Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
İsrail, Sumud Filosu’nda gözaltına alınan 175 kişiyi Yunanistan’a teslim edecek
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
SAĞLIK
Büyükşehir’den diyabetli öğrencilere sensör desteği
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:37:41
Bursa’da gençlerin daha iyi bir eğitim alabilmesi ve gelecek kaygısı yaşamaması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik, ‘Şeker Sensörü Desteği’ni başlattı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde hayata geçirilen ‘Sürekli Glikoz Ölçüm Sensörü’ desteğiyle, üniversitelerin örgün eğitim programlarında öğrenim gören 18 yaş üzerindeki Tip 1 diyabetli gençlerin, kan şekeri seviyelerini gün içerisinde anlık olarak takip edebilmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programıyla eğitimine devam eden gençlerin yaşam kalitesinin artırılması ve hastalık yönetimlerinin daha güvenli hale gelmesi hedefleniyor. Projenin başvuruları, 1 Mayıs-15 Mayıs tarihleri arasında alınacak. Destekten yararlanmak isteyen öğrencilerin Bursa’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması, Tip 1 diyabet tanısına sahip bulunması ve üniversitelerin örgün eğitim programlarında aktif olarak öğrenim görmesi gerekiyor. Değerlendirme süreçlerinin ardından uygun bulunan öğrencilere sensör desteği sağlanacak. Başvurular için https://www.bursa.bel.tr/form/?form_id=b8b53cd277 adresi ziyaret edilebilir.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:00
Sınav döneminde kontrolsüz ilaç kullanımı
Sınav hazırlık sürecinde dikkat artırma vaadiyle kullanılan ürünler, doğru tedavinin önüne geçebiliyor. Ailelerin bilinçsiz yönlendirmeleri çocukların sağlığını riske atıyor. Türkiye’de milyonlarca öğrencinin geleceğini etkileyen LGS ve YKS sürecinde artan stres ve başarı baskısı, öğrenci ve aileleri "kısa yoldan çözüm" arayışına itiyor. Son dönemde özellikle dikkat ve odaklanmayı artırdığı iddia edilen bazı ilaçların, hekim kontrolü olmadan kullanılması ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Cansu Gerçek, kamuoyunda "zihin açıcı" olarak bilinen ürünlere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Gerçek, bu ürünlerden biri olan sitikolin; beyin hücre zarının yapısında yer alan fosfolipitlerin sentezine katılan, nörolojik süreçlerde rol oynayan bir madde oldğunu belirterek, "Sitikolin, çocuk ve ergen psikiyatrisinde bazı seçilmiş vakalarda destekleyici amaçla kullanılabilir. Ancak hiçbir şekilde temel tedavinin yerine geçmez. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda birinci basamak tedavi, bilimsel etkinliği kanıtlanmış stimülan ilaçlardır. Sitikolin bu tedavilere alternatif değildir; yalnızca gerekli görüldüğünde ek destek olarak değerlendirilebilir. Kkontrolsüz kullanımın en büyük tehlikesi, çocukların doğru tanı ve tedaviye ulaşmasının gecikmesi ve farklı sağlık sorunlarına yol açabilme riski. Çünkü her dikkat sorunu aynı nedene dayanmayabilir. Her dikkat sorunu DEHB değildir. Bu nedenle hekime danışmadan yapılan her müdahale, asıl sorunun gözden kaçmasına neden olabileceği gibi farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir" dedi. Dr. Cansu Gerçek özellikle sosyal medya ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan yönlendirmelerin ciddi risk taşıdığını belirterek, "Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayın, arkadaş tavsiyesi ile ilaca başlamayın ve gelişme çağındaki çocukların akademik başarısı için kimyasal destek arayışına girmeyin. Sitikolin gibi maddeler, doğru hastada ve doğru endikasyonla kullanıldığında fayda sağlayabilecek nörobiyolojik ajanlar arasında yer alıyor. Ancak bu durum, onların "herkes için uygun" olduğu anlamına gelmiyor. Gelişigüzel ‘zihin açıcı’ kullanımı doğru değildir. Kalıcı başarı, doğru tanı, uygun tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla mümkündür" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:22
Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:10
19 yıl ömür biçilen 39 yaşındaki Müge 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti
Bursa’da doğumundan itibaren nadir görülen Rubistein-Taybi Sendromu ile mücadele eden 39 yaşındaki Müge Demirci, Bursa Kestel Devlet Hastanesi’nde 11 gündür süren yaşam mücadelesini kaybetti. Doktorların en fazla 19 yıl ömür biçtiği evladını azmi ve sevgisiyle 39 yıl hayatta tutmayı başaran annesi organ bağışına onay vererek, üç hastanın hayata tutunmasına vesile oldu. Kestel’de bulunan özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gören Müge Demirci, 17 Nisan’da kalp durması teşhisi ile Kestel Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakımda 11 gün süren yaşam mücadelesinin ardından 28 Nisan’da Demirci’nin beyin ölümü gerçekleşti. Hastane organ nakli koordinatörlerinin görüştüğü aile, organ bağışına onay verdi. 30 Nisan’da gerçekleştirilen operasyonla Demirci’nin karaciğeri ve iki böbreği, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere alındı. Kızı Müge Demirci’ye henüz 16 günlükken Rubestein-Taybi Sendromu teşhisi konulduğunu anlatan anne Sema Öztekin, yıllar boyunca hastalıkla mücadele ettiklerini vurguladı. Müge’nin en son Kestel’de özel bir rehabilitasyon merkezinde tedavi gördüğünü ifade eden Öztekin, "Orada da ses getirdi. ’Nasıl yetiştirdiniz?’ dediler ve özel görevler üstlendi, saf sevgiyi yaydı. Sonra 13 gün önce kalbi durmuş kurumda ve bu hastaneye getirilmiş. Kalbi iki kez burada da durmuş. Ben Yalova’dan acil geldim. Dün akşam tekrar çağırıldım. Beyin ölümünün gerçekleştiğini ve artık geri dönüşün olmadığını söylediler. Ertesi gün Ayşegül Hanım, Büşra Hanımlarla ağlayarak konuşmalar yaptık. Organ bağışını ağlayarak kabul ettim. O annesinin inci çiçeğiydi. Giderken bile üç cana can oldu" şeklinde konuştu. "İyi ki onun annesi oldum" Doktorların hastalığı nedeniyle kızına en fazla 19 yıl ömür biçtiğini belirten Öztekin, "Bize dediler ki ’En fazla 19 yaşına kadar yaşar’. Onunla anne-kız sevgi seli olduk. Oğlum da bize dahil oldu. Özel bakımla gecemizi gündüzümüze kattık. Sevgiyle 39 yaşına kadar baktım. İyi ki öyle bir evladın annesi olarak bunları tatmışım. İyi ki o beni anne olarak seçmiş. Onun annesi olmaktan gurur duyuyorum" diye konuştu. Operasyon hakkında bilgi veren Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Ayşegül Aydemir ise, aileye beyin ölümünün tıbbi gerçeklerini titizlikle anlattıklarını belirtti. Aydemir, "Beyin ölümünün geri dönüşsüz bir durum olduğunu, bitkisel hayattan farklı olduğunu, tıbbi olarak ölü olduğunu hasta yakınlarına bildirdik. Hasta yakınlarıyla bu süreçte uzun konuşmalar yaptık. Onlara durumu, gerekliliğini, organ naklinin önemini anlattık. Aile için zor bir karardı ama hasta yaşadığı süre boyunca zorluklar yaşamış, bu zorluklardan insanlara faydası olabilmiş bir insandı. Onlar da hayattaki misyonunun bir parçası olarak ölürken de insanlara faydalı olabileceği kanaatine vardı ve organ naklini kabul ettiler. Hastanemiz, Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü, üniversite, tüm ekip bir arada çalıştık. Hastamızdan karaciğer ve iki böbrek alındı. Organların üç insana umut olmasını umuyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 14:44
Hasta, doktoruna böbreğini verdi
31 Ağustos 2025 Pazar - 11:23
Bu yıl 180 hasta için havalandı
Türkiye’de en çok hava ambulansı kullanılan bölgelerden biri olan Doğu Karadeniz Bölgesinde Hava 61 Helikopter Ambulansı bölgenin zorlu coğrafi şartlarına rağmen hizmet vermeyi sürdürüyor. Trabzon’da 2009 yılı Ekim ayında hizmete giren ambulans helikopter, Trabzon’un yanı sıra zaman zaman bölgeye yakın olan diğer illere de hizmet verirken, en yoğun günlerini yaz mevsiminde yaşıyor. Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Hava 61 Helikopter, bu yılın 8 aylık döneminde 180 hasta için havalanırken, özellikle yaz mevsiminde yoğun hizmet verdi. Önceki yıllara oranla özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yoğun olarak hizmet veren ambulans helikopter, 1 Ocak - 29 Ağustos 2025 tarihleri arasında toplam 180 vakaya ulaşarak hastanelere naklini gerçekleştirdi.
31 Ağustos 2025 Pazar - 10:07
Kepçe kulak estetiği ile özgüven artıyor
Birçok insan için kepçe kulak, yalnızca fiziksel bir özellik değil, özgüveni etkileyen önemli bir faktördür. Çocukluk yıllarında başlayan alaycı bakışlar, ergenlik döneminde özgüven sorunlarına dönüşebilir ve yetişkinlikte estetik kaygıları artırabilir. Özellikle saçlarını toplamaktan kaçınan, fotoğraflarda hep belirli açılardan poz vermeye çalışan veya sosyal ortamlarda rahat hissetmeyen bireyler için bu durum, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Alper Aksoy, kepçe kulak estetiği hakkında bilgi verdi. Toplumda yaygın olarak görülen kepçe kulak deformitesinin sağlık açısından bir sorun teşkil etmediğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Doç. Dr. Alper Aksoy, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde bu durumun psikososyal açıdan önemli problemler oluşturabildiğini ifade ederek şunları söyledi; "Kepçe kulak görünümü, özellikle küçük yaşlarda alay konusu olabiliyor. Bu da bireylerde özgüven kaybına ve sosyal çekingenliğe yol açabiliyor. Günümüzde modern cerrahi yöntemlerle uygulanan otoplasti (kepçe kulak estetiği) sayesinde kulaklar yüz ile daha uyumlu bir görünüme kavuşuyor." Lokal ve genel anestezi altında yapılır Operasyon süreci hakkında bilgi veren Doç. Dr. Alper Aksoy, şu bilgileri paylaştı: "Kepçe kulak estetiği, lokal veya genel anestezi altında yaklaşık 1-2 saat süren bir işlemdir. Kulak arkasından yapılan küçük kesilerle gerçekleştirilir. Operasyon sonrası kulaklar koruyucu bandaj ile sarılır ve bu bandaj genellikle 3-7 gün içinde çıkarılır. İlk günlerde hafif ağrı, şişlik ve morluklar görülebilir, ancak bunlar kısa sürede azalır. Hastalar yaklaşık 1 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilir, spor gibi zorlayıcı aktiviteler için ise 4-6 hafta beklenmesi gerekir." Yaşam kalitesine katkı sağlıyor Otoplasti sonrası elde edilen kalıcı ve doğal sonuçların hastaların yaşam kalitesine katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Alper Aksoy, sözlerini şöyle tamamladı; "Kepçe kulak estetiği, bireylerin yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda özgüvenleri ve sosyal ilişkileri açısından da olumlu sonuçlar doğurur. Bu nedenle operasyon, yaşam kalitesini artıran önemli bir adımdır."
31 Ağustos 2025 Pazar - 09:32
Çocukların okula adaptasyon sürecinde en büyük rol ailenin
Okula yeni başlayan çocukların yaşadığı adaptasyon sürecinde hem öğrenciler hem de veliler zorluklar yaşayabiliyor. Uzmanlar, ailelerin sakin ve destekleyici olmaları konusunda uyarıyor. Uzmanlar, çocukların okul kaygısının en önemli sebeplerinden birinin bilinmezlik olduğunu belirterek, ebeveynlerin sürece olumlu yaklaşmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Okula yeni başlayan çocuklarda en sık görülen sorunlardan biri adaptasyon güçlüğü oluyor. Uzmanlar, bu süreçte anne babaların kaygısını çocuklara yansıtmamasının adaptasyon sürecini kolaylaştıracağını söylüyor. Birinci sınıfa başlamak çocukların ilk geç aşamalarından bir tanesi olduğunu söyleyen Medicana Konya Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Kübra Adam, "İlk defa yeni bir ortama girecekler, sınıf ortamını görecekler, okul ortamını görecekler. Bunun ne olduğu hakkında pek bir fikirleri olmadığı için aslında biz bu sürece adaptasyon süreci diyoruz. Adaptasyon sürecinden veliler ve çocuklar çok etkileniyor. O yüzden bu sürecin ne kadar kaliteli, ne kadar güzel bir şekilde geçeceği yine bizim elimizde" dedi. "Çocuğun okuldan korkmasının sebebi de bu bilinmezlik ile ilgili" Çocukların hayatı yeni anlamlandırmaya çalıştığını belirten Psikