Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Sivas
Sivas’ta devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti
28 Mayıs 2026 Perşembe - 19:05:41
Sivas’ın Suşehri ilçesinde devrilen traktörün altında kalan sürücü hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre; Alim Akbulut yönetimindeki 58 EK 276 plakalı traktör, Tatar köyü ile Kale köyü arasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada traktör sürücüsü Akbulut olay yerinde hayatını kaybetti. Suşehri Belediyesi itfaiye ekipleri ve AFAD ekipleri olay yerine giderek Akbulut’un cansız bedenini sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemenin ardından bulunduğu yerden çıkarttı. Olayla ilgili jandarma ekipler tarafından inceleme başlatıldı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 19:04
Ticari araç koyun sürüsüne daldı: Çoban öldü, 9 koyun telef oldu
Sivas’ın Kangal ilçesinde bir aracın koyun sürücüsünün arasına daldığı kazada çoban hayatını kaybetti, 9 koyun da telef oldu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:25
Sivas’ta KKKA virüsü nedeniyle 3. ölüm yaşandı
Sivas’ta bu yıl Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü sonucu ölenlerin sayısı 3’e yükseldi. Edinilen bilgiye göre Sivas’ın Hafik ilçesi Adamlıköyü’nde ikamet eden evli ve 4 çocuk babası R.D. (55) beş gün önce yüksek ateş şikayetiyle Hafik Devlet hastanesine başvurdu. Demir, KKKA virüsü şüphesi ile Sivas Cumhuriyeti Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Demir burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak bugün vefat etti. R.D.nin vücudunda yapılan incelemede kene ve kene ısırığına rastlanılmamış olsa da kanında KKKA virüsüne rastlanıldı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47
Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 20:39
Sivasspor’da Çorum FK hazırlıkları başladı
Özbelsan Sivasspor, Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında deplasmanda Çorum FK ile oynayacağı maçın hazırlıklarına bugün gerçekleştirdiği antrenmanla başladı. Kulüp tesislerinde Teknik Direktör İsmet Taşdemir yönetiminde gerçekleştirilen idmanda, top koruma ve pas çalışmasının ardından çift kale maç yapıldı. Yiğidolar, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek. Özbelsan Sivasspor ile Çorum FK arasındaki mücadele, 19 Nisan 2026 Pazar günü saat 16.00’da Çorum Şehir Stadyumu’nda oynanacak.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 19:34
Uzmanı uyardı: "Dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor"
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılar bilgisayar oyunlarını akıllara getirdi. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital oyunların başkalarına karşı şiddet eğilimini normalleştirdiğini söyledi. Türkiye’de 1 gün arayla okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, küçük yaştaki çocukların şiddet eğilimi şiddet içerikli dijital oyunları akıllara getirdi. Çocukların erken yaşta suça meyletmesi, diziler ve oyunlarla bağdaştırılırken dizi ve film karakterlerinin çocuklar üzerinde olumsuz davranışlara yol açtığı konusu tekrar gündeme geldi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, "Çocuklardaki davranışsal sapmaların arkasında öğrenilmiş davranışlar olmakla beraber birçok faktör var. Birçok bileşenin bir araya gelmesiyle olgunlaşan bir sorunsal davranış haline dönüşmektedir. Bu sorunlara bağlı olarak da birtakım dürtü bozukluklarıyla, duygusal problemlerin daha zirve yapmasıyla, kontrol becerisinin zayıflaması ve bu zayıflığa bağlı olarak da dışarıya karşı tepki verme söz konusu. Herhangi bir stres sonrası, travma sonrası ki bu çocukların eylemi gerçekleştirdiği bölge daha çok deprem bölgesi olduğu için burada birkaç yıl daha stres sonrası olayları göreceğiz. Buna bağlı olarak da yine aile yapısı ve bağları çok önemli. Aile içerisinde şiddete maruz kalanlar, aşırı otorite kuran aileler veya ilgisiz ailelerin