SAĞLIK
Malatya’da anne adaylarına evde bilgilendirme desteği 14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:42:33 Malatya’da sağlık çalışanları gebelik sürecindeki anne adaylarını evlerinde ziyaret ederek anne-bebek sağlığına yönelik bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyor. Yeşilyurt Çarmuzu Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Bilgilendirme Birimi ekipleri, gerçekleştirdikleri ev ziyaretlerinde anne adaylarına gebelikten doğuma, emzirmeden 0-2 yaş gelişimine kadar birçok konuda rehberlik sunan Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması hakkında bilgilendirme yaptı. Ekipler, uygulamanın Android ve iOS cihazlara ücretsiz olarak indirilebildiğini belirterek ailelere kullanım konusunda da destek verdi. İlk bebeğini dünyaya getirmeye hazırlanan anne adayı Esma Kocaman, ekiplerin gebelik süreci boyunca kendisini anne ve bebek bakımı konusunda bilgilendirdiğini ifade ederek, "Gebeliğim boyunca anne ve bebek bakımı hakkında bilgilendirildim. Doğum ve bebek bakımıyla ilgili korkularım vardı. Profesyonel ekip sayesinde kendime olan özgüvenim arttı. Anneliğe daha bilinçli hazırlanmamı sağladılar. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Baba adayı Yusuf Kocaman ise sağlık hizmetlerinin artık evlere kadar ulaştığını belirterek, "Daha önce sağlık hizmetlerine ulaşmak çok daha zordu. Şimdi ise sağlık çalışanları evimize kadar gelerek bizleri bilgilendiriyor. Bu hizmetlerin tamamen ücretsiz olması çok önemli. Sağlık alanında verilen bu hizmetlerden dolayı emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:41 Gebe Okulu, anne adaylarını bekliyor Aydın’ın Nazilli ilçesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına gebelikten doğuma, yenidoğan bakımından doğum sonrası sürece kadar birçok konuda ücretsiz eğitim veriliyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu, anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirebilmeleri amacıyla eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Görevli ebeler tarafından verilen eğitimlerde anne adaylarına gebeliğin oluşumu, bebeğin anne karnındaki gelişim süreci, düzenli sağlık kontrollerinin önemi, gebelik döneminde uygulanması gereken aşılar ve rutin tetkikler hakkında bilgiler aktarılıyor. Eğitimlerde ayrıca gebelik sürecinde anne bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimler de detaylı şekilde ele alınıyor. Anne adaylarına kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, sağlıklı beslenme, uyku düzeni, günlük yaşam aktiviteleri ve gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklarla ilgili çözüm önerileri sunuluyor. Program kapsamında gebelikte görülebilecek tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenecek yollar hakkında da bilgilendirme yapılıyor. Doğum sürecine yönelik eğitimlerde ise doğum eyleminin evreleri, doğum yöntemleri, normal doğumun anne ve bebek açısından faydaları, lohusalık dönemi, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri anlatılıyor. Öte yandan fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık çalışmaları, kas-iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ve doğum öncesi zihinsel hazırlık konularında anne adaylarına destek sağlanıyor. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, tüm anne adaylarını Gebe Okulu’na davet ederek eğitimlerin ücretsiz olarak devam ettiğini belirtti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 09:33 Fiziksel aktiviteden kaçtıkça obezite riski artıyor Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, fiziksel aktivite yapmayan kişilerin obezite riskiyle daha çok karşı karşıya kaldığını söyledi. Çağın en büyük halk sağlığı sorunlarının başında gelen obezite, artık sadece gelişmiş ülkelerin değil, gelişmekte olan ülkelerin de ortak sorunu olarak dikkat çekiyor. Hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları vücutta aşırı yağ birikimine yol açarken, uzmanlar diyet ve egzersizle sonuç alamayan hastalar için obezite cerrahisinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kerim Güzel, modern yaşamın beraberinde getirdiği hareketsizliğin obeziteyi nasıl tetiklediğini ve cerrahi tedavi yöntemlerinin önemini anlattı. Teknoloji bağımlılığı obeziteyi tetikliyor Obeziteyi "Vücutta ihtiyaçtan fazla alınan kalorinin yağ olarak depolanması" şeklinde tanımlayan Doç. Dr. Kerim Güzel, günümüz insanının fiziksel aktiviteden uzaklaştığını belirterek, "Telefon, bilgisayar ve televizyon başında geçirilen uzun saatler, beraberinde tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklarla birleştiğinde obezite kaçınılmaz hale geliyor. Ulaşım araçlarının yaygınlaşması ve teknolojik araçların hayatımızı kolaylaştırmasıyla daha az yürüyor, daha az enerji harcıyoruz. Toplum olarak spor yapma alışkanlığımızın zayıf olması da bu tablonun başlıca etkenlerinden biri" dedi. "Cerrahi sadece kilo vermek için değil, sağlık için yapılıyor" Obezite cerrahisinin sadece estetik bir kaygı taşımadığını vurgulayan Doç. Dr. Güzel, cerrahi müdahalenin ikincil hastalıkların önlenmesinde kalıcı bir çözüm sunduğunu ifade ederek, "Amacımız sadece kilo verdirmek değil; diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve yürüme bozuklukları gibi aşırı kiloya bağlı gelişen birçok kronik hastalığı tedavi etmektir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisinden sonuç alamayan hastalar için cerrahi en etkin seçenektir. Ameliyat kararı kişiye özel değerlendirmeler ve vücut kitle indeksi (VKİ) kriterlerine göre veriliyor. VKİ 40’ın üzerinde olanlar doğrudan operasyon adayıdır. VKİ 35-40 arası olanlar hipertansiyon, Tip 2 diyabet, uyku apnesi veya karaciğer yağlanması gibi ek hastalığı olanlar ameliyat edilebilir. VKİ 30-35 arası olanlar medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet hastalarına cerrahi önerilebilir" diye konuştu. Multidisipliner yaklaşım ve kapalı ameliyat konforu Ameliyat öncesi sürecin oldukça titiz yürütüldüğünü ifade eden Güzel, hastaların kardiyoloji, göğüs hastalıkları, psikoloji, endokrinoloji ve anestezi uzmanları tarafından detaylıca değerlendirildiğini belirtti. Ameliyatların genel anestezi altında ve laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirildiğini söyleyen Doç. Dr. Kerim Güzel, "Kapalı yöntem sayesinde hastalarımız daha hızlı iyileşiyor. Ameliyat sonrası süreçte diyetisyen desteği ve doktor kontrolündeki egzersiz programı, başarının kalıcı olması için kritik öneme sahip" şeklinde konuştu.
Gümüşhane UMKE’den gerçeği aratmayan tatbikat
20 Haziran 2025 Cuma - 09:11 Gümüşhane UMKE’den gerçeği aratmayan tatbikat Gümüşhane’de Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından gerçekleştirilen tatbikat gerçeğini aratmadı. Ekipler 3 aracın karıştığı trafik kazasını konu alan tatbikatta 9 yaralıya müdahale etti. AFAD ve İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin de destek verdiği tatbikatta senaryo gereği yaşanan çoklu sıkışmalı trafik kazası, gerçek bir operasyonu aratmayacak detaylarla kurgulandı. İhbar üzerine hızla olay yerine ulaşan UMKE ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi kaza mahalinde yaptı. Ardından titizlikle hazırlanan sahra hastanesine nakledilen yaralılar, burada daha kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuldu. Toplam 40 personelin görev aldığı tatbikatta, AFAD ekipleri tarafından araçlardan çıkarılan sıkışmış yaralılara da UMKE ekipleri tarafından başarılı bir şekilde müdahale edildi. Yıl boyunca alınan yoğun eğitimlerin meyvesi olarak gerçekleşen tatbikatta senaryo gereği yaralı rolleri üstlenen Gümüşhane Üniversitesi öğrencilerinin performansları ise usta oyunculara taş çıkardı. Öğrenciler gerçekçi makyajları ve etkileyici oyunculuklarıyla tatbikatın inandırıcılığını arttırdı. "Sürekli hazırlıklı olmak zorundayız" UMKE ekiplerinin tatbikatını yerinde izleyen İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü olarak afet durumlarına, acil durumlara karşı sürekli hazırlıklı olmak durumunda olduklarını söyledi. Bu hazırlıklar kapsamında da belli aralıklarla bu şekilde tatbikatlar düzenlediklerini kaydeden Karataş, "Bugün de burada UMKE tatbikatı planladık. Özellikle son aylarda ve yaz süresince ilimizde olsun, bölgemizde olsun trafik kazalarının artış gösterdiğini gördüğümüzden dolayı trafik kazası konulu bir tatbikat düzenledik. Yaklaşık 40 sağlık personelimiz katıldı tatbikatımıza. Kazaya karışan 3 araç ve 9 yaralımız mevcut. 40 personelimizin de katılımıyla tatbikatımızı gerçekleştirdik. UMKE ve 112 personelimiz aracılığıyla kazadan çıkartılan 9 yaralımız UMKE’nin kurmuş olduğu acil ünitesine getirilerek ilk müdahaleleri yapılıp daha sonra hastaneye ihtiyacı olanları da 112 aracılığıyla hastanelere naklini gerçekleştirdik. Bizim için verimli bir tatbikat oldu. Emeği geçen İl Sağlık Müdürlüğümüze bağlı UMKE birimimize, 112 birimimize, İl Emniyet Müdürlüğü’ne, AFAD’a ve Gümüşhane Üniversitesi’ne teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Personelin her türlü olumsuzluğa karşı tatbikatlar sayesinde hazırlıklı olduklarını dile getiren Karataş, "Hazırlıklı ve dinç olmak bu olaylar karşısında özellikle bizim için çok önemli. Personelimiz sürekli aktif olarak sahada yer alıyor. Tatbikatlarımızda belli aralıklarla gerçekleştiriyoruz. Bu tatbikatları sürekli gerçekleştirdiğimiz için de her türlü olaya karşı hazır halde oluyoruz" ifadelerini kullandı. "En zor zamanlarda orada olmak zorundayız" Gümüşhane UMKE sorumlusu Neşe Öztürk ise UMKE’nin insanların en zor zamanında orada olan bir kuruluş olduğunu belirterek, "Birçok paydaş kurumumuz var. Hep birlikte çalışıyoruz. Ama bizim diğer kurumlardan ayrılan tek tarafımız herkesin çaresiz kaldığı, imkanlarının yetersiz kaldığı yerlerde orada olmamız. Ve bunu gönüllü olarak yapıyor oluşumuz. Bugün çoklu bir trafik kazası çalıştık. Zaten trafik kazaları artık gündemde. Toplu kazalar, toplu ölümler. Bu tatbikatlarla ekipleri daha diri tutmayı, sürekli halkın dikkatini bu yönlere çekmeyi, bunlar gerçekten olası problemler olarak hepimizin hayatında, hepimizin başına gelebilecek şeyler. Ekiplerimizi daha diri tutabilmek amacıyla trafik kazası tatbikatı gerçekleştirdik" dedi.
10 milyonda 5 kişide görülen ‘Paratiroid Karsinomu’ hastalığının tedavisi Yozgat’ta başarıyla yapıldı
19 Haziran 2025 Perşembe - 17:27 10 milyonda 5 kişide görülen ‘Paratiroid Karsinomu’ hastalığının tedavisi Yozgat’ta başarıyla yapıldı Tıp dünyasında oldukça nadir görülen bir hastalık olan Paratiroid karsinomu, Yozgat’ta görüldü. 10 milyonda 5 kişide görülen bu hastalık, Yozgat Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Endokrinoloji uzmanlarının ortak çalışmasıyla tespit edilerek tedavi edildi. KBB Polikliniği’ne başvuran hastaya yapılan muayene ve tetkiklerin ardından, KBB Uzmanı Op. Dr. Muhammed Furkan Yıldırım ve Endokrinoloji Uzmanı Uz. Dr. Abdülkadir Bozbay değerlendirdi. Yapılan ultrason ve biyopsi sonuçları, Yozgat Şehir Hastanesi Patoloji birimince analiz edilerek rapor edildi. Teşhis sonrası operasyon yapılarak hasta sağlığına kavuşturuldu. Hastaya uygulanan cerrahi müdahale hakkında bilgi veren Op. Dr. Yıldırım, "Hastanın tek taraflı tiroid bezi ile birlikte kitle, çevre kas dokularıyla birlikte geniş şekilde çıkarıldı. Orta boyun bölgesindeki dokular temizlendi. Ameliyat sonrasında ses teli hareketlerinde veya ameliyat bölgesinde herhangi bir komplikasyon gelişmedi" dedi. Op. Dr. Yıldırım, Paratiroid karsinomu hakkında şu ifadelere yer verdi: "Paratiroid karsinomu, vücuttaki kalsiyum bezlerinin kötü huylu ve oldukça ender rastlanan bir hastalığıdır. Genellikle iyi huylu olan paratiroid hastalıklarının aksine, bu tip tümör normalin çok üzerinde hormon üretir ve çevre dokulara zarar vererek ilerler. Bu durum, kan kalsiyum seviyesinin aşırı yükselmesine neden olur ve bu da ölümcül kalp ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca ses teli felcine bağlı olarak ses ve solunum bozukluklarına da sebep olabilir."
Sağlıklı akciğer için kimyasal ve sigaradan uzak durun
19 Haziran 2025 Perşembe - 16:14 Sağlıklı akciğer için kimyasal ve sigaradan uzak durun Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Serpil Kuş; sağlıklı bir akciğer için çalışılan ve yaşanılan ortamların kimyasallardan temiz olması ve insanın sigaradan uzak durması gerektiğini söyledi. Memorial Kayseri Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Dr. Serpil Kuş; akciğer hastalıkları ile ilgili bilgiler verdi. Akciğerde iki tip hastalık olduğunu aktaran Dr. Kuş; "Solunum fonksiyonları dediğimizde akciğerlerimizin oksijen ve karbondioksit değişimi yapabilme kapasitesini ölçtüğümüz bazı biyokimyasal süreçleri kastetmekteyiz. Bunları da solunum fonksiyonları testleri (SFT) ile değerlendiriyoruz. Başlıca iki tip hastalık grubu var; birincisi obstrüktif grup. Bunlar engel oluşturucu, tıkayıcı hastalık grupları. Bir diğeri de restriktif grup, bu da daha çok kısıtlayıcı hastalık grubu. Obstrüktif hastalıkları; hava akımının önünde engel oluşması şeklinde tanımlayabiliriz. Bu grubun en önde gelenleri astım, koah, bronşektaziyi ekleyebiliriz. Restriktif patolojiler ise; göğüs duvarı ya da akciğerin yapısının bozulmasından kaynaklanan hastalıklardır. Göğüs duvarıyla ilgili kifoskolyoz ya da sadece kifoz bulunması, akciğerin sertleşmesiyle seyreden hastalıklar oluyor" dedi. Bazı akciğer hastalıklarının tedavisinin olduğunu ifade eden Kuş, bazı hastalıklarda ise yapılacak tedavi ile ilerlemenin yavaşlatıldığını sözlerine ekledi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Serpil Kuş; "Bazı hastalıkların tedavisi mümkün. Hastalarımız bu hastalıklardan kurtulabilir. Özellikle astım durumunda ilaçlarla hastalığı kontrol altında tutabiliyoruz. Ama koah gibi durumlarda hastalık genellikle ilerleyici oluyor, tedavilerle biz bu ilerleyişi yavaşlatabiliyoruz. Öncelikle bu hastalıklara yakalanmayacak şekilde bir yaşam tarzı benimsenmesi tedavimizin ilk basamağı oluyor. Bu hastalıkların bir kısmının önlenmesi mümkün. Özellikle yaşam tarzı ve kimyasallardan uzak tutulan bir yaşam tarzı benimsemek önemli. Burada sigara bir numaralı maruziyetimiz. Ancak sigara dışında da yapılan işe bağlı kimyasallar, tozlar, çeşitli maddelerle temas eden kişilerde de akciğer rahatsızlıkları görebiliyoruz. Çalışılan ve yaşanılan ortamların bunlardan temiz tutulması bizim için ilk basamak korunma yöntemi oluyor" ifadelerini kullandı.
