Yerel Haberler
Tekirdağ
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:17 Sebze üreticilerine yarım milyon fide Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde Sebzeciliği Geliştirme Projesi kapsamında üreticilere yazlık sebze fidesi dağıtımı gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nce kırsal kalkınmanın desteklenmesi, üreticilerin güçlendirilmesi ve sebze üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında Şarköy’de 170 üreticiye 123 bin adet sebze fidesi dağıtıldı. İl genelinde ise toplam 482 bin adet salçalık domates, sofralık domates, kapya biber, kavun ve karpuz fidesinin çiftçilerle buluşturulacağı bildirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Dr. Ulaş Ay, törende yaptığı konuşmada artan üretim maliyetlerine dikkat çekerek, "Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak, göreve geldiğimiz ilk günden bu yana çiftçilerimizin yanında olmaya, üreticilerimize destek vermeye devam ediyoruz. Çünkü artan enerji ve işçilik maliyetleriyle birlikte sebze üretiminde kârlılık azalıyor; bu durum da gıda fiyatlarının yükselmesine ve enflasyona doğrudan yansıyor" ifadelerini kullandı. Üretim potansiyelinin artırılması gerektiğini vurgulayan Dr. Ay, "Mevcut üretim potansiyelimizin henüz istediğimiz seviyede olmadığını görüyoruz. Bu nedenle üreticilerimizin desteklenmesi, yenilikçi tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılması, kaliteli fide kullanımının artırılması ve pazarlama olanaklarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Biz de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimizin yanında olmaya, destek programlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Sebzeciliği Geliştirme Projesi kapsamında maliyetin yüzde 70’inin Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yüzde 30’unun ise ziraat odalarına üye çiftçiler tarafından karşılandığı belirtildi. Şarköy ilçesi Yel Değirmeni Mevkii’ndeki fide dağıtım programına kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Adliye işlerinde yapay zeka dönemi başlıyor
06 Eylül 2024 Cuma - 16:24 Adliye işlerinde yapay zeka dönemi başlıyor Tekirdağ’da Bölge Adliye Mahkemesi açılışına katılan Adalet Bakanı Tunç, "Yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da yapay zekanın kullanılması lazım. Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım "dedi. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi açılış töreninde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adli yılın hayırlı olmasını dileyerek Bölge Adliye Mahkemesi’nin iş yükünü azaltacağını ve davaların daha hızlı görüleceğine dikkati çekti. Bölge Adliye Mahkemelerinin sayısının arttığına ifade eden Bakan Tunç, "Hukuk sistemimiz 2016 yılında Bölge Adliye Mahkemesi sistemine geçti, 3 dereceli bir yargılama sistemine adım attık. 2016’da 7 bölgede faaliyete geçirmiştik. Sonrasında her geçen yıl bölge sayıları arttı ve artmaya devam etti. En son Tekirdağ, Malatya ve Denizli Bölge Adliye Mahkemelerimizin kurulması sağlanmıştı. Haftaya cuma günü Denizli’nin açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Malatya Bölge Adliye Mahkememiz bir depremle orada sarsıldık adliyelerimiz yıkıldı inşaatlara hızlı bir şekilde başladık. Oranın da inşaat çalışmaları devam ediyor ve inşallah Malatya’mıza da Bölge Adliye Mahkememizi kazandıracağız. Böylece Bölge Adliye Mahkemesi sayımız da şu anda 15, sayı 18’e yükselmiş olacak. İstinaf özellikle bizim Yargı Reformu kapsamında değerlendirebileceğimiz önemli bir gelişme. Dosyaların ikinci bir gözde yeniden olay bakımından da incelenmesi anlamında istinaf sürecinin özellikle hak kayıplarının önlenmesi konusunda yine bölgede kesinleşecek olan dosyalar bakımdan hızlı yargılama ve daha çabuk hakka kavuşma bakımından üç dereceli sistemin hukuk sistemimize önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. İstinaf yargılamasıyla hak arama yollarını artırdığımız önemli reformlardan birini hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcıların sayısının arttırıldığına dikkati çeken Tunç, "Yargıtay ve Danıştay’da görülen davalarda, istinaf sürecinden geçen yargılamaların özellikle isabet oranının çok yüksek olduğunu görmek mümkün. Bugün Bölge Adliye Mahkemelerinde 236 ceza ve 267 hukuk dairesinde 2 bin 977 hakim ve savcı mevcut. 25 bin hakim ve savcımız var. Bunun 3 bin civarı Bölge Adliye Mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılarımızdır. Bölge İdare Mahkemelerinde 70 İdari Dava Dairesi var. 27 Vergi Dava Dairesi var. 543 hakim idari yargıda Bölge İdare Mahkemelerinde görev yapıyor. Makul sürede yargılama hakkının tesisi bakımından Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcı sayılarımızı da artırıyoruz. İstinafı bu sene itibarıyla daha da güçlendirdik. Çünkü bazı dairelerimizde iş yoğunluğu ve bazı konjonktürel durumlar nedeniyle, kira davaları, iş davaları, bazı ticari davalarda yoğunlaşma olduğunu, o dairelerdeki hızı arttıracak ve o iş yükünü karşılamak üzere yeni daireler kurulmasını sağladık. Bu anlamda 78 istinaf dairesi, 2024 yılı itibarıyla hizmete girmiş oldu. İlave olarak da bu dairelerimize 131 üye ve 62 daire başkanı ve 39 cumhuriyet savcı atamasını gerçekleştirmiş olduk. Bugün Tekirdağ Bölge Adliye Mahkememiz 5 ceza dairesi ve 5 hukuk dairesi olarak hizmete başladı. 10 daire başkanı ataması buraya gerçekleştirdik. 30 hakimimiz ve 7 cumhuriyet savcımız 30 üyemiz Tekirdağ’da Bölge Adliye Mahkemesinde görev yapacaklar. Vatandaşlarımızı özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtaracağız" dedi. Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine gelen dosya sayısının 4 milyon 62 bin 898 olduğunu aktaran Tunç, bugün itibariyle bu dosyaların 3 milyon 548 bin 456’sı karara bağlandığını ifade ederek, hukuk dairelerine gelen dosya sayısının 3 milyon 867 bin 817 olduğunu belirten Tunç, bu dosyaların da 3 milyon 172 bin 498’i karara bağlandığını ve 2016 yılından bu yana ceza ve hukuk dairelerinde yıl içerisinde gelen toplam dosya sayısının yüzde 85’inin karara bağlandığını söyledi. Bazı dava türlerinde yoğunlaşmalar olduğunu belirlediklerini ifade eden Tunç, bu yoğunlaşmanın önüne geçmek için İstanbul başta olmak üzere diğer illerde yeni daireler kurduklarını kaydederek gelecek yıllarda dosya sayılarında azalma olduğunun görüleceğini belirtti. Bakan Tunç, "Yeni heyetler oluşturduk ve oralardaki dosya sayısını da önümüzdeki yıl da bunu göreceğiz. Hızlı bir şekilde eridiğini ve vatandaşlarımızın özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtularak bir an önce haklarına kavuştuğunu inşallah göreceğiz. Bunu tabii yargı teşkilatımızla beraber, sizlerle beraber çok çalışarak milletimizin güvenine layık olarak, millet adına, o kürsülerde görev yapan hakim ve savcılarımız gerçekleştirecek. Avukatlarımız onlara adaletin tecellisinde destek olmaya devam edecekler, çok çalışacaklar. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak, Hakim Savcılar Kurulu olarak onlara her türlü desteği, donanımı vermek, onların özlük hakları başta olmak üzere konutları olmak üzere her konuda zaten destek verdiğimizin de bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın katkılarıyla fark ediyorsunuzdur" diye konuştu. Bölge İdare Mahkemelerinde de karara bağlanan dosya sayısı bakımından bir başarının söz konusu olduğunu ve Yargıtay ile Danıştay’ın iş yükünün azaldığını gördüklerini dile getiren Bakan Tunç, "Hukuk devleti olabilmek için de yasaması, yürütmesi, yargısıyla üç sac ayağıyla kuvvetler ayrılığının olması gerekir. Özellikle hukuk devletinin tahkimi, hukuk devletinin inşası ve hukuk devletinin gereği içinde tarafsız ve bağımsız yargı şarttır" şeklinde konuştu. Tarafsız ve bağımsız yargının olabilmesi için insan unsurunun çok önemli olduğuna, hakim ve savcıların yetiştirilmesi için çalışmalar yaptıklarına dikkat çekerek, avukat adayları hukuk mesleklerine giriş sınavına gireceğini Hukuk fakültelerinde verilen eğitim kalitesinin artırılması için çalışmalar yapıldığını anlatarak, "Özellikle kürsüdeki kardeşlerimizin daha güçlü ve donanımlı olabilmeleri noktasındaki çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bu sene itibarıyla uygulamaya koyduğumuz önemli çalışmalarımız var. Artık hukuk fakültesi mezunu kardeşlerimiz avukat olabilmesi için öncelikle hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek. Yine hakim ve savcı yardımcılığı sınavına girebilmek için hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek. Aynı zamanda bu sene uygulamaya koyduğumuz hakim ve savcı yardımcılığı sistemiyle de iki yıl süren hakim savcı adaylığı yerine artık üç yıl süren hakim savcı yardımcılığı sistemine geçtik. 2023 sonu itibarıyla sınavlarını yapmıştık. Bu hafta eğitimlerine başlıyorlar. Bir yıl adalet akademisinde eğitim görecekler, iki yıl tecrübeli hakim ve savcıların sizlerin yanında usta çırak ilişkisi içerisinde uygulamayı görecekler, yetişecekler. Adalet Akademisi’nde aldıkları ara sınavlar, tecrübeli hakim ve savcılarımızın verdikleri puanlarla birlikte 70 puanı aşarlarsa Hakimler ve Savcılar Kurulumuz onları mesleğe kabul edecek. Güçlü bir eleme sistemi geldi. Artık bu konuda çok daha güçlü, kürsünün daha donanımlı olması noktasındaki gayretimizi inşallah sürdürüyoruz" şeklinde açıklamalarda bulundu. Yapay zeka döneminde bu durumun yargıda da kullanılması gerektiğine işaret eden Tunç, bu konudaki açıklamalarında ise, "Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım. Birçok dava tipi yapay zekayla daha hızlı bir şekilde çözülebileceğine yönelik projeler alıyoruz. Tanıtımlar gerçekleştiren arkadaşlarımız var. İlk başta, ’olur mu böyle şey’ dediğimizde, baktığımızda gerçekten özellikle yargının belli bir kısmının, insan unsurunun dışında özellikle motamot, veriler ışığında karar verilen bazı hususlar var. Hatta bunların bir kısmını noterlere devredildi. İşte mirasçılık belgeleri gibi diğer konular. Bunlara ilişkin özellikle yargımızın belli bir kısmını yapay zekayı da devreye alarak bu yapımızı daha da geliştiriyoruz" dedi. Bakan Tunç, "Bu ayın sonunda inşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni, Türkiye Yüzyılı’nın ilk yargı reformu strateji belgesini kamuoyuyla paylaşacak. O belgede koyulan hedefleri, yasamayı gerektirenler, idari uygulamaları gerektirenler tüm bunları biz tek tek ele alarak önümüzdeki 2024-2028 yıllarını kapsayacak yargı reformu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda hiç durmadan yargı teşkilatımızla beraber çalışacağız. Ve vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya taşımanın gayreti içerisinde olacağız inşallah" dedi. İnsan Hakları Eylem Planı ile ilgili olarak da çalışmaların devam ettiğini ifade eden Bakan Tunç, reformdan, gelişmeden ve ilerlemeden yana olduklarını, fiziki mekanların geliştirilmesinin yanı sıra mahkemelerin ve bu yerlerde görev yapan hakim ve savcıların artırılması için çaba sarf ettiklerini belirterek, "Hakim ve savcı sayısı 9 binden 25 bine yükselmiş durumda. Adli yargıda 3 bin 581 mahkeme vardı. Bugün 7 bin 133 mahkemeye yükselttik. Son bir yılda da 2 bin 812 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Bunların da peyderpey faaliyete açılmasını sağlıyoruz. Dolayısıyla bizim son bir yılda kurduğumuz yeni mahkeme sayısıyla mevcut sayıyı yüzde 30 arttırmış oluyoruz. Şu anda Adalet Akademisi’nde 3 bine yakın aday hakim ve savcı yardımcısı var. Bunlar da mesleğe girdiklerinde inşallah yargı süreçlerinin aksamadan devam etmesi, insan unsurunun daha da hem nitelik hem nicelik açısından artırılmasını sağlamaya çalışacağız" dedi. Teknolojinin imkanlarından faydalandıklarını, delillerin tespiti ve olayların açığa çıkartılması için Adli Tip Kurumunun 81 ilde ve büyük ilçelerde hizmet verdiğine dikkati çeken Tunç, arabuluculuk yöntemiyle de toplumsal barışa hizmet etmeye çalıştıklarını ifade ederek, "Uyuşmazlıkların barışçıl bir yöntemle çözülmesindeki başarımız yüzde 67. Yani 6 milyon dosyanın dört milyon civarı barışçıl bir yöntemle çözülüyor. 6 milyon kişi arabulucuya gidiyor, 4 milyonu barışarak masadan kalkıyor" dedi. Bakan Tunç, özellikle yeni atanan hakim ve savcıların konut ihtiyacını karşılamak için çalışmalar yaptıklarını ve bugün itibarıyla pazarlığı tamamlanan 55 konutun hayırlı olmasını diledi. Konuşmalarının ardından kurdele kesilerek Bölge Adliye Mahkemesi hizmete açıldı.
Dilan ve Engin Polat’ın avukatı, tahliye kararının ardından açıklama yaptı
06 Eylül 2024 Cuma - 14:21 Dilan ve Engin Polat’ın avukatı, tahliye kararının ardından açıklama yaptı Dilan Polat ve Engin Polat’ın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkeme, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi. Duruşmanın ardından, Dilan ve Engin Polat çiftinin avukatı Sevinç Horoz basına yaptığı açıklamada, “Dosya içerisinde kalan 4 tutuklu sanık vardı. Bugün bir tahliye kararı verildi, beklediğimiz bir karardı. Mevcut Masak raporu da zaten söz konusu müvekkillere yönelik olarak örgütsel bir faaliyetin olmadığını, yasadışı bahise yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını, kara paraya ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, tamamen aile şirketlerinin gerçek ticari faaliyetlerinden kaynaklanan gelirlerle işletmeleri çalıştırdıklarını tespit etmiş durumda” dedi. Dilan Polat ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 sanığın yargılandığı ‘kara para aklama’ davasında mahkeme, tutuklu sanıklar Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi. Polat çiftinin avukatı Sevinç Horoz duruşmanın ardından adliye önünde bekleyen basın mensuplarına açıklamada bulundu. Horoz, “Müvekkillerimin bir kısmı 10 aydır tutukluydu. Dosya içerisinde kalan 4 tutuklu sanık vardı. Bugün bir tahliye kararı verildi, beklediğimiz bir karardı. Müvekkillere yönelik üzerine atılı suçlar yönünden dosya içerisinde herhangi bir somut delil mevcut değildi. Ancak dosyada gizlilik kararı olduğu için çok açıklama yapamamıştık. Tüm avukat arkadaşlarım emek vererek savunmalarını yaptılar. Mevcut Masak raporu da zaten söz konusu müvekkillere yönelik olarak örgütsel bir faaliyetin olmadığını, yasadışı bahise yönelik herhangi bir tespit bulunmadığını, kara paraya ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, tamamen aile şirketlerinin gerçek ticari faaliyetlerinden kaynaklanan gelirlerle işletmeleri çalıştırdıklarını tespit etmiş durumda. Dosya üzerinde yer alan 11 Temmuz 2024 tarihli Masak raporu dosyanın aslında hangi noktada olduğunu ortaya koydu ve müvekkiller yönünden tahliye kararı beklediğimiz bir şeydi. Bugün de tahliyelerimizin tamamını almış bulunmaktayız şu an dosya içerisinde herhangi bir tutuklu sanık olmadığı gibi diğer sanıklar yönünden, daha önce tahliye olan sanıklar yönünden de imza yükümlülükleri de kaldırılmış durumda. Gün içinde tahliye olmalarını bekliyoruz” dedi. Horoz, “Dosyada çok ciddi bir emekle çalışıldı iki aydır gizlilik kararı kaldırıldıktan sonra tek tek 27 klasörün her sayfasını inceledik ve müvekiller yönünden tek bir komut delil olmadığı ortadadır. Aksine lehe olan tüm delilleri sunduk. Delillerimiz tamamen devlet arşivlerinden çıkartılan evraklardır dolayısıyla aksi ispatı mümkün değildir. Mal varlıklarının geri verilmesi için bir ara karar oluşturuldu, talepte bulunmuştuk ancak şu aşamada yargılama süreci devam edecek ilerleyen süreçte muhakkak yargı değerlendirilecektir. 10 ay çok uzun bir süreçti, çok zorlu bir süreç geçirdiler. Somut bir veri olmadan herkes bilgi sahibi olmadan çok fazla konuştu. Maalesef bu süreç içerisinde çok fazla masumiyet karinesi yok sayıldı. Şüphe üzerinden varsayımlarla çok fazla haber yapıldı. Dolayısıyla bu süreç içerisinde yaşadıkları şey normal bir yargı süreci olmadı ama adalete olan güvenimiz tamdı, biz bekliyorduk” diye konuştu.
Bakan Tunç’tan, yeni anayasa için uzlaşma çağrısı
06 Eylül 2024 Cuma - 13:44 Bakan Tunç’tan, yeni anayasa için uzlaşma çağrısı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesine gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yeni anayasa için mecliste uzlaşma çağrısı yaptı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Tekirdağ’a geldi. Bakan Tunç, AK Parti’nin Türkiye Buluşmaları çevresinde Tekirdağ’da programa katıldı. Bakan Tunç, yeni anayasa için meclisteki partilere uzlaşma çağrısı yaptı. Bakan Tunç açıklamasında, “Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz reformlarla o sessiz devrim sayılan reformlarla hak arama yollarını daha da genişlettik. Hakimler Savcılar Kurumu’nun yapısı, Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, Milli Güvenlik Kurulunun yapısı tüm bunları demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun hale getirdik. Darbeciler yargılanamaz diye bir madde vardı anayasamızda. Çıkardık milletimizin desteğiyle. Gerektiğinde sıkı yönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı anayasamızda. Demokratik bir devlette gerektiğinde sıkı yönetim ilan edilebilir diye evet darbecilerin yazdığı anayasada bu vardı. Milletimizin onayına geldik. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek o koalisyonlar dönemini sona erdirdik. İstikrarsızlığa son verdik. Halkın doğrudan doğruya yürütmeyi de yasamayı da belirlediği bir demokratik sisteme, cumhuriyetimizi güçlendiren bir sisteme adım atmış olduk. Yine anayasamızda gerçekleştirdiğimiz kamu denetçiliğinin kurulması gibi vatandaşlarımızın kamu ile ilişkilerinde onların sözcüsü olacak, onun hakkını savunabilecek, başvurabileceği bir mekanizmaya oluşturduk. Kişisel verilerin korunması gibi özel hayatın korunmasını sağlayan önemli yapısal dönüşümleri hayata geçirdik. Bilgi edilme hakkından tutun anayasa mahkemesine bilinçsel başvuru hakkına varıncaya kadar çok sayıda düzenlemeyi milletimiz için hayata geçirdik. Temel hak ve özgürlükler alanında kadın haklarıyla ilgili çocukların korunmasıyla ilgili bunların hem anayasal düzenlemeler hem de uygulamalarla ilgili çok önemli mesafeler aldık. Temel hak ve özgürlükler noktasında tavizsiz tutumumuzu sürdürmeye ülkemizin demokrasi standardını daha da yükseltmeye, hukuk devleti ilkesini, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesini daha da güçlendirmeye o vesayetçi anlayışa hiçbir zaman fırsat vermemeye devam edeceğiz. Bu anayasanın yapılması da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partilerimizin uzlaşmasıyla inşallah mümkün olacak. Burada uzlaşmaya yanaşanlara milletimiz evet takdir edecektir ama uzlaşmaya yanaşmayanlarla ilgili olarak da önüne gelen ilk sandıkta cevabını verecektir. Bizim temennimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir uzlaşmanın sağlanması. Türkiye’nin demokratik, yeni, sivil, katılımcı bir anayasaya, bir toplum sözleşmesine sahip olması. Anayasamız bizim bir toplum sözleşmesi değil. Bir darbe sonrası darbeciler tarafından yazdırılan bir anayasa. Sadece darbeciler tarafından yazdırılmış olması bile değişmesi için tek sebep, yeter sebep. Bu anayasada biraz önce bahsettiğim o reform sayılan değişikliklere rağmen vesayetçilik tamamen ortadan kalktı mı? Bunu söylemek mümkün değil. 184 kez değişikliğe uğrayan yüz yetmiş yedi maddesi var. Madde sayısından fazla değişikliğe uğrayan bir anayasayla yolumuza devam ediyoruz. Biz darbecilerin yazdığı bir anayasa değil de milletin temsilcilerinin mecliste uzlaşarak bir toplumsal sözleşme hüviyetinde yeni bir anayasayı yapmak milletimize olan borcumuzdur” dedi.
Tekirdağ’da 8. Uluslararası Süleymanpaşa Optimist Cup Yelken Yarışları sona erdi
05 Eylül 2024 Perşembe - 20:10 Tekirdağ’da 8. Uluslararası Süleymanpaşa Optimist Cup Yelken Yarışları sona erdi Tekirdağ’da düzenlenen 8. Uluslararası Süleymanpaşa Optimist Cup Yelken Yarışları, 9 ülkeden 29 kulüp ve 185 sporcunun katılımıyla sona erdi. Rumeli İskelesi’nde gerçekleştirilen kapanış töreninde dereceye giren sporculara ödülleri verildi. Yarışmalar Türkiye Yelken Federasyonu, Süleymanpaşa Belediyesi ve Tekirdağ Yelken İhtisas Kulübü işbirliğiyle organize edildi. Belediye Başkan Vekili Ünal Durgut, törende yaptığı konuşmada, yarışların Tekirdağ’da yapılmasının yelken sporuna olan ilgiyi artırdığını belirterek, 5 gün süren yarışların unutulmaz anılarla dolu olduğunu ifade etti. Genel kategoride Boran Öden birinci olurken, Hayrettin Eren Çakır ikinci, Georgi Karagiozov ise üçüncü sırada yer aldı. Genel kız kategorisinde Melis Bolat birinciliği elde ederken, Karolina Cenova ikinci ve Dilara Koldaş üçüncü oldu. 2013 ve sonrası küçükler kategorisinde Ahmet Arel Barut birinci, Ali Rıfat Başara ikinci, Kemal Deniz Güzel üçüncü oldu. Küçük kızlar kategorisinde ise İnci Gülsoy birinci, Beliz Özdayı ikinci, Maya Karabat üçüncülüğü kazandı. 2015 ve sonrası küçükler kategorisinde Çınar Uslukul birinci, Rüzgar Uras Şahin ikinci, Melisa Çopur üçüncü olurken, küçük kızlar kategorisinde Melisa Çopur birinci, Derin Güzel ikinci, Çakıl Aygün ise üçüncü sırada yer aldı. Dereceye giren sporculara ödüller, Süleymanpaşa Belediye Başkan Vekili Ünal Durgut, Belediye Başkan Yardımcısı Ergün Güleryüz ve Süleymanpaşa Kent Konseyi Başkanı Hülya Çetin tarafından takdim edildi. Ayrıca dereceye giremeyen sporculara çekilişle çeşitli hediyeler verildi. 2025 yılında düzenlenecek 9. International Süleymanpaşa Cup’a kadar, Yelken Yarışları flaması tören eşliğinde arya edildi.