EKONOMİ - 12 Mart 2026 Perşembe 09:23

Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği

A
A
A
Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği

Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un bölgenin önemli cazibe merkezlerinden biri haline geldiği belirterek, AVM’de yaklaşık 2 bin 500 kişinin görev yaptığı ve gelen ziyaretçilere daha iyi hizmet sunmaya çalıştıklarını söyledi.


Karadeniz’in en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Forum Trabzon tarafından basın mensupları için geleneksel iftar yemeği düzenlendi. Yemekte konuşan Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un başta Trabzon olmak üzere bölge illeri ve yakın coğrafyadan gelen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi haline geldiği belirtti. Güler, "Forum Trabzon, başta Trabzon’umuza olmak üzere bölgemizin, hatta yakın coğrafyadaki ülkelerden gelen misafirlerin ve ziyaretçilerin çok önemli bir uğrak noktası hâline gelmiş; bir cazibe ve çekim merkezi olmuştur. Elbette bu başarıda sadece Forum Trabzon ailesi olarak bizlerin değil, hepimizin büyük emeği ve özverisi var. Biz de Forum Trabzon olarak 7/24 tüm mesaimizi ve tüm gücümüzü; Forum Trabzon’un başta sizlere, tüm ziyaretçilerimize ve tüm Trabzonlulara daha iyi, daha üstün ve daha konforlu nasıl hizmet verebileceği noktasında harcıyor, bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz. Sizler Forum Trabzon’a geldiğinizde, AVM’ye girerken girişte gördüğünüz güvenlik personeli kardeşimizden, arka tarafta hiç görmediğiniz operasyonel ve teknik faaliyetlerde bulunan çalışma arkadaşlarımıza; yine mağazalarda çalışan kardeşlerimizden AVM yönetimindeki mesai arkadaşlarımıza kadar bizler 2 bin 500 kişilik kocaman bir aileyiz. Bununla da iftihar ediyor, gurur duyuyoruz. O nedenle Forum Trabzon hepimiz için çok kıymetli ve çok değerli. Bu uğurda ve bu doğrultuda çalışmalarımızı, mesaimizi sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu.



Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ESOB Başkanı Fırat’tan 12 Mart mesajı Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanı Rasim Fırat 12 Mart Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurutuluşunun 108. yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. ESOB Başkanı Fırat, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bugün Kurtuluş Savaşı’mızın başlangıç noktası, İstiklal mücadelemizin yıkılmaz kalesi Erzurum’umuzun düşman işgalinden kurtuluşunun 108’nci yıl dönümünü kutluyoruz. Kurtuluş Savaşı’nda ortaya koyduğu mücadele ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda bir mihenk taşı olan Erzurum, 6000 yıllık tarihiyle yıkıcı bütün faaliyetlere karşı durmuş; barışın, huzurun, inancın, azmin, ilmin ve irfanın merkezi olmuştur. Tarih boyunca birçok saldırıya maruz kalan Erzurum, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda gösterdiği kahramanlığın rastlantı olmadığını, Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadeleyle bir kez daha ortaya koymuştur. Tarihi, şan ve şerefle dolu olan dadaşlarımız; yıllarca çektikleri acılara kurtuluş mücadelesiyle son vermiş ve 12 Mart 1918’de tekrar al bayrağımıza kavuşmuştur. I. Dünya Savaşı sonucunda Ruslar ve Ermenler tarafından işgal edilen Erzurum’da, ağır şartlara mahkûm edilen atalarımız istiklal ve istikballerinden ödün vermemiş, tarihe geçen kahramanlıklarıyla emperyalizm heveslilerini yurdumuzdan def etmiş, Erzurum Kongresi’nde Millî Mücadele’mizin meşalesini yakmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın ilk tohumları şehrimizde atılmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yol da yine Erzurum’dan geçmiştir. Anadolu’nun işgalden kurtulmasında büyük rol oynayan kahramanların torunları olarak bizler onların bize emanet ettiği bu serhat şehri en değerli yadigâr gibi korumaya devam edeceğiz. Erzurum’un kurtuluşu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuna da bir zemin oluşturmuştur. Aziz Erzurum’umuzun kurtuluş gününde bir kez daha bu vatanı bize aziz kılan, geriye baktığımızda bizlere şerefli bir miras bırakan ve her daim hatıralarıyla onurlandığımız milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’u da, 108’nci yılında minnet ve şükranla yad ediyor, Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Ecdat yadigârı, tarihin emaneti Erzurum; şehitlerimizin toprağa sızmış kanları ve havaya karışmış nefesleriyle bizimdir ve ebediyen bizim kalacaktır. Erzurumlu hemşerilerimizin "Kurtuluş Bayramını" tebrik ediyorum. Bugün 12 Mart, okunduğu her zaman gönlümüzü titreten, ruhumuzu coşturan İstiklal Marşı’mızın millî marş olarak kabulünün 108’nci yıl dönümü. Karanlık günlerin şimal yıldızı gibi ortaya çıkan, sözleriyle milletimize millî benliğini hatırlatan, İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un duasını hatırlatmak istiyorum: "Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın! "Allah bizlere, İstiklal Marşı’nın ilk sözünden aldığımız ilhamla yola devam etmeyi nasip etsin. İstiklal Marşı’ndan yansıyan inanç ve umut ışığı bizleri her zaman aydınlatsın. 12 Mart 1921"de TBMM’de millî marş olarak kabul edilen ve gözyaşlarıyla tekrar tekrar dinlenilen İstiklal Marşı’nı, aynı ruh, aynı heyecan ve aynı ülküyle seslendiriyoruz. Göğsündeki iman ile vatan sevgisini yoğuran ve bize ebediyete namzet bir kahramanlık destanı hediye eden Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve şükranla anıyorum."
Gaziantep Şef Tahir Tekin Öztan: "Yuvalama sadece bir yemek değil, bir sosyalleşme geleneğidir" Gaziantep mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olan yuvalama, geçmişten bugüne uzanan güçlü bir kültürel miras olarak öne çıkıyor. Şef Tahir Tekin Öztan, eski bayramların ve geleneksel mutfak kültürünün unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. Öztan, yuvalamanın sadece bir yemek değil, aynı zamanda insanları bir araya getiren bir sosyalleşme geleneği olduğunu ifade etti. Eski bayramların günler öncesinden başlayan bir heyecanı olduğunu anlatan Öztan, çocukların bayram için yeni ayakkabı ve elbiseler almanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Bayram hazırlıklarının mutfaklarda başladığını belirten Öztan, özellikle Gaziantep’te yuvalamanın bayram sofralarının vazgeçilmez yemeklerinden biri olduğunu söyledi. Yuvalamanın oldukça zahmetli ve emek isteyen bir yemek olduğuna dikkat çeken Öztan, bu nedenle hazırlıkların çoğu zaman komşuların bir araya gelmesiyle yapıldığını anlattı. Eskiden pirincin havanda dövüldüğünü, etin hazırlandığını ve yuvalamanın komşularla birlikte yapıldığını aktardı. Yuvalama hazırlanırken sadece yemek yapılmadığını, aynı zamanda insanların sohbet ettiğini ve birbirlerinin halini hatırını sorduğunu vurguladı. Gaziantep yemeklerinin en önemli özelliklerinden birinin de lezzetinin yanında insanları bir araya getirmesi olduğunu ifade etti. Yuvalamanın eskiden genellikle yılda bir kez, bayramlarda yapıldığını belirten Öztan, bayram sabahlarının kendine özgü bir atmosferi olduğunu söyledi. Bayram namazından dönen aile büyüklerini evde sade yağ ve nane kokusunun karşıladığını, sofrada şehriyeli pirinç pilavı, sütlaç, kurabiyeler ve bayram yemeklerinin yer aldığını anlattı. Bütün ailenin aynı sofrada buluştuğunu ve gurbette olan akrabaların da bayram için memlekete geldiğini ifade etti. "Yuvalama yapmak oldukça zahmetli bir iştir" Eski bayramları anlatan şef Öztan, "Biz aslında çocukluğumuzun bayramlarını anlatıyoruz ki geleceğe bir ışık olsun. Bu hatıralar kayıt altında kalsın istiyoruz. Bazen gençler bu konuya kızabiliyor. ’Eski bayramlar’ denildiğinde bunu gereksiz bulanlar oluyor. Oysa eski bayramları bilmeden yenisini anlamak mümkün değildir. Eskiden bayram heyecanı günler öncesinden başlardı. Küçükler için bayram demek yeni ayakkabı ve yeni elbiseler demekti. Bu heyecan evlerde günler öncesinden hissedilirdi. Mutfaklarda ise annelerimizin bayram hazırlıkları başlardı. Özellikle Gaziantep’te bayram denildiğinde akla ilk gelen yemeklerden biri yuvalamadır. Yuvalama hazırlanırken büyük bir emek verilirdi. Önceden pirinç alınır, havanda dövülerek un haline getirilirdi. Et alınırdı ve bu hazırlıklar çoğu zaman komşularla birlikte yapılırdı. Çünkü yuvalama yapmak oldukça zahmetli bir iştir. Öyle birkaç saatte hazırlanacak bir yemek değildir. Hem masraflıdır hem de ciddi bir emek ister. Bu yüzden komşular bir araya gelir, birlikte yuvalama hazırlamaya başlarlardı" dedi. "İnsanlar bir araya gelerek sosyalleşirdi" Yuvalamanın önceden sosyalleşme aracı olduğunu söyleyen şef Öztan, "Yuvalama yapılırken sadece yemek hazırlanmazdı, aynı zamanda sohbet edilirdi. Komşunun hali hatrı sorulur, kimin oğlu askerde, kimin kızı gelin olmuş, kimin bir sıkıntısı var. Bunlar konuşulurdu. Yani insanlar bir araya gelerek sosyalleşirdi. Gaziantep yemeklerinin en önemli özelliklerinden biri de sadece lezzetli olmaları değil, aynı zamanda insanları bir araya getirmeleridir. Yuvalama da bu yemeklerin en güzel örneklerinden biridir. Eskiden yuvalama yılda genellikle bir kez, bayramlarda yapılırdı. Bayram sabahı babamız bayram namazından eve geldiğinde evin içi sade yağ ve nane kokardı. Sofrada yeni yapılmış şehriyeli pirinç pilavı, aslan sütlaç, kurabiyeler ve bayram yemekleri hazır olurdu. Bütün aile bir araya gelir, aynı sofrada bayram yemeğimizi yerdik. Bayram aynı zamanda akrabaların bir araya geldiği özel bir zamandı. Gurbette okuyan bir talebe varsa o gelirdi, başka şehirde çalışan varsa o da bayram için memlekete dönerdi. Herkes bir araya gelir, bayram birlikte yaşanırdı" ifadelerini kullandı. "Gaziantepliler için yuvalama çok önemlidir" Yuvalamanın Gaziantepliler için önemine dikkat çeken Öztan, "Gaziantepliler için yuvalama çok önemlidir. Adeta bizim milli yemeğimiz gibidir. Yuvalama yapılırken önce pirinç dövülerek un haline getirilir. Bunun içine çiğ köftelik et, biraz soğan, karabiber ve tuz eklenir. Bu karışım güzelce yoğrulur. Daha sonra hamurdan çok küçük parçalar alınarak yuvarlanır. Bu yuvarlaklar nohuttan bile küçük olur. Hatta eskiler ’bir kaşığa kırk tane sığacak kadar küçük olacak’ derlerdi. Daha sonra kemikli et ayrı bir yerde pişirilir. Nohut haşlanır. Süzme yoğurt hazırlanır. Köfteler piştikten sonra yoğurt, et ve nohutla buluşturulur. Üzerine de sade yağda kızdırılmış nane eklenir. Böylece yuvalama hazır olur. Yanında mutlaka şehriyeli pirinç pilavı ve aslan sütlaç bulunur. Günümüzde ise fabrikasyon ürünler çoğaldı. Hazır yemekler arttı ve eski tatların bir kısmı kayboldu. Bunun en büyük sebebi de eski bayramların yaşanmıyor olmasıdır. Eskiden bayram denildiğinde insanlar bir araya gelirdi. Şimdi ise çoğu kişi bayram tatilini seyahat planı olarak görüyor" şeklinde konuştu. "Emek vererek yapılan bir yemek ile hazır alınan bir yemeğin aynı olması mümkün değildir" Bayram tatilinin insanların bir araya gelmesi için olduğunu söyleyen Öztan, "Biz ise bu zamanı gezmek için kullanıyoruz. Emek vererek yapılan bir yemek ile hazır alınan bir yemeğin aynı olması mümkün değildir. Yuvalama da böyledir. Ne yazık ki bayramlarımız gibi yuvalamamız da zamanla yozlaşmaya başladı. Ancak yine de umudumuz var. Eğer bizler ve bizim gibi bu kültürü anlatan insanlar her bayram bu gelenekleri hatırlatmaya devam edersek, en azından bu değerler unutulmaz. Belki herkes yapmaz ama en azından hatıralarımızda ve kültürümüzde yaşamaya devam eder" diye konuştu.
Kütahya Başkan Kahveci: "Kırsal kalkınmayı destekleyecek her türlü çalışmaya önem veriyoruz" Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Kütahya İl Koordinatörü Dr. Birsen Karaaslan’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarete Belediye Başkan Yardımcısı Osman Ortaclı ile Su ve Kanalizasyon Müdürü Murat Yenidoğan da katıldı. Görüşmede Kütahya’da tarım ve kırsal kalkınma alanında yürütülen çalışmalar ile IPARD programı kapsamında sağlanan hibe destekleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette konuşan Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, tarım ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilir gelişim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, üreticilerin ve girişimcilerin destek programlarından en verimli şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Kahveci, Kütahya’da üretimi güçlendirecek ve kırsal kalkınmayı destekleyecek her türlü çalışmaya önem verdiklerini ifade etti. TKDK Kütahya İl Koordinatörü Dr. Birsen Karaaslan ise kurum tarafından Kütahya’da gerçekleştirilen yatırımlar ve sağlanan hibeler hakkında bilgi verdi. Karaaslan, tarım, hayvancılık ve kırsal ekonomik faaliyetlerin gelişmesine katkı sağlayacak projelerin desteklenmeye devam edeceğini belirtti. Karşılıklı iyi dileklerin paylaşıldığı ziyaret, iş birliği imkanlarının değerlendirilmesi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.