TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24 Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39 Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Gençliğin Üretim Çağı: OKAF’26 başladı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:29 Gençliğin Üretim Çağı: OKAF’26 başladı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde ve bölge üniversitelerinin paydaşlığında "Gençliğin Üretim Çağı" mottosuyla düzenlenen "Orta Karadeniz Kariyer Fuarı" (OKAF’26), düzenlenen törenle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Paydaş üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının katılımıyla gerçekleşen OKAF’26, bölgede faaliyet gösteren kurumları, kuruluşları ve üniversiteleri bir araya getirerek söz konusu firmaları insan kaynakları anlamında desteklemeyi, katılımcı öğrencilerin meslekler hakkında detaylı bilgi almasını, firmaları tanımasını, girişimcilik ve kendi işini kurma gibi konularda bilgilenmesini sağlayarak öğrencilerin kariyer planlarına yön vermeyi amaçlıyor. "İstihdamda kalıcılıklarını sağlamak daha da önemli hâle geldi" Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen programın açılışında konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, "Son 23 yılda ülkemiz gelişmeye, çalışma hayatımız büyümeye, istihdamımız sürekli olarak artmaya devam etmektedir. Ülkemizin nüfusu 2000’li yıllarda 65 milyon civarındayken, 2025 yılı sonu itibarıyla 86 milyona ulaşmıştır. Toplam istihdam edilen sayımız 20 yıl önce 20 milyon seviyesindeyken, bu yıl başı itibarıyla 33 milyon seviyesine ulaşmıştır. İşsizlik oranımız son 34 ayı aşkın bir zamandır tek haneli rakamlardadır ve 2026 Şubat itibarıyla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam rakamlarımızdaki bu olumlu seyrin daha da ileriye gitmesi için bakanlık olarak çok önem verdiğimiz çalışmaların başında gençlerimizin istihdamı gelmektedir. Genç nüfusumuzun istihdamı ve istihdam alanlarının genişletilmesi en öncelikli konularımızdandır. Bugün sayıları 11,5 milyonun üstünde olan 15-24 yaş grubumuzdaki gençlerimizi çalışma hayatına kazandırırken istihdamda kalıcılıklarını sağlamak çok daha önemli bir konu haline gelmiştir. Bu noktada gençlerimizin iş hayatına geçişinde İŞKUR’un çok önemli programları olduğunu hatırlatmak istiyorum. 2012’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR’un aktif iş gücü hizmetleri kapsamında 1,3 milyon kardeşimiz İŞKUR’un mesleki eğitim programlarından yararlanmış ve bu katılımcıların yüzde 38’ini gençlerimiz oluşturmuştur. Aynı dönemde 2,6 milyon vatandaşımız İŞKUR işbaşı eğitim programlarımızdan faydalanmış ve yine bu programdan yararlarının yüzde 51’i yine gençlerimiz olmuştur. 2002’den 2026 yılı Mart sonuna kadar İŞKUR 16 milyon vatandaşımızın işe yerleştirilmesine aracılık etmiştir. Ve bu işe yerleşenlerin 5,5 milyon kişisi gençlerimizdir. Yine 2025 yılında işe yerleştirilen yaklaşık 1,5 milyon kişinin yüzde 34’ü gençlerimizden oluşmaktadır. Bu toplamda anlaşılacağı üzere bizler gençlerimizi sadece geleceğin bir unsuru olarak görmüyor, gençlerimizi aynı zamanda bugünün ortakları olarak ve kalkınma hamlemizin tam merkezine koyduğumuz bugünün sahipleri, bugünün ortakları olarak görüyoruz" dedi. "OSB alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarıldı" Samsun Valisi Orhan Tavlı ise konuşmasında, "Samsun’umuzda 2023 yılında 11 bin 520 dekar olan toplam organize sanayi bölgesi (OSB) alanı, yüzde 107’lik artışla 2025 yılında 23 bin 860 dekara çıkarılmıştır. Tabii, bu rakamlar içerisinde Çarşamba’da 5 bin dönümlük bir alanda üretim kampüsü oluşturan Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) bilgileri yok. Tekkeköy’de 400 hektar özel endüstri bölgesi ilan eden BAYKAR’ın rakamları yok. Bir taraftan bu rakamsal artış aynı zamanda özellikle mesleki okulların tercihine de yansıdı. 48 mesleki okulumuzda Samsun’umuzda yaklaşık 28 bin öğrencimiz var. Önceki yıllarda 4 bin bandında birinci sınıfa öğrenci kaydı yapılırken bu yıl yaklaşık 8 bin 500 öğrencimiz, gencimiz Samsun’da meslek okullarında birinci sınıfa kaydını yaptırdı" ifadelerini kullandı. "MKE’nin ilk üretimi temmuzda" Samsun’a yapılan yatırımlardan bahseden Vali Tavlı, şöyle devam etti: "Türk savunma sanayisinin dünya markası, milli gücümüz MKE’ye ilk etapta 800 dönüm yer tahsis edilmişti. 2 milyarlık yatırımla savunma sanayisi üretim merkezi haline dönüştüreceği ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği Samsun Üretim Kampüsü’nde çalışmalar hızla devam etmekte. İlk üretim inşallah temmuz ayında yapılacak diye planlanıyor ve özellikle bölgedeki paydaşlarımızın da desteğiyle bu üretim kampüsü 5 bin dönümlük bir alana çıkmış durumda. Bir taraftan da bu üretim kampüsümüzün içerisinde Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yapılan 24 derslikli meslek okulumuz da MKE’nin emrine, üretimine verilecek inşallah. Tabii, bir taraftan Türkiye’nin ilk yerli ve milli insansız hava araçlarını üreten dünya markası BAYKAR’ın, özellikle Tekkeköy ilçemizde ilan ettiği özel endüstri bölgesiyle Samsun’da kurulacak olan havacılık sanayii, insansız hava araçları gibi teknolojik çalışmaların yapılacağı alanın da özellikle gençlerimizin istihdamına yön verecek diye değerlendiriyorum. Bu çalışmalarda özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Samsun’da 7 tane faal organize sanayi bölgemiz var, bugün itibarıyla organize sanayi bölgelerimizin sayısı 11 oldu. Özellikle gençlerden ricamız; organize sanayi bölgesi müdürlüklerini ziyaret etsinler, başkanlıkları ziyaret etsinler, oradaki işletmeleri, fabrikaları ziyaret etsinler. Bugünkü kariyer fuarının daha önce de yapıldı, bugün de üniversitemizin kalbinde yapılıyor. En güzel tarafı iş dünyasını sizlerle buluşturuyor, gençlerle buluşturuyor, nitelikli insan kaynağıyla buluşturuyor." Önemli projeler ve fabrika inşaatları Vali Tavlı, OSB’lere yapılan yatırımlar hakkında şu bilgileri verdi: "Yakakent’teki Su Ürünleri İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) ilk tahsisler yapıldı. Ülkemizin en önemli su ürünlerini işleyen farklı firmalar yer aldı ve çalışmalarına başladılar. Biz buraların altyapısını Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla beraber yapacağız. Terme’de yine 2 bin dönümlük alanda, Terme Karma OSB’de ilk tahsis yapıldı 100 dönümlük bir alanda. Eskiden ’5 dönüm, 10 dönümde fabrika kuruyoruz’ deniyordu; şimdi ilk etapta Terme’de 100 dönüm alanı bir holdinge tahsis ettik. Bu yıl da kendileri proje ve fabrika kurulum aşamasına geçecekler inşallah. Tabii BAYKAR, Makine ve Kimya Endüstrisi bizim milli, yerli gücümüz, medarıiftiharımız. Bir taraftan Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde, Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde 530 dönümlük alanda otomotiv firmamız fabrika kurulum çalışmalarına başladı. 150 dönümlük alanda kablo üretimi yapan ve ilk 500’de olan firmalardan bir fabrika kurulumuna başladı. İlk etapta birinci etap üretimimiz bu sene başlayacak inşallah. Yine metal firmamız Yeni OSB’de üretime başladılar. Bu organize sanayi bölgesinin de altyapı çalışması 2024 Mart ayında başladı. Altyapı çalışmasına başlayan firmalardan, tahsis ettiğimiz firmalardan özellikle istirhamımız; biz altyapıya başlarken onlar da projeye ve fabrika inşaatına başlıyorlar, bu çok önemli bir şey. Özellikle Havza’da bin dönüm olan eski organize sanayi bölgesini şu anda 11 bin dönüm alanına çıkardık. Burası tabii 20 bin, 30 bin dönüm potansiyeli olan bir ilçemiz. Ankara yolunda, Samsun’un kalbi noktasındaki Havza ilçemizde Devlet Demiryollarımız özellikle o organize sanayi bölgesinin içerisinde yükleme rampası inşa ediyor, bu yıl bitecek. Otoban, kara yolu, demir yolu, iki havalimanının ortasında olan bir organize sanayi bölgesi olunca orada da Büyükşehir Belediye Başkanlığımızla altyapı çalışmasını yapıyoruz ve bu altyapı çalışmasında altyapı işleri 5 yıl garantili yapılmakta, bunu özellikle de ifade etmek istiyorum. Geçen hafta bir holdingimize, Makine ve Kimya Endüstrisi ile beraber çalışma yapıyorlar; projesi ve yapımı inşallah Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından yapılacak, bin dönümlük bir alanda, Havza’da savunma sanayii konusunda fabrika inşaatına inşallah bu sene başlanacak." Rektör Aydın: "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek önemli bir platform" Fuarın açılışında konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, organizasyonun gençlerin kariyer yolculuklarına yön verme açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Aydın, "Gençlerimizin yarınlarına istikamet verecek, şehrimizin dinamiklerini akademiyle buluşturacak böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. 2019 yılından bu yana üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve meslek odalarının iş birliğiyle düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları; gençlerimizin sektörleri yakından tanıdığı, yeni bağlantılar kurduğu, staj ve istihdam imkânlarını değerlendirdiği; iş dünyasının ise nitelikli ve stratejik insan kaynağına doğrudan ulaşabildiği son derece kıymetli platformlardır. Bu fuarlar, gençlerimizin enerjisi ile kurumlarımızın birikimini aynı potada buluşturan güçlü bir etkileşim zemini oluşturmaktadır. Bu etkinlik; kariyer planlaması arayışındaki gençlerimiz için bir pusula, potansiyellerinin farkına vardıkları bir aydınlanma eşiği ve geleceklerini bilinçle kurgulayabilecekleri güçlü bir başlangıç noktasıdır. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, büyük veri ve otomasyon gibi gelişmeler yalnızca meslekleri değil, düşünme biçimlerimizi ve toplumsal yapımızı da hızla değiştirmektedir. İş dünyası artık yalnızca diploma sahibi bireyleri değil; analitik düşünebilen, problem çözebilen, ekip çalışmasına yatkın ve etik değerlere sahip bireyleri tercih etmektedir. Bu noktada üniversitelerin en önemli sorumluluğu; zamanın ruhunu kavrayabilen, değişime uyum sağlayabilen, katma değer üreten ve geleceği doğru okuyabilen nesiller yetiştirmektir. Bu vizyon doğrultusunda eğitim programlarımızı sektör ihtiyaçlarına göre sürekli güncelliyor; uygulamalı eğitim modellerimiz, araştırma merkezlerimiz, teknoparkımız ve sektör iş birliklerimiz aracılığıyla öğrencilerimizi doğrudan üretim ve Ar-Ge süreçleriyle buluşturmayı öncelikli görevlerimiz arasında görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Samsun yükselen bir ekonomik merkez konumunda" Samsun’un ekonomik potansiyeline de dikkat çeken Rektör Aydın, "Samsun; limanları, organize sanayi bölgeleri, lojistik gücü ve artan sanayi yatırımlarıyla ülkemizin yükselen ekonomik merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Savunma sanayinden otomotive, tarımdan gıda sanayine uzanan geniş yatırım yelpazesi; üniversite-sanayi iş birliğini her zamankinden daha kritik bir konuma taşımıştır. Fuarımız vesilesiyle ortaya çıkacak her fikir ve kurulan her stant; şehrimizin geleceğine yön verecek yeni yatırımların ve iş birliklerinin kapısını aralayacaktır. Bizler İlk Adım Şehrinin üniversitesi olarak; yenilikçi projelerimiz ve güçlü akademik ekosistemimizle ilimizin sorunlarına çözüm üreten başlıca paydaşlardan biri olarak kendimizi konumlandırıyoruz" şeklinde konuştu. İki gün sürecek olan fuarın açılış töreni, kurdele kesilmesi ile sona erdi. Açılış programının ardından protokol üyeleri, stantları gezerek incelemelerde bulundu. Fuara ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, çok sayıda katılımcı kurum, kuruluş ve firma yetkilisi, sivil toplum kuruluşlarının sorumluları, vatandaşlar ile öğrenciler katıldı.
NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:43 NASA Bilim İnsanı Sidd Bikkannavar öğrencileri ile buluştu Uzun yıllardır NASA’da görev yapan bilim insanı Sidd Bikkannavar, Yakın Doğu Koleji’nde öğrencilerle buluşarak Hubble ve James Webb teleskopları üzerinden uzay teknolojilerinin gelişimini ve NASA’daki deneyimlerini paylaştı. Artemis II görevinin devam ettiği günlerde gerçekleşen seminer, öğrencilere ilham veren bir bilim buluşmasına dönüştü. Artemis II, 1 Nisan 2026’da dört astronotla başarıyla fırlatılarak insanlığı 50 yılı aşkın bir aradan sonra yeniden Ay çevresine taşıdı. İniş içermeyen bu görevde Orion kapsülü Ay’ın etrafında dolanıp yerçekimini kullanarak dönüşe geçti ve şu anda Dünya’ya geri yolculuğunu sürdürüyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’da uzun yıllardır uzay teleskop programlarında çalışan bilim insanı Sidd Bikkannavar ise aynı günlerde Yakın Doğu Koleji öğrencileri ile buluştu. Yakın Doğu Koleji’nde gerçekleştirilen seminerde öğrencilerle buluşan Bikkannavar, "Hubble" ve "James Webb" teleskopları başta olmak üzere NASA’nın geçmişten günümüze geliştirdiği uzay görüntüleme teknolojilerini anlattı. Dünya yörüngesinde görev yapan Hubble Uzay Teleskobu’nun, evrenin derinliklerinden elde ettiği yüksek çözünürlüklü görüntülerle astronomi alanında çığır açtığını belirten Bikkannavar, James Webb Uzay Teleskobu’nun ise kızılötesi gözlem yeteneği sayesinde evrenin ilk oluşum dönemlerine dair daha önce ulaşılamayan verilere erişim sağladığını söyledi. Bu teleskopların geliştirilme süreçlerini ve uzay gözlem teknolojilerinin yıllar içindeki evrimini sade ve anlaşılır bir dille aktaran Bikkannavar, aynı zamanda bu projelerde karşılaşılan mühendislik zorluklarını ve bu zorluklara yönelik geliştirilen çözümleri örneklerle paylaşarak öğrencilerin konuyu daha iyi kavramasına katkı sağladı. Raif Asvaroğlu: "Geleceğin bilim insanlarını yetiştirmeyi hedefliyoruz" Etkinliğin öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çeken Yakın Doğu Koleji Müdürü Raif Asvaroğlu, "Dünyanın en saygın bilim kurumlarından biri olan NASA’da uzun yıllardır görev yapan Sayın Sidd Bikkannavar’ı okulumuzda ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Öğrencilerimizin böylesine değerli bir bilim insanıyla bir araya gelerek uzay teknolojileri hakkında doğrudan bilgi edinmeleri, onların bilimsel meraklarını ve gelecek vizyonlarını güçlendiren son derece kıymetli bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. Öğrencilerini akademik bilgiyle donatırken onları küresel gelişmeleri takip eden, bilimsel düşünceyi benimseyen ve geleceğin dünyasında söz sahibi olabilecek bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Asvaroğlu, "Sayın Bikkannavar’ın paylaştığı deneyimlerin ve ilham verici anlatımının öğrencilerimiz üzerinde uzun vadeli etkiler bırakacağına inanıyorum. Başta Sayın Bikkannavar olmak üzere bu anlamlı buluşmanın gerçekleşmesine katkı sağlayan herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
"Bulut oyunculuğu internet kafeler için tehdit değil"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:29 "Bulut oyunculuğu internet kafeler için tehdit değil" İnternet kafe işletmecileri, bulut oyunculuğu (Cloud Gaming) hizmetlerinin Türkiye’de henüz tam oturmadığını ve kendi sektörleri için risk oluşturmadığını belirtti. Son yıllarda adından sıkça söz edilen bulut oyunculuğu, bilgisayar oyunlarını güçlü cihazlar yerine uzak sunucularda çalıştıran ve görüntüsünü internet üzerinden anlık olarak ekrana aktaran bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Abonelik sistemiyle kullanılan teknoloji oyunları cihaza indirme ve yükleme ihtiyacını ortadan kaldırırken, eski donanımları farklı şekilde değerlendirme imkanları sağlıyor. Birçok ülkede yaygın olarak kullanılan bulut oyunculuğu hizmetlerinin gelecek yıllarda internet kafe sektörünü etkilemesi bekleniyor. "Bu sistemin ülkemizde tam oturmadığını düşünüyorum" Konuyla ilgili konuşan Mustafa Çoğal, söz konusu teknolojinin beklenenin aksine kendileri için bir risk oluşturmadığını söyledi. Çoğal, "Oyun oynayacaksanız ve elinizde iyi bir sistem yoksa şu an için en uygun seçenek, internet kafe. Bulut oyunculuk bizim sektörümüzü çok etkilemez. Evinde oyun oynamayı seven, sistemi müsait olmayan arkadaşlar için uygun. Düşük bir sisteminiz varsa, bulut oyunculuğu hizmetlerine ufak bir ücret ödeyerek bu oyunu uzaktan oynayabiliyorsunuz. Ancak sistem kötüyse FPS değeri, yani görüntünün akıcılığı da ona göre oluyor. Ona vereceğin parayla internet kafeye gelip aynı oyunu bizde oynadığınızda daha iyi bir deneyim yaşıyorsunuz. Sistemlerimiz iyi olduğu için görüntü daha akıcı ve net oluyor. Bulut oyunculuğu bizim ülkemizde henüz tam oturmuş durumda değil ve ben bunun olacağını da sanmıyorum" dedi.
