Yerel Haberler
Sivas
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47 Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20 Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.
Baykar ve Sivas sanayisi güçlerini birleştiriyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:07 Baykar ve Sivas sanayisi güçlerini birleştiriyor. Sivas’ta düzenlenen Baykar Tedarikçi Günü’nde yerel firmalar savunma sanayisine dahil olma fırsatı buldu. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası STSO ile Baykar iş birliğinde düzenlenen Baykar Tedarikçi GünÜ etkinliği, STSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Savunma ve havacılık sektörüne yönelik yerel tedarikçi ağının oluşturulması amacıyla düzenlenen programa sanayiciler katılım gösterdi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, programın açılışında yaptığı konuşmada, Baykar ile yapılan ikili görüşmeler neticesinde bu önemli iş birliğinin hayata geçirildiğini belirtti. Özdemir, Türkiye’nin savunma sanayi alanında en hızlı büyüyen şirketi olan Baykar ile Sivaslı üreticileri bir araya getirerek, şehre ve sanayicilere yeni ufaklar açmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu buluşmayı bir başlangıç olarak nitelendiren Özdemir, Sivaslı firmaların savunma sanayisi katarına dahil olmasının hem şehir hem de ülke ekonomisi için büyük kazanç sağlayacağını dile getirdi. Baykar Mekanik Sistem Tedarikçi Geliştirme Takım Lideri Kadir Maden ise konuşmasında Sivas’ın sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve gelişim potansiyelinin Baykar tarafından yakından takip edildiğini ifade etti. Anadolu şehirlerinin Türkiye’nin kalkınmasındaki stratejik rolünün her geçen gün arttığına dikkat çeken Maden, Sivas’taki yetenekleri keşfederek onları Baykar’ın üretim süreçlerine adapte etmeyi amaçladıklarını söyledi Etkinlik kapsamında Baykar’ın uzman heyeti, savunma ve havacılık sektöründe yer almak isteyen aday firmalarla birebir iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Teorik bilgilendirme ve tanışma toplantılarının ardından uzman heyet, ilgili firmaları yerinde ziyaret ederek teknik incelemelerde bulunacak ve uygulama kapasitelerini gözlemleyecek.
Sivas’ın 8 asırlık eğri minaresi restorasyona alındı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:08 Sivas’ın 8 asırlık eğri minaresi restorasyona alındı Sivas’ta minaresindeki 1 metre 17 santimetrelik eğim ile dikkat çeken 829 yıllık Ulu Cami’de restorasyon çalışmaları sürüyor. Anadolu’da ilk inşa edilen camilerden biri olan ve Danişmentliler döneminde 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melih Şah tarafından 1197 yılında inşa ettirilen Sivas’taki Ulu Cami, 1 metre 17 santimetre eğik minaresi ile dikkat çekiyor. İtalya’nın Pisa şehrindeki 5.5 derecelik eğime sahip Pisa Kulesi’ne benzetilen Ulu Cami restorasyona alındı. Toplam 50 adet kolon bulunan caminin zemininin yanı sıra 7 derecelik eğime sahip minaresinde de çalışmalar başladı. Minare yüzey restorasyon çalışmaları için hazırlanan 9 çelik iskelenin montajı tamamlandı. 13 metrelik temele sahip olan ve çelik halatlar ile sabitlenecek olan eğik minarede çalışmaların kısa sürede başlaması bekleniyor. Restorasyon çalışmaları bir sonraki Kurban Bayramı’na tamamlanacak Ulu Cami’deki restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, "Hava şartlarından dolayı çalışmalara yeni başladık. Ulu Cami’nin minaresi için iskelemizin temelini bir aydır uğraşarak tamamladık. Bir sonraki Kurban Bayramı’na inşallah camiyi yetiştireceğiz. Cami içinde 50 adet temelimiz vardı. 50 adet temelin 30’unu tamamlamıştık. Bir haftada 2 adet ayak temeli güçlendirmesi yapabiliyoruz. Bilim kurulu toplantılarını tamamladık, Koruma Bölge Kurulumuz ile kararlarımızı aldık. Camiyle alakalı peyzaj ve çevre düzenlemesi olarak son bir çalışma projemiz var. Onu da bu yaz sonuna kadar tamamlayacağız" dedi.
Sivaslı izciler Çanakkale ruhun yerinde yaşadı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:58 Sivaslı izciler Çanakkale ruhun yerinde yaşadı Türkiye İzcilik Federasyonu 2026 faaliyet programı kapsamında düzenlenen Çanakkale 57. Alay Milli Bilinç Kampı’na katılan Sivas Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi izcileri, tarihi ve manevi değerlerle dolu programın ardından memleketlerine döndü. Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından 2026 yılı faaliyet programı çerçevesinde gerçekleştirilen Çanakkale 57. Alay Milli Bilinç Kampı’na katılan Sivas Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi izcileri, anlamlı etkinliklerin ardından şehre dönüş yaptı. İzciler, program süresince Bigalı Köyü ve Kocadere Şehitliği başta olmak üzere birçok önemli noktayı ziyaret ederek Çanakkale ruhunu yerinde hissetti. 24 Nisan akşamında gerçekleştirilen programda 14 binden fazla Yasin-i Şerif, 500’ün üzerinde Hatm-i Şerif ve binlerce salavat-ı şerif okunarak hatim duası yapıldı. 25 Nisan sabahı saat 05.30’da selalar, top ve silah sesleri eşliğinde çadırlarında uyandırılan izciler, o günün tarihi atmosferini birebir yaşama fırsatı buldu. Sabah namazının ardından mehteran takımının coşkulu marşları eşliğinde izcilerin ellerine kına yakılarak uğurlama töreni gerçekleştirildi. İzciler daha sonra 57. Alay’ın izlediği güzergahı takip ederek yaklaşık 12 kilometrelik 57. Alay Saygı Yürüyüşü ’nü tamamladı. Program kapsamında Gelibolu Yarımadası’ndaki çok sayıda şehitliği de ziyaret eden izciler, milli ve manevi bilinçlerini pekiştirerek kampı tamamladı.
Yaz aylarının korkulu rüyası kenelere karşı hem havadan ve hem karadan mücadele başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:49 Yaz aylarının korkulu rüyası kenelere karşı hem havadan ve hem karadan mücadele başladı Kelkit vadisi ve çevresinde yaz aylarının korkulu rüyası olan keneler ölümlere neden olmaya başladı. Bu sezonda bir kişinin öldüğü Sivas’ta hem havadan hem de karadan kenelere karşı mücadele başladı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, kene riskine karşı park, mesire alanı ve kırsal bölgelerde hem karadan hem havadan ilaçlama çalışmalarını sürdürüldüklerini belirterek, ilaçlama çalışmalarında doğal dengeyi de koruduklarını söyledi. Havaların ısınması ile birlikte kene vakalarında artış olmaya başladı. Özellikle kırsal bölgelerde görülen ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski taşıyan kenelere karşı Sivas Belediyesi harekete geçti. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri şehir genelinde parklar, yeşil alanlar, mesire alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde düzenli olarak ilaçlama yapıyor. Haşerelerin yayılımını önlemek amacıyla yürütülen çalışmalarda, hem karadan hem de havadan müdahale gerçekleştiriliyor. Aracın ve ekiplerin giremediği yerlere dron ile yapılan ilaçlama çalışmaları ise dikkat çekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, belediye olarak kapsamlı bir mücadele yürüttüklerini ve ilaçlama çalışmalarında doğadaki dengenin korunmasına da özen gösterdiklerini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallelerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi korumak gerekiyor. Biz ilaçlama yaparken arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda gerçekleştiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapılıyor" Adem Uzun, ekiplerin yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmaları yaptıklarını belirterek, "Havaların ısınması ile birlikte veteriner işlerimize bağlı ekip arkadaşlarımız yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmalarına başladılar. Mesire alanlarında, mahallelerde gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapıyorlar. Bu ilaçlama çalışmalarımız hem kenelere karşı hem de diğer haşerelere karşı etkilidir. Kene vakalarının görüldüğü bölgelere baktığımızda yüksek bölgelerde, nem, yağışın ve otun olduğu bölgelerde fazla olduğunu görüyoruz. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, kene ile mücadele oldukça tecrübeliler. Çevre illerden keneye yakalanan vatandaşlarımız Sivas Cumhuriyet Üniversite Hastanesine giderek, burada kendilerine müdahale ediliyor. Bu müdahalelerin büyük bir kısmı başarı ile sonuçlanmakta. Vatandaşlarımızın keneyi kendi müdahalesi sonrasında çıkartmasında olumsuz durumlar yaşanabiliyor" dedi. "Havadan ve karadan müdahale ediyoruz" İlaçlamaların belirli bir dozda yapılması gerektiğini söyleyen Uzun, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. Geçmiş senelerde herhangi bir olumsuz durumlarla karşılaşmadık. İnşallah bu sene de olumsuz durumlarla karşılaşmayız. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi de korumak gerekiyor. Biz ilaçlamayı yaparken etrafta yaşayan arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda yapıyoruz. Dozundan fazla ilaçlama ise karınca ve arı gibi canlılara zarar verecek. Biz haşereler ile müdahale ederken, bir yandan da doğanın dengesini korumak zorundayız ve buna belediye olarak çok dikkat ediyoruz. Belediyemiz bünyesine ilaçlama için dron aldık. Su birikintilerini fazla olduğu bölgelerde dron ile ilaçlamalar yapıyoruz. Araçla ve ekiplerimizin bireysel olarak giremediği yerleri dron ile ilaçlıyoruz. Bir yandan havadan bir yandan karadan lavra, haşere ve kenelerle mücadele ediyoruz" diye konuştu.
Sivas’ta şehitlerin adı fidanlarda yaşatılacak
28 Nisan 2026 Salı - 18:10 Sivas’ta şehitlerin adı fidanlarda yaşatılacak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde bini aşkın fidan ve yetişmiş ağaç toprakla buluşturuldu, her bir fidana şehitlerin ismi verildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, binden fazla değerli fidan ve yetişmiş ağacın toprakla buluştuğu "Geleceği Birlikte Yeşertelim" etkinliği gerçekleştirdi. Üniversite yerleşkesinde gerçekleştirilen fidan dikme törenine; Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, Sivas İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, Sivas İl Emniyet Müdür Yardımcısı Doğan Özer, kurum müdürleri, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, şehit aileleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece fidanları ve ağaçları toprakla buluşturmuyoruz; aynı zamanda geleceğe umut ekiyoruz. Daha yeşil bir kampüs, daha yaşanabilir bir çevre ve doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Diktiğimiz her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına ithaf ettik. Onların isimlerini yaşatmak, fedakârlıklarını unutmamak ve her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek bizim için büyük bir sorumluluktur. Ayrıca Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerimizi de rahmetle anıyor, onların anısına fidanlarımızı toprakla buluşturuyoruz. Bu fidan ve ağaçlar, hem birer hatıra hem de geleceğe bırakılan yaşam kaynakları olacaktır. Sivas’ta faaliyet gösteren tüm kurumlarımız adına da fidan dikimi gerçekleştirdik. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde Sivaslı iş insanı Mehmet Akif Bağce ve Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı’nın kıymetli destekleri büyük rol oynamıştır. Katkı sunan herkese teşekkür ediyor, bu birlik ve dayanışmanın artarak devam etmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, dikilen fidanlara can suyu vererek hem doğaya katkı sundu hem de bu anlamlı günün hatırasına ortak oldu. Programın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, il protokol üyeleri ve şehit ailelerini makamında ağırladı. Gerçekleştirilen görüşmede, bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarının önemine değinilerek desteklerin her zaman süreceği vurgulandı.
Bu yara bandı hem hızlı iyileştiriyor hem de geri dönüşüm kullanılarak yapılıyor
28 Nisan 2026 Salı - 13:41 Bu yara bandı hem hızlı iyileştiriyor hem de geri dönüşüm kullanılarak yapılıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde geliştirilen, nanoteknoloji destekli ve antimikrobiyal özellik taşıyan yeni nesil yara bandı, yapılan deneylerde standart ürünlere göre daha hızlı iyileşme sağladı. Prof. Dr. Koray Sayın ise ürünün dünyada benzeri olmadığını belirterek, patent sürecine hazırlandıklarını ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışma kapsamında, mevcut yara bantlarının yetersizliğinden yola çıkılarak geliştirilen yeni nesil yara bandı, sağlık alanında dikkat çeken bir yenilik olarak öne çıkıyor. Yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip olarak tasarlanan yara bandının, yapılan deneylerde hem enfeksiyon oluşumunu engellediği hem de iyileşme sürecini önemli ölçüde ise hızlandırıyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde üç farklı grup oluşturuldu. Geliştirilen yara bandının ise deney süresi boyunca hem kontrol grubuna hem de standart yara bandına kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Nanoteknoloji ile desteklenen yara bandında, gümüş elementi çevre dostu ’yeşil kimya’ yöntemiyle nano boyuta indirgenerek kullanıldı. Ayrıca çalışmada kullanılan gümüşün atık takılardan elde edilmesiyle, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olarak görülüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Sayın, mevcut yara bantlarının enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldıramadığını belirterek, "Bu çalışmaya başlama amacımız, standart yara bantlarının yetersizliğini ortadan kaldırmaktı. Yara bandı kullanılsa dahi enfeksiyon gelişebildiğini gördük. Geliştirdiğimiz yara bandı ise hem yara iyileşmesini hızlandırıyor hem de antimikrobiyal özellik göstererek enfeksiyon riskini azaltıyor" dedi. Sayın, geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST 2025’te yer alarak üçüncülük elde ettiklerini de söyleyerek, "Projenin ticarileştirilmesi için ise kısa süre içerisinde patent başvurusu yapmayı planlıyoruz" dedi. "Antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk" Koray Sayın, geliştirilen yara bandının yarayı daha hızlı iyileştirdiğini söyleyerek, "Bu geliştirdiğimiz yara bandının çıkış noktası tamamı ile bizim mevcut standart yara bantlarının yetersizliğini düşünmemizden yola çıkarak ortaya konuldu. Çünkü yara bandı da kullansak enfeksiyon gelişebiliyordu ve bundan ister istemez bir hastaneye yük oluşturuyordu. Bu yükün önüne geçebilir miyiz maksadıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Normal yara bantlarından farkı ise yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk. Bu çalışmada hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz deneyler sonucunda üç gruba ayırdık. İlk olarak kontrol grubu yani hiçbir tedavi sürecini yapmadığımız bir tane standart yara bandı grubudur. Bir de bizim ürettiğimiz yara bandımız var. Yapılan bu çalışmalarda normal açık bırakılan yaranın halk tarafından da bilindiği üzere çabuk iyileştiği aslında çabuk iyileşmediğini fark ettik. Açık bırakılan yaranın üstü kabuk bağlıyor ve derinin büzülmesiyle birlikte yara kapandı gibi görülüyor. Ama altında enfeksiyonun geliştiğini tespit ettik. Bizim geliştirdiğimiz yara bandı toplam deney süresi boyunca hem kontrol hem de standart yara bandına göre hem daha iyi iyileşme sergiledi hem de antimikrobiyal özellik gösterdi. Bu antimikrobiyal özelliği de sergilerken nanoteknolojik bir özellik dahil ettik" dedi. "Çevre dostu bir şekilde ürettik" Bu yara bandının muadilinin şu anda dünyada olmadığını belirten Sayın, "Yara bandına gümüşü yeşil kimya yöntemi ile çevre dostu bir şekilde nano boyuta getirdik ve gümüşü yara bantlarımızda kullandık. Ürettiğimiz bu nano gümüşleri ise atık gümüş takılardan yola çıkarak çalışmamızda kullandık. Yani bir nevi geri dönüştürülebilir bir malzemeyi tekrardan revize ederek, kullanılabilir işlevsel bir özellik haline getirmiş olduk. Üretilen yara bandının muadili şu anda dünyamızda yok. Dünyada gümüş destekli yara bantları var bunu kabul ediyoruz, lakin hem yara iyileşmesini hızlandıran hem de antimikrobiyal özellik sergileyen nanoteknoloji özellikli bir yara bandı bulunmamaktadır. Türkiye’de ve dünyada da ilkiz. Üretim aşamasında ise önce bilgisayar ortamında yaklaşık 150 tane molekül tasarladık. Tasarladığımız molekülleri bilgisayar ortamında analiz ederek, potansiyeli en yüksek olan molekülleri belirledik. Sadece yara iyileşmesini hızlandırma açısından daha sonra bu potansiyeli yüksek moleküllerimizi sentezledik karakterize ettik ve bunları hücre kültüründe ilk etapta deneme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik" Paten başvurusunda bulunacaklarını ifade eden Sayın, "Molekülleri hücre kültüründe deneyerek tamamen yara iyileşme özelliğinin hangisinde daha iyi olduğunu tespit ettik. En son aşamada ise yara bantlarımızın prototipini üreterek, hayvanlarda deneme fırsatı bulduk. En sonda da olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik. Teknofest 2025’e katıldık. İstanbul’da beş günlük çok güzel bir organizasyona dahil olduk ve orada bulunmaktan mutlu olduk, gurur duyduk. Birçok kişinin katılmış olduğu bu festivalde bizler de yerimizi alarak, üçüncü olarak hanemize başarı kazandırmış olduk. Yara bandımızın ticarileşmesi konusunda atacağımız ilk adım hemen bir patent başvurusunda bulunacağız. Büyük ihtimal bir veya iki ay içerisinde ilgili ürünlere ve prototipe patent başvurusunu gerçekleştirerek, en azından ticari boyutta da bir anlam kazandırmak istiyoruz" şeklinde konuştu.