GÜNDEM - 21 Ocak 2026 Çarşamba 10:47

Başkan Doğan: "Büyükşehirlerin temel sorunu bireysel araç kullanımındaki artış"

A
A
A
Başkan Doğan: "Büyükşehirlerin temel sorunu bireysel araç kullanımındaki artış"

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kentte hayata geçirilen ulaşım yatırımları ve akıllı trafik uygulamaları sayesinde Samsun’un büyükşehirler arasında trafik yoğunluğu en düşük ikinci şehir konumuna yükseldiğini açıkladı. Doğan, büyükşehirlerdeki temel sorunun bireysel araç kullanımındaki hızlı artış olduğuna dikkat çekti.


Şehirde yürütülen yol ve kavşak projeleri hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Atakum ilçesinde Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nın üçer şeride çıkarıldığını, güzergâh üzerinde Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı ile AFAD Üst Geçit Köprülü Kavşağı’nın inşa edildiğini ve çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. AFAD Kavşağı’nın bulunduğu bölgede Bölge Adliye Mahkemesi ile Atakum Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini hatırlatan Doğan, bu yatırımların oluşturacağı trafik yoğunluğunu şimdiden azaltmak amacıyla kavşak projesini yaptıklarını kaydetti.



"Hava şartları uygun olursa Şubat başında açılacak"


Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nın iki çarpı iki olan yapısının üç çarpı ikiye çıkarıldığını anlatan Doğan, böylece yolun her iki yönünde trafiğin üçer şerit halinde akacağını belirterek, "Benzinlik Alt Geçit Köprülü Kavşağı’nı 31 Aralık’ta açmayı hedefliyorduk ancak proje aşamasında yağmur suları ve zeminle ilgili öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir esneme tespit ettik. Kırılma olmadı fakat tedbiren çalışmayı durdurduk, projeyi revize ettik, balçığı temizledik ve yeni su tahliye sistemleri kurduk. Yaklaşık 400 ilave kazıkla yapıyı daha da güçlendirdik. Bu süreç bize yaklaşık bir ay kaybettirdi. O bölgede gökdelenlerin ve diğer binaların, yani bölgenin tüm suyunu tahliye eder hale geldi kavşak. Projeyi revize etmek bizim için de çok kıymetli oldu. Hava şartları uygun olursa asfaltı dökerek Şubat başında bulvarı hemşehrilerimizin hizmetine sunmayı planlıyoruz. Şu anda son düzenlemeleri yapıyoruz" dedi.



"Büyükşehirlerin temel sorunu bireysel araç kullanımındaki artış"


Samsun’da diğer büyükşehirlere kıyasla ciddi bir trafik problemi bulunmadığını kaydeden Başkan Doğan, akıllı trafik ışıkları ve kavşak sistemlerinin devreye alınmasıyla kentte sanki büyük bir trafik sorunu varmış gibi bir algı oluştuğunu söyledi. Doğan, başka şehirlere giden vatandaşların Samsun’da aslında trafik sorunu olmadığını net biçimde gördüğünü belirterek, büyükşehirlerin temel sorununun bireysel araç kullanımındaki artış olduğuna dikkat çekti. Toplu taşımayı özendirmeye çalıştıklarını vurgulayan Doğan, göreve başladıklarında otobüslerde günlük yolcu sayısının yaklaşık 75 bin, trenlerde ise 80-85 bin civarında olduğunu, yapılan yeni otobüs alımlarıyla birlikte bugün hem otobüslerde hem de trende günlük yolcu sayısının 100 bin seviyelerine ulaştığını açıkladı.


Tramvay sayısının 12’ye çıkarılacağını ve 12 yeni trenin bu yıl Samsun’a geleceğini belirten Doğan, yeni tramvaylarla birlikte toplu taşıma kullanımının daha da artacağını vurguladı. Toplu taşıma duraklarının çevresine yerleştirilen elektrikli bisikletlerin de alternatif bir ulaşım aracı haline geldiğini ifade eden Doğan, vatandaşların evlerinden raylı sisteme bu bisikletlerle ulaşıp geri döndüğünü, bunun da ulaşımda önemli bir katkı sağladığını dile getirdi.


Ana arterlerdeki kavşaklardan günlük 80-85 bin civarında aracın geçtiğini belirten Başkan Doğan, bu araçlarda ortalama 1,5 kişi bulunduğuna işaret etti. Atatürk Bulvarı’nın aynı zamanda Bafra-Sinop yolu olması nedeniyle hem şehirlerarası hem de şehir içi ulaşımı taşıdığını vurgulayan Doğan, bu durumun özellikle belli saatlerde yoğunluk oluşturduğunu kaydetti.



Yeşil dalga sistemi


Yeşil dalga sistemine geçilmesiyle birlikte kavşakların yoğunluk durumuna göre uzaktan kontrol edilebildiğini belirten Doğan, sabah saatlerinde Atakum’dan şehir merkezine geliş yönünde yeşil ışık sürelerinin artırıldığını, akşam saatlerinde ise şehir merkezinden Atakum yönüne gidişte yeşilin daha uzun yandığını açıkladı.



"Yüzde 11 araç artışına rağmen trafik yoğunluğunda yüzde 6’lık bir iyileşme"


Geçen yıldan bu yıla trafik yoğunluğunda yaklaşık yüzde 6’lık bir iyileşme sağladıklarını ifade eden Başkan Doğan, aynı dönemde araç sayısında yüzde 11 artış yaşandığını dile getirdi. Araç sayısındaki bu artışa rağmen sağlanan iyileşmenin önemli olduğuna dikkat çeken Doğan, Samsun’un büyükşehirler arasında trafik yoğunluğu en düşük ikinci şehir olduğunu söyledi. Geniş caddeleriyle bilinen bazı Anadolu şehirlerinde dahi ciddi trafik sorunları yaşandığını belirten Doğan, bireysel araç sayısındaki hızlı artışın bu sorunun temel nedeni olduğunu ifade etti.



İnönü ve Atatürk bulvarlarına yeni düzenleme


Trafik sorununun azaltılmasının yol standartlarının yükseltilmesiyle mümkün olacağını kaydeden Başkan Doğan, Atatürk Bulvarı ve İsmet İnönü Bulvarı’nda bu yıl çalışma planladıklarını bildirdi. Başkan Doğan, "Atatürk Bulvarı ve İsmet İnönü Bulvarı’nda bu yıl çalışma planlıyoruz. Atatürk Bulvarı’yla ilgili arkadaşlarımız bir proje üzerinde çalışıyor. Bu biraz uzun sürecek bir iş olacak. İnsanlara da sormayı planlıyorum. İnşaat sürecine katlanmak gerekecek, buna hemşehrilerimiz rıza gösterir mi, göstermez mi, bunu da önemsiyoruz" diye konuştu.


İsmet İnönü Bulvarı’ndaki yeşil bantların kaldırılacağını ifade eden Doğan, "Bu konuda hazırlık çalışması yapıyoruz. Yolu biraz daha genişleteceğiz ve kalitesini artıracağız. 2014 yılında çıkan Büyükşehir Yasası’ndan sonra büyükşehirlerin bütün imkânları kırsaldaki insanlarımızın yol ve ulaşım refahını artırmaya yöneldi. Bu nedenle son on yıllık süreçte şehir merkezinin yolları eskidi. Hem yolları yenilemeyi hem de yeni ulaşım aksları oluşturmayı planlıyoruz. Bu yıl aynı zamanda yeni yapacağımız yolların altında SASKİ de altyapıyı yenileyecek. Üstyapıları da yenileyeceğiz. Çalışmalarımızı buna göre planlıyoruz" şeklinde konuştu.



Başkan Doğan: "Büyükşehirlerin temel sorunu bireysel araç kullanımındaki artış"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı dönemlerde ev temizliğinde kullanılan ve Sakarya’daki az sayıda usta tarafından üretilen coğrafi işaretli ot süpürgeler, yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor. Teknolojiye adeta direnerek usta ellerde bin bir emekle hazırlanan ot süpürgeler, 150 liradan alıcı buluyor. Coğrafi işarete sahip ot süpürgeler, teknolojinin gelişmesiyle popülaritesi artan elektrikli süpürgelerle ve temizlik robotlarıyla mücadele ediyor. İnsanların yüklü miktarda para harcayarak aldığı elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanlarda temizlik aracı olarak kullanılan ot süpürgeler, Sakarya’da sayılı usta tarafından üretiliyor. Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanların en gözde mesleklerinden birisi olan süpürgecilik, diğer el emeği mesleklerde olduğu gibi adeta can çekişiyor. Türkiye’nin önemli süpürge üretim merkezlerinden olan Sakarya’da ise az sayıda süpürgeci, babalarından öğrendikleri yöntemle üretimlerini devam ettiriyor. Ayakta kalma mücadelesi veren meslekte ustalar yetiştirecek çırak olmayınca kendilerini son durak olarak görüyor. Süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, taslak haline getirilmesi, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok meşakkatli aşamadan geçen süpürgeler, ustaların dokunuşlarından sonra tam bir süpürge halini alarak, ülkenin birçok şehrine gönderiliyor. "Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor" 46 yıldır ustalık yaptığını belirten Selahattin Burucuoğlu, "Bizim yaptığımız iş süpürgenin imalatı. Ot olarak geliyor, işlendikten sonra bizlere gelir. Dört aşamadan geçer ve süpürge haline gelir. Vatandaşlar bunu bahçesinde, balkonunu yıkarken kullanıyor. Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor. Hanımlar, halıları dövüp arkasında bu süpürgelerle süpürürlerdi şimdi o durum kalmadı. Robotlar, elektrikli süpürgelerle süpürüyorlar, yıkama zamanı gelince de halı yıkamacılara veriyorlar" dedi. "Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz" Usta Şaban Boşluk ise, "Eskiden fayans yoktu, haleflikseler vardı bu süpürgelerle iş görülürdü. Şimdi bunlar kalmadığı için bir süpürge iki ayda bitiyorsa şuan 3 yıl gidiyor bir ot süpürgesi. Bununda isteği azaldığı için bizde az üretim yapıyoruz. Biz emekliyiz, istek ve fırsat olunca gelip yapıyoruz, sürekli yaptığımız bir şey değil bu. Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz. Eskiden 2 bin kayıtlı esnaf varken şuanda 50-60 esnaf kaldı. Bunlarda sürekli çalışan esnaf değil. Tüketemediğin bir ürünü yapıp kenara koysan ne olacak. Tamamıyla el sanatıyla yapılan bu meslek bitmeye yüz tutmuş bir meslek" diye konuştu. "Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı" Süpürge imalatçısı Yusuf Özbek, "Baba mesleğim, babama da onun atasından kalma olarak sürdürüyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bir meslek. Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı. Eskiden teknoloji yoktu hanımlar, evin içinde kullanıyordu. Şuanda da Anadolu’nun kırsal kesimlerinde, belediyelerde, bazı işyerlerinde bu süpürgeler kullanılıyor. Talep yaklaşık 20 yıldan beri azaldı ve bizden çıkış fiyatı 100 ile 150 lira arasında değişiyor. Ot süpürge ister istemez toz kaldırır ve hanımlar bunu istemez. Elektrikli süpürge ise kadın yürüyerek 10 dakikada bütün evi temizliyor, ot süpürgede bu biraz daha fazla zorlaşıyor. Geleceği yok bu mesleğim. Benim yaşım 47 ve benden sonra yapacak biri yok. Süpürgemizi teknolojik anlamda yenileme gibi bir durumda yok, kullanım alanı da dar. Biz biraz daha ayakta kalabilmek ve bu işi biraz daha sürdürebilmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Edirne Edirne’de huzurevinde sıra gecesi: Gönüller bir oldu, yüzler güldü Edirne’de huzurevi sakinlerine yönelik düzenlenen sıra gecesi programı, renkli ve duygu dolu anlara sahne oldu. Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı huzurevinde organize edilen etkinlikte, yaşlı vatandaşlar müzik, türkü ve oyunlar eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı. Huzurevi sakinlerinin keyifli vakit geçirmesi amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen programda, geleneksel sıra gecesi kültürü yaşatıldı. Türküler eşliğinde çiğ köfte yoğruldu, hazırlanan ikramlar katılımcılara sunuldu. Samimi ve sıcak bir atmosferin hâkim olduğu gecede, yaşlılar gönüllerince eğlenerek moral depoladı. Programda konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, sıra gecelerinin artık geleneksel hale geldiğini belirterek, "Bu sıra gecesini her kış yapmaya çalışıyoruz. Burada birlikte eğleniyor, birlikte gülüyor ve birlikte mutlu oluyoruz. İyi ki varsınız," ifadelerini kullandı. Gecenin ilerleyen saatlerinde mikrofonu eline alan İl Müdürü Harun Tohumcu’nun türkü söylemesi salonda alkışlarla karşılandı. Huzurevi sakinleri ve katılımcılar, söylenen türkülere hep birlikte eşlik etti. Bazen neşeli, bazen duygu dolu anlar yaşandı. Oyun havalarıyla coşkunun arttığı gecede, huzurevi sakinleri, kurum müdürleri ve personel aynı duyguda buluşarak keyifli bir akşam geçirdi. Duygu dolu anların yaşandığı sıra gecesi, yaşlıların yüzlerinde tebessüm, gönüllerinde ise güzel bir hatıra bıraktı.
Bursa Karı koca istikrarla kilolarından kurtuldular Bursa’da fazla kiloların getirdiği sağlık sorunlarıyla mücadele eden Halil-Fatma Yavaş çifti, 6,5 yıl önce aile hekiminin tavsiyesi ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede zayıflayıp, sağlık sorunlarından kurtulan Yavaş çifti, aradan geçen zamana rağmen kontrollerini aksatmadan devam ediyor. Yavaş çiftinin sağlıklı zayıflama süreci hakkında açıklamalarda bulunan Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Umur Doğay Önay, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda hizmet veren Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne, Halil ve Fatma Yavaş’ın yaklaşık 6,5 yıl önce başvurduğunu belirtti. Tiroit ve yüksek tansiyonu bulunan Halil Yavaş’ın 102 kilodan 74 kiloya düşerek, 28 kilo verdiğine dikkat çeken Diyetisyen Önay, "Hafize hanım ise yüksek tansiyon, tiroit, kolesterol yüksekliği ve insülin direnci vardı. 96,5 kilodan 80 kilo 700 grama düşerek, 15 kilo 800 gram vermeyi başardı. Her iki danışanımızın da tiroit ve yüksek tansiyon değerleri düzeldi. Kan değerlerinde olumlu gelişmeler gözlemlendi. Araya pandemi girmesine, yaş ve tiroit faktörü olmasına rağmen verdikleri kiloları korudular. Güzel bir başarı gösterdiler" dedi. 6,5 senedir kontrollere devam etmeleri de bu başarıyı pekiştirdiğini sözlerine ekleyen Önal, "Her iki danışanımızı da tebrik ediyorum. Zayıflamak isteyen vatandaşlarımızı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlıklı hayat merkezlerine bekliyoruz. İnanıyoruz ki sizler de başaracaksınız" şeklinde konuştu. "Gençliğime döndüm" Aile hekimi tarafından sağlıklı hayat merkezine yönlendirildiklerini vurgulayan Halil Yavaş ise, "Burada bize çok yardımcı oldular. 6,5 yıldır devam ediyoruz. İlk zamanlarda çok sıkıntı yaşamaya başlamıştım. Merdiven çıkamıyordum. Yürüyemiyordum. Bir yere gideceksem araçla gidiyordum. Diyetisyenimizin bize önerdiği diyeti uygulayarak, şu anda 75 kilo civarına düşmüş durumdayım. Yürüyüşlerim, hareketlerim rahatladı. Arabaya binesim gelmiyor. Her tarafa yürüyerek gidiyorum. Günlük 10 bin adım atıyorum. Şu anki kilom sayesinde sanki 50 yıl önceki öğrencilik yıllarımı tekrar yaşıyorum. Tekrar o yaşlarımdaki kilolarıma indim. Diyetisyenimizin programına uyduk. Diğer vatandaşlarımızın da bu seviyeye gelmeleri için doktorlarına müracaat edip, bizim gibi devamlı kontrol altına girmelerini tavsiye ediyorum" diye konuştu. "Kilo vermek çok iyi geldi" Tek başına yapamayacağını düşünüp eşi için de sağlıklı hayat merkezinden randevu aldığını dile getiren Fatma Yavaş ise, "Ben 96 kilo ile geldim. Eşim 103 kilo ile geldi. Pandemide herkes kilo aldı. Biz kilo verdik. Diyetisyenimizi hiç bırakmadık, devamlı geldik. Ayaklarım çok ağrıyordu. Artık yürürken, torunumla ilgilenirken, yemek yaparken daha çabuk hareket edebiliyorum. Kilo vermek yaşın getirdiği zorluklara karşı iyi geldi" ifadelerini kullandı.
Sivas Bayburt Group’un üstlendiği tünel 13 yıldır tamamlanamadı, sürücüler tepkili Sivas’ta 2013 yılında Bayburt Group tarafından yapımına başlanan ve aradan geçen 13 yıla rağmen tamamlanamayan Geminbeli Tüneli, sürücülerin tepkisine yol açtı. 2025 yılında tamamlanacağı ilan edilen ve kış aylarında yağan karla birlikte sürücülere zor anlar yaşatan Geminbeli Geçidi’nde inşa çalışmaları yılan hikâyesine döndü. İç Anadolu Bölgesi’ni Karadeniz’e bağlayan Geminbeli Geçidi’nde 2013 yılında Bayburt Group tarafından tünel çalışması başlatıldı. Geçtiğimiz yıl tamamlanması öngörülen ancak 13 yıldır tamamlanamayan tünel, sürücüleri isyan ettirdi. Kış aylarında sürücüleri zorlayan ve kazalara sebep olan geçitte ağır tonajlı araçların yanı sıra otomobiller de yolda kaldı. Bölge ekonomisi ve turizmine katkı sunması hedeflenen 8,6 kilometrelik tünelin ne zaman tamamlanacağı merak konusu oldu. Karla kaplı Geminbeli Geçidi’nde ilerleyen bir sürücü, "Hakkımızı helal etmiyoruz" diyerek tepki gösterdi. "Ambulanslar büyük kaza riskiyle karşı karşıya kalıyor" Sivas’ın Suşehri ilçesinde yaşayan Ozan Görücü, "Geminbeli Geçidimiz başladığından beri açılamıyor ve açılamaması nedeniyle bu güzergâhtan geçmek zorunda olanlar, özellikle kış aylarında büyük sıkıntılar yaşıyor. Halk arasında ’ölüm virajı’ olarak bilinen bölgede yaşanan kazalarda onlarca can kaybı meydana geldi. En son geçen yıl fındık işçilerini taşıyan araç buradan uçmuştu. Burası sadece can kayıpları açısından değil, aynı zamanda kuzey-güney otoyol hattı olması nedeniyle ülkemiz için ekonomik olarak da stratejik bir alan. Ayrıca Kelkit ilçelerini Sivas’a bağlayan önemli bir güzergâh. İlçe hastanemiz ve devlet hastanemizin yetersiz kalması sebebiyle hastalarımız Sivas’a sevk ediliyor. Bu sevkler sırasında ambulanslar büyük kaza riskiyle karşı karşıya kalıyor. İlaç yazdırmak için bile Sivas’a gitmek zorunda kalan hastalarımız var" dedi. "Dolgu yapılması gereken yerler hâlâ duruyor" Projenin her yıl ertelendiğini ifade eden Görücü, "Asıl problem yüklenici firmada. Bugüne kadar alıp da bitirdiği bir proje bilinmiyor. Ödenek yetersizliği bahanesiyle sürekli açılış tarihi erteleniyor ve Sivaslı bürokratlarımız burayla ilgilenmediği için yüklenici firma bunu fırsata çeviriyor. 2013 yılında başlayan inşaat 13 yıl geçmesine rağmen hâlâ tamamlanmadı. Yeni açıklanan tarihle birlikte 10 defa tarih verilmiş oldu" diye konuştu. Tünelin bugüne kadar 8 ulaştırma bakanı, 12 milletvekili ve 4 vali eskittiğini söyleyen Görücü, "Geminbeli Tüneli’nden dört kat uzun olan Zigana Tüneli bile daha sonra başlayıp önce tamamlandı. Her yıl Sivaslı siyasiler Suşehri’ne gelip, ‘Bu sene sonu açacağız’ deyip kayboluyor. Bu yıl da aynı sözü verdiler ama artık halk olarak bu sözlere itibar etmiyoruz. Öğrendiklerimize göre tünelin kaba inşaatı tamamlanmış ancak bağlantı yollarının yapılması gerekiyor. Gidip baktığınızda bitmesinin zor olduğu açıkça görülüyor. Dolgu yapılması gereken yerler hâlâ duruyor. Sesimizin daha çok duyulması için Geminbeli Tüneli İnisiyatifi adlı bir oluşum kurduk ve bizler 13 yıldır açılmayan Geminbeli Tüneli’nin artık açılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.