenen imza gününde taraftarlarla bir araya geldi. Yoğun ilgi gördüğü etkinlikte bol bol imza dağıtan ve fotoğraf çektiren Onuachu, basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. "Harika bir sezon geçiriyoruz" Sezon performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan deneyimli oyuncu, "Harika bir sezon geçirdiğimizi düşünüyorum. Hem takım hem de teknik ekip olarak iyi bir süreçten geçiyoruz. Gol krallığı yarışında zirvede olmak benim adıma sevindirici. Önemli olan bu performansı sürdürebilmek" ifadelerini kullandı. "Maçları kazanıp sonunda ne olacağına göreceğiz" Şampiyonluk yarışıyla ilgili görüşlerini de aktaran Onuachu, "Yapmamız gereken tek şey maçlarımızı kazanmak. Arada 4 puanlık fark var ve oynayacağımız karşılaşmalar bulunuyor. Biz işimize odaklanıp kazanmaya devam edeceğiz, sonunda ne olacağını göreceğiz" şeklinde konuştu. Taraftarlardan destek İmza gününe küçük çocuğuyla birlikte katılan Amine Kıroğlu ise etkinliğe eşinin yerine geldiğini belirterek, "Eşim çalıştığı için gelemedi. Ona ve çocuğuma bir hatıra kalsın istedim. Trabzonspor sevgisiyle buradayız, ailece destekliyoruz" dedi. Bu sezon şampiyonluk umutlarının sürdüğünü dile getiren Kıroğlu, "Takımı yakından takip ediyoruz. Hakemler ve bazı etkenler olsa da mücadelemiz sürüyor. Fatih Tekke’nin de dediği gibi hedef ilk 4’tü ve bu doğrultuda başarılı ilerliyoruz. Şartlar eşit olduğu sürece Trabzonspor her birkaç yılda bir şampiyon olabilecek güçte" cümlelerine yer verdi. Bordo-mavili taraftarlardan Selçuk Atalar da takıma destek vermeye devam ettiklerini vurgulayarak, "Takımımız bu sezon gerekeni yaptı. Biz de taraftar olarak elimizden geleni yapıyoruz. Onuachu’nun 30 gol barajını aşmasını bekliyoruz. Hedefler büyük ölçüde gerçekleşti, bundan sonrası bonus olur" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:22 Trabzon’da kokarca ile mücadele sürüyor Trabzon’da Büyükşehir Belediyesi, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen kahverengi kokarca ile mücadele çalışmalarına destek olmayı sürdürüyor. Son yıllarda özellikle fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününde verim ve kalite kayıplarına neden olan kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalara Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da 20 personel ve 10 araçla destek veriyor. Bütün ilçelerde yürütülen çalışmalar kapsamında, zararlının yayılımını önlemek amacıyla kapsamlı bir mücadele programı uygulanıyor. Zararlının kışlak olarak kullandığı depo ve mesken gibi kapalı alanlarda ilaçlama çalışmaları yapılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, "Kahverengi kokarca; fındığın yanı sıra elma, armut, şeftali, Trabzon hurması, turunçgil, mısır, biber, fasulye ve domates gibi birçok tarım ürününde ciddi zararlara yol açarak ilimiz ekonomisi için önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Zararlının kışlaklardan çıkışından önce popülasyonun azaltılması amacıyla bina, mesken ve benzeri alanlarda ruhsatlı biyosidal ürünlerle ilaçlama çalışmaları yürütülmektedir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesindeki çalışmalara 10 ekiple destek veriyoruz. Yapılacak mücadele ile zararlı popülasyonunun düşürülmesi ve üreticilerimizin uğrayabileceği zararların en aza indirilmesi hedeflenmektedir" denildi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:11 Trabzon’da turizmde Çin hamlesi Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün öncülüğünde Trabzon’dan turizm sektörü temsilcileri 16-21 Nisan tarihlerinde Çin’in Xian şehrinde düzenlenecek olan İpekyolu Turizm Fuarı’na katılacak. Heyet, Pekin’de de Çinli acentelerle buluşup Trabzon’un tanıtımını yapacak. Özellikle Çinli turistlerin de ilgisini, beğeni ve merakını cezbederek Trabzon’da gelişen turizm tesislerinin Uzakdoğu kültürünün de hizmetine sunulabilecek gastronomisi ve diğer etkinlikleri ile yöre turizminin geliştirilmesine büyümesine önemli katkılar sunulacağı düşünülüyor. Halihazırda süregelen İran-İsrail+Amerika Savaşı’ndan etkilenen Körfez Turizminin olası etkilerini en aza indirerek yeni kültürlerin Trabzon turizmine entegrasyonunun sağlanmasının ve Trabzon’un tarihi mirasının farklı ülkelerin ziyaret ve deneyimine açılması ile daha zengin bir turizm çeşitliliğine katkı sağlamaması hedefleniyor. Konuyla ilgili açıklama yapan AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Trabzon ekonomisinin büyümesinin en temel potansiyel unsurunun turizm kalemi olduğunu söyledi. Karaismailoğlu, bu kapsamda atılacak adımlara ve yapılacak projelere sahip çıkmanın Trabzon’un geleceğine sahip çıkmak olduğunu vurgulayarak "Her platformda Trabzon’un tanınması, bilinmesi ve ekonomisinin daha güçlü hale gelmesi için var gücümüzle çalışacak Trabzonumuzun gür sesi olmaya devam edeceğiz" dedi. Karaismailoğlu, geçen yıl Pekin’de bir otelde Çinli acentelerle yapılan buluşmanın bu yıl Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği himayesinde 21 Nisan 2026 tarihinde elçilik binasında tertiplenmesini sağladıklarını da sözlerine ekledi.
Süre uzatıldı ama yoğunluk bitmedi: Trabzon’da 10 bin adet APP plaka değiştirildi
10 Mart 2026 Salı - 09:28 Süre uzatıldı ama yoğunluk bitmedi: Trabzon’da 10 bin adet APP plaka değiştirildi İçişleri Bakanlığı tarafından standart dışı APP plakaların değiştirilmesine yönelik verilen sürenin 1 Nisan’a kadar uzatılmasına rağmen Trabzon’da sürücüler plaka değişimi için başvurularını sürdürüyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanırken, kent merkezi ve ilçelerde şu ana kadar yaklaşık 10 bin adet plaka yeniden basıldı. Standart dışı APP plakaların değiştirilmesi için verilen sürenin uzatılmasına rağmen sürücüler plaka değişim işlemleri için başvurularını sürdürüyor. Sürenin dolmasına yaklaşık 20 gün bulunmasına rağmen birçok araç sahibi işlemlerini son günlere bırakmamak için plaka basım atölyelerine yöneliyor. Özellikle son günlerde artan taleple birlikte Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanıyor. Günün büyük bölümünde atölyeye gelen sürücüler sıra oluşturarak araçlarına ait plakaların mevzuata uygun şekilde yenilenmesi için başvuruda bulunuyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Trabzon merkez ve ilçelerde yaklaşık 10 bin adet plaka basıldığı öğrenilirken, yoğunluğun önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta ise, plaka basım atölyelerinde yoğunluğun olduğunu belirterek, "Sistemde biraz sıkıntı yaşıyoruz. Bazen kesintiye uğruyor. Dolayısıyla noterdeki işlemlerinin ardından bize gelen vatandaşlarımızın sistemden plaka çıktısını alamıyoruz. Sistem zaman zaman kesintiye uğradığı için vatandaşımıza yardımcı olamıyoruz. Bu plakalar ilçelerde de basılıyor. Of ilçesinden Beşikdüzü’ne kadar tüm ilçelerimizde plaka basım atölyelerimiz var. Orada da gidip plakalarını bastırabilirler. Elimizden geldiği kadar vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi. "Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var" Trabzon merkez ve ilçelerinde yaklaşık 10 bin adet plakanın değiştirildiğini kaydeden Usta, "Vatandaşlarımız 140 bin liralık cezayı bizim önümüze sunuyorlar. Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın bastığı mühürlü ve barkotlu plakalara 140 bin liralık ceza söz konusu değil. Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var. Bizim bastığımız plakalarda bir problem yok. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün yaptığı açıklama doğrultusunda süre 1 Nisan tarihine kadar uzatıldı. Ama maalesef çok kalabalık bir şekilde vatandaşlarımız bir an önce plakasını bastırıp işine dönmek istiyor. Bu süre uzatıldı, zamanımız var. Bu süreçte Trabzon’da ilçelerle beraber yaklaşık 10 bin plaka basıldı. Noterlerde yoğun. Vatandaşlar gelmeye devam ediyor. Yavaş yavaş bu süreci tamamlayacağız. 1 Nisan’a kadar bu yoğunluk devam edecek gibi gözüküyor" şeklinde konuştu. "Sabahtan beri burada bekliyorum" Plaka basım atölyesinde sırada bekleyen vatandaşlardan Yusuf Koçal, "Sabahtan beri burada bekliyorum. Plakalarımı değiştiremedim, gidiyorum. Bu konuda yardım bekliyoruz" diye konuştu. Yakup Kitapçı isimli vatandaş ise, "2 tane aracım var. İki plakanın da değişmesi gerekiyormuş. Yılbaşında plakasını değiştirdiğim aracımın bugün yine plakasını değiştireceğim. Şaşırdım. Mecbur kuyruğa gireceğim. İlk kez geldim. Çocuğum ‘baba gitme, orası çok kalabalık’ dedi. Bize sıra gelmesi zor gibi görülüyor" ifadelerini kullandı.
Hamside beklenen son
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:50 Hamside beklenen son Karadeniz’de yaklaşık 6 aydır aralıksız avlanan hamsi, uzun bir sürenin ardından ilk kez Trabzon balık halinde tezgahlarda yer almadı. Balıkçı esnafı, havaların ısınmasıyla birlikte hamsinin sezonunun sona erdiğini belirterek tezgahlarda artık mezgit ve istavritin daha çok görüleceğini söyledi. Trabzon Balık Hali’nde esnaflık yapan Ahmet Çoğalmış, Eylül ayından bu yana aralıksız avlanan hamsinin ilk kez bugün tezgahlarda yer almadığını söyledi. Çoğalmış "Hamsinin nihayetinde sonuna gelindi. İlk defa bugün tezgahlarda hamsi yok. Eylül ayından beri hiç durmadan hamsi çıkıyordu ancak bugün gelmedi. Artık gitti gibi görünüyor. Son zamanlarda da çok güzel ve lezzetli hamsi çıkmıştı. Vatandaşlar da oldukça memnundu ama nihayetinde bitti. Bundan sonra tezgahlarda istavrit, mezgit, somon, levrek ve alabalık daha çok yer alacak. Yaz sezonu mezgitin sezonudur, bundan sonra mezgit ve istavriti bol görürüz. Şu anda istavrit 100 TL, mezgit 250 TL, yaprak tirsi 75-100 TL, somon 300 TL, levrek ise 500 TL’den satılıyor" dedi. Balıkçı esnafı Murat Doğan ise yaklaşık 6 aydır devam eden hamsi avının sonuna gelindiğini belirterek "Hamsi şu anda bitti gibi gözüküyor. 6 aydan beri sürekli hamsi çıkıyordu ancak bugün çıkmadı. Havaların ısınmasıyla birlikte hamsi tezgahlardan çekiliyor. Hamsiden boşalan yeri de bol çıkan mezgit ve istavrit alıyor. Mezgit bugün oldukça bol çıktı. Daha önce 1500 TL’ye kadar satılan mezgit, bol çıkmasıyla birlikte fiyat olarak da düşüş gösterdi. İnce mezgit 200 TL, büyük mezgit 500 TL" diye konuştu.
Trabzon’dan Halep’e kardeşlik sofrası
07 Mart 2026 Cumartesi - 19:39 Trabzon’dan Halep’e kardeşlik sofrası Suriye’nin Halep kentine giderek Eşrefiye Mahallesi’nde kurulan iftar sofrasına katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Türkiye ile Suriye halkı arasındaki kardeşlik ve dayanışma vurgusu yaparak, Ramazan’ın paylaşma ve birlik ruhunun Halep’te kurulan sofralarda daha da güçlendiğini ifade etti. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından Suriye’nin Halep kentine bağlı Eşrefiye Mahallesi’nde Ramazan ayı boyunca kurulan iftar sofraları, yüzlerce kişiyi aynı masa etrafında buluşturmaya devam ediyor. Yardım çalışmalarını yerinde incelemek ve iftar programına katılmak amacıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, bazı meclis üyeleri ve belediye yöneticilerinden oluşan heyetle Halep’e gitti. İftar programında konuşan Başkan Genç, Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaparak Trabzon’dan gelen heyetle birlikte Halep halkıyla aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Başkan Genç, Türkiye’nin her zaman mazlumların yanında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şu anda Halep’te kardeşlerimizle birlikte aynı ramazan sofrasında bir arada bulunmanın huzurunu yaşıyoruz. Trabzon’dan gelen heyetimizle birlikte bu mübarek ayın bereketini paylaşmak, gönül köprülerimizi daha da güçlendirmek için buradayız. Bu toprakların bağımsızlığı ve halkının onurlu mücadelesi için verilen çabayı yürekten kutluyorum. Bu uğurda hayatını kaybeden şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, mücadelede yer alan gazilerimizi de saygı ve minnetle selamlıyorum. İçlerinde bir kısmının bugün iftar soframızda bulunması bizim için ayrıca anlamlıdır." Başkan Genç, "Suriye’nin ve Halep’in bu haklı mücadelesini sürecin başından itibaren kararlılıkla takip eden ve güçlü şekilde destek veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da Halep’ten, bu iftar sofrasından şükranlarımızı sunuyorum. Bizler bu toprakların insanlarıyız. Emperyal güçlerin bölgemizde kurmak istediği oyunları bozmak için dün olduğu gibi bugün de yarın da Türk milleti olarak kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu dayanışmanın güzel bir örneğini, birçok şehirde olduğu gibi Halep’te de Trabzon Büyükşehir Belediyesi olarak Ramazan ayı boyunca kurduğumuz iftar sofralarıyla göstermenin gayreti içerisinde olacağız" dedi.
Kadınların Hikâyeleri Avrasya Üniversitesi’nde konuşuldu
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:28 Kadınların Hikâyeleri Avrasya Üniversitesi’nde konuşuldu Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Programı tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında bir dizi program düzenlendi. Ömer Yıldız Yerleşkesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte akademisyenler, öğrenciler ve davetliler bir araya geldi. Programın açılışında yapılan konuşmalarda kadınların yaşamın her alanındaki emeğine ve mücadelesine dikkat çekildi. Etkinlik kapsamında sunucular tarafından yapılan konuşmada, 8 Mart’ın simgelerinden biri olan mimoza çiçeğinin anlamına da değinildi. II. Dünya Savaşı sonrasında 1946 yılında İtalya’da kadın örgütleri tarafından 8 Mart’ın sembolü olarak seçilen mimozanın; baharın ilk açan çiçeklerinden biri olması ve zorlu şartlarda dahi açabilmesi nedeniyle kadın dayanışmasının ve direncinin sembolü olduğu vurgulandı. Program akışında ayrıca Yönetim Bilişim Kulübü tarafından hazırlanan "Kadının Dilinden Kadın Olmak" adlı video gösterimi gerçekleştirildi. Kadınların yaşam deneyimlerini ve toplumsal rollerini farklı bakış açılarıyla ele alan video, katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Video çalışmasına katkı sunan Yönetim Bilişim Kulübü üyelerine teşekkür edildi. Etkinliğin "Günün Anlam ve Önemi" konuşmaları bölümünde ilk olarak Çocuk Gelişimi Programı adına Öğr. Gör. Elif Kaya konuştu, ardından Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Dr. Meral Beldüz Kolcu katılımcılara hitap etti. Etkinliğin panel bölümünün moderatörlüğünü Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Ezgi Albayrak üstlendi. Panelde farklı meslek alanlarından kadınlar mesleki deneyimlerini ve yaşam hikâyelerini paylaştı. Panelin konuşmacıları arasında Avrasya Üniversitesi’nden Avukat Asrın Tuna Ocak, Yıldızlı Anaokulu Müdürü Melek Dereli, Ortahisar Belediyesi Temizlik Personeli Gonca Ayhan ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Personeli Bahar Akyıldız yer aldı. Panelde; kent yaşamında çoğu zaman görünmeyen emeklerin değeri, erken çocukluk döneminde toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin kazandırılması, kriz anlarında kadınların üstlendiği roller ve kadınların temel hakları gibi önemli konular ele alındı. Konuşmacılar, kadınların toplumun her alanında güçlü bir varlık gösterdiğini ve toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı. Kadın emeğini görünür kılmayı ve toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan etkinlik, katılımcıların sergi alanını ziyaret etmeleriyle sona erdi.
Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 08:55 Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor Trabzon’da bir çocuk annesi Güzin Emral Yazıcı, kanser olduğunu öğrendiği andan bugüne geçen hastalık sürecini bir ’savaş’ değil bir ’misafir’ olarak kabul ederek tedavi sürecini herkese örnek olacak bir olgunlukla yaşıyor. Erzurum’da uzun yıllar yaşayan sağlık çalışanı Güzin Emral Yazıcı, memleketi Trabzon’a tayin olduktan sadece iki hafta sonra mide ağrısı şikayetiyle doktoruna başvurdu. İlk etapta mide kanseri teşhisi konulan Yazıcı’nın detaylı tetkikler sonucu iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. "Kanserle savaşmıyorum" diyerek hastalığı geçici bir misafir olarak gördüğünü belirten Yazıcı, sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer durumdaki kadınlarla iletişim kurarak dayanışma ve moral desteğinin önemini vurguluyor. Ameliyata hazırlanırken... Trabzonlu 41 yaşındaki Güzin Emral Yazıcı, üniversite eğitimini Erzurum’da tamamladıktan sonra çalışma hayatına da aynı şehirde başladı. Uzun yıllar Erzurum’da görev yapan sağlık çalışanı Yazıcı, bir süre önce memleketine tayin talebinde bulundu. Atamasının gerçekleşmesiyle birlikte Trabzon’da görevine başlayan Yazıcı’nın hayatı ise göreve başladıktan iki hafta sonra yaşadığı sağlık sorunu ile bambaşka bir yön aldı. Mide ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran Yazıcı’ya ilk etapta mide kanseri teşhisi konuldu. Tedavi için Ankara’ya giden Yazıcı, Hacettepe Üniversitesi’nde ameliyata hazırlanırken yapılan ileri tetkiklerde kan değerlerindeki anormallik dikkat çekti. Mide kanserinin bu tabloyu açıklamaması üzerine ameliyat iptal edildi ve tanı süreci yeniden başlatıldı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından Yazıcı’nın aslında iki taraflı meme kanseri olduğu ve hastalığın nadir görülen bir şekilde mide ile kemiklere metastaz yaptığı belirlendi. Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamıyor Kan değerlerinin düşüklüğü nedeniyle kemoterapi uygulanamayan Yazıcı için akıllı ilaç tedavisi planlandı. Ankara’da bir onkolog eşliğinde başlatılan tedavinin ilk üç aylık kontrolünde gerileme tespit edildi. Altıncı ayını doldurmak üzere olan Yazıcı’nın tedavi sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği, Nisan ayında yeniden kontrole gideceği öğrenildi. 15 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Yazıcı, teşhis sürecinin psikolojik olarak yıpratıcı geçtiğini ancak hastalığa teslim olmadığını dile getirdi. "Kanserle savaşmıyorum" diyen Yazıcı, hastalığı bedeninde oluşan ancak geçici olduğuna inandığı bir misafir olarak gördüğünü ifade etti. Süreç boyunca sosyal medyada açtığı hesap üzerinden benzer hastalıkla mücadele eden kadınlarla iletişim kurduğunu belirten Yazıcı, dayanışmanın ve moral desteğinin tedavi sürecine olumlu katkı sağladığını vurguladı. Pozitif kalmanın önemine dikkat çeken Yazıcı, tamamen iyileşeceği güne odaklandığını kaydetti. "Çok şükür gerileme var; tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" Trabzon’da mide kanseri teşhisi konulduğunu tedavi için gittiği Ankara’da ise meme kanseri teşhisi konulduğunu belirten Güzin Emral Yazıcı, "Erzurum’da yaşarken bir anda memleketime tayin isteme kararı aldım. Tayinim çıktı ve Trabzon’a geldim. Ancak görev yerimde yalnızca iki hafta çalışabildim. İkinci haftanın sonunda mide kanseri teşhisi aldım. Bu haberi almak büyük bir şoktu. Kanser kelimesini duyduğunuz an, sanki doktor size doğrudan öleceksin demiş gibi hissediyorsunuz. Tedavi için Ankara’ya gitmeye karar verdim. Apar topar Ankara’ya, Hacettepe Üniversitesi’ne gittik. Mide kanseri olmam imkansızdı. Midemde rahatsızlık hissetmiyordum. Sadece midem ağrıyordu. Orada yapılan tetkiklerde mide kanseri olduğu söylendi ve hemen ameliyatla midemin alınması planlandı. Kendimi psikolojik olarak ameliyata hazırladım. Ameliyat olacak ve iyileşecektim. Ancak ameliyat öncesi alınan kan örneklerinde ilikle ilgili bir bozukluk tespit edildi. Doktorlar, mide kanserinin bu şekilde kan değerlerini bozmayacağını belirterek ameliyatı iptal etti. Yeniden araştırmalar başladı. Yaklaşık 20 gün süren detaylı incelemelerin ardından aslında mide kanseri değil, meme kanseri olduğum ortaya çıktı. Meme kanseri midede metastaz yapmazmış, dünyada çok az görülen örnekleri varmış. Aslında akciğer, karaciğer ve kemiğe yayılım görüldüğünü ifade ettiler. Bende ise hem midede hem de kemikte metastazlarım oluşmuş. Çok zor teşhis aldım. İki taraflı meme kanseri teşhisi konuldu. Ankara’da bir onkologla tedavi sürecine başladık. Kan değerlerim çok bozuk olduğu için kemoterapi alamadım. Bunun yerine akıllı ilaç tedavisine başlandı. Tedaviye vücudum güzel yanıt veriyor. İlk üç aylık kontrolüm Ankara’da yapıldı. Şu anda altıncı ayın içindeyim ve Nisan ayında yeniden kontrole gideceğim. Çok şükür gerileme var. Tamamen iyileşeceğim günü umutla bekliyorum" dedi. "Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum" "İlk duyduğumda dünyam başıma yıkıldı" Yazıcı, "Çok gencim hiçbir şey yaşamadım diye düşündüm. Teşhisi ilk öğrendiğimde aklıma hemen 15 yaşındaki kızım geldi. Bir kız çocuğu annesiyim. O an, sanki dünyadaki son günümü yaşıyormuşum gibi hissettim. Ama zamanla bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Tedaviye yanıt aldıkça, vücudunuz karşılık verdikçe kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Şimdi sürece alıştım. Kendimi bırakmıyorum, hastalığa teslim olmuyorum. İyi olacağıma inanıyorum. Bu süreçte sosyal medyada bir sayfa açtım. Benim gibi olan kadınlarla iletişim kurmak, birbirimize destek olmak istedim. Çok güzel ve pozitif mesajlar alıyorum. İnsanlar kendi hikayelerini paylaşıyor. Bu süreç psikolojik olarak yıpratıcı. İnsanlarla dertleşmek, birbirimize moral vermek bana güç veriyor. Kimseyle kendimi kıyaslamıyorum. Kanser kıyaslanacak bir hastalık değil. Herkesin süreci ve tedavisi kendine özgü. Ancak birlik olmanın, birbirimize moral vermenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Kanser kelimesi korkutucu ama değil. Korkmuyorum" şeklinde konuştu. "Kanserle savaşmıyorum" Kanserle savaşmadığını onu kabul ettiğini kaydeden Yazıcı, "Hastalığı ilk öğrendiğimde herkesi kendim aradım. Merhaba, nasılsın cümleleri ile başladım sonrasında ‘biliyor musun, ben kanser oldum’ dedim. Sanki grip oldum der gibi söyledim. Bir kuzenim var, kişisel gelişim uzmanı. Onu aradığımda önce inanmakta zorlandı. Ne yapacağım diye sordum. Bana, ‘Kendini bununla yorma, bununla savaşma’ dedi. Bu cümle bana çok iyi geldi. Çünkü bu hastalık benim bedenimde oluştu. Onunla savaşmıyorum, onu kabul ettim. Ama zamanı geldiğinde geldiği gibi geri püskürteceğim. O benim bir parçam değil, sadece geçici bir misafir. Genç ya da yaşlı, birçok insan bu hastalıkla mücadele ediyor. Zor bir hastalık. Hem psikolojik hem maddi olarak zor bir süreç. Ancak eve kapanıp sürekli ah, vah demenin kimseye faydası yok. Pozitif kalmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ben, bu hastalığın psikolojik etkenlerle de bağlantılı olabileceğini düşünüyorum. Bu zamana kadar gamlı yaşadıysak bugünden sonra kendimizi daha iyi yaşamaya adapte edelim. Dolaşalım, nefes alalım, bugüne şükredelim. İnanıyorum ki yeneceğiz. Herkes yenme umuduyla yaşasın. Ben böyle yaşıyorum ve kendimi iyi hissediyorum. Onu yeneceğime yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Güzin Emral Yazıcı’nın bu süreçte en büyük destekçisi eşi Fatih Yazıcı olurken, eşinin tedavi süreciyle yakından ilgileniyor.