SAĞLIK - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:54

"Yaz içecekleri ömrü kısaltıyor"

A
A
A
"Yaz içecekleri ömrü kısaltıyor"

Pek çok faktör yaşam süresi üzerinde etkili oluyor. Gerek genetik miras gerekse yaşam tarzı alışkanlıkları sağlığı da hastalığı da beraberinde getiriyor. Özellikle de havaların ısındığı son günlerde serinlemek amacıyla tüketilen içecekler tehlikeli olabiliyor. Uzm. Dr. Burak Uzel, özellikle beslenme biçiminin uzun yaşam sürelerinde olumlu etkilerde bulunduğunu söyledi.


Ultra işlenmiş gıdaların sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Burak Uzel, "Ultra işlenmiş gıdalardan (UPG) kaçış, uzun ömre açılan kapıdır. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin yayınladığı bir araştırmada günlük beslenmede ultra işlenmiş gıdaların payındaki her yüzde 10’luk artış, kalp damar hastalığı riskini yüzde 12 oranında artırmaktadır. Bu da ömür süresi üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Dünya çapında binlerce kişi üzerinde yapılan araştırmaların meta-analizi, ultra işlenmiş gıdaların (hazır paketli atıştırmalıklar, bisküviler, şekerli içecekler ve hazır çorbalar) kalp sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisini rakamlarla ortaya koymaktadır. İncelenen 13 büyük çalışmanın 9’u, yüksek oranda işlenmiş gıda tüketiminin kardiyovasküler ölüm riskini yüzde 9 ile yüzde 65 arasında artırdığını kanıtlamaktadır. Bu gıdalar, koroner kalp hastalığı riskini yüzde 13, beyin damar hastalıkları (felç) riskini ise yüzde 11 oranında tetiklemektedir" dedi.



Katkı maddeleri biyolojiyi bozuyor


Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin hazırladığı raporun en dikkat çekici bulgularından birinin, ultra işlenmiş gıdaların zararının genel diyet kalitesinden bağımsız olması olduğuna değinen Uzm. Dr. Burak Uzel, "Yani, kişi sağlıklı gıdalar tüketse bile, araya karışan ultra işlenmiş ürünler vücuttaki enflamasyonu ve damar sertliğini tetiklemeye devam etmektedir. Mesele sadece kalori almak değil; bu gıdaların içindeki endüstriyel katkı maddeleri ve işleme süreçlerinde ortaya çıkan yeni bileşikler biyolojimizi bozmaktadır. Sağlığımızı kaybettikten sonra zayıflama iğneleriyle çözüm aramak yerine, sorunun kaynağına inmek önemlidir" şeklinde konuştu.



Geleneksel mutfağa dönün


Hastalara sadece "tuz ve yağı azalt" demesinin yeterli olmadığını kaydeden Uzm. Dr. Burak Uzel, "Artık kişilere "işlenmiş gıdalardan uzak dur" tavsiyesi vermek de gerekir. Bu tavsite hayati bir klinik müdahale olarak öne çıkmaktadır. Özellikle de yaz ayları yaklaşırken serinlemek adına içilen içeceklerin işlenmiş gıdalar arasında yer aldığını ve tehlikeli olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Burak Uzel, "Iced Latte masum görünebilir ama içine eklenen şuruplar bazen bir öğünlük şeker ihtiyacını tek bardakta almanıza neden olur. Meyvenin lifinden ayrılmış, sadece şekerli suyunun (fruktoz) içilmesi karaciğeri doğrudan yorar. Enerji içecekleri ve gazlı içecekler hem yüksek şeker hem de kafein içeriğiyle kalp ritmini bozabilir. Bunun yanında milkshake gibi içecekler ultra işlenmiş şeker ve gıda kaynakları arasındadır. Bu süreçlerde içine nane, limon veya salatalık dilimleri atılmış doğal maden suları veya ev yapımı, şekersiz soğuk bitki çayları en güvenli limandır. Karmaşık diyet listeleri yerine, geleneksel Türk ev yemeklerine ve tencere yemeklerine geri dönmek önemlidir. İçeriğinde beşten fazla malzeme olan ve ev mutfağında bulunmayan kimyasallar içeren paketli ürünlerden kaçınmak gerekir. Çok hızlı ulaşılan ve hızlı tüketilen "hazır" gıdalar, yaşam süresini de aynı hızla kısaltmaktadır" diye görüş verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Uzman Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan: "Anne ve bebek sağlığı için erken tanı büyük önem taşıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, gebelikte uygulanan tarama testleri hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Bulgan, "Gebelik süreci boyunca anne adaylarının en çok merak ettiği konuların başında prenatal tarama testleri geliyor. Anne karnındaki bebeğin gelişiminin değerlendirilmesi ve bazı genetik hastalık risklerinin erken dönemde belirlenebilmesi amacıyla uygulanan ikili, üçlü ve dörtlü tarama testleri; günümüzde gebelik takibinin önemli bir parçasını oluşturuyor" dedi. "Bu testler tanı koymaz, riski belirler" Dr. Bulgan, gebelikte yapılan ikili, üçlü ve dörtlü testlerin tanı testi değil, tarama testi olduğuna dikkat çekerek, "Bu testlerin temel amacı, Down sendromu başta olmak üzere bazı kromozomal anomaliler ve doğumsal riskler açısından bebeğin risk durumunu değerlendirmektir. Sonuçlar kesin tanı anlamına gelmez. Risk yüksek çıktığında ileri tanı yöntemlerine başvurulabilir" dedi. "İkili test nedir" Op. Dr. Gonca Göksu Bulgan, erken dönemde yapılan bu testin gebelik takibinde önemli bir yol gösterici olduğunu belirtti. Dr. Bulgan, "Gebeliğin 11 ile 14. haftaları arasında yapılan ikili tarama testi; ultrason değerlendirmesi ile annenin kan değerlerinin birlikte analiz edilmesiyle uygulanıyor. Bu testte bebeğin ense kalınlığı ölçülürken, anneden alınan kan örneğinde belirli biyokimyasal değerler inceleniyor. İkili test sayesinde özellikle: Down Sendromu (Trizomi 21), Edwards Sendromu (Trizomi 18) gibi kromozomal hastalıkların risk oranı hesaplanabiliyor. Üçlü tarama testi ise genellikle gebeliğin 16 ile 20. haftaları arasında uygulanıyor. Anne adayından alınan kan örneğinde üç farklı biyokimyasal parametre değerlendirilerek bebeğe ait ihtimaller riskler hesaplanıyor. Bu test ile: Down Sendromu. Nöral tüp defektleri. Bazı kromozomal anomaliler açısından risk değerlendirmesi yapılabiliyor" ifadelerine yer verdi. "Dörtlü testin güvenilirliği daha yüksek" Dörtlü testin, üçlü teste ek olarak bir biyokimyasal parametre daha içermesi nedeniyle risk hesaplamasında daha güçlü sonuçlar sunduğunu ifade eden Dr. Bulgan, "Dörtlü test, özellikle bazı kromozomal anomalilerin belirlenmesinde daha yüksek doğruluk oranına sahiptir. Ancak hiçbir tarama testi yüzde 100 kesin sonuç vermez. Bu nedenle test sonuçlarının uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Her gebelik özeldir. Bu nedenle yapılacak testler ve takip süreci anne adayının yaşına, sağlık durumuna ve gebelik öyküsüne göre planlanmalıdır" şeklinde konuştu. Gebelik sürecinde düzenli doktor kontrollerinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Bulgan, prenatal tarama testlerinin zamanında yapılmasının ihtimalleri risklerin erken değerlendirilmesine katkı sağladığını belirtti.
Eskişehir Eskişehir’de gençler Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmasında ter döktü Eskişehir’de düzenlenen Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma ve Dini Bilgileri yarışmalarında il birincileri belli oldu; dereceye giren öğrenciler bölge finallerinde Eskişehir’i temsil etmeye hak kazandı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ortaokul ve lise seviyelerindeki Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları ile Temel Dini Bilgiler ve Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışmaları’nın il finalleri Eskişehir’de gerçekleştirildi. İl Millî Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılım sağladığı programda, Liseler Arası Temel Dini Bilgiler Bilgi Yarışması’nda Eskişehir Anadolu Lisesi öğrencileri Muazzez Kübra Öğen, Bilal Yasir Gündüz, Sefa Pınarcı ve Muhammed Mete Bakır’dan oluşan ekip il birincisi olurken, Ortaokullar Arası Peygamber Efendimizin Hayatı Bilgi Yarışması’nda ise Çifteler Atatürk Ortaokulu öğrencileri Ela Koşar, Emirhan Doyuk, İbrahim Uçan ve Yarennur Köksal’dan oluşan ekip il birinciliğini elde etti. Büyük heyecana sahne olan Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma Yarışmaları’nda ise kategorilerinde birinci olan öğrenciler netleşti. Erkekler lise kategorisinde Cemal Mümtaz Sosyal Bilimler Lisesi’nden Mehmet Fatih Özkara, kızlar lise kategorisinde Mustafa Kemal Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Ebrar Bağdat, erkekler ortaokul kategorisinde Şehit Ali Gaffar Okkan Ortaokulu’ndan Kerem Önalcı ve kızlar ortaokul kategorisinde Şehit Onur Yeşil Ortaokulu’ndan Melisa Nur Kozlu il birincisi seçildi. Dereceye giren öğrenciler bölge yarışmalarında Eskişehir’i temsil etmeye hak kazanırken, yetkililer başarılarından dolayı tüm öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Antalya Engelsiz Kepez’e anlamlı belge Kepez Belediyesi, erişilebilir yaşam alanlarına yönelik çalışmalarıyla "Erişilebilirlik Belgesi" almaya hak kazandı. Belgeyi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in elinden teslim aldı. Kepez Belediyesi, sosyal belediyecilik ve engelsiz yaşam alanları konusundaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen ve bu yıl ilk kez kutlanan Ulusal Erişilebilirlik Günü kapsamında düzenlenen programda, Kepez Belediyesi erişilebilirlik alanındaki örnek çalışmalarıyla "Erişilebilirlik Belgesi" almaya hak kazandı. Konyaaltı Sahil Park Yaşam Alanı’nda gerçekleştirilen AntFest (Engelli Aile-Toplum Gençlik ve Spor Festivali) etkinlikleri kapsamında düzenlenen törende, Antalya Valisi Hulusi Şahin himayesinde erişilebilirlik kriterlerini yerine getiren kurum ve kuruluşlara belgeleri takdim edildi. Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu Teknik Değerlendirme Ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda Antalya genelinde 19 ayrı kurum ve kuruluşa toplam 34 adet belge verildi. Kepez Belediyesi’nin Engelliler Parkı için düzenlenen Erişilebilirlik Belgesi, engelli bireylerin sosyal yaşam alanlarına güvenli, bağımsız ve rahat erişimini sağlayan düzenlemelerin standartlara uygun olduğunu tescilledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen belgede, Gündoğdu Mahallesi 2480-2483. Sokak birleşiminde yer alan Kepez Belediyesi Engelliler Parkı’nın erişilebilirlik kriterlerini karşıladığı belirtildi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, belediye adına belgeyi Antalya Valisi Hulusi Şahin’in elinden aldı. Kepez Belediyesi, son yıllarda hayata geçirdiği projelerle engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıran uygulamalara öncelik veriyor. İlçe genelinde kamuya açık alanlarda erişilebilirlik standartlarını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdüren belediye, sosyal yaşam alanlarından parklara kadar birçok noktada engelsiz ulaşım imkanları sunuyor.