SAĞLIK
Denizli sağlık için hareket etti 10 Mayıs 2026 Pazar - 15:05:57 Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yenişehir Yürüyüş yolunda düzenlenen ve büyük bir katılımın gerçekleştirildiği etkinliğe Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, sağlık çalışanları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş saat 10.30’da Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’in startıyla başlarken, yürüyüşte katılımcılar sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek amacıyla hep birlikte yürüdü. Yürüyüşte fiziksel aktivitenin kalp sağlığı, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüş sonrasında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan bilgilendirme stantlarında fiziksel aktivite sağlıklı beslenme ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda bilgilendirme yapılarak vatandaşlara broşür dağıtıldı. Katılımcılara sağlıklı atıştırmalıklar ve su ikram edildi. Tansiyon, boy-kilo ölçümü gibi sağlık taramaları da yapıldı. Etkinlik boyunca sağlık çalışanları tarafından vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeler yapılırken, fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, sağlıklı bir toplum oluşturmanın ancak sağlıklı bireylerle mümkün olacağını belirterek vatandaşları günlük yaşamlarında daha aktif olmaya davet etti: Köşger, "Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde günlük yaşamda fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından hedefler belirlenmiş ve toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek için çalışmalar yürütülmektedir. Bugün de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve her yaş grubunda hareketli yaşam kültürünün geliştirilmesini hedefleyerek İl Müdürlerimiz, vatandaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Başta Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Tüm halkımızı kaliteli ve sağlıklı yaşam için hareketli yaşama davet ediyoruz" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34 Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Köy ve mahalle muhtarlarına ilkyardım eğitimi verildi
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:34 Köy ve mahalle muhtarlarına ilkyardım eğitimi verildi Bartın’ın Ulus ilçesindeki köy ve mahalle muhtarlarına ilk yardım konusunda bilinçlendirme eğitimi verildi. Ulus ilçesindeki 69 köy ve mahalle muhtarına Türk Kızılay Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler Direktörlüğü Acil Sağlık Yardımları Müdürlüğü tarafından İlkyardım Bilinçlendirme eğitimi verildi. 75’nci yıl Cumhuriyet Ortaokulu konferans salonunda, gerçekleştirilen eğitimde semineri, Türk Kızılayı Acil Sağlık Yardımları Müdürü ve Eğitmen Elif Taşkın Aytekin, uzman personeller Göktan Çetin, Derya Derin ve Seher Altuğ tarafından, acil durumlara anında müdahalenin önemi, muhtarlara düşen görevleri ve ilk yardım gibi konularda bilgiler verildi. Toplantıya muhtarların yanı sıra Kaymakam Fırat Kadiroğlu, Belediye Başkanı H. Hüseyin Uzun, Kızılay Bartın Şube Başkanı Nihat Yalçın, daire amirleri ve kaymakamlık personeli de katıldı. Programda konuşan Kaymakam Kadiroğlu, ilk yardım konusunun önemine dikkat çekerek, kaymakamlık çalışanları ve muhtarlara daha kapsamlı bir eğitim almaları konusunda İl Sağlık Müdürlüğü ile görüşüleceğini belirtti. Türk Kızılayı ve Sosyal Hizmetler Direktörlüğü Acil Sağlık Yardımları Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği seminerler, Bartın Valiliği Kültür merkezinde ve Ulus’un Abdipaşa Beldesindeki Ulucami’de, yaz kuran kursu öğrencilerine de verildi.
Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:23 Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu Diyabet hastalığıyla 14 yıldır mücadele eden Mehmet Evci’nin kesilme ihtimali olan ayağı, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gördüğü yara tedavisi ile kurtarıldı. Yozgat’ta yaşayan 44 yaşındaki Mehmet Evci’ye, 2011 yılında diyabet teşhisi konuldu. 14 yıldır kullandığı ilaçlarla hastalığını kontrol altına almaya çalışan Evci, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark etti. İlk başta durumu önemsemeyen Evci, ayağında morarmaların da başlamasıyla Yozgat’ta birden fazla hastaneye başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucu Evci’ye ampütasyon önerildi. Durumu kabullenmeyen Evci, daha sonra ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Bilkent Şehir Hastanesi’ndeki ilk muayenede ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu fark eden doktorlar, hemen tedaviye başladı. Şekeri kontrol altına alınan ve anjiyo ile tıkalı damarları açılan Evci, negatif basınçlı yara kapama tedavisi ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalar sayesinde ampütasyondan kurtuldu. "Ayağımın kesileceğini kabullenemedim" Evci, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark ettiğini ve daha sonra morarmaların başladığını ifade ederek, "Morarmalar başlayınca haliyle hemen Yozgat’taki hastanelere başvurdum. Birkaçına gittiğim zaman ayağımın kesileceğini söylediler. Ben bunu kabullenemedim, bu kolay bir şey değil. Orada birkaç doktorla görüştüğümde Ankara Bilkent Şehir Hastanesine gitmemi söyledi. Ben de hızlı bir şekilde Ankara’ya geldim. Serap Hocamla tanıştık ve sigara kullanıp kullanmadığımı sordu. Kullanıyordum ve hemen bıraktım. Daha sonra hemen tedavimize başladılar. Şekerim çok yüksekti. Tedaviyle şekerimi kontrol altına aldılar. Daha sonra ayağımda yapılan tetkikler sonucu damarımın kapalı olduğu tespit edildi. Hemen anjiyo ile damarlarımı açtılar. Çok şükür şu anda iyiyim, ayağımı kesilmekten kurtardım. Sağ olsunlar hocalarımın 24 saat gözetimi altındayım. Sürekli her şeyimizle ilgileniyorlar. Adeta bir bebek gibi bize bakıyorlar" dedi. Bazen günde bir paket bazen ise günde bir paketten fazla olmak kaydıyla 25 senedir sigara kullandığına dikkati çeken Evci, kendisi gibi diyabet hastalarına mutlaka sigarayı bırakmalarını tavsiye etti. "Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesine başvurduğu esnada ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu belirten Bilkent Şehir Hastanesi Kronik Yara Bakım Ünitesi Sorumlu Hekimi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Serap Ulusoy ise şu ifadeleri kullandı: "Hastamızın şekeri çok yüksekti ve hakikaten ayağını kaybetme riski vardı. Çok hızlı şekilde bir şekilde geldiği gün kliniğimize yatışını sağladık. Hızla şekerini düşürdük ve seri ameliyatlara başladık. Yara temizleme yöntemiyle yarasını temizledik ve farklı tedaviler uyguladık. Negatif basınçlı yara kapama tedavisi, farklı yara bakım ürünleri ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalarla hastanın ayağı şu an için kurtulmuş durumda. Şu anda herhangi bir ampütasyon düşünülmüyor. Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi. Damarları da tıkalı idi. Damarı açmakta yaptığımız önemli aşamalardan bir tanesi. Şu an bütün enfeksiyonu gerilemiş durumda. Yara alttan küçülmeye başladı."
Orta yaş demansına dikkat
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:12 Orta yaş demansına dikkat Orta yaşta demans (bunama) hastalığı riskinin arttığını belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, yaşam tarzı değişiklikleri yapılarak vakaların yüzde 40’ına kadarının tamamen önlenebileceği söyledi. 40’lı yaşlarda yapılan bazı yaşam tarzı değişikliklerinin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkilerinin olduğunu aktaran Asil, bunamanın başlangıcını önlemek için 5 formülü de anlattı. İnsan ömrünün uzaması ve yaşlı nüfusun artışıyla halk dilinde ‘bunama’ olarak bilinen demans hastalığında dikkat çekici bir artış oldu. Uzmanlara göre, 55 yaş sonrası her 10 kişiden 4’ü, ilerleyen yaşlarında demansa yakalanma riskiyle karşı karşıya. Yeni bir araştırmaya göre, demans hastalığında orta yaşın potansiyel müdahale için önemli bir dönem olduğunu ve özellikle gelişimini etkileyen risk faktörlerinin yaşam tarzındaki değişimlerle önlenebildiği söylendi. Çalışmaya göre, yaşam tarzı değişiklikleri yapılarak vakaların yüzde 40’ına kadarının tamamen önlenebileceği de aktarıldı. Yaşam tarzı değişikliklerinin olumlu etkileri var Yapılan çalışmayı değerlendiren Prof. Dr. Talip Asil, yaşamın en kritik dönemlerinden biri olan orta yaşta yapılacak bazı yaşam tarzı değişikliklerinin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkileri olduğunu söyledi. 7 saat uyuyun, beyninizi eğitin Prof. Dr. Talip Asil, bunamanın başlangıcını önlemek için 5 formülü de sıraladı: "Kilonuzu kontrol altına alın: Obeziteyi önlemek, bilişsel sağlığı korumanın en önemli adımlarından biri. Obezite; yüksek kolesterol, diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açarak atardamarlara zarar verir ve zamanla beyinde iltihaplanmanın artmasına neden olur. Araştırmalar, kandaki en büyük değişimlerin 40 ila 50’li yaşlar arasında gerçekleştiğini ve bazı iltihaplı proteinlerin beynin yaşlanma sürecini hızlandırarak gelecekteki bilişsel sağlığı olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Bu nedenle beslenme şeklimiz büyük önem taşıyor. Özellikle Akdeniz ve MIND diyeti, beynin sağlıklı yaşlanmasını destekleyen ve bilişsel işlevleri koruyan beslenme modelleri arasında." "Düşük hızda egzersiz yapın: Orta yaşta yapılan egzersizler hayatın ilerleyen dönemlerinde daha iyi beyin sağlığına yol açabilir. 40’lı yaşlarda yapılan egzersizler, demans geliştirmese bile ilerlemeyi yavaşlatabilir. Bu yüzden egzersizi düşük hızda ve yavaş yapın." "Kalite uyku için en az 7 saat uyuyun: Yarım milyon kişiden alınan verileri grafikleştiren bir çalışma, yedi saatlik uykunun orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler için ideal olduğunu gösteriyor. Sürekli olarak 7 saat uyuyanların, işleme hızı, görsel dikkat ve hafıza dahil olmak üzere daha iyi bilişsel yetilere sahip olduğu ortaya çıktı. Orta yaş depresyonu riskini azaltmada en etkili yöntem kalite uyku. 7 ila 9 saat uyuyanlarda risk düzenli olarak yüzde 22 oranında düşüyor." "İçki ve sigarayı sınırlayın: Özellikle 40’lı yaşlardan sonra aşırı alkol tüketimi ve sigara kullanımı, beyin sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabilir. Orta yaşlarda alkol ve sigara tüketiminin fazlası beyin üzerindeki yükü artırır. Zararları birikmeden önce harekete geçmek, beyninizi korumak ve ileriki yaşlarda sağlıklı kalmak için çok önemli." "Beyninizi aktif tutun, zihninizi güçlendirin: Öğrenme ve hatırlama beyin fonksiyonu olumlu yönde çalıştırırken, hipokampüsün (hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölge) hacmini artırır. Orta yaşta sudoku, bulmaca çözerek ya da yeni bir beceri öğrenerek beyni keskin tutabilirsiniz. Kalabalık konuşma ağlarına katılmakta beynimizdeki sinir ağlarını harekete geçirebilir." Ağız sağlığı ile iltihaplanma yoluyla bunama gelişimi arasında bağlantı Ayrıca Prof. Dr. Talip Asil, yapılan araştırmalarda, ağız sağlığı ile iltihaplanma yoluyla bunama gelişimi arasında bir bağlantı olduğunu da söyledi. Bakterilerin ürettiği iltihaplı moleküllerin ağız yoluyla kan dolaşımına ve beyne gidebileceğini de aktaran Asil, "Ağız hijyeni, diş ipi kullanımı ve günde iki kez diş fırçalama orta yaş sağlığını daha ciddi şekilde etkileyebilecek diş eti sorunlarının önüne geçebilir" ifadelerini kullandı.
Tuzdan uzak dur bol su tüket
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 04:12 Tuzdan uzak dur bol su tüket Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor." dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Kezban Karadağ, yaz aylarında sağlıklı beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Karadağ, "Kızartma, kavurma ve hamur işlerinden uzak durun. Bol sıvı alın ve özellikle su tüketin. Salata ve meyve ağırlıklı yeşil menüler oluşturun" dedi. "Sıcaklıklarla birlikte vücuttan su atımı da artacağı için günlük su tüketimini en az 2,5 - 3 litre civarında tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir" diyen Karadağ, "Su tüketiminin küçük yudumlarla ve sık olmasına özen gösterin. Sıvı alımını arttırmak için karpuz, kiraz gibi su içeriği yüksek meyveler ile marul gibi yeşil sebzeleri tercih edin" ifadelerine yer verdi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte beslenmemizde bazı düzenlemeler yapmamız gerekmektedir diyerek açıklamasını yapan Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Sıcak havalarda özellikle sıvı tüketimine dikkat etmek, tansiyon problemi yaşayan hastalar, şeker hastaları, çocuklar ve yaşlılar için çok önemli. Hava sıcaklıkları gün içinde sıcak ve uzun sürüyor bu yüzden sıvı tüketimine özellikle dikkat etmek gerekiyor. Günlük su tüketimimiz 2,5 - 3 litreye kadar ulaşabilmektedir. Sıvı olarak da şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, süt, soda gibi şekersiz içecekleri tercih etmemiz gerekmekte. Bunun dışında yaz aylarında ağır beslenmeden, yağlı yiyeceklerden ve hamur işlerinden uzak durmak gerekiyor. Tatlı olarak tercihlerimizi kesinlikle sütlü tatlılardan yana yapmalıyız ve hatta dondurmayı tercih etmeliyiz. Kesinlikle şerbetli tatlılardan uzak durmalıyız. Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor. Şeker hastaları içinde bir öneri vermem gerekiyor olacaksa, uzun günlerde mutlaka ara öğünleri ihmal etmemeleri gerekiyor. Meyve tercihlerinde dikkatli olmalılar çünkü kavun, karpuz mevsimine geldiğimiz içinde şeker hastalarımız için sıkıtı başlıyor. Bunlar daha çok mevsimlik şekeri düşük meyvelere yönelmeliler. Kayısı, erik, şeftali gibi meyveleri tercih etmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra yaşlılarda beslenmelerine mutlaka dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü yaşlılarda tansiyon problemleri daha çok yaşanıyor. Mutlaka yağlı, tuzlu, ağır yiyeceklerden uzak durmalarından fayda var. Çocuklarda kola, gazoz, meyve suyu gibi asitli içecekler yerine ayran tercih etmemizde fayda var" diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Atalar: "(Nihat Genç’in vefatı) Hepimizin başı sağ olsun"
04 Temmuz 2025 Cuma - 18:42 Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Atalar: "(Nihat Genç’in vefatı) Hepimizin başı sağ olsun" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar, 69 yaşında hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Nihat Genç’in vefatına ilişkin, "Maalesef bugün saat 15.30 civarında kendilerini kaybettik. Ben sevenlerine, yakınlarına sabırlar diliyorum. Hepimiz başı sağ olsun" dedi. Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar ve Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Hasan Kutluk Pampal, Genç’in vefatının ardından basın açıklamasında bulundu. "Hepimizin başı sağ olsun" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar, Nihat Genç’in yaklaşık 1 aydır yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğünü ifade ederek, "Kendisinin ciddi bir akciğer kanseri rahatsızlığı vardı, tedaviye rağmen problemi ilerliyordu. Kitle iyice belirgin hale gelip akciğere bası oluşturup, solunum sıkıntısına sebebiyet vermişti. Maalesef bugün saat 15.30 civarında kendilerini kaybettik. Ben sevenlerine, yakınlarına sabırlar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun" ifadelerini kullandı. "Hastalığı çok ilerlemişti ve tedaviye yanıt vermiyordu" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Hasan Kutluk Pampal ise şu ifadeleri kullandı: "Kendisinin primer hastalığı çok ilerlemişti ve tedaviye yanıt vermiyordu. Rutin yoğun bakım sürecini devam ettirdik. Onun konforunu sağlamak ve tedavisi ile ilgili yapılması gerekenleri yapmak şeklinde yaklaşımımız vardı."
Bakan Memişoğlu: "Türkiye, dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden bir tanesi"
04 Temmuz 2025 Cuma - 18:19 Bakan Memişoğlu: "Türkiye, dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden bir tanesi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden biri olduğunu belirterek, "Artık sadece sağlık hizmeti değil, sağlığın bilimini ve teknolojisini üreteceğiz, aynı zamanda da sağlıklı toplum olarak yaşamayı hep birlikte öğreneceğiz" dedi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Memişoğlu, ilk olarak Ordu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi içerisinde yapımı devam eden bin 200 yataklı Ordu Şehir Hastanesi inşaatında bugüne kadar yapılan çalışmaları yerinde inceledi, sonrasında ise Ordu Valiliğini ziyaret etti. Ordu Valiliği Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Memişoğlu, valilik makam ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Ordu Şehir Hastanesi, ili sağlık konusunda çok farklı bir seviyeye taşıyacak" Ordu’nun, yapımı devam eden şehir hastanesi ile sağlıkla ilgili çok farklı bir seviyeye ulaşacağını kaydeden Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın ‘hayalim’ dediği Ordu Şehir Hastanemizin inşaatını ziyaret ettik. İnşallah Ordu’ya 2026 yılından itibaren vizyoner olan bu şehir hastanesi ile hizmet vereceğiz. Bin 200 yataklı gerçekten mükemmel bir hastane olacak. Ordu’da şimdiye kadar 12 yeni hastane yaptık ve 2 bin 261 yatak kapasitesine ulaştık." diye konuştu. "Sigara ve alkol kullanımı azaltıp, sağlıklı beslenmemiz gerekiyor" "Bizim her zaman söylediğimiz bir ifade var, biz Sağlık Bakanlığıyız, insanların öncelikli olarak hastalanmadan bedenlerine bakmasını, sağlıklı kalmasını amaç ediniyoruz" diyen Bakan Memişoğlu, "Onun için özellikle sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklarımızdan, hareketsizlik gibi ve beslenme bozukluğu dediğimiz kilo gibi sorunlarımızdan arınmamız gerekir. Bu konuda toplumla beraber inşallah bu risklerimizi azaltacağız. Biz elimizden geleni yapıyoruz ama herkesin bize katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle sigara konusunu yeniden ele almamız ve hep beraber bununla mücadele etmemiz gerekir. Baktığımız zaman ülkemizde 3 kişiden 1’i tütün bağımlısı. Sigara bırakma polikliniklerimizde bu konularda ücretsiz hizmet veriliyor, aynı zamanda gerektiği zaman ilaçlar ile bıraktırmaya yardımcı oluyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye, sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden bir tanesi" Türkiye’nin, sağlık hizmeti konusunda dünya sıralamasında yer aldığını kaydeden Bakan Memişoğlu, "Çocuklarımızın sağlıklı hayat sürmeleri için Milli Eğitim Bakanlığımız ile ‘sağlıklı çocuk, sağlıklı gelecek’ diye bir eğitim müfredatına geçiyoruz. Toplumun sağlıklı kalması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ ile sağlıklı Türkiye yüzyılında sağlıklı bir toplum oluşturma hedefiyle çalışıyoruz. Tedavi anlamında dünyaya örnek bir sağlık hizmeti sunuyoruz. Türkiye, sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden bir tanesi. Artık sadece sağlık hizmeti değil, sağlığın bilimini ve teknolojisini üreteceğiz, aynı zamanda da sağlıklı toplum olarak yaşamayı hep birlikte öğreneceğiz" ifadelerine yer verdi. Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu açıklamalarının ardından Valilik Toplantı Salonun’da ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Sağlık Yöneticileri Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Programa AK Parti Ordu Milletvekilleri Prof. Dr. Mahmut Özer, İbrahim Ufuk Kaynak, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Vali Vekili Ayhan Durmuş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, İl Sağlık Müdürü Opr. Dursun Tüzün ve ilgililer katıldı.
Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü, sağlıkta dönüşüm projelerini tanıttı
04 Temmuz 2025 Cuma - 17:14 Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü, sağlıkta dönüşüm projelerini tanıttı Ağrı İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, il genelinde son bir yıl içerisinde gerçekleştirilen sağlık yatırımlarını değerlendirerek, "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli" kapsamında sağlıkta yeni bir dönemin başlatıldığını bildirdi. Ağrı İl Sağlık Müdürü Doç. Esra Beşer, yaptığı açıklamada, Ağrı’nın sağlık altyapısını güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla birçok önemli projenin hayata geçirildiğini belirtti. Beşer, "Son bir yılda yürütülen planlı ve kapsayıcı çalışmalar neticesinde, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet sunumunu esas alan bir model geliştirdik. Bu modelle hem koruyucu hem geliştirici hem de üretken bir sağlık sistemi hedefliyoruz" dedi. 50 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi hizmete açıldı Açıklamasında yeni sağlık yatırımlarına değinen Beşer, "50 yatak tescilli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Bu hastane, ilimizde özellikle ortopedi, nöroloji, travmatoloji ve benzeri alanlarda tedavi ihtiyacı duyan vatandaşlarımız için önemli bir merkez haline geldi" diye konuştu. Kadın ve Çocuk Hastalıkları Ek Binası inşaatı başladı Kadın ve çocuk sağlığı alanında da önemli bir adım atıldığını belirten Beşer, "260 yatak kapasiteli Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ek Binası’nın inşaatı başlatıldı. Bu yatırım, doğum öncesi ve sonrası hizmetlerin modern imkanlarla sunulmasını sağlayacak" ifadelerini kullandı. ÜYTE Merkezi kuruluyor Tüp bebek tedavisi ve yardımcı üreme teknikleri konusunda önemli bir eksikliği giderecek olan ÜYTE (Yardımcı Üreme Teknikleri) Merkezi için de süreçlerin başladığını kaydeden Beşer, "Merkezin kurulumu için gerekli izin ve onaylar alındı, hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor" dedi. Mahkum hastalar için yeni servis Beşer, cezaevi ve adli birimlerde bulunan hasta mahkumlara yönelik sağlık hizmetlerinin de iyileştirildiğini belirterek, "8 yatak kapasiteli Mahkum Hasta Yataklı Servisi Ek Binası’nın yapımı için gerekli onaylar alındı, proje uygulama süreci başlatıldı" bilgisini verdi. Enerji verimliliği için GES Projesi hazırlığı Çevre dostu projelere de önem verdiklerini vurgulayan Beşer, "Bakanlığımızın enerji tasarrufu projeleri kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli olarak hastanelerimize güneş enerjisi santralleri kurulması için ön çalışmalar başlatıldı. Bu projeyle hem enerji maliyetleri düşürülecek hem de çevresel sürdürülebilirlik sağlanacak" ifadelerini kullandı. Uzaktan hasta değerlendirme ve klinik hizmetlerinde yenilik Sağlıkta dijitalleşme kapsamında birçok uygulamanın devreye alındığını söyleyen Beşer, "Tüm sağlık tesislerimizde uzaktan hasta değerlendirme sistemine geçildi. Bu sistem sayesinde özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız için erişilebilirlik büyük ölçüde artırıldı. Ayrıca ilaç ve rapor yenileme klinikleri aracılığıyla hem hekimlerin iş yükü azaldı hem de hizmet çeşitliliği arttı" değerlendirmesinde bulundu. "İnsanı merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz" Son olarak tüm çalışmaların insanı merkeze alan bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayan Beşer, "Amacımız sadece hastalıkları tedavi etmek; sağlığı korumak, geliştirmek ve tüm bireylerin yaşam kalitesini artırmak. Bu doğrultuda çalışanlarımızın özverisi ve kurumlarımızın iş birliği ile önemli mesafeler kat ettik" dedi.