EKONOMİ - 06 Şubat 2026 Cuma 17:36

Samsun’da et üretiminin artması hedefleniyor

A
A
A
Samsun’da et üretiminin artması hedefleniyor

SAMSUN (İHA) – Samsun Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2026 Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında et ürünleri üretiminin hatırı sayılır şekilde artırılmasını hedefliyor.


14 Eylül 2023’te Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik gereği Samsun’da vali yardımcısı başkanlığında İl Planlama Kurulu kuruldu. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında oluşturulan komite kararıyla Samsun’daki bitkisel, hayvansal ve su ürünlerine ait üretim planlamaları yapıldı.


Bitkisel Üretim Planlaması kapsamında 2028 yılında ekiliş alanının 2 milyon 311 bin 494 dekar alana, üretimin ise asgari 2 milyon 209 bin 390 tona, azami 2 milyon 752 bin 422 tona çıkarılması planlanıyor.


Hayvansal Üretim Planlaması kapsamında 2027 yılında kırmızı et üretiminin asgari 34 bin 642 tona, azami 38 bin 289 tona; beyaz et üretiminin asgari 15 bin 604 tona, azami 17 bin 247 tona; çiğ süt üretiminin asgari 459 bin 869 tona, azami 508 bin 277 tona ve yumurta üretiminin asgari 199 milyon 230 bin 152 adede, azami 220 milyon 201 bin 747 adede çıkarılması hedefleniyor.


Öte yandan, Su Ürünleri Üretim Planlaması kapsamında 2027 yılında su ürünleri avcılığı üretiminin asgari 56 bin 96 tona, azami 71 bin 609 tona ve su ürünleri yetiştiriciliği üretiminin asgari 13 bin 740 tona, azami 19 bin 385 tona çıkarılması amaçlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun Özel Ada Hastanesi’ndeki sağlık skandalı Sağlık Bakanlığı raporuna yansıdı Giresun’da Özel Ada Hastanesi’nde kalp krizi şüphesiyle acil servise başvuran Salih Aydın’ın yüzeysel değerlendirme sonrası taburcu edildiği, dakikalar sonra kalbinin durduğu ve kırmızı kodla yeniden hastaneye alındığı iddia edildi. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü raporlarında hekim kusuru tespit edildiği öne sürülürken, olay kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Giresun’da yaşayan Salih Aydın, göğüs ağrısı, sol kol uyuşması, mide bulantısı ve terleme şikayetleriyle Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Kalp krizi açısından tıp literatüründe "kritik uyarı belirtileri" olarak kabul edilen bu şikayetlere rağmen hasta iddiaya göre yüzeysel bir değerlendirme sonrası "kas ağrısı" denilerek taburcu edildi. Hasta yakınlarının iddialarına göre Salih Aydın taburcu edildikten yalnızca dakikalar sonra hastane çıkışında aracın içinde fenalaştı ve kalbi durdu. Aynı hastaneye bu kez "kırmızı kod" ile geri getirilen Aydın’a elektroşok ve kalp masajı uygulandı. Acil anjiyo yapılarak stent takılan hasta, yoğun bakıma alındı. Ailenin iddiasına göre, Salih Aydın’ın bugün hayatta olmasının nedeni doğru bir ilk değerlendirme değil, zamanla yarışta şans faktörü oldu. Hastane yönetiminin açıklaması tartışma konusu oldu Olayın kamuoyuna yansımasının ardından hastane yönetimi yaptığı açıklamada, "Hastanın taburcu edildikten dakikalar sonra kalp krizi geçirmesi mümkündür" ifadelerini kullandı. Ancak hasta yakınları bu açıklamanın bir savunma değil, riskin bilindiğinin kabulü anlamına geldiğini savunarak, "Risk biliniyorsa, hasta neden taburcu edildi?" diyerek tepkilerini dile getirdi. Resmî raporlarda "kusur" tespiti iddiası Ailenin paylaştığı bilgilere göre, Sağlık Bakanlığı ve Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan resmi raporlarda acil serviste görev yapan hekimin hasta değerlendirmesinde kusurlu olduğu, tıbbi evraklarda eksiklik ve çelişkiler bulunduğu ifade edildi. Raporda, hastanın şans eseri hayatta kaldığına da yer verildiği öne sürüldü. Kamuoyunda tartışılan bir diğer önemli konu ise Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’nin ruhsat durumu oldu. Aile, acil servisin hangi yetkiyle hizmet verdiği sorusuna hastane yönetimi, İl Sağlık Müdürlüğü ve CİMER üzerinden net bir yanıt alamadıklarını ileri sürdü. Hasta yakınları, ruhsatı tartışmalı olduğu iddia edilen bir acil serviste resmi raporlarla kusur tespiti yapılmış bir hekimin görevine devam etmesinin toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu savundu. "Bu dosya bireysel değil, kamusal bir mesele" Hasta yakınları, yaşananların yalnızca kendi ailelerini ilgilendirmediğini, kamu sağlık güvenliği açısından ele alınması gerektiğini vurguladı. Aynı hastane hakkında sosyal medya ve resmi başvurular yoluyla çok sayıda benzer şikayetin bulunduğu da hatırlatıldı. Aile, hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirterek, "Bu dosya kapanmadı. Bu mesele bizim değil, kamunun meselesidir" açıklamasında bulundu.