GÜNDEM - 06 Eylül 2024 Cuma 16:24

Adliye işlerinde yapay zeka dönemi başlıyor

A
A
A
Adliye işlerinde yapay zeka dönemi başlıyor

Tekirdağ’da Bölge Adliye Mahkemesi açılışına katılan Adalet Bakanı Tunç, "Yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da yapay zekanın kullanılması lazım. Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım "dedi.


Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi açılış töreninde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adli yılın hayırlı olmasını dileyerek Bölge Adliye Mahkemesi’nin iş yükünü azaltacağını ve davaların daha hızlı görüleceğine dikkati çekti.


Bölge Adliye Mahkemelerinin sayısının arttığına ifade eden Bakan Tunç, "Hukuk sistemimiz 2016 yılında Bölge Adliye Mahkemesi sistemine geçti, 3 dereceli bir yargılama sistemine adım attık. 2016’da 7 bölgede faaliyete geçirmiştik. Sonrasında her geçen yıl bölge sayıları arttı ve artmaya devam etti. En son Tekirdağ, Malatya ve Denizli Bölge Adliye Mahkemelerimizin kurulması sağlanmıştı. Haftaya cuma günü Denizli’nin açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Malatya Bölge Adliye Mahkememiz bir depremle orada sarsıldık adliyelerimiz yıkıldı inşaatlara hızlı bir şekilde başladık. Oranın da inşaat çalışmaları devam ediyor ve inşallah Malatya’mıza da Bölge Adliye Mahkememizi kazandıracağız. Böylece Bölge Adliye Mahkemesi sayımız da şu anda 15, sayı 18’e yükselmiş olacak. İstinaf özellikle bizim Yargı Reformu kapsamında değerlendirebileceğimiz önemli bir gelişme. Dosyaların ikinci bir gözde yeniden olay bakımından da incelenmesi anlamında istinaf sürecinin özellikle hak kayıplarının önlenmesi konusunda yine bölgede kesinleşecek olan dosyalar bakımdan hızlı yargılama ve daha çabuk hakka kavuşma bakımından üç dereceli sistemin hukuk sistemimize önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. İstinaf yargılamasıyla hak arama yollarını artırdığımız önemli reformlardan birini hayata geçiriyoruz" diye konuştu.


Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcıların sayısının arttırıldığına dikkati çeken Tunç, "Yargıtay ve Danıştay’da görülen davalarda, istinaf sürecinden geçen yargılamaların özellikle isabet oranının çok yüksek olduğunu görmek mümkün. Bugün Bölge Adliye Mahkemelerinde 236 ceza ve 267 hukuk dairesinde 2 bin 977 hakim ve savcı mevcut. 25 bin hakim ve savcımız var. Bunun 3 bin civarı Bölge Adliye Mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılarımızdır. Bölge İdare Mahkemelerinde 70 İdari Dava Dairesi var. 27 Vergi Dava Dairesi var. 543 hakim idari yargıda Bölge İdare Mahkemelerinde görev yapıyor. Makul sürede yargılama hakkının tesisi bakımından Bölge Adliye Mahkemelerindeki hakim ve savcı sayılarımızı da artırıyoruz. İstinafı bu sene itibarıyla daha da güçlendirdik. Çünkü bazı dairelerimizde iş yoğunluğu ve bazı konjonktürel durumlar nedeniyle, kira davaları, iş davaları, bazı ticari davalarda yoğunlaşma olduğunu, o dairelerdeki hızı arttıracak ve o iş yükünü karşılamak üzere yeni daireler kurulmasını sağladık. Bu anlamda 78 istinaf dairesi, 2024 yılı itibarıyla hizmete girmiş oldu. İlave olarak da bu dairelerimize 131 üye ve 62 daire başkanı ve 39 cumhuriyet savcı atamasını gerçekleştirmiş olduk. Bugün Tekirdağ Bölge Adliye Mahkememiz 5 ceza dairesi ve 5 hukuk dairesi olarak hizmete başladı. 10 daire başkanı ataması buraya gerçekleştirdik. 30 hakimimiz ve 7 cumhuriyet savcımız 30 üyemiz Tekirdağ’da Bölge Adliye Mahkemesinde görev yapacaklar. Vatandaşlarımızı özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtaracağız" dedi.


Bölge Adliye Mahkemelerinin ceza dairelerine gelen dosya sayısının 4 milyon 62 bin 898 olduğunu aktaran Tunç, bugün itibariyle bu dosyaların 3 milyon 548 bin 456’sı karara bağlandığını ifade ederek, hukuk dairelerine gelen dosya sayısının 3 milyon 867 bin 817 olduğunu belirten Tunç, bu dosyaların da 3 milyon 172 bin 498’i karara bağlandığını ve 2016 yılından bu yana ceza ve hukuk dairelerinde yıl içerisinde gelen toplam dosya sayısının yüzde 85’inin karara bağlandığını söyledi.


