SAĞLIK - 19 Haziran 2025 Perşembe 14:44

Koşuyolu’nda tarihi operasyon: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı

A
A
A
Koşuyolu’nda tarihi operasyon: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı

Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık tarihine geçen bir operasyon gerçekleştirildi. Aynı gün içerisinde bir akciğer ve bir karaciğer nakli yapıldı. Bağışçıdan alınan böbrekler de başka hastanede başka hastalara umut oldu. Genç bir bağışçının organlarıyla 4 hasta yeniden hayata tutundu.


İstanbul’un önemli sağlık merkezlerinden biri olan Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk yaşandı. Genç bir bağışçının organları, aynı gün içerisinde 4 hastaya umut oldu. Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde biri akciğer, diğeri karaciğer olmak üzere iki büyük nakil operasyonu eş zamanlı gerçekleştirildi. Donörün böbrekleri ise başka bir hastanede 2 ayrı hastaya nakledildi.


"Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi"


Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Erdal Taşçı, akciğer nakli bekleyen hastanın yıllardır bronşektazi hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, "Hastamızın yaşaması için tek çare nakildi. Nakil başarılı geçti. Bu operasyon, bizim ekibimiz için teknik anlamda standart bir akciğer nakliydi. Ancak dikkat çeken nokta, aynı anda hastanemizde bir karaciğer nakli operasyonunun da gerçekleştirilmiş olmasıydı. Aynı bağışçının organları, iki ayrı hastaya; biri akciğer, diğeri karaciğer olarak nakledildi. Bu vesileyle bağışçımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabır diliyoruz. Böylesine acılı bir anda başkasının hayatına dokunabilmek, örnek bir davranış." dedi.


"Yeni akciğerleriyle nefes alacak"


"Organ nakli, bir ülkenin sağlık sisteminin ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren önemli bir göstergedir." diyen Taşçı, "Ameliyatı gerçekleştirilen hastamız, yoğun bakımda uyanık ve solunum desteğiyle izleniyor. Kısa sürede yeni akciğerleriyle nefes alması bekleniyor" diye konuştu. Taşçı, "Türkiye’de özellikle kadavra donör organ bağışlarının artması büyük önem taşıyor. Herkesin bir gün kendisinin veya sevdiklerinin de bu ihtiyaca düşebileceğini düşünerek, organ bağışı konusunda daha duyarlı ve bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın bu alandaki organizasyonu ve altyapısı gerçekten çok iyi seviyede. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.


"Organları 4 kişiye umut oldu"


Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Duman, "Hastanemiz, üst düzey cerrahi hizmetlerin yanı sıra organ nakli konusunda da önemli bir merkez. Hastanede kalp nakli, akciğer nakli ve karaciğer nakli işlemleri başarıyla gerçekleştiriliyor. Dün, hastanede ilk kez aynı gün içerisinde hem akciğer hem de karaciğer nakli yapılmasıyla önemli bir başarıya imza atıldı. Genç bir hastanın hayatını kaybetmesi üzücü bir olay olmasına rağmen, organlarıyla dört kişiye umut oldu. Akciğer ve karaciğer, hastanede organ bekleyen iki hastaya nakledildi. Donörün böbrekleri ise başka bir merkezde iki hastaya hayat verdi. Keşke insanlar hiç ölmeseler. Ama eğer ölüm gerçekleştiyse, ardından başka hayatlara umut olmak, insanlara hayat vermek mümkün. Bu büyük bir iyilik ve örnek davranış. Organ bağışı konusundaki hassasiyetin artmasını diliyorum." diye konuştu.


"Çocuğum yeniden hayatına kavuştu"


Nakil ameliyatı olan Arif Aydın’ın babası Zihni Aydın ise, duygusal anlar yaşadı. Aydın, "Başta organ bağışçısına ve tüm hastane ekibine sonsuz teşekkür ediyorum. Organ bağışı gerçekten çok çok önemli. İnşallah herkes bu konuda daha duyarlı olur ve organlarını bağışlar. Ben de kendi organlarımı bağışlayacağım. Şu an tarifsiz bir mutluluk yaşıyorum, çünkü çocuğum yeniden hayatına kavuşacak. Hem büyük bir sevinç hem de derin bir üzüntüyü bir arada yaşıyoruz. Organ bağışlayan herkesten Allah razı olsun." dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "(Etimesgut Havalimanı) 2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyoruz" Ankara’daki Etimesgut Havalimanı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Mevcut 2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyoruz, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkarıyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, yenileme ve yapım çalışmaları devam eden Etimesgut Havalimanı ve bağlantı yollarında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Burada açıklama yapan Uraloğlu, "Etimesgut Havalimanı’nda pist, apron, taksi yolu ve Devlet Konukevi başta olmak üzere birçok noktada çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, çalışmalarda yüzde 90’ın üzerinde fiziki gerçekleşmeye ulaştıklarını da söyledi. "2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyoruz" Uraloğlu, "Proje kapsamında mevcut 2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyoruz. Pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkarıyoruz. Pistin aşınma tabakası imalatlarını tamamladık" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu ayrıca hem mevcut taksi yollarını yenilediklerini hem de yeni paralel ve bağlantı taksi yolları yaptıklarını söyledi. Uraloğlu, mevcut taksi yollarındaki kazı ve dolgu imalatlarının tamamlandığını kaydederek, paralel taksi yolunun dolgu imalatlarında da sona yaklaştıklarını belirtti. "160 bin metrekarelik yeni apron imalatı çalışmalarımız tamamlanma aşamasına geldi" Apron kapasitesinin de artırıldığını belirten Uraloğlu, "Toplamda 160 bin metrekarelik yeni apron imalatı çalışmalarımızda kaliteli beton ve aydınlatma direkleri imalatları tamamlanma aşamasına geldi. Pist, apron ve taksi yollarının tamamlanması ile birlikte toplamda 600 bin metrekarelik kaplamalı imalat yapılacak" açıklamasında bulundu. Devlet Konukevi’nde ince imalat çalışmaları sürüyor Etimesgut Havalimanı’nda yapımı devam eden 4 bin 800 metrekarelik Devlet Konukevi’nin ince imalat çalışmalarında sona geldiklerini belirten Uraloğlu, açık otopark alanlarının altyapı çalışmalarını da sürdürdüklerini söyledi. Havalimanı çevresindeki ulaşım altyapısının da güçlendirildiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, çevre güvenlik yolu, çevre güvenlik duvarı ve altyapı deplase çalışmalarının eş zamanlı devam ettiğini söyledi. "Bağlantı yolu Etimesgut Havalimanı’ndan Ayyıldız yerleşkesine ve şehir merkezine ulaşımı kolaylaştıracak" Bakan Uraloğlu, Etimesgut Havalimanı bağlantı yolu kapsamında çalışmalara Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda devam ettiklerini belirtti. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Toplam 12,5 kilometre uzunluğunda bitümlü sıcak karışım kaplamalı yolun 6,5 kilometrelik kesimini bölünmüş yol, 6 kilometresini ise tek yol standardında projelendirdik. Projenin bölünmüş yol kesiminde kalan 3 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu Etimesgut Havalimanı’ndan Ayyıldız yerleşkesine ve şehir merkezine ulaşımı kolaylaştıracak." "Ay Yıldız Köprüsü’nü 140 metre uzunluğunda inşa ediyoruz" Uraloğlu ayrıca iş kapsamında teknolojik bir köprüyü de hayata geçirdiklerini belirterek, "Ay Yıldız Köprüsü’nü 140 metre uzunluğunda, ekstradoz eğik askılı olarak inşa ediyoruz. Projede ayrıca 40 metrelik Ankara Bulvarı Altgeçidi’nde de çalışmalara devam ediyoruz" dedi.
Kırıkkale Hukuk mücadelesini küçük Efe kazandı, mahkemeden eğitmene hapis cezası Kırıkkale’de özel bir kreşte 2,5 yaşındaki çocuğun darp edilmesinin ardından ailesinin yaklaşık 2 yıl süren adalet mücadelesinde karar çıktı. Mahkeme, eğitmene 5 yıl hapis cezası verdi. Çocuğun babası Hasan Kuşdoğan, "Adalet yerini buldu, aile olarak içimiz rahatladı" dedi. Olay, 22 Mart 2024’te Kırıkkale’de özel bir kreşte meydana geldi. İddiaya göre, eğitmen A.K., 2,5 yaşındaki Hasan Efe Kuşdoğan’ı kolundan tutarak savurdu. Başını önce masaya, ardından yere çarpan çocuk yaralandı. Olay anı kreşin güvenlik kamerasına da yansıdı. Ailesi tarafından hastaneye götürülen Hasan Efe’nin başındaki yaraya dikiş atıldı. Güvenlik kamerası görüntülerini izleyen aile, durumu Cumhuriyet savcılığına bildirerek şikayetçi oldu. Yaklaşık 2 yıl süren yargılama sonunda Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararını açıkladı. Mahkeme, sanık A.K.’nin mağdur Hasan Efe’ye yönelik "nitelikli kasten yaralama" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti. Sanığa önce 2 yıl hapis cezası verildi. Çocuğun beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumda olması ve sanığın sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanması nedeniyle ceza 3 yıla çıkarıldı. Mağdurun yüzünde sabit iz oluştuğu gerekçesiyle ceza 6 yıla yükseltildi. İyi hal indirimi uygulanan A.K., 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca kreş sahibi M.K. hakkında "kamu görevlisinin suçu bildirememesi" suçundan 6 ay hapis cezası verdi. Ceza, iyi hal indirimiyle 5 aya düşürüldü. M.K. hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildi. Kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna açık olduğu belirtildi. "Aile olarak çok zor bir süreç yaşadık" Müşteki baba Hasan Kuşdoğan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, olayın ardından ambulans ve polisin çağrılmadığını belirterek, "Hiçbir resmi işlem yapılmadı. Olayın örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz. Daha sonra çocuğumuzu kendi imkanlarımızla hastaneye götürdük. Hastanede başındaki yaraya dikiş atıldı. Kafasından darbe aldığı için tomografi ve röntgen çekildi. Doktorlar, çocuğumuzun 24 saat uyutulmaması gerektiğini söyledi. Aile olarak çok zor bir süreç yaşadık" dedi. "Adalet yerini buldu" Yargılama sürecinin yaklaşık 2 yıl sürdüğünü ifade eden baba Kuşdoğan, "Allah’a şükür Kırıkkale’de adalet yerini buldu. Eğitmene 5 yıl, kreşin sahibine ise 6 ay hapis cezası verildi. Aile olarak içimiz rahatladı. Çocuğumuzun hakkı yerde kalmadı. Hasan Efe, henüz 2,5 yaşındaydı, kendini savunamayacak kadar küçük bir çocuktu. Ne psikolojik ne de fiziki olarak kendisini koruyabilecek durumdaydı" diye konuştu. Müşteki anne Özlem Kuşdoğan ise, "Hakimimize, savcımıza ve avukatımız Mustafa Keyvan Bey’e çok teşekkür ediyoruz. Adalet yerini buldu, gönlümüz rahat" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Çerkezköy TSO’dan Polonya ile güçlü iş birliği adımı Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Yönetim Kurulu Üyeleri, 30 kişilik iş adamları heyeti Polonya Ticaret Odası’nı ziyaretti. Polonya Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Michal Krawczyk, Polonya Türk Ticaret Odası Başkanı Marek Nowakowski ve Polonya’dan iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen program kapsamında Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası ile iş birliği sözleşmesi imzalanırken, karşılıklı B2B iş görüşmeleri de gerçekleştirildi. Güçlü ticari ilişkiler kurulacak Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, bölgenin sanayi gücü, üretim kapasitesi ve oda faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Başkan Çetin, "İmzaladığımız protokol ve bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin ihracat ve ithalat hacmimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Hayata geçirilen bu iş birliği sayesinde üyelerimiz, Polonya Ticaret Odası ve Polonya Türk Ticaret Odası arasındaki güçlü ticari ilişkilerden daha etkin şekilde faydalanabileceklerdir. Gerçekleştirilen anlaşmaların her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında ÇTSO olarak gerçekleştirilecek organizasyonlara da değinen Başkan Çetin, "Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak 9-10-11 Eylül tarihlerinde bölgemizin en büyük sanayi buluşmalarından biri olan 10. Çerkezköy Endüstriyel Fuarı’nı düzenliyoruz. Sizleri ve üyelerinizi de fuarımızda aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız" diyerek katılımcıları fuara davet etti. Ticaret hacmi 20 milyar seviyesine çıkacak Polonya Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Michal Krawczyk, "İkili ülke arasındaki 12,5 milyar dolarlık ticaret hacmini 20 milyar seviyelerine çıkarmak adına burada imzaladığımız iş birlikleri ayrı önem taşıyor. Bağlarımızın artarak güçleneceğine inanıyorum. Bugün burada imzaladığımız anlaşmalar, görüşmeleri bunun temelini atacaktır" dedi.
Zonguldak Eşini ve kayınvalidesini öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Zonguldak’ta eşi ve kayınvalidesini sokak ortasında tüfekle öldüren sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Duruşma sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Halil Alkaç, "Eşimi ve kızımı öldürdü. Aldığı ceza ailemi geri getirmez ama bir nebze içimiz rahatladı" dedi. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen karar duruşmasına sanık Yusuf Ündeş, aile yakınları ve taraf avukatları katıldı. Geniş güvenlik önlemleri altında yapılan duruşmada, iddia makamı daha önceki mütalaasında tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık son savunmasını yaptı Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yusuf Ündeş, olaydan pişmanlık duyduğunu söyledi. Ündeş, "Defalarca söyledim. Yine söylüyorum. Bu işin olmasını istemezdim. Çok pişmanım. Eşime ve kayınvalideme 4-5 ay boyunca yalvardım. Allah’ın önünde diz çökerim. Onların önünde de diz çöktüm. Oğlumu bana karşı kışkırttılar. Anneme ve canım eşime yalvardım. 4-5 ay böyle geçti. Çok pişmanım" dedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin savunmasına destek çıkarak, "Müvekkilim ilk aşamadan itibaren oğlunun kendisine karşı doldurulması ve üç adet olay var. Mahkemeniz 2 kez dosyaya yenilik katmayacağı kanaatiyle reddetti. Biz adil yargılama hakkının ihlali olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti son sözünü sorması üzerine sanık Yusuf Ündeş, "Çok pişmanım. Çok üzgünüm. Torunlarımla gezmek yaşamak isterdim. Ben de babayım. Siz bilirsiniz. Karar mahkemenin" dedi. Mahkeme eşi Tülay Ündeş ve kayınvalidesi Zahide Alkaç’ı kasten öldürme suçundan tutuklu yargılanan Yusuf Ündeş hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, sanığa eşine ve kadına karşı kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, takdiri indirim uygulamadı. Cezaevinde saçlarını boyatmış Eşini ve kızını kaybetmenin acısını yaşayan Halil Alkaç ise sanığın aldığı cezayı değerlendirdi. Daha önce ilgili yerlere başvurularda bulunduklarını ancak yeterli sonuç elde edemediklerini söyleyen Halil Alkaç, "Biz defalarca kızımın uzaklaştırması olduğu halde tehdit mesajlarıyla şikayette bulunduk. Bu ölüm göz göre göre gelen bir ölüm. Şimdi sağda solda kendi akrabalarından birtakım laflar var. Kısasa kısas diyorum. Ben 66 yaşındayım. Ben kaybedeceğimi zaten kaybettim. 50 yıllık eşim ve kızımı kaybettim. Benim eşim 4. evre lösemi hastalığını atlattı. Saçları bembeyazdı, sakalları bembeyazdı. Artık tanınmamak için mi yaptı. Saçlarını boyatmış. Kadın iç çamaşırı giydiğine dair fotoğrafları bile mevcut. Biz defalarca bu şikayetlerde bulunduk" dedi.
İstanbul Obezite ile mücadelede yeni dönem Türkiye Sağlık Platformu, Türkiye Obezite Araştırma Derneği ve Lilly İlaç iş birliğiyle düzenlenen yuvarlak masa toplantısında; kamu paydaşları, uzmanlık dernekleri ve hasta temsilcileri Türkiye’de obeziteyle mücadelede öncelikli ihtiyaçları ve çok paydaşlı iş birliği alanlarını değerlendirmek üzere bir araya geldi. Bu yıl 12- 15 Mayıs tarihlerinde Türkiye’de düzenlenen ve Lilly’nin sponsorları arasında olduğu Avrupa Obezite Kongresi (ECO) kapsamında İstanbul’da ’Ulusal Obezite Koalisyonu’ başlıklı Üst Düzey Ulusal Politika Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye Sağlık Platformu (TÜSAP), Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Lilly İlaç ortaklığı ile düzenlenen toplantıya Sağlık Bakanlığı’nın farklı birimlerinden üst düzey yetkililer katıldı. Sağlık Bakanlığının yetkililerinin yanı sıra Türkiye’deki uzmanlık dernekleri liderleri, Avrupa Obezite Derneği (EASO) temsilcileri ve hasta temsilcilerini bir araya getiren bu toplantının temel amacı, obezite hastalığı yönetiminde kamu-özel sektör iş birliklerine yönelik öncelikli adımları ortaya koyan çok paydaşlı bir çerçevenin şekillendirilmesi oldu. Bu kapsamda, "Ulusal Obezite Koalisyonu"na zemin oluşturacak görüş ve öneriler toplantı boyunca tartışıldı. Obeziteyle mücadelede izlenecek yol haritası, düzenlenen toplantıda ele alındı. Toplantı boyunca, Türkiye’nin 12’nci Kalkınma Planı ile Sağlık Bakanlığı 2024-2028 Stratejik Planı kapsamında obezitenin önemli bir bulaşıcı olmayan hastalık olarak resmen tanınmasının oluşturduğu yeni alanlar değerlendirildi. Katılımcılar, belirlenen vizyon doğrultusunda Türkiye’de öncelik verilmesi gereken başlıklara odaklandı. Görüşmelerde, obezite yönetiminde dönüşüm sağlayabilecek üç ana başlık üzerinde mutabakat sağlandı. Toplantıda ilk olarak birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Bu kapsamda obezite tarama ve yönetim süreçlerinin aile hekimliği düzeyinde yapılandırılması, hekimlere yönelik standart eğitim programlarının hayata geçirilmesi ve sürecin dijital sistemlerle entegre edilmesi konuları öne çıktı. Toplantının bir diğer gündem maddesi dijital dönüşüm ve yapay zekâ destekli takip uygulamaları oldu. Sağlık Bakanlığı’nın e-Nabız altyapısıyla entegre çalışacak, yapay zekâ destekli bir "hasta asistanı" uygulaması için iş birliği niyetinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Görüşmelerde ayrıca ulusal farkındalık seferberliği konusu da ele alındı. Bu çerçevede çok paydaşlı koalisyon toplantılarının sürdürülebilirliğinin sağlanması ve Sağlık Bakanlığı liderliğinde, obezitenin kronik hastalık olarak ele alındığı çok kanallı bir ulusal farkındalık kampanyasının değerlendirilmesi gündeme geldi. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, toplantı gündemine dair, obezite hastalığı ile mücadelenin hem bir halk sağlığı hem de ekonomik öncelik olduğu mesajını iletti. Birinci, "Obezite artık yalnızca bireyin değil, toplumun ve sistemin sorunu. Bu alanda kapsamlı uygulamalar hayata geçiriyoruz; dijital sağlık altyapımızı güçlendiriyor, birinci basamak hizmetlerimizi dönüştürüyor ve farkındalık çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün burada yürütülen diyalog, bu çalışmaları sahaya taşımak ve kalıcı bir etki oluşturmak açısından son derece kıymetli" dedi. TOAD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Yazıcı ise obezitenin yaşam boyu yönetilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu vurgulayarak toplantının önemine dikkat çekti. Yazıcı, "Obezite hastalığıile mücadele, tek bir kurumun ya da tek bir disiplinin meselesi değil. Multidisipliner ve çok paydaşlı bir yaklaşım olmadan kalıcı başarı mümkün değil. İstanbul Obezite Koalisyonu tam da bu ortak akla zemin hazırlıyor" diye konuştu. Lilly İlaç Genel Müdürü Ryan Dawson"Kamu-Özel İş Birlikleri ve Etki Oluşturan Modeller" başlıklı özel oturumda, obezite hastalığına karşı sürdürülebilir ilerleme için kurumlar arası diyalog, ortak sorumluluk anlayışı ve şeffaf yönetişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti. Dawson, toplantı sonrasında yaptığı değerlendirmede ;"Avrupa Obezite Kongresi’nin bu yıl İstanbul’da gerçekleşmesi, Türkiye’nin bu konudaki bilimsel potansiyelini gösteriyor. Bugün burada şekillenen İstanbul Obezite Koalisyonu ile bu bilimsel birikimi, kamu-özel sektör ortaklığında somut bir eylem planına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Amacımız, hastaların hayatını iyileştirecek sürdürülebilir bir ekosistem kurmaktır" dedi. "Ulusal Obezite Koalisyonu" toplantısında mutabık kalınan birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, dijital dönüşüm ve ulusal farkındalık seferberliği başlıklarında somut adımlar atılması için tüm taraflar harekete geçmeye davet edilmektedir. Türkiye’de obezite hastalığı ile mücadelede birçok paydaşı aynı masada buluşturan "Ulusal Obezite Koalisyonu", yalnızca bir diyaloğun değil, ortak bir kararlılığın ve kalıcı bir iş birliğinin öncü adımı olma niteliği taşımaktadır.