ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 12:48

Şırnak’ta dev operasyon: 610 milyon liralık kaçakçılık darbesi

A
A
A
Şırnak’ta dev operasyon: 610 milyon liralık kaçakçılık darbesi

Şırnak’ta bir haftada düzenlenen operasyonlarda 610 milyon lira değerinde kaçak ürün, altın, döviz, araba ve silah ele geçirildi.


Şırnak’ta güvenlik güçlerinin son bir haftada yürüttüğü kapsamlı operasyonlarda kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretine ağır darbe vuruldu. İl merkezi ile ilçelerde gerçekleştirilen denetim ve baskınlarda piyasa değeri yaklaşık 610 milyon lirayı bulan kaçak ürün, döviz, altın ve silah ele geçirildi. Operasyonlar kapsamında çok sayıda şüpheli hakkında işlem başlatıldı.


Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 20-26 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdikleri 4 ayrı operasyonda uyuşturucu ticaretine yönelik önemli bulgular elde etti. Çalışmalarda 0,70 gram metamfetamin ile 7,79 gram sentetik kannabinoid, kamuoyunda bilinen adıyla bonzai, maddesi ele geçirildi. Uyuşturucu operasyonları kapsamında 4 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldığı bildirildi.


Kaçakçılıkla mücadele kapsamında düzenlenen 11 ayrı operasyonda ise dikkat çeken miktarlarda yasa dışı ürün ele geçirildi. Yapılan aramalarda 20 bin 720 paket kaçak sigara, 10 bin adet elektronik sigara tütünü, bin 950 puro, 75 elektronik sigara, 27 kilogram nargile tütünü ve 12 kilogram kaçak çay bulundu. Bunun yanı sıra 18 cep telefonu ile 2 bin 628 adet çeşitli kaçak emtiaya da el konuldu. Operasyonlarda ayrıca 1 uzun namlulu silah, 79 fişek ve 9 şarjör ele geçirilmesi, olayın boyutunu gözler önüne serdi. Operasyonların en dikkat çeken kısmını ise yüksek değerli malzemeler oluşturdu. Ekipler, 1 yabancı plakalı araçla birlikte 86 kilogram altın, 90 bin 600 dolar ve 7 bin 470 euro ele geçirdi. Yetkililer, ele geçirilen tüm kaçak ürünlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 610 milyon lira olduğunu açıkladı. Bu rakam, son dönemde bölgede gerçekleştirilen en büyük kaçakçılık operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.


Operasyonlar çerçevesinde toplam 16 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Şüphelilerden 10’unun gözaltına alındığı, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edileceği öğrenildi.


Öte yandan, Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ayrı çalışmalarda da önemli sonuçlar elde edildi. 14 asayiş, 9 kaçakçılık, 1 göçmen kaçakçılığı ve 1 resmi belgede sahtecilik suçundan olmak üzere toplam 25 şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.