Dicle Elektrik’ten enerji sürekliliği için yeni teknoloji
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:30 Dicle Elektrik’ten enerji sürekliliği için yeni teknoloji Dicle Elektrik, müşterilerine kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak için teknolojik yatırımlarını sürdürüyor. Tamamı yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen yeni sistem sayesinde muhtemel elektrik kesintilerinin yeri saniyeler içerisinde tam olarak belirlenerek, kesintiye hızlı bir şekilde müdahale edilebilecek. Sistem, şirketin güçlü dijital altyapısında bulunan uygulamalardan elde edilen verilerin saniyeler içerisinde karşılaştırılarak analiz edilmesiyle çalışıyor. Dicle Elektrik, yaptığı AR-GE ve teknoloji yatırımlarıyla müşteri odaklı yaklaşımını sürdürüyor. Son olarak tamamı yerli imkanlarla geliştirilen Akıllı Kesinti Yönetim Sistemi ile elektrik şebekesindeki muhtemel kesinti yeri saniyeler içerisinde belirlenerek, müdahale edilebiliyor. Sistem, şirketin dijital altyapısını oluşturan SCADA (Merkezi Denetleme, Kontrol ve Veri Toplama Sistemi), OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) ve Çağrı Merkezi’nden toplanan verilerin anlık olarak Coğrafi Bilgi Sistemi’ne aktarılmasıyla çalışıyor. Sistemde eş zamanlı olarak değerlendirilen verilerin akıllı algoritmalar kullanılarak anlamlandırılmasıyla muhtemel kesintilere hızla müdahale edilerek, müşterilere kesintisiz enerji hizmeti sunulması hedefleniyor. "Teknolojiyi müşterilerimize kusursuz hizmet sunmak için kullanıyoruz" Firmanın Teknoloji Başkanı Sami Saraç, "Yaptığımız yatırımlarla sektördeki AR-GE ve teknoloji alanındaki öncü rolümüzü sürdürüyoruz. Son olarak mühendislerimiz tarafından tamamen yerli ve milli teknolojileri kullanarak hayata geçirdiğimiz Akıllı Kesinti Yönetim Sistemi’yle dağıtım bölgemizde kesintisiz enerji hizmeti sunmak için attığımız adımlara bir yenisini eklemiş olduk. Bu projeyi benzerlerinden ayıran en büyük unsur yüksek tahmin başarısı. Bu başarıdaki önemli rolü ise yıllar için kurduğumuz benzersiz dijital alt yapımız ve sektördeki en fazla OSOS abonesine sahip olmamız oynuyor. Müşterilerimize en iyi ve kaliteli hizmeti sunmak için alt yapımızda ve sahada en son teknolojiyi kullanmaya devam edeceğiz" dedi. Elektrik dağıtım sektöründe ilk ve en etkili AR-GE Merkezi Dicle Elektrik, elektrik dağıtım sektörünün ilk ve en etkili AR-GE Merkezi’ni bünyesinde bulunduruyor. Merkezde bugüne kadar 79 proje tamamlanırken, 25 tescilli buluş ve 25 akademik çalışma da yapıldı. Ayrıca bugüne kadar 15 üniversite ve 50’yi aşkın firmayla birlikte çalışmalar yürütüldü. Son olarak Ar-Ge Merkezi bünyesinde geliştirilen Datalink Projesi ile GSM kapsamasının sınırlı olduğu bölgelerde de şebeke izleme ve sayaç okuma gibi işlemlerin uzaktan yapılması sağlandı. EPDK’nın 2024 Dijital Olgunluk Endeksi’nde Türkiye’nin en dijital dağıtım şirketi olarak tescillenen firma, Türkiye’deki toplam OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) abonelerinin yaklaşık yarısı olan 1,3 milyon aboneye sahip durumda bulunuyor.
Merkezefendi Belediyesinden ücretsiz yapay zeka odaklı eğitim programı
07 Nisan 2026 Salı - 14:31 Merkezefendi Belediyesinden ücretsiz yapay zeka odaklı eğitim programı Merkezefendi Belediyesi, teknolojinin hızla geliştiği ve yapay zekanın hayatın her alanında etkisini artırdığı günümüzde, vatandaşların bu dönüşüme uyum sağlamalarına katkı sunmak amacıyla "MBLab Al" adı altında "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi Eğitimi" etkinliği düzenleyecek. "MBLab AI" etkinliği ile katılımcıları yapay zeka dünyasıyla buluşturacak. 11 Nisan Cumartesi ve 12 Nisan Pazar günü saat 10.00 ve 17.30 arasında Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan etkinlikte, "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi" konusu ele alınacak. Ankara Reklamcılar Derneği’ncen gelecek alanında uzman eğitmenler tarafından verilecek eğitimlerde, katılımcılar hem teorik bilgi edinme hem de uygulamalı çalışmalarla yapay zekayı etkin kullanma becerisi kazanma fırsatı bulacak. Program kapsamında dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, marka yönetiminde yapay zekanın kullanımı gibi başlıklarda kapsamlı eğitimler sunulacak. Alanında uzman kişilerden oluşan Onur Kulaklıoğlu, Yalçın Beydilli, Özgür Özdemircan, Amaç Ukav ve Uğur Özer konuşma yapacak. 11 Nisan Cumartesi günü program; 10.00’da açılış konuşmalarıyla başlayacak. 10.30’da Yapay Zeka ile Daha Akıllı Strateji eğitimi, 11.30’da İnsan mı, Yapay Zeka mı? İçerik Üretiminin Yeni Dengesi, 13.30’da Tasarımda Yapay Zeka: Fikirden Görsele Yeni Üretim Biçimi, 14.30’da Sosyal Medyada İnsan Dokunuşu - Yapay Zeka Hızı, 15.00’te Dijitalde Görünür Olmak: Aramada, Sosyalde, Yapay Zekada, 16.00’da Fikirden Ekrana: Yapay Zeka ile Hızlı Prodüksiyon eğitimi verilecek. 12 Nisan Pazar günü ise, 10.30’da Hangi İşi Hangi Ai Aracıyla Yapmalı?, 11.30’da Kriz Anında Karar Ver: Ai Destekli İletişim Simülasyonu, 13.30’da Vibe Coding: Kod Yazmadan Prototip Geliştirmek, 14.30’da Yapay Zeka ile Kampanya Fikri Geliştirmek ve son olarak 16.30’da Yapay Zeka ile Kampanyayı Yayına Almak eğitimi verilecek. Program sonunda etkinliğe katılan tüm katılımcılara ‘MBLad Ai Katılım Sertifikası’ verilecek. İki gün boyunca ring seferleri düzenlenecek İki gün sürecek etkinlik boyunca, katılımcıların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Pamukkale Üniversitesi Amfi Park ile Merkezefendi Kültür Merkezi arasında ring seferleri düzenlenecek. Amfi Park Önü Ring seferleri şu şekilde; 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30 ve 16.30’da olacak. Merkezefendi Kültür Merkezi’nden hareket saatleri; 10.00, 11.00, 12.00, 13.00, 14.00, 15.00, 16.00 ve son hareket saati etkinlik bitişinde gerçekleştirilecek. "Yapay zekayı doğru kullanmayı birlikte keşfedeceğiz" Teknolojinin hızla geliştiği, yapay zekanın hayata hızlıca giriş yaptığı günlerde olduğunu belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Merkezefendi Belediyesi olarak biz de bu dönüşümün bir parçası olmak ve yapay zekayı doğru kullanmanın yollarını sizlerle birlikte keşfetmek istiyoruz. 11-12 Nisan tarihlerinde, Merkezefendi Kültür Merkezi’mizde gerçekleştireceğimiz MBLab Ai etkinliğimizde "Yapay Zeka ile Uygulamalı Sosyal Medya ve Marka Yönetimi" konusunu ele alacak, teorik ve pratik eğitimler vereceğiz. 2 gün sürecek etkinliğimizde Pamukkale Üniversitesi Amfi Park ile Merkezefendi Kültür Merkezimiz arasında ring seferleri düzenleyecek ve katılımcılarımıza sertifika vereceğiz. Tüm gençlerimizi, kendi markası olan işletmecilerimizi, bu konuda çalışan profesyonel meslek sahiplerini ve ilgi duyan tüm hemşehrilerimizi katılımın ücretsiz olduğu MBLab Aİ etkinliğimize davet ediyorum" dedi.
Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti
07 Nisan 2026 Salı - 10:40 Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti DÜZCE (İHA) – Düzce’de ortaokul öğrencisi Yusuf Eymen Çiçek, atık pirinç kabuklarını kullanarak mevcut ürünlere göre yüzde 64 daha dayanıklı ve geç alev alan yalıtım malzemesi geliştirdi. Çiçek, bu projesiyle TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi oldu. Düzce Bahçeşehir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) 6. sınıf öğrencisi Çiçek, okulunda katıldığı TÜBİTAK Bilim Söyleşisi’nin ardından, kentin Konuralp bölgesinde yetiştirilen pirinçlerin atıl durumdaki kabuklarını değerlendirmek üzere çalışma başlattı. Fen Bilimleri Öğretmeni Emine Sarı’nın danışmanlığında laboratuvar ortamında deneyler gerçekleştiren Çiçek, kimyasal işlem uygulamadan pirinç kabuğu tozundan yüksek performanslı yalıtım malzemesi üretti. Çiçek, çevreci projesiyle katıldığı TÜBİTAK Fizik Yarışması’nda bölge birinciliği elde ederek Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. "Geri dönüşümle farkındalık oluşturduk" Projesi hakkında bilgi veren Yusuf Eymen Çiçek, temel hedeflerinin tarımsal bir atığı kimyasal kullanmadan yüksek performanslı bir yalıtım malzemesine dönüştürmek olduğunu belirterek, "TÜBİTAK bilim söyleşisinden yola çıkarak, kendi hazırladığımız özgün deneylerle, projemizi geliştirip yeni bir ürün ortaya koyduk. Özellikle tarımsal bir atık olduğu için çevreye bırakıldığında kaynak israfına yol açıyor. Bu yüzden geri dönüşümü açısından daha iyi olacak. Ailem, çevrem ve öğretmenlerim bu fikri geliştirdiğim için tebrik ediyorlar. Geri dönüşüm olduğu için farkındalık oluşturduğumdan dolayı da tebrik ediyorlar" dedi. "Sıfır Atık vizyonuyla hareket ettik, patent başvurumuz devam ediyor" Proje danışmanı öğretmen Emine Sarı ise çalışmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" projesi hedefleriyle de örtüştüğünü vurguladı. Söyleşilerin ardından bölgedeki atıl pirinç kabuklarının dikkatlerini çektiğini aktaran Sarı, şöyle konuştu: "Öğrencilerimizle öğrenci araştırma projesi yarışmasına katılmıştık. Bu yarışmada bizim hedefimiz sıfır atıktı. ’Atıklarımızı nasıl değerlendiririz?’ diye düşündüğümüz sırada okulumuzda yapılan bilim söyleşileri bize faydalı oldu. Bu sayede pirinç kabukları dikkatimizi çekti. Bölgemizde pirinç kabukları atık olarak olarak kullanılıyor. Biz de bunu yalıtım malzemesi olarak değerlendirmek üzere çalışma başlattık. Projemiz bu şekilde doğmuş oldu. Bu projede kendi özgün deney çalışmalarımızı yaptık. Öğrencimizin de hem bilimsel süreç becerilerine katkısı oldu hem de araştırma yapma tecrübesi edindi. Böylelikle bölge birincisi olarak imzamızı atmış olduk. Öğrencimizle laboratuvar ortamında yaptığımız testlerde, ürettiğimiz malzemenin diğer yalıtım ürünlerine göre yüzde 64 oranında daha yüksek yalıtım kapasitesine sahip olduğunu, daha yüksek verim sağladığını ve geç yanma özelliğinin bulunduğunu kanıtladık. Yakın zamanda yaşanan büyük yangınlar, yalıtım malzemelerinin niteliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz de hem atığı değerlendirdik hem de insanlık için güvenli bir malzeme ürettik. Gelecek vadettiğini düşündüğümüz bu ürün için patent başvurularımız devam ediyor."
Türk Telekom’dan taşınabilir modem ‘TurboBox’ ile 5G hızında internet deneyimi
07 Nisan 2026 Salı - 10:38 Türk Telekom’dan taşınabilir modem ‘TurboBox’ ile 5G hızında internet deneyimi Türk Telekom’un 5G gücü ile geliştirdiği yeni nesil taşınabilir internet çözümü ‘TurboBox’ ile kullanıcıların; yüksek kapasite, yüksek hız ve düşük gecikmeyle internete her an her yerde erişebildiği belirtildi. Türk Telekom, Türkiye’de yeni dönemde 5G’ye uyumlu ürün ve hizmet portföyünü genişletmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre, yeni nesil taşınabilir internet çözümü TurboBox ile Türk Telekom müşterileri ister evde ister iş yerinde, prize bağlanabilen her yerde, herhangi bir altyapı hazırlığına ihtiyaç duymadan 5G hızında mobil internet deneyimi yaşıyor. Bireysel müşterilerin ihtiyaçlarına göre farklı kota ve limitsiz internet paketi seçenekleri sunulurken, kurumsal müşteriler, işletmelerinin gereksinimlerine uygun geliştirilen farklı paketler sayesinde TurboBox modem ile operatörün 5G hızından faydalanabiliyor. TurboBox ile herkes için 5G Açıklamaya göre operatör, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarına uyumlu olarak geliştirilen yeni ürünü TurboBox ile 5G hızında interneti müşterilerinin hizmetine sunuyor. Sadece evlerle sınırlı kalmayan, herhangi bir altyapı hazırlığına gerek duymadan tek bir prizle çalışabilen ürün; 250 GB, 500 GB ve limitsiz seçenekleriyle aynı anda 64 cihaza kadar internet sağlayabiliyor. Operatörün 5G destekli taşınabilir yeni nesil modemi, kurumsal iş yerleri için de bir alternatif oluyor. Ofisler, dükkanlar, şantiyeler ve daha birçok farklı ölçekteki işletmeler için de kullanılabilen ürün, herhangi bir altyapı hazırlığına ve kuruluma ihtiyaç duymadan 5G hızında internet erişimi sağlıyor. TurboBox Kurumsal’ın tak-çalıştır kolaylığı sayesinde işletmeler pratik, hızlı ve düşük gecikmeli iş interneti deneyimini yaşayabiliyor.
YTÜ öğrencileri, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri"ni seçti
07 Nisan 2026 Salı - 10:01 YTÜ öğrencileri, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri"ni seçti Oyun ve güç bilgisayarı markası Excalibur, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) öğrencileri tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri’nde "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri" ödülüne layık görüldü. Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri sahiplerini buldu. Gençlerin oylarıyla iş dünyasının önde gelen marka ve liderlerinin ödüllendirildiği organizasyonda Excalibur, "Yılın E-Spor ve Oyun Dünyası Lideri" kategorisinde ödülün sahibi oldu. "Gençlerin ilham veren enerjisiyle büyümeye devam edeceğiz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, şunları söyledi: "Casper’ın temellerinin atıldığı Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinden bu ödülü almak bizler için büyük bir gurur. Doğrudan yeni neslin oylarıyla gelen bu başarı, yüksek performans odaklı yaklaşımımızın gençler tarafından benimsendiğini gösteriyor. E-spor ve oyun ekosisteminde kullanıcı deneyimini sürekli yukarı taşırken, gençlerin üretkenliğini ve rekabet gücünü desteklemeyi sürdürüyoruz. İleri teknolojileri ürün geliştirme süreçlerimize entegre ederken, oyun ekosistemini desteklemeye ve geliştirmeye devam edeceğiz." Ödül sahipleri üniversite öğrencilerinin oylarıyla belirlendi Yıldız Teknik Üniversitesi Kalite ve Verimlilik Kulübü tarafından düzenlenen Yıldız İş Dünyası Ödülleri kapsamında yılın öne çıkan marka ve liderleri, üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen oylama süreci sonucunda belirlendi. Teknolojiden e-ticarete, sürdürülebilirlikten hızlı tüketime kadar farklı sektörleri kapsayan çok sayıda kategoride verilen ödüller, gençlerin iş dünyasına yönelik algı ve beklentilerini yansıtması açısından dikkat çekiyor.
OMÜ’de Türkiye Uzay Ajansı ile stratejik proje görüşmesi
06 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12 OMÜ’de Türkiye Uzay Ajansı ile stratejik proje görüşmesi Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda, bilimsel birikimini uzay teknolojileri ve yerli üretim vizyonuyla birleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) yetkilileri üniversitede ağırlanarak stratejik projeler ve geleceğin teknolojilerine yönelik iş birliği fırsatları değerlendirildi. OMÜ Rektörlüğünde düzenlenen toplantıya; Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, TUA Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Alışır, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Bülent Çağlar ve TUA heyeti katıldı. Toplantıda, "Mantar Miselyumu ile Hazırlanmış Kompozit Malzemelerin Üretimi ve Ar-Ge Çalışmaları" gibi sürdürülebilir ve inovatif projelerin uzay sanayii ve ileri teknoloji alanlarındaki uygulama potansiyelleri detaylı şekilde ele alındı. "Akademik birikimimizi yerli ve milli projelerle taçlandıracağız" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, akademik birikimi yerli ve milli projelerle taçlandırma yönündeki adımların hem üniversite hem de ülke için hayırlı olmasını temenni ederek, Türkiye Uzay Ajansı yetkililerine nazik ziyaretleri ve paylaşımları için teşekkür etti. Toplantı, gerçekleştirilen fikir alışverişinin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:56 BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek BTÜ, yapay zekâ tabanlı yüz analizi sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Proje kapsamında, gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duymadan dijital karakterler üretilecek. Bu sayede oyun, sinema gibi sektörlerde karakter oluşturulurken kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir ortam sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.
Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:09 Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.