GÜNDEM - 27 Nisan 2026 Pazartesi 14:09

Bu ustalar saatleri yeniden ayarlıyor

A
A
A
Bu ustalar saatleri yeniden ayarlıyor

Babadan oğula geçen saatçilik mesleğini Ulus’ta sürdüren Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan bu zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim" dedi.


Ankara’nın Ulus semtindeki Saatçiler Çarşısı olarak da bilinen Alsancak İş Hanı’nda saat esnaflığı yapan Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan mesleğini babasından devralarak sürdürüyor. Çocukluğundan itibaren mesleğin içinde yetiştiğini belirten Terli, yaklaşık yarım asırdır Ulus’un merkezinde yaşatmaya devam ediyor.



"Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek"


Ankara’nın göbeğinde ata yadigarı mesleği yaşatmaya çalıştıklarını belirten Terli, "Bu meslekte gözümü açtığımda Mamak’ta dükkanımız vardı. Ben o zaman 6-7 yaşlarındaydım. Babam saatçiydi. Yanına gele gele öğrendim. Balgat’ta dükkanımız oldu. Sonra askerlik dönemi oldu. Gidip geldikten sonra artık Balgat gibi, Cebeci gibi bir yerde değil de merkezi bir yerde dükkânımız olsun dedik. 1980’li yıllardan itibaren Ulus’tayım. Zaten burada, İsmet Paşa’da da babaannemin evi vardı. Yani yavaş yavaş bu işlere girdik. Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek" dedi.



"Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum"


60 yaşında olmasına rağmen mesleğini severek yaptığını ifade eden Tuncay Terli, insanların el emeğiyle ortaya koyduğu işten keyif almasının kendisi için en değerli unsur olduğunu söyledi. Saat tamirinin sabır ve özen gerektiren bir iş olduğunu vurgulayan Terli, "Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum. Karşımdaki kişinin mutluluğunu görmek ise benim için en büyük motivasyon" şeklinde duygularını aktardı.


"Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor"


Terli, İHA muhabirinin, "Tamir için gelen saatlerde hikâyelerle karşılaşıyor musunuz? Unutamadığınız bir hikâye var mı?" sorusuna "Mesela babasından ya da dedesinden kalma saatler geliyor. Arkasına yazı yazdırılmış oluyor. İçinde yazılar var ama yaptıramamış oluyorlar. Mesela çok enteresan saatler var. Oris gibi saatler geliyor. Arkadaşı bunu Almanya’da yaptıramamış, Amerika’ya götürmüş, orada da yaptıramamış. Tesadüfen bana gelmiş. "Abi bunu yapar mısın?" dedi. Para önemli değil deyip iki gün uğraşıp yaptım. Maddi olarak da beni tatmin etti. Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor" şeklinde yanıtladı.



"Çırağın kalfa, kalfanın usta olma süreci artık işletilmiyor"


Saatçilik mesleğinde en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Tuncay Terli, mesleğin giderek unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Çırağın kalfa, kalfanın usta olma sürecinin artık işletilemediğini belirten Terli, gençlerin üniversite sonrası iş bulmakta zorlandığını ancak meslek edinmeye yönelmediğini dile getirdi. Saatçiliğin sabır gerektiren bir meslek olduğuna dikkat çeken Terli, bu nedenle gençlerin hızlı gelir beklentisi nedeniyle mesleğe ilgi göstermediğini söyledi.


Mesleğin hak ettiği değeri görmediğini belirten Terli, ekonomik şartların ve alım gücünün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etti.


Bursa’da bir meslek okulunun açıldığını duyduğunu aktaran Terli, benzer eğitim kurumlarının tüm illerde yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizerek usta-çırak yetişmediğini belirtti. Mesleğin geleceğine ilişkin de konuşan Terli, çocukların tercihlerini yönlendirmenin mümkün olmadığını belirterek, kendi oğlunun da spor yapmak istediğini ve saatçiliği tercih etmediğini söyledi.



"Eski ustalar kalmadı"


İnsanların saat merakının hala devam ettiğini dile getiren saat esnafı Terli, her türlü pil değişimi, kayış değişimi ve guguklu saatlerin bakım ve onarımını yaptıklarını dile getirerek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim. Burası Saatçiler Çarşısı ama gerçekten işini iyi yapan, itinalı ustalar azaldı. Bizden sonra da yetişen nesil yok. Bir evladına bile öğretemiyorsun. Çünkü insanlar tezgahtarlık ya da temizlik gibi işlere daha çok yöneliyor. Meslek sahibi olmak isteyen az" diye konuştu.


Herkesin bir meslek sahibi olması gerektiğini vurgulayan Terbi, aksi halde mesleğin azalmasıyla birlikte yabancı firmaların piyasada daha fazla yer edinebileceğine dikkat çekerek, Türk gençlerinin mesleğe yönelmesini ve saatçiliğin geleceğe taşınmasını temenni etti.



