ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 17:23

Parkta oğlunu 37 bıçak darbesiyle öldüren babaya ağırlaştırılmış müebbet talebi

A
A
A

Antalya’da 25 yaşındaki oğlunu parkta 37 bıçak darbesiyle öldüren babanın tutuklu yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Olay, 26 Mayıs 2025 tarihinde saat 23.00 sıralarında Muratpaşa ilçesine bağlı Kızıltoprak Mahallesi 965. Sokak’taki boş arazide meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süredir oğlu ile aralarında sorun olduğu öğrenilen Ali T. (60), konuşmak için oğlu Barış T.’yi (25) evine yakın bir noktada bulunan boş araziye çağırdı. Baba-oğul arasında başlayan tartışma sırasında Ali T., yanındaki bıçakla oğlunu defalarca bıçakladıktan sonra olay yerinden ayrıldı. Boş araziden gelen kavga seslerini duyan ve yakın noktadaki parkta bulunan vatandaşlar, Barış T.’yi yerde kanlar içerisinde buldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç adamın vücuduna aldığı çok sayıda bıçak darbesi nedeniyle hayatını kaybettiği belirlendi. Barış T.’nin cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Bıçak, kanlı eşyalar ve mütalaa dosyada yer aldı

Dosyada yer alan mütalaada, maktulün vücudunun göğüs, karın, sırt, kol ve bacak bölgelerinde çok sayıda kesici alet yarası bulunduğu, ölümün bu yaralanmalar sonucu meydana geldiği belirtildi. Olay yerinde ve zanlıın evinde yapılan incelemelerde kan izleri bulunan eşyaların tespit edildiği, cinayette kullanılan bıçağın da dosyaya delil olarak girdiği ifade edildi.

Evinde yakalanan baba "Pişmanım" dedi

Cinayet sonrası olay yerinden kaçan Ali T., aynı sokak üzerindeki evinde Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. İfadesinin ardından adliyeye sevk edilen Ali T., sağlık kontrolü çıkışında gazetecilerin "Oğlunu neden öldürdün?" sorusu üzerine, "Pişmanım, tartıştık. Alkol alıp etrafa saldırıyordu" dedi. Nöbetçi mahkemece tutuklanan Ali T. cezaevine gönderildi. Ali T.’nin 11 yaşındaki A.T. ile 9 yaşındaki E.T. isimli kız çocukları için ise mahkeme kararıyla kayyım atandı.

Savcı en ağır cezayı istedi

Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık Ali T., pişman olduğunu belirterek beraatını talep etti. Duruşmaya katılan müştekilerin sanıktan şikâyetçi olmadığı öğrenildi. Mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın oğluna yönelik gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Begüm Aksoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
Kayseri ’Asrın felaketi’nin 3. yılında Kayseri’de sessiz yürüyüş Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3’üncü yıl dönümü nedeniyle Kayseri’de sessiz yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş sonrası 12 bin vatandaşın bulunduğu 45 binada mahalle tahliye tatbikatı yapıldı. Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan 6 Şubat 2023’de meydana gelen 11 ilin etkilendiği ve asrın felaketi olarak adlandırılan depremler 3’üncü yıl dönümünde Kayseri’de sessiz yürüyüşle anıldı. Kayseri Valiliği ve Kayseri İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından düzenlenen ve birçok sivil toplum kuruluşunun katıldığı yürüyüş, Talas ilçesine bağlı Mevlana Mahallesi’nde yapıldı. Yürüyüşe, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, AFAD Kayseri İl Müdürü Rifat Genç, AFAD mensupları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Yürüyüş Mevlana Mahallesi’nde bulunan acil durum toplanma alanına gelinmesiyle son buldu. Yürüyüşün ardından 45 binanın bulunduğu ve yaklaşık 12 bin vatandaşın yaşadığı alanda mahalle tahliye tatbikatı yapıldı. Sirenler çalınarak, deprem uyarısı verilen mahallede vatandaşlar toplanma alanına tahliye edildi. Burada bir konuşma yapan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, "Üç yıl önce bugün adeta kıyameti yaşadık. Kar, kış, yağmur, çamur olduğu bir gün Türkiye’de hepimizin içi yandı. Yollara düştük. 550 kilometrelik alanda canlarımız gitti. 53 bin canımızı kaybettik. O gün millet olarak birbirimize kenetlendik. Dünyada hiçbir ülkenin tek başına başa çıkamayacağı bir felaketi birbirimize sığınarak, Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla devletimizin bütün imkanları seferber edilerek milletçe el ele vererek acıyı ortadan kaldırmaya çalıştık. Yalnız büyük bir acıydı. 1 il, 1 mahalle, 1 sokak değildi. 11 ili etkisi altına almıştı. Ben o gün Kayseri’den yola çıkarken uçaklar erzaklarla, alet edevatlarla doluydu. Ancak buz, don, kar nedeniyle uçaklar uçamıyordu. Yollar, kar dolayısıyla kapanmıştı. Biz tam kendimizi toplamışken 2’nci deprem oldu. Sadece Kahramanmaraş değil, Kayseri inanılmaz bir sallantı içindeydi. Kayseri yağmur oldu, deprem bölgesine yağdı. Her birimiz komşumuzu, akrabamızı yarı yolda bırakmamak adına seferber olmuştuk. Bugün o acının üzerinden 3 yıl geçti. Biz o acıdan sonra bir kere daha aynı acıyı yaşamamak için dirençli şehirler oluşturmak adına hep beraber mücadele içerisindeyiz" dedi. Mahalle tahliye tatbikatına da değinen Çiçek, "Talas’ın Mevlana Mahallesi’nde önce sirenlerle deprem alarmı verdik. Arkasından hemşehrilerimizden alana gelmelerini istedik. Duyarlı bütün ablalarımıza, annelerimize, kardeşlerimize alana geldikleri için teşekkür ediyorum. Biz hem ilk ne yapmamız gerektiğini öğrenip yaşayıp aynı zamanda farkındalık oluşturacağız. Biz birlikle, beraberlikle birbirimize kenetlenerek bu acıları atlattık. Tabii ki canlarımız gitti ama yenileri olmasın diye de mücadeleye devam edeceğiz. Cenabı Allah’tan orada vefat eden bütün canlarımıza rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Program tahliyesi sağlanan vatandaşlara çay ve çorba ikram edilmesiyle son buldu.