Son Dakika
|
Rusya, Ukrayna'da gaz üretim tesislerini vurdu: 5 ölü
Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Trump, "İran'ı yeryüzünden silmekle" tehdit etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SAHA EXPO’da sergilenen teknolojileri inceledi
Merz: "İran müzakere masasına gelmeli, zaman kazanmaya çalışmayı bırakmalı"
İran, BAE’ye yönelik saldırıları yalanladı
ROKETSAN 4 yeni sistemini tanıttı
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav: "Türkiye, Avrupa için hayati bir ortak"
Suriye’de üst düzey isimlere suikast hazırlığında olan terör örgütü hücresi çökertildi
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar: "İslamabad görüşmelerinin çok yakında sonuçlanacağını umuyoruz"
SAĞLIK
Kayseri Devlet Hastanesi’nde ‘el hijyeni’ eğitimi
05 Mayıs 2026 Salı - 22:34:55
Kayseri Devlet Hastanesi’nde ‘5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü’ dolayısıyla hastane personeline el hijyeni eğitim programı düzenlendi. Kayseri Devlet Hastanesi’nde ‘5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü’ kapsamında Enfeksiyon Kontrol Komite Başkanı Uzm. Dr. Haydar Ürün tarafından, hastane idarecilerinin de katılımıyla hastane personeline yönelik bir eğitim programı yapıldı. Eğitim de açılış konuşmasını yapan Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl, el hijyeninin önemi ile enfeksiyonlardan korunma yöntemlerine dikkat çekerek, hem hastane personelinin sağlığını hem de hastaların sağlığını korumak adına el hijyeninin vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Eğitim kapsamında Enfeksiyon Kontrol Komite Başkanı Uzm. Dr. Haydar Ürün tarafından, el hijyeninin önemi ve enfeksiyonlardan korunma yöntemleri hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Programın devamında, 2025 yılı el hijyeni uyum oranı en yüksek olan ‘El Hijyeni Şampiyonu Klinikleri’ belirlenerek, 3. Basamak Yoğun Bakım Ünitesi ile Ruh Sağlığı ve AMATEM klinikleri bu unvana layık görüldü. Geçen yılın şampiyonu olan bu birimlere, Başhekim Uzm. Dr. Ali Çöl ve hastane yöneticileri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Gerçekleştirilen etkinlik; farkındalık oluşturması, bilgi düzeyini artırması ve kurumsal motivasyonu güçlendirmesi içeriğiyle dikkat çekerken, programa katkı sunan ve katılım sağlayan tüm personele teşekkür edildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 21:42
Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor
Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:46
Dünya Astım Günü’nde uzmanından uyarı: Düzenli takip hayat kurtarıyor
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. H. Uğur Boysan, 5 Mayıs Dünya Astım Günü çerçevesinde yaptığı açıklamada, astımın doğru tedavi, düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilen kronik bir hastalık olduğunu vurguladı. Astımın nefes darlığı, öksürük, hırıltı ve göğüste baskı hissi gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Boysan, bu şikayetlerin kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini ifade etti. Bazı hastalarda yalnızca gece öksürüğü görülürken, bazılarında ise eforla artan nefes darlığının ön planda olabileceğine dikkat çekti. Tetikleyici faktörlere dikkat Hava yollarındaki kronik hassasiyetin toz, polen, tütün kullanımı, hava kirliliği ve keskin kokular gibi etkenlerle tetiklenebildiğini belirten Uzm. Dr. Boysan, tedavi başarısı için düzenli takibin şart olduğunu söyledi. Boysan, "Astım tedavisinde temel amaç, hastanın günlük yaşamını kısıtlamadan rahat nefes alabilmesi ve atak riskinin azaltılmasıdır. Bunun için hastaların kontrollerini aksatmaması ve ilaçlarını önerilen şekilde kullanması büyük önem taşır" dedi. İlaç kullanım tekniği başarıyı artırıyor Özellikle inhaler (fısfıs) ilaçların doğru teknikle kullanılmasının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurgulayan Uzm. Dr. Boysan, hastaların ilaç kullanım yöntemlerini belirli aralıklarla hekimleriyle gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti. Sigara dumanından uzak durulması, yaşam alanlarının havalandırılması ve toz yükünün azaltılmasının astım yönetimindeki önemine değinen Boysan, düzenli takip edilen hastalarda hastalığın büyük ölçüde kontrol altında tutulabildiğini ifade etti.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:11
"Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Mayıs 2026 Salı- 09:34
"Polenler ve hava kirliliği astımı tetikliyor"
2
05 Mayıs 2026 Salı- 12:06
Çocuklarda alerjiye dikkat: "Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık"
3
05 Mayıs 2026 Salı- 15:42
ERÜ Hastaneleri’nde Organ Bağışı Farkındalık Standı açıldı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:27
Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı
05 Ağustos 2025 Salı - 18:18
ASELSAN’dan Demirci Belediyesi’ne 2 adet OED cihazı hibe edildi.
Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye bünyesine ASELSAN tarafından OED cihazı kazandırıldı. Demirci Devlet Hastanesi Sağlık Memurları Samim Tavşan, Sabri Şimşek ve Demirci Belediyesi işbirliği ile hazırlanan " Altın Dakikalar " projesi ASELSAN’a sunuldu. Yaklaşık bir ay süren çalışmalar sonucunda onaylanan proje kapsamında Demirci Belediyesi’ne ASELSAN tarafından ani kalp durmalarında hastaya elektroşokla müdahale edilerek hayata döndürülmesini sağlayan 2 otomatik eksternal defibrilatör (OED) cihazı hibe edildi. Belediye Başkanı Erkan Kara da projeyi başarıyla gerçekleştiren sağlık memurları Samim Tavşan ve Sabri Şimşek’i makamında misafir ederek gerçekleştirdikleri çalışmadan dolayı teşekkür etti. Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Günümüz artık sağlık alanında gelişime dayalı, yenilikçi çalışmalar yapmayı gerektirmektedir. Sağlık Memurları Samim Tavşan ve Sabri Şimşek bizleri ziyaret ederek projelerini anlattılar. Arkadaşlarımızın hızla ASELSAN ile iletişime geçmelerini sağladık. ASELSAN tarafından uygun görülen proje sayesinde belediyemize 2 adet OED cihazı hibe olarak kazandırıldı. Belediyemiz bünyesinde kullanılacak olan OED cihazı ve hastaya ilk müdahale için İl Sağlık Müdürlüğü tarafından İlk Yardım eğitimi verilecek. Belediyemiz personelleri OED cihazının kullanımı ve hastaya ilk yardım üzerine eğitim alacaklar "dedi. Başkan Erkan Kara, "OED cihazı ilçemizde kalabalık, sosyal organizasyonlar ve pazaryeri gibi alanlarda oluşabilecek ani kalp durmalarında hastaya ilk müdahale için belediyemiz personelleri tarafından aktif olarak kullanılacak. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum." dedi.
05 Ağustos 2025 Salı - 18:05
Balıkesir’de obezite cerrahi uygulama merkezi açıldı
Balıkesir Üniversitesi, sağlık hizmetlerindeki uzmanlaşma alanlarını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Üniversite Hastanesi bünyesinde Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi kuruldu. Merkez; Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen onayla resmiyet kazandı. Obezite vakalarına multidisipliner ve bilimsel temelli çözümler sunmayı hedefleyen merkez, sağlık hizmetlerine önemli katkılar sağlamayı amaçlıyor. Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi’nin sorumlu hekimliğini Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhat Çay yürütüyor. Doç. Dr. Ferhat Çay, merkezin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Obezite Cerrahisi Merkezimiz, hem akademik hem de klinik açıdan büyük bir vizyonun ürünüdür. Obezite, günümüzde sadece estetik değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına yol açan global bir halk sağlığı problemidir. Biz bu sorunu çok boyutlu ele alan, bilimsel temele dayalı ve etik ilkelerle çalışan bir merkez kurduk. Kurduğumuz bu merkez, sadece Balıkesir’e değil; Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışından gelen hastalarımıza da güvenli ve yüksek standartlarda tedavi sunmaktadır. Hastalarımız, alanında uzman bir ekip tarafından multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmekte; ameliyat öncesi ve sonrası süreç titizlikle planlanmaktadır" Cerrahi başarının sadece teknik bir müdahaleyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Ferhat Çay; "Merkezimizde diyetisyen, psikolog ve egzersiz danışmanlarının da dahil olduğu bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Amacımız, hastalarımıza sadece kilo verdirmek değil, kalıcı ve sağlıklı bir yaşam tarzı kazandırmak. Balıkesir Üniversitesi Hastanesinde ilk obezite cerrahisi yaptığımız 2019 yılından bugüne binlerce hastamızı şifa ile taburcu ettik." Obezite Cerrahisi Merkezinin sağlık turizmine de katkı sağladığını ifade eden Doç. Dr. Ferhat Çay, "Yurt dışından gelen hastalarımızın tedavileri için Balıkesir Üniversitesini tercih etmesi, bu alandaki uluslararası güvenin de bir göstergesidir. Bu vesileyle başta rektörümüz Prof. Dr. Yücel Oğurlu ile Üniversite yönetimimize, en üst düzey teknik ve teknolojik alt yapı imkanlarını sağladığı için hastanemiz Başhekimi Doç. Dr. Bahadır Çağlar ile ekibine ve Genel Cerrahi alanında Balıkesir’de birçok ilke imza atılan kliniğimizin Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Başbuğ’a teşekkür ediyorum. Tüm bu çalışmalar, Balıkesir Üniversitesinin akademik gücü ve sağlık hizmetlerindeki yüksek kalitesiyle birleşerek, ülkemize örnek bir merkez kazandırmıştır. Merkezimizde Prof. Dr. Murat Başbuğ ile birlikte hem hastalarımıza şifa dağıtmayı hem de genç cerrahlara nitelikli eğitim imkânı sunmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
05 Ağustos 2025 Salı - 18:05
Bodrum ve Marmaris’te teknelerde yaralanan iki kişiye tıbbi tahliye
Muğla’nın Marmaris ve Bodrum ilçesi açıklarında seyreden iki özel teknede yaralanan ve rahatsızlanan iki vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyeleri gerçekleştirildi. Marmaris ilçesi açıklarında seyreden özel teknedeki vatandaş yaralandı. Bodrum ilçesi açıklarında seyreden teknedeki vatandaş ise rahatsızlandı. İki vatandaş içen yapılan yardım çağrısı sonrası bölgelerde bulunan Sahil Güvenlik botlarına alınan vatandaşlar kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
05 Ağustos 2025 Salı - 17:17
Sivas’ta anne sütünün faydaları anlatıldı
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı" kapsamında, her yıl 1-7 Ağustos tarihleri arasında Dünya Emzirme Haftası etkinlikleri düzenlenerek anne sütünün önemi konusunda farkındalık çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmalarla ülkemizde bebek ölümlerinin azaltılması ve bebek sağlığının iyileştirilmesini amaçlanıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Pediatri Polikliniği’nde, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla bir etkinlik düzenlendi. Etkinlik; Pediatri Anabilim Dalı Başkanı ve Sosyal Pediatrist Doç. Dr. Elif Ünver Korğalı ile Doç. Dr. Sevcan İpek’in yanı sıra Kadın Doğum ve Pediatri Bölümü çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte Doç. Dr. Elif Ünver Korğalı, anne sütünün önemi ve emzirmenin bebek gelişimi üzerindeki olumlu etkilerine değinerek katılımcılara kapsamlı bilgiler sundu. Anne sütü ile beslenmenin sadece bir beslenme biçimi değil, aynı zamanda bir bağ kurma süreci olduğuna dikkat çeken Korğalı, emzirmenin hem anne hem bebek sağlığı açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
