SPOR - 13 Nisan 2026 Pazartesi 10:28

Malik Karaahmet: "Haaland’la yeniden aynı sahada mücadele etmek isterim"

A
A
A

İzmir’de 2016 yılında düzenlenen Ege Kupası’nda Erling Haland’la aynı sahada mücadele eden ve gol krallığı yarışında Norveçli yıldızı geride bırakan Aliağa FK oyuncusu Malik Karaahmet, "Fiziksel olarak ben de diri duruyorum ancak kıyaslama yapabilmek için onunla yeniden aynı sahada olmayı isterdim" dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2016 yılında düzenlenen U16 Ege Kupası, Malik Karaahmet için unutulmaz bir anı olarak kayıtlara geçti. İzmir’de oynanan turnuvada Türkiye U16 Milli Takımı ile Norveç U16 Milli Takımı karşı karşıya geldi. O dönem Bryne FC forması giyen Erling Haaland ile Eintracht Frankfurt altyapısında yetişen Malik Karaahmet aynı sahada yer aldı. Türkiye, Haaland’ın da forma giydiği Norveç’i 2-1 mağlup etti. Norveç turnuvaya grup aşamasında veda ederken, Türkiye finalde ABD U16 Milli Takımı’nı 3-1 yenerek şampiyon oldu. Turnuvada en çok gol atan oyuncu, kaydettiği 3 golle Malik Karaahmet olurken, Haaland turnuvayı Çekya’ya attığı tek golle tamamladı.

Malik Karaahmet:

Turnuva sonrasında Haaland kariyerinde önemli bir yükseliş yakalayarak dünyanın en önemli santrforları arasına girerken, Malik Karaahmet de Aliağa FK formasıyla TFF 2. Lig’de mücadele ediyor. Malik Karaahmet, o dönem yaşananları ve Erling Haaland ile aynı sahadaki mücadelesini İHA muhabirine anlattı.

"Eski günleri kurcalamak istemiyorum"

Erling Haaland ile geçmişte aynı sahada yer aldığını sonradan öğrendiğini vurgulayan Aliağa FK oyuncusu Malik Karaahmet, "Haaland ile o dönemde aynı sahada koşturduğumuzu bilmiyordum, bu haberler sonradan ortaya çıktı. Haberi aldığımda duygularım tabii ki çok farklı oldu ve insanın aklına ’Bu çocuk nerelere gelmiş’ düşüncesi geliyor. Biz de buralarda koşturmaya devam ediyoruz ancak önemli olan pes etmeden bu mücadeleyi sürdürmektir. 4 maçlık bir turnuvada benim 3, onun ise 1 gol atması o dönem için oldukça iyi bir performanstı. Sayısal olarak bakıldığında şu an o benden kat kat fazla gol atmış durumda fakat eski günleri kurcalamak niyetinde değilim. Şu anki durumuma odaklanıyorum ve başkalarının ne yaptığı beni pek ilgilendirmiyor. İçimde kapanmayacak bir yara olsa da pes etme niyetim olmadığı için çalışmaya devam ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Aynı sahada yer almak isterim"

Kariyerindeki dalgalanmaları ve aldığı altyapı eğitimini değerlendirerek, fiziksel bir kıyaslama yapmak istediğini aktaran Karaahmet, "Fiziksel olarak ben de diri duruyorum ancak kıyaslama yapabilmek için onunla yeniden aynı sahada olmayı isterdim. Benim altyapı gelişimim Türkiye’de değil, Almanya’da gerçekleşti. O dönem Eintracht Frankfurt’ta oynuyordum ve Almanya’nın altyapı sistemi Avrupa geneline göre çok daha iyi seviyededir. İyi bir altyapı eğitimi almış ve çalışkan biri olmama rağmen, dönem dönem her futbolcu gibi ben de düşüşler yaşadım. Belki de ben yanlış zamanda bir düşüş yaşarken, o aynı dönemde büyük bir çıkış yakaladı. Bu durum biraz da nasip işidir ve bana nasip olmadı" şeklinde konuştu.

Malik Karaahmet:

"Yanlış yönlendirildim"

Eski rakiplerini izlerken farklı duygular hissettiğini ve kariyerindeki gerilemenin asıl sebebinin menajerler tarafından yanlış yönlendirilmesi olduğunu dile getiren 26 yaşındaki futbolcu, "Haaland’ı izlediğimde ’Biz bu çocuklarla aynı sahada koşturuyorduk’ diyorum ve böyle isimlerle aynı sahada bulunmuş olmaktan dolayı seviniyorum. Bazen keşke ben de oralarda olsaydım diye düşünsem de ’keşke’ demeden, ne olursa olsun çalışmaya devam etmek gerekiyor. Hakkımda yapılan yorumlarda sürekli gece hayatı gibi iddialar ortaya atılıyor ancak gerilememin sebebi kesinlikle bu değildir. Yaşadığım durumun yüzde 70 veya 80’lik kısmı tamamen yanlış yönlendirme kaynaklıdır. O dönemde çalıştığım bazı menajerler, iyi yöntemlere sahip olmadıkları için kariyerimi doğru şekilde yönetemediler" dedi.

Hasan İnce - Ali İhsan Çiftçi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşlı kadın evinin yolunu kaybetti, yardımsever taksici ailesine kavuşturdu İzmir’in Buca ilçesinde yeni taşındığı evden ilaçlarını almak üzere dışarı çıkan ve geri dönüşte yolunu kaybederek büyük panik yaşayan 76 yaşındaki kadının imdadına bir taksi şoförü yetişti. Çevredeki vatandaşların durumu fark edip aracı durdurmasıyla yaşlı kadını taksisine alan duyarlı sürücü, hiçbir ücret talep etmeden onu güvenli bir şekilde ailesine ulaştırdı. Buca ilçesinde ikamet eden 76 yaşındaki kadın, henüz yeni taşındığı semtte ilaçlarını almak için evden ayrıldı. Dönüş yoluna geçtiğinde sokakları karıştırarak evinin yolunu bulamayan yaşlı kadın, büyük bir telaşa kapılarak çevredeki vatandaşlardan yardım istedi. Bu sırada yaşanan paniği fark eden duyarlı bir vatandaş, tesadüfen o güzergahtan geçen İşçievleri Taksi Durağı’na ait taksiyi durdurarak durumu anlattı. Aracından inip yaşlı kadının yanına giden taksi şoförü Volkan Gökbaş (46), endişe içindeki kadını öncelikle telkin ederek sakinleştirdi. Üzerinde hiç parası olmadığını ifade etmesine rağmen bu duruma kayıtsız kalmayan Gökbaş, yaşlı kadını aracına davet etti. Duyarlı sürücü, yol boyunca onunla sohbet edip adres bilgilerini toparlayarak kadını güvenli bir şekilde evine ulaştırdı ve yakınlarına sağ salim teslim etti. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası ise taksici Volkan Gökbaş’ı plaket ile ödüllendirdi. "Allah’ın karşıma çıkardığı bir fırsat" Olay günü İşçievleri Taksi Durağı’nda çalışırken yolunu kaybetmiş ve parası olmayan yaşlı bir kadını güvenli bir şekilde evine ulaştırdığını belirten taksi şoförü Volkan Gökbaş, "Bir kadın, yolunu kaybetmiş ve oldukça korkmuş bir teyzeyi yanıma getirerek onu evine götürüp götüremeyeceğimi sordu. Arabadan inerek teyzenin yanına gittim ve onu sakinleştirdim. Ardından aracıma aldım. Yolda giderken aramızda bazı diyaloglar geçti; başlarda çok korkmuştu ama zamanla sakinleşti. Evinin yolunu kaybetmiş ve epey aşağı kadar yürümüştü. Taksiye binmek istiyordu ancak parası yoktu. Esasında bu durumu Allah’ın karşıma çıkardığı bir fırsat olarak görüyorum. Onu sağ salim evine ulaştırdım ve çokça duasını aldım" ifadelerini kullandı. Edilen duaları meslektaşına adadı Mesleğe yönelik algıları değiştirmeyi amaçladığını ve edilen duaları hayatını kaybeden meslektaşına adadığını vurgulayan Gökbaş, "Hayatta bu duaların yerini hiçbir paranın tutamayacağına inanıyorum ve bu iyiliği yapmaktan dolayı çok mutluyum. Yardım etmeyi seven bir insanım; teyzeyi panik halinde görünce ona destek olmak istedim. İki yıldır bu işi yapıyorum ve insanların taksicilere olan bakış açısını olumlu yönde değiştirmeye çalışıyorum. Normalde bir sosyal medya kanalım var ve bu tür olayları orada da paylaşıyorum. Yaptığım şey aslında herkesin yapması gereken insani bir görevdi. Ayrıca bir ay önce taksisi başında ekmeğini kazanırken canice öldürülen meslektaşımız Deniz Örer’i de anmak istiyorum. Teyzenin ettiği tüm duaları onun ruhuna armağan ediyor, kendisine Allah’tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu. Odadan duyarlı taksiciye teşekkür Taksi şoförünün duyarlılığına teşekkür ederek öncelikli amaçlarının topluma destek olmak olduğunu belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası Genel Sekreteri Mesut Yılmaz, "Başkanımız ve tüm meslektaşlarım adına, Volkan Gökbaş’a bu duyarlılığından ötürü teşekkür ediyorum. Bizim öncelikli amacımız sadece para kazanmak değil. Yirmi dört saat sokaklarda görevdeyiz. Yardıma muhtaç olan, aciz durumdaki yardım isteyen herkese bir şekilde destekte bulunuyoruz. Başkanımız ve odamız adına Volkan Gökbaş’a tekrar çok teşekkür ediyor, kendisine sağlıklı ve selametli günler diliyorum" ifadelerini kullandı.
Van Van’da 25 dakika kalbi duran hasta bypass ameliyatıyla kurtarıldı Van’ın Erciş ilçesinde göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede kalbi duran ve 25 dakika süren kalp masajıyla hayata döndürülen 58 yaşındaki Harbi Dağlarer, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan riskli bypass ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Erciş ilçesinde yaşayan 5 çocuk babası Harbi Dağlarer (58), göğüs ağrısı şikayetiyle gittiği sağlık merkezinde anjiyo işlemi sırasında "kardiyak arrest" (kalp durması) yaşadı. Yaklaşık 25 dakika boyunca kalp masajı yapılan Dağlarer, müdahalenin ardından kalbinin yeniden çalıştırılmasıyla acil bypass ameliyatı için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezine sevk edildi. 5 gün komada kaldı Hastaneye getirildiğinde bilinci kapalı ve koma halinde olan hasta, 5 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde takip edildi. Düşük kalp kasılma oranı nedeniyle yüksek riskli görülen operasyonda, hastanın 4 damarına bypass, 2 damarına ise endarterektomi işlemi uygulandı. Ameliyat sonrası hızla toparlanarak aynı gün solunum cihazından ayrılan ve ikinci gün servise alınan hasta, taburculuk aşamasına geldi. "25 dakika boyunca kalp masajı uygulandı" Konuya ilişkin konuşan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tahir Olgaç, hastanın durumunun oldukça kritik olduğunu belirtti. Hastanın komadan çıkıp bilinci yerine geldikten sonra ameliyat kararı aldıklarını ifade eden Op. Dr. Olgaç, "Göğüs ağrısı şikayetiyle dış bir merkeze başvuran hastaya acil koroner anjiyografi yapıldı. İşlem esnasında ‘kardiyak arrest’ olarak adlandırılan kalp durması gerçekleşen hastaya, yaklaşık 25 dakika boyunca kalp masajı uygulandı. Müdahalenin ardından kalbi yeniden çalıştırılan hasta, acil bypass ameliyatı ihtiyacı nedeniyle merkezimize sevk edildi. Merkezimize getirildiğinde bilinci kapalı ve koma halinde olan hasta, yaklaşık 5 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde takip edildi. Komadan çıkıp bilinci yerine geldikten sonra hastamız için ameliyat kararı alındı. Bu süreçte hastayı psikolojik olarak operasyona hazırlamaya başladık. Kalp kasılma oranı normal bir bireyde yüzde 55-60 civarındayken, hastamızda bu oran yüzde 25-30 seviyelerindeydi. Bu durum, ameliyatı bizim açımızdan oldukça yüksek riskli bir kategoriye taşıyordu" dedi. Tüm riskleri göze alarak gerçekleştirilen operasyonda 4 damar bypass ameliyatı yapıldığını dile getiren Olgaç, "Ayrıca 2 damarına da endarterektomi işlemi uygulandı. Başarıyla sonuçlanan ameliyatın ardından yoğun bakıma alınan hasta, aynı gün uyandırılarak solunum cihazından ayrıldı. Yoğun bakımdaki ikinci gününde servise çıkarılan hastamız, bugün itibarıyla taburculuk seviyesine gelmiş bulunmaktadır" diye konuştu. "Kendi mezarımı gördüğümü hatırlıyorum" Yaşadığı süreci "Öbür dünyaya gidip gelmek" olarak nitelendiren Harbi Dağlarer ise operasyonu gerçekleştiren ekibe teşekkür etti. Dağlarer, "Tahir Olgaç hocamıza çok teşekkür ederim, beni Allah’ın izniyle kurtardı. Kalbim durduğu anları, hatta kendi mezarımı dahi hatırlıyorum. O an sanki mezarlığa doğru gidiyordum ve kendi mezarımı gördüm. Çok şükür şu an iyiyim" şeklinde konuştu.