Yerel Haberler
Şanlıurfa
02 Ocak 2026 Cuma - 16:41 Mehmet Kuş, karda işyerleri zarar gören esnafla buluştu Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş yoğun kar yağışı nedeniyle işyerlerinin önündeki sundurmaların çökmesi nedeniyle maddi zarar gören esnafı ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti. Şanlıurfa genelinde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle Evren Sanayi Sitesi, Oto Galericiler Sitesi ve İmam Keskin Buğday Pazarı’ndaki esnafın işyerinin önündeki sundurmalar, ağırlığa dayanamayarak çöktü. Ciddi mali zarara yol açan gelişmenin ardından, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş ve başkan yardımcıları, esnafı işyerlerinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Evren Sanayi Sitesi Kooperatif Başkanı Mustafa Arslan, Şanlıurfa Zirai Aletler ve Motorlu Vasıtalar Tamircileri Esnaf Odası Başkanı Halil Polat, İmam Keskin Buğday Pazarı Başkanı Kemal Oflaz ile birlikte esnafı ziyaret eden Belediye Başkanı Kuş ve beraberindekiler, can kaybının olmamasının teselli olduğunu ifade ettiler. Esnafın mağduriyetini gördüklerini belirten Mehmet Kuş, kar yağışının esnafa ciddi bir mali yük bindirdiğini ve sıkıntıya soktuğunu dile getirdi. Kuş, "Cenab-ı Mevlam canımızla imtihan etmesin. Allah, giden malın yeri inşallah fazlasıyla doldurur. Ben tekrar gerek ilçemizde gerekse tüm ilçelerimizde zarar gören esnafımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah cana zarar vermesin, malın yeri her zaman doldurulur. Tekrar tüm esnafımıza geçmiş olsun diyorum" diye konuştu. İmam Keskin Buğday Pazarı Başkanı Kemal Oflaz ise, "Kar yağışından dolayı bir kısım işyerlerimiz zarar gördü. Sağ olsunlar Belediye Başkanımız Mehmet Kuş ve ekibi İlçe Başkanımız Süleyman Elgün ile birlikte sahadayız. Durum tespiti yaptılar, ara yolları açtılar. Sevincimiz, can kaybının olmamasıdır. Yanımızda olmalarından dolayı belediye başkanımıza ve ilçe başkanımıza çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
400 yıllık Barutçu Hanı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor
15 Temmuz 2025 Salı - 12:12 400 yıllık Barutçu Hanı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor Şanlıurfa’nın Osmanlı döneminde yapılan tarihi Barutçu Hanı, yeniden gün yüzüne çıkıyor. Uzun süredir atıl durumda bulunan ve son depremlerle ciddi hasar gören tarihi han, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı restorasyon çalışmalarıyla eski ihtişamına kavuşmaya hazırlanıyor. Tarihi yapının restorasyon çalışmaları dron ile havadan görüntülendi. Her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Şanlıurfa, zengin tarihi mirası ve kültürel dokusuyla Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu potansiyelin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına yoğun çaba gösteren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi yapılarına yönelik restorasyon çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Bu kapsamda, Barutçu Hanı başta olmak üzere birçok önemli yapıda yürütülen hummalı çalışmalar, Şanlıurfa’nın turizm vizyonuna büyük katkı sunuyor. Barutçu Hanı’ndaki restorasyon çalışmaları, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatıyla hız kazandı. Yapı içinde ekipler tarafından detaylı teknik analizler yapılırken, restorasyon hazırlıkları titizlikle sürdürülüyor. Tüm çalışmalar, hanın tarihi dokusuna zarar vermeden ve özgün mimarisi korunarak yürütülüyor. Göbeklitepe, Balıklıgöl ve Halfeti gibi destinasyonlarla birlikte düşünüldüğünde, Barutçu Hanı’nın da bu kültürel zenginliğe katkı sunması hedefleniyor. Tarihi yapı dron ile havadan görüntülendi. "Şanlıurfa her adımda bir asır, her asırda bir sır" Tarihi hanı ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceleyen Gülpınar, "Urfa’nın gizli kalmış tarihini tekrar yeniden canlandırmak için geldiğimiz günden beri bu konuda ciddi faaliyetler gösteriyoruz. Şu anda bu içinde bulunduğumuz bilinen adıyla Barutçu Hanı dönem dönem çeşitli adlar adı altında buraları isimlendirilmiş. Osmanlı döneminde yapılmış ama yapılış tarihi tam olarak bilinmemekle beraber 19. Yüzyıl, 18 ve 17 diyenler var ama geçmişte meşhur Tasavvuf Sakıp Efendi’nin oğlu Halil Bey’in adıyla anılan Halil Bey Hanı diye bilinen sonrasında işte Musevi kökenli bir ailenin uhdesine geçtiği için Yahudi Hanı diye biliniyor. En sonunda bilinen ismi ile günümüze kadar gelen Barutçu Hanı olarak dediğimiz ve Türkiye’deki nadir yapılardan biridir. 3 katlı olması hasebiyle, çok büyük önem arz eden bir han, restorasyonunu şu anda gerçekleştiriyoruz. İnşallah en yakın zamanda öngördüğümüz süreçte Kasım ayının sonuna doğru daha da erken bitebilir ama inşallah en geç Kasım ayının sonunda buranın restorasyonu tamamlamış olur. Yeni bir proje ile halkın istifadesine de inşallah sunacağız. Biz bu geçmiş tarihi tabii çok önemsiyoruz. Şimdi bununla ilgili ciddi bir projemiz var. Biliyorsunuz bu bölgede trafiğe kapatacağımız bir alan oluşacak. Burada tarihi daha gözle görülür hale gelmesi, bu tip yapıların daha görünür kılınması açısından bu projeyi ayrıca önemsiyoruz. Projenin mihenk taşı orası olacak çünkü bu tip kapalı alanlarda ve bu kadar tarihin zengin olduğu bölgede kesinlikle trafiğin olmaması lazım. Dünyanın birçok yerinde bunun örnekleri var. Aksi örnekler neredeyse yok diyebilirim. Biz de onların yaptığı gibi Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Öyle bir uygulama ile kendi ürettiğimiz sloganla ‘Şanlıurfa her adımda bir asır, her asırda bir sır’ sloganımızla inşallah yola çıktık ve burada çok güzel projelerle halkın istifadesine sunacağımız çok güzel hizmetlerimiz olacak. Tarihi kentler birliği ile görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah onların sağlayacağı finansmanla o konuda da mutabık kaldık, çok yakında hemen müzenin orada tarihi Roma hamamını inşallah canlandıracağız. İşte buranın restorasyonundan bahsediyoruz onun haricinde işte trafiğe kapatacağımız alandan sonra da bu tip böyle atıl kalmış hanları tekrar halkın istifadesine sunmak için gayet özverili bir şekilde arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Düğün pastası 60 davetliyi hastanelik etti
15 Temmuz 2025 Salı - 10:51 Düğün pastası 60 davetliyi hastanelik etti Şanlıurfa’da gerçekleştirilen bir düğünde pasta yiyen 60 davetli zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Davetliler, hastanedeki tedavilerinin ardandan taburcu edildi. Edinilen bilgiye göre olay, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde meydana geldi. İlçede yaşayan Halil İbrahim Elmas ile Aleyna Akdeniz, yaptıkları bir düğünle hayatlarını birleştirmek istedi. Bir düğün salonundaki davete, dost ve akrabalardan oluşan çok sayıda kişi katıldı. Tadına ilk gelin ve damat baktı Düğüne katılanlar halay çekip çiftin bu en mutlu gününe ortak oldu. Yemeğin verilmediği düğünde dışarıdan gelin ve damada kesmeleri için 10 katlı pasta getirildi. Gelin ve damat, düğünün sonuna doğru pastayı birlikte kesip tadına baktı. Pasta daha sonra ise misafirlere ikram edildi. Düğün sonrası kusma başladı Düğün sonrası evlerine giden davetlilerde karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma şikayetleri başladı. Zehirlendiklerini anlayan davetliler soluğu hastanede aldı. Gece boyunca yaklaşık 60 davetli aynı şikayetlerle hastaneye gitti. Hastalar serum bağlanarak tedavi altına alındı. Gelin ve damadın ise sadece tadına baktıkları için pastadan etkilenmedikleri öğrenildi. Çok mahcup oldum Damadın babası Abbas Elmas davetlilere çok mahcup olduğunu söyleyerek, "Düğünümüz vardı. Yemek vermediğim için pasta kestirdim. Yaklaşık 40-50 kişi zehirlenmiş. Bunu karakola verip tahlile de gönderdik. Hata kimdeyse tespit edilecek. Cezasını o bulsun" dedi. Misafirlere çok mahcup olduğunu söylen Abbas Elmas, " Yerin dibine girdim, çok mahcup oldum. Keşke olmasaydı. Zehirlenen kişi sayısının 50 kişinin üzerinde olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı. İnsanın canının bu kadar ucuz olmadığını söyleyen Metin Laçin, "Dayımın oğlu dün gece evlendi. Biz de düğüne davetliydik. Dayım yemek falan yapmadı, yaş pasta ikram etti. Yaş pastayı yedikten sonra eve gittiğimizde gece saat 01.00 sıralarında kusmalar başladı. Benim ailemden hemen hemen 12 kişi zehirlendi. Sabah saat 09.00’a kadar hastanede kaldık. Ailem, eşim, çocuklarım, ben, hepimiz zehirlendik. İlk önce küçük kızım yanıma gelip ben kustum dedi. Baktım, bir şey olmaz dedim. Sonra diğer çocuk kustu. Eşim de kusmaya başladıktan sonra ben de kusmaya başladım. Annemi aradım, durumu anlattım. Annem de biz hastanedeyiz, çabuk hastaneye gelin, zehirleniyorsunuz dedi. Biz de gittim, serum taktılar. Dayımın dediği gibi 60 kişiye kadar zehirlenme oldu. İnsanın canı bu kadar ucuz değildir" diye konuştu.
Şanlıurfa al bayraklarla donatıldı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:22 Şanlıurfa al bayraklarla donatıldı Şanlıurfa’da ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ile birlikte, Balıklıgöl başta olmak üzere ev, iş yeri, araç, meydan, sokak ve tarihi bölgeler al bayraklarla donatıldı. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Şanlıurfa’da da ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine girilmesinin sevinci yaşanıyor. Kentte başta Balıklıgöl olmak üzere ev, iş yeri, araç, meydan, sokak ve tarihi bölgeler al bayraklarla donatıldı. Terörsüz Türkiye projesi çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 85 milyona yaptığı bayrak çağrısı, Şanlıurfa’da karşılık buldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın girişimleriyle şehrin dört bir yanı ay yıldızlı bayraklarla donatıldı. "Elimizden gelen katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz" Terörsüz Türkiye sürecini desteklediklerini ve katkı sunduklarını belirten Gülpınar, "Hakikaten tarihi anlara şahitlik ettiğimizi düşünüyorum. Projede emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Bu çağrıyı da çok anlamlı buluyoruz ve bu çağrının gereğini büyükşehir belediyesi olarak bizler yerine getirdik. Gerek kendimiz bayrak asmak marifetiyle gerekse de vatandaşa, esnafa bayrakları dağıtmak suretiyle biz de elimizden gelen katkıyı vermeye, sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Çünkü dediğim gibi ülkemizi ilgilendiren bir mesele, geleceğimize dair çocuklarımızın geleceğine dair çok önemsediğimiz bir husus, ülkenin bu geçmişte yaşadığı sıkıntıları artık bir tarafa bırakıp önümüzdeki içinde bulunduğumuz yüzyılda Türkiye’nin çok daha hak ettiği yerlere gelmesi için önemli bir proje olarak görüyoruz. Ve bu desteği de vermekle kendimizi mükellef hissediyoruz. Her bir birey her bir vatandaş gibi burada inşallah bizim de bir katkımız olur. İnşallah dediğim gibi en yakın zamanda bu süreçte neticelenir ve artık başka başka konuları konuşup önümüze, bu ateş çemberin içinde olduğumuz bölgede önümüze bakmak gerekir diye düşünüyorum. Artık bütün bu sıkıntıları geride bırakıp farklı adımlar atmanın gerekliliğine inanıyorum. Tekrar hayırlı olsun diyorum inşallah" dedi. İşyerine al bayrak asarak barış sürecini desteklediğini belirten esnaf Hüseyin Korkmaz, "Çok sevinçliyiz. Böyle bir barışa böyle bir güne imza atıldı, Allah’a şükürler olsun. Her zaman böyle kansız, savaşsız, çatışmasız günler olsun istiyoruz. İnşallah böyle devam eder ve bir daha olmaz. Bir daha bu çocuklarımız, evlatlarımız böyle acıyı yaşamazlar, şehit haberlerini inşallah almayız. İnşallah bölgede turizm yoğunluğu daha fazla olur. Esnafımıza, vatanımıza, ülkemize, bölgemize bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Çok duyguluyuz, böyle devam etmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. Esnaf Mehmet Tekatlı ise "Terörsüz Türkiye için bu adımların atılması çok güzel bir şey oldu. Kardeş olarak hepimiz bir arada yaşamalıyız. Türkiye vatanımız herkese yeter. O yüzden bu barış sürecini başlatan büyüklerimizin hepsine teşekkür ederim" diye konuştu.
Türkiye’nin en lezzetli karpuzlarından biri Şanlıurfa’da yetişiyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:35 Türkiye’nin en lezzetli karpuzlarından biri Şanlıurfa’da yetişiyor Farklı tadı ve aromasıyla Şanlıurfa’nın Yaylak kırsal Mahallesinde yetişen karpuz, Türkiye’nin en lezzetli karpuzları arasında yer alıyor. Fırat Nehrinin serin suyuyla sulanan karpuzun tadı adeta meyveli bir dondurmayı andırıyor. Yaylak kırsal Mahallesinde yetişen ve tadını yetiştirildiği 1toprağın özelliği ve Fırat Nehrinin serin sularından alan Yaylak Karpuzunun hasadı başladı. Farklı tadı ve aromasıyla ön plana çıkan Yaylak Karpuzunu diğer karpuzlardan ayıran en büyük özellik ise içerisinin kan kırmızısı olması ve yenildiğinde ağızlarda erimesi olarak gösteriliyor. Diğer karpuzlar gibi sert olmayan karpuz, içerisinde yüksek oranda su barındırıyor. Dağlarda eriyen kar karpuza tat veriyor Karpuzun tadını bereketli topraklar ile dağlardan eriyen karlardan aldığını söyleyen Ziraat Mühendisi Tahsin Durmaz," Lezzetinin farklı olmasının sebeplerinden biri bereketli topraklarda yetişiyor olması, bir diğeri ise dağdan eriyen kar sularıyla sulanıyor olmasıdır. Bu karpuzu diğer karpuzlardan ayıran en büyük özellik diğer karpuzları yerken ağzımızda elma, turp gibi bir sertlik oluşurken Yaylak Karpuzunu yerken ağızlarda eriyerek dondurma tadında bir aroma oluşuyor" dedi. Dondurma ve kola yerine karpuz Yıllardır Yaylak bölgesinde karpuz yetiştiren çiftçi Hasan Kurtaran ise, vatandaşları dondurma ve kola yerine Yaylak Karpuzu tüketmeye davet etti. Yaylak Karpuzunun tadı dışında faydaları da olduğunu söyleyen Kurtaran," Dondurma ve kola yerine Yaylak Karpuzu yiyin ve doktora da gitmeyin. Bizim burada karpuz ortalama 13 kilo gelir. En ufağı 9 kilo ama 20 kiloya kadar da büyüyor. Yaylak Karpuzu marka bir karpuzdur. Bu bölgeye su gelmeden önce de burada susuz karpuz yetişiyordu. Yaşlılarımız susuz karpuzu iyi bilir. Burada halen susuz karpuz yetiştiren ihtiyarlar var. Susuz karpuz da 20 kiloya kadar büyüyordu. Aslında karpuz denince akla Adana ve Diyarbakır geliyor ama kimse yeteri kadar Yaylak Karpuzunu tanıtamadı. Aslında karpuz Yaylak’ındır" diye konuştu. Diğer bölgelere göre biraz daha geç mahsul veren Yaylak Karpuzu, Şanlıurfa ve çevresinde en çok tercih edilen karpuz olarak dikkat çekiyor.