Şırnak’ta dev operasyon: 610 milyon liralık kaçakçılık darbesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’nın gelecek vizyonu bu panelde çizildi: "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "23. Ekserji ve Uygulamaları Yaz Kursu", final gününde dev bir panele sahne oldu. "Akıllı Enerji, Akıllı Sanayi: Adana’nın Gelecek Vizyonu" başlıklı panelde, kentin sanayi potansiyeli ile sürdürülebilir enerji stratejileri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Adnan Midilli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen panele; akademik ve iş dünyasından isimler katıldı. Panelde, Adana sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmak için "Akıllı Enerji" sistemlerine geçişin bir tercih değil zorunluluk olduğu vurgulandı. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecinde ekserji yöntemlerinin sanayideki enerji kayıplarını en aza indirmede oynayacağı kritik rol konuşuldu. Adana Sanayi Odası (ADASO), Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ve Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) temsilcileri, bölgedeki sanayi tesislerinin teknolojik dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma projeleri hakkında güncel verileri paylaştı. Rektör Sözen’den panelistlere teşekkür plaketi Panelin ardından programın kapanış seremonisine geçildi. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, panelin gerçekleşmesine sundukları katkılar ve üniversite-sanayi iş birliğine verdikleri desteklerden dolayı panelistlere ve programa eğitmen olarak katılan Prof. Dr. Yunus Çengel, Prof. Dr. Arif Hepbaşli ve Prof. Dr. Mehmet Karakilçik’a teşekkür ederek plaket takdiminde bulundu. Rektör Sözen, takdim sırasında yaptığı konuşmada, "Akademik bilginin sanayideki uygulama gücüyle birleşmesi, Adana’nın sadece bölgede değil, dünyada bir enerji ve sanayi üssü haline gelmesi için en büyük anahtarımızdır" dedi. Etkinlik, plaket töreninin ardından düzenlenen kapanış kokteyli ile sona erdi.
İstanbul Çekmeköy’de Fatma öğretmeni öldüren sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’i bıçaklayarak öldüren, 2 öğretmen ve bir öğrenciyi de yaralayan ve 126 yıla kadar hapsi istenen Furkan Samet Bakalım ikinci kez hakim karşısına çıktı. Olay, 2 Mart tarihinde saat 11.00 sıralarında Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Furkan Samet Bakalım (17), öğretmenler Fatma Nur Çelik (44) ve Z.A. (52) ile arkadaşı S.K.’yi (15) bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan 3 kişi, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Ağır yaralanan öğretmen Fatma Nur Çelik, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Diğer yaralı öğretmen ve öğrencinin ise tedavilerinin sürdüğü, hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren Furkan Samet Bakalım olay yerinde gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktulün ailesi, müştekiler, mağdur çocuklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada Aile Bakanlığı Avukatı da hazır bulundu. Mahkeme duruşmaya gelmeyen tanıklara zorla getirilme kararı düzenlerken, görüntülerin de bilirkişiye gönderilerek yeniden rapor düzenlenmesine karar verdi. 126 yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor Hazırlanan iddianamede öğretmen Çelik’i öldürüp 3 kişiyi de yaralayan sanığın, ’Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürme’, ’Çocuğa karşı tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs’ ve ’Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplamda 126 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
Ankara Bu ustalar saatleri yeniden ayarlıyor Babadan oğula geçen saatçilik mesleğini Ulus’ta sürdüren Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan bu zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim" dedi. Ankara’nın Ulus semtindeki Saatçiler Çarşısı olarak da bilinen Alsancak İş Hanı’nda saat esnaflığı yapan Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan mesleğini babasından devralarak sürdürüyor. Çocukluğundan itibaren mesleğin içinde yetiştiğini belirten Terli, yaklaşık yarım asırdır Ulus’un merkezinde yaşatmaya devam ediyor. "Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek" Ankara’nın göbeğinde ata yadigarı mesleği yaşatmaya çalıştıklarını belirten Terli, "Bu meslekte gözümü açtığımda Mamak’ta dükkanımız vardı. Ben o zaman 6-7 yaşlarındaydım. Babam saatçiydi. Yanına gele gele öğrendim. Balgat’ta dükkanımız oldu. Sonra askerlik dönemi oldu. Gidip geldikten sonra artık Balgat gibi, Cebeci gibi bir yerde değil de merkezi bir yerde dükkânımız olsun dedik. 1980’li yıllardan itibaren Ulus’tayım. Zaten burada, İsmet Paşa’da da babaannemin evi vardı. Yani yavaş yavaş bu işlere girdik. Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek" dedi. "Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum" 60 yaşında olmasına rağmen mesleğini severek yaptığını ifade eden Tuncay Terli, insanların el emeğiyle ortaya koyduğu işten keyif almasının kendisi için en değerli unsur olduğunu söyledi. Saat tamirinin sabır ve özen gerektiren bir iş olduğunu vurgulayan Terli, "Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum. Karşımdaki kişinin mutluluğunu görmek ise benim için en büyük motivasyon" şeklinde duygularını aktardı. "Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor" Terli, İHA muhabirinin, "Tamir için gelen saatlerde hikâyelerle karşılaşıyor musunuz? Unutamadığınız bir hikâye var mı?" sorusuna "Mesela babasından ya da dedesinden kalma saatler geliyor. Arkasına yazı yazdırılmış oluyor. İçinde yazılar var ama yaptıramamış oluyorlar. Mesela çok enteresan saatler var. Oris gibi saatler geliyor. Arkadaşı bunu Almanya’da yaptıramamış, Amerika’ya götürmüş, orada da yaptıramamış. Tesadüfen bana gelmiş. "Abi bunu yapar mısın?" dedi. Para önemli değil deyip iki gün uğraşıp yaptım. Maddi olarak da beni tatmin etti. Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor" şeklinde yanıtladı. "Çırağın kalfa, kalfanın usta olma süreci artık işletilmiyor" Saatçilik mesleğinde en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Tuncay Terli, mesleğin giderek unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Çırağın kalfa, kalfanın usta olma sürecinin artık işletilemediğini belirten Terli, gençlerin üniversite sonrası iş bulmakta zorlandığını ancak meslek edinmeye yönelmediğini dile getirdi. Saatçiliğin sabır gerektiren bir meslek olduğuna dikkat çeken Terli, bu nedenle gençlerin hızlı gelir beklentisi nedeniyle mesleğe ilgi göstermediğini söyledi. Mesleğin hak ettiği değeri görmediğini belirten Terli, ekonomik şartların ve alım gücünün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etti. Bursa’da bir meslek okulunun açıldığını duyduğunu aktaran Terli, benzer eğitim kurumlarının tüm illerde yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizerek usta-çırak yetişmediğini belirtti. Mesleğin geleceğine ilişkin de konuşan Terli, çocukların tercihlerini yönlendirmenin mümkün olmadığını belirterek, kendi oğlunun da spor yapmak istediğini ve saatçiliği tercih etmediğini söyledi. "Eski ustalar kalmadı" İnsanların saat merakının hala devam ettiğini dile getiren saat esnafı Terli, her türlü pil değişimi, kayış değişimi ve guguklu saatlerin bakım ve onarımını yaptıklarını dile getirerek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim. Burası Saatçiler Çarşısı ama gerçekten işini iyi yapan, itinalı ustalar azaldı. Bizden sonra da yetişen nesil yok. Bir evladına bile öğretemiyorsun. Çünkü insanlar tezgahtarlık ya da temizlik gibi işlere daha çok yöneliyor. Meslek sahibi olmak isteyen az" diye konuştu. Herkesin bir meslek sahibi olması gerektiğini vurgulayan Terbi, aksi halde mesleğin azalmasıyla birlikte yabancı firmaların piyasada daha fazla yer edinebileceğine dikkat çekerek, Türk gençlerinin mesleğe yönelmesini ve saatçiliğin geleceğe taşınmasını temenni etti.