POLİTİKA - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 19:09

Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"

A
A
A
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir" dedi.

 

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında konuştu. MTTB’nin sıradan bir teşkilat olmadığını ifade eden Bakan Gürlek, Birliğin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yetişen kadroların Türkiye’nin geleceğine yön verdiğini belirtti. Türkiye’nin yakın tarihine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden oluşturulan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir" dedi.

"Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar"

Milletin siyasetin tüm ayarlarını bozan odaklara karşı her defasında kararlı durduğunu ifade eden Bakan Gürlek, 1960 darbesinin Türkiye’de vesayet düzeninin kurumsallaşmasının başlangıcı olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980 darbesi siyasetin askıya alındığını, milletin iradesinin yok sayıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, darbelerin sadece milli iradeye pranga vurmadığını toplumun hafızasını da tahrip ettiğini söyledi. Bakan Gürlek şöyle konuştu:

"Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder."

Vesayet zincirinin en sinsi halkalarından birinin 28 Şubat 1997 süreci olduğunu belirten Bakan Gürlek, cuntacıların "28 Şubat bin yıl sürecek" sözünün Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir leke olduğunu ifade etti. 1990’lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesinin azmine şahit olunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünden yeşermeye başlıyor. İstanbul’da başlayan o yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değildir. O gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. ’Sessiz çoğunluğun sesiyiz’ haykırışıdır" diye konuştu.

2002 yılında ülkenin düştüğü zor durumda AK Parti’nin milletin engin öngörüsüyle iktidara geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Konuştuklarımız siyasal tarihimiz için çok kolay anlatılıyor gibi gözükse de aslında o dönemleri yaşayanlar bunun ne kadar zor bir mücadele olduğunu o dönemin karanlık yapılarının ne kadar kindar ve zalim olduklarını bilirler. Bu cesaret ve gönül mücadelesi, bu millet aşkı birçok evde, birçok ailede, birçok bireyde gözyaşının umutlara karıştığı o kutlu millet iradesinin var olma savaşıdır" şeklinde konuştu.

"Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir"

Tehditlerin bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade eden Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "biz bu yola kefenimizle çıktık" sözünün öyle klişe bir siyasi cümle olmadığını vurguladı. 27 Nisan "E-muhtıra"sı ve Gezi Kalkışmasının milletin feraseti ile aşıldığını belirten Bakan Gürlek, gençleri "su uyur, düşman uyumaz" diyerek Türkiye düşmanlarına karşı uyardı. Türkiye düşmanı ülkelerin istihbarat aparatlarından biri olan FETÖ’nün devreye sokulmasıyla 17-25 Aralık darbesiyle Türkiye’nin çok ciddi bir çalkantılı döneme itildiğini söyleyen Bakan Gürlek şöyle devam etti:

"İşte bugün üzerine düştüğümüz ve siyaset okullarına okutulacak ana başlığın altını çizili olarak belirtmek isterim ki senkronize tuzakları, kumpasları ve vesayet argümanlarını görüyorsunuz. Milletin desteğini arkasına alan, yıllara varan mücadelesinin milletin gönlünü koşulsuz ve karşılıksız bağdaştıran Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın azmi, kararlılığı ve en güzel örneği olarak tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır. Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir."

15 Temmuz darbe girişiminin Türk siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bu caniler 251 insanımızı şehit etmiş, yüzlerce vatandaşımızı yaralamış, onlarca kurumumuzu zayi etmiş, ihanet unsurları olarak bu ülkenin en kötü anılacak ve tarihin çöplüğüne atılacak yapıdır. Bu hain darbe girişiminin ekonomimize verdiği zararı boyutlarında hesap edilemeyecek kadar çoktur" dedi.

"Türkiye’nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti"

Türkiye’de milletin rızası hilafına hiçbir düzen inşa edilemeyeceğini belirten Bakan Gürlek şöyle konuştu:

"Siyasette muktedir olamıyorsanız ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir. İşte Türkiye’nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti. Türkiye’nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir. Artık uluslararası sistem sadece Doğu - Batı ekseniyle açıklanmayacak kadar katmanlı, girift ilişki merkezleriyle çok aktörlü bir yapıya dönüşmüştür. Gücün kaynağı sadece askeri kapasite değil, savunma sanayi, enerji hatları, ticaret yolları, lojistik merkezler, stratejik geçiş noktaları, güçlü demokratik ortam ve güçlü hukuk devleti yapılanmalarıyla mümkündür. Türkiye bütün bu özelliklere sahip olduğunun farkına varıp yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için en hızlı şekilde hareket etmektedir. İşte bu yeni denklemde Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale eden halen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir. Türkiye artık bulunduğu coğrafyayla tanımlanan küresel ölçekte her yönüyle stratejik akıl üreten bir aktördür. Türkiye artık yön verilen değil, yön tayin eden, dengeye tabi olan değil, denge kuran bir ülkedir ve bu Türkiye’nin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır."

"Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır"

Orta Doğu’da sıkça kullanılan "Masada değilseniz, menüde olursunuz" sözünü hatırlatan Bakan Gürlek, "Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır. Ancak şu hususu unutmamak gerekir. Şer ittifakları asla uymaz. Bugün Gazze’de yaşananlar yakın coğrafyamızın zulüm düzeni ve küresel hesapları bize şunu göstermektedir. Güçlü olmayanın adaleti olmaz" diye konuştu.

"Güçlü olmayanın sözü dinlenmez" diyen Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin sadece Türkiye için değil, mazlum coğrafyalar için de bir teminat olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, gelecek dönemde yarının Türkiye’sini şekillendirecek meselelere ilişkin iki büyük hedefi olduğunu belirterek, "Birincisi terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye idealidir" ifadesini kullandı.

Terörün yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokrasiyi ve kalkınmayı tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu belirten Bakan Gürlek, bu alanda kararlı mücadelenin süreceğini vurguladı. Bakan Gürlek, "Terör bir ülke için bir ülkenin canına kasteden bir tehdit değildir aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan, hukuk vesayetini baskı altına almayı hedefleyen ve siyasi hayatımız üzerinde kurulacak vesayetlere zemin hazırlayan çok büyük bir tehdittir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda güçlü hukuk devleti, sağlam demokrasi ve sürdürülebilir bir kalkınmanın ön şartıdır." dedi.

"Yeni bir anayasa zorunluluktur"

Bakan Gürlek cuntacı anlayışa atıfta bulunan, onun izlerini taşıyan 1982 Anayasası’nın artık gündemden çıkarılıp çağa ve geleceğe yol gösteren yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur" şeklinde konuştu.

Gençlere geçmişi satır satır okuma tavsiyesinde bulunan Bakan Gürlek, "Tarihini bilmeyen gençlik geleceğini kuramaz. Atalarının fedakarlıklarını bizlere emanet ettikleri bu kutsal toprakların anlamını idrak edemeyen bir gençlik güncel ve anlamsız gündemlerle yok olup gider. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak gençlerimizin karşılaşacağı tüm tehditlere karşı tedbirlerimizi alıyor, onları zihnen ve bedenen zehirlenen her türlü fitne odaklarına karşı kararlılıkla mücadeleye adalet sistemimizin demir yumruğunu onların üzerine vurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.

Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarı’ya, 26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman’a ve programda emeği geçen herkese teşekkür eden Bakan Gürlek, gençlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı’nın da birer konuşma yaptığı programa, Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Yaşar Karayel, milletvekilleri, vali yardımcıları, hakimler ve öğrenciler katıldı.

Furkan Doğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe’de 6 değişiklik Fenerbahçe, son oynanan Galatasaray derbisi 11’ine göre Başakşehir maçına 6 değişiklik ile çıktı. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Fenerbahçe, evinde RAMS Başakşehir ile karşılaşıyor. Sarı-lacivertlilerde, geçtiğimiz hafta Galatasaray ile oynanan derbide mücadele eden 11’den 6 değişikliğe gidildi. Teknik Sorumlu Zeki Murat Göle yönetimindeki takımda kırmızı kart cezalısı Ederson’un yerine kalede Mert Günok görev aldı. Milan Skriniar, Archie Brown, Matteo Guendouzi, Dorgeles Nene ve Sidiki Cherif’in yerine Çağlar Söyüncü, Levent Mercan, İsmail Yüksek, Fred ve Anthony Musaba şans buldu. Fenerbahçe’nin 11’i Fenerbahçe mücadeleye; Mert Günok, Nelson Semedo, Çağlar Söyüncü, Jayden Oosterwolde, Levent Mercan, N’Golo Kante, İsmail Yüksek, Fred, Musaba, Kerem Aktürkoğlu ve Talisca 11’i ile başladı. Sarı-lacivertlerde Tarık Çetin, Engin Can Biterge, Edson Alvarez, Yiğit Efe Demir, Milan Skriniar, Kamil Efe Üregen, Marco Asensio, Oğuz Aydın, Sidiki Cherif ve Alaettin Ekici ise yedek bekledi. Takımın başında Zeki Murat Göle çıktı Fenerbahçe’de Teknik Direktör Domenico Tedesco ile yolların ayrılmasından sonra kalan geçici olarak göreve getirilen Yardımcı Antrenör Zeki Murat Göle, turuncu-lacivertlilere karşı takımının başında maça çıktı. Göle bu sezon Gençlerbirliği, Antalyaspor ve Fatih Karagümrük maçlarından sonra 4. kez saha kenarında yer aldı. Sarı-lacivertlilerde 5 eksik Derbide kırmızı kart gören Ederson ile birlikte sarı kart cezalıları Archie Brown, Matteo Guendouzi ve Mert Müldür kadroda yer almadı. Sakatlığı bulunan Dorgeles Nene de Başakşehir maç kadrosuna alınmadı. Eldiven Mert Günok’ta Fenerbahçe’de deneyimli kaleci Mert Günok, Başakşehir karşısında kaleyi devraldı. Ara transfer döneminde takıma katılan Mert, ilk kez 13 Mart tarihinde Fatih Karagümrük mücadelesinde 11’de başlarken, geçtiğimiz hafta da Ederson’un kırmızı kart görmesi sonrası 65. dakikada oyuna dahil oldu. Mert Günok, Ziraat Türkiye Kupası’nda da 3 maçta 90 dakika kaleyi korudu. 37 yaşındaki kaleci, Beşiktaş formasıyla da bu sezon 8 maçta sahaya çıktı. Alvarez, 11 maç sonra kadroda Fenerbahçe’nin Meksikalı orta sahası Edson Alvarez, sakatlığını atlatarak takıma döndü. Kupada oynanan Erzurumspor FK maçının ardından sakatlanan ve sonraki süreçte ameliyat olan Alvarez, ligde 11 maç sonra kadroya girdi. Alvarez, bu sezon ligde 10’u ilk 11 olmak üzere maçta forma giydi. 18 yaş altı taraftarlara ücretsiz bilet Fenerbahçe’nin Başakşehir ile oynadığı karşılaşma öncesinde kulüp yönetimi tarafından 18 yaş altı taraftarlara yönelik ücretsiz bilet tanımlaması yapıldı. Kanarya, bu sezon lig ve Avrupa kupalarında oynadığı tüm maçları dolu tribünlere oynarken, şampiyonluk iddiasının azalması nedeniyle bugün tribünler yarı yarıya boş kaldı.
Kırklareli Kırklareli’nde fırtına ve kuvvetli rüzgar uyarısı: Rüzgar 80 km hıza çıkacak Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi, Kırklareli için kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısında bulundu. Yapılan son meteorolojik değerlendirmelere göre, Kırklareli genelinde ve özellikle Karadeniz’e kıyısı bulunan Demirköy ile Vize ilçelerinin sahil kesimlerinde kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor. Meteoroloji verilerine göre rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde, 50 ila 75 kilometre/saat hızla fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Söz konusu fırtınanın 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 00.00’da başlayarak 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 09.00’a kadar denizlerde ve kıyı kesimlerinde etkili olacağı tahmin ediliyor. Öte yandan Meteoroloji tarafından yapılan ikinci uyarıda ise Kırklareli il genelinde kuvvetli rüzgâr ve yer yer fırtına beklendiği bildirildi. Buna göre rüzgarın 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 12.00 ile 23.59 arasında, kuzey ve kuzeydoğu yönlerden 50 ila 70 kilometre/saat, yer yer ise 80 kilometre/saat hızlara ulaşabileceği öngörülüyor. Yetkililer, kuvvetli rüzgar ve fırtına nedeniyle ulaşımda aksamalar, çatı uçması, ağaç ve elektrik direklerinin devrilmesi gibi olumsuzlukların yaşanabileceğine dikkat çekti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıda özellikle sahil kesimlerinde yaşayan vatandaşlar, balıkçılar ve denize açılmayı planlayanların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği vurgulandı. Ayrıca vatandaşların güncel meteorolojik uyarıları takip ederek oluşabilecek olumsuzluklara karşı gerekli önlemleri almaları istendi.