SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 09:07

Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor"

A
A
A
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor"

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, özellikle market ürünleri ve yüksek glüten içerikli gıdalarla gelişen yanlış beslenme alışkanlıklarının çölyak hastalığı görülme sıklığını geçmişe oranla 100 kat artırdığını söyledi.


Uluslararası Çölyak Farkındalık Günü çerçevesinde, toplumda bu kronik rahatsızlığa karşı duyarlılığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerin ve benzer belirtileri gösteren vatandaşların farkındalık düzeyinin yükseltilmesinin, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynadığını ifade ediyor.


İHA muhabirine konuşan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yusuf Kayar, çölyak hastalığının bir glüten duyarlılığı olduğunu belirtti. Dr. Kayar, "İçinde glüten ihtiva eden herhangi bir gıda aldığında vücudunun buna karşı alerjik bir reaksiyon vermesi durumudur. Aslında böyle özetleyebiliriz; tabii öncelikle bağırsaklarda bir iltihaplanma söz konusu oluyor. Bağırsaklardaki iltihaplanma sonrası, hastalar emilimle ilgili ciddi sorunlar yaşayabiliyor. Tabii bu durum sadece bağırsaklarla sınırlı kalmıyor ve zamanla bütün vücuda yayılarak neredeyse bütün organları etkisi altına alabiliyor. Hastalığın hem genetik hem de çevresel birçok nedeni söz konusu. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren baktığımızda, hastalıkta ciddi manada bir artış görülmektedir. O zamanla kıyas yaparsak yaklaşık 100 kat civarında bir artıştan bahsedebiliyoruz. Bunun da en büyük nedeni maalesef yanlış beslenme. Özellikle market ürünleri ve içeriğinde fazla miktarda glüten barındıran gıdalar tüketildiğinde, maalesef çölyak hastalığı ortaya çıkabiliyor. Tabii ki diğer bir neden genetik yatkınlıktır. Genetik etkenlere baktığımızda; özellikle ikiz kardeşinde çölyak hastalığı olan bir kişide, bu hastalığın görülme ihtimali yaklaşık 10 kat artış göstermektedir" dedi.



"Çölyak hastalığının tedavisi basittir"


Çölyak hastalığının kişinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu ve tedavisinin de bir o kadar basit olduğunu dile getiren Kayar, "Kişi eğer glütensiz beslenmeye devam ederse hiçbir sorun kalmıyor; yani normal popülasyondaki bir insandan hiçbir farkı olmuyor. Ama eğer diyetine dikkat etmezse, başta bağırsaktaki iltihapla beraber bu durumun bütün vücuda yayıldığını ve zamanla hastaların kansere bile eğilim gösterdiğini görebiliyoruz. Bu noktada farkındalık oluşturmak gerekir. Eğer bir kişide kilo kaybı, karın ağrısı, ishal, şişkinlik, reflü veya anemiyle ilgili şikayetler, kemik bozuklukları gibi durumlar varsa muhakkak bir doktora başvurması gerekir. Doktorun da çölyak hastalığı ihtimalini göz önünde bulundurup bu açıdan detaylı bir araştırma yapması şarttır" diye konuştu.



"Hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir"


Hastaların glütensiz ürünlere ulaşması konusunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade eden Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Günümüzde glüten birçok ürünün içinde var; ancak özellikle market ürünlerindeki ve üretilen ekmeklerdeki glüten oranı çok fazla olduğu için hastalar zaman içerisinde bu hastalığa daha yatkın hale gelebiliyor. Hastalığın tek tedavisi diyettir; hastaların glütensiz bir şekilde beslenmeleri gerekir. Ancak maalesef günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarının bu yöndeki desteğinin çok zayıf olduğunu görüyoruz. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarının bu yönde bir eğilim göstermesini ve hastaların bu gıdalara daha rahat ulaşması için ellerinden geleni yapmasını istiyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli."



Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Kayar: "Yanlış beslenme çölyak riskini artırıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa’da üçüncü etap damızlık küçükbaş dağıtımı yapıldı Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve yerel üreticilerin ekonomik olarak desteklenmesi amacıyla başlatılan damızlık küçükbaş hayvan dağıtımlarının üçüncü etabında toplam 100’den fazla üreticiye destek sağlandı. Aliağa’da 4-8 Mayıs tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında yaklaşık 200 üretici belirlendi. Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle 3’üncü etap damızlık dağıtımları gerçekleştirildi. Törende; yüzde 100 hibeli 10 koyun + 1 koç desteğiyle 10 üreticiye kıvırcık damızlık sürü teslim edilirken, yüzde 75 hibeli destekle 80 üreticiye Merinos koç, 16 üreticiye ise Kıvırcık koç dağıtıldı. Törene; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Ömer Ertürk, İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Selim Özkan, önceki dönem Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı. Başkan Serkan Acar: "Aliağa küçükbaş hayvancılıkta örnek ilçe olacak" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, törende yaptığı konuşmada küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "Bugün bir kez daha damızlık koç ve koyun dağıtımını hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Buradaki temel hedefimiz ilçemizde küçükbaş hayvan sayısını artırmak, aynı zamanda özellikle Merinos ve Kıvırcık cinsi hayvanlarımızı saflaştırarak verimliliklerini yükseltmektir." Aliağa’nın yalnızca sanayi ve liman kenti olmadığını vurgulayan Başkan Serkan Acar, "Hayvancılıkta da iddialı olacağız. Küçükbaş hayvancılığı hep birlikte daha ileri seviyelere taşıyacağız. Sadece üretimi değil, küçükbaş hayvan tüketimini de desteklememiz gerekiyor. Bu konuda da Aliağa’da örnek çalışmalar gerçekleştireceğiz" dedi. Kaymakam Zekeriya Güney: "Küçükbaş hayvancılık sayısal ve nitelik olarak gelişecek" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise konuşmasında projenin ilçedeki hayvancılığa önemli katkılar sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu anlamlı dağıtım törenini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Projenin başlangıcından bugüne kadar gösterdiği gelişimi ve verilen emeği görüyoruz. Bugün 3’üncü etap dağıtımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu proje sayesinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılık hem sayısal hem de nitelik ve verim açısından daha da gelişecektir." Projeyle 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşıldı İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan ise Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin bölge hayvancılığı açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin üreticilerimize sağladığı katkıları görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Merkezimiz, bölgemizin kaliteli damızlık küçükbaş ihtiyacının karşılanmasında önemli rol üstleniyor. Bugünkü dağıtımla birlikte proje kapsamında toplam 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşılmış olacak. Bu projede emeği geçen başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Mazlum Selim Aksakal’a ve tüm teknik personelimize teşekkür ediyorum. Damızlık hayvanlarımız üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun." 183 hayvanla başlayan tesis bin 300 baş kapasiteye ulaştı Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal da projenin kamu ve belediye iş birliği açısından örnek bir model olduğunu belirtti. Aksakal, "Atıl durumdaki bu arazide, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve Aliağa Belediyemiz ile birlikte kaliteli damızlık üretimi hedefiyle 2021 yılında protokol imzaladık. 