ASAYİŞ - 05 Şubat 2026 Perşembe 11:27

Taksi durağında dehşet anları: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

A
A
A

Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında yaşanan saldırının güvenlik kamerası görüntüleri dehşete düşürdü. Taksiye alınmadığı gerekçesiyle sinir krizi geçirdiği öne sürülen sağlık çalışanı durağı adeta savaş alanına çevirdi. Olayda yaklaşık 150 bin liralık maddi hasar meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, olay Nilüfer ilçesi Doğanköy Mahallesi'nde bulunan Bursa Şehir Hastanesi taksi durağında yaşandı. İddiaya göre, durağa gelen iki yolcudan erkek yolcu ilk sırada olduğu için gelen ilk araca alındı. Daha sonra gelen kadın yolcuya ise bir dakika içerisinde ikinci taksinin geleceği bildirildi. Ancak bu duruma sinirlenen S.B. (32), durak görevlileriyle tartışmaya başladı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda sinirlenen sağlık çalışanı kadın, ayaklı seyyar küllükler ve boya kovaları ile taksi durağının camlarını kırdı, bilgisayar ekranlarına ve güvenlik kameralarına zarar verdi. Kırılan camlardan içeri atılan boya kovaları nedeniyle durağın içi tamamen boya oldu. Saldırı anı durakta görevli bir şoförün cep telefonu kamerasıyla da kaydedildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, şüpheli kadın hakkında işlem başlattı. Güvenlik kamerası ve amatör görüntüler incelemeye alındı.

"Bir dakikalık mesele büyük zarara dönüştü"

Bursa Şehir Hastanesi Taksi Durağı Başkanı Mustafa Turan, yaşananları şöyle anlattı:
"Dün saat 4 civarında durağımıza iki yolcu geldi. Erkek yolcu önce geldiği için araca alındı. Kadın yolcuya ise ikinci aracın bir dakika içinde geleceğini söyledik. Buna rağmen ‘Beni neden almıyorsunuz, beni beğenmiyorsunuz' diyerek tepki gösterdi. ‘Taksi beni sevmiyor' diyerek bir anda saldırıya geçti. Sakinleştirmeye çalıştık ama dinlemedi. Kadın olduğu için müdahale etmedik ancak durağımızı harabeye çevirdi. Camlarımız kırıldı, bilgisayarlarımız parçalandı, boya kovalarını içeri attı. Çok mağdur olduk."

"24 saat hizmet veriyoruz, bir günde toparladık"

Turan, durağın 24 saat hizmet verdiğini belirterek, "Gece çalışan şoförlerin mağdur olmaması için kısa sürede toparlanmaya çalıştık, gececi arkadaşlarımız soğukta kalmasın diye bir günde toparladık. Ama maddi ve manevi olarak çok yıprandık" dedi.

"İlk kez yaşanmamış"

Durağın bir diğer sorumlusu Adem Yılgın ise olayın ilk olmadığını söyleyerek, "İncir çekirdeğini doldurmayacak bir konudan dolayı bunlar yaşandı. Daha önce de aynı kişinin özel halk otobüsüne saldırdığı, cam ve kart mekanizmasını kırdığı söylendi. Yaklaşık bir aydır bizim durağın müşterisi. Son günlerde çalışanlara bağırıp çağırıyordu. Muhtemelen psikolojik sorunları var" dedi.
Yılgın, olay sonrası ortaya çıkan zararın boyutuna ilişkin de, "Yaklaşık 150 bin lira masraf yaptık. Camlar, bilgisayarlar, monitörler, zemin, duvarlar, mobilyalar, hepsi kullanılamaz hale geldi. Boya her yeri mahvetti. Mecburen her şeyi yeniledik" dedi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Gökçin Ödül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Doğaseverler Denizli’nin yeşilliklerine yürüyor DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin nefes kesen doğal güzelliklerini keşfetmek ve sağlıklı bir hafta sonu geçirmek isteyen vatandaşlar, şehrin yeşil kalbinde unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor. Her hafta farklı bir rota ve farklı bir parkurda gerçekleştirilen yürüyüş serisi, doğa ve spor tutkunlarını bir araya getirmeye devam ediyor. Bu hafta sonu düzenlenen etkinlikte doğaseverler, Ovacık Mahallesi’nden başlayarak Honaz Şelalesi ve Honaz Kalesi’ne uzanan eşsiz bir parkurda yürüdü. Sabah erken saatlerde başlayan yaklaşık 18 kilometrelik yürüyüş parkurunu tamamlayan katılımcılar unutulmaz bir gün yaşadı. Doğanın tüm renklerini ve tarihi dokuyu bir arada yaşama fırsatı bulan katılımcılar, hem spor yaptı hem de Denizli’nin saklı güzelliklerini keşfetti. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin doğa ile iç içe, sağlıklı yaşamı teşvik eden bu etkinliği, her yaştan vatandaşın yoğun ilgisiyle önümüzdeki haftalarda da farklı rotalarda devam edecek. Her hafta Çarşamba günü online başvuru Türkiye Dağcılık Federasyonu’na bağlı, alanında uzman yaz ve kış yürüyüş liderleri eşliğinde her hafta Pazar günü gerçekleştirilen doğa yürüyüşleri için kayıtlar, her hafta Çarşamba günü açılıyor. Yürüyüşe katılmak isteyen vatandaşlar, başvurularını spormerkezibasvuru.denizli.bel.tr adresi üzerinden online olarak yapabiliyor.
Malatya UMKE ekipleri enkazdan kurtardıkları depremzede aileyle 3 yıl sonra buluştu Malatya’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde enkaz altında kalan ve saatler sonra Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından kurtarılan aile, depremin 3. yıl dönümünde ekiple bir araya geldi. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya kent merkezi İnönü Caddesi’nde yıkılan bir binada Songül Gültekin (30), 6 yaşındaki oğlu Asaf ve kayınvalidesi Döndü Kadem (63) enkaz altında kaldı. UMKE ekiplerinin yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda yaklaşık 5,5 saat süren kurtarma operasyonuyla Songül Gültekin ile kayınvalidesi Döndü Kadem enkaz altından sağ olarak çıkarılırken, Asaf Gültekin ise hayatını kaybetti. UMKE ekipleri enkazdan kurtardıkları depremzede aileyle 3 yıl sonra buluştu Depremin 3. yıl dönümünde UMKE ekipleri, depremzede Döndü Kadem ile Songül Gültekin’i evlerinde ziyaret etti. Duygu dolu buluşmada depremzedeler ve kurtarma ekibi yaşadıkları o anları yeniden hatırladı. Songül Gültekin, deprem anını anlatarak, "Deprem olduğunu hissettim ama doğrulmaya bile fırsat bulamadım. Sadece oğluma sarılabildim. Üzerimize doğru her şey geliyordu. Bir süre sonra bilincimi kaybettim. Uyandığımda enkaz altındaydık ve nefes almakta zorlanıyorduk" dedi. "Sesimi duyurmak için sürekli bağırdım" Saatlerce yardım beklediğini ifade eden Gültekin, "Sesimi duyurmak için sürekli bağırdım. Oğlum için yardım istedim. Enkaz altındayken tek düşüncem oğlumun yaşayıp yaşamadığıydı. Kurtarıldıktan sonra da hastanede morg önünde saatlerce oğlumdan haber bekledim. Oğlumu kaybettiğimi öğrendiğim an hayatımın en zor anıydı" ifadelerini kullandı. "Ekiplerin beni enkazdan çıkardığı anı unutamam" Döndü Kadem ise, "Binanın sallandığını hissettim, hiç susmadan ses çıkarmaya çalıştım. Ekiplerin beni enkazdan çıkardığı anı unutamam" şeklinde konuştu. "Enkazdan gelen sesi duyduğumuzda umutlandık" Songül Gültekin’i enkazdan çıkaran UMKE personeli Yelda Özçelebi, "Deprem biter bitmez sahaya çıktık. Enkazdan gelen sesi duyduğumuzda umutlandık. Ellerimizle çalışarak Songül Hanım’ı kurtardık. Bir anne olarak o anlar hafızamdan hiç silinmeyecek" diye konuştu.
Malatya Başkan Bozkurt’tan 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü mesajı Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "Asrın Felaketi" olarak hafızalara kazınan depremlerin yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Bozkurt, mesajında 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmet, minnet ve dualarla andıklarını belirterek, depremlerin milletin ortak hafızasında derin izler bıraktığını ifade etti. Söz konusu depremlerin, devletin güçlü kurumsal yapısını ve Türk milletinin asırlardır taşıdığı birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Bozkurt, afetin ilk anından itibaren milletin hiçbir ayrım gözetmeksizin tek yürek olduğunu kaydetti. Bozkurt, yardımlaşma, fedakarlık ve kardeşlik duygularıyla yaraların sarılması adına büyük bir seferberlik örneği sergilendiğini belirterek, devletin tüm imkânlarının seferber edilmesiyle afetten etkilenen bölgelerde hayatın yeniden ihyası için kapsamlı çalışmaların hayata geçirildiğini aktardı. Şehirlerin daha güvenli ve dirençli hale getirilmesi, afet risklerinin azaltılması ve güvenli yerleşim alanlarının oluşturulması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Bozkurt, vatandaşların can ve mal güvenliğinin öncelik olduğunu belirtti. Başkan Bozkurt, mesajının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve millete sabır ve başsağlığı dileyerek, "Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" diye konuştu
Ankara MİT’ten Mossad casusuna operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.Mermer tüccarlığından İsrail casusluğunaMaden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti.İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldularİsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttüTicari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı.Üçüncü ülke görüşmesiMehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.İsrail servisinin testlerini geçtiİsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.Paravan şirket kuracakken yakalandıOcak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi’nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.MİT’ten kaçamadılarBir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.