KÜLTÜR SANAT - 15 Temmuz 2025 Salı 12:12

400 yıllık Barutçu Hanı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor

A
A
A
400 yıllık Barutçu Hanı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor

Şanlıurfa’nın Osmanlı döneminde yapılan tarihi Barutçu Hanı, yeniden gün yüzüne çıkıyor. Uzun süredir atıl durumda bulunan ve son depremlerle ciddi hasar gören tarihi han, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı restorasyon çalışmalarıyla eski ihtişamına kavuşmaya hazırlanıyor. Tarihi yapının restorasyon çalışmaları dron ile havadan görüntülendi.


Her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Şanlıurfa, zengin tarihi mirası ve kültürel dokusuyla Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu potansiyelin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına yoğun çaba gösteren Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi yapılarına yönelik restorasyon çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Bu kapsamda, Barutçu Hanı başta olmak üzere birçok önemli yapıda yürütülen hummalı çalışmalar, Şanlıurfa’nın turizm vizyonuna büyük katkı sunuyor.


Barutçu Hanı’ndaki restorasyon çalışmaları, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın talimatıyla hız kazandı. Yapı içinde ekipler tarafından detaylı teknik analizler yapılırken, restorasyon hazırlıkları titizlikle sürdürülüyor. Tüm çalışmalar, hanın tarihi dokusuna zarar vermeden ve özgün mimarisi korunarak yürütülüyor.


Göbeklitepe, Balıklıgöl ve Halfeti gibi destinasyonlarla birlikte düşünüldüğünde, Barutçu Hanı’nın da bu kültürel zenginliğe katkı sunması hedefleniyor. Tarihi yapı dron ile havadan görüntülendi.



"Şanlıurfa her adımda bir asır, her asırda bir sır"


Tarihi hanı ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceleyen Gülpınar, "Urfa’nın gizli kalmış tarihini tekrar yeniden canlandırmak için geldiğimiz günden beri bu konuda ciddi faaliyetler gösteriyoruz. Şu anda bu içinde bulunduğumuz bilinen adıyla Barutçu Hanı dönem dönem çeşitli adlar adı altında buraları isimlendirilmiş. Osmanlı döneminde yapılmış ama yapılış tarihi tam olarak bilinmemekle beraber 19. Yüzyıl, 18 ve 17 diyenler var ama geçmişte meşhur Tasavvuf Sakıp Efendi’nin oğlu Halil Bey’in adıyla anılan Halil Bey Hanı diye bilinen sonrasında işte Musevi kökenli bir ailenin uhdesine geçtiği için Yahudi Hanı diye biliniyor. En sonunda bilinen ismi ile günümüze kadar gelen Barutçu Hanı olarak dediğimiz ve Türkiye’deki nadir yapılardan biridir. 3 katlı olması hasebiyle, çok büyük önem arz eden bir han, restorasyonunu şu anda gerçekleştiriyoruz. İnşallah en yakın zamanda öngördüğümüz süreçte Kasım ayının sonuna doğru daha da erken bitebilir ama inşallah en geç Kasım ayının sonunda buranın restorasyonu tamamlamış olur. Yeni bir proje ile halkın istifadesine de inşallah sunacağız. Biz bu geçmiş tarihi tabii çok önemsiyoruz. Şimdi bununla ilgili ciddi bir projemiz var. Biliyorsunuz bu bölgede trafiğe kapatacağımız bir alan oluşacak. Burada tarihi daha gözle görülür hale gelmesi, bu tip yapıların daha görünür kılınması açısından bu projeyi ayrıca önemsiyoruz. Projenin mihenk taşı orası olacak çünkü bu tip kapalı alanlarda ve bu kadar tarihin zengin olduğu bölgede kesinlikle trafiğin olmaması lazım. Dünyanın birçok yerinde bunun örnekleri var. Aksi örnekler neredeyse yok diyebilirim. Biz de onların yaptığı gibi Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Öyle bir uygulama ile kendi ürettiğimiz sloganla ‘Şanlıurfa her adımda bir asır, her asırda bir sır’ sloganımızla inşallah yola çıktık ve burada çok güzel projelerle halkın istifadesine sunacağımız çok güzel hizmetlerimiz olacak. Tarihi kentler birliği ile görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah onların sağlayacağı finansmanla o konuda da mutabık kaldık, çok yakında hemen müzenin orada tarihi Roma hamamını inşallah canlandıracağız. İşte buranın restorasyonundan bahsediyoruz onun haricinde işte trafiğe kapatacağımız alandan sonra da bu tip böyle atıl kalmış hanları tekrar halkın istifadesine sunmak için gayet özverili bir şekilde arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.



400 yıllık Barutçu Hanı restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Gümüşhane’de aç kalan yaban hayvanları için seferberlik Gümüşhane’de yoğun kar yağışının ardından doğal besin kaynakları azalan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü (DKMP) tarafından organize edilen etkinlikte, yoğun kar nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğada belirlenen uygun noktalara ot ve buğday bırakıldı. Ekiplerle omuz omuza vererek karla kaplı zeminde ot ve buğday çuvallarını taşıyan Vali Aydın Baruş, bu malzemeleri başta yaban keçileri olmak üzere yaban hayvanlarının kolaylıkla ulaşabileceği ve güvenle beslenebileceği şekilde bıraktı. İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü İlbeyi Aydın’ın da katılımıyla gerçekleştirilen programda açıklamalarda bulunan Vali Aydın Baruş, "Gümüşhane dağlarının süsü" olarak nitelendirilen yaban keçilerinin sayısının il genelinde 3 bini aştığını ifade etti. Yemleme çalışmasının ardından yaban keçilerini gözlemleyen Vali Baruş, Gümüşhane’nin flora ve fauna açısından son derece zengin olduğuna dikkat çekerek, yüksek zirveler ve derin vadilerin yaban hayatı için doğal bir yaşam alanı oluşturduğunu vurguladı. Yaban hayatının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Vali Baruş, yoğun kar yağışının etkili olduğu dönemlerde bu tür yemleme çalışmalarının Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından düzenli aralıklarla sürdürüldüğünü, bugün de yaklaşık 150 kilogram yonca ve 200 kilograma yakın buğdayın doğaya bırakıldığını belirtti. Gümüşhane genelinde 3 bini aşkın yaban keçisi bulunduğunu ifade eden Vali Baruş, "Güzellikleriyle doğamıza çok önemli bir renk veriyorlar ve doğal yaşantımızın zenginliğine çok ciddi bir şekilde katkıda bulunuyor yaban keçilerimiz. Bunları korumak bütün Gümüşhaneliler olarak bizim sorumluluğumuz. Bunu her zaman övünerek söylüyoruz ki Gümüşhane insanı da burada mevcut bulunan yaban hayatına sahip çıkıyor. Onları korumak için elinden geleni yapıyor" diye konuştu. Vatandaşlara önemli bir çağrıda bulunan Vali Baruş, yaban keçilerine ve diğer yaban hayvanlarına zarar vermeye yönelik her türlü yasa dışı faaliyetin derhal Jandarma ve Doğa Koruma ekiplerine bildirilmesini istedi. Fotokapanlar, dürbünlü gözlemler ve saha denetimleriyle yaban hayatının sürekli takip edildiğini belirten Vali Baruş, "Doğa içerisindeki yaban hayatının hepsinin bir dengesi var, hepsinin bir yaratılış hikmeti var. Bu zenginliği devam ettirmemiz için bu hayatı da ciddi bir şekilde korumamız lazım. İlimizde de bu çalışmalar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğümüzün fotokapanlarıyla, gözlem olanaklarıyla, dürbünle gözetleme sayesinde yoğun bir şekilde devam ediyor. Hayvanlarımızı korumayı sürdüreceğiz. Bu zenginliği gelecek nesillerimize iftiharla bırakacağız. Duyarlı tüm vatandaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gümüşhane’de kış şartlarının ağırlaştığı bu dönemlerde yaban hayvanlarının beslenme güçlüğü yaşamaları nedeniyle yaban hayatının korunması, ekosistem dengesinin sürdürülmesi, yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yönelmesinin ve insan-yaban hayvanı çatışmasının önlenmesi amacıyla, kontrollü ve bilinçli yemleme faaliyeti yapılıyor. Bu kapsamda Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü yaban hayvanlarının ve kuş türlerinin aç kalmasını önlemek amacıyla 5 ton ot ile 10 ton buğday alımı gerçekleştirdi. İl genelinde vatandaşların ve DKMP ekiplerinin yoğun koruma ve kontrol faaliyetlerinin etkisiyle Merkez ilçe sınırlarında 2011 yılında 7 olan yaban keçisi sayısı 2025 yılında binin üzerine çıkarken, il genelinde de 2025 yılında yapılan envanterde yaban keçisi sayısının 3 binin üzerine çıktığı belirlendi.