Bazı dava türlerinde yoğunlaşmalar olduğunu belirlediklerini ifade eden Tunç, bu yoğunlaşmanın önüne geçmek için İstanbul başta olmak üzere diğer illerde yeni daireler kurduklarını kaydederek gelecek yıllarda dosya sayılarında azalma olduğunun görüleceğini belirtti.


Bakan Tunç, "Yeni heyetler oluşturduk ve oralardaki dosya sayısını da önümüzdeki yıl da bunu göreceğiz. Hızlı bir şekilde eridiğini ve vatandaşlarımızın özellikle uzun süren yargılama süreçlerinden kurtularak bir an önce haklarına kavuştuğunu inşallah göreceğiz. Bunu tabii yargı teşkilatımızla beraber, sizlerle beraber çok çalışarak milletimizin güvenine layık olarak, millet adına, o kürsülerde görev yapan hakim ve savcılarımız gerçekleştirecek. Avukatlarımız onlara adaletin tecellisinde destek olmaya devam edecekler, çok çalışacaklar. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak, Hakim Savcılar Kurulu olarak onlara her türlü desteği, donanımı vermek, onların özlük hakları başta olmak üzere konutları olmak üzere her konuda zaten destek verdiğimizin de bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın katkılarıyla fark ediyorsunuzdur" diye konuştu.


Bölge İdare Mahkemelerinde de karara bağlanan dosya sayısı bakımından bir başarının söz konusu olduğunu ve Yargıtay ile Danıştay’ın iş yükünün azaldığını gördüklerini dile getiren Bakan Tunç, "Hukuk devleti olabilmek için de yasaması, yürütmesi, yargısıyla üç sac ayağıyla kuvvetler ayrılığının olması gerekir. Özellikle hukuk devletinin tahkimi, hukuk devletinin inşası ve hukuk devletinin gereği içinde tarafsız ve bağımsız yargı şarttır" şeklinde konuştu.


Tarafsız ve bağımsız yargının olabilmesi için insan unsurunun çok önemli olduğuna, hakim ve savcıların yetiştirilmesi için çalışmalar yaptıklarına dikkat çekerek, avukat adayları hukuk mesleklerine giriş sınavına gireceğini Hukuk fakültelerinde verilen eğitim kalitesinin artırılması için çalışmalar yapıldığını anlatarak, "Özellikle kürsüdeki kardeşlerimizin daha güçlü ve donanımlı olabilmeleri noktasındaki çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bu sene itibarıyla uygulamaya koyduğumuz önemli çalışmalarımız var. Artık hukuk fakültesi mezunu kardeşlerimiz avukat olabilmesi için öncelikle hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek. Yine hakim ve savcı yardımcılığı sınavına girebilmek için hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması gerekecek. Aynı zamanda bu sene uygulamaya koyduğumuz hakim ve savcı yardımcılığı sistemiyle de iki yıl süren hakim savcı adaylığı yerine artık üç yıl süren hakim savcı yardımcılığı sistemine geçtik. 2023 sonu itibarıyla sınavlarını yapmıştık. Bu hafta eğitimlerine başlıyorlar. Bir yıl adalet akademisinde eğitim görecekler, iki yıl tecrübeli hakim ve savcıların sizlerin yanında usta çırak ilişkisi içerisinde uygulamayı görecekler, yetişecekler. Adalet Akademisi’nde aldıkları ara sınavlar, tecrübeli hakim ve savcılarımızın verdikleri puanlarla birlikte 70 puanı aşarlarsa Hakimler ve Savcılar Kurulumuz onları mesleğe kabul edecek. Güçlü bir eleme sistemi geldi. Artık bu konuda çok daha güçlü, kürsünün daha donanımlı olması noktasındaki gayretimizi inşallah sürdürüyoruz" şeklinde açıklamalarda bulundu.


Yapay zeka döneminde bu durumun yargıda da kullanılması gerektiğine işaret eden Tunç, bu konudaki açıklamalarında ise, "Artık yapay zeka dönemine geçtik, dijital çağdayız dolayısıyla yargı hizmetlerinin hızlandırılması anlamında da dijitalin kullanılması lazım, yapay zekanın kullanılması lazım. Birçok dava tipi yapay zekayla daha hızlı bir şekilde çözülebileceğine yönelik projeler alıyoruz. Tanıtımlar gerçekleştiren arkadaşlarımız var. İlk başta, ’olur mu böyle şey’ dediğimizde, baktığımızda gerçekten özellikle yargının belli bir kısmının, insan unsurunun dışında özellikle motamot, veriler ışığında karar verilen bazı hususlar var. Hatta bunların bir kısmını noterlere devredildi. İşte mirasçılık belgeleri gibi diğer konular. Bunlara ilişkin özellikle yargımızın belli bir kısmını yapay zekayı da devreye alarak bu yapımızı daha da geliştiriyoruz" dedi.


Bakan Tunç, "Bu ayın sonunda inşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mız Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi’ni, Türkiye Yüzyılı’nın ilk yargı reformu strateji belgesini kamuoyuyla paylaşacak. O belgede koyulan hedefleri, yasamayı gerektirenler, idari uygulamaları gerektirenler tüm bunları biz tek tek ele alarak önümüzdeki 2024-2028 yıllarını kapsayacak yargı reformu strateji belgesindeki hedefler doğrultusunda hiç durmadan yargı teşkilatımızla beraber çalışacağız. Ve vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya taşımanın gayreti içerisinde olacağız inşallah" dedi.


İnsan Hakları Eylem Planı ile ilgili olarak da çalışmaların devam ettiğini ifade eden Bakan Tunç, reformdan, gelişmeden ve ilerlemeden yana olduklarını, fiziki mekanların geliştirilmesinin yanı sıra mahkemelerin ve bu yerlerde görev yapan hakim ve savcıların artırılması için çaba sarf ettiklerini belirterek, "Hakim ve savcı sayısı 9 binden 25 bine yükselmiş durumda. Adli yargıda 3 bin 581 mahkeme vardı. Bugün 7 bin 133 mahkemeye yükselttik. Son bir yılda da 2 bin 812 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Bunların da peyderpey faaliyete açılmasını sağlıyoruz. Dolayısıyla bizim son bir yılda kurduğumuz yeni mahkeme sayısıyla mevcut sayıyı yüzde 30 arttırmış oluyoruz. Şu anda Adalet Akademisi’nde 3 bine yakın aday hakim ve savcı yardımcısı var. Bunlar da mesleğe girdiklerinde inşallah yargı süreçlerinin aksamadan devam etmesi, insan unsurunun daha da hem nitelik hem nicelik açısından artırılmasını sağlamaya çalışacağız" dedi.


Teknolojinin imkanlarından faydalandıklarını, delillerin tespiti ve olayların açığa çıkartılması için Adli Tip Kurumunun 81 ilde ve büyük ilçelerde hizmet verdiğine dikkati çeken Tunç, arabuluculuk yöntemiyle de toplumsal barışa hizmet etmeye çalıştıklarını ifade ederek, "Uyuşmazlıkların barışçıl bir yöntemle çözülmesindeki başarımız yüzde 67. Yani 6 milyon dosyanın dört milyon civarı barışçıl bir yöntemle çözülüyor. 6 milyon kişi arabulucuya gidiyor, 4 milyonu barışarak masadan kalkıyor" dedi.


Bakan Tunç, özellikle yeni atanan hakim ve savcıların konut ihtiyacını karşılamak için çalışmalar yaptıklarını ve bugün itibarıyla pazarlığı tamamlanan 55 konutun hayırlı olmasını diledi.


Konuşmalarının ardından kurdele kesilerek Bölge Adliye Mahkemesi hizmete açıldı.



Adliye işlerinde yapay zeka dönemi başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Ankara’da AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi nedeniyle açılan davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık doktor ile acil tıp teknikerinin "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olabilecek şekilde taksirle yaralama" suçundan cezalandırılmasını, hastane müdürünün ise beraatini talep etti. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Ali Akçay ve avukatları ile diğer sanık müdafileri hazır bulundu. Dosyaya gelen uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde 27’nci Dönem Milletvekili olan İsmail Ok’un üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle Ankara’daki Özel Koru Hastanesine başvurduğunu, dahiliye uzmanı sanık Ali Akçay tarafından muayene edildiğini belirtti. Mütalaada, Akçay’ın şikayetçi Ok’a uygulanmak üzere kas içine enjekte edilen ‘Muscoflex’ isimli ilacı seçmek isterken, sistemde bu ilacın altında yer alan ve damar içine uygulanan ‘Muscobloc’ isimli ilacı seçerek order sistemine kaydettiği anlatıldı. "Kalbi duran Ok, CPR ile hayata döndürüldü" ‘Muscobloc’ isimli ilacın üst solunum yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılmadığı, genel anestezi ve cerrahi işlemlerde kas gevşetilmesi amacıyla kullanılan, kişinin solunumunun ve kalbinin durmasına neden olabilecek etkiye sahip bir ilaç olduğu ifade edilen mütalaada, ilacın uygulanması için acil servise yönlendirilen İsmail Ok’a, acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın yönlendirmesiyle hemşire tarafından damar yoluyla ilaç uygulandığı belirtildi. Sonrasında ise Ok’un kalbinin durduğu, CPR uygulanarak hayata döndürüldüğü ve daha sonra yoğun bakıma alındığı belirtildi. Mütalaada, Akçay’ın eyleminin ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ değil, ’Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama’ suçunu oluşturduğu değerlendirildi. Savcı, yargılanan hastane müdürü Mehmet Avcıküçük yönünden ise suç delillerini gizleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını belirterek beraatini talep etti. Ara kararını kuran mahkeme heyeti, sanık Ali Akçay’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek, yazılı savunma hazırlamaları için taraflara süre verdi. Duruşma 24 Eylül’e ertelendi.
Aydın Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından "bir öğrencinin okula silah getirdiği" haberlerine yalanlama Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın yayın organlarında yer alan "milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın kuruluşlarında ’milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı, Aydın’da milletvekilinin oğlu hakkındaki okulu silahla bastı iddiası CİMER kayıtlarına geçti’ şeklinde ve benzeri haberlerin çıkması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Belirtilen şekilde basında yer alan haberler ve yakın tarihte Kahramanmaraş ilinde ve Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplumda oluşan hassasiyet göz önüne alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, böyle bir olayın meydana gelmediği anlaşılmıştır" denildi. "Ülkemizin iki ayrı şehrinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplum üzerinde oluşan hassasiyetten de istifade edilerek hiçbir dayanağı olmayan halkı yanıltıcı bilgi niteliğinde gerçeğe aykırı haber yapmak suretiyle halk arasında endişe, korku ve paniğe neden olan şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanununun 217/A maddesinde düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan soruşturma yapılmıştır" denilen açıklamada, "Soruşturmaya konu haber içeriklerinde bir milletvekilinin oğlunun okula silah getirdiği ve okul içerisinde silahla fotoğraf çekildiği, bu durumun okul idaresi tarafından bilindiği halde işlem yapılmadığı yönünde CİMER başvurularının bulunduğu yönündeki iddialar ile ilgili yapılan araştırmada ise CİMER başvurularının şüpheliler hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında başlatılan soruşturmadan sonra şüphelileri suçtan kurtarmaya yönelik müracaatlar olduğu, 2024 yılı içerisinde Aydın ilinde faaliyet gösteren bir özel okulda bazı öğrencilerin okula getirdikleri boncuk atan oyuncak tabanca ile fotoğraf çekilmesi olayı ile ilgili okul idaresi tarafından disiplin soruşturması yapıldığı, okula oyuncak tabanca getiren öğrenci hakkında 5 gün okuldan uzaklaştırma cezası verildiği, CİMER başvurusuna eklenen fotoğrafın işbu disiplin soruşturmasına konu fotoğraf olduğu, bu öğrencinin velisinin bir kamu görevlisi ya da milletvekili olmadığı, bu olayın çarpıtılarak ve bağlamından kopartılarak gerçeğe aykırı habere dayanak yapılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır" ifadeleri yer aldı.
Samsun Samsunspor, 5 ayrılığı birden açıkladı Samsunspor, 4’ü futbolcu biri teknik ekipten olmak üzere toplam 5 isimle yolların ayrıldığını açıkladı. Yarın oynanacak Göztepe mücadelesi ile sezonu noktalayacak Samsunspor’da takımdan ayrılacak oyuncular belli oldu. Kaptan Zeki Yavru, sol bek Soner Gönül, stoper Lubo Satka ve orta saha Olivier Ntcham’ın gelecek sezon Samsunspor forması giymeyeceği belirtilirken, yardımcı antrenör olarak görev yapan Boa Morte ile de devam edilmeyeceği ifade edildi. Kulüpten konu hakkında yapılan yazılı açıklamada, "Bazı vedalar sadece bir ayrılık değil, birlikte yazılmış bir hikâyenin alkışlarla taçlanan son sayfasıdır. Yarın; formamızı büyük bir aidiyetle taşıyan, mücadeleleri, karakterleri ve Atatürklü Arma’ya verdikleri emekle ailemizin unutulmaz fertleri olan Kaptan Zeki, Soner, Satka ve Ntcham ile Yardımcı Antrenörümüz Boa Morte, son kez sahaya bizimle çıkacak. Maç öncesinde; kulübümüze hem ligde hem de Avrupa’da kattıkları değer ve verdikleri emek adına kendilerine plaket takdim ederek teşekkür edeceğiz. Bu özel ana tüm tribünlerimizin de tanıklık etmesini istiyoruz. Yıllar boyunca aynı heyecana, aynı sevince, aynı mücadeleye ortak olduğumuz sporcularımızla son kez bir araya gelmek; onlara hak ettikleri vedayı hep birlikte yaşatmak için tüm taraftarlarımızı maç öncesinde tribündeki yerlerini almaya davet ediyoruz. Birbirinden kıymetli sporcularımıza ve yardımcı antrenörümüze yakışan vedayı hep birlikte yapalım" ifadeleri yer aldı.