Yaz aylarında bol su tüketin
19 Haziran 2025 Perşembe - 15:48 Yaz aylarında bol su tüketin Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Emre Yalçıntaş, sıcak havalarda su içmenin ve güneş çarpmasından korunmanın önemine dair açıklamalarda bulundu. Sıcak havalarda bol su tüketmenin sağlığın korunması için alınacak basit ve etkili bir önlem olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Yalçıntaş, "Sıcaklıkların yoğun olduğu günlerde vücut terleme yoluyla sıvı kaybetmektedir. Eğer bu kayıp yeterli miktarda yerine konulmazsa; halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü gibi başlayıp, bilinç bulanıklığına kadar varan ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Özellikle yaşlılar çocuklar, kronik hastalığı olanlar bu konuda çok daha dikkatli olmalıdır" dedi. Günlük su ihtiyacının kişiden kişiye değişen bir durum olduğunu ve bir bireyin günde ortalama iki ya da iki buçuk litre su içmesi gerektiğinin bilgisini veren Yalçıntaş, "Bu miktar dış ortamdaki hava sıcaklığı, yapılan fiziksel aktivite, bireyin genel sağlık durumuna göre artabilir ancak bundan aşağısına düşmemelidir" şeklinde konuştu. Güneşten mutlaka korunun Bunun yanında yaz aylarında güneş çarpması vakalarının da sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu vurgulayan Yalçıntaş, güneş çarpmalarının zamanında müdahale edilmediğinde hayati risk oluşturduğuna dikkat çekti. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıda çıkmamasını öneren Yalçıntaş, "Vatandaşlarımızın bu saatlerde dışarıda olması gerekiyorsa mutlaka şapka, güneş gözlüğü, açık renkli ve bol kıyafetler tercih etmelidir. Açık alanda çalışmak zorunda olanlar ve tarım işçileri de bu saatlerde mümkün olduğunca gölgede kalmalı ve bol bol su molası vermelidir" diye konuştu. Basit önlemlerle sağlığınızı koruyun Eğer bir kişide yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, kas krampları ve mide bulantısı gibi belirtiler varsa güneş çarpmasından şüphe edilmesi gerektiği üzerinde duran Yalçıntaş, "Bu durumda kişi serin bir ortama alınmalı, soğuk uygulamayla kişinin vücut sıcaklığı düşürülmeli ve kısa sürede bir sağlık kurumuna başvurmalıyız. Unutmayalım ki sıcak havalarda alınacak çok basit önlemlerle büyük sağlık sorunlarının önüne geçebiliriz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
19 Haziran 2025 Perşembe - 15:07 İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık tarihine geçen bir operasyon gerçekleştirildi. Aynı gün içerisinde bir akciğer ve bir karaciğer nakli yapıldı. Bağışçıdan alınan böbrekler de başka hastanede başka hastalara umut oldu. Genç bir bağışçının organlarıyla 4 hasta yeniden hayata tutundu. İstanbul’un önemli sağlık merkezlerinden biri olan Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk yaşandı. Genç bir bağışçının organları, aynı gün içerisinde 4 hastaya umut oldu. Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde biri akciğer, diğeri karaciğer olmak üzere iki büyük nakil operasyonu eş zamanlı gerçekleştirildi. Donörün böbrekleri ise başka bir hastanede 2 ayrı hastaya nakledildi. "Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi" Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Erdal Taşçı, akciğer nakli bekleyen hastanın yıllardır bronşektazi hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, "Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi. Nakil başarılı geçti. Bu operasyon, bizim ekibimiz için teknik anlamda standart bir akciğer nakliydi. Ancak dikkat çeken nokta, aynı anda hastanemizde bir karaciğer nakli operasyonunun da gerçekleştirilmiş olmasıydı. Aynı bağışçının organları, iki ayrı hastaya; biri akciğer, diğeri karaciğer olarak nakledildi. Bu vesileyle bağışçımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Böylesine acılı bir anda başkasının hayatına dokunabilmek, örnek bir davranış" dedi. "Yeni akciğerleriyle nefes alacak" "Organ nakli, bir ülkenin sağlık sisteminin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren önemli bir göstergedir." diyen Taşçı, "Ameliyatı gerçekleştirilen hastamız, yoğun bakımda uyanık ve solunum desteğiyle izleniyor. Kısa sürede yeni akciğerleriyle nefes alması bekleniyor" diye konuştu. Taşçı, "Türkiye’de özellikle kadavra donör organ bağışlarının artması büyük önem taşıyor. Herkesin bir gün kendisinin veya sevdiklerinin de bu ihtiyaca düşebileceğini düşünerek, organ bağışı konusunda daha duyarlı ve bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın bu alandaki organizasyonu ve altyapısı gerçekten çok iyi seviyede. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Organları 4 kişiye umut oldu" Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Duman, "Hastanemiz, üst düzey cerrahi hizmetlerin yanı sıra organ nakli konusunda da önemli bir merkez. Hastanede kalp nakli, akciğer nakli ve karaciğer nakli işlemleri başarıyla gerçekleştiriliyor. Dün, hastanede ilk kez aynı gün içerisinde hem akciğer hem de karaciğer nakli yapılmasıyla önemli bir başarıya imza atıldı. Genç bir hastanın hayatını kaybetmesi üzücü bir olay olmasına rağmen, organlarıyla dört kişiye umut oldu. Akciğer ve karaciğer, hastanede organ bekleyen iki hastaya nakledildi. Donörün böbrekleri ise başka bir merkezde iki hastaya hayat verdi. Keşke insanlar hiç ölmeseler. Ama eğer ölüm gerçekleştiyse, ardından başka hayatlara umut olmak, insanlara hayat vermek mümkün. Bu büyük bir iyilik ve örnek davranış. Organ bağışı konusundaki hassasiyetin artmasını diliyorum." diye konuştu. "Çocuğum yeniden hayatına kavuştu" Nakil ameliyatı olan Arif Aydın’ın babası Zihni Aydın ise, duygusal anlar yaşadı. Aydın, "Başta organ bağışçısına ve tüm hastane ekibine sonsuz teşekkür ediyorum. Organ bağışı gerçekten çok çok önemli. İnşallah herkes bu konuda daha duyarlı olur ve organlarını bağışlar. Ben de kendi organlarımı bağışlayacağım. Şu an tarifsiz bir mutluluk yaşıyorum, çünkü çocuğum yeniden hayatına kavuşacak. Hem büyük bir sevinç hem de derin bir üzüntüyü bir arada yaşıyoruz. Organ bağışlayan herkesten Allah razı olsun." dedi.
MCBÜ Tıp Fakülteli genç hekimler sağlık ordusuna katıldı
19 Haziran 2025 Perşembe - 14:51 MCBÜ Tıp Fakülteli genç hekimler sağlık ordusuna katıldı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2024-2025 Eğitim-Öğretim Yılı 25. Dönem Mezuniyet Töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Sağlık Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi Amfi bahçesinde düzenlenen törene, Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Şehzadeler İlçe Kaymakamı Fatih Genel, Turgutlu Kaymakamı Selami Kapankaya, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, Genel Sekreter Erhan Doğan, protokol üyeleri, akademik ve idari personel, davetliler, aileler ve öğrenciler katıldı. Programda ilk olarak fakülte birincisi Umut Mesih Akgün, mezunlar adına bir konuşma yaptı. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artuner Deveci yaptığı konuşmada, hekimliğin sadece bilgiye değil, derin bir insani sorumluluğa dayanan zor ve kutsal bir meslek olduğunu vurgulayarak, "Gerçekten de hekimlik çok zor bir sanattır. İnsanların en çaresiz anlarında yanlarında olmak, sadece bilgi değil, empati, sabır ve etik değerlerle donanmış olmayı gerektirir." dedi. Hekimliğin yalnızca hastalıkları tedavi etmekten ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Artuner Deveci, hasta-hekim ilişkisinin bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini "Hekimlik, hastayı bir bütün olarak görmek, sosyal ve duygusal yönlerini anlamaktır." sözleriyle anlattı. Öğretim üyelerinin tıp eğitimindeki rolüne de değinen Prof. Dr. Artuner Deveci, "Bir hekimin ustasına, hocasına duyduğu minnet çok kıymetlidir. Öğretim üyesi olmadan iyi bir hekim yetişemez" diyerek meslektaşlarına teşekkür etti. Ailelere de seslenen Prof. Dr. Deveci, "Altı yıl önce bizlere emanet ettiğiniz evlatlarınız, artık meslek sahibi, gelişmiş bireyler olarak karşınızda. Elbette bu dönüşüm sizler için de yeni bir dönemin başlangıcı. Lütfen onları gururla izleyin, emeğinizin karşılığını bugün alıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Artuner Deveci yeni mezunlara meslek yaşamlarında etik değerlere bağlı kalmalarını, kendilerini sürekli geliştirmelerini ve aynı zamanda sosyal yaşamlarını ihmal etmemelerini öğütleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Beni Türk hekimlerine emanet edin’ sözü, sizlere yüklenen sorumluluğun derinliğini gösteriyor. Hekimlik sadece meslek değil, bir yaşam biçimidir. Yolunuz, bahtınız açık olsun." Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, Tıp Fakültesi akreditasyon süreci hakkında bilgi vererek başladığı konuşmasında, sürecin kalite standartları açısından önemine dikkat çekti. Hekimliğin yalnızca mesleki bir uzmanlık değil, aynı zamanda vicdani sorumluluk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Üçer, "Hekimlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu sadece bir klişe olarak değil, tüm kalbinizle hissetmenizi istiyorum. Verdiğiniz her tanı, yalnızca bir bireyi değil; onun ailesini, çevresini ve yaşamını da etkiler. Hastaya bir yakınınız gibi yaklaşın, böylece yaşam boyu hata yapmazsınız" ifadelerini kullandı. Tıp eğitiminin altı yıllık süreyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Üçer, hekimlikte yaşam boyu öğrenmenin bir zorunluluk olduğunu belirterek, "Bilgilerinizi sürekli güncellemek zorundasınız. Hekimlikte uzmanlıkla da bitmeyen bir gelişim süreci vardır" dedi. Konuşmasının sonunda ailelere, akademisyenlere ve mezun öğrencilere teşekkür eden Prof. Dr. Oktay Üçer, yeni hekimleri tebrik ederek başarılar diledi. Fakülteyi birincisinin mezuniyet kütüğüne plaket çakması ile devam eden program dereceye girenlere başarı belgesi verilmesi, tüm mezunlarının mezuniyet belgesini almasının ardından mezun Hipokrat andı okunması ve kep atma ile sona erdi.
Koşuyolu’nda tarihi operasyon: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
19 Haziran 2025 Perşembe - 14:44 Koşuyolu’nda tarihi operasyon: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık tarihine geçen bir operasyon gerçekleştirildi. Aynı gün içerisinde bir akciğer ve bir karaciğer nakli yapıldı. Bağışçıdan alınan böbrekler de başka hastanede başka hastalara umut oldu. Genç bir bağışçının organlarıyla 4 hasta yeniden hayata tutundu. İstanbul’un önemli sağlık merkezlerinden biri olan Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk yaşandı. Genç bir bağışçının organları, aynı gün içerisinde 4 hastaya umut oldu. Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde biri akciğer, diğeri karaciğer olmak üzere iki büyük nakil operasyonu eş zamanlı gerçekleştirildi. Donörün böbrekleri ise başka bir hastanede 2 ayrı hastaya nakledildi. "Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi" Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Erdal Taşçı, akciğer nakli bekleyen hastanın yıllardır bronşektazi hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, "Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi. Nakil başarılı geçti. Bu operasyon, bizim ekibimiz için teknik anlamda standart bir akciğer nakliydi. Ancak dikkat çeken nokta, aynı anda hastanemizde bir karaciğer nakli operasyonunun da gerçekleştirilmiş olmasıydı. Aynı bağışçının organları, iki ayrı hastaya; biri akciğer, diğeri karaciğer olarak nakledildi. Bu vesileyle bağışçımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Böylesine acılı bir anda başkasının hayatına dokunabilmek, örnek bir davranış." dedi. "Yeni akciğerleriyle nefes alacak" "Organ nakli, bir ülkenin sağlık sisteminin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren önemli bir göstergedir." diyen Taşçı, "Ameliyatı gerçekleştirilen hastamız, yoğun bakımda uyanık ve solunum desteğiyle izleniyor. Kısa sürede yeni akciğerleriyle nefes alması bekleniyor" diye konuştu. Taşçı, "Türkiye’de özellikle kadavra donör organ bağışlarının artması büyük önem taşıyor. Herkesin bir gün kendisinin veya sevdiklerinin de bu ihtiyaca düşebileceğini düşünerek, organ bağışı konusunda daha duyarlı ve bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın bu alandaki organizasyonu ve altyapısı gerçekten çok iyi seviyede. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Organları 4 kişiye umut oldu" Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Duman, "Hastanemiz, üst düzey cerrahi hizmetlerin yanı sıra organ nakli konusunda da önemli bir merkez. Hastanede kalp nakli, akciğer nakli ve karaciğer nakli işlemleri başarıyla gerçekleştiriliyor. Dün, hastanede ilk kez aynı gün içerisinde hem akciğer hem de karaciğer nakli yapılmasıyla önemli bir başarıya imza atıldı. Genç bir hastanın hayatını kaybetmesi üzücü bir olay olmasına rağmen, organlarıyla dört kişiye umut oldu. Akciğer ve karaciğer, hastanede organ bekleyen iki hastaya nakledildi. Donörün böbrekleri ise başka bir merkezde iki hastaya hayat verdi. Keşke insanlar hiç ölmeseler. Ama eğer ölüm gerçekleştiyse, ardından başka hayatlara umut olmak, insanlara hayat vermek mümkün. Bu büyük bir iyilik ve örnek davranış. Organ bağışı konusundaki hassasiyetin artmasını diliyorum." diye konuştu. "Çocuğum yeniden hayatına kavuştu" Nakil ameliyatı olan Arif Aydın’ın babası Zihni Aydın ise, duygusal anlar yaşadı. Aydın, "Başta organ bağışçısına ve tüm hastane ekibine sonsuz teşekkür ediyorum. Organ bağışı gerçekten çok çok önemli. İnşallah herkes bu konuda daha duyarlı olur ve organlarını bağışlar. Ben de kendi organlarımı bağışlayacağım. Şu an tarifsiz bir mutluluk yaşıyorum, çünkü çocuğum yeniden hayatına kavuşacak. Hem büyük bir sevinç hem de derin bir üzüntüyü bir arada yaşıyoruz. Organ bağışlayan herkesten Allah razı olsun." dedi.