SAĞLIK
Manisa’daki hastalara mesir macunu dağıtıldı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48:58 Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali coşkusunu hastanelere taşıdı. Festival etkinliklerine katılamayan hastalar ve refakatçileri, belediye ekiplerinin ziyaretiyle geleneksel şifalı mesir macununa kavuştu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Manisa Büyükşehir Belediyesi, hastanede tedavi gördüğü veya refakatçi olduğu için festival alanına gidemeyen vatandaşlardan gelen talepler üzerine harekete geçti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya ulaştırılan, "Hastanede olduğumuz için festivale katılamadık, bizlere de mesir macunu ulaştırabilir misiniz?" talepleri kısa sürede karşılık buldu. Üç büyük hastanede dağıtım yapıldı Başkan Dutlulu’nun talimatıyla Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından organize edilen çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa Şehir Hastanesi ve Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edildi. Ekipler, servisleri tek tek ziyaret ederek hasta ve yakınlarına mesir macunu ikram etti. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Mesir macunu geleneği, toplumun her kesimine hitap eden köklü bir mirastır. Festival heyecanını yerinde yaşayamayan vatandaşlarımızın talebine kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Ekiplerimiz aracılığıyla bu şifalı geleneği hastanelerimize ulaştırdık. Tek dileğimiz, bu kadim mirasın herkese şifa ve moral olmasıdır." Hastanede festival sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, kendilerini unutmayan Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Besim Dutlulu’ya teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Bu anlamlı çalışma, hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de hastaların moral bulmasına katkı sağladı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:00 Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’da bölgedeki veteriner odalarının temsilcileriyle bir araya gelen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin 5’inci Bölge Oda Başkanları Toplantısı Kastamonu’da gerçekleştirildi. Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi2nde gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu, Düzce, Samsun, Çankırı, Ankara, Bartın, Sinop, Bolu, Tokat, Çorum, Zonguldak ve Amasya illerinden veteriner odalarının başkanları katıldı. "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün önemine değinerek, "Gıda ve sağlığın koruyucuları veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş. Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hakları, hayvansal üretim, çevre sağlığı, veteriner halk sağlığı, biyoteknoloji, biyogüvenlik ve tabii ki insan sağlığı sonuçta hizmet eden bir meslek grubu. Hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden meslek grubu dünyada sadece veteriner hekimlerdir. Bugün sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda veteriner hekimliğin farkındalığını ortaya koyma, yaşama ve hayata dair olan hizmetlerini ortaya koymak ve daha ileri noktalarda standartları geliştirilmiş bir veteriner hekimlik uygulamaları günüdür" dedi. Veteriner hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemelere değinen Eroğlu, "Türkiye’de 72 veteriner hekim odamız var. Bütün odalarımız mesleğimizin sorunlarını ve daha ileri noktalara nasıl taşınması gerektiğini gösteren etkinlikler yapıyorlar. 41. Madde gibi çok önemli bir konumuz vardı. Biliyorsunuz üç yıldan beri bir türlü bir sonuca gidilememişti. Geçen ay Tarım Komisyonu’ndan 41. Madde geçti. İnşallah önümüzdeki günlerde de genel kurula gelecek. Tabii bakanlığın konuyu sahiplenmesi, bakanlık eliyle meclise gitmesi önemliydi" dedi. Devlet nezdindeki temsil taleplerini yineleyen Eroğlu, "Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu kararı alındı Kasım ayında. Biz bu kurulda, ülkemizdeki 47 bine yaklaşan veteriner hekimi temsil eden yasal bir kurum olarak yer almamız gerektiğini devletimizin çeşitli makamlarına ilettik. Ayrıca veteriner fakültelerinde bir kontenjan azaltıldı. Çok sevindirici bir durumdu, bunun devam etmesini istiyoruz. Yüzdelik dilim, taban puan uygulaması, son sınıf öğrencilerine ücret verilmesi gibi konuları büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" şekinde konuştu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:40 KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi bölgeye tıbbi genetik hizmeti veriyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:18 Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi bölgeye tıbbi genetik hizmeti veriyor Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi, başta Uşak ve ilçeleri olmak üzere bölgeye tıbbi genetik alanında hizmet sunuyor. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi, genetik hastalıkların tanı ve yönetimi ile ailevi ve kişisel genetik danışmanlık alanında önemli bir hizmeti veriyor. Hastane bünyesindeki Tıbbi Genetik Polikliniğinde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fahrettin Duymuş ve Uz. Dr. Ali Gülen gelen talepleri yerine getiriyor. Poliklinikte klinik tespitler, laboratuvar sonuçlarıyla bütünleştirerek hastalara ve danışanlara bilimsel veriler ışığında rehberlik edilerek, tanı ve tedavi süreçlerinde güvenli ve etkili çözümler sunuluyor. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Fahrettin Duymuş, "Polikliniğimizde infertilite (kısırlık), tekrarlayan gebelik kayıpları, genetik geçişli kanserler, hematolojik hastalıklar, taşıyıcılık durumları, Down sendromu gibi kromozom hastalıkları, nöromüsküler genetik bozukluklar (epilepsi, SMA) gibi geniş bir yelpazede danışmanlık ve tanı hizmetleri verilmektedir. Multidisipliner yaklaşımla kadın doğum, pediatri, onkoloji ve diğer branşlarla koordineli bakım sağlanmaktadır. Riskli gebelik takibinde anne ve bebek sağlığı için non-invaziv prenatal testler (NIPT), invaziv tanı yöntemleri (koryon villus örneklemesi, amniyosentez, kordosentez) ile kromozom ve moleküler analizler hakkında güncel ve güvenilir bilgilendirme ile yönlendirme yapılmaktadır" dedi. Hasta memnuniyetini esas aldıklarını kaydeden Uz. Dr. Ali Gülen ise "Gebelik öncesi ve gebelik sırasında ailelerin doğru bilgiye erişmeleri, riskleri anlamaları ve bilinçli karar vermeleri desteklenmektedir. Genetik danışmanlık kapsamında bireyler klinik ve aile öyküsüyle değerlendirilerek; kalıtım riskleri, hastalığın muhtemel seyri ve korunma seçenekleri hakkında bilgilendirilmektedir. Tıbbi Genetik Polikliniğimize Alo 182 ya da MHRS sistemi üzerinden randevu alabilirsiniz. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hedefimiz; bölgeye erişilebilir, güncel, güvenilir ve hasta odaklı genetik sağlık hizmetleri sunmaktır" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının yaklaşık yüzde 80’lik bölümü tamamlandı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:15 Trabzon’da 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının yaklaşık yüzde 80’lik bölümü tamamlandı Trabzon’da yapımı süren Şehir Hastanesi’nin 2026 yılı Ağustos ayında hasta kabul ederek hizmet vermeye başlayacağı belirtildi. Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının yaklaşık yüzde 80’lik bölümü tamamlandı. İnşaatında 5 bin fore kazığın kullanıldığı şehir hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilen sismik izolatörler ile korunacak. Kentteki yoğun bakım kapasitesini de 2 katına çıkartacak olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde 300 poliklinik ve 33 ameliyathane olacak. Hastane inşaatı ile ilgili bilgi veren Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde hastaneyi 2026’nın Mayıs ayında teslim alacaklarını, temizlik ve taşınma süreci hızlandırılarak, önümüzdeki yılın Ağustos ayında tam kapasiteyle hizmete başlamayı hedeflediklerini söyledi. "İnşaatta yüzde 80 seviyelerine gelindi" Hastane inşaatının yüzde 80 seviyelerine geldiğini belirten Dr. Mehmet Topsakal, "Trabzon Şehir Hastanemizin fiziki gerçekleşme oranı şu anda yaklaşık yüzde 80 civarında ve çalışmalar halen devam etmektedir. Dört kuleden oluşan hastanemizin üç kulesinde inşaat yüzde 90 seviyelerine ulaşmış durumdadır. Kadın Doğum Kulesi olan tek kulede ise ilerleme oranı yüzde 74 civarındadır. Diğer kulelerdeki hızlı ilerleme ile birlikte çevre düzenlemelerinin de yaklaşık 1-1,5 ay içinde tamamlanması beklenmektedir. Nasip olursa beklentimiz, hastaneyi önümüzdeki yıl Nisan ya da Mayıs ayı gibi teslim almak yönünde. Yapımcı firmaya proje değişiklikleri nedeniyle ek süreler verdik. Normalde firmanın hastaneyi teslim etmesi gereken yasal tarih 15 Aralık 2025’tir. Ancak yapılan proje değişiklikleri nedeniyle firmaya yasal olarak ek süre verilmesi gerekti. Bu kapsamda, firma Nisan sonu veya Mayıs ayı itibarıyla yer teslimi yapmayı taahhüt etti. Her şey planlandığı gibi giderse 2026’nın Mayıs ayında teslim alınacak hastanenin, temizlik ve taşınma süreci hızlandırılarak, önümüzdeki yıl bu zamanlar yani Ağustos 2026’da tam kapasiteyle hizmete başlamasını öngörüyoruz" dedi. "Önümüzdeki 50 yıl içinde ek bir ihtiyacı olmayacağını öngörüyoruz" Yapılacak çalışmalarla Trabzon’un 50 yıl içinde yatak kapasitesi bakımından ek bir ihtiyacı olmayacağını belirten Topsakal, "Hastanemiz toplam 900 yatak kapasitesine sahip olacak ve bu yatakların yaklaşık 260’ı yoğun bakım yatağı olarak planlandı. Mevcut yoğun bakım kapasitemize kıyasla çok daha yüksek bir kapasiteye ulaşacağız. Eğer 900 yatakla hizmete başlanırsa, mevcut Fatih Devlet Hastanemizi de yenileyerek 400 yataklı güncel bir hastane inşa etmeyi düşünüyoruz. Bu şekilde, önümüzdeki 50 yıl içinde Trabzon’un yatak kapasitesi anlamında ek bir ihtiyacı olmayacağını öngörüyoruz. Ayrıca, batı tarafında 200-250 yataklı Akçaabat Devlet Hastanemiz mevcut. Yeni şehir hastanemize taşınacak olan genel hastaneler arasında Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi de bulunuyor. Boşalacak veya taşınacak bu alanlarda ise ikinci basamak sağlık hizmeti sunacak 200-250 yataklı yeni hastaneler ve palyatif bakım üniteleri planlıyoruz. Böylece Trabzon’un önümüzdeki 40-50 yıllık sağlık altyapısı ihtiyaçlarını karşılamış olacağız" şeklinde konuştu. Şehir hastanesinin ikinci tıp fakültesi hastanesi olacağını ifade eden Topsakal, "Trabzon için en önemli kazanımlardan biri de şehir hastanesinin ikinci tıp fakültesi hastanesi olacak olmasıdır. Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi kuruldu ve şehir hastanemiz ile protokol imzalandı. Halihazırda Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi, şehirdeki ilk tıp fakültesi hastanesidir. İkinci tıp fakültesi hastanesi olarak ise Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi, şehir hastanesinde hizmet verecek. Böylece sağlık alanında marka şehir olan Trabzon’da, iki güçlü tıp fakültesi hastanesi ile sağlık hizmeti sunulacaktır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, tüm kadrolarını Trabzon Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne devrettiği için akademik kadrolarımız hazır durumda ve öğrencilerimiz de mevcuttur. Eğitim Araştırma Hastanesi’nin fiziksel sorunları şehir hastanesi ile çözülmüş olacak ve ikinci tıp fakültemiz de tam anlamıyla hizmete başlamış olacaktır" ifadelerini kullandı. (BK-ÖS-Y)
Pili bu kez çocuklar değil yetişkin bir kişi yuttu
21 Ağustos 2025 Perşembe - 08:52 Pili bu kez çocuklar değil yetişkin bir kişi yuttu Denizli’de 39 yaşındaki hastanın yuttuğu pil, yapılan operasyonla midesinden çıkartıldı. Çocuklar ve ileri yaş grubunda daha sık görüldüğüne yabancı cisim yutma vakalarının nadir örneklerinden birisinin yaşandığı olayda acil müdahale hayat kurtardı. Denizli’de acil servise başvuran 39 yaşındaki hasta, pil yutma şikâyeti üzerine yapılan acil görüntülemelerde yabancı cismin mide içerisinde olduğunun tespit edilmesiyle hızla endoskopi ünitesine yönlendirildi. Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Çelik ve ekibi tarafından gerçekleştirilen acil endoskopi işleminde, midenin içerisinde bulunan pil başarıyla çıkarıldı. Kesici ve delici özelliğe sahip yabancı cisimlerin ve pil gibi ağır metal içeren maddelerin gastrointestinal sistemde uzun süre kalması ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Çelik; "Bu tür yabancı cisimlerin mutlaka endoskopik ya da cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekir. Günümüzde uygulanan ileri endoskopik yöntemler sayesinde pek çok yabancı cisim açık ameliyata gerek kalmadan çıkarılabilmektedir. Bu da hem hastalar için daha hızlı bir iyileşme süreci sağlamakta hem de komplikasyon riskini azaltmaktadır" diye konuştu. "Yabancı cisimler ciddi sağlık riski taşıyor" Yabancı cisim yutma vakalarının özellikle çocuklar ve ileri yaş grubunda daha sık görüldüğüne değinen Prof. Dr. Çelik, bu durumun acil değerlendirilmesi gereken bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Vatandaşlara uyarıda bulunan Prof. Dr. Çelik; "Pil gibi yabancı cisimlerin yutulması halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini, aksi halde sindirim sisteminde delinme, kanama ve zehirlenme gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Endoskopi Ünitemiz sahip olduğu donanım ve uzman ekiple yabancı cisim çıkarma işlemlerinde başarılı sonuçlara imza atmaya devam ediyor. Acil müdahale gerektiren bu tür vakalarda hızlı tanı ve doğru tedavi ile hastalarımızın sağlığına kavuşmasına katkı sağlıyoruz" dedi.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde ’Geleneksel El Sanatları Sergisi’ açıldı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 17:54 Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde ’Geleneksel El Sanatları Sergisi’ açıldı Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Psikiyatri Servisi hastaları ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) üyelerinin hazırladığı eserler, hastane girişinde sergilenmeye başlandı. Geleneksel El Sanatları Sergisi, düzenlenen törenle açıldı. Törene, il protokolü ve çok sayıda hasta katılım gösterdi. Açılışın ardından protokol üyeleri sergiyi gezerek eserler hakkında bilgi aldı. Büyük emekle hazırlanan el sanatları ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı. "Sosyal hayata katılım açısından büyük anlam taşımaktadır" Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, etkinliğin önemine dikkat çekerek, "Bu tür sergiler, hem tedavi sürecine katkı sağlamakta hem de sosyal hayata katılım açısından büyük anlam taşımaktadır" dedi. "Hastalarımızın el emeği çalışmalarını görmek bizleri mutlu etti" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise, "Psikiyatri hastalarımızın ve TRSM üyelerimizin el emeği çalışmalarını görmek bizleri mutlu etti. Bu tür etkinlikler, ruh sağlığı hizmetlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Serginin açılışına; Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürü Dr. Alparslan Temen, Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, hastane yönetimi ve çok sayıda hasta katıldı.
Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına sağlık taraması
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 16:37 Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına sağlık taraması Samsun’un Çarşamba ilçesinde ovada çalışan mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarına yönelik sağlık taraması yapıldı. Çocuklara görme, işitme ve skolyoz taramalarının yanı sıra ağız ve diş sağlığı, bulaşıcı hastalıklar ve tüberküloz eğitimleri de verildi. Samsun’un Çarşamba Ovası’nda çalışan mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince sağlık taraması gerçekleştirildi. Yaklaşık 150 öğrenciye görme, işitme ve skolyoz taraması yapılırken, çocuklara ağız ve diş sağlığı eğitimi ile birlikte bulaşıcı hastalıklardan korunma, tüberküloz ve akılcı ilaç kullanımı hakkında bilgi aktarıldı. Bu yıl farklı olarak VR gözlükle akciğerlerin çalışma mekanizması üç boyutlu olarak gösterildi. 13 bin kişiye sağlık hizmeti Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, programla ilgili yaptığı açıklamada, "Mevsimlik tarım işçilerimizin çocuklarının sağlıklı gelişimlerini önemsiyoruz. Düzenli olarak görme, işitme ve skolyoz taramalarının yanı sıra eğitimlerle çocuklarımızı bilinçlendiriyoruz. Bu yıl farklı olarak VR gözlük uygulamasıyla akciğerlerin çalışma mekanizmasını üç boyutlu şekilde anlatarak hem öğrenmelerini hem de eğlenmelerini sağladık. 2020 yılından beri düzenli olarak yapılan çalışmalarla 4 bin 600’ü kadın, 213’ü bebek, 92’si gebe olmak üzere yaklaşık 13 bin kişiye sağlık hizmeti verilmiştir" dedi.
Iğdır Üniversitesi’nde üretildi: Cilt kanserine neden olan lekelerde bile etkili
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:58 Iğdır Üniversitesi’nde üretildi: Cilt kanserine neden olan lekelerde bile etkili Iğdır Üniversitesi, Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerinde 1250 rakımlı bölgedeki arılardan elde edilen bal ile cilt sağlığında önemli bir ürüne imza attı. Üniversitenin Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde üretilen ve içerisine zerdeçal ile zeytinyağının da dahil edildiği krem, cilt kanserine neden olan lekelerde dahi etkili olma özelliğiyle dikkat çekiyor. Iğdır Üniversitesi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, Ağrı Dağı florasına özgü bitkilerden katma değeri yüksek ürünler geliştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Üniversitemizin katma değerli ürünler alanında ihtisaslaşması ile beraber biz de tarımsal ve hayvansal ürünlerin bir araya getirilmesi ile katma değeri yüksek kozmetik, endüstriyel, sağlık ve gıda ürünlerine dönüştürülmesini gerçekleştirmekteyiz. Bugün de daha önce üzerine çalıştığımız farklı projelerimizde olduğu gibi bundan da yine hayvansal ve bitkisel ürünlerden yola çıkarak katma değeri yüksek bir leke giderici, doğal leke giderici krem ürettik. Bu kremin ana yapısında sadece Iğdır Üniversitesi’nin 1250 rakamında yetiştiriciliğini yaptığımız arılardan elde ettiğimiz baldan, bal mumundan ve zerdeçal gibi bitkilerin bir araya getirilmesiyle zeytinyağıyla harmanlayarak biz bunu bir katma değerli ürüne dönüştürdük. Gönüllü arkadaşlar üzerinde denemeler yapıldı. Özellikle güneş lekeleri, doğum lekeleri ve işte kansere yol açabilecek birçok lekenin üzerine denendiği ve olumlu etkiler olduğunu gördük. Bu çalışmayı biz biraz daha özenli bir şekilde araştırma çalışması olarak gerçekleştirdik. Bunu tabii ki üniversitemizin bünyesine kazandık. İleriki süreçte bunu daha farklı, daha profesyonel bir şekilde katma değerli ürün olarak üniversite bünyesinde inşallah daha güzel bir şekilde sunmayı hedefliyoruz" dedi.