05 Ağustos 2025 Salı - 16:28
Emzirme anne-bebek bağını güçlendiriyor
Emzirme ile anne vücudundan salgılanan halk arasında sevgi hormonu olarak da bilinen oksitosin hormonu anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesine katkı sağlarken, aynı zamanda doğum sonrasında rahim kasılmalarını tetikleyerek kanamanın kontrol altına alınmasını kolaylaştırıyor. Emzirmenin anne ve bebek sağlığı açısından birçok faydası bulunduğunu belirten İstanbul Aile Hekimliği Derneği Bilim Komisyonu üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, "Dünyaya gözlerini yeni açmış bir bebek için en uygun gıda kendi annesinin sütüdür. Doğum sonrasında ilk birkaç gün gelen, halk arasında ağız sütü olarak bilinen kolostrum, enfeksiyonlara ve alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucu özellikler taşır. Beyin ve görme fonksiyonları üzerinde etkilidir ve bebeğin ilk kakasının atılmasına yardımcı olarak sarılığı önleyebilir. Ancak bazı anneler bu ilk sütün renginden dolayı sütlerini sağıp atmayı tercih edebilmektedir. Bu alışkanlık yanlış. Bebeklerin doğumdan sonraki ilk yarım saat içerisinde mutlaka emzirilmeye başlanması gerekir. Doğumdan sonra anne ile bebeğin aynı odada kalmaları, emzirmeyi kolaylaştırmaktadır. Anne bebeğini emzirdikçe, süt hormonu olarak bilinen prolaktin hormonu salgılanır ve süt miktarı artar. Bebek emdikçe hem kendisi hem de anne emzirmeyi öğrenir ve süreç kolaylaşır. Bebekler bazen sadece beslenmek için değil, güven duygusu ve rahatlama amacıyla da emme ihtiyacı hisseder. Bu nedenle bebek her istediğinde emzirilmelidir" dedi. Dr. Kapukaya, "İlk haftalarda süt miktarı az olabilir; özellikle sezaryen doğum sonrası bu süre uzayabilir. Ancak bebek her istediğinde emzirildiğinde, süt miktarı zamanla artar. Annelerin sütlerinin bebeklerine yetmeyeceği yönündeki endişeler yersizdir. Bebek her saat başı emzirilebilir, süt miktarı arttıkça bu süre iki ya da üç saate çıkabilir. Ancak üç saatten fazla geçtiyse ve bebek hâlâ uyuyorsa, mutlaka uyandırılarak emzirilmelidir. Emzirme sırasında annenin temizliğe özen göstermesi, sabun gibi kurutucu ürünlerden kaçınması gerekir. Anne rahat bir pozisyonda dik oturmalı, bebeğin memeye yaklaştırılması sağlanmalıdır. Bebek ile yüz yüze olunmalı, göz teması kurulmalı ve bebek memeyi tam kavramalıdır. Emzirme ağrılı olmamalıdır. Ağrı hissedildiğinde pozisyon düzeltilmelidir. Anne ve bebeğin durumuna göre farklı emzirme pozisyonları da tercih edilebilir" dedi. Kapukaya, emzirme sırasında dikkat edilecek detayları şöyle sıraladı: "Emzirmeye başlanan meme boşalana kadar devam edilmelidir. Sadece ön süt alınırsa bebek tam doyamaz ve gaz sancısı yaşayabilir. Her emzirmede bir önceki memenin zıttı kullanılmalıdır. Silikon başlık, kundağa sarılma, biberon kullanımı gibi bazı alışkanlıklar emzirmeyi olumsuz etkileyebilir. Bebek huzursuzken emzirmek zorlaşır; bu yüzden alt temizliği, gazı ve açlığı kontrol edilmelidir. Sıkı sütyenler süt üretimini engelleyebilir, bu nedenle rahat giysiler tercih edilmelidir. Gece emzirmeleri loş ışıkta yapılmalı, annenin kafein ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınması gerekir". Dr. Kapukaya, bebeklerin yeterli anne sütü alıp almadığını anlamanın yollarını şöyle sıraladı: " Bebek günde en az 6 kez idrar yapıyorsa, Doğumdan sonraki ikinci haftasında doğum kilosuna ulaşıyorsa, Ayda 500-600 gramdan az olmayacak şekilde kilo alıyorsa beslenmesi yeterlidir". Dr. Kapukaya, "Emzirme anne ve bebek için çok kıymetlidir. Bu süreçte annelerin stresten uzak durması, kendilerine güvenmeleri ve sık sık dinlenmeleri önemlidir. Emzirmeyle ilgili zorluk yaşayan anneler en yakın sağlık kuruluşuna ya da aile sağlığı merkezlerine başvurabilirler" diyerek sözlerini tamamladı.