çocuklarında daha çok yaygın olduğunu görüyoruz" dedi. Dizi ve film sektörüne dikkat çekti Oyun bağımlılığının yanı sıra dizi sektörünün olumsuz rol model olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dilci, "Türkiye’deki diziler maalesef ciddi bir rol model haline dönüşmüş durumda. Şiddet normalleştirilirken bu çocukların beğendikleri aktörleri, artistleri ve figürleri o dizi içerisindeki bir takım şiddet eylemlerinde rol transferi yoluyla alabilmektedirler. Aileler bu konuda daha ilgili olmalı ve hangi diziyi, hangi içeriği ne derece izlediğine dair daha etkin bir takip içerisinde olmalı" diye konuştu. "Çocukların silahla temasına dikkat edilmeli" Silah bulunduran polis ve asker ebeveynleri uyaran Dilci, "Bildiğini üzere dijital oyunlar hep silah odaklı. Silah odaklı olduğu için çocuklarda silaha erişmek için çevresinde ne var ne yok kontrol edebilmekte. Ailede asker polis, emniyet kökenli veya herhangi bir güvenlik çalışanı söz konusuysa silahlarıyla çocukların kurabileceği temaslarda dikkat etmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra çevreden edinme konusu da gündeme geliyor. Ama Türkiye’de yaygın olan bir şey değil. Türkiye’de daha çok duygusal problemlere bağlı öfke patlamaları ve travmatolojik olaylar sonunda sürdürülen stres bozukluğuna bağlı öfkelenmeler söz konusu. Özellikle intikam duygusuna dikkat çekmek istiyorum. Aile içi şiddet uygulaması veya kaotik aile ortamında da bu tür sorunları görebiliyoruz. Özellikle aile içerisinde yeterince sevgi, ilgi görememiş, toplumsal anlamda arkadaşları ve akranları arasında yeterince saygı görememiş, izole, yaşam süren gençlerimizde daha çok bu tür öfke patlamaları olabilmekte. Dolayısıyla ailelerimizin sorumlu davranması, akran içerisindeki rol ve paylaşımlarına dönük çocuklarımızı takip etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Çocukların söylemleri, karakteri ortaya koyuyor Çocukların günlük hayattaki söylemlerin şiddet eğiliminin belirtisi olabileceğini ifade eden Dilci, "Şu anki dijital oyunlarda başkalarına karşı şiddet eğiliminin normalleştiğini de söyleyebiliriz. Yapılan bilimsel çalışmalarda özellikle olumsuz davranışların yüzde 70 oranında öğrenilmiş davranışlar olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın şiddet haritalarının çıkarılması, bu şiddet eğilimlerinin olması durumunda ne tür önlemler alınacağına dair okul programlarının oluşturulması çok önemli. Yine ailelerin bu konuda uyarılarak okul, aile iş birliğinde sürdürülmesi gerekir. Şiddetle ilgili ‘herkesten nefret ediyorum, herkesin canıma kıymak istiyorum, etrafımdaki herkesi öldürmek istiyorum’ gibi söz ve eylemleri çok sık kullanan çocuklarda bu tür davranışları gözlemleyebiliriz. Bununla beraber bazı çocuklardaki işaretler, doneler de ileride bunun olacağını gösterebilir" ifadelerine yer verdi. "Önlemlerin devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir" Konuya ilişkin alınabilecek önlemleri aktaran Dilci, "Ailelerin özellikle çocukların bütüncül yetişmesine fırsat verecek ortamlar hazırlamaları gerekir. Sonuç olarak bu bir davranışsal kodlama ve öğrenme şeklinde ortaya çıkan bir sorun. Bu anlamda medya içerik üreticilerine, şiddet içerikli oyun, dizi, film karakterlerine dikkat edilmesi gerekir. Bunun bir devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir. Yapıcı, insani ve insancıl olayların örneklerinin çoğaltılması gerekir. Tüm okulların davranışsal risk haritasının çıkarılması gerekmektedir. Ailelerimizin evde silah, bıçak vb. aletler konusunda dikkat etmeleri gerekir. Yine yangın ve patlayıcı maddeler üretme, türetme gibi çocukların meraklı olduğu konular vardır. Ergenlik dönemindeki çocukların özellikle duygu durum eşiğine dikkat etmek gerekir. Duygularını yönetme becerisi, sosyal uyum becerisi ahlaki ve diğer toplumsal değerleri içselleştirme, sorumluluk bilinci gibi birçok yönden kurallara tabi tutulması gerekir ve ailelerin de bu sorumluluk için elini taşın altına koyması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:27
Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ’Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:23
Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ‘Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 12:33
Topu almak için çıktığı ağaçtan inemeyen çocuk itfaiyeden yardım istedi
Sivas’ta dallara takılan topunu almak için ağaca çıkan çocuk inemeyince yardımına itfaiye yetişti. Edinilen bilgiye göre, olay Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Şehit Osman Yurt Caddesi üzerindeki çocuk parkında yaşandı. Parkta oynayan çocukların topu park içerisindeki bir ağacın dallarına takıldı. Topu almak için ağaca çıkan A.K. (13) isimli çocuk aşağı inemeyince arkadaşları durumu itfaiyeye bildirdi. İhbar üzerine olay yerine giden itfaiye ekipleri, çocuğu bulunduğu yerden indirdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:42
Arkadaşına sinirlendi, hırsını elektrik panosuna saldırarak aldı
Sivas’ta bir genç, arkadaşı ile tartıştıktan sonra sinirlenerek tekme ve yumrukla elektrik panosuna saldırdı. Saldırganın panoyu devirmesi ve devrilen panonun üzerine çıkıp tepinme anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgilere göre olay, Sivas’ta Sularbaşı Mahallesi Kepenek Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, bir genç akşam saatlerinde arkadaşıyla tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine sinirlenen genç, kaldırım üzerinde bulunan elektrik panosuna tekme ve yumruklarla saldırdı. Darbelerin etkisiyle elektrik panosu devrildi. Sabah saatlerinde iş yerini açan esnaf ise devrilen panoyu fark ederek durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine Çamlıbel Elektrik Dağıtım AŞ (ÇEDAŞ) ekipleri bölgeye sevk edildi. Olay yerine giden ekipler, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan kısa sürede müdahale ederek devrilen elektrik panosunu onardı. Saldırı anı ise çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:55
3 yıl önce kuruyan "Uyuz Gölü" yeniden su tuttu
Sivas’ta 3 yıl önce kuruyan, "Uyuz Gölü" veya "Uyuz Çermiği" olarak bilinen göl yeniden su tuttu. Sivas şehir merkezine 50 kilometre uzaklıktaki Gümüşdere köyünde yer alan göl, yaklaşık 3 yıl önce kurudu. Uyuz ve egzamanın yanı sıra birçok deri rahatsızlığına iyi geldiği ifade edilen göldeki su tamamen çekilerek kayboldu. 3 yılın ardından Gümüşdere köyü sakinleri, "Uyuz Gölü" veya "Uyuz Çermiği" olarak bilinen gölün yeniden su tuttuğunu fark etti. Şifalı suyu sayesinde bir dönem yerli ve gurbetçilerin akınına uğrayan gölün yeniden su tutması, köy sakinlerini mutlu etti. "Şu anda çok mutluyum" Köy sakinlerinden Veli Karavelioğlu, "Burası çok şifalı bir su. Taşların seviyesinde tamamen doluydu. Ben küçükken Tokat’tan, Erzincan’dan, Kayseri’den gelirlerdi. Uyuz keçileri suya atıyorlardı. Çıktıklarında uyuzdan kurtulmuş oluyorlardı. Hastalığı olup da buraya gelen insanlar çok teşekkür ediyordu. Doktora gidip şifa bulamayanlar buraya geliyordu, teşekkür ediyordu. Şu anda yurt dışından hala telefon geliyor. Yaklaşık 2 yıldır buranın suyu kesilmişti. Benim gençliğimde de bir kez daha kesilmişti. Allah’a şükürler olsun ki yeniden geldi. Şu anda çok mutluyum. İnşallah 1 ay içerisinde burası dolar" dedi. Gümüşdere köyü muhtarı İrfan Derin ise, "Buranın suyu 2 yıldır gelmiyordu. Buraya gelip hastalığına şifa bulmak isteyenler adına çok mutluyuz. Buraya gelenler şifasını bulan insanlar" diye konuştu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:46
Sivas’ta eğitim sendikalarının iş bırakma çağrısı karşılık bulmadı
Şanlıurfa'da okulda meydana gelen silahlı saldırının ardından eğitim sendikalarının yaptığı iş bırakma çağrısı Sivas'ta karşılık bulmadı. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu ders başı yaparak eğitim-öğretime devam etti.
14 Nisan 2026 Salı - 17:18
Öğretmen adayları fidanları toprakla buluşturdu
Sivas Milli Eğitim Akademisi’nde eğitime başlayan öğretmen adayları için fidan dikim etkinliği düzenlendi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Orman İşletme Müdürlüğü iş birliğinde Paşabahçe mevkiinde gerçekleştirilen etkinlik MEB Akademik Kurul Üyesi Prof. Dr. Salim Pilav, Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan ve öğretmenler adaylarının katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte öğretmen adayları ile birlikte fidan diken Pilav ve Erdoğan, etkinlikte emeği geçen öğretmenleri tebrik ederek ilgili paydaş kurumlara teşekkür etti. Öğretmenlik mesleğinin sabır ve emek gerektirdiğini dile getiren MEB Akademik Kurul Üyesi Prof. Dr. Salim Pilav, "Öğretmenlik mesleği, tıpkı bir fidanı büyütmek gibi sabır, emek ve özveri gerektirir. Bugün toprakla buluşturduğumuz her bir fidan, geleceğe bırakılan anlamlı bir mirastır. Öğretmen adaylarımızın da aynı bilinçle ülkemizin yarınlarını inşa edeceğine inanıyorum" dedi. Erdoğan ise dikilen fidanların öğretmenler adına oluşturulan hatıra ormanında yaşatılacağını belirtti.
14 Nisan 2026 Salı - 17:16
Sivas Numune Hastanesi’nde TPN Ünitesi hizmete açıldı
Sivas Numune Hastanesi’nde ağız yoluyla veya enteral yolla beslenmenin yetersiz ya da mümkün olmadığı hastalar için hayati öneme sahip olan Total Parenteral Nütrisyon (TPN) Ünitesi faaliyete geçirildi. Şubat ayı itibarıyla hizmet vermeye başlayan ünitede, hastaların bireysel ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel beslenme solüsyonları hazırlanarak tedavi süreçlerine önemli katkı sağlanıyor. TPN Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Havva Kanak, TPN tedavisinin etkinliğinde yalnızca doğru içerik ve doz hesaplamalarının değil, aynı zamanda solüsyonların hazırlanma sürecindeki hassasiyetin de kritik rol oynadığını vurguladı. Tüm hazırlık süreçlerinin steril şartlarda yürütüldüğünü belirten Kanak, enfeksiyon kontrolü ve kalite standartlarına eksiksiz uyum sağlandığını ifade etti. Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. İdris Erşan ise TPN yönteminin, gastrointestinal sistemden beslenemeyen hastalar için damar yolu aracılığıyla uygulanan ileri düzey bir beslenme şekli olduğunu ifade etti. Ünitede hastaların bireysel ihtiyaçlarının detaylı şekilde analiz edilerek kişiye özel nütrisyon solüsyonlarının hazırlandığını belirten Erşan, bu hizmetin yalnızca hastane bünyesinde değil, il genelindeki diğer sağlık kuruluşlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
14 Nisan 2026 Salı - 16:30
Sivas kellesi coğrafi işaret tescili aldı
Sivas kellesi coğrafi işaret tescili aldı. Sivas’ın köklü gastronomi mirasının önemli bir parçası olan ürün için belge, düzenlenen törenle takdim edildi. Sivas’ta yüzyıllardır tüketilen yöresel lezzetlerden biri olan Sivas kellesi, coğrafi işaret tescil belgesi aldı. Belge, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak tarafından Sivas Ticaret Borsası Başkanı Hayrullah Karakaya’ya takdim edildi. Sivas Valiliği öncülüğünde Sivas Ticaret Borsası, ORAN Kalkınma Ajansı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Türk Patent ve Marka Kurumu iş birliğiyle ‘Coğrafi İşaretlere Değer Katanlara Teşekkür Belgesi Takdim Töreni’ düzenlendi. Programa, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun ve il protokolü katıldı. Program öncesinde coğrafi işaretli ürünlerin yer aldığı sergi gezildi, ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile tören başladı. Açılış konuşmalarında Sivas’ın köklü kültürü, üretim geleneği ve coğrafi işaretli ürünlerin önemi vurgulandı. "Gastronomi değerine katkı sunacak" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, kentte toplam 22 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu belirterek, bu ürünlerin sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel kimliğin de önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Şimşek, yeni tescil edilen Sivas kellesinin şehrin gastronomi değerine katkı sunduğunu söyledi. "Çeşitli projeler hayata geçirildi" Coğrafi işaretli ürünlerin turizme de katkı sağladığını belirten Şimşek, Sivas’ın tanıtımı için çeşitli projelerin hayata geçirileceğini dile getirdi. Bu kapsamda TCDD Lojmanları Dönüşüm Projesi içerisinde bir gastronomi merkezi kurulmasının planlandığı, ayrıca "Sivas Weekend" projesi ile ziyaretçilere yöresel ürünlerin tanıtılacağı ifade edildi. Tören sonunda Sivas kellesinin coğrafi işaret tescil belgesi protokol üyelerinin katılımıyla takdim edildi. 16 saatte pişiyor Sivas mutfağının köklü yöresel lezzetlerinden kelle, özellikle kış aylarında sofraların vazgeçilmezi. Kuzu ya da koyun başının özenle temizlenip uzun süre kaynatıldıktan sonra taş fırında saatlerce pişirilmesiyle hazırlanan kelle, yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ardından servise hazır hale geliyor. Kelle, soğuk kış günlerinde enerji vermesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle tercih ediliyor. Tamamen doğal yöntemlerle pişirilen kelleler, servis öncesi balta yardımıyla ortadan ikiye bölünerek servise sunuluyor. Sabah erken saatlerde kelle yiyenler gün boyu kadar tok kalıyor.
14 Nisan 2026 Salı - 15:28
Sivasspor’dan kazaya ilişkin kritik bilgilendirme
Özbelsan Sivasspor Kulübü, dün meydana gelen ve U-13 takımından futbolcuların karıştığı trafik kazasında yaralanan sporcuların sağlık durumuna ilişkin yeni bir bilgilendirme yaptı. Kulüpten yapılan açıklamada, tedavi süreçlerinin hastanede devam ettiği belirtilerek, oyuncuların son durumuna dair güncel bilgiler paylaşıldı. Açıklamada, kazada yaralanan altyapı futbolcularından bir sporcunun daha taburcu edildiği ifade edildi. Açıklamanın devamında ise iki oyuncunun tedavisinin sürdüğü belirtilerek, "U-13 takımımızın kazaya karışan oyuncularından ikinci sporcumuz da taburcu edilmiştir. Bir sporcumuz yoğun bakımda, bir sporcumuz ise serviste olup durumları stabildir" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder