SAĞLIK - 01 Temmuz 2025 Salı 16:04

Sağlık sektörünün nabzı Sakarya’da attı

A
A
A
Sağlık sektörünün nabzı Sakarya’da attı

Sakarya, sağlık alanında önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin yanı sıra toplamda 31 ülkeden katılımcının yer aldığı 7. Uluslararası Tıp, Hemşirelik, Ebelik ve Sağlık Bilimlerinde Güncel Sorunlar Kongresi, hem yüz yüze hem de çevrimiçi olarak düzenlendi. Geniş katılımla şehirde ilk kez düzenlenen kongrede, sağlık sektörünün güncel sorunları masaya yatırıldı.


7. Uluslararası Tıp, Hemşirelik, Ebelik ve Sağlık Bilimlerinde Güncel Sorunlar Kongresi Sakarya’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Özbekistan, Hindistan, Kuzey Makedonya, Filipinler ve toplamda 31 ülkeden katılımcının yer aldığı kongrenin açılış konuşmaları Sakarya Üniversitesi Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü, Tıp Fakültesi, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Acil Hemşireler Derneği ve BZT Turan Akademi ortaklığında düzenlenen kongre, yaklaşık yüzde 55’i yabancı katılımcı oranıyla gerçekleştirildi.


Alanında uzman sağlıkçılar ve akademisyenlerin buluştuğu ve YÖK’ün akademik teşvik ile doçentlik başvuruları için belirlediği kriterleri de karşılayan kongrede sunulan bildiriler, tam metin ve özet kitaplarında yayınlanacak. Katılımcılara uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar verildi. Etkinlik boyunca hem bilimsel oturumlar hem de yüz yüze bireysel eğitimler, kurslar ve bilgi yarışmaları düzenlendi. Düzenlenen uluslararası kongre, Sakarya’nın bilimsel ve sağlık alanındaki potansiyelini ortaya koyarken, sağlık çalışanlarının güncel sorunlarına da çözüm önerileri sundu.


Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’nde hemşire olarak görev yapan Akın Özdemir ve Makbule Kibar’ın sunuculuğunu yaptığı açılış programında konuşan Kongre Başkanı ve Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilek Aygın, organizasyonun kısa sürede şekillendiğini ama büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Bu kongrenin organizasyonu ve şekillenmesi çok kısa bir süre içerisinde oldu. Ama hem yüz yüze hem online bildiri açısından baktığımızda 31’i aşkın ülkeden katılım var" derken, Kongre Başkanı ve Sakarya Üniversitesi GETAT Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hande Cengiz Açıl da, "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Araştırma Merkezi olarak kongrede bir oturumda yer aldık. İnşallah daha uzun soluklu kongrelerde düzenleyeceğiz. Bildiri sayılarımız ve panellerimiz çok yoğun geçecek" diye konuştu.


Kongrenin sadece yerel değil uluslararası düzeyde etkili olacağını ifade eden Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, "İlimizde gerçekleşen ve uluslararası düzeyde hayata geçen, sağlık alanının temel sorunlarının masaya yatırılacağı çok önemli bir kongreye Sakarya Üniversitesi’nde ev sahipliği yapmaktan dolayı oldukça memnuniyet duyuyoruz. İşin teknik boyutu hem uzman akademisyen hem de pratisyenler ile beraber bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirilecek. Umarım sonuçları itibari ile ses getirir ve katkı sunar" şeklinde konuştu. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak ise kongre organizasyonunun hızlı ama etkili biçimde gerçekleştiğini belirterek, "İki gün boyunca çeşitli sağlık problemleri ile ilgili oturumlar olacak, kurslar düzenlenecek. Çok dolu ve faydalı bir program olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.



"İklim krizi kadın sağlığını doğrudan etkiliyor"


Atatürk Üniversitesi Ebelik Fakültesi’nden Prof. Dr. Hava Özkan, kongrede yaptığı sunumda, iklim değişikliğinin kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Özkan, "İklim değişikliği veya krizi hepimizin bildiği gibi günlerce konuşsak bitecek bir konu değil. Temelde kadına etkileri nelerdir bunlar üzerinden konuşmak istiyorum. Toplumun 3’te 1’ini oluşturan biz kadınların, iklim değişikliğinin üzerimizde oluşturduğu krizi ve sağlığımızı nasıl etkilediği noktasında bilgilendireceğim. İçerisinde bulunduğumuzu 21. Yüzyılda birçok şey ile karşı karşıya kalıyoruz ve pek çoğundan da etkileniyoruz. Bunların başında da iklim değişikliğinin üzerimizde oluşturduğu iklim krizi söz konusu. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora baktığımızda toplumu tehdit eden en büyük sorun aslında iklim değişikliğinin ortaya çıkarmış olduğu bir kriz olgusu var. İnsan sağlığını olumsuz etkilerini sınıflandırdığımızda prematüre bebek ölüm sayısında artışlar olduğunu, sıcaklık artışına bağlı olarak; kalp, dolaşım, damar ve solunum yolları hastalıklarında artış olduğunu ve bununla birlikte sıcak havalara bağlı olarak çıkan yangınlar, yaşadığımız dünyayı kirletmekte. Sıcağa bağlı ölümler, su azlığına bağlı hijyen sorunları, salgın hastalıklarının artması, psikolojik rahatsızlıklar gibi pek çok sağlık sorununu sıralamak mümkün" dedi.



"Kadın sağlığına yönelik sessiz bir tehdit, iklim değişikliği"


Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine işaret eden Özkan, iklim krizinin kadınlar üzerinde beş temel etkisi olduğunu söyleyerek, "Biz kadınların sağlığını nasıl etkiliyor iklim değişikliği diye baktığımızda aslında intrauterin yaşamdan, ölüme kadar olan yaşam sürecinde kadın birçok şekilde iklim değişikliğinin oluşturduğu olumsuzluklardan maalesef etkileniyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, iklim değişikliğinin kadın ve kız çocuklarını nasıl etkilediği konusunda şöyle diyor; ‘toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin, çocuk evliliğinin, erken ve ölü doğumların arttığını, anne ve yenidoğan sağlığının tehdit edildiğini, üreme sağlığı noktasında doğum kontrol yöntemlerine ulaşım, erişim noktasında kısıtlamaların olduğu’ şeklinde 5 farklı yolla kadını etkileyebileceğini ifade ediyor. Üreme sağlığımızı etkiliyor iklim krizi. Gebelikten, doğuma ayrı ayrı noktalardan baktığımızda kadının sağlığının etkilendiğini söyleyebiliriz. Gebelik boyutunda kadın sağlığı, iklim değişikliğinden nasıl etkileniyor diye baktığımızda; spontan düşüklerin, erken doğumun, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelmesi ya da yeni doğan döneminde ölümlerin olması gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalındığını söylememiz mümkün. Bir kadının, gebe kaldığı andan doğuma kadar geçen sürede yüksek ortam sıcaklığı ile sıcak hava dalgalarına maruz kalması ile onu savunmasız yapabiliyor ve yüksek riskler ile karşı karşıya bırakabiliyor. Sonuç olarak iklimi olumlu yönde değiştirebilmek için yapabileceklerimiz nelerdir onlara bakmak gerekiyor. En basiti günlük hayatta kullandığımız deodorant, parfüm gibi olguları kullanım sayısını bile azaltmak atmosferi korumak açısından belki de deryada bir damla da olsa bir şeyler yapabilmek için çabalamamız oldukça önem arz ediyor" diye konuştu.



"Bilimsel tartışmalar, sağlık sistemine ışık tutacak"


Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, "Sağlık hizmetleri, sadece tedavi verici hizmetler değildir, bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Sağlık hizmetleri; koruyucu, halk sağlığı hizmetleri ve multidisipliner yaklaşımlarla yeni tedavi yöntemlerinin bulunması gereken bir çalışma. Dolayısıyla hasta güvenliği ve sağlık sistemimizi ilgilendiren sorunların münazara edileceği bu kongreyi çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bugün burada birçok farklı ilden kıymetli akademisyen hocalarımız burada. Yurtdışından hocalarımız burada. Bu multidisipliner çalışma ile sağlık bilimlerinde karşılaştığımız güncel sorunlar üzerine belki de yeni politikalar üretebileceğiz. Buradaki tartışmalar bize ışık olacak ve yeni politikaların başlangıcı olabilecek" şeklinde konuştu.



"Kendimizi sürekli geliştirmemiz için bu tür organizasyonların sıklıkla yapılması gerekiyor"


Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fikret Halis, "Özellikle sağlık sorunları ile ilgili birtakım sorunların ortaya konduğu, aklın ve bilimin birtakım şeylerin tekrar değerlendirildiği ve bunlara çözüm önerilerinin ortaya konduğu bir kongre olmasını diliyorum" derken Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bakım Hizmetleri Müdürü Yavuz Bingöl ise, "Sosyal hayatın gelişmesine paralel olarak sağlık bilim dalının da aynı şekilde gelişmesi gerekiyor. Bu noktada da inovasyona açık bir şekilde kendimizi sürekli geliştirmemiz için bu tür sempozyum ve kongrelerin yapılması gerektiğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.



Sağlık sorunları masaya yatırıldı


Daha sonrasında Azerbaycan ve diğer ülkelerden gelen katılımcıların yaptıkları sunum ile açılış konuşmaları devam etti. Azerbaycan ve Özbekistan Sağlık Bakanlıklarından gelen gözlemciler ile birlikte 31 ülkenin temsil edildiği kongre, Sakarya’da ilk kez bu düzeyde gerçekleştirilmiş olmasıyla ayrı bir önem taşıyor. Farklı şehir ve ülkelerden gelen akademik isimlerin sunumlarıyla bilimsel alışveriş ve iş birliği fırsatları da doğdu. Bu kapsamlı kongre, yalnızca sağlık biliminin gelişmesine değil, aynı zamanda Sakarya’nın uluslararası akademik görünürlüğüne de katkı sundu. Elde edilen çıktılar ve önerilerin, sağlık politikaları ve uygulamalarına yön vermesi bekleniyor.



Sağlık sektörünün nabzı Sakarya’da attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde SGK İl Müdürü Eray Buz’dan kayıt dışı istihdam uyarısı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kutlanan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Niğde SGK İl Müdürü Eray Buz, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kayıtlı istihdamın önemine dikkat çekti. Kayıt dışı istihdamın, çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade eden Buz, sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra eksik prim ve ücret bildiriminin de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini söyledi. Sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Buz, bunun yalnızca çalışan açısından değil işveren açısından da yasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Buz; "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" dedi. Öte yandna bazı vatandaşların emekli, dul ve yetim aylıklarının kesilmemesi ya da sosyal yardımlardan mahrum kalmamak amacıyla kayıt dışı çalışmaya yöneldiğini belirten Buz, işverenlerin bu talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini söyledi. İşverenlerin yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesinin hem çalışan haklarının korunması hem de ileride doğabilecek ağır mali yaptırımların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Buz, kayıt dışı çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel özlük haklarından da yararlanamadığını söyledi. İşverenler açısından da kayıt dışı istihdamın büyük riskler taşıdığına dikkat çeken Buz, kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ağır hukuki sorumluluklarla karşı karşıya kalınabileceğini belirtti. Çalışanların sigorta durumlarını kolaylıkla kontrol edebileceğini ifade eden Buz, vatandaşların e-Devlet Kapısı üzerinden, ALO 170 hattını arayarak ya da Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ve Merkezlerine başvurarak bilgi alabileceklerini belirtti. Sigortasız çalıştırıldığını düşünen vatandaşların ise ALO 170, CİMER veya SGK müdürlükleri aracılığıyla ihbar ve şikâyette bulunabileceklerini söyledi.
Niğde Niğde’de gökyüzü anneler için renklendi Niğde Belediyesi tarafından düzenlenen "Anne & Çocuk Uçurtma Şenliği", Kent Ormanı arkasındaki Atletizm Pisti’nde binlerce vatandaşın katılımıyla renkli görüntülere sahne oldu. Gökyüzünün devasa uçurtmalarla renklendiği şenlikte anneler ve çocuklarla bir araya gelen Belediye Başkanı Emrah Özdemir, gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Geçtiğimiz yıl 2 bin olan uçurtma sayısını bu yıl 5 bine çıkardıklarını ancak katılımın beklenenin çok üzerinde olduğunu belirten Başkan Özdemir, şu ifadeleri kullandı:"Geçen sene 2 bin dağıtmıştık, bu sene 5 bin sözü vermiştik. Şimdi önümüzdeki yıl için şimdiden 10 bin adet uçurtma sözü veriyoruz. İnşallah seneye herkese yetecek kadar uçurtmamız olacak. Fedakarlığın sembolü olan anneler dünyayı değiştiren nesiller yetiştiriyor" dedi. Etkinlik süresince Niğde Valisi Nedim Akmeşe ve Belediye Başkanı Emrah Özdemir, alandaki stantları tek tek inceleyerek vatandaşlarla sohbet etti. Annelerin gününü kutlayan Vali Nedim Akmeşe ve Başkan Emrah Özdemir, şenliğe katılan kadınlara gül takdim ederek özel günü daha da anlamlı kıldı. Uluslararası ödüllü sanatçı Zahid Mungan’ın devasa uçurtma gösterileriyle görsel bir şölene dönüşen etkinlikte, katılımcılar Niğde Belediyesi’nin sunduğu ücretsiz ulaşım imkanı ve alandaki zengin sosyal aktivitelerle keyifli bir hafta sonu geçirdi. Gün boyu süren canlı müzik performansları eğlenceyi doruğa çıkarırken, alanda kurulan kadın kooperatifleri stantlarında sergilenen el emeği ürünler büyük ilgi gördü.
Kayseri Melikgazi Belediyesi’ndeki uyum başarıyı birlikte getiriyor Melikgazi Belediyesi Mayıs Ayı Ek Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Melikgazi Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantının ana gündem maddesini, ‘2025 Mali Yılı Bütçe Kesin Hesap Cetvelleri’ oluşturdu. Komisyon raporu doğrultusunda meclise sunulan madde, tüm siyasi partilere mensup meclis üyelerinin tamamının desteğini alarak oy birliğiyle kabul edildi. Türkiye’de nadir görülen bu durum, Melikgazi Belediyesi’nin başarısını bir kez daha tescilledi. "Türkiye’de en çok yatırım yapan belediyeyiz" Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Türkiye’de borçsuz belediyeler arasında olduklarını belirterek, "Melikgazi Belediyesi olarak Türkiye’de borçsuz belediyeler arasındayız, kendi ölçeğimizdeki belediyeler sıralamasında en öndeyiz. Kredi borcumuz olmadığı gibi kendi öz kaynaklarımızı üretiyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarımız oldukça iyi gidiyor. Kentsel dönüşümden elde ettiğimiz dairelerin satışını gerçekleştirerek belediyemize önemli katkı sağlıyoruz. Borcumuz olmadığı gibi kasamız dolu. Enerji gelirlerimiz her geçen gün artıyor, vergi gelirlerimizi de en verimli şekilde hizmete dönüştürüyoruz. Personel sayımız diğer belediyelerle kıyasladığımızda daha az. Melikgazi Belediyesi olarak önemli yatırımlara imza arıyoruz. 600 bin nüfusa önemli hizmetler yapıyoruz. Türkiye’de en çok yatırım yapan belediyeyiz. Okul, sağlık ocağı, sosyal tesis, kütüphaneler gibi yatırımlarda açık ara öndeyiz. Önümüzde 20 civarında açılışımız var. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Emeği geçen meclis üyelerimize ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. Meclis toplantısı esnasında söz alan meclis üyeleri Başkan Palancıoğlu’na teşekkür ederek başarılarının devamını dilediler.
Bursa "Hayatımın İlk Kütüphanesi Annem" Anne ve çocukların gönüllerine dokundu Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği "Hayatımın İlk Kütüphanesi Annem" etkinliği, anneler ve çocukları bir araya getirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda çocuklar annelerini daha yakından tanırken, annelerin çocuklarına yazdığı mektuplar etkinliğe anlam kattı. Toplumun her kesimine yönelik sosyal ve kültürel çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, anne ve çocuklara yönelik anlamlı etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Hüdavendigar Kütüphanesi’nde düzenlenen "Hayatımın İlk Kütüphanesi Annem" etkinliği, yoğun bir katılımla gerçekleşti. Annelerin çocuklarıyla birlikte katıldığı programda duygu dolu anlar yaşanırken, etkinlik aile bağlarının güçlenmesine de katkı sundu. Çocukların anneleriyle birlikte kaliteli zaman geçirmesi, kitap sevgisinin küçük yaşta kazanılması ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen etkinlikte, çeşitli interaktif çalışmalar ortaya kondu. Program boyunca çocuklara anneleriyle ilgili sorular yöneltilirken, anneler de çocuklarına duygu ve düşüncelerini anlattıkları mektuplar yazdı. Etkinlik sonunda ortaya çıkan samimi ve duygusal görüntüler, katılımcılara unutulmaz bir gün yaşattı. Sevgilerini yarınlara not düştüler Etkinliğe katılan anneler, duydukları memnuniyeti dile getirerek Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. Çocuklarıyla birlikte güzel bir vakit geçirdiklerini kaydeden katılımcılar, yazdıkları mektupları çocuklarının yıllar sonra açıp okuyabileceği, o günkü duygularını yeniden hissedebileceğini ifade ederek, "Hayatımın İlk Kütüphanesi Annem" etkinliğinin çok güzel bir proje olduğunu vurguladı. Çocuklar da, etkinliğin annelerini daha yakından tanımalarına yardımcı olduğunu belirtti. Renkli görüntülere sahne olan etkinliğin sonunda anneler ve çocukları, Anneler Günü’ne özel çiçek takdim edildi.