183 hayvanla başlayan tesisimiz bugün bin 300 baş seviyesine ulaştı. Bu proje, kamu ve belediye iş birliğinde ülkemize örnek olacak nitelikte bir çalışmadır. Diğer ilçelerimize de rol model olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Adana Gazeteci Söylemez: "Vurgun yaparken yüzleri kızarmıyor, bari bu açıklamayı yaparken biraz utansınlar" Gazeteci Rıfat Söylemez, Adana Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosunun 4 ayda 1 milyar lira değil 486 milyon liralık tamir, bakım ve yedek parça alımı yapıldığı yönündeki açıklamasına, "29 Aralık 2025 ve nisan ayındaki ihaleyi buraya koymamışlar. O ihalelerle birlikte 900 milyon yapıyor. Vurgun yaparak kamu parasını talan ederken yüzleri kızarmıyor. Bari bu açıklamayı yaparken biraz utansınlar" dedi. Söylemez, Adana Büyükşehir Belediyesinde son 4 ayda araçların, bakım, tamir ve yedek parçalarına 1 milyar lira harcama yapıldığını, ayrıca eski Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın oğlunun hazırlanan fezlekede ismi geçmesine rağmen işlem yapılmadığını, Karalar’ın ve yakınlarının belediye başkanı olduktan sonra zenginleştiğini, bunun yanı sıra birçok firmaya sürekli ihale verilerek zengin edildiğini öne sürümüştü. Söylemez’in bu açıklamasının ardından Adana Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosundan yapılan açıklamada sadece tamir, bakım ve yedek parça alımı ihalelerine yanıt verilerek, "Bilindiği üzere; 2026 Ocak ayından itibaren belediyemize ait toplam bin 95 adet aracın (Otobüs, otomobil, kamyon, iş makineleri vd.) bakım ve onarımı, belediyemiz bünyesinde kurulan bakım ve onarım atölyelerinde, belediyemiz elemanlarınca yapılmaktadır. 01.01.2026 -13.05.2026 tarihleri arasında, belediyemize ait tüm araçların bakımı, onarımı ve yedek parçaları için harcanan toplam miktar; KDV dahil 486.124.627,54 TL’dir. Bu kapsamda alınan akü, lastik, yağ, filtre ve sürekli yenilenmesi gereken malzeme ve yedek parçalar tüm yıl için alınmış olup, Makine İkmal Daire Başkanlığımızın depolarında yer almakta ve ihtiyaç olduğunda kullanılmaktadır" denildi. Söylemez, bu açıklamanın ardından yaptığı konuşmada, "Ben de onları yalanlayacağım. İşin ilginç tarafı 5 iddiamız vardı. Patates, soğan, tabut ve kefenden organizasyon şirketi haline gelen firmadan hiç bahsetmemişler. Zeydan beyin oğluyla ilgili iddialarımıza hiç yanıt vermemişler. Veli Ağbaba’nın köylüsü olan bir müteahhit vardı, onunla ilgili de yanıt vermemişler. Onlar diyorlar ki yalan söylüyor. Asıl yalanı, kamu kurumunun yöneticileri olan onlar söylüyor. Bu açıklamayı ciddi bir talihsizlik olarak görüyorum" diye konuştu Söylemez, şöyle devam etti: "Diyorlar ki 1 Ocak tarihini baz aldık. 2 gün öncesi olan 29 Aralık tarihini baz al. 221 milyon 707 bin lirayı da oraya ekle. Bu açıklamayı kimin imzasıyla yaptılar bilmiyorum. İhale tarihi 24 Nisan’da, tek parça 234 milyon lira; o da yok. Sadece ikisini ekleseniz 900 milyon liraya denk geliyor. Hani diyorlar ya Sayıştay, denetim birimi ve meclis komisyonu tarafından denetleniyor. Bu denetimler sadece Adana Büyükşehir Belediyesi için değil, Türkiye’deki bütün belediyeler için yapılsaydı, İstanbul Başsavcılığı döneminde Akın Gürlek ve arkadaşları bu kadar yorulmazdı. Adana Büyükşehir Belediyesi’nde araçların tamir, bakımı ve yedek parça alımı diyorlar. 1 milyar lirayı aşacaklar, çok az kaldı. Nisan ayındaki ihale onaylanmadı diyorlar ama onun da yaklaşık maliyeti 234 milyon lira." Söylemez, bir yalanları daha olduğunu belirterek, "’Tüm yıl için alınmış olup belediyemize ait toplam bin 95 adet otobüs, kamyon, iş makineleri ve otomobil bakım onarımı belediyemiz bünyesinde kurulan onarım atölyesinde yapılmaktadır’ deniliyor. O zaman siz, halkın milyonlarca lirasını yandaşlarınıza kurdurduğunuz firmalara hortumlatmaktan hiç yüzünüz kızarmıyor mu? Bir de açıklamada deniliyor ki ’biz bunları kendi elemanlarımız ile bize ait olan atölyelerde tamir ediyoruz.’ Buradan Adana’daki cumhuriyet savcılarına, Adana Valisi’ne ve İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin tüm işleri incelenmelidir. Büyük bir vurgun var. Vurgun yaparak kamu parasını talan ederken yüzleri kızarmıyor. Bari bu açıklamayı yaparken biraz utansınlar diyorum" dedi.