Yerel Haberler
Sivas
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47 Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20 Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.
Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:03 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:58 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
Sivas’ta çocuklar halk oyunlarıyla buluştu
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:38 Sivas’ta çocuklar halk oyunlarıyla buluştu Sivas’ta çocuklar, düzenlenen festival kapsamında geleneksel Türk halk oyunlarıyla buluştu. Sivas Valiliği koordinasyonu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü destekleri ve Yıldızeli Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen ‘3. Çocuk Sanat ve Kültür Festivali’, yoğun katılımla tamamlandı. Programa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan ile Yıldızeli Belediye Başkanı Yaşar Göktaş da katılarak etkinlikleri yerinde takip etti. Yıldızeli Sebahattin Öztürk Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Karagöz-Hacivat gösterileri, kukla oyunları, yöresel halk oyunları ve köpük baloncuk şovları sahnelendi. Çocuklara yönelik hazırlanan etkinlikler renkli görüntülere sahne olurken, minikler hem eğlendi hem de kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buldu. Tijen Karakoç, Gökçe Yavuz ve Buğra İlkül tarafından hazırlanan ve Karagöz ile Hacivat karakterlerinin yer aldığı interaktif gösteriler, çocuklardan büyük ilgi gördü. Kukla gösterileri ve baloncuk etkinlikleri de festivale katılan çocukların beğenisini topladı. Son etkinlikle festival tamamlandı Çocukların kültür ve sanat faaliyetlerine erişimini artırmayı hedefleyen festival, Sivas genelinde daha önce Doğanşar, Hafik, İmranlı, Zara, Gölova, Suşehri, Ulaş, Kangal, Gemerek ve Şarkışla ilçelerinde de düzenlenmişti. Yıldızeli’nde gerçekleştirilen son etkinlikle festival tamamlandı.
Sivas Belediyesi zabıta ekipleri kaldırım işgallerine göz açtırmıyor
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:34 Sivas Belediyesi zabıta ekipleri kaldırım işgallerine göz açtırmıyor Sivas Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaya güvenliğini tehlikeye atan ve trafik akışını olumsuz etkileyen kaldırım ile yol işgallerine yönelik denetimlerini artırdı. Sivas Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, şehir genelinde yaya güvenliğini tehlikeye atan ve trafik akışını olumsuz yönde etkileyen kaldırım ve yol işgallerine karşı denetimlerini sürdürüyor. Şehrin huzurunu ve kamu düzenini korumak amacıyla çalışmalarına aralıksız devam eden ekipler, son dönemde artış gösteren usulsüz yerleşimlere müdahale etti. Özellikle bazı cadde ve sokaklarda işletmeler tarafından yollara bırakılan huni, duba ve flamalar ile kaldırımları işgal eden masa, sandalye ve tabelalar tek tek kaldırıldı. Yayaların yürüyüş alanlarını daraltan ve araç trafiğini aksatan materyaller, zabıta ekipleri tarafından tutanak altına alınarak toplandı. El konulan malzemeler belediye depolarına sevk edilirken, kurallara uymayan işletmelere cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında ihlalin boyutuna göre Belediye Encümeni kararıyla para cezalarının da kesildiği öğrenildi. Kamusal alanların işgaline müsaade edilmeyecek Yetkililer tarafından açıklamada ise şehirde düzenin korunması ve vatandaşların rahat ulaşımının sağlanması amacıyla denetimlerin artarak devam edeceğini belirtilerek, kamusal alanların işgal edilmesine kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceğini ifade edildi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek"
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:33 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek" AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na düzenlediği saldırıya ilişkin, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Sivas’ta parti il başkanlığını ziyaret eti. Yalçın, düzenlediği basın toplantısında İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım götürmek üzere yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda müdahalesini kınadı. İsrail’in canlı yayında soykırıma imza attığını ifade eden Yalçın, "75 binden fazla sivili katletti. Bu sivillerin maalesef yarısını çocuklar ve kadınlar meydana getiriyor. Gerçekten korkunç bir olayla karşı karşıyayız. Maalesef büyük güçler dediğimiz, uluslararası hukukun, insan haklarının, demokrasi gibi değerlerin temsilcisi olduğunu iddia eden birçok devlet, birçok devlet başkanı bu çıplak gerçekliği, bu soykırımı görmezden gelmeye devam ediyor. Biz Türkiye olarak uluslararası kamuoyunda her türlü zeminde ister Cumhurbaşkanımızın yaptığı ikili toplantılarda olsun, ister daha geniş katılımlı uluslararası toplantılar olsun her türlü bunu dile getirip uluslararası kamuoyunun zirvesine taşımaya çalışıyoruz. Türkiye’nin dış politika önceliklerinin merkezinde her zaman Gazzeli masumlar var ve her zaman masumların hakkını savunmaya gayret gösteriyoruz. Ama gördüğünüz gibi ortada bir ateşkes var olmasına rağmen hala Gazze’de insan hakları çiğnenmeye devam ediyor. Hala Gazze’de sivil insanlara saldırmaya devam ediyorlar. Hala Gazze’yi kıtlık ve açlığa sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu anlamda Gazze’ye yapılabilecek her türlü desteği, yardımı biz açıkça destekliyoruz. Ama İsrail bu tür sivil inisiyatiflere bile katlanamayacak bir terör yapısıdır. Gördüğünüz gibi yine uluslararası sularda yol alan sivil inisiyatiflere bile saldırabilecek kadar alçak bir yapıdan bahsediyoruz. Yine aynı suçu işledi" dedi. "İsrail bu yaptıklarını cezasını topyekun ödeyecek" İsrail’in dünyanın gözünün önünde bu suçları işlemeye devam ettiğini kaydeden Yalçın, "Bir gün umuyoruz ki İsrail bu yaptıklarının cezasını topyekun ödeyecek. İsrail bunları ödesin diye biz de elimizden gelen gayreti göstermeye devam ediyoruz. Umuyoruz ki sivil inisiyatifler Gazze’deki insan hakları ihlallerini çok daha fazla uluslararası gündeme getirsin. Kamuoyunu daha fazla aydınlatsın. Umuyoruz ki İsrail’den korkan, laf edemeyen devlet başkanları, artık İsrail’in işlediği bu suçları daha açık bir şekilde dile getirmeye başlasınlar. Türkiye ve Cumhurbaşkanımız bu anlamda öncü bir rol oynuyor. Biz o rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. İnşallah en kısa süre içerisinde Gazze başta olmak üzere tüm Filistin meselesinde daha iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız. İsrail’in bu işlediği suçların cezasını görmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız" şeklinde konuştu.