SAĞLIK
Manisa’daki hastalara mesir macunu dağıtıldı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48:58 Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali coşkusunu hastanelere taşıdı. Festival etkinliklerine katılamayan hastalar ve refakatçileri, belediye ekiplerinin ziyaretiyle geleneksel şifalı mesir macununa kavuştu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Manisa Büyükşehir Belediyesi, hastanede tedavi gördüğü veya refakatçi olduğu için festival alanına gidemeyen vatandaşlardan gelen talepler üzerine harekete geçti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya ulaştırılan, "Hastanede olduğumuz için festivale katılamadık, bizlere de mesir macunu ulaştırabilir misiniz?" talepleri kısa sürede karşılık buldu. Üç büyük hastanede dağıtım yapıldı Başkan Dutlulu’nun talimatıyla Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından organize edilen çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa Şehir Hastanesi ve Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edildi. Ekipler, servisleri tek tek ziyaret ederek hasta ve yakınlarına mesir macunu ikram etti. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Mesir macunu geleneği, toplumun her kesimine hitap eden köklü bir mirastır. Festival heyecanını yerinde yaşayamayan vatandaşlarımızın talebine kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Ekiplerimiz aracılığıyla bu şifalı geleneği hastanelerimize ulaştırdık. Tek dileğimiz, bu kadim mirasın herkese şifa ve moral olmasıdır." Hastanede festival sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, kendilerini unutmayan Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Besim Dutlulu’ya teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Bu anlamlı çalışma, hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de hastaların moral bulmasına katkı sağladı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:00 Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’da bölgedeki veteriner odalarının temsilcileriyle bir araya gelen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin 5’inci Bölge Oda Başkanları Toplantısı Kastamonu’da gerçekleştirildi. Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi2nde gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu, Düzce, Samsun, Çankırı, Ankara, Bartın, Sinop, Bolu, Tokat, Çorum, Zonguldak ve Amasya illerinden veteriner odalarının başkanları katıldı. "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün önemine değinerek, "Gıda ve sağlığın koruyucuları veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş. Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hakları, hayvansal üretim, çevre sağlığı, veteriner halk sağlığı, biyoteknoloji, biyogüvenlik ve tabii ki insan sağlığı sonuçta hizmet eden bir meslek grubu. Hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden meslek grubu dünyada sadece veteriner hekimlerdir. Bugün sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda veteriner hekimliğin farkındalığını ortaya koyma, yaşama ve hayata dair olan hizmetlerini ortaya koymak ve daha ileri noktalarda standartları geliştirilmiş bir veteriner hekimlik uygulamaları günüdür" dedi. Veteriner hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemelere değinen Eroğlu, "Türkiye’de 72 veteriner hekim odamız var. Bütün odalarımız mesleğimizin sorunlarını ve daha ileri noktalara nasıl taşınması gerektiğini gösteren etkinlikler yapıyorlar. 41. Madde gibi çok önemli bir konumuz vardı. Biliyorsunuz üç yıldan beri bir türlü bir sonuca gidilememişti. Geçen ay Tarım Komisyonu’ndan 41. Madde geçti. İnşallah önümüzdeki günlerde de genel kurula gelecek. Tabii bakanlığın konuyu sahiplenmesi, bakanlık eliyle meclise gitmesi önemliydi" dedi. Devlet nezdindeki temsil taleplerini yineleyen Eroğlu, "Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu kararı alındı Kasım ayında. Biz bu kurulda, ülkemizdeki 47 bine yaklaşan veteriner hekimi temsil eden yasal bir kurum olarak yer almamız gerektiğini devletimizin çeşitli makamlarına ilettik. Ayrıca veteriner fakültelerinde bir kontenjan azaltıldı. Çok sevindirici bir durumdu, bunun devam etmesini istiyoruz. Yüzdelik dilim, taban puan uygulaması, son sınıf öğrencilerine ücret verilmesi gibi konuları büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" şekinde konuştu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:40 KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Kanser taramalarında SMS dönemi başladı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:58 Kanser taramalarında SMS dönemi başladı Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, kanser taramalarına katılımı artırmak amacıyla bilgilendirici SMS gönderimlerinin Türkiye genelinde başladığını söyledi. Türkiye genelinde yeni bir uygulama başlatıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından kanser taramalarına katılımı arttırmak amacıyla hedef olan vatandaşlara bilgilendirme amaçlı SMS gönderilmeye başlandı. Konuyla ilgili açıklama yapan Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, kanser taramalarında erkek teşhisin hayat kurtardığını aktardı. "Kanser taramaları tamamen ücretsiz" Yaklaşık 15 milyon vatandaşın kısa mesajlarla bilgilendirileceğini ifade eden Bildirici, "Kanser taramalarında erken teşhis hayat kurtarır. Vatandaşlarımızın bu mesajları dikkate alarak taramalarını yaptırmaları son derece önemlidir. Eskişehir’de de vatandaşlar SMS’leri alarak sağlık kuruluşlarına başvurmaya başladı. Başvurulan bu kanser taramaları tamamen vatandaşlarımıza tamamen ücretsizdir. 40-69 yaş arası kadınların meme kanseri, 30-65 yaş arası kadınların rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklerin kolorektal kanser taramalarına davet ediyoruz. SMS’inizi aldığınızda vakit kaybetmeden Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerimize başvurarak kanser taramalarınızı yaptırabilirsiniz" dedi.
Iğdır Üniversitesi’nde üretildi: Cilt kanserine neden olan lekelerde bile etkili
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:57 Iğdır Üniversitesi’nde üretildi: Cilt kanserine neden olan lekelerde bile etkili Iğdır Üniversitesi, Ağrı Dağı ve Pamuk Dağı eteklerinde 1250 rakımlı bölgede bulunan arılardan elde edilen bal ile cilt sağlığına yönelik önemli bir ürüne imza attı. Üniversitenin Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde üretilen ve içerisine zerdeçal ile zeytinyağının da dahil edildiği krem, cilt kanserine neden olan lekelerde dahi etkili olma özelliğiyle dikkat çekiyor. Iğdır Üniversitesi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi sorumlusu Öğretim Görevlisi Musa Karadağ, Ağrı Dağı florasına özgü bitkilerden katma değeri yüksek ürünler geliştirmeyi amaçladıklarını belirterek, " Üniversitemizin katma değerli ürünler alanında ihtisaslaşması ile beraber biz de tarımsal ve hayvansal ürünlerin bir araya getirilmesi ile katma değeri yüksek kozmetik, endüstriyel, sağlık ve gıda ürünlerine dönüştürülmesini gerçekleştirmekteyiz. Bugün de daha önce üzerine çalıştığımız farklı projelerimizde olduğu gibi bundan da yine hayvansal ve bitkisel ürünlerden yola çıkarak katma değer yüksek bir leke giderici doğal leke giderici bir krem ürettik. Bu kremin ana yapısında özellikle işte bitkisel kökeni mevcut olan sade Iğdır Üniversitesi’nin 1250 rakamında yetiştiriciliğini yaptığımız arılardan elde ettiğimiz baldan, bal mumundan ve zerdeçal gibi bitkilerin bir araya getirilmesiyle zeytinyağıyla harmanlayarak biz bunu bir katma değerli ürüne dönüştürdük. Bu ürün daha önce de biz birçok çalışmamızda da yapmıştık. Gönüllü arkadaşlar üzerine denemeler yapıldı. Özellikle güneş lekeleri, doğum lekeleri ve işte kansere yol açabilecek birçok lekelerin üzerine denendiği ve olumlu etkiler olduğunu gördük. Bu çalışmayı biz biraz daha özenli bir şekilde araştırma çalışması olarak gerçekleştirdik. Bunu tabii ki üniversitemizin bünyesinde kazandık. İleriki süreçte bunu daha farklı, daha profesyonel bir şekilde katma değerli ürün olarak üniversite bünyesinde inşallah daha güzel bir şekilde sunmayı hedefliyoruz" dedi. (SY-NK-Y)
Hamilelerin parfüm ve alkol içeren ürünlerden kaçınması cilt sağlığını koruyor
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:51 Hamilelerin parfüm ve alkol içeren ürünlerden kaçınması cilt sağlığını koruyor Gebelikte güneşten korunmak için tercih edilecek yöntemin anne-bebek sağlığı açısından çok önemli olduğunu belirten Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Gencer, "Güneş kremi seçerken mineral içerikler tercih etmek, parfüm ve alkol içeren ürünlerden kaçınmak gebelikte daha güvenli sonuçlar sağlar" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Gencer, gebelikte güneş ve cilt sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulundu. Gebelikte güneş ve cilt sağlığının, yaz aylarında özellikle dikkat gerektiren konuların başında geldiğine işaret eden Op. Dr. Mehmet Gencer, "Gebeliğin ciltteki hormonal değişikliklerle duyarlılığı artabilir. Bu dönemde güneşe çıkarken ultraviyole (UV) ışınlarına karşı korunmak kilo, tansiyon veya genel sağlık için de önemli bir adımdır. Gebeler için güneş ışınlarına karşı koruyucu önlemler, güvenli cilt bakımı ve yeterli sıvı alımı yaşam konforunu doğrudan etkiler. Bu nedenle gebelikte güneş kremi seçimi, giyilecek koruyucu kıyafetler ve gölgelik alanlarda zaman geçirme gibi basit alışkanlıklar büyük fark oluşturur" diye konuştu. Güneşe maruz kalmanın gebelikte ciltte oluşabilecek lekelenme, güneş yanıkları ve aşırı kuruluk gibi sorunları tetikleyebileceğini belirten Op. Dr. Mehmet Gencer, anne adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: "Güneş kremi seçerken yüksek SPF’den daha çok fiziksel filtreler (mineral içerikler) tercih etmek, parfüm ve alkol içeren ürünlerden kaçınmak gebelikte daha güvenli sonuçlar sağlar. Ayrıca sıvı tüketimi ve dengeli beslenmenin cilt sağlığına katkısı da unutulmamalı. Güneşli günlerde hidrasyonu korumak cilt elastikiyetini destekler ve dehidrasyonu önler. Gebelikte güneşle olan ilişkinin doğru yönetimi hem anne adayının konforunu artırır hem de anne - bebek sağlığı açısından uzun vadeli faydalar sağlar. Bu basit adımlar, yaz aylarında cilt sağlığını korumanın yanında gebeliğin getirdiği özel ihtiyaçları da karşılar"
Uzmanı açıkladı: "Prostat büyümesinde tedaviden korkmayın"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:44 Uzmanı açıkladı: "Prostat büyümesinde tedaviden korkmayın" İdrar kesesinin altına yerleşmiş kestane büyüklüğünde erkek salgı bezi olan prostatın 40-50 yaş sonrası erkeklerde, bazı sorunlara neden olabildiğini ifade eden Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökçe, prostat büyümesinin tedavi edilebildiğini söyledi. Prostatın büyümesiyle zayıf idrar yapma, gece idrara kalkma, sık idrara çıkma, idrarı kesik kesik yapma, idrar yapmada bekleme, idrarı tam boşaltamama gibi sorunlar meydana geldiğini kaydeden Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "İdrar çok zayıfsa, hastanın şikayetleri çoksa, hastaya sonda konmuşsa, idrar kesesi tam boşaltılamıyorsa, ilaçlara rağmen düzelmiyorsa ameliyat yapılması gerekebilir. Prostat ameliyatında amaç, sonradan büyüyen adenom denilen dokunun çıkarılmasıdır" dedi. Çeşitli yöntemlerle tedavi yapılıyor Prostat büyümesinde çeşitli yöntemlerle tedaviler yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "TUR ameliyatı bu durumlarda uygulanır. Bu yöntemde hastaya genel veya spinal anestezi verildikten sonra prostat dokusunun idrar yolundan rezektoskop denilen özel bir alet ile girilerek parça parça kesilerek dışarı alınır. Plazmakinetik, Greenlight kullanılan diğer yöntemlerdir. Green Light prostat ameliyatı, bir lazer tedavisidir. Bu yöntemle büyüyen prostat bezi buharlaştırılır. Her yöntemin uygun olduğu vakalar vardır. Uygun hastaya doğru yöntemi uygulamak hastanın konforunu artırmaktadır. Hastanın şikayetleri, prostatın büyüklüğü ve hasta talepleri hangi yöntem ile ameliyatı gerçekleştireceğimiz konusunda bize yol gösteriyor" dedi. "HOLEP de uygulanabilir" HOLEP ile de tedavinin yapıldığını ve bunun prostatın lazer ile çıkarılması olduğunu ileten Prof. Dr. Gökhan Gökçe, "HOLEP ameliyatı, kalp akciğer hastalığı olanlara da yapılabilir. Bu tür operasyonlarda erkekler, cinselliğin etkileneceğini düşünebilir ama meni kanallarına hiçbir zarar verilmediği için, meni gelmeye devam eder ve tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olunabilir" şeklinde konuştu.
Tedavi edilmeyen inmemiş testis ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:55 Tedavi edilmeyen inmemiş testis ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mustafa Yücel, çocukluk çağında tedavi edilmeyen inmemiş testis sorununun ileriki dönemde kısırlık başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa neden olabileceğini söyledi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mustafa Yücel, inmemiş testis hakkında önemli bilgiler vererek, ailelere uyarılarda bulundu. Testislerin erkek üreme sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Dr. Mustafa Yücel, inmemiş testis sorununun çocukluk döneminde sık karşılaşılan bir hastalık olduğunu ifade etti. Dr. Yücel, "Testisler, erkeklerde sperm ve cinsiyet hormonu üretimini sağlayan, skrotum (torba) içerisinde yer alan organlardır. Normalde anne karnındaki gelişim sürecinde testisler, karın içinde oluşur ve doğuma kadar torbaya iner. Ancak bu iniş sürecinde yaşanan herhangi bir aksaklık, inmemiş testis problemine yol açabilir" dedi. İnmemiş testisin testislerin skrotumda bulunmaması ya da farklı bir bölgede ele gelmesiyle tespit edildiğini belirten Dr. Yücel, çocuk doktorunun muayenesi sırasında bu durumun fark edilebileceğini ancak kesin tanının çocuk cerrahisi uzmanı tarafından konulması gerektiğini vurgulayarak, "Fizik muayene ile testisin yerini kolaylıkla belirleyebiliyoruz. Eğer testis, kasık bölgesinde ya da karın içinde yer alıyorsa ilk 6 ay boyunca anneden geçen hormonların etkisiyle kendiliğinden inmesini bekliyoruz. Ancak 6 ayı geçmesine rağmen testis hâlâ inmemişse, genellikle 6 ile 12 ay arasında cerrahi müdahale ile testisin torbaya indirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Tedavi gecikirse ne olur? İnmemiş testis tedavisinin gecikmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Dr. Mustafa Yücel, bu durumun ilerleyen yaşlarda kısırlık, testis torsiyonu (burkulma), travma riski ve testis kanseri gibi komplikasyonlara neden olabileceğini belirtti. Yücel, "Aileler, çocuklarının düzenli sağlık kontrollerini aksatmamalı. Özellikle erkek çocuklarda testislerin yerinde olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli. Erken dönemde yapılan muayene ve gerektiğinde cerrahi müdahale ile çocukların ileride karşılaşabileceği pek çok sağlık sorununun önüne geçmek mümkündür" ifadelerini kullandı.
Saruhanlı Devlet Hastanesi için ihale tarihi belli oldu
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:50 Saruhanlı Devlet Hastanesi için ihale tarihi belli oldu AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Saruhanlı Devlet Hastanesi için 8 Eylül’de ihalenin gerçekleştirileceğini söyledi. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Sağlık Bakanlığı tarafından Manisa’nın Saruhanlı ilçesine yapılacak olan 50 yataklı yeni devlet hastanesinin ihale tarihinin belli olduğunu bildirdi. Baybatur, "Ankara’da Sağlık Bakanlığımız tarafından yapılacak olan ihale, 8 Eylül’de açık ihale usulü ile gerçekleştirilecek. Manisa’mıza ve Saruhanlımıza hayırlı olsun" dedi. İlçeye yapılacak 50 yataklı devlet hastanesinin toplam inşaat alanı 14 bin 413 metrekareden oluşacak ve bodrum kat, zemin kat ile 3 katlı betonarme yapı olarak inşa edilecek. İhale ve yer teslimin ardından yüklenici firmaya işin tamamlanması için 450 gün süre tanınacak. Baybatur, yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı; "Manisa’mızın her köşesine modern ve nitelikli sağlık hizmetlerini ulaştırmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Saruhanlı ilçemize kazandırılacak 50 yataklı devlet hastanesi, hemşerilerimizin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak ve ilçemize önemli bir değer katacak. Bu yatırım, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, güçlü sağlık altyapısı hedefimizin bir parçasıdır. İnşallah en kısa sürede tamamlanarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulacaktır." Manisa genelinde devam eden yatırımlarla sağlık altyapısının güçlendiğini vurgulayan Baybatur, şehrin sağlık hizmetlerinde bölgeye örnek bir konuma taşınacağını da sözlerine ekledi.
Okul öncesi dönemde dijital detoks uyarısı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:49 Okul öncesi dönemde dijital detoks uyarısı Okullar açılmadan önce çocuklarda ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini belirten Psikolog Ozan Yazıcı, "Ekran yerine masal okuma, resim yapma, bloklarla oynama, bahçede keşif oyunları ya da ailecek masa oyunları gibi aktiviteler çocukların hayal gücünü ve odaklanma becerisini güçlendiriyor" dedi. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ailelere dijital detoks çağrısı yapan Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Psikoloji Kliniği’nnde görevli Psikolog Ozan Yazıcı, tablet, telefon ve televizyon gibi ekranlara uzun süre maruz kalmanın çocuklarda dikkat süresinin kısalmasına, uyku düzeninin bozulmasına ve sosyal becerilerin gelişmesinde gecikmeye yol açabileceğini söyledi. Yazıcı, araştırmaların ekran karşısında fazla zaman geçiren çocukların oyun kurma ve akran ilişkilerinde daha fazla zorluk yaşadığını ortaya koyduğunu vurguladı. "Günlük rutine hareket ve üretici etkinlikler eklenmeli" Çocukların dikkat ve öğrenme becerilerinin gelişebilmesi için günlük rutinlerinde ekran yerine üretici etkinliklere yer verilmesi gerektiğini ifade eden Yazıcı, "Masal okuma, resim yapma, bahçede keşif oyunları ya da aile etkinlikleri çocuğun gelişimine katkı sağlar. Özellikle okul öncesi yaş grubunda ekranın yalnızca sınırlı süreyle ve ebeveyn eşliğinde kullanılmasının gelişim açısından daha sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu. "Ekran yerine aile alışkanlıkları geliştirilmeli" Yemek saatlerinde telefon ve tabletlerin kaldırılması, uyumadan önce ekrana bakılmaması ve ebeveynlerin kendi kullanım sürelerini azaltarak çocuklara örnek olmaları gerektiğini belirten Yazıcı, "Bu küçük değişiklikler çocukların dikkatini toplamasına, öğrenme ortamından keyif almasına ve okula uyum sürecini kolaylaştırır" dedi. Yaş gruplarına göre ekran süresi önerileri Yazıcı, ekran kullanımına ilişkin yaş gruplarına göre şu önerilerde bulundu: "2–5 yaş (okul öncesi): Günlük en fazla 1 saat, tercihen 30 dakika ekran süresi. Haftada en az 2 gün ekransız gün. Yemek ve uyku öncesinde tam ekran yasağı. 6–12 yaş (ilkokul): Eğitim dışı kullanım için günlük en fazla 1 saat. Hafta içi ekranın minimumda tutulması, hafta sonu ekransız aile etkinlikleri. 13–18 yaş (ergenlik): Eğitim dışı kullanım günlük en fazla 2 saat. Günlük 1–2 saatlik ekransız zaman dilimleri, ayda bir ekransız hafta sonu. Sosyal medya kullanımında ebeveyn kontrolü öneriliyor." "Dijital detoks süresi yaş küçüldükçe daha uzun olmalı" diyen Yazıcı, küçük yaşlardaki çocukların ekranın olumsuz etkilerinden daha hızlı etkilendiğini, büyük yaşlarda ise tamamen yasaklamak yerine süreyi yönetmek ve bilinçli kullanım alışkanlığı kazandırmanın daha etkili olduğunu vurguladı.
Beyoğlu’nda kanser hastalarına ücretsiz konaklama desteği
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:18 Beyoğlu’nda kanser hastalarına ücretsiz konaklama desteği Türk Kanser Derneği, İstanbul dışından tedaviye gelen kanser hastaları ve refakatçilerine ücretsiz konaklama desteği sunuyor. Hastalar, tedavi sürecinde burada kalabiliyor ve tüm ihtiyaçları karşılanıyor. Türk Kanser Derneği, İstanbul dışından tedavi için gelen maddi imkanı kısıtlı kanser hastaları ve refakatçilerine ücretsiz konaklama desteği sağlıyor. Derneğin Beyoğlu’nda hayata geçirdiği ’Mucizevi Konaklama’ ve ’Yaşam Merkezi’’nde 50 oda ve 100 kişilik kapasiteyle hizmet veriliyor. Hastalara ve refakatçilerine 7 gün 24 saat yemek, psikolojik destek ve atölye imkanı sunuluyor. 1964’ten bu yana milyonlarca hastaya ücretsiz hizmet veren derneğin merkezinin tüm masrafları bağışlarla karşılanıyor. "Hastalar tedavi süresince hiçbir masraf yapmıyor" Anadolu’da birçok kanser hastasının tedaviyi reddettiğini söyleyen Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, "Anadolu’da kanser hastalığına yakalanan çoğu insanın tedaviyi reddettiğini gördük. Çünkü büyük onkoloji hastaneleri, tüm dünyada olduğu gibi büyük şehirlerimizde var. Ancak yatalak hastalık olmadığı için kemoterapiden sonra bağışıklık sistemi çok düşüyor. İnsanlar kalacak yer bulamıyor. Çoğunun sokaklarda, otobüs duraklarında yattıklarını biliyoruz. Bu şekilde yapılan tedavi işe yaramıyor. Bunun için çok uğraştık. Bir farkındalık olsun dedik. Onun için buraya mucize evi dedik. Aslında kanser hastası bakım konaklama merkezleri burası. Diyetisyenleri, yemekhaneleri, psikologlarıyla kendi özel odalarıyla, refakatçileri, çocuk oyun odaları ve çocuk sınıfları gibi tam teşekküllü bir kanser hasta bakım konaklama merkezi. Geçen sene yedi bin yataklama yapmışız. Bu çok önemli. İnsanlar tedavi boyunca bir iki sene kalabilirler. Hiçbir şeye para harcamak zorunda değiller. Burada en güzel şekilde üç öğün yemekleri, sıcak suları, oturma alanları ve moralleriyle beraber tedavi süreçlerindeki en büyük yan destek bu mucize evleri oluyor" diye konuştu. "Babamın vasiyetini yerine getirdim" Babasının pankreas kanserinden vefat ederken sadece burayı emanet ettiğini söyleyen Duruman, "Benim babam Türk Kanser Derneği’nin başkanıydı. Ben de bir iş adamı olarak babama yardım ediyordum. Ancak babam pankreas kanserinden vefat ederken, sana bir tek burayı emanet ediyorum dedi. Buradan ayrılmak yok. Ve tabii o vasiyeti yerine getirdim. Zor işmiş. Bilemedim aslında. Ondan sonra da ben işi gücü bıraktım. Bir aşka dönüştü. Allah’a bin şükür 60 yaşındayım. Bugünlere kadar güzel bir şekilde geldim. Benim de memleketime bir şey vermem lazım. Tam gaz babamın yolunda devam ettim" ifadelerini kullandı. "Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun" ’’Kanser artık kronik bir hastalık, yeter ki erken teşhis edilsin’’ diyen Duruman, "Tarama çok önemli. Kanser hastalığı artık kronik bir hastalık. Yeter ki erken teşhis edilsin. Türk Kanser Derneği bu farkındalığı yapıyor ve aynı zamanda da nerede olursanız olun evinize en yakın yerde bu taramayı size yaptırıyoruz. Ulaşın diye, elimizden geleni yapıyoruz. Meme kanseri ve prostat kanseri en çok görülen hastalıklardır. Kanserden korkmayın. Geç kalmaktan korkun" dedi. "Buraya gelene kadar ben ne yapacağımı bilmiyordum" "Burası gibi bir yerin Türkiye’nin her yerinde olmasını diliyorum" diyen Seyfi Kaba ise, "Prostat kanseriyim. Buraya gelene kadar ben ne yapacağımı bilmiyordum. Buraya geldikten sonra psikolojik olarak tedavi oldum. Aklımda hiçbir olumsuz soru ve karamsarlık kalmadı. Burası gibi bir yerin Türkiye’nin her yerinde olmasını diliyorum" diye konuştu.
Niğde’de ilk defa anjiyo ile kalp deliği operasyonu yapıldı
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:18 Niğde’de ilk defa anjiyo ile kalp deliği operasyonu yapıldı Niğde’de nefes darlığı şikayetiyle başvurduğu Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalbinde doğuştan delik olduğu tespit edilen 14 yaşındaki Sami Atız, ilde ilk defa yapılan anjiyo ile kalp deliği operasyonu ile sağlığına kavuştu. Niğde’de ilk kez anjiyografi yöntemiyle ameliyatsız olarak gerçekleştirilen ’atriyal septal defekt kapatma’ işlemi, hem hastane hem de şehir için önemli bir gelişme oldu. Yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dursun Muhammed Dr. Özdemir, "Sami bize nefes darlığı şikayetiyle gelmişti. Yaptığımız değerlendirmede kalbin kulakçıkları arasında bir delik tespit ettik. Bu delik, sağ kalp boşluklarında genişlemeye neden olur. ASD tedavisinde kapalı yöntem dediğimiz anjiyografi ile kasıktan girilerek yapılan işlemler günümüzde rutin olarak uygulanmaktadır. Yaklaşık 2 santimetrelik deliği, ucu şemsiyeli özel bir cihaz yardımıyla kapattık. İşlem 40-60 dakika sürdü ve herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu anda kontrolleri de gayet iyi gidiyor. Taburcu edip ayaktan takiplerine başlayacağız" ifadelerini kullandı. Daha önce bu işlem için sevk edilen hastaların artık kentte tedavi edilebildiğini söyleyen hastane başhekimi Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor ise, "Ağustos ayı itibarıyla ilk çocuk kardiyoloğumuz hastanemize atandı. Hocamız zorlu bir eğitim sürecinin ardından göreve başlayarak, çocuk hastalarımıza anjiyo girişimlerini başlatmıştır. Daha da önemlisi doğuştan olan atriyal septal defekt adlı kalp hastalığını anjiyo yöntemiyle başarılı bir şekilde tedavi etmiştir. Hastamıza geçmiş olsun diliyor, hocamıza şehrimiz ve hastanemiz adına teşekkür ediyorum" dedi. Sağlığına kavuşan Sami Atız ise yaşadığı süreci, "Kalbim ağrıyordu, nefes alamıyordum. Dursun Hocam’a geldik. Ameliyat oldum ve şu an çok iyiyim. Çok teşekkür ediyorum" sözleriyle anlattı.