Son Dakika
|
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
PFDK, Leroy Sane’ye 2 maç men cezası verdi
Büyükçekmece’de sahte alkol zehirledi
SAĞLIK
MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi’nde Robotik Cerrahi dönemi başladı
13 Mart 2026 Cuma - 17:43:49
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi’nde ileri teknolojiye sahip Da Vinci X Robotik Cerrahi Sistemi hizmete alındı. Sistemle birlikte hastanede minimal invaziv (kapalı) cerrahi uygulamaları ileri teknoloji desteğiyle yapılmaya başlandı. Kurulan sistem sayesinde MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi, Türkiye’de robotik cerrahi teknolojisini aktif olarak kullanan 10. kamu üniversite hastanesi olurken, Manisa da Da Vinci robotik cerrahi sistemi bulunan 12. il olarak robotik cerrahi altyapısına sahip şehirler arasına girdi. Robotik cerrahi teknolojisi sayesinde Manisa ve çevre illerde yaşayan hastalar, ileri teknoloji ile gerçekleştirilen kapalı ameliyatlara artık kendi bölgelerinde ulaşabilecek. Yüksek hassasiyetle gerçekleştirilen bu operasyonlar; daha küçük kesiler, daha az kan kaybı, hastanede daha kısa kalış süresi ve hızlı iyileşme gibi önemli avantajlar sağlıyor. Sistem başta üroloji, genel cerrahi ile kadın hastalıkları ve doğum branşları olmak üzere birçok cerrahi alanda kullanılabilecek. Böylece hastanenin ileri cerrahi teknoloji kapasitesi güçlenirken, verilen sağlık hizmetlerinin kalitesi de daha üst seviyeye taşınacak. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, robotik cerrahi sisteminin üniversite hastanesi için önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Hafsa Sultan Hastanesinde ilk kez uygulanan robotik cerrahi yöntemiyle böbrek alma ameliyatı (nefrektomi) başarıyla gerçekleştirildi. Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve yüksek hassasiyet sağlayan bu ileri teknoloji artık Manisa’nın hizmetinde. Emeği geçen tüm sağlık ekibimizi kutluyoruz. Robotik cerrahi sisteminin hizmete alınması hem sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran hem de üniversitemizin bilimsel ve teknolojik altyapısını güçlendiren önemli bir yatırımdır. Bu altyapı aynı zamanda tıp fakültemizde yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerine de katkı sağlayacaktır. Sürecin başından itibaren destek veren AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekilimiz Sayın Bahadır Yenişehirlioğlu’na şehrimiz ve üniversitemiz adına teşekkür ediyorum."
13 Mart 2026 Cuma - 17:33
Selçuk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda öğretim üyelerine cübbe giydirildi, bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler ödüllendirildi. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesinin Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacağını söyledi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde düzenlenen programda akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler bir araya geldi. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin sağlık alanındaki gelişimine dikkat çekti. Yılmaz, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesi, Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacak" dedi. Rektör Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca mevcut hastanede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında 5 yeni ameliyathane, preoperatif polikliniği, yeni laboratuvar binası, çocuk ve yetişkin kan alma ünitesi, fizik tedavi polikliniği ve sterilizasyon ünitesinin hizmete alındığını kaydetti. 18 yataklı modern günübirlik servis, yeni onkoloji polikliniği, radyasyon onkolojisi ünitesi ile radyoloji görüntülüme sistemine yönelik de çalışmalarının sürdüğünü aktardı. 2025 yılında hastanede yaklaşık 1,5 milyon poliklinik hizmeti verildiğini ifade eden Yılmaz, "Elbette bu başarı tesadüf değildir. Bu başarı; hekimlerimizin emeğinin, sağlık çalışanlarımızın fedakarlığının ve akademisyenlerimizin bilimsel gayretinin bir sonucudur" diye konuştu. Programa katılan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan bir görev olduğunu belirterek "Hekimlik; yalnızca bir meslek değil, insanın en zor anında yanında olmayı gerektiren büyük bir sorumluluktur. İnsanların duasını almak, acılarını dindirmek ve hayatlarına dokunabilmek hekimliğin en kıymetli yönüdür" dedi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Alptekin ise 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihi arka planına değinerek tıp eğitiminin Osmanlı’dan günümüze uzanan gelişimini anlattı. Programda konuşmaların ardından bilimsel çalışmalarda en yüksek puanları alan öğretim elemanlarına ve ödüle değer görülen akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Profesör ve doçent ünvanı alan öğretim üyelerine cübbe giyme merasiminin de gerçekleştirildiği programda, 2024 - 2025 Eğitim Öğretim Yılı Gelişim Sınavı birincileri ile dönem birincilerine de teşekkür belgesi verildi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, Konya İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Prof. Dr. Emre Korkut da katıldı.
13 Mart 2026 Cuma - 17:06
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Maalesef İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Maalesef, İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, milletimizin başı sağ olsun. Türk milletinin çok değerli bir değeri, gerçekten tarih anlamında da, Türk milleti anlamında da Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 17:01
Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Çebi, sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı kutladı
Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle ilçede faaliyet gösteren hastane ve sağlık merkezlerini ziyaret etti, sağlık çalışanlarının Tıp bayramını kutladı. Büyükçekmece Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da sağlık çalışanlarının fedakarlıklarını unutturmamak ve günlerini kutlamak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenledi. Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Mustafa Büyükyılmaz, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Seçkin Özdemir ile birlikte ilçe genelinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri, özel sağlık kuruluşlarını ziyaret etti. Hastanelerin başhekimleri tarafından karşılanan Başkan Vekili Çebi ve berberindeki heyet doktor, hemşire ve sağlık görevlilerine çiçek takdim ederek, günlerini kutladı. "İnsanlık için kutsal bir görevi üstleniyorlar" Sağlık alanında hizmet veren her sağlık çalışanının toplumlar için büyük bir önem taşıdığını belirten Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "İnsan sağlığını ve yaşam hakkını koruyan, her koşulda sorumluluğunun bilincinde olan hekimlerimiz ve tüm sağlık personelimiz, gece gündüz demeden insanlık için kutsal bir görevi üstleniyorlar. Bu vesileyle hayatımızın her anında yanımızda olan ve kendilerine çok şey borçlu olduğumuz hekimlerimizin ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor; tüm insanlığa sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Mart 2026 Perşembe- 16:06
Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı
2
12 Mart 2026 Perşembe- 12:53
Türkiye’de her 7 kişiden biri böbrek hastası
3
12 Mart 2026 Perşembe- 12:21
İnme geçiren 91 yaşındaki hastaya başarılı müdahale, uzmanlardan uyarı: "Dakikanın önemi var"
4
05 Şubat 2026 Perşembe- 09:40
Kıbrıs’tan gelen küçük bir kalp, zamanında müdahalelerle sağlığına kavuştu
5
12 Mart 2026 Perşembe- 14:39
Karadeniz Ereğli’de gebe okulu hizmete açıldı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:46
Sağlık Müdürlüğü’nden ücretsiz sağlık taraması çağrısı
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Dünya Kanser Günü vesilesiyle vatandaşları ücretsiz sağlık taramalarını yaptırmaya davet etti. Sağlık Müdürlüğü tarafından konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Dünya Kanser Günü kapsamında; ücretsiz sağlık taramalarınızı yapmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında sizleri bilgilendirmek için Forum AVM ve MNG AVM’ye bekliyoruz. Ücretsiz sağlık taramalarıyla kanserden korunmak ve kanserin erken tanısını koymak için; kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezleri (KETEM), aile sağlığı merkezleri (ASM), sağlıklı hayat merkezleri (SHM) ve toplum sağlığı merkezlerine (TSM) başvurabilirsiniz. Ayrıca sağlıklı hayat merkezlerine ücretsiz sigara bırakma polikliniği, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, psikolojik danışmanlık, çocuk gelişimi danışmanlığı için başvurabilirsiniz. Erken tanı hayat kurtarır. Senin ve sevdiklerinin taramasını yapmak için bekliyoruz" denildi.
03 Şubat 2026 Salı - 21:47
Kars’ta kar esareti: Hasta çocuklar için Mehmetçik ve ekipler seferber oldu
Kars’ta tipi nedeniyle yolu kapanan köyde ateşi yükselen 2 çocuk için ekipler zamanla yarıştı. Kara saplanan ambulansı Özel İdare ekipleri kurtarırken, hasta çocukları paletli amfibi araçla Mehmetçik tahliye etti. Kars genelinde etkisini sürdüren olumsuz hava şartları, ulaşımda aksamalara neden olmaya devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı İbiş köyünde yüksek ateş şikayeti olan 2 çocuğun ailesi durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yoğun kar ve tipi nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Tipinin etkili olduğu bölgede hasta çocuklara ulaşmaya çalışan ambulans kara saplanarak mahsur kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye hızla Akyaka Özel İdares karla mücadele ekipleri sevk edildi. İş makinelerinin yoğun çalışması sonucu kara saplanan ambulans kurtarılarak yolun bir kısmı ulaşıma açıldı. Mehmetçik’ten şefkat eli Yolun kalan kısmının tamamen kapalı olması ve tipinin şiddetini artırması üzerine devreye Mehmetçik girdi. Paletli amfibi araçla köye ulaşan Mehmetçik, ateşler içindeki 2 çocuğu evlerinden alarak güvenli bir şekilde bekleyen ambulansa taşıdı. Mehmetçik’in kucağında ambulansa ulaştırılan çocuklar, ilk müdahalelerinin ardından Kars Harakani Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan çocukların genel sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
03 Şubat 2026 Salı - 20:45
Oyuncu Ufuk Özkan’ın organ nakli başarıyla yapıldı
Uzun süredir karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden oyuncu Ufuk Özkan, 11 saat süren zorlu bir ameliyat geçirdi. Medipol Sağlık Grubu Organ Nakli Bölümü hekimleri, naklin başarıyla tamamlandığını ve sanatçının durumunun iyi olduğunu duyurdu.
03 Şubat 2026 Salı - 17:27
Aile hekimliğinde "tek tip yazılım" uyarısı
HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, aile hekimliğinde tek tip yazılım uygulamasına geçişin hukuki altyapı tamamlanmadan dayatıldığını belirterek, bu sürecin hekimler açısından ciddi hukuki ve mesleki riskler doğurduğuna dikkat çekti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliğinde SBABS (tek tip yazılım) uygulamasına geçiş sürecine yönelik eleştiriler ve uyarılarda bulundu. Canlı yayınlanan panelde konuşan Kurban, hukuki altyapısı tamamlanmadan dayatılan sistem değişikliklerinin hekimleri ciddi hukuki ve mesleki risklerle karşı karşıya bıraktığını vurgulayarak, sürecin yalnızca teknik bir yazılım değişikliği olarak ele alınamayacağını; uygulamanın mevzuat, bilgi güvenliği ve serbest piyasa ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. "Sağlık Bakanlığımızın bu yanlış çalışması mevcut aile hekimliği mevzuatına da uygun değildir" Kurban, SBABS sürecinin yalnızca teknik yazılım değişikliği olmadığını belirterek, "Bakanlığımızın AHBS yazılımı bir firmaya aittir ve dolayısıyla çoklu şirketlerin rekabet ortamından uzak bir yapılanmadır. Mevcut durumun bilgi güvenlik sorunu olamaz ve bakanlığımız istese sadece hastamızın, hekimin ve bakanlığın haberi olacak şekilde yüksek güvenlik düzeyine geçilebilir. Sağlık Bakanlığımızın bu yanlış çalışması mevcut aile hekimliği mevzuatına da uygun değildir. Yani hukuki olarak mevzuatın bu çalışma kapsamında düzeltilmediğini görüyoruz" dedi. Türkiye’nin milli işletim sistemine ihtiyacı olduğunu söyleyen Kurban, "Bu olmadan zaten mutlak bilgi güvenliğinden bahsedilemez. Bunun için ise yazılım şirketlerinin desteklenmesi lazım ancak bakanlığın bu tercihi tüm AHBS şirketlerini yok edecek ve belki binden fazla yazılımcı da işsiz kalacaktır. ’Biz hata yaptık’ dediklerinde ise oluşturdukları zararın telafisi mümkün olmayacaktır. Tek tip yazılım dayatmasının serbest piyasa ilkelerine aykırı. Bu tekelleşme ve hizmet kalitesinde düşüşü getirecektir. AHBS maliyetini de düşürmeyecek ve bunun faturası birkaç yılda meydana çıkacaktır. Biz her istediklerini aynen yapan AHBS şirketlerini yok edip sonra bunun bir şirkete ihale edilmesini doğru bulmuyoruz" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 17:23
Kanseri erteleyerek değil, erken teşhis ederek yenebilirsiniz
Denizli’de 2025 yılı boyunca meme, serviks ve kolorektal kanserlere yönelik yürütülen tarama programları kapsamında toplam 174 bin 719 kişiye kanser taraması yapıldı. Gerçekleştirilen bu taramalar sonucunda 204 kişiye kanser tanısı konuldu. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Pembe Şehir Projesi kapsamında yürütülen faaliyetlerde; 2025 yılında Denizli’de 56 bin 438 kadına mamografi çekilerek, 140 kadında meme kanseri, 51 bin 7 kadına serviks (rahim ağzı) kanseri taraması yapılarak 37 kadında rahim ağzı kanseri, 67 bin 274 kişide kolorektal (bağırsak) kanseri taraması yapılarak 27 kişide de bağırsak kanseri tespit edildi. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Pembe Şehir Projesi kapsamında Denizli’de il geneli kanser farkındalık eğitim ve tarama faaliyetleri 2025 yılında da aynı kararlılık ve özverili çalışmalar ile devam etti. Proje kapsamında yürütülen faaliyetlerde; 2025 yılında Denizli’de 56 bin 438 kadına mamografi çekilerek, 140 kadında meme kanseri, 51 bin 7 kadına serviks (rahim ağzı) kanseri taraması yapılarak 37 kadında rahim ağzı kanseri, 67 bin 274 kişide kolorektal (bağırsak) kanseri taraması yapılarak 27 kişide de bağırsak kanseri tespit edildi. ‘4 Şubat Kanser Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kanserin dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık ölüme neden olan hastalıklar arasında yer aldığını ifade ederek kanserle mücadelede erken teşhisin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığını söyledi. Erken teşhiste kanser taramalarının önemine değinen Öztürk: şöyle konuştu: "Vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olan kanser, dünya genelinde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer almaktadır. 