Bu ustalar saatleri yeniden ayarlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Geleceğin öğretmenleri bu akademide yetişiyor Sivas’ta öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve eğitim kalitesini yükseltmek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi düzenlenen törenle açıldı. Sivas’taki modern eğitim merkezinde 656 öğretmen adayı eğitim almaya başlarken, akademinin bölge genelindeki eğitim altyapısına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Sivas’ta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törene AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü ve öğretmen adayları katıldı. Öğretmen adaylarının mesleğe başlamadan önce yeterliliklerini artırmak, hizmet içi eğitimlerle öğretmen ve yöneticilerin gelişimini desteklemek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi, 7 ilde 12 merkezle faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Sivas’ta 656 öğretmen adayı eğitim almaya başladı. Sivas’taki akademi, 11 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olup ek bina ile birlikte 18 derslik, 121 konaklama odası, spor salonları, mescit ve yemekhane gibi donatılara sahip bulunuyor. Toplam 36 eğitim personelinin görev yapacağı merkez, öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri ile çeşitli akademik faaliyetlere ev sahipliği yapacak modern bir eğitim kurumu olarak öne çıkıyor. Sadece Sivas’a değil, bölge genelindeki eğitim altyapısına da katkı sağlaması hedeflenen akademi ile Türkiye’de eğitim kalitesinin artırılması ve nitelikli öğretmen ile yönetici yetiştirilmesi amaçlanıyor. "Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" Sivas’a önemli bir eğitim merkezi kazandırıldığını söyleyen Abdullah Güler, "Öğretmenlik Meslek Kanunu 2024 yılı itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek, yasallaşmış oldu. Tabi bu kanunun hedeflerinden biri ise ülkemizin farklı bölgelerinde kıymetli öğretmen adaylarımızın yetiştirileceği hem de bir kariyer mesleği olan öğretmenliğin, meslek içi eğitimlerinden dönemsel anlamda yapılacak merkezlere ihtiyaç vardır. Bu akademi merkezli eğitiminde kadim şehrimiz Sivas’ın da akademi merkezi olmasından doğal bir durum yoktur. Bu eğitim merkezinin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Şehrimize önemli bir merkezi kazandırmış olduk. Burada birçok öğretmen adayımız yetişecekler. Onlar da evlatlarımızı yetiştirecek. Ben buradan yetişecek öğretmen adaylarımızın gelecek nesillerdeki eğitim camiamıza daha farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. 7 ilimizde 12 merkezli bu eğitim faaliyetleri başladı. Sivas’ımızda da 13 Nisan itibari ile 656 öğretmen adayımız gelerek eğitim almaya başladı. Bu yılın sonuna kadar bu eğitim faaliyetleri devam edecek. Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" dedi. "Adayları mesleğe hazırlamak için kuruldu" Sivas İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, öğretmen adaylarını en iyi şekilde yetiştirmek için bu merkezin kurulduğunu belirterek, "Milli eğitim akademileri öğretmen adaylarının en iyi şekilde mesleği hazırlamak ve görevi Öğretmen ve personelimizi mesleki gelişimi desteklemek için kurulmuştur" diye konuştu. Konuşmaların ardından dualar okunarak, kurdele kesimiyle birlikte Sivas Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı gerçekleştirildi.
Ankara Muhammed Hanefi Aktaş, Evren İlçe Müftüsü olarak atandı Pınarhisar Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda cezaevi vaizi olarak görev yapan Muhammed Hanefi Aktaş, Evren İlçe Müftüsü olarak atandı. 2022-2026 yılları arasında Kırklareli- Pınarhisar İlçeVaizi olarak görev yapan aynı zamanda Pınarhisar Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda cezaevi vaizi görevinde de bulunan Muhammed Hanefi Aktaş, Evren İlçesi müftülüğüne getirildi. Muhammed Hanefi Aktaş kimdir: 1996 yılında İstanbul- Fatih’tedünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 2012 yılında Bahçelievler Müftülüğü Esentepe Kur’an Kursu’nda hafızlığını ikmal etti.2014 yılında İstanbul Zeytinburnu Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nden, 2019 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Halen Kırklareli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı Arap Dili ve Belağatı Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki görevine 2016 yılında Erzincan-Kemah’ta İmam-Hatip olarak başladı. 2019-2022 yılları arasında Erzurum Ömer Nasuhi Bilmen Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nde ihtisas eğitimini tamamladı. 2022-2026 yılları arasında Kırklareli- Pınarhisar İlçeVaizi olarak görev yaptı. Aynı zamanda Pınarhisar Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda cezaevi vaizi olarak görevlendirildi. 25.02.2026 tarihinde Evren İlçe Müftüsü olarak göreve başlayan Aktaş, evli olup orta seviyede Arapça bilmekte.
Bursa BHİD’de bayrak değişimi Bursa Halkla İlişkiler Derneği (BHİD), genel kurul toplantısıyla yeni dönem yönetimini belirledi. Daha önce üç dönem dernek başkanlığı görevini üstlenen Serdar Ömeroğulları, yeniden başkanlığa seçildi. Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesinde düzenlenen genel kurulda, dernek üyelerinin yoğun katılımı dikkat çekti. Mevcut Başkan Gülşah Cebelli yönetiminde genel kurula giden dernekte seçimler, tek liste ile gerçekleştirildi. Genel kurul kapsamında sunulan faaliyet raporu, denetleme raporu ve mali raporlar üyelerin oybirliği ile ibra edildi. Toplantıda konuşan Cebelli, görev süresi boyunca hayata geçirilen çalışmalar hakkında bilgi vererek yeni yönetime başarı dileklerini iletti. Daha önce üç dönem dernek başkanlığı görevini üstlenen Serdar Ömeroğulları, yeniden başkanlığa seçildi. Ömeroğulları’nın önceki döneminde hayata geçirilen ve Bursa’nın tanıtımına önemli katkı sağlayan HİÇ Ödülleri (Halkla İlişkiler Çalışmaları Ödülleri) ise 2013 yılından bu yana sektörün önemli organizasyonları arasında yer alıyor. Genel kurulda yaptığı konuşmada derneğin 1992 yılından bu yana kesintisiz faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ömeroğulları, geçmiş dönem yönetimlerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Halkla ilişkiler mesleğinin stratejik önemine vurgu yapan Ömeroğulları, Bursa’da aktif olarak faaliyet gösteren tüm iletişim profesyonellerini dernek çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Mesleğimizin gelişimi ve kurumsal gücünün artırılması için birlik ve dayanışma büyük önem taşıyor. Tüm meslektaşlarımızı derneğimize sahip çıkmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Genel kurul sonucunda oluşan yeni yönetim kurulunda şu isimler yer aldı; "Ahmet Akhan, Sena Er, Metin Baykal, Seda Şen, Begüm Bakioğlu, Buket Yamanlar, Seray Gül, Ramazan Gültaş ve İlknur Çatak Şen. Denetleme Kurulu ise Bülent Sezgin, Ahmet Aydın, Ferdi Yılmaz, Elif Sezgin, Nadir Tülek ve Sevgi Yalçın. Derneğin Yüksek İstişare Kurulu’nda ise Vehbi Varlık, Zeyyat Sabuncuoğlu, Kenan Kibar, Murat Kuter ve Gülşah Cebelli Öncel." Yeni dönemde BHİD yönetiminin; mesleki dayanışmayı güçlendiren projeler, eğitim programları ve sektörel iş birlikleriyle Bursa’daki iletişim sektörüne katkı sunmayı hedeflediği belirtildi. Derneğin, halkla ilişkiler mesleğinin saygınlığını artırmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam edeceği ifade edildi.
Ankara TOKİ, TSE’nin Temelli Kampüsü’nü tamamladı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin sanayi üretim standartlarını uluslararası seviyeye taşıyacak Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Temelli Kalite Kampüsü’nün inşasını tamamladı. Sıfır atık uyumlu, enerji verimli ve sürdürülebilir mimariye uygun inşa edilen kampüs önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Ankara’nın Sincan ilçesi Temelli mevkiinde inşa ettiği TSE Temelli Kalite Kampüsü’nün yapımını tamamladı. Türkiye’nin sanayi üretim standartlarını uluslararası seviyeye taşıması ve kalite kontrol süreçlerine büyük katkı sağlayacağı planlanan kampüs, 303 bin 749 metrekarelik alanda inşa edildi. Son teknolojilerle donatılmış kampüs binası, sıfır atık uyumlu, enerji verimli ve sürdürülebilir mimariye uygun olarak akıllı bina şeklinde tasarlandı. Kücet: "Modern standartlarda testler yapılabilecek" TOKİ Uzmanı Furkan Kücet, proje ile ilgili şu bilgileri verdi: "Bu alan içerisinde 7 laboratuvar, 1 idari bina, 1 sosyal tesis, 1 muayene ve gözetim binası, 1 katı atık deposu, 1 gündüz bakımevi bir de 848 araçlık açık ve kapalı otopark mevcut. Bunun yanı sıra peyzaj olarak 11 bin 524 ağaç kampüs içinde yer alıyor. Kampüste Türk Standartları Enstitüsü ile koordineli olarak belirlediğimiz en modern standartlarda testlerin yapılabileceği kimya, elektroteknik, gıda, yapı, kalibrasyon, enerji ve metal laboratuvarları yer alıyor."