ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 07:52

MİT’ten Mossad casusuna operasyon

A
A
A
MİT’ten Mossad casusuna operasyon

 Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.

MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna

Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti.
İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.

Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular

İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.

İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttü

Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı.

Üçüncü ülke görüşmesi

Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.

İsrail servisinin testlerini geçti

İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.

Paravan şirket kuracakken yakalandı

Ocak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi'nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.

MİT’ten kaçamadılar

Bir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.

Musa Enes Aksakal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Oda spreyi ve gazoz şişelerine gizlenen 50 bin euro değerindeki kaçak altın ve gümüş ele geçirildi Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’nın karşısındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo gümrüğünde yapılan denetimde, bir tırın buzdolabına ve çeşitli eşyalara gizlenmiş kaçak altın ve gümüş ele geçirildi. Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye gelen Sırbistan plakalı tır, risk analizi çerçevesinde detaylı kontrole alındı. Sürücü, Sırbistan’dan Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye taşınan sigara ürünlerine ait belgeleri ibraz etti. Bunun ardından araç X-ray taramasından geçirildi. Dolap ve kabinde saklanmış Tarama sırasında şüpheli yoğunluklar tespit edilmesi üzerine yapılan fiziki aramada, tırın dolap bölümleri ve sürücü kabininde gizlenmiş halde toplam 39 paket bulundu. Paketlerin içinden sarı ve beyaz metalden yapılmış çeşitli eşyalar çıktı. Altın yüzük ve 13 kilo gümüş Uzman incelemesinde paketlerin bir kısmında toplam 192 gram ağırlığında 128 adet 14 ayar altın yüzük olduğu belirlendi. Diğer paketlerde ise 6 bin 206 gram kullanılmış gümüş eşya (ayar 925) ile 6 bin 794 gram gümüş granül (ayar 999) tespit edildi. Böylece ele geçirilen gümüş miktarının yaklaşık 13 kilograma ulaştığı bildirildi. Gümrük kaçağı olarak taşınan altın ve gümüşün toplam piyasa değerinin 50 bin 94 euro 98 sent olduğu açıklandı. Olayla ilgili olarak Haskovo Bölge Savcılığı gözetiminde gümrük memurları tarafından ön soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Bursa AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Kurtuluş’tan Başkan Aydın’a tepki: "Askerimize fatura çıkarmak kamu vicdanını yaralar" AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın "Hatay’da asker 3 gün sonra sahaya indi" açıklamasına tepki gösterdi. Kurtuluş, yaptığı açıklamada, deprem gibi toplumun tamamını derinden etkileyen bir felaketin yıl dönümünde yapılan değerlendirmelerin kamuoyunda rahatsızlık oluşturduğunu belirtti. Kurtuluş, Şubat ayı Osmangazi Belediye Meclisi’nde dile getirilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef aldığı belirtilen, "asker depremde sahaya 72 saat çıkmadı" yönündeki ifadelerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. "Askerimize fatura etmeye çalışmak kamu vicdanını derinden yaralamaktadır." Kurtuluş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Depremden hemen birkaç saat sonra askerimizin sahada olduğunu açıkça gösteren görüntüler ortadayken, ‘asker depremde 72 saat sahaya çıkmadı’ demek gerçeği çarpıtmaktır. Yaşanan can kayıplarını Türk Silahlı Kuvvetlerimize mal etmek açık bir sorumsuzluktur. Tüm millet olarak yüreğimiz yanarken, seneyi devresinde bu acıyı askerimize fatura etmeye çalışmak kamu vicdanını derinden yaralamaktadır." Türk Silahlı Kuvvetleri’nin afet sürecinde arama-kurtarma, lojistik destek ve güvenlik faaliyetlerinde aktif görev aldığını vurgulayan Kurtuluş, askerî birliklerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sahada yer aldığını söyledi. "Devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kurumlarıyla sahadaydı" Açıklamasında devletin deprem sonrası yürüttüğü çalışmalara da değinen Kurtuluş, "Devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kurumlarıyla sahadaydı. Bugün gelinen noktada şehirler yeniden ayağa kaldırılmış, binlerce konut tamamlanarak vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. Yapılanları görmezden gelmek ve gerçeği çarpıtmak kimseye bir fayda sağlamaz" dedi. "Türk milletinden ve Türk Silahlı kuvvetlerinden özür dilemeye davet ediyorum." Kurtuluş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Türk askeri bu milletin onurudur. Afetlerde de zor zamanlarda da milletinin yanında olan ordumuza yönelik bu tür söylemleri kabul etmiyoruz. Milletimizin feraseti bu dili de bu anlayışı da çok iyi bilmektedir.Erkan Aydın’ı Türk milletinden ve Türk Silahlı kuvvetlerinden özür dilemeye davet ediyorum."
Diyarbakır Depremzedenin evine misafir olan vatandaş: "Yurt dışında bu kadar konutun bu kadar kısa sürede yapılmasına inanılmıyor’’ Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Diyarbakır’da 6’sı deprem sırasında olmak üzere 5 binden fazla bina yıkılırken, yerine 17 binden fazla konut yapıldı. Depremzede akrabasının evine misafir olan Ömer Çetinkaya, yurt dışında bu kadar konutun bu kadar kısa sürede yapılmasına inanılmadığını belirterek, "Millet şu an konutlarında oturuyor. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin" dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen ve Diyarbakır ile birlikte 11 ilin etkilendiği depremlerde 53 binden fazla insan hayatını kaybetti, binlerce kişi de yaralandı. Diyarbakır’da ise 412 kişi hayatını kaybetti, 901 kişi yaralandı. Depremde 6 bina yıkıldı, 5 bin 494 bina ağır hasar, 2 bin 159 bina orta hasar aldı. Geçici barınma sürecinde merkez ilçelerde ilk aşamada 8 lokasyonda 7 bin 216, kırsalda ise bin 364 kişiye barınma imkanı sağlandı. Psikososyal destek çalışmaları kapsamında 148 bin 99 kişiye ulaşıldı. Kurumlara aktarılan acil yardım ödeneği 1 milyar 207 milyon 894 bin lira, afetzedelere geçici barınma amacıyla yapılan harcama 2 milyar 558 milyon 649 bin lira oldu. Bağlar ilçesi Oğlaklı Mahallesi Karacadağ bölgesinde 13 etap halinde toplam 13 bin 190 konutun yapımı tamamlandı. Bu konutlardan 10 bin 664’ünün kurası çekilirken, 8 bin 340’ının anahtar teslimi gerçekleştirildi. İl merkezinin dışında 12 ilçede ise yapımına başlanan toplam 2 bin 853 afet konutundan 2 bin 600’ü tamamlandı. 253’ünün bu yılın haziran ayı sonu itibarıyla teslim edilebilir aşamaya geleceği öngörülüyor. Kırsal mahallelerde 331 betonarme köy konutu tamamlandı ve 181’i teslim edildi. 833 hafif çelik köy konutu tamamlandı ve 309’unun kurası çekildi. Ayrıca yer teslimi yapılan 70 hafif çelik köy konutunun yapım süreci devam ediyor. Yerinde dönüşüm kapsamında 3 bin 106 bağımsız birim için başvuru yapıldı. 910 bağımsız birimin inşaatı tamamlanırken, 956’sının yapımı devam ediyor. Bin 240 bina ile ilgili süreç devam ederken,, yerinde dönüşüm kapsamında yapılan toplam ödeme ise 3 milyar 32 milyon 535 bin lirayı buldu. Depremzede akrabalarının teslim aldığı konuta misafirliğe gelen Abdülhalik Yaman, dünyada örneği görülmemiş bir deprem olduğunu, bu depremden dolayı insanların çok mağdur olduğunu söyledi. Yaman, "Fakat Allah devletimizden razı olsun. Hem halk hem de devlet insanlara gereken yardımı yaptı. Çok güzel bir dayanışma oldu. Bundan dolayı da herkese teşekkür ediyoruz. Buraya çok nezih bir ortama geldiler. Buraya gelen insanların çoğu memnundurlar. Ama eksiklerde vardır. Örneğin çevre düzenlemesi, alışveriş merkezleri yavaş yavaş geliyor. Bu da bir süreçtir. Süreç içerisinde inşallah daha güzel günler görülecek" diye konuştu. "Bütün illeri gördüm, bu kadar başarıyı yapanlardan Allah razı olsun" Evlerin hem kullanışlı hem de oturmasının çok güzel olduğu değerlendirmesinde bulunan Yaman, "Diyarbakır’da binlerce binanın yıkımı yapıldı, onun yerine burada 17 bin bina yapıldı. Hem ihtiyaç karşılanıyor hem çok daha güzel. Buranın tercih edilmesi şehri de birbirinden söküp aldı. Şehir genişledi. Temiz hava ve ulaşım için güzel, tercih edilir. Devletimizin çok büyük başarısıdır. 11 il etkilendi, en az etkilenen il Diyarbakır. Bütün illeri gördüm, bu kadar başarıyı yapanlardan Allah razı olsun" şeklinde konuştu. Misafirliğe gelen Ömer Çetinkaya ise Mersin’den geldiğini, aslen Diyarbakırlı olduğunu kaydederek, "Akrabamız burada oturuyor, misafirliğe geldik. Güzel bir yapı, güzel bir yer, çok güzel olmuş. Yurt dışı basında gördüm. Bu kadar konutun bu kadar kısa sürede yapılmasına inanılmıyor. Millet şu an konutlarında oturuyor. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Evleri çok güzel, dört dörtlük. Oturanlar çok memnun. Ufak tefek şeyler olacak, her şey birden bitmez. Burası bir şehir olmuş" ifadelerini kullandı.