Yerel Haberler
Trabzon
6 yıllık suç ağı çökertildi: 4 ilde operasyon yapıldı 28 Nisan 2026 Salı - 19:08:57 Trabzon’da 2020-2026 yılları arasında silahlı örgüt kurarak yağma, ihaleye fesat karıştırma ve silahlı saldırı gibi 20 ayrı suçu örgütlü şekilde işledikleri tespit edilen şüphelilere yönelik 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 21 kişi gözaltına alındı. Trabzon’da suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurdukları ve örgüt faaliyeti kapsamında birçok suça karıştıkları belirlenen şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yağma, ihaleye fesat karıştırma, silahla kasten yaralama, tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ile 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarını işlediklerine dair önemli delillere ulaşıldı. Başsavcılık talimatları doğrultusunda Trabzon Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, şüphelilerin 2020-2026 yılları arasında örgütlü şekilde hareket ederek silahlı örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma ve örgüte yardım etme suçlarının yanı sıra, örgüt faaliyeti kapsamında yağma, ihaleye fesat karıştırma, silahla kasten yaralama ve tehdit, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ile 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarını işledikleri tespit edildi. Yapılan incelemelerde, söz konusu suç örgütünün bu süreçte toplam 20 ayrı olaya karıştığı ve eylemlerini örgüt içi talimatlar doğrultusunda gerçekleştirdiği belirlendi. Soruşturmanın tamamlanmasının Trabzon merkezli olarak Ankara, Gümüşhane ve Samsun’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Trabzon merkezli operasyonda ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan bir şüpheli ile birlikte Trabzon’da 18, Ankara’da 1, Gümüşhane’de 1 ve Samsun’da 1 olmak üzere toplam 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin adli işlemlerinin, Trabzon Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları doğrultusunda sürdürüldüğü bildirildi.
28 Nisan 2026 Salı - 16:21 DKİB Genel Kurulu’nda Selçuk İskender başkan seçildi Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği’nin (DKİB) 2025 Yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. DKİB hizmet binasının 8. katında bulunan toplantı salonunda düzenlenen genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Genel kurula bölge iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı. Tek aday olarak seçime giren iş insanı Selçuk İskender, yapılan oylama sonucunda Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği’nin yeni başkanı oldu. Genel kurulda birlik faaliyetleri ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmeler de ele alındı. Konuşmasında 2026 yılının ilk çeyrek verilerine göre Doğu Karadeniz Bölgesi olarak 425 milyon doları aşan bir ihracat gerçekleştirildiğini belirten Selçuk İskender, "Bu ihracatın yaklaşık 300 milyon doları Trabzon, 57 milyon doları Rize, 44 milyon doları Gümüşhane, 20 milyon doları Artvin’den yapılmıştır. Ülkemizin ve bölgemizin ihracat serüvenini bizzat yaşamış bir iş insanı olarak bu büyük başarı için şahsen her birinizi; bölgem, ülkem ve milletim adına tebrik ediyorum. Aynı verilere göre Artvin ilimizin geçtiğimiz yıla nazaran ihracatını yüzde 17, Rize’nin yüzde 25, Gümüşhane’nin ise yüzde 112 oranında arttırdığı gözüküyor. Bu istatistikler, bu rakamlar bizleri mutlu ediyor, gururlandırıyor. Bu rakamların daha ileriye taşınması, bölgemizdeki tüm firmaların istikrarlı büyüme trendiyle ürünlerini dünyanın dört bir yanına ihraç edebilen birer marka haline gelmesi en büyük dileğimizdir" dedi. "Ülkemizin 100 yıl mottosu olan istihdam, üretim, ihracat hedeflerine hep birlikte ulaşıp bu rakamları çok daha yukarı çıkartmaya çalışacağız" diyen İskender, "Malumunuz Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bu yılın ilk çeyreğinde 425 milyon doları aşan bir ihracatımız oldu. İhraç ettiğimiz ürünlerden fındık, madenler, metaller, su ürünleri mamulleri ile sebze, meyve ürünlerimiz ana sektörlerimizi oluşturuyor. Bu sektörlerimizin ihracatını arttırmanın yanı sıra sektörler çeşitliliği de güçlendirmeliyiz. Katma değeri yüksek ürünler, nitelikli ürünler ve bunların ihracatı üzerine stratejiler belirlemeliyiz" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 14:14 Değirmendere’nin geleceğini şekillendirecek tasarımlar belirlendi Trabzon şehir merkezinde uzun yıllardır faaliyet gösteren küçük sanayi alanlarının yerleşim alanları dışına taşınması ve mevcut bölgelerin çağdaş yaşam alanlarına dönüştürülmesi amacıyla düzenlenen Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’nın sonuçları açıklandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından, 12 Kasım 2025 tarihinde ilan edilen Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması sonuçlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yarışmaya Türkiye’nin farklı illerinden toplam 49 projenin katıldığını ve uzman isimlerin yer aldığı jürinin, 26-27 Nisan 2026 tarihlerinde yaptığı değerlendirmeler sonucunda ödül alan projelerin belirlendiğini açıkladı. Başkan Genç, yaptığı açıklamada "Mimar Doç. Dr. Deniz Aslan, Mimar Ömer Selçuk Baz, Yüksek Mimar Bünyamin Derman, Şehir Plancısı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Hüseyin Erkan, Peyzaj Mimarı Doç. Dr. Oktan Nalbantoğlu, Mimar Prof. Dr. Cenap Sancar ve Jüri Başkanı Şehir Plancısı Prof. Dr. Şevkiye Şence Türk’ten oluşan kıymetli jürimizin değerlendirmesi sonucunda birincilik ödülünü Süleyman Can Çınkılıç ve ekibi kazanırken, ikincilik ödülü Ervin Garip ve ekibine, üçüncülük ödülü ise Batu Kepekçioğlu ve ekibine verildi. Mansiyon ödüllerine ise Derya Ekim Öztepe, İbrahim Alp ve Furkan Şanlı’nın ekipleri layık görüldü. Her detayı dikkate alarak yaptıkları titiz değerlendirmelerinden dolayı değerli jüri üyelerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Yarışmaya katılan tüm proje ekiplerine teşekkür eden Başkan Genç, "Dereceye girenleri tebrik ediyorum. Bu yarışma, kentsel dönüşüm ve planlı şehirleşme çalışmalarımızın önemli bir adımı olmuştur. Sanayi mahallemizin geleceğine yön verecek tasarımlar ortaya çıktı. Önümüzdeki günlerde sergi, ödül töreni ve kolokyum programı düzenleyerek bu projeleri hemşehrilerimizle paylaşacağız" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 13:54 Akçaabat Belediyesi yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde belediye tarafından 17 Şubat tarihinde başlatılan yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı. Akçaabat Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen kursun sonunda ilk kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak uğurlandı. Kurs süresince öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde temel yüzme tekniklerini öğrenerek önemli kazanımlar elde etti. Çocukların suyla güvenli bir şekilde tanışmaları sağlanırken, doğru nefes alma, su üstünde kalma ve temel yüzme teknikleri gibi birçok beceri uygulamalı olarak öğretildi. Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda kursiyerler, eğitmenleri ve velileriyle birlikte bir araya geldi. Eğitim süreci boyunca çocukların gösterdiği gelişim ve özgüven artışı veliler tarafından memnuniyetle karşılanırken, veliler çocuklarının kısa sürede yüzme öğrenmesinden duydukları mutluluğu dile getirerek Akçaabat Belediyesi’ne ve eğitmenlere teşekkür etti. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, çocukların sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekti. Ekim "Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması bizim için son derece kıymetlidir. Yüzme kurslarımız sayesinde çocuklarımız hem yüzme öğreniyor hem de disiplinli bir spor alışkanlığı kazanıyor. Sporla büyüyen çocuklarımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü bireyler olacağına inanıyoruz. Belediyemiz olarak çocuklarımızın sağlıklı, özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yetişmesi için spor yatırımlarımıza ve eğitim programlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuzda düzenlediğimiz kurslarla çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edecek, her çocuğumuzun sporla tanışmasına imkân sağlamayı sürdüreceğiz. İlk kursiyerlerimizi başarıyla uğurlamanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.
Aho peyniri için coğrafi işaret başvurusu yapıldı
15 Haziran 2025 Pazar - 09:12 Aho peyniri için coğrafi işaret başvurusu yapıldı Trabzon’un Araklı ilçesine özgü yöresel lezzetlerden biri olan Aho peynirinin coğrafi işaret alması için başlatılan başvuru süreci devam ediyor. Peynir üreticisi Yalçın Çebi, "Geç kaldık ama sonunda bu değerimize hak ettiği coğrafi işareti kazandırıyoruz" dedi. Yaklaşık 2 bin rakımlı Bahçecik, Erikli ve Kavraz yaylalarında üretilen Aho peyniri, sadece tuz ve özel seçme lor peynirinden elde ediliyor. Üretici Yalçın Çebi, bu özel peynirin Araklı yöresine özgü olduğunu belirterek, "Eskilerimiz yokluklar içinde bu peyniri yaptı. Tamamen doğal, iştah açıcı ve doyurucu bir peynir. Aho ismi, Aholu köylülerimizden geliyor" diye konuştu. Aho peynirinin 2 bin rakımlı yaylalarda üretildiğini kaydeden Çebi, "Eskilerimiz Aho peynirini yokluklar içerisinde yaptılar. Aho peyniri, ilçemizin yaklaşık 2 bin rakımlı Bahçecik, Erikli, Kavraz yani Aho dediğimiz köylülerimiz tarafından sadece tuz ve lor peynirinden yapılıyor. Peynirimizin özelliği doyurucu, iştah açtırıcı tamamen doğal Araklı’ya özgü bir peynirdir. Peynirimizin adı da Aholu köylülerimizin adından esinlendirilmiştir. Peynirin ana yeri Erikli, Kavraz, Salarut yaylaları. Eskiden buralarda hayvancılık boldu, üretim çoktu. Aho peyniri yaklaşık 4-5 ay, özellikle mayıs ayında toplanan lorlardan yapılıyor. Yaylalarımızda, imalathanemiz var çok tercih edilen bir peynir çeşididir. En çok sipariş aldığımız yerler İstanbul, Ankara, İzmir tarafları ancak genelde yöremizin insanı daha çok tüketiyor" dedi. "Coğrafi işaret başvurusu bizi mutlu etti" Coğrafi işaret başvuru süreciyle ilgili çok mutlu olduklarını ifade eden Çebi, "Aho peyniri, tamamen doğal sadece tuz ve lor peynirden yapılıyor. Coğrafi işaret alacağımız için çok mutluyuz. Biraz geç kalındı ama iyi ki de coğrafi işareti alıyoruz. Herkesi şirin Araklı’mıza, peynirimize bekliyoruz. Böyle doğal tatları herkesin tatmasını bekliyoruz. Çok mutluluk verici bir şey. Özellikle mayıs ayında hayvanlarımız yaylalara gidiyor. Orada imalathanemiz var şu an orada peynirlerimizi yapıyoruz. Peyniri, mayıs-haziran ayında yaparak yıl boyu satıyoruz. Aho peynirinin tarihinin 150-200 yıl öncesine kadar uzandığını biliyoruz. Eskiden yaylalarımızda elektrik yoktu, su yoktu hiçbir şey yoktu. Eskilerimiz bunu tuz ve lor peynirden yapıyordu. Yaklaşık 5-6 ay bekletildikten sonra satılıyor. Peynirimizin özelliği tuz oranı biraz yüksek olduğundan yaklaşık bir yıla kadar dayanabiliyor. Diğer peynirler gibi tuzsuz değildir. Tuzsuz peynirler hemen bozulabilir bunda öyle bir sıkıntımız yok ancak yine de buzdolabında muhafaza edilmesini öneriyoruz" diye konuştu. "Aho peyniri, Araklı’nın markası olmalı" Çevre sakinlerinden Sercan Demirbağ ise Aho peynirinin bölgenin önemli bir değeri olduğunu vurgulayarak, "Her kahvaltıda tükettiğimiz bir peynir. Bizde bağımlılık yapmış bir peynir. Karadeniz’de kahvaltı peynir ve tereyağsız olmaz. Aho peyniri bizim için sadece bir tat değil, bir alışkanlık. Coğrafi işaretle bu değer resmileşmeli" dedi. Yöre halkı, coğrafi işaret tescilinin tamamlanmasıyla birlikte Aho peynirinin hem ekonomik hem de kültürel olarak Araklı’ya katkı sağlayacağı görüşünde birleşiyor.
Reklam, sinema ve dizi alanlarında çeşitli projelerde yer aldı ama onun tercihi köy hayatı oldu
14 Haziran 2025 Cumartesi - 09:29 Reklam, sinema ve dizi alanlarında çeşitli projelerde yer aldı ama onun tercihi köy hayatı oldu İstanbul’daki şehir hayatını ve sanat kariyerini geride bırakan Kısmet Ekim Tekinbaş (44) memleketi Trabzon’un Araklı ilçesindeki mahallesine dönerek yeni bir yaşam kurdu. Deprem korkusu ve doğaya özlemle yola çıkan Tekinbaş, yıllardır tek başına köyde hem üretim yapıyor hem de yaşam alanını kendi elleriyle inşa ediyor. Müjdat Gezen Sanat Merkezi mezunu olan Kısmet Ekim Tekinbaş, reklam, sinema ve dizi alanlarında çeşitli projelerde yer aldı. Ancak büyük şehirde yaşamanın stresinin ve özellikle İstanbul’daki deprem kaygısının etkisiyle radikal bir karar vererek ailesinin köyüne yerleşti. Dünyanın birçok yerini gezen Tekinbaş, Araklı ilçesi Erenler Mahallesi’ndeki baba evine yaklaşık üç yıl önce kesin dönüş yaparak harabe durumdaki evi kimseden yardım almadan kendi çabalarıyla adeta yeniden inşa etti. Usta desteği almadan, evin sıvasından boyasına kadar tüm ağır işleri kimseden yardım almadan tek başına yapan Tekinbaş, asla geri dönmeyi düşünmediğini belirterek "Buraya ölmeye geldim, asla geri dönmem" dedi. "Köy hayatında her gün yeni bir şey öğreniyorum" Köy hayatı konusunda deneyimi olmadığını dile getiren Tekinbaş, zamanla bu yaşam tarzına alıştığını belirterek, "Trabzonluyum kendimi buraya ait hissediyorum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi mezunuyum. Reklam, sinema dizi deneyimlerim var. Bir süre önce İstanbul’da deprem korkusuyla yaşayamayacağımı düşünerek Trabzon’a ailemin köyüne dönmeye karar verdim. Bu benim için çok büyük bir karardı. Çünkü tek başıma yaşamak ve buradaki işleri tek başıma yapmak zorunda idim. Bunu göze alarak köyüme geldim. Öğrenmenin yaşı olmadığını fark ettim. Burada karşılaştığım her zorluk bana yeni bir şey öğretti. Karadenizlinin çalışkanlığı bende de varmış, bunu buraya gelince anladım. Buradaki yeşillikler hayatımda hiç görmediğim güzellikte. Ne kadar baksam da doyamıyorum" ifadelerini kullandı. Evini kendi elleriyle yaptı, toprağıyla bağ kurdu Sanatla iç içe bir hayat sürdüğü için mimarlık ve tasarım konularına da ilgisi olduğunu kaydeden Tekinbaş, "Videolar izledim, insanlara sordum ve bu yapıları kendi kararlarımla yaptım. Yaklaşık üç yıldır gece gündüz çalışarak buraları bu hale getirdim," şeklinde konuştu. Köy yaşamının sanılanın aksine çok üretken ve huzurlu olduğunu belirten Tekinbaş, "Ektiğim sebzelerden yemek yapıyorum, deri çanta dikiyorum. Burada hep meşgulsünüz, iş hiç bitmiyor. Gürültü yok, araba sesi yok, huzur var. Buraya ölmeye geldim, asla geri dönmem. Buradaki hayatı hiç hayal etmemiştim. Tek başıma olduğum için burada tek başıma yapamayacağımı düşündüm. Kendime ait bir aracım yok her şeyi sırtımda taşıyacağımı da biliyordum. Burada geldikten sonra buradaki hayatın muhteşem olduğunu anladım. Hiç araba sesini duymadığım üst kat komşumun gürültüsüyle yaşamadığım bir yer olduğunu fark ettim. Burada hiç iş bitmediği için sıkılmıyorum. Ektiğim sebzelerden yemeğimi yapıyorum, deri çanta dikiyorum. Dolayısıyla burada hep meşgulsünüz. Burası gerçekten huzurlu bir ortam. Asla geri dönmem buraya ölmeye geldim. Dünyanın birçok yerini gezdikten sonra buradaki hayatın ne kadar güzel olduğunu fark ettim. Portekiz, Fransa, İtalya, Almanya, Avusturya ve Fas’a gittim. Ama dünyanın hiçbir yerinde bana ya da babama ait bir toprak verilmeyecek. Bu yüzden Araklı’ya geldim. Burası muhteşem. Kesinlikle dönmeyi düşünmüyorum. Burada kalacağım ve burada öleceğim" diye konuştu. "Eli yatkındı, her şeyi kendi başına yaptı" Tekinbaş’ın amcası Ali Tekinbaş ise yeğeninin gayretinden övgüyle bahsederek, "Herhangi bir eğitim almadı ama eli yatkındı. Evini kendi becerisiyle yaptı. İstanbul’dan küçük yaşta gitmişti ama burası onun baba ocağı. Şimdi buraya uyum sağlamaya çalışıyor. İstanbul’daki yaşamla burası çok farklı" ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz’de kene mevsimi sakin geçiyor
13 Haziran 2025 Cuma - 13:35 Doğu Karadeniz’de kene mevsimi sakin geçiyor Ülkemizde her yıl çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), bu yıl da ölümcül etkisini sürdürüyor. Sivas’ta 2025 yılı içerisinde KKKA nedeniyle 6 kişi yaşamını yitirirken, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki iller için kene mevsimi sakin geçiyor. Konuyla ilgili bilgi veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının bölgede azalma eğiliminde olduğunu ancak hâlâ risk taşıdığını belirtti. Gürdal, bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den sevk edilen 12 hastadan birinin hayatını kaybettiğini söyledi. Yılmaz, hastalığın 2002 yılından bu yana Karadeniz Bölgesi’nde görülmeye devam ettiğini ifade ederek "Vaka sayıları giderek azalmakta ancak hâlâ görülmeye devam ediyor. Bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den gelen 12 hasta başvurdu, bunlardan biri 80 yaşlarında maalesef yaşamını yitirdi. Diğer hastalarımızı ise başarılı bir şekilde tedavi ederek taburcu ettik" dedi. Geçen yıl Türkiye genelinde yaklaşık 600 KKKA vakası görüldüğünü ve bunlardan 20’sinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Yılmaz, "Daha önceki yıl 700’e yakın vaka vardı vefat sayısı da geçen seneye benzerdi. Bu yıl vaka sayılarının o düzeye ulaşmayacağını düşünüyoruz. Kendi hastanemize başvuran hasta sayısı da bu yıl biraz daha az" diye konuştu. Özellikle yaz tatiliyle birlikte kırsal bölgelere gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Yılmaz, "Kene ısırmalarına karşı açık renkli giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve mümkün olduğunca kapalı giyinilmeli. Kene vücuda yapıştıysa dikkatli çıkarılmalı, vücut mutlaka kontrol edilmeli" şeklinde konuştu. Haziran ayı en riskli dönem Haziran ayının KKKA vakalarının en yoğun görüldüğü dönem olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Temmuz ayının ortalarından itibaren vakalarda düşüş bekliyoruz. Sivas, Tokat, Erzurum, Gümüşhane gibi iller vakaların en sık görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. Bilimsel araştırmalarda KKKA virüsünün bölgesel olarak bazı serotip farklılıkları var. Bazı bölgelerde daha ağır seyrediyor bazı bölgelerde biraz daha hafif seyrediyor. Hastanın ümmin durumu önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. Eğitim faaliyetlerinin vaka sayılarının düşürülmesinde etkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Toplumsal bağışıklık da oluştu. Ancak yine de kenelere karşı dikkatli olunmalı. Her kırsal ziyaretten sonra vücudun her bölgesi dikkatlice kontrol edilmeli" dedi.
Sel felaketi sonrası muhtarlardan teşekkür mesajı
13 Haziran 2025 Cuma - 12:19 Sel felaketi sonrası muhtarlardan teşekkür mesajı Trabzon’da 3 Haziran salı günü yaşanan sel felaketinin ardından bölgedeki selden etkilenen Akçaabat mahalle muhtarları yapılan çalışmalara dair ortak bir açıklama gerçekleştirdi. Meydana gelen sel felaketi sonrasında yapılan çalışmalarla ilgili Akçaabat ilçesi muhtarları açıklamada bulundu. Sera Vadisi Muhtarları ve Sivil Toplum Kuruluşları adına mesajı dernek başkanlığı yürüten Sultan Memiş okudu. 12 mahallenin muhtar ve temsilcileri ile birlikte açıklamada bulunan Memiş, "Bildiğiniz gibi Trabzon’umuzda 3 Haziran günü şiddetli yağışın neden olduğu sel felaketi meydana gelmiştir. Bir çok işyeri ve evlerde su baskınlarının yaşandığı afetten, Akçaabat ilçemizin Akçaköy ve Çukurca mahalleleri başta olmak üzere Cevizlik, Uçarsu, Maden, Fındıklı, Esentepe, Yolbaşı, Oğulkaya, Derecik, Uğurlu, Karaman, Demirtaş, Yıldızlı mahallelerimiz olumsuz etkilenmiştir. Akçaabat’ın Çukurca Mahallesi’nde sel sularına kapılan Hüseyin Aydın amcamız yaşamını yitirmiştir. Kendisine Allahtan rahmet ve ailesine sabırlar diliyoruz" dedi. Memiş, yaşanan selin ardından temizleme ve kurtarma çalışmalarına katılan herkese minnettar olduklarını dile getirerek, "Afetin ilk anından itibaren devletimizin tüm kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz anında harekete geçerek tüm imkânlarını seferber edip canla başla müdahalelerde bulundular. Tüm resmi ve sivil arama kurtarma ekiplerine gayretli çalışmalarından dolayı ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Trabzon’da kültür ve sanat merkezi için adım atıldı
12 Haziran 2025 Perşembe - 15:20 Trabzon’da kültür ve sanat merkezi için adım atıldı 15. Uluslararası Sanat Günleri’nin açılış programına katılan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Kültür ve sanat merkezi konusunda artık somut adımlar atıyoruz. Yer tespit çalışmalarımızı tamamladık. Tüm sanatsal disiplinlerin aynı çatı altında icra edilebileceği kapsamlı bir kültür ve sanat merkezini hep birlikte şehrimize kazandıracağız" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon Sanatevi tarafından düzenlenen 15. Uluslararası Sanat Günleri’nin açılış programına katıldı. Programda, Ortahisar Kaymakamı Gürkan Demirkale, KKTC Trabzon Başkonsolosu Fatma Demirel, İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Sanatevi Başkanı Adnan Taç, yerli ve yabancı sanatçılar ve sanatseverler yer aldı. Etkinliğin şehir adına çok önemli olduğunu vurgulayan Başkan Genç, "Trabzon’un tarih ve kültür kadar önemli bir diğer yönü de sanata ve sanatçıya verdiği değerdir. Bir şehir ne kadar çok kültür ve sanat merkezine sahip olursa olsun, içinde sanatçı yoksa bu mekânların anlamı olmaz. İşte bu yüzden sanatçılarımız bizim için çok kıymetli. Kültür ve sanat merkezi konusunda artık ciddi adımlar atıyoruz. Yer tespit konusundaki çalışmalarımızı tamamladık. Tüm sanatsal disiplinlerin aynı anda icra edilebileceği modern bir kültür ve sanat merkezini hep birlikte şehrimize kazandıracağız. Bu sözümüzü de inşallah bu dönemde hayata geçireceğiz. Bu işlere oluşturduğumuz daha geniş parklarımızda, mekanlarımızda ev sahipliği yapabiliriz. Bu bir mazeret değil, kültür ve sanat merkezimizi inşallah bu dönem hayata geçireceğiz. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığımız uhdesinde yapılan Kültür Yolu Festivali de Temmuz ayında gerçekleşecek. Desteklerinden dolayı bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Ağustos ayında ise Trabzon Horon Festivali’ni Büyükşehir Belediyesi olarak uluslararası nitelikte yapmayı planlıyoruz. Türk Yıldızlarımızı ise 10 Ağustos tarihinde inşallah Trabzon semalarında bir kez daha gururla izleyeceğiz. Şehrimizde yaz dönemini misafirlerimiz ve hemşehrilerimiz canlı canlı geçirelim istiyoruz. Böyle güzel bir etkinlik ile başlangıcını yapmış olduk. Tekrar tebrik ve teşekkür ediyorum, etkinliğin hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.