2025-2027 Dünya Kanser Günü teması ‘Benzersizliğimizle Biriz’ olarak belirlenmiştir. Bu tema, kanserle mücadele eden her bireyin deneyiminin kendine özgü olduğunu vurgularken, bu farklılıkların aslında insanları bir araya getiren ortak bir güç olduğunu ifade etmektedir. Herkesin yolculuğu farklı olsa da, kanserle mücadele eden bireyler; umut, dayanıklılık ve insani duygular etrafında birbirine bağlıdır. Her bir hikâyenin benzersizliği ön plana çıkarılırken, bu hikâyelerin empatiyi artırdığı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiği mesajı verilmektedir. Ülkemizde yılda yaklaşık 240 bin kanser teşhisi konulmaktadır; 2045 yılında bu sayının 419 bine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Ulusal düzeyde alınacak önleyici tedbirler ve sağlıklı beslenme, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durma, hareketli bir yaşam sürme gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları sayesinde gelecekte ortaya çıkması beklenen kanser vakalarının önemli bir bölümünü önlemek mümkündür. Bununla birlikte erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilen birçok kanserin iyileşme olasılığı yüksektir. Kanser taramaları, koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli bileşenlerden biri olup Ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama programımızda; 40-69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir meme kanseri, 30- 65 yaş arası tüm kadınlarımıza 5 yılda bir rahim ağzı kanseri ve 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalın bağırsak kanseri taraması yapılmaktadır. İlimizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerimizde kanser taramaları ücretsiz yapılmaktadır" dedi. 2025’te 204 kanser erken teşhis edildi, Denizli’den 2 KETEM Türkiye 1. ve 7. oldu Açıklamasında 2025 yılı verilerine de değinen İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kanser taramalarında ulusal düzeyde dikkat çeken başarı elde ettiklerini söyledi. Yıl boyunca yapılan taramalar sayesinde 204 kanser vakasının erken evrede tespit edildiğini belirten Öztürk: "İl geneli hedef nüfusa göre tarama oranlarımıza baktığımızda; meme kanserinde yüzde 54,8, serviks kanserinde yüzde 97,8 ve kolorektal kanserinde yüzde 53,5 tarama oranına ulaştık. 2025 yılında Denizli’de 174 bin 719 tarama gerçekleştirerek taramalar sonucunda toplamda 204 kanser teşhisi yakaladık. Denizli’de 2018 yılından bu yana yürüttüğümüz Pembe Şehir projesiyle bugüne kadar birçok başarı yakaladık, ödüller aldık. Yine bu yıl Ekim Meme Kanseri Farkındalık ayında Bakanlığımız tarafından açıklanan verilere göre; Türkiye’de Ekim ayında en fazla mamografi çeken merkezler içinde Pamukkale KETEM birinci, Merkezefendi KETEM yedinci sırada yer aldı ve bu başarı bizleri gururlandırdı. Denizli’de İl Merkezimizde Merkezefendi, Pamukkale ve Sümer ile birlikte 3 KETEM, Tavas ilçemizde bir KETEM ve son olarak Acıpayam İlçemizde açtığımız KETEM ile birlikte toplamda 5 KETEM bulunmaktadır. Ayrıca 2021 yılında hayırsever desteğiyle ilimize kazandırdığımız Mobil Kanser Tarama Tırımız da 2025 yılı boyunca İlçelerimizde yoğun olarak taramalar gerçekleştirdi ve meme kanseri taramalarının % 12’si tırdaki mamografi cihazımızla yapıldı. Tırımızın da bu anlamda kanser taramalarına katkısı çok büyük olup 2025 yılında Mobil Tırımızda; 6 bin 976 kadına mamografi çekilerek 13 kadına meme kanseri teşhisi, 2 bin 168 kadına da serviks kanseri taraması yapılarak 2 kadına serviks kanseri teşhisi kondu. Kanserle mücadelemizde ve bu yılda bize başarı getiren kanser taramalarımızda başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kanserde erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisini tekrar tekrar vurgulayarak düzenli yapılan kanser taramalarının, kanserden korunma ve erken tanının en önemli parçası olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu nedenle bir kez daha tüm vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Kendi sağlığınıza önem verin, kanser taramalarınızı ihmal etmeden zamanında yaptırın. Unutmayın ki kanseri, erteleyerek değil, erken teşhis ederek yenebiliriz" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 16:01
KBÜ’de kanser ilaçları için yerli kit geliştiriliyor
Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projeyle, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) süreçlerinde numune hazırlama ve saflaştırma aşamalarını hızlandıracak yerli kitler geliştirilecek. KBÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, TÜBİTAK-TEYDEB 1507 KOBİ Ar-Ge Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında, biyoteknoloji ve biyofarmasötik alanda yaygın şekilde kullanılan monoklonal antikorların analizinde önemli bir aşama olan numune hazırlama ve saflaştırma süreçlerine yönelik yeni kitlerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu kitlerle, laboratuvarlarda yürütülen analizlerin daha pratik, daha hızlı ve daha tekrarlanabilir sonuçlar üretecek şekilde standardize edilmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek "manyetik HILIC" tabanlı kitlerin, glikan analizlerinde kullanılan numunelerin saflaştırılmasında zaman tasarrufu sağlaması, yüksek saflık ve tekrarlanabilirlik sunması bekleniyor. Manyetik boncuk tabanlı yapı sayesinde sürecin otomasyona daha uygun hale getirilmesi de planlanıyor. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı, Bio Design firması olarak TÜBİTAK-TEYDEB’e sundukları projenin kabul edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kayılı, projenin özellikle kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçların geliştirilmesi ve doğrulanması süreçlerinde ihtiyaç duyulan örnek hazırlama kitlerine odaklandığını belirterek, "Yerli, hızlı ve düşük maliyetli çözüm sunacağız" dedi. Çalışmaların Karabük Üniversitesinin akademik destekleriyle yürütüldüğünü vurgulayan Kayılı, geliştirilecek kitlerin ilaç Ar-Ge süreçlerine katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade etti. Kayılı, geliştirilecek kitlerin ilaç geliştirme aşamasında faaliyet gösteren firmalar tarafından yerli olarak temin edilebileceğini, düşük maliyetle ve kısa sürede kullanılabilir hâle geleceğini belirterek, bu sayede akıllı kanser ilaçlarının karakterizasyon süreçlerinin daha etkin şekilde yürütülebileceğini kaydetti. Projenin biyoteknoloji alanında Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Kayılı, hedeflerinin yalnızca bilimsel değil ekonomik katkı da sağlamak olduğunu belirtti. Kayılı, manyetik HILIC teknolojisi içeren bu kitleri Türkiye’de geliştiren ilk firma olmayı hedeflediklerini, projenin başarıyla tamamlanmasıyla yerli ilaç Ar-Ge firmalarına önemli bir altyapı kazandırmayı amaçladıklarını dile getirdi.
03 Şubat 2026 Salı - 15:42
Diş Hekimi Dündar Özbaylar: "Kemik yetersizliğinde implant tedavisi mümkün"
Diş Hekimi Dündar Özbaylar, kemik yetersizliği, implant tedavisi düşünen hastalar için uygun tedavi yöntemleri ve uygun cerrahi teknikler kullanılarak tedavinin başarılı sonuçlar alındığını belirtti. Diş Hekimi Özbaylar, "Kemik Yetersizliklerinde Implant Tedavisi Mümkün. Sigara kullanımında ise diş eti hastalıklarına, kemiklerin kaybında önemli bir rol oynamaktadır" dedi. ’Cerrahi teknikler kullanılıyoruz’ Diş Hekimi Dündar Özbaylar, kemik yetersizliği, Implant tedavisi düşünen hastalar için uygun tedavi yöntemleri ve uygun cerrahi teknikler kullanılarak tedavinin başarılı sonuçlar alındığını kaydederek, Bu sayede güçlü ve estetik bir gülüşe sahip olmanın mümkün olduğunu ifade eden Dr. Özbaylar, şu ifadeleri kullandı: ’’Kemik yetersizliği durumunda bile hastanın genel sağlığı iyileşme potansiyeli uygunsa başarılı implant sonuçları elde etmek mümkündür. İmplant tedavisi için kemik yetersizliği yaşayan hastalar, hekimleri ile görüşerek uygun tedavi planını ve seçeneklerini değerlendirmelidirler. Bu sayede sağlam ve estetik bir gülüşe sahip olmak mümkün olabilir" ’Kemik onarımı tedavisi’ Diş Hekimi Dündar Özbaylar, "Üst çenelerde, dişlerin hemen üstünde bulunan anatomik boşluklara maksiller sinüs adı verilir. Maksiller sinüsler hayat boyu büyümelerini sürdürürler. Sinüslerin hacmindeki artış, üst çenelerdeki kemik hacminde azalmaya yol açar. Fizyolojik olarak kabul edilebilecek bu kemik kayıpları, implant uygulamalarına olanak tanımayacak boyutlara ulaşabilir. Bu durumda, eğer implant terapisi uygulanacaksa, Sinüs Lifting adı verilen, özel operasyonlarla sinüslerin hacmini azaltıp, kemik hacmini artırmaya yönelik özel bir cerrahi müdahale uygulanmalıdır. Hastanın isteğine göre lokal ya da genel anestezi altında uygulanabilen bu operasyon ile çene kemiği ile sinüs mukozası arasına kemik partikülleri yerleştirilir ve takip eden altı aylık sürede kemik oluşumu beklenir. Bu amaçla hastanın kendi vücudundan alınacak kemikler kullanılacağı gibi, kemik bankalarından elde edilecek kemik ile inorganik yada organik materyaller de kullanılabilir. Kemik oluşumu tamamlandıktan sonra ise rutin implant uygulamalarına geçilir. Ogmentasyon üst çene yada alt çenede Alveol Kemiği Ogmentasyonu (Genişletme) Diş çekimlerinden sonra, uzun dönemde karşılaşılan en büyük problemlerden biri çene kemiklerinde görülen erimedir. Diş kayıplarının tedavisi, implant uygulamaları ile giderilecekse kemik yüksekliği ve hacmi daha da önem kazanır. Implant uygulaması, belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığını gerektirir. Erken yaşta diş kayıpları ya da yoğun diş eti iltihabı sonucu kemik hacminde oluşan azalmaları kemik onarımları ile giderilebilir. Bu onarımlar, hastaların kendi vücutlarından alınan kemik ile gerçekleştirilebildiği gibi, inorganik materyaller de aynı amaçla uygulanabilir. ’’Sigara kullanımı, diş eti hastalıklarına, kemiklerin kaybında önemli bir rol oynamaktadır’’ ’Kemik yetersizliğinin en önemli ve başlıca iki nedeni diş kayıpları ve periodontal hastalıklardır. Bunların yanı sıra travma nedeniyle de diş çevresinde Kemik Yetersizlikleri görülebilmektedir. Periodontal hastalıkların oluşmasını etkileyen en önemli faktörlerden birinin sigara kullanımı olduğu unutulmamalıdır. Sigara kullanımı, diş eti hastalıklarına ve diş çevresinde yer alan kemiklerin kaybında önemli bir rol oynamaktadır. Birçok çalışma sigara kullanımının ağız içi yapısına önemli oranda zarar verdiğini göstermiştir. Sigara kullanımının yanı sıra kötü beslenme gibi bazı durumlar da kemik kaybı yatkınlığını artırabilmektedir. ’Kemik onarımının faydaları’ Diş İmplantı İçin Yeterli Kemik Desteği: Kemik onarımı, diş implantlarının yerleştirilmesi için gerekli olan kemik hacmini sağlar. Periodontal Sağlığın Korunması: Kemik kayıplarının tedavi edilmesi, periodontal hastalıkların ilerlemesini önler ve ağız sağlığını iyileştirir. ’Kemik yetersizliklerinde İmplant tedavisi mümkün’ ’İmplant diş, kaybedilen dişlerin yerine koyulmasında ve gündelik hayatınıza sorunsuzca devam etmeniz konusunda kullanılan en yaygın yöntemdir. Çene kemiği üzerinde bir dereceye kadar rezorbsiyon yaşayan hastalar da dâhil olmak üzere, farklı ihtiyaçlara yönelik olarak geliştirilmiş implant tedavisi yöntemleri vardır. Kemik yetersizliklerinde başarılı implant tedavisi mümkün." diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 15:25
Kula Devlet Hastanesi’nde uzman hekim kadrosu güçleniyor
Kula Devlet Hastanesi’nde göreve başlayan Nöroloji Uzmanı Dr. Duygu Aydemir ile Üroloji Uzmanı Dr. Sabri Aydemir, ilçede sağlık hizmetlerinin daha hızlı ve etkin sunulmasına katkı sağlayacak. Kula Devlet Hastanesi, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak amacıyla uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede Nöroloji Uzmanı Dr. Duygu Aydemir ile Üroloji Uzmanı Dr. Sabri Aydemir göreve başladı. Nöroloji Uzmanı Dr. Duygu Aydemir, 2017 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Afyon Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak görev yapan Aydemir, uzmanlık eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. 2025 yılında Nöroloji Uzmanı unvanını alan Dr. Aydemir, Kula Devlet Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Üroloji Uzmanı Dr. Sabri Aydemir ise Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2018 yılında mezun oldu. Pratisyen hekim olarak Afyon Devlet Hastanesi’nde görev yapan Aydemir, uzmanlık eğitimini Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda tamamladı. 2023 yılında Üroloji Uzmanı unvanını alan Dr. Aydemir, mecburi hizmetini Isparta Şehir Hastanesi’nde tamamlamasının ardından Kula Devlet Hastanesi’ne atandı. Yeni atamalarla birlikte Kula’da özellikle nörolojik ve ürolojik hastalıklar başta olmak üzere, böbrek ve idrar yolu hastalıkları, prostat rahatsızlıkları ve erkek sağlığı alanlarında vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve etkin şekilde ulaşması hedefleniyor. Kula Devlet Hastanesi Başhekimi Cansu Sarıgül, göreve başlayan her iki uzmana da başarılar dileyerek, "Hastanemizin uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyoruz. Yeni hekimlerimizle birlikte ilçemizde sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesinin daha da artacağına inanıyoruz. Kendilerine görevlerinde başarılar diliyor, Kula’mıza hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
03 Şubat 2026 Salı - 14:27
Beyin kanaması geçiren şahsın organları Samsun ve Erzurum’daki hastalara umut oldu
Trabzon’da geçtiğimiz cuma günü beyin kanaması geçirerek hastaneye kaldırılan şahsın organları vefatının ardından ailesi tarafından bağışlanırken, Samsun ve Erzurum’daki hastalara umut oldu. Trabzon’da yaşayan ve bir markette çalışan 47 yaşındaki Fatih Ünver, geçtiğimiz hafta Cuma günü beyin kanaması geçirdi. Ünver, geçirdiği beyin karaması sonrası önce Ahi Evren Hastanesine ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Fatih Ünver’in vefatının ardından bağışlanan organları, farklı illerdeki hastalara umut oldu. Hastanede yapılan tıbbi değerlendirmelerin ardından Ünver’in bağışlanan iki böbreği Samsun’a, karaciğeri ise Erzurum’a, diğer hastalara nakledilmek üzere gönderildi. Fatih Ünver’in, organ bağışında bulunma isteğini, yaşarken yakın çevresiyle paylaştığı ancak bu konuda resmî bir başvurusunun bulunmadığı öğrenildi. Ailesinin Ünver’in bu yöndeki iradesini dikkate alarak organ bağışında bulunma kararı aldığı bildirildi.
03 Şubat 2026 Salı - 14:16
Ağrı’da zorlu taş cerrahisi başarıyla gerçekleştirildi
Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde böbreğinde yaklaşık 6 santimetreyi bulan çok sayıda taş bulunan hasta, Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Tarım tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde zorlu bir taş cerrahisi başarıyla gerçekleştirildi. Daha önce açık, perkütan ve endoskopik yöntemlerle toplam 21 kez taş cerrahisi geçiren hasta, hastaneye başvurmasının ardından yapılan tetkiklerde böbreğinde toplam boyutu yaklaşık 6 santimetreyi bulan çok sayıda taş bulunduğu tespit edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Tarım tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında, hastanın böbreğindeki taşlar yaklaşık 295 parça halinde başarılı bir şekilde çıkarıldı. Zorlu geçen ameliyatın ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Tedavi sürecinin sorunsuz tamamlanmasının ardından hasta güvenli bir şekilde taburcu edildi.
03 Şubat 2026 Salı - 14:06
Bursa’da küçük çocuğun boğazına 50 kuruş kaçtı
Bursa’nın İnegöl ilçesinde madeni para yutan çocuk hastanede tedavi altına alındı. Olay, İnegöl’ün kırsal Yeniceköy Mahallesi’ndeki bir evde meydana geldi. 3 yaşındaki Bilal K., evde yerde bulduğu 50 kuruş madeni parayı ağzına atıp yuttu. Olayı fark eden ailesi tarafından çocuk özel araçla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan tetkiklerde yemek borusunda takılı kalan madeni para görüldü. Çocuk ilk tedavinin ardından ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Jandarma komutanlığı ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.
03 Şubat 2026 Salı - 14:05
Antidepresanlar yokken ecdat, ruh hastalıklarını sesle tedavi ediyordu
Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, geçmişte insanların ilaçlar yerine tarihi mekânlarda doğal yöntemlerde şifa bulduğunu belirterek, Divriği Ulu Cami’nin ses, huzur ve ambiyansıyla iyileştirici bir rol üstlendiğini ifade etti. Ses, insanın ruhsal durumunu, güven algısını ve duygusal dünyasını doğrudan etkiliyor. Yüzyıllar boyunca şifa amacıyla kullanılan tarihi yapılar, sahip oldukları akustik özelliklerle günümüzde de insan psikolojisi üzerinde derin izler bırakıyor. Bu yönüyle ses, yalnızca bir iletişim aracı değil, duygusal aktarımın ve psikolojik düzenlemenin temel anahtarlarından biri olarak kabul ediliyor. Bir ortamda huzurlu ya da gergin hissedilmesinin nedeni çoğu zaman duyulan sesin kendisinden çok, sesin mekân içinde nasıl yankılandığıyla ilgili oluyor. Tarihi mekânlar bu etkiyi en güçlü şekilde hissettiren alanların başında geliyor. Yüksek tavanlar, taş duvarlar, kubbeler ve yankılı adımlar, zaman algısının yavaşladığı hissini oluşturarak zihinsel durulmayı artırıyor. Anadolu’da yüzyıllar boyunca ses ve akustiğin tedavi amaçlı kullanıldığı pek çok yapı bulunuyor. Bu yapıların en dikkat çekici örneklerinden biri ise Sivas’ın Divriği ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan 801 yıllık Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası olarak biliniyor. Selçuklu döneminde hem ibadet hem de şifa merkezi olarak inşa edilen yapı, mimarisi kadar akustik özellikleriyle de öne çıkıyor. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’nda sesin mekân içinde dengeli bir şekilde yayılması, kişide güven ve huzur hissini artırıyor. Taş duvarlar ve kubbeli yapı sayesinde oluşan akustik ortam, bireyin kendini çevrelenmiş ve korunmuş hissetmesine katkı sağlıyor. Bu durum, psikolojik olarak sakinleşmeyi desteklerken kalp atışının dengelenmesine ve sinir sisteminin yavaşlamasına yardımcı olabiliyor. Tarihi yapıda duyulan ezan sesi, ayak sesleri ve hafif yankılar, ziyaretçilerde geçmişle temas hissi uyandırarak aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, geçmişte ruhsal problemleri olanların ilaçlar yerine tarihi mekanlarda şifa aradıklarını söyleyerek, "Geçmişte sesin, akustiğin ve ortamın tedavi amacıyla kullanıldığını biliyoruz. İnsanlar hastane ya da klinikler yerine tarihi mekânlarda şifa aramış, çiftçiler bile fiziksel ya da psikolojik fark etmeksizin bu mekânların sesi, huzuru ve ambiyansıyla iyileşmeye çalışmıştır. Divriği Ulu Camii de bu anlamda atılmış en güzel adımlardan biridir" dedi. "Kültürü yansıtır" Tarihi mekanlarda sesin psikolojik etkisiyle zaman algısının değişebileceğini söyleyen Kerime Begüm Özkaya, "Ses, kişinin o anki ruhsal durumunu, ait olduğu toplumsal ve kültürel katmanı yansıtır. Ses duyguyu, güveni, tehdidi, şefkati ve hatta iyileşimi etkileyebilir. Seslerin insan psikolojisi üzerindeki etkileri çoğu zaman çok derinden yaşanır. Ses yalnızca bir iletişim aracı değil, duyguyu taşıyan, güven ya da tehdit hissettiren güçlü bir psikolojik aktarımın anahtarıdır. Ses tonu kelimelerden önce duyguyu iletir. Aynı cümle yumuşak bir sesle söylendiğinde şefkat olarak algılanırken, sert bir tonla söylendiğinde tehdit gibi algılanabilir. Ses sinir sistemini etkiler ve bedeni doğrudan harekete geçirir. Yavaş, sakin ve ritmik sesler rahatlatır, güven hissi oluşturur. Yüksek, ani ve sert sesler ise savaş-kaç tepkisini tetikler. Ses, bağlam ve güvenle ilişkilidir. Çocuğun dünyayı güvenli ya da tehlikeli algılamasında belirleyici rol oynar. Tarihi mekânlarda sesin psikolojik etkisiyle zaman algısı değişebilir. Yankılı adımlar, yüksek tavanlarda dağılan sesler ve taş duvarlardan dönen yankılar kişide zamanın yavaşladığı hissini oluşturur, bu da zihinsel durulmayı artırabilir. Sessizlik ya da hafif yankı, huşu, saygı ve içe dönüş duygularını tetikler; bu yüzden camilerde, kiliselerde ve türbelerde insanlar istemsizce daha kısık sesle konuşur" dedi. "Akustik mekanın görünmeyen dilidir" Sesin çok büyük bir etkisi olduğunu söyleyen Özkaya, "Taş duvarların ve kubbelerin oluşturduğu akustik ortam kişiye çevrelenmişlik ve güven hissi verir. Özellikle Divriği Ulu Camii’de sesin eşit yayılması, korunma ve kapanmışlık duygusunu destekleyerek kişide olumlu bir etki oluşturabilir. Tarihi mekânlarda duyulan dualar, ayak sesleri ve fısıltılar geçmişle temas hissi oluşturur ve kolektif belleği canlandırır. Bu durum sinir sistemini düzenleyerek kalp atışını dengeler ve iç sakinliği artırır. Bu yüzden bazı tarihi yapılar iyileştirici olarak algılanır. Ezan, çan, ayak sesi ve fısıltılar kültürel olarak ait olma duygumuzu güçlendirir. Ancak travma öyküsü olan bireylerde ani yankılar ve sert sesler kaygıyı artırabilir. Ses akustiğinin düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkisi vardır. Bir mekânda kendimizi huzurlu ya da gergin hissetmemizin nedeni bazen duyduklarımız değil, sesin nasıl yankılandığıdır. Akustik, mekânın görünmeyen dilidir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder