Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Maltepe’de ormanda erkek cesedi bulundu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
SAĞLIK
Aydın Devlet Hastanesi’nin taşınma takvimi belirlendi
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:16:53
Aydın Devlet Hastanesi Erişkin Acil Servisi "9 Mayıs 2026 Cumartesi günü" Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesine taşınarak hasta kabulüne başlayacak. Hastanenin diğer tüm birimleri ise "11 Mayıs 2026 Pazartesi günü" itibarıyla yeni yerinde hizmet sunacak. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Aydın’da sağlık hizmetlerinin daha modern ve entegre bir yapıya kavuşmasını sağlayacak taşınma sürecinde önemli bir aşamaya gelindi. İl Sağlık Müdürümüz Dr. Eser Şenkul başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Aydın Devlet Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesine taşınma sürecine ilişkin son değerlendirmeler yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü hizmet başkanları ve başkan yardımcılarının yanı sıra Aydın Şehir Hastanesi, Aydın Devlet Hastanesi ve Atatürk Devlet Hastanesi yöneticilerinin katıldığı toplantıda; taşınma sürecinin planlı, güvenli ve kesintisiz şekilde yürütülmesine yönelik hazırlıklar ele alındı. Toplantıda özellikle; acil sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramadan sürdürülmesi, hasta sevk süreçlerinin etkin yönetimi ve yoğun bakım ünitelerinin taşınma planı öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Ayrıca vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminde herhangi bir aksama yaşanmaması için bilgilendirme ve yönlendirme süreçlerinin titizlikle yürütülmesi kararlaştırıldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda taşınma takvimi de netlik kazandı. Buna göre, Aydın Devlet Hastanesi Erişkin Acil Servisi "9 Mayıs 2026 Cumartesi günü" Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesine taşınarak hasta kabulüne başlayacak. Hastanenin diğer tüm birimleri ise "11 Mayıs 2026 Pazartesi günü" itibarıyla yeni yerinde hizmet sunacak. İl Sağlık Müdürümüz; Sağlık hizmetlerinde kalite ve erişilebilirliği artırması hedeflenen taşınma sürecinin, planlanan takvim doğrultusunda sorunsuz şekilde tamamlanması için çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade etti" denildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:58
Önce bebeğini doğurdu sonra eşine can oldu: "Böbreğimi verdim, kalbim bile olsa veririm"
İstanbul’da yaşayan 38 yaşındaki Mehmet Şah Çelik, eşinin bebeklerini sağlıkla dünyaya getirmesinin ardından kendisine verdiği böbrekle yaşama tutundu. Nakil sonrası hayatlarına mutlulukla devam ettiklerini söyleyen, eşine böbreğini veren Zozan Çelik, "Nakil gerçekleştiğinde 4 aylık bebeğim vardı, hamilelikte vereyim dedim, o kadar istiyordum. Kalbim bile olsa veririm, sessiz kalmayalım, duyarlı olalım" dedi. Böbrek sağlığını korumak için günde 1,5-2 litre su içmek, tuz tüketimi ve işlenmiş gıdalardan kaçınmanın önemine dikkat çeken uzmanlar, düzenli egzersiz, bilinçsiz ilaç kullanımından uzak durmanın böbrek hasarı riskini azalttığını belirtiyor. Böbrek rahatsızlığının nakle kadar giden bir sürece uzanabildiğini ifade eden Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Nefroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Berna Yelken, Klinik Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Gülay Yılmaz, Doç. Dr. Sibel Gülçiçek de önemli uyarılarda bulundu. Nakille yaşama tutunan hastalarından bahseden uzmanlar, İstanbul’da yaşayan 38 yaşındaki Mehmet Şah Çelik’e doğumunun ardından 2024 yılında 33 yaşındaki eşi Zozan Çelik’ten, 60 yaşındaki Olgun Erol’a ise aynı yıl kadavradan nakil yapıldığı aktardı. Uzmanlar, nakil sonrası sürecin bitmediğini söylerken naklin sadece yapılan kişiyi değil birçok kişinin hayatını etkilediğini de belirtti. "Altın standart tedavimiz; böbrek nakli" ‘Kronik böbrek yetmezliği çok geniş spektrumda bir hastalık’ diyen Doç. Dr. Gülay Yılmaz, "Hipertansiyon, genetik hastalıklar, kullanılan ilaçlara bağlı gelişen böbrek yetmezliği tabloları. Tüm dünyada ve ülkemizde en önemli sebebi; diyabet hastalığı. Akut böbrek yetmezliğinin çok çeşitli sebepleri var. En önemlilerinden biri; vücudun susuz kalması, enfeksiyonlar, ishaller, kullanılan böbreğe zarar verebilecek ilaçlar. Böbrek naklinin yapılabilmesi için hastaya kronik böbrek yetmezliği ve son dönem böbrek yetmezliği tanısını koymak gerekir, evreleri var. 5’inci evre dediğimizde artık böbreği yüzde 15’in altında çalışıyor. Hasta yeterli idrar çıkaramıyor, vücuttaki toksinleri uzaklaştıramıyor, kansızlık meydana geliyor, kemik yıkımları olmaya başlıyor artık böbreğin yerine bir tedavi koymamız gerekiyor. 3 çeşit tedavimiz var; hemodiyaliz, periton diyalizi, 3’üncüsü ise altın standart tedavimiz; böbrek nakli. 2 çeşit nakil var; kadavradan ve canlıdan nakil" dedi. "Eşinin doğum yapmasının ardından böbrek naklini gerçekleştirdik" Mehmet Şah Çelik’in nakil sürecine ilişkin konuşan Doç. Dr. Gülay Yılmaz, "Çok genç bir hasta, yaklaşık 5 yıl önce kronik böbrek yetmezliği tanısı almış. Tanı alındığında bile böbrek fonksiyonları çok düşük, evre 4’teyken ilk defa nefrologa geliyor. Bana geldiğinde çok çeşitli ilaçlar kullanıyor, halsizlik, yorgunluk, zaman zaman ödem, nefes darlığı gibi yavaş yavaş son dönem böbrek yetmezliği belirtileri de iyice oturmuştu. Bir an önce nakil olması gerekiyordu. Yakınlarıyla görüştü, hamile olan eşinin böbrek vericisi olabileceğini öğrendik. Eğer diyalize girmeden nakil yaparsak sonuçlarımız çok daha iyi, bu yüzden çok sıkı takip ettik, eşinin doğum yapmasını bekledik. Anne, 4 ayın sonunda artık bebeğini emzirmeyeceğini söyledi. Eşini donör olarak kullandık. 1,5 yıl oldu, her şey çok iyi gidiyor. Hastanın uyumu, ilaçlarını düzenli kullanması, diyetine dikkat etmesi çok önemli. ‘Nakil oldum, hastalığım bitti, artık başıma hiçbir şey gelmez’ demek değil çünkü bir insanın vücuduna başka bir insana ait bir dokuyu naklediyorsunuz. Tüm halkımızı bilinçli ve duyarlı olmaya ve kadavradan bağış için ellerinden ne geliyorsa yapmaya davet ediyorum" dedi. "Kadavradan böbrek naklinde biraz zayıfız" Nakil sonrası takip süreçlerinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Berna Murat Yelken, "Organı reddetme riski ilk 3 ay biraz daha yüksek oluyor. Bu dönemde biraz daha bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçlar veriyoruz. İleri dönemde de başka komplikasyonlar görebiliyoruz; obezite, şeker, kemik erimeleri ortaya çıkabiliyor. Sağlıklı yaşam tarzını benimsemeleri, sigarayı bırakmaları gerekiyor. Hastalarımız ilaçlarını bırakırsa vücut bu böbreği reddeder. En çok istediğimiz şey; ilaçlarını doktor tavsiyesine göre almaları, kafalarına göre almamaları. Herhangi bir sorunla karşılaştıklarında; ateş, idrar azalması ya da bir sorun fark ettiklerinde mutlaka bize başvurmaları gerektiğini vurguluyoruz çünkü bu hastalarda klinik diğer hastalardan çok daha hızlı seyredebiliyor. Evde ateşli 1 gün bile geçirmeleri hayatını riske atabiliyor. Olgun Bey, yaklaşık 8 yıldır kronik böbrek hastalığıyla takipte olan bir hastaydı. Kadavradan böbrek nakli gerçekleştirdik, şu an 2 sene oldu. Kontrollerinde inanılmaz düzenli gelip gidiyor. Kadavradan böbrek naklinde ülke olarak biraz zayıfız. Türkiye’de geçen senenin verilere baktığımızda yüzde 90 canlıdan böbrek nakli yapılmış yüzde 10 kadavradan yapılmış. Avrupa ve Amerika verilere baktığımızda bu oran biraz daha ters, yani yüzde 80 kadavradan yüzde 20 canlıdan böbrek nakli yapılıyor" diye konuştu. "Genelde belirti vermez" ‘Böbrek hastalığı sessiz ilerleyen bir hastalık’ diyerek sözlerine başlayan, kan ve idrar tahlilinin hastalıklara dair belirleyici değerleri ortaya koyabildiğini söyleyen Doç. Dr. Sibel Gülçiçek, "Genelde belirti vermez. Risk faktörü varsa örneğin; diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı, obezite veya ailede böbrek yetmezliği hikayesi olan hastaların dikkat etmesi gerekir. Su tüketimimize çok dikkat etmemiz lazım ne az ne fazla gerektiği kadar. Mümkün olduğunca az tuz tüketmek, bu böbrek hastalığına has değil. Hipertansiyon ve bütün kronik hastalıklar için önemli bir nokta; tuz tüketimi ve ilaçların doktora sormadan kullanımı. Örneğin; ağrı kesicilerin kontrolsüz ve gereğinden fazla tüketimi. Hepsi böbrek sağlığını tehdit eden faktörler" şeklinde konuştu. "Hiçbir zaman umutlarını kaybetmesinler" ‘Rahatsızlığımı 2021 yılında öğrendim’ diyen 38 yaşındaki Mehmet Şah Çelik, "Başka bir hastanede tedavi görüyordum. 2023 yılında Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne geldim. 2024 yılı 25 Temmuz’da nakil, eşimden gerçekleştirildi. Bir böbreğini bağışladı, sağ olsun. O zaman da 4 aylık bir bebeğimiz vardı. Çocuklarımızı memlekete bırakıp naklimizi olduk. İnsan kelimeyle anlatamıyor, minnettarım. En zoru nakil zannediyorduk, en basitiymiş, önemli olan; nakilden sonrasıydı. Hiçbir zaman umutlarını kaybetmesinler, biz söz var ya gün doğmadan neler doğar, sürekli umutlu olsunlar" dedi. "Nakil gerçekleştiği zaman 4 aylık bebeğim vardı" 4’üncü çocuklarını kucağına aldıktan sonra eşine böbreğini veren Zozan Çelik, "Eşim psikolojik olarak zaten iyi durumda değildi, eşime destek olmam gerektiğini biliyordum. Nakil gerçekleştiği zaman 4 aylık bebeğim vardı, bu süreçte ilaçlardan dolayı bebeğimi emziremedim ama bebeğim bize umut olmuştu. Hamilelik sürecinde alıp eşime verelim, o kadar istiyordum. Sessiz kalmayalım, duyarlı olalım çünkü verdiğimiz her organ birilerine hayat olabiliyor. Hastalığını ilk öğrendiğimiz zaman böbrek olduğunu bilmeden önce eşime sarılmıştım eğer ki kalp bile olsa vermeye hazırdım. Kalbim bile olsa veririm, bir insan kalbi olmadığı zaman yaşayamaz, o derece aramızda sevgi ve saygı vardı. Böbrek olduğunu öğrendiğim zaman zaten 2 tane, bir tane ile de hayat sürebilirim dedim" şeklinde konuştu. "Nakil oldum sanki yeniden doğdum" "Yaklaşık 2,5 yıl diyaliz gördüm, bir sabah telefonum çaldı’ diyerek sözlerine başlayan 2024 yılında naklin gerçekleştiğini söyleyen 60 yaşındaki Olgun Erol, "Dediler ki ‘Nakil olacaksınız’. Nakil öncesini hiç anlatamam. Diyalizden çıkıp eve gittiğim zaman kendimi hatırlamıyordum. Şimdi çok iyiyim, nakil oldum sanki yeniden doğdum. Herkesin bağış yapmasını isterim. Diyalize girdiğim zamanki fotoğraflarıma bakıyorum şimdi ki fotoğrafa bakıyorum; muazzam iyiyim ama böreği aldıktan sonra bakmak lazım. İyileştim dersen o böbrek 2 gün sonra vücuttan kendini atar. Doktorum bana ne söylediyse o şekilde devam ediyorum" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:57
Menteşe Devlet Hastanesi’nde yeni yatırımlar ve güvenlik önlemleri masaya yatırıldı
Menteşe Devlet Hastanesi yönetimi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve devam eden projeleri denetlemek amacıyla kapsamlı bir "Bina Turu" gerçekleştirdi. Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı başkanlığındaki heyet, hastanedeki güvenlik standartlarını değerlendirirken, yeni 200 yataklı hastane alanı ve yapımı süren tüp geçit çalışmalarını yerinde inceledi. Menteşe Devlet Hastanesi’nde hasta ve çalışan memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen saha denetimine; Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı, hastane idari ekibi ve birim sorumluları katıldı. Tur kapsamında özellikle hasta güvenliği, çalışan güvenliği, tesis güvenliği ve risk analizi başlıklarında detaylı incelemeler yapıldı. Hastanenin fiziksel şartları ve işleyişine dair aksaklıklar yerinde tespit edilerek, iyileştirme faaliyetlerinin derhal başlatılması talimatı verildi. Hastanenin geleceğine yönelik kritik projeler de denetimin ana gündem maddeleri arasındaydı. Acil Servis ile Poliklinikler arasında ulaşımı kolaylaştıracak olan ve yapımı hızla devam eden tüp geçit projesi incelendi. 200 yataklı yeni Menteşe Devlet Hastanesi’nin inşa edileceği bölgede, yıkım süreci başlayan B Blok alanında incelemelerde bulunularak son durum değerlendirildi. Denetim sırasında sadece fiziksel yapılar değil, personelin ve hastaların görüşleri de önemsendi. Başhekim Ballı ve beraberindeki heyet, hastaların ve sağlık çalışanlarının talep, görüş ve önerilerini tek tek dinleyerek çözüm odaklı notlar aldı. Menteşe Devlet Hastanesi idaresinden yapılan açıklamada, sağlık hizmetlerinin aksamaması ve modernizasyon çalışmalarının takvime uygun ilerlemesi için bu tür denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:20
Obezite hastaları Malatya’da tüp mide ameliyatıyla sağlığına kavuşuyor
Obezite oranlarının arttığı Malatya’da, yanlış beslenme ve hareketsiz yaşamın etkisiyle yaygınlaşan hastalık, tüp mide başta olmak üzere cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik yatkınlığın, obezitenin başlıca nedenleri arasında yer aldığını söyleyen İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Genel Cerrahi ile Gastroenteroloji Yan Dal Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Egemen Çiçek, erken yaşlarda başlayan kilo artışına dikkat çekti. Obezitenin geçmişe göre ciddi oranda arttığını belirten Çiçek, bu artışa paralel olarak mücadele yöntemlerinin de geliştiğini özellikle cerrahi tedavilerle çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade ederek, Malatya’da obezite oranının Türkiye ortalamasına paralel hatta yer yer daha yüksek seviyelerde seyrettiğini söyledi. "Beslenme spor ve genetik yatkınlığa dikkat" Obezitenin üç temel nedeni olduğuna dikkat çeken Çiçek, "Birincisi karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlığı. İkincisi hareket ve spor eksikliği. Üçüncüsü ise genetik yatkınlık. Bu üç faktör bir araya geldiğinde obezite kaçınılmaz hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Birden fazla cerrahi yöntemin başarıyla uygulanıyor" Çocukluk çağında obezitenin arttığını ve toplumun giderek hareketsiz bir yaşam tarzına yöneldiğini belirten Çiçek, tıp merkezinin obezite cerrahisinde önemli bir referans noktası olduğunu, ülke genelinde genellikle tek bir yöntem uygulanmasına karşın merkezlerinde birden fazla cerrahi yöntemin rutin olarak başarıyla uygulandığını ifade etti. "Midenin yüzde 80’ni alınıyor" En sık uygulanan yöntemler hakkında da bilgi veren Çiçek, "Tüp mide ve gastrik bypass ameliyatları en yaygın yöntemlerdir. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yüzde 80’i alınarak küçültülür. Bu da hastaların yeme miktarını ciddi şekilde azaltır. Teknik olarak daha kolay olduğu için hem Türkiye’de hem de dünyada en sık tercih edilen yöntemdir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
4
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:42
Dev sağlık tesisi hız kesmeden devam ediyor
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 11:55
Psikolog Aydın: "Akran zorbalığı bir çocukluk değil, bir ruh sağlığı sorunudur"
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:42
Kolu kırık hasta ambulans helikopter ile Van’a getirildi
Van’ın Bahçesaray ilçesinde kol kırığı tanısıyla tedavi gören hasta, ambulans helikopter ile Van’a getirildi. Bahçesaray Devlet Hastanesinde tedavi gören 36 yaşındaki kol kırığı tanısıyla tedavi gören hastanın ileri tetkik ve tedavisi için SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevki kararlaştırıldı. Van İl Sağlık Müdürlüğü ile iletişime geçilerek helikopter ambulans talep edildi. Kısa sürede Bahçesaray’a giden helikopter ambulans hastayı alarak Van’a nakli sağlandı.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:11
Afyonkarahisar’da şap hastalığı ile mücadele sürüyor
Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin şap hastalığı ile mücadele çalışmaları çerçevesinde il genelindeki hayvanların yüzde 88,9’u aşılandı. Hastalığın il anından itibaren gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirten İl Tarım ve Orman İl Müdürü Özkan Parlak "Şap hastalığı çift tırnaklı hayvanların akut seyirli çok bulaşıcı ve hızlı yayılıma sahip viral bir enfeksiyondur. Bakanlık olarak hayvan sağlığını tehdit eden her türlü hastalıkla mücadele kapsamında ülkemiz genelinde sürekli ve titizlikle faaliyetlerini sürdürmektedir "dedi. "Aşılama çalışmaları devam ediyor" Hasatlığın yayılmasını önlemek için çalışmaların sürdüğünü belirten Parlak, "Ülkemiz genelinde görülen yeni tip şap hastalığı ilimizde de tespit edilmiş ve derhal il geneli tüm hayvan hareketleri yasaklanarak, aşılama çalışmaları ile birlikte hastalığın yayılması engellenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda hastalık mihraklarında uygulanan hayvan hareketi kısıtlamaları yalnızca yerel değil ulusal hayvan sağlığını korumak hem de hastalığın yayılmasını en kısa sürede durdurmaktır. Bakanlığımız Şap Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yeni tip şap hastalığına karşı üretilen aşılar temin edilerek hastalık mihrak ve etrafından başlamak üzere il geneli aşılama çalışmaları da devam etmektedir" şeklinde konuştu. "Süreç yakından takip ediliyor" Aşılama çalışmalarının görevli personeller tarafından mesai mefhumu gözetmeksizin yapıldığını söyleyen Parlak, "İlimizdeki büyükbaş hayvan varlığının yüzde 88,9’u aşılanmıştır. İl Müdürlüğü olarak süreci tüm detaylarıyla yakından takip etmekte, personellerimiz 7/24 görev başında bulunmaktadır. Tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde hayvan sağlığına yönelik tehditleri bertaraf etmeye kararlıyız. Kırmızı et tüketiminde herhangi bir risk bulunmamakta olup güvenle tüketilebilir. Bu süreçte vatandaşlarımızdan ricamız resmi makamlarca yapılacak bilgilendirme ve yönlendirmeleri dikkate almalarıdır. Ülkemiz hayvancılığına gösterdikleri duyarlılık ve iş birliği için tüm üreticilerimize ve vatandaşlarımıza teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:55
Erken teşhis kapsamı genişliyor
İl Sağlık Müdürlüğü, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) danışanlarının kanser taramalarına erişimini sağlamak, farkındalıklarını artırmak ve erken tanıyı teşvik etmek amacıyla TRSM ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ekipleri arasında koordinasyonu güçlendirmek için çalışmalara başladı. Yetkililer, ’Erken teşhis hayat kurtarır!’ vurgusuyla, TRSM danışanlarının sağlık okuryazarlıklarını yükseltmeyi ve tarama süreçlerini etkinleştirmeyi hedefliyor. Toplum sağlığını korumak için kanser taramalarında iş birliğini artırarak hizmet sunmaya devam ettiklerini belirten Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nden (TRSM) hizmet alan bireylerin kanser tarama farkındalıklarının artırılması, taramalara erişimlerinin sağlanması, erken tanının teşvik edilmesi ve taramalarının gerçekleştirilmesi amacıyla çalışmalara başlandığını bildirdi. ’Erken teşhis hayat kurtarır!’ diyen Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından 25 Ağustos tarihinde TRSM ve KETEM personellerine bilgilendirme toplantısı yapıldı. TRSM personelinin ulusal tarama programları hakkında bilgi düzeylerinin yükseltilmesi ve TRSM-KETEM koordinasyonun artırılması amacıyla yapılan toplantıda, TRSM danışanlarına kanser taramaları konusunda farkındalık oluşturmak ve sağlık okuryazarlıklarını artırmak için bilgilendirme yapılması, KETEM’e yönlendirme süreçlerinin etkin işletilmesi ve TRSM danışanlarının kanser taramalarının yapılması konuları görüşüldüğünü belirtti.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:53
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde KBRN tatbikatı
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) olaylara hazırlık tatbikatı gerçekleştirildi. Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü ve AFAD işbirliğinde yapılan tatbikat kapsamında muhtemel bir KBRN olayında uygulanacak acil durum senaryoları canlandırılarak, personelinin doğru ve hızlı müdahale becerileri pekiştirildi. Konu hakkında Bilecik İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Bu tür uygulamalar, hem muhtemel risklere karşı hazırlık seviyemizi artırmak hem de vatandaşların güvenliği için büyük önem taşımaktadır. KBRN terimi, genel olarak bu terim kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer maddelerin kasten veya kazaen yayılmasıyla oluşan, insan ve çevre için zararlı ve tehlikeli durumları ifade etmektedir" denildi.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:50
Malatya’da ambulans helikopter 78 yaşındaki hasta için havalandı
Malatya’nın Darende ilçesinde rahatsızlanan 78 yaşındaki A.Y., ambulans helikopterle hastaneye sevk edildi. Darende ilçesinde öğle saatlerinde meydana gelen olayda, aniden fenalaşan A.Y., yakınları tarafından Darende İlçe Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ilk tetkiklerin ardından hastanın ileri tetkik ve tedavi için sevkine karar verildi. İlçeye çağrılan ambulans helikopter, ilçe stadına iniş yaptıktan sonra A.Y.’yi alarak Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne nakletti. A.Y.’nin hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 12:20
Güneş ışığının azalması ruh sağlığını etkiliyor
Günlerin kısalması ve güneş ışığının azalmasıyla birlikte sonbahar ve kış aylarında artan ruhsal sorunların dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Psikiyatr Uzm. Dr. Mehmet Çevik, mevsimsel depresyonun hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Liv Hospital Samsun Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Çevik, yaz aylarının bitişiyle birlikte günlerin kısalması, hava sıcaklıklarının düşmesi ve güneş ışığının azalmasının birçok kişide ruhsal dalgalanmalara yol açabildiğini belirterek, "Bu dönemde sıkça karşılaşılan ‘sonbahar hüznü’, kimi zaman basit bir ruh hali değişikliği olarak kalsa da, bazı kişilerde mevsimsel depresyona dönüşebiliyor" dedi. "Halsizlik ve yorgunluk görülebilir" Mevsimsel depresyonda halsizlik, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, aşırı uyuma ya da uyuyamama, iştah değişiklikleri ve yoğun mutsuzluk hissi gibi belirtiler görülebileceğini aktaran Uzm. Dr. Çevik, bu durumun günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Çevik, "Özellikle çalışan bireylerde iş verimliliğini, çocuklarda ise okul başarısını düşürebilen mevsimsel depresyon, kişinin sosyal hayatını da kısıtlayabiliyor" diye konuştu. Başa çıkmak için öneriler Sonbahar hüznüyle mücadele konusunda önerilerde bulunan Çevik, "Güneş ışığından daha fazla faydalanmak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve uyku düzenine dikkat etmek önemlidir. Hafif seyreden ruh hali değişikliklerinde yaşam tarzı düzenlemeleri faydalı olurken, uzun süren ve şiddetli belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Mevsimsel depresyon göz ardı edilmemelidir. Erken müdahale kişinin yaşam kalitesini korumada en etkili yöntemdir" ifadelerini kullandı.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:53
Tayini çıkan 14 yıllık kurucu başhekime veda programı
Şırnak’ın Cizre İlçesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin 14 yıllık korucu Başhekimi Cihangir Tüzün için veda programı düzenledi. Duygusal anların yaşandığı programda Tüzün’e hizmetlerinden dolayı plaket takdim edildi. Cizre Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin korucu Başhekimi Cihangir Tüzün’ün İstanbul’a tayininin çıkması nedeni ile hastane çalışanları tarafından veda programı düzenlendi. Dicle Nehri kenarında özel bir konutta gerçekleşen veda programına Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel, ADSM Başhekimi Mazlum Karaaslan, İdari ve Mali İşler Müdürü Usam Munis, Cizre Dr.Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Halit Sapan, Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, diş tabipleri ve hastane çalışanları katıldı. 24 yıllık meslek hayatının 14 yılını yöneticilik yaparak geçirmenin onuru ve gururu içerisinde olduğunu ifade eden Tüzün, görev süresi boyunca Cizre ve bölge halkına en iyi sağlık hizmetini sunmak adına büyük bir özveri ile hizmet etmeye çalıştıklarını söyledi. Tüzün, "Meslek hayatım boyunca en büyük kazancım; vefayı, dürüstlüğü ve çalışkanlığı ilke edinmiş siz değerli insanlarla aynı yolda yürümek oldu. Eğer bu süreçte mesleğimize mütevazı bir katkı sunabildiysem, bu benim için paha biçilemez bir mutluluk ve onur kaynağıdır" dedi. Program sonunda hizmet ve katkılarından dolayı Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar ve Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal tarafından Cihangir Tüzün’e plaket takdim edildi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:13
Kadınların çoğu fark etmiyor: En yaygın kanserlerinden biri
Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mine Dağgez, Türkiye’de en sık görülen jinekolojik kanser türünün endometrium kanseri olduğunu söyleyerek genç kadınları uyardı; "Olağan dışı vajinal kanama, anormal akıntı, sürekli pelvik ağrı, tuvalet alışkanlıklarınızda değişiklik ve istemsizce kilo kaybediyorsanız zaman kaybetmeden bir uzmana başvurun." Doç. Dr. Dağgez, endometrium kanserinin 5 gizli belirtisini de anlattı.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:20
Muş’ta bisiklet sürerken otomobil çarpan çocuk ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi
Muş’ta bisiklet sürerken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki çocuk, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi. Muş’ta geçtiğimiz günlerde bisiklet sürerken araç çarpması sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki Y.H.B., sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Muş Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada yapılan tetkiklerde kafa travması, parietal kemikte çökme kırığı ve servikal omurga kırıkları olduğu tespit edildi. Hayati durumunun stabil olduğu öğrenilen hastada tetrapleji tablosu geliştiği için ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı doğdu. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı’na bağlı uçak ambulans ile hastanın Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevki gerçekleştirildi. Sağlık ekiplerinin, hastanın güvenli nakli için süreci titizlikle yönettiği ve ilgili merkezle koordineli şekilde sevk işleminin tamamlandığı bildirildi.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:08
Muş’ta bisiklet kazası geçiren 14 yaşındaki çocuk uçak ambulansla Ankara’ya sevk edildi
Muş’ta bisiklet sürerken otomobilin çarpması sonucu ağır yalanan Y.H.B. isimli çocuk, uçak ambulansla Ankara’ya sevke dildi. Muş’ta geçtiğimiz günlerde bisiklet sürerken araç çarpması sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki Y.H.B., sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından boyunluk ve travma tahtası ile Muş Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Kafa travması, parietal kemikte çökme kırığı ve servikal omurga kırıkları olduğu belirlendi. Hayati durumunun stabil olduğu öğrenilen hastada tetrapleji tablosu geliştiği için ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı doğdu. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı’na bağlı Uçak Ambulans ile Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevki gerçekleştirildi. Sağlık ekiplerinin, hastanın güvenli nakli için süreci titizlikle yönettiği ve ilgili merkezle koordineli şekilde sevk işleminin tamamlandığı bildirildi. (İG-ŞAK-
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:07
Prof. Dr. Soydinç: "Kalp ritmini düzenlemek sadece yaşlıların değil, gençlerin de hayatını kurtarabilir"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, kalp ritim bozukluklarının tedavisinde devrim oluşturan kalp pilleri hakkında önemli bilgiler verdi. Yeni nesil cihazlar sayesinde hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin ciddi şekilde arttığını belirten Soydinç, bu teknolojilerin artık sadece ileri yaştakiler için değil, genç bireyler için de hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Soydinç, "Kalp pili (pacemaker), kalbin yavaşlayan ya da duraksayan atışlarını düzenlemek için vücuda yerleştirilen küçük, elektronik bir cihazdır. Göğüs bölgesine yerleştirilen bu cihaz, kalbe sinyaller göndererek düzenli ritmi yeniden sağlar. Kalp pili sadece yaşlı hastalara takılmaz. Genetik geçişli ritim bozuklukları genç yaşta da kalp durmasına yol açabilir. Bu hastalarda kalp pili hayati önem taşır" dedi. "Cihaz kontrolü, tedavi kadar önemli" Prof. Dr. Soydinç, cihaz takıldıktan sonra düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Son yıllarda geliştirilen kalp pilleri, artık daha küçük boyutlarda üretiliyor, daha uzun ömürlü bataryalara sahip ve uzaktan takip edilebiliyor. Bluetooth destekli modeller, doktorların hastanın kalp ritmini anlık olarak izlemesine imkan tanıyor. Ayrıca kablosuz (leadless) kalp pilleri, klasik modellerin aksine doğrudan kalbin içine yerleştiriliyor. Bu yenilik, enfeksiyon riskini azaltırken iyileşme sürecini de hızlandırıyor. Kalp pili takıldıktan sonra cihazın çalışma performansı düzenli olarak takip edilmeli. Bu, hem tedavi başarısını hem de cihaz ömrünü artırır. Ayrıca MR uyumlu modeller sayesinde, hastalar görüntüleme işlemlerinde de sıkıntı yaşamıyor" ifadelerini kullandı. "Kalp pili taşıyan bireylerin bazı güçlü manyetik alanlardan" Her yıl gelişen teknoloji sayesinde daha güvenli, konforlu ve uzun ömürlü cihazlar üretildiğini belirten Prof. Dr. Soydinç, kalp pillerinin doğru hastaya, doğru zamanda takılmasının hayati öneme sahip olduğunu söyleyerek, "Kalp pili taşıyan bireylerin bazı güçlü manyetik alanlardan. Örneğin güvenlik kapıları, endüstriyel mıknatıslar ya da bazı kablosuz kulaklıklar, uzak durması gerekebilir. Ancak yeni nesil cihazlar, bu konuda daha fazla güvenlik ve esneklik sunuyor. Özellikle uzaktan kontrol edilebilen ve MR uyumlu modeller, hastaların günlük yaşamını oldukça kolaylaştırıyor. Modern tıbbın sunduğu kalp pilleri, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği hastaları için adeta ikinci bir hayat sunuyor" diye konuştu.
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:56
Kalınlaşan kalp damar duvarına alkolü tedavi
Denizli Özel Tekden Hastanesine nadir görülen bir kalp rahatsızlığı olan tıkayıcı kalp duvarı kalınlaşmasına bağlı nefes darlığı şikayetiyle gelen hasta, kalınlaşmış kalp duvarına saf alkol enjekte edilerek yapılan operasyon ile sağlığına kavuştu. Alkol septum ablasyon operasyonunu başarıyla gerçekleştiren Denizli Özel Tekden Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nihat Pekel, "Uyguladığımız alkol tedavisiyle kalp duvarının büzüşerek incelmesini sağladık. Hastamızın bu başarılı teknikle sağlığına kavuşmasından ve memnun olmasından mutluyuz" dedi. Nadir görülen kalp duvarı kalınlaşması rahatsızlığı yaşayan hasta Tayfun Arslan Denizli Özel Tekden Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nihat Pekel’e danışarak muayene oldu. Hasta Tayfun Arslan’a tedavi yöntemlerini anlatan Dr. Pekel hastasına Anjiyo yöntemi ile kalınlaşan duvarı besleyen damara alkol enjekte ederek yapılan tedaviyi önerdi. Kısa sürede uygulanan tedavi yöntemi ile sağlığına kavuşan hasta hakkında konuşan Kardiyoloji uzmanı Dr. Nihat Pekel, "Hastamızda nadir gördüğümüz kalp kası rahatsızlığı var. Kalbin septum dediğimiz sol ve sağ odacıklarını ayıran duvarı oldukça kalınlaşmış durumda. Bu kalınlaşmış duvar ile sol kapakçık etkileşime girerek kalbin kasılması esnasında kalbin sol karıncığından kanın çıkışına ciddi derecede mani oluyordu. Bu durum da hastamızda yorgunluk, nefes darlığı gibi şikayetleri ortaya çıkıyordu. Biz hastamızın kendisine tedavi seçeneklerini anlattık. Bu kalınlaşan kalp kasının tedavisinde 2 seçenek var, bunlardan biri açık kalp ameliyatıyla o kalınlaşan bölgenin tıraşlanarak inceltilmesi, diğer yöntem ise anjiyo yöntemiyle kalınlaşan bölgeyi besleyen damarın tespit edilmesi ve o damar içerisine saf alkol enjekte ederek o bölgenin büzüşerek incelmesini sağlamak. Buna alkol septum ablasyonu tedavisi diyoruz. Hastamıza anlattığımız tedavi yöntemlerinden bunu seçti. Bizlerde 1 ay önce bu tedaviyi uyguladık. Çok ciddi rahatsızlıkları vardı. Çok hızlı yorulduğundan dolayı çok kısa mesafe yürüyebiliyordu. Tedaviyi uyguladıktan hemen sonra olumlu sonuçlar almaya başladık. Bugün yaptığımız kontrollerde kalp kası ile kalp kapakçığı etkileşimin azaldığını gördük. Hastamıza başarılı bir tedavi uyguladık. Hastamızın sağlığını kavuşmuş olması ve memnun olması da bizleri mutlu etti" ifadelerini kullandı. "1 ayda yorulma ve nefes darlığı şikayetlerim kalmadı" Kalp rahatsızlığından dolayı Muğla’dan Denizli Özel Tekden Hastanesine muayene ve tedavi olmaya geldiğini belirten hasta Tayfun Arslan, "Kalp duvarlarımdaki rahatsızlığı yüzünden büyük sorunlar yaşıyordum. Nefes darlığı yaşıyorum, yürüdüğümde çabuk yorulduğum hareketsiz kalıyordum. 20 adım atınca dinlenmek zorunda kalıyorum. Nihat Beyin önerdiği tedaviyi yöntemiyle ameliyat oldum ve ameliyat çok başarılı geçti. Şu an nefes darlığı şikayetim kalmadı ve yürüdüğümde hemen yorulmuyorum. Ben Nihat hocayla babam sayesinde tanıştım ve tüm çevreme ve kalp ve damar rahatsızlığı olan hastalara Denizli Özel Tekden Hastanesine gelerek Nihat hocaya muayene olmalarını tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder