Yerel Haberler
Trabzon
Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak 27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:00:36 Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
26 Nisan 2026 Pazar - 16:19 Trabzonspor’da Stefan Savic şoku Trendyol Süper Lig’in 31’nci haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını tamamlarken, bordo-mavililerde kaptan Stefan Savic şoku yaşandı. Trabzonspor, Süper Lig’de deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde taktik ağırlıklı geçen antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan Karadeniz ekibinde takım kaptanı Stefan Savic’ten gelen sakatlık haberi moralleri bozdu. Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Ahmet Beşir, tecrübeli savunma oyuncusunun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Samsunspor maçında sol bacağının alt kısmında ağrı hisseden Stefan Savic’in yapılan muayene ve görüntülemeleri sonucunda, sol alt bacak iç kısmında kısmi kas yaralanmasına bağlı kanama ve ödem tespit edildi. Oyuncunun tedavisine sağlık ekibi tarafından başlanmıştır." Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu kafilede yer almıyor Trabzonspor, deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşması için Konya’ya 19 kişilik maç kafilesi ile gitti. Sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu yer almadı. Bordo-mavililerin 19 kişilik maç kafilesinde şu isimler yer aldı: "Andre Onana, Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Chibuike Nwaiwu, Wagner Pina, Mustafa Eskihellaç, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Tim Jabol Folcarelli, Christ Inao Oulai, Salih Malkoçoğlu, Ozan Tufan, Ernest Muçi, Onuralp Çakıroğlu, Anthony Nwakaeme, Oleksandr Zubkov, Felipe Augusto, Umut Nayir, ve Paul Onuachu" Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdiği son antrenmanın ardından hava yoluyla Konya’ya hareket etti.
26 Nisan 2026 Pazar - 13:16 Trabzonspor deplasmanda, Konyaspor evinde kaybetmiyor Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in ikinci yarısında deplasmanda oynadığı maçları kaybetmezken, Konyaspor ise evinde oynadığı son 9 maçta mağlup olmadı. Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor ile Trabzonspor arasında oynanacak olan zorlu karşılaşmada iki takımın verileri dikkat çekiyor. Bordo-mavililer, ligin ikinci yarısında deplasmanda oynadığı maçlarda mağlup olmazken, ev sahibi Konyaspor ise sahasında oynadığı son 9 maçta yenilmedi. Trabzonspor deplasman sıralamasında ikinci sırada Trabzonspor, bu sezon deplasmanda oynadığı maçlarda iç sahaya göre daha çok puan topladı. Bordo-mavililer, evinde 32 puan toplarken dış sahada ise 33 puanı hanesine yazdırdı. Karadeniz ekibi, deplasmanda oynadığı 15 maçta 10 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. Attığı 29 gole karşılık kalesinde 18 gol gördü. Fatih Tekke’nin öğrencileri 33 puanla dış sahada en fazla puan toplayan 2. takım konumunda yer alıyor. Dış sahada ikinci yarı yenilmedi Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in ikinci yarısında deplasmanda oynadığı maçları kaybetmedi. Bordo-mavililer, dış sahada son yenilgisini 22 Aralık 2025’de Gençlerbirliği ile oynadığı karşılaşmada 4-3’lik sonuçla almıştı. Karadeniz ekibi söz konusu maçın ardından deplasmanda oynadığı 7 maçta 5 galibiyet, 2 beraberlik aldı. Trabzonspor, bu süreçte Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Kayseri ve Eyüpspor maçlarından 3 puanla döndü. Antalyaspor ve Alanyaspor deplasmanlarında ise beraberlik elde etti. Konyaspor evinde duvar ördü Konyaspor, sezon içinde yaşadığı dalgalı performansa rağmen iç sahada ortaya koyduğu dirençli görüntüyle dikkat çekiyor. Özellikle teknik direktör değişiminin ardından yakaladığı çıkış, yeşil-beyazlı ekibi sahasında daha zorlu bir rakibe dönüştürdü. Kasım ayından bu yana evinde kolay puan kaybetmeyen Konyaspor, iç sahada oynadığı son 9 lig maçında mağlubiyet yaşamadı. Son yenilgisini 2 Kasım 2025 tarihinde Samsunspor karşısında 3-1’lik skorla alan Konya temsilcisi, bu maçın ardından sahasında 3 galibiyet ve 6 beraberlik elde etti. Konyaspor, bu sezon taraftarı önünde çıktığı 15 karşılaşmada 5 galibiyet, 6 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı. Yeşil-beyazlılar, rakip fileleri 19 kez havalandırırken kalesinde 15 gol gördü ve toplam 21 puan topladı.
Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: "Bu yıl 21 KKKA vakası geldi bu hastalardan ikisi hayatını kaybetti"
23 Temmuz 2025 Çarşamba - 09:29 Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: "Bu yıl 21 KKKA vakası geldi bu hastalardan ikisi hayatını kaybetti" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, bu yıl hastaneye sevk edilen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vaka sayısının 21 olduğunu ve bu hastalardan ikisinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, vakalarda özellikle Haziran ayı ve Kurban Bayramı ile birlikte artış gözlendiğini, önceki yıllarda da benzer bir seyir izlendiğini belirterek, "Daha önce, 15 Temmuz itibarıyla vakaların azalmasını beklediğimizi söylemiştik. Şu anda servisimizde sadece bir hastamız yatıyor" dedi. Vaka sayılarında azalma beklediklerini kaydeden Yılmaz, KKKA’nın her zaman görülebileceği yönünde hareket etmek gerektiğine dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Bölgede vakalarda bir miktar artış olsa da, sevk gerektirecek kadar ağır hasta sayısının az olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bu yıl hastanemize sevk edilen KKKA vakası sayısı 21 oldu. Bu hastalardan ikisi hayatını kaybetti. Daha önce, 15 Temmuz itibarıyla vakaların azalmasını beklediğimizi söylemiştik. Şu anda servisimizde sadece bir hastamız yatıyor. Önceki dönemlerde hastanemizde 3 ila 5 hasta tedavi görüyordu. Haziran ayı ve Kurban Bayramı ile birlikte vaka sayısında artış yaşandı ve 20’li rakamlara ulaşıldı. Geçen yıl da benzer oranlarda vakamız vardı. Gümüşhane’deki meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmelere göre bölgede bir miktar artış olsa da sevk gerektirecek kadar ağır hasta sayısı az, bize toplamda 21 hasta yönlendirildi" diye konuştu. "Görülebileceğini bilerek hareket etmeliyiz" KKKA’nın her zaman görülebileceği yönünde hareket etmek gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, "Bundan sonra vaka sayısında azalma bekliyoruz. Önceki yıllarda da benzer bir seyir izlenmişti. Genellikle 15 Temmuz’dan sonra vaka sayısı düşmeye başlar, 15 Ağustos’tan itibaren vaka pek gelmiyordu. Nadiren tek tük vakalarla karşılaşabiliyoruz. Geçmişte Ekim ayında da vaka gördüğümüz oldu; bunlar genellikle doğrudan keneyle temas sonucu, özellikle hayvanlar üzerindeki kenelerin insanlara geçip ısırmasıyla oluşan vakalardı. KKKA’nın her zaman görülebileceğini bilerek hareket etmeliyiz. Üstelik sadece KKKA değil, keneler aracılığıyla bulaşan birçok hastalık mevcut. Bu nedenle ormanlık ve çimenlik alanlara giderken mutlaka önlem alınmalı. Pantolon paçalarının çorapların içine sokulması, en etkili koruyucu yöntemlerden biridir. Ayrıca piknik ya da tarla gibi açık alan faaliyetlerinden sonra eve döndüğümüzde tüm vücudumuzu dikkatlice kontrol etmeliyiz. Çünkü kene vücutta ne kadar uzun süre kalırsa enfeksiyon riski de o kadar artar" ifadelerini kullandı.
Yeni sezon öncesi teknelerde boya ve bakım mesaisi sürüyor
22 Temmuz 2025 Salı - 09:26 Yeni sezon öncesi teknelerde boya ve bakım mesaisi sürüyor Karadeniz’de 1 Eylül’de başlayacak yeni balık avı sezonu öncesi balıkçılar teknelerin boya ve bakımlarını sürdürüyor. Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesinde bulunan Yoroz limanında teknelerin bakımı sürerken balıkçılar, yeni sezondan umutlu olduklarını ancak şu ana kadar balığın bol olacağı yönünde bir işaret göremediklerini belirtti. Ağ bakım işinin büyük ölçüde tamamlandığını sezona palamut avı ile başlayacaklarını ifade eden balıkçılar, tayfa bulmakta zorluk yaşadıklarını dile getirdi. Tekne sahiplerinden Emrehan Köroğlu, ağ işlerini tamamladıklarını ve şu anda boya çalışmalarına odaklandıklarını belirterek "Şu an ağ işlerimizi bitirdik boya işlemlerine geçtik. Boya işlemlerimiz yaklaşık bir ay sürer. Sezon başlangıcına kadar diğer tüm hazırlıkları da tamamlamayı planlıyoruz" dedi. Yeni sezonla ilgili beklentilerini paylaşan Köroğlu, "Palamut bir sezon bol olursa, ertesi sezon o kadar verimli olmuyor. Şu an için bizim tabirimizle ortada bir işaret yok. Zonguldak taraflarından çok az da olsa haber geldi ama net bir şey söylemek zor," ifadelerini kullandı. Tayfa bulmakta zorluk yaşanıyor Yeni neslin balıkçılığa ilgisinin azaldığını belirten Köroğlu, "Yeni nesil, bu işe ilgisi zayıf. Sürekli bu işin içinde olan firmalar bir şekilde eleman açığını kapatıyor. Sezonda 35-40 kişiyle çalışıyoruz. Yeni nesil bu işi tercih etmiyor çünkü gurbet hayatı ve zor çalışma şartları caydırıcı oluyor. Maddi olarak avantajlı olsa da, yoğun tempo ve düzensiz uyku nedeniyle bu mesleğe yönelme azaldı," dedi. "Balık neredeyse biz oraya" Balık avında teknolojinin büyük rol oynadığını vurgulayan Köroğlu, "Limandan çıkış yaptıktan sonra, balığın nerede olduğuna dair haber aldığımızda oraya yöneliyoruz. Hopa’dan Bulgaristan sınırına kadar balık neredeyse oraya gidiyoruz. Teknolojinin gelişmesi sayesinde balığı bulmamız çok daha kolay hale geldi. Çalışma süresi de buna bağlı olarak azaldı. Otuz yıl öncesiyle bugünü kıyasladığımızda arada büyük fark var" diye konuştu. Tekne sorumlularından İsmail Çift de sezona hazırlık kapsamında boya, raspa ve temizlik gibi işlemleri sürdürdüklerini ifade ederek "Şu anda genel bakım, boya, raspa ve temizlik işleriyle uğraşıyoruz, sezona hazırlık yapıyoruz. Ağ bakımı ise genellikle sezon içinde yapılır. Sezon sonuna doğru tayfa sayısı fazla olduğu için o zaman yapılır, şu anda personel az. Bu işi yapan da pek kalmadı. Geçen sezon iyiydi, inşallah bu sezon da iyi geçer. Sezona palamut ve istavritle başlarız, daha sonra hamsiyle devam ederiz. Yeni nesil bu işe pek sıcak bakmıyor, alttan gelen neredeyse yok gibi. Tekneler geliştikçe personel sayısı da azalıyor. Mesleğe başladığımda 20 yaş altı yaklaşık 15 kişi vardı, şimdi ise sadece bir kişi var. Dolayısıyla sayı giderek azalıyor. Yeni nesil bu mesleği pek benimsemiyor, çünkü biraz zor bir iş" dedi.
Başkan Genç, Özgür Özel’i özür dilemeye davet etti
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:43 Başkan Genç, Özgür Özel’i özür dilemeye davet etti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz Cumartesi günü Trabzon’da düzenlediği mitingde yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Başkan Genç, düzenlediği basın toplantısında Özel’i şahsına yönelik sarf ettiği ifadeler nedeniyle Trabzon halkından ve şahsından özür dilemeye davet etti. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Trabzon’da düzenlediği mitingde kendisi hakkında sarf ettiği sözlere yanıt verdi. Basun toplantısı düzenleyen Başkan Genç, "Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı seçildik, seçildikten sonra da bütün vatandaşlarımıza hizmet etmenin gayretinde olduk. Siyasi konulara belediye başkanı olarak mümkün olduğunca girmemeye hem belediye başkanlığımızda hem de yönettiğimiz mecliste gayret ediyoruz. İşimiz derdimiz, bizi seçsin seçmesin bütün vatandaşlarımıza hizmet etmektir. Bu anlayışla çalışıyoruz. Bu anlayışın halkımız tarafından benimsendiğini memnuniyetle görüyoruz. Geçtiğimiz hafta sonu gerek şahsımı, gerek yönettiğim belediyemi muhatap alan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in açıklamaları nedeniyle hem cevap hakkımızı kullanmak hem de vatandaşlarımızı ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına basın toplantısı yapmayı zaruri gördük" diye konuştu. "Külliyen yalan" Başkan Genç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, "Bir kısım belediyelerden ihale alan içerisinde AK Parti, CHP’li ve diğer belediyelerin de bulunduğu İBB soruşturmasında da gündem olan bir kişinin aldığı ihalelerle ilgili olarak yüzde 77 AK Parti, yüzde 23 CHP ama yüzde 23 cezaevinde yüzde 77’nin keyfi yerinde. Bunlardan bir tanesi de Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç. Buradan Trabzon’un seçtiği kimseyi yuhalamayın. O tekel bir tek kayyımcı çırağı Adil’de kalsın. Buradan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanına sesleniyorum. Ahmet Başkan, senin yaptığın ihaleyle, gözaltına alınan tutuklananların arasında fark varsa açıkla. Belediye başkanımız, il başkanımız ve avukatlarımız burada. Sorgu tutanakları ortada. Ben demiyorum ki Trabzon Büyükşehir’e sabah 4’te operasyon yapın. Ben diyorum ki bir suç varsa herkese uygulansın. Bir iftiracı üzerinden onunla geçmişte ihale yapmış AK Partililer, gelmiş Zeydan Karalar paralarını ödemiş. Bir daha ihale yapmamış. 11 yıl sonra alıp içeriye atıyorsunuz. Trabzon Büyükşehir cayır cayır çalışmış, dokunmuyorsunuz" ifadelerini hatırlatarak, "Bu külliyen yalan bir ifade. Bir defa bizim dönemimizde de önceki başkanımız Murat Zorluoğlu döneminde de böyle bir ihale yapılmamıştır. Bahsi geçen firma 2015 ile 2020 arasında Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden diğer belediyelerden aldığı gibi araç kiralama ve personel taşımak işini almış, 2020 yılında işi bitmiş ve ondan sonra bu firma ile çalışılmamış. 31 Mayıs 2020 tarihinden sonra bu firma ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi hiçbir şekilde bir sözleşme imzalamamış, açık ihalelerde en uygun teklifi veren başka firmalarla sözleşme yapmıştır. Bu külliyen yalan beyandır" dedi. "İtibarsızlaştırmaya dönük çok çirkin ve yakışıksız açıklamadır" Özgür Özel’in açıklamalarını Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni itibarsızlaştırmaya dönük çok çirkin ve yakışıksız açıklama olarak değerlendiren Başkan Genç, "Tamamen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni itibarsızlaştırmaya dönük çok çirkin ve yakışıksız açıklamadır. Koskoca ana muhalefet partisinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin genel başkanının düştüğü duruma bakın. Bunu siyaset adına söylüyorum, ana muhalefet çok kıymetli partidir, demokrasinin içerisinde en önemli partidir; düştüğü duruma bakın. Gelirsiniz, sorarsınız, yazarsınız, belge verir size çıkarsınız eleştirecekseniz eleştirirsiniz. Kaldı ki İBB’deki soruşturmada neden İBB’den ihale alındığı veya başka AK Partili veya CHP’li belediyelerden ihale alındığı sorulmuyor. Suça konu başka ilişkiden dolayı o soruşturma sürdürülüyor. Buna da dikkat çekmek istiyorum. Bu vesile ile Özgür beyi özre de davet ediyorum. Trabzon’dan, Ahmet Metin Genç’ten, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ni böyle itham altına alamazsınız. Özür dilemeye davet ediyorum. Esefle kınadığımı ifade ediyorum. Hem ceza hem hukuki manada şahsen ve kurumsal olarak bu konuda adım atacağız. Avukat arkadaşlarımıza gerekli talimatı verdim. Özür dilemek bir erdemdir. Özür dileriz derse ben o erdemi saygıyla karşılar kabul ederim ve herhangi bir hukuki şeyimiz varsa bile vazgeçeriz" ifadelerini kullandı.
33. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali coşkuyla sona erdi
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 15:17 33. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali coşkuyla sona erdi Trabzon’da Akçaabat Belediyesi tarafından 33. kez düzenlenen Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali sone erdi. Kortej yürüyüşlerinden konserlere, halk oyunlarından yayla şenliklerine kadar dopdolu bir programla binlerce vatandaşa unutulmaz anlar yaşatıldı. Festival, Atatürk Parkı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı. Ardından farklı ülkelerden ve şehirlerden gelen halk oyunları ekiplerinin katıldığı kortej yürüyüşü Akçaabat sokaklarını renklendirdi. Hamam Çimeni Çarşısı’nda kurulan dev horon halkası ise adeta bir kültür şöleni sundu. Azerbaycan, Gürcistan, Rusya ve Etiyopya gibi ülkelerden gelen uluslararası ekiplerin yanı sıra İstanbul, Erzurum, Siirt, İzmir, Adıyaman ve Artvin gibi şehirlerden katılan halk dansları toplulukları, yöresel ezgiler ve renkli kostümleriyle festivale coşku kattı. El dokuma ve kilim sergisinde ise Akçaabatlı kadınların geleneksel motiflerle süslediği el emeği ürünler büyük ilgi gördü. Festivalin ilk gecesinde sahneye çıkan sevilen sanatçı Buray, Sahil Parkı’nı dolduran binlerce izleyiciye unutulmaz bir gece yaşattı. İkinci gün ise güçlü sesiyle beğeni toplayan Elif Buse Doğan, dinleyicilere müzik dolu bir akşam sundu. Üçüncü gün, Hıdırnebi Yaylası’nda düzenlenen geleneksel şenliklerle devam etti. Sislerin içinde yankılanan kemençe sesleri ve horon halkaları eşliğinde, doğayla iç içe kültürel bir şölen yaşandı. Faruk Şahin, Elif Köse ve Ümit Bayraktar, yayla konserinde sahne alarak katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Festivalin kapanış gecesinde sahne alan Resul Dindar’a, binlerce kişi eşlik etti. Festival süresince ayrıca yerel sanatçılar Cengiz Çoban, Coşkun İşçi, İsmail Cumhur, Cemal Kaygusuz, Selim Seyis, Nejmi Öksüz ve Aykut Özer de sahne alarak müzikseverlere keyifli anlar yaşattı. Başkan Ekim: "Bu organizasyon dargınların barıştığı, kültürlerin buluştuğu, dostlukların pekiştiği bir festival oldu" Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, festivalin kapanış konuşmasında tüm sponsor ve emeği geçenlere teşekkür ederek, "Festivalimizin tüm mali yükünü üstlenen değerli sponsorlarımıza ilçem ve hemşerilerim adına gönülden teşekkür ediyorum. Kültür-sanat faaliyetlerimizi belediye bütçemize yük olmadan, sponsorlarımızın desteğiyle hayata geçiriyoruz. Bu yıl da birçok etkinlikte olduğu gibi Hıdırnebi Yayla Şenliği ve Açık Hava Tiyatro Günleri’nde Vakıfbank başta olmak üzere birçok kıymetli kurum bizlere destek oldu. Festivalin hazırlanmasında emeği geçen tüm belediye çalışanlarımıza, Kültür Müdürlüğümüz başta olmak üzere ilgili tüm birimlerimize teşekkür ediyorum. Halk oyunları ekiplerimiz yurt dışından gelen misafir gruplarımızla birlikte sadece sahnede değil, mahallelerde, yaylalarda da kaynaştı. Bu organizasyon dargınların barıştığı, kültürlerin buluştuğu, dostlukların pekiştiği bir festival oldu" dedi. Başkan Ekim, konuşmasının ardından festival süresince görev alan belediye personeli ile emniyet mensuplarını sahneye davet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Festival, alkışlar eşliğinde sona erdi.
33.Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali’nde unutulmaz akşam
20 Temmuz 2025 Pazar - 11:26 33.Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali’nde unutulmaz akşam Akçaabat Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali, ikinci akşamında da renkli görüntülere ve coşku dolu anlara sahne oldu. Gecenin açılışında sahneye çıkan yöresel sanatçılar Cengiz Çoban, Coşkun İşçi ve İsmail Cumhur, seslendirdikleri birbirinden güzel eserlerle festivale katılanlara müzik dolu dakikalar yaşattı. Müzik şöleninin ardından Gürcistan, İstanbul ve Artvin’den gelen halk oyunları ekipleri sahne aldı. Yörelerine özgü kültürel motifleri başarıyla sergileyen ekipler, performanslarıyla izleyicilerden büyük alkış topladı. Akçaabat Folklor Derneği’nin kız ve erkek grupları ise sahnedeki enerjileri ve uyumlarıyla geceye damga vuran gösterilere imza attı. Gecenin finalinde ise sevilen sanatçı Elif Buse Doğan sahne aldı. Pop müzikten halk müziğine, Karadeniz ezgilerinden unutulmaz türkülere kadar uzanan zengin repertuvarıyla izleyenlere müzik ziyafeti sunan sanatçı, özellikle kemençe eşliğinde seslendirdiği Karadeniz türküleriyle büyük beğeni topladı. Festival alanını dolduran binlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek unutulmaz bir gece yaşadı. Festivalin üçüncü günü, bu akşam Akçaabat Sahil Park’ta devam edecek. Gecede yöresel sanatçılar Nejmi Öksüz ve Aykut Özer’in yanı sıra halk oyunları ekipleri sahne alacak. Finalde ise sevilen sanatçı Resul Dindar, sahne performansıyla festivale damga vuracak.
Kemancılara kızıp hobi olarak üretimine başladı, şimdi yurt dışından siparişler alıyor
20 Temmuz 2025 Pazar - 09:58 Kemancılara kızıp hobi olarak üretimine başladı, şimdi yurt dışından siparişler alıyor Emekli İnşaat Mühendisi Uluer Vardaloğlu, yaklaşık 40 yıldır tutkuyla sürdürdüğü keman yolculuğunu, son 25 yıldır kendi yaptığı enstrümanlarla taçlandırıyor. Kemanı sadece çalmakla kalmayan Vardaloğlu, uluslararası düzeyde sanatçılar ve orkestralar için özel yapım kemanlar üretiyor. Bugüne kadar Rusya ve Ukrayna’daki filarmoni orkestralarına özel siparişler üzerine kemanlar yaptığını kaydeden Vardaloğlu, Türkiye’de iç piyasaya bazı istisnalar hariç prensip olarak satış yapmadığını belirterek yıllar içinde daha kaliteli enstrümanlara ihtiyaç duymasıyla başlayan keman yapım serüvenini anlattı. Keman yapımcılarıyla arasında yaşanan bazı diyaloglar üzerine keman yapımına başladığını kaydeden Vardaloğlu, "Geçmişte keman yapımcıları camiasında hoşlanmadığım bazı durumlarla karşılaştım. Bunun üzerine bu işi en üst seviyede analitik düşünce altyapısıyla kendim yapmaya karar verdim" dedi. "Bu işi en üst seviyede ben yapacağım diyerek yola çıktım" Keman yapımını üst seviyede yapmak için yola çıktığını belirten Vardaloğlu, "Keman, enternasyonal bir çalgıdır. Özellikle filarmoni orkestralarının bel kemiğini oluşturur. Dünya genelinde hem folklorik müzikte hem senfoni müziğinde, hatta Türk Sanat Musikisi’nde ana enstrümanlardan biridir. Yaklaşık 470 yıllık geçmişe sahip, özel bir enstrümandır. Keman serüvenim yaklaşık 40 yılı kapsıyor. Küçük yaşlardan itibaren keman çalıyorum. Aynı zamanda birçok musiki cemiyetinde aktif olarak yer aldım. Zaman zaman ünlü sanatçılara da eşlik etme fırsatım oldu. Musiki cemiyetinde enstrüman çalarken, daha üst seviye enstrümanlara ihtiyaç duyduğumda yaptığım araştırmalar sonucu, özellikle keman yapımcıları camiasında çok da hoşlanmadığım bazı olaylarla karşılaştım. Bu deneyimlerden sonra kendi kendime ’bu işi en üst seviyede ben yapacağım’ diyerek yola çıktım. Yaklaşık 40 yıl önce başlayan bu süreç, son 25 yıldır geometri, mühendislik ve yapımcılık boyutlarıyla devam ediyor" dedi. "Üst düzey bir hobi olarak sürdürüyorum" Keman imalatını hobi olarak yaptığını ve ticari amaç gütmediğini belirten Vardaloğlu, "Bugüne kadar 40’a yakın keman yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Herhangi bir ticari amaç gütmüyorum; tamamen üst düzey bir hobi olarak sürdürüyorum. Asıl mesleğim öncelikli olduğu için keman yapımı biraz geri planda kalıyor. Bir yılda en fazla iki keman yapabiliyorum çünkü bu iş büyük emek, çok ince işçilik ve ciddi bir akustik deneyim gerektiriyor" diye konuştu. "Flarmoni orkestraları üyelerine ve solistlerine özel olarak yapıyorum" Keman yapımında kullandığı malzemeleri yurt dışından tedarik ettiğini, solistlere özel olarak yaptığını belirten Vardaloğlu, "Keman yapımında geleneksel olarak üç farklı ağaç kullanılıyor. Bu ağaçlar Türkiye’de de bulunuyor; ancak akustik açıdan yalnızca üst tabla için kullanılan ladin, Türkiye’de bu işe uygun nitelikte. Ben, akustik performansı yüksek olan ladinleri Kuzey İtalya’dan başlayarak İsviçre üzerinden Romanya’ya kadar uzanan, Kuzey Dolomitleri bölgesinde 2000 metre rakımda yetişen ormanlardan temin ediyorum. Diğer bir malzeme olan akçaağaç ise ladine göre daha sert yapılıdır Bosna’dan Romanya Karpatlara kadar uzanan hatta yetişen akçaağaçlar akustik olarak ihtiyaca cevap verir niteliktedir. Ben genelde Romanya’daki Karpat dağlarının akçaağaçlarını özellikle tercih ediyorum. Özellikle Rusya ve Ukrayna çevresine satışlarım var, yakın hedeflerim arasında Avrupa var. Filarmoni orkestraları için sipariş üzerine keman yapıyorum. İç piyasaya çalışmıyorum; çalışmalarım yurt dışına yönelik ve bu işin solistlerine özel olarak yapılıyor. Bunun dışında, gerçekten yetenekli olup da keman temin etmekte zorlanan gençlere de elimden geldiğince destek oluyorum" dedi.