05 Ağustos 2025 Salı - 16:12
Sardalya yaşlanmayı geciktiriyor
Uzmanlar, sardalyanın besleyici özelliklerine dikkat çekerken, yaşlanmayı geciktiren etkisine vurgu yaptı. Türkiye’de de avlanan sardalya, Kuzey Ege bölgesinde lezzet mirasları arasında yer alıyor.
05 Ağustos 2025 Salı - 15:43
Hekimler ve birim çalışanlarına teşekkür belgesi
Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde, normal doğum oranları yüksek, sezaryen ve primer sezaryen oranları düşük olan hekimlere ve birim çalışanlarına teşekkür belgesi verildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, beraberinde Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök, Şube Müdürü Hülya Bulut ve Dr. Ebe Fatma Nilüfer Topkara ile birlikte Yunus Emre Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında; TDL Ünitesi/Doğum Salonu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi, Emzirme Odaları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği, Relaktasyon Polikliniği, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Anne Sütü Hazırlama Odası gibi birimlerde incelemelerde bulunuldu. Heyet, bu alanlarda görev yapan sağlık personelinden detaylı bilgi alırken, hastanede tedavi gören anne ve bebeklerle de birebir ilgilendi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, emzirme danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, relaktasyon polikliniği gibi özel birimlerin aktif kullanımı, emzirmenin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda, söz konusu birimlerde görev yapan hekim ve ebeler, gösterdikleri özverili ve başarılı hizmetlerden ötürü Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici tarafından teşekkür belgeleriyle onurlandırıldı.
05 Ağustos 2025 Salı - 15:01
Dünya Emzirme Haftası sempozyumu Ankara’da gerçekleştirildi
Dünya Emzirme Haftası sempozyumu, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde düzenlendi. Yeni doğmuş bebeklerde ilk 6 ay boyunca anne sütünün öneminin vurgulanması ve bu konuda toplumsal farkındalık oluşturulması amacıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde ‘Dünya Emzirme Haftası’ sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma katılan konuşmacıların yaptığı hitaplarla ilk 6 ayda sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin oranın düştüğü ve bu oranların yukarıya çekilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş, burada yaptığı konuşmasında, Türkiye’de ilk 6 ayda sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin oranının yüzde 40,7 seviyesinde kaldığını belirterek, "Bu oran hedefin oldukça gerisinde. İlk 6 ayda sadece anne sütü verilmesi gerektiğini toplum olarak tam anlamıyla benimseyememişiz" ifadesine yer verdi. Her bebeğin anne sütünden faydalanmasının hayati olduğunu vurgulayan Okumuş, "Anne adaylarımızın bilinçlendirilmesi, biz yöneticiler ve sağlık profesyonellerinin en temel görevlerinden biridir. Bu konuda çalışmalarımız sürecek" ifadelerini kullandı. "İlk 1 saatte emzirme oranı yüzde 71’e yükseldi" Okumuş, 1991 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ’Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı’ kapsamında önemli mesafeler kat edildiğini dile getirerek, "Doğumdan sonra ilk 1 saat içinde emzirmeye başlama oranı 2008 yılında yüzde 39 iken, 2018 yılında yüzde 71,3’e yükseldi. Bu, iyi bir gelişme. Ortanca emzirme süresi de 15,7 aydan 16,7 aya çıktı" diye konuştu. "6 ay sadece anne sütüyle beslenme oranı düştü" Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’nın 2018 verilerine göre, ilk 6 ayda sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin oranının yüzde 40,7 olduğunu belirten Okumuş, bu oranın 2008’de yüzde 41,6 olduğunu ve düşüş yaşandığına değindi. Okumuş, "Hala hedeflenen seviyeye ulaşamadık. Bu durum, ilk 6 ayda sadece anne sütü verilmesi gerektiğini yeterince anlatamadığımızı gösteriyor" dedi. "Emzirme oranlarını artırmak için çalışacağız" Anne sütünün bebeklerde hastalık ve ölümleri azaltan en önemli besin kaynağı olduğunu vurgulayan Okumuş, şu uyarılarda bulundu: "Doğumdan sonra en kısa sürede emzirmeye başlanmalı, ten tene temas sağlanmalı. İlk 6 ay yalnızca anne sütü verilmeli ve ek gıdaya geçildikten sonra da en az 24 ay boyunca emzirmeye devam edilmelidir. Emzirmenin 10 adım stratejisi sağlık kuruluşlarında etkin şekilde uygulanmalıdır." Başhekim Özlem Moraloğlu ise çevre bilincinin ve emzirmenin doğayla uyum içinde olmasına vurgu yaparak, "Emzirme haftasındaki tema rengimiz turkuaz amacımız bebeklerin sağlıklı büyümesi annelerin sağlığının korunması ve toplumun bilinçlenmesidir. ‘2025 Dünya Emzirme Haftası teması emzirmeye öncelik verin: Sürdürülebilir estek sistemleri oluşturun’ olarak belirlenmiştir. Bu temayla sürdürülebilirliğin, çevre bilincinin ve emzirmenin doğayla uyum içinde olması altı çizilmektedir" şeklinde konuştu.
05 Ağustos 2025 Salı - 14:28
Yozgat’ta bir hastadan karpuz büyüklüğünde kitle çıkartıldı
Yozgat Şehir Hastanesi’ne karın ağrısı şikayetiyle başvuran 70 yaşındaki kadın hastadan, yapılan ameliyatla 30 cm çapında, 4 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. Acil servise başvuran hasta, yapılan ilk değerlendirmelerin ardından Genel Cerrahi Polikliniği’ne sevk edildi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Faik Orkun Özbebit tarafından yapılan tetkiklerde, hastanın karın bölgesinde yaklaşık 30 santimetre çapında bir kitle tespit edildi. Ameliyata uygun olduğu belirlenen hasta, hemen operasyona alındı. Bir saat süren başarılı ameliyat sonucunda, morfolojik olarak sarkom (yumuşak doku tümörü) ile uyumlu olduğu düşünülen 4 kilogram ağırlığındaki kitle çıkarıldı. Ameliyat sonrası serviste tedavisi tamamlanan hasta, sağlığına kavuşarak taburcu edildi.
05 Ağustos 2025 Salı - 14:13
Malazgirt Devlet Hastanesine iki uzman doktor atandı
MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt Devlet Hastanesine iki uzman doktor atandı. İlçeye atanan göğüs hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları, vatandaşlara daha kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmak için göreve başladı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Yılmaz Şahin ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Özgün Özaydın, Malazgirt Devlet Hastanesinde hasta kabulüne başladı. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Hasan Mehmet Tıraş, her iki doktorun da Malazgirt halkının sağlığına önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
05 Ağustos 2025 Salı - 13:49
Diyarbakır’da Dünya Emzirme Haftası kutlandı
Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde ’Dünya Emzirme Haftası’ kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Heybet Tüzün’ün öncülüğünde gerçekleşen etkinliğe, sağlık çalışanları ve yeni doğum yapan anneler katıldı. Programda emzirmenin önemi vurgulandı, katılımcılarla birlikte pasta kesilirken, annelere çeşitli hediyeler takdim edildi. Etkinlikler kapsamında kentin birçok noktasına Dünya Emzirme Haftası’na dair pankartlar asılarak anneler ve anne adaylarının bilinçlendirildi. Uzm. Dr. Tüzün, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla, anne sütünün önemini vurgulamak ve anne sütünün sürdürülebilirliğini artırmak amacıyla etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Tüzün, "Anne sütü, bildiğiniz gibi bebeklerin gelişimi için çok önem arz ediyor. Bu noktada özellikle ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmenin, hem besin değeri açısından hem de bağışıklık sistemi ve diğer bütün enerji kaynakları açısından yeterli olduğunu biliyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi, ilk 6 ay sadece anne sütü, 6 aydan sonra ise tamamlayıcı beslenmeye geçilerek, 2 yaş ve ötesine kadar anne sütünün devamıdır. Bu noktada, biz anne sütünün özellikle erken başlatılmasının bağırsak florasının oturmasında ve mikrobiyotların oluşmasında ciddi önem arz ettiğini biliyoruz. Bu da bebeğin bütün gelecek yaşamında; özellikle obezite, diyabet, astım ve alerjik hastalıkların oluşmaması açısından büyük önem arz ediyor" dedi. İlk başlarda bebeğin kilosu uygun değilse bile, ten tene temas ve kanguru bakımı eğitimi verdiklerini dile getiren Tüzün, "Bu sayede annelerin bebekle bağı artıyor. Hormon salınımı dengeye girdikten sonra, annelerin kaygıları azalıyor ve böylece süt devamlılığı sağlanıyor. Bu noktada İl Sağlık Müdürlüğü, ilin belli yerlerine afişler asarak farkındalık için çalışıyor. Bizim hedefimiz; sağlık profesyonelleri olarak, halk da bütün kesimlerini işin içine katarak anne sütünün sürdürülebilirliğini ve önemini artırmak. Tarihsel olarak, milyarlarca insan hatta diğer canlı türleri yavrularını emzirebiliyor. Buradaki en önemli nokta, annenin anne sütüne inanmasıdır. Bu birinci faktör. İkincisi; kaygıları azaltıldıktan sonra uygun teknikle beslemeyi öğretmek, doğru beslenme, hamilelik öncesi planlı gebelikler ve gebelik sonrası uygun ortamın sağlanması gerekiyor. Ailenin buna inanması her şeyden önce önemlidir. Süt artırıcı gıdalar, ağır beslenme ya da ağır diyetler aslında çok gerekli değil. Günlük, normal alması gereken gıdalarla beslenen bir anne; uygun sıvı takviyesi aldığı zaman ve kaygı bozukluğu yaşamadığında yeterince süt üretebiliyor. Anne sütü bu şekilde yeterli hale geliyor" diye konuştu.
05 Ağustos 2025 Salı - 13:32
Bafra Sağlık Müdürü Akın’dan yaz sıcaklarına karşı hayati uyarılar
Samsun’un Bafra ilçesinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak havalar nedeniyle sağlık riskleri artarken, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aytaç Akın vatandaşlara dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Akın, sıcak çarpması, güneş yanıkları ve sıvı kaybına bağlı rahatsızlıkların özellikle risk gruplarında ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar ve açık alanda çalışanlar için sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturduğunu vurgulayan Dr. Akın, "Vücut ısısının 40 derecenin üzerine çıkması durumunda terleme durur, bilinç kaybı yaşanabilir. Böyle bir durumda kişi derhal serin bir ortama alınmalı ve 112 acil hattı aranmalıdır" dedi. Dr. Akın, güneşin zararlı etkilerinden korunmak için özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamasını, açık renkli ve pamuklu kıyafetler giyilmesini, şapka ve güneş kremi kullanılmasını önerdi. Güneşe uzun süre maruz kalan kişilerde sıcak bitkinliği, halsizlik ve kas kramplarının da görülebileceğini ifade etti. "Güneşten korunmak yaşam boyu refleks olmalı" Uzun süreli güneş maruziyetinin cilt kanseri, güneş lekeleri, katarakt ve erken yaşlanma gibi kalıcı etkiler bırakabileceğini belirten Dr. Akın, "Güneşten korunmak sadece yaz aylarına özgü değil, yaşam boyu sürdürülmesi gereken bir sağlık refleksi olmalıdır" diye konuştu. Akın’dan vatandaşlara son hatırlatma: "Basit ama etkili önlemlerle sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bol su tüketin, serin ortamlarda bulunun ve güneşin en dik geldiği saatlerde gölgede kalmayı tercih edin."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder