KÜLTÜR SANAT - 17 Ocak 2026 Cumartesi 09:48

Artık ne genç kızların çeyizinde ne de mutfaklarda yer alıyor

A
A
A
Artık ne genç kızların çeyizinde ne de mutfaklarda yer alıyor

Teknolojinin ve mutfak alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte bakır kapların kullanımı büyük ölçüde azalırken, çelik, krom ve alüminyum gibi mutfak eşyalarının yaygınlaşması özellikle kalaycılara darbe vurdu.


Eskiden evlerde bakır kapların yaygın olarak kullanıldığını, hatta çeyizlerde 50-60 parça bakır eşyanın yer aldığını hatırlatan kalaycılar, bugün ise çeyizlerde çelik setlerin tercih edildiğinden işlerinin bitme noktasına geldiğini belirtiyor.


Trabzon’da 54 yıldır kalaycılık mesleğiyle uğraşan 65 yaşındaki Muzaffer Göle, artık evlerde neredeyse sadece kuymak tavalarının kullanıldığını hatırlatarak lokantalar sayesinde ayakta kalmaya çalıştıklarını söylüyor.


Günümüzde bakırdan geriye neredeyse sadece kuymak tavasının kaldığını belirten Göle, bu ürünün evlerde adeta demirbaş hâline geldiğini ifade ederek bakır kaplarda pişen yemeklerin hem daha lezzetli hem de daha sağlıklı olduğunu söyledi.


Şu anda lokantaların getirdiği bakır kapları kalaylayarak ayakta durmaya çalıştıklarını kaydeden Göle, "Mesleğimde 54 yılı doldurdum. İlkokuldan sonra bu çarşıda çalışmaya başladım ve hâlen devam ediyorum. Eskiden buralarda 7-8 kişi vardık, şimdi ise 2 kişi kaldık. Kalaycılık artık bitiş noktasına geldi. Şu anda bizi lokantalar ayakta tutuyor. Çelik, krom ve alüminyum mutfak eşyalarının yaygınlaşması, bakıra büyük darbe vurdu. Eskiden büyüklerimiz bakır kullanırdı ancak yeni nesil bakırı pek tercih etmiyor. Günümüzde bakır olarak kullanılan neredeyse tek ürün kuymak tavası. Evlerde artık demirbaş eşya hâline gelen kuymak tavası kullanılıyor" dedi.


"Eskiden çeyizlik olarak 50-60 parça bakır alınır ve saklanırdı" diyen Göle "Şimdi ise çeyizlerde çelik setler yer alıyor. Bakır kaplarda pişen yemeklerin lezzetini ağız tadı olanlar çok iyi anlar. Bu kaplarda pişen yemeklerin daha sağlıklı olduğunu da söyleyebiliriz. Eskiden mahalle aralarında kalaycı dükkânları bulunur, hatta seyyar kalaycılık yapanlar bile olurdu. Biz artık bu mesleğin son temsilcileriyiz. Mesleğimi severek yapıyorum. Şu an bile bana ’Hangi mesleği yapardın?’ deseler yine kalaycılık derim. Sevmeseydim 54 yıl boyunca bu mesleği yapmazdım" şeklinde konuştu.



Artık ne genç kızların çeyizinde ne de mutfaklarda yer alıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin tekstili için küresel açılım adımı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından tekstil sektörüne yönelik planlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda, projeye ilişkin başvuru şartları, destek kapsamı ve izlenecek süreç hakkında teknik bilgiler paylaşıldı. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın da katıldığı toplantıda, hedef firmaların doğrudan yurtdışı pazarlara açılmasının sağlanması, UR-GE desteğinden yararlanan firmaların aralarında MTSO’nun da yer aldığı Avrupa İşletmeler Ağı konsorsiyumu ile eşleştirilerek uluslararası pazarlarda kalıcı olmalarına yönelik stratejilerin oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in tekstil sektöründeki potansiyeline dikkat çekerek sektör temsilcilerinin birlik içinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Yakın zamanda düzenlenen uluslararası fuarın bu gücü ortaya koyduğunu belirten Çakır, "Birlikte hareket ederek sektörümüzün gücünü gösterdik. Aynı birlikteliği sürdürerek UR-GE projesini hayata geçirmeli ve yeni başarı hikayeleri yazmalıyız" dedi. Türkiye genelinde tekstil sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Çakır, Mersin’in bu süreçte olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. UR-GE projesi kapsamında verilecek eğitimler, ihtiyaç analizleri ve hedef pazar ziyaretlerinin firmaların rekabet gücünü artıracağını kaydeden Çakır, küresel rekabetin giderek sertleştiğini dile getirdi. Hindistan’ın önemli bir rakip olarak öne çıktığını belirten Çakır, "Eksiklerimizi hızla giderdiğimiz takdirde dünya pazarlarında yer alamayacağımız bir ülke yok. Fırsatlar artık kendiliğinden gelmiyor. Proaktif davranarak yeni pazarlara açılmalıyız. Mersin’in yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Tekstil devini artık küresel pazarlara taşıma zamanı" ifadelerini kullandı.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından Görele’deki taciz iddiasıyla ilgili açıklama: "Sıfır toleransla, yargı sürecini kararlılıkla takip edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun’un Görele ilçesinde cinsel istismara uğrayan 16 yaşındaki çocuğun yargı sürecinin büyük bir titizlikle takip edileceğini, çocuğa ve ailesine yönelik psikososyal destek çalışmalarının başlatıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından, Giresun Görele’de 16 yaşındaki çocuğun cinsel tacize uğradığına dair basında yer alan haberlere ilişkin yapılan açıklamada, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, söz konusu olay adli makamlara intikal ettiği ilk andan itibaren süreci büyük bir titizlikle takip etmekteyiz. Bu çerçevede uzman ekiplerimizce mağdur çocuk ve ailesine yönelik uzun süreli psikososyal destek çalışmaları başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Aile ve mağdur çocuğun yanında olunduğu vurgulanan açıklamada, "Ayrıca çocuğun üstün yararı gözetilerek gerekli danışmanlık tedbirleri devreye alınmıştır. Bakanlık olarak sanığın en ağır cezayı alması için devam eden adli süreci yakından takip ederek, açılacak davaya müdahil olacağız. Çocuklarımızı her türlü istismardan koruma konusundaki ‘sıfır tolerans’ ilkemizle, yargı sürecini kararlılıkla takip edecek, mağdur çocuğumuzun ve ailesinin yanında olmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.