ÇEVRE - 24 Şubat 2024 Cumartesi 10:17

Anadolu Parsının son zamanlarda farklı coğrafyalarda görülmesi insanları tedirgin ediyor

A
A
A
Anadolu Parsının son zamanlarda farklı coğrafyalarda görülmesi insanları tedirgin ediyor

Anadolu Parsı’nın son zamanlarda Türkiye’nin farklı coğrafyalarda görülmesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu Parsı’nın normalde insanlara çok yakın yaşadığın ancak kendisini insanlardan koruduğu için görünmediğini belirtti.


Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe arttığını kaydeden Başkaya, “Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Devletin ve vatandaşın bulgularını göze Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de, Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk” dedi.


Son yıllarda özellikle Anadolu Parsı konusunda yaptığı araştırmalarla gündeme gelen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, Anadolu parsı ile ilgili haberlerin özellikle son aylarda gittikçe arttığına dikkat çekerek, “Anadolu parsı ile ilgili haberler özellikle son aylarda gittikçe artıyor artacaktır da. Bizim çalışmalarımıza göre sayıları artıyor. Arttığını şuradan da anlayabiliriz devletin bulguları olsun vatandaşın bulguları olsun Türkiye üzerindeki haritaya yerleştirdiğimiz zaman Anadolu parsının artık bir çok yerde karşımıza çıktığını görüyoruz. Anadolu parsı Türkiye’de Trakya hariç bütün coğrafyada yayılış gösteriyor 20 yıldır bunu söylüyoruz, otuz yıldır da parsın var olduğunu söylüyorduk. Çalışmalarımızın sonucunu haritaya yaydığımız zaman Muğla’dan Artvin’e, Bursa’dan Kazdağlarına, Hakkâri’ye kadar bütün coğrafyada Anadolu parsı karşımıza çıkabiliyor. Son yıllarda, son günlerde görüntüler gerekse bulgu edilen yerlerde Anadolu parsı, ya sahile yakın bir yerde karşımıza çıkıyor ya da dağlardan, ormanlardan insanlardan uzak yerlerden ziyade ova arazilerde de karşımıza çıkabiliyor. Hayvan zaten bir yamaçtan öbür yamaca vadi tabanına inerek geçiyor veya vadi boyunca akan akarsu boyunda avlanıyor. Genelde gececi olduğu için rahatsız edilmediği veya düşmanı olmayan bölgelerde gündüzde aktif ama genelde gececidir” diye konuştu.


"Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz"


Anadolu Parsının normalde insanlara yakın yerde yaşadığını ancak kendini insanlardan koruduğu için görünmediğini kaydeden Başkaya, “Normalde insanlara çok yakın yaşıyor ama buna rağmen kendisini insanlardan koruduğu için onu göremiyoruz. Yaptığımız foto kapan çalışmaları, ayak izi çalışmaları, termal kamera çalışmaları gibi takiple ilgili işlerde bakıyoruz ki hayvan köy içleri yayla kenarları insanların eli ayağı çekildiği zaman doğrudan köyün içerisinden gelip geçiyor veya oralarda belli bir zaman geçirebiliyor. İnsanlara yakın ilçelerin kenarlarında çokça zaman geçirdiğini görüyoruz. İnsanlar için haraketli yerlerde bile o sahanın hemen kenarında bulunabildiğini biliyoruz. O yüzden bunlar bizim için sürpriz değil” dedi.



Anadolu Parsının son zamanlarda farklı coğrafyalarda görülmesi insanları tedirgin ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akenerji’nin Erzin GES’i devreye girdi Akenerji’nin 904 MW’lik Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 7.79 MW’lik Erzin GES’in faaliyete geçmesiyle hibrit tesise dönüştü. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji, Hatay’da bulunan Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (Erzin DGKÇ) bünyesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını tamamladı. Bakanlık kabulü bugün gerçekleştirilen Erzin GES, faaliyete geçti. 7.79 MW kurulu güce sahip Erzin GES ile birlikte Akenerji’nin 904 MW’lık Erzin DGKÇ Santrali hibrit üretim yapısına kavuştu. Santralde üretilen güneş enerjisinin öncelikli olarak tesisin iç tüketimini karşılamak için kullanılması hedefleniyor. Mühendislik, tedarik, kurulum ve devreye alma süreçleri EPC (anahtar teslim) modeliyle tamamlanan projeyle Erzin tesisi, mevcut üretim altyapısını yenilenebilir enerjiye entegre ederek düşük karbonlu üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "Erzin GES’in Bakanlık kabulünü tamamlayarak devreye alınması, Akenerji’nin dengeli üretim portföyü ve enerji dönüşümü vizyonu açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğal gaz santrallerinin arz güvenliği ve sistem dengesi açısından kritik rolünü koruduğu bir dönemde, mevcut altyapımızı yenilenebilir enerjiyle destekleyen hibrit yatırımları stratejik bakımdan değerli buluyoruz" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu proje, hem santral verimliliğini artıran hem de düşük karbonlu üretim hedeflerimizle uyumlu, somut ve rasyonel bir adım. Kısa sürede başarıyla tamamlanan projenin, Akenerji’nin sürdürülebilir büyüme yaklaşımını ve operasyonel yetkinliğini güçlü şekilde yansıttığına inanıyoruz." Erzin GES yatırımıyla birlikte Akenerji; doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgârdan oluşan üretim portföyüne güneşi de katarak kaynak çeşitliliğini artırmış oldu.
Düzce Düzce’de su temelli kalkınma ve turizm zirvesi düzenlendi DÜZCE (İHA) – Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi’nde, bölgenin su kaynaklarının korunarak kalkınma ve turizm alanında değerlendirilmesine yönelik stratejiler ele alındı. Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi" geniş katılımla gerçekleştirildi. Zirvede, Batı Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak projeler masaya yatırıldı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, zirvede yaptığı açıklamada bölgenin doğal kaynaklarını koruyarak kalkınma stratejilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Özlü, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Batı Karadeniz’in geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Zirveye Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz illerinden çok sayıda katılımcı iştirak etti. Batı Karadeniz Federasyonu (BAKFED) üyeleri, akademisyenler ve davetlilerin yer aldığı programda, su kaynaklı turizm potansiyeli, çevresel sürdürülebilirlik, bölgesel kalkınma politikaları ve yeni stratejik hedefler görüşüldü. Program sonunda katılımcılar, bölgenin doğal zenginliklerinin korunarak ekonomik ve turistik değere dönüştürülmesi için ortak çalışma yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında mütalaa açıklandı: 16 yıl 6 aya kadar ceza istendi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasında savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık Ramazan Çetin ve taraf avukatları salonda yer aldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Mahkeme hakimi dava dosyasına bilirkişi raporunun geldiğini ifade ederek tutuksuz sanık Çetin’e söz verdi. Çetin, suçsuz olduğunu dile getirerek, beraatini istedi. SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Beşlioğlu, "İfademi tekrarlıyorum. Ben mesaj atarken stajyer değildi. Ben cinsel amaçlı mesaj atmadım. Muhabbet amaçlı attım. Yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık İlker, "Kendisine dokunmadım, temasım olmamıştır. 6 aydan beri cezaevindeyim. Çoluk çocuğum perişan oldu" iddiasında bulundu. Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluktaki sürelerinin göz önünde bulundurularak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Mağdur kız çocukların annelerinden E.D. ve S.U ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Sanıklar Recep Seven, İbrahim Beşikçioğlu ve Ramazan Çetin tahliyelerini talep etti. "Tüm sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi" Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıklar hakkında, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Ardından ara kararını veren hakim sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, mütalaaya karşı taraflara süre verdi. Sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.