ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 05:15

Samsun’da yaşlı kadın ırmak kenarında ölü bulundu

A
A
A
Samsun’da yaşlı kadın ırmak kenarında ölü bulundu

Samsun’da ırmak kenarında yaşlı kadının cansız bedeni bulundu.


Olay, Samsun’un Terme ilçesi Sakarlı Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, öğlen saatlerinde evinden ayrılan 87 yaşındaki Gülhanım Tecir’den ailesi akşam saatlerine kadar haber alamadı. Bölgede bulunan Miliç Irmağı’nda bir kişinin hareketsiz yattığını gören vatandaşlar olayı 112 acil servise bildirdi. Bölgeye gelen sağlık ekiplerinin ilk kontrolü sonucu Gülhanım Tecir’in hayatını kaybettiği tespit edildi.


Bölgeyi abluka altına alan jandarma ekiplerinin olay yeri inceleme çalışmalarının ardından Gülhanım Tecir’in cansız bedeni otopsi için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığına götürüldü.


Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa MHP’den su indirimine destek... Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, BUSKİ’de CHP döneminde fahiş su zammının Cumhur İttifakı döneminde vatandaşın yükünü azaltacak hale getirilmesine destek verdiklerini belirterek, "Geçmiş dönemde CHP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimi popülist politikalarla kurumun mali yapısını bozdu. Bu yanlış politikalar BUSKİ’yi yatırım yapamaz hale getirmişti" dedi. Tekin, yaptığı yazılı açıklamada, belediyeciliğin yalnızca vaat yönetmek olmadığını belirterek, "Belediyecilik aynı zamanda bütçeyi, kaynakları ve kurumların geleceğini doğru yönetme sorumluluğudur. Bursa kamuoyunun hafızasında tazeliğini koruyan BUSKİ’deki suya fahiş zam sürecini hep birlikte yaşadık" ifadelerini kullandı. CHP yönetiminin geçmiş dönemde yaptığı yüzde 25’lik su indiriminin kurumun mali dengelerini bozduğunu savunan Tekin, "Ne yazık ki BUSKİ yatırım yapamaz ve hizmet üretemez bir noktaya sürüklenmiştir. Ardından oluşan mali tablonun faturası yine Bursalı hemşehrilerimize kesilmiş, plansız yönetimin sonucu olarak vatandaşlarımız fahiş zamlarla karşı karşıya bırakılmıştır" diye konuştu. Cumhur İttifakı olarak yüksek su zamlarını her meclis toplantısında gündeme taşıdıklarını belirten Tekin, "Vatandaşlarımızın haklı tepkileri ve yoğun şikayetleri Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde defalarca gündeme taşınmıştır. Cumhur İttifakı olarak her meclis toplantısında bu zamların geri çekilmesi gerektiğini ifade ettik. Ancak tüm çağrılara rağmen CHP yönetimi geri adım atmamış, vatandaşlarımızın beklentilerine kulak vermemiştir" dedi. Geçmiş dönemde BUSKİ önünde yapılan protestolara da değinen Tekin, "AK Parti döneminde su fiyatlarının yüksek olduğunu iddia ederek BUSKİ önünde su sayaçları kıranların, CHP yönetimi döneminde vatandaşlarımızı ezici boyutlara ulaşan fahiş su zamları karşısında tek kelime dahi etmemesini Bursa kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. O gün halkçılık söylemiyle şov yapanların bugün sessizliğe bürünmesi, meselelerinin vatandaşın menfaati değil siyasi fırsatçılık olduğunu açıkça göstermektedir" ifadelerini kullandı. Tekin, mevcut yönetim anlayışının daha sürdürülebilir bir belediyecilik modeli ortaya koyduğunu savunarak, "Bugün Sayın Şahin Biba’nın yönetim anlayışıyla birlikte Bursa’da daha sağduyulu, gerçekçi ve sürdürülebilir bir belediyecilik anlayışı hâkim olmaya başlamıştır. Cumhur İttifakı, belediyeciliği bir şov alanı değil; sorumluluk, hizmet ve sürdürülebilir yönetim anlayışıyla ele almıştır" dedi. BUSKİ’nin mali yapısını riske atmadan vatandaşların yükünü hafifletecek bir model uygulandığını kaydeden Tekin, "Vatandaşlarımızı fahiş su faturalarından kurtarırken hizmet kalitesinden taviz vermeyen bu anlayışından dolayı Sayın Şahin Biba’ya ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyoruz" diye konuştu. MHP olarak Bursa’nın kaynaklarının doğru kullanılmasının takipçisi olacaklarını belirten Tekin, "Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak Bursa’mızın kaynaklarının israf edilmeden kullanılmasını, şehrimizin huzuru ve insanımızın refahı için çalışan her iradenin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Aydın Filmlere konu olan incir reçelinde kullanılan ilekler tezgahları süslüyor Filmlere bile konu olan incir reçelinin yapımında kullanılan ilekler, pazar tezgahlarını süslüyor. Tezgahlarda çok sık bulunmayan ilekleri gören bazı vatandaşlar da merakından tezgaha geliyor. Dünyanın en kaliteli incirlerinin yetiştiği Aydın’da, "deli ilek" olarak bilinen küçük ilekler de pazar tezgahlarını süslemeye başladı. Genellikle ilekler incir ağaçlarını sineklendirmek ve kaliteli incir elde etmek için satın alınırken, bazı vatandaşlar da incir reçeli yapmak için tercih ediyor. İncir reçeli yapımında kullanılan deli ilekler tezgahlarda yerini alırken, vatandaşlar da yoğun ilgi gösteriyor. Gelen talepler doğrultusunda küçük ilekleri satmaya başladığını ifade eden üretici Raziye Ay; "Bu küçük ilekleri genelde reçel yapmak için alıyorlar. Biz normalde bunları hep ayıklar sebzelerin içine dökerdik. Bir keresinde soran oldu getirdim. O günden sonra talep artmaya başladı. İlekleri kaynatıp, acı suyunu aldıktan sonra kabuğunu soyarak şerbet içerisinde bekletiyorlar ve reçele dönüştürüyorlar. Biz de talep olunca getirip satmaya başladık. Normalde büyük ilek satışları olur zaten pazarlarda. Çünkü bu ilekler incir ağaçlarına asılıyor ve sinek çıkarıyor. Tabi bunlar biraz daha küçük. Deli ilek olarak biliniyor. Şuan daha yeni fidanların ileklerini de getirip satıyoruz" dedi. Küçük ilekleri bilmeyen bazı vatandaşların da merak ederek tezgaha geldikleri ifade eden Ay, "Tezgahta zaten küçük ilekleri gören vatandaşlar merak edip soruyor, dikkat çekiyor. Alıp reçel yapıyorlar. Seveni de çok. Biz de talebi karşılıyoruz. Bugün sabah da pazara gelmeden isteyenler var diye topladım ve buraya getirdim. Kilosunu da piyasaya uygun şekilde satıyoruz. Çok şükür işlerimiz güzel. Zaten tüm ürünlerimiz organik. Kendi bahçemizde yetiştirdiğimiz ürünleri satıyoruz" şeklinde konuştu.
Van Ramazanla öğreniyorum projesi ödül töreni yapıldı Van’ın Özalp ilçesinde "Ramazanla Öğreniyorum" projesi kapsamında dereceye giren 200 öğrenci, düzenlenen görkemli bir törenle ödüllerine kavuştu. Özalp Kaymakamlığı, İlçe Müftülüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen "Ramazanla Öğreniyorum" projesinin ödül töreni, Özalp Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplam bin 300 öğrencinin katılım sağladığı projede, hem akademik hem de manevi eğitim bir araya getirildi. İlçe protokolünün ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Törenin ilerleyen saatlerinde Emek İlköğretim Okulu öğrencilerinden oluşan koro, seslendirdikleri ilahilerle katılımcılara duygulu anlar yaşattı. Törende konuşan Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut, eğitimin çok yönlü olması gerektiğine dikkat çekerek, "Derdimiz ve gayemiz çocuklarımızın çift kanatlı yetişmesidir. Maalesef tek kanatla kuş uçmuyor. Çocuklarımıza akademik eğitimlerinin yanında manevi eğitimin de verilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu bu proje ile bir kez daha gördük. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim. Proje Koordinatörü Hakan Zorlu, projenin kapsamı ve sonuçları hakkında bilgi vererek sürecin detaylarını paylaştı. Zorlu, projeye toplamda bin 300 öğrencinin katıldığını, yapılan yazılı ve uygulamalı sınavlar sonucunda 200 öğrencinin dereceye girmeye hak kazandığını belirtti. Dereceye giren öğrencilere proje kapsamında başarılı olan öğrencilere 50 adet bisiklet, 4 adet gram altın toplam 200 bin Türk lirası ödülü verildi. Program ödüllerini takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.
Van Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi. Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor. İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, "İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir" dedi. "Çölyak hastalığının tedavisi basittir" Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, "Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır" diye konuştu. "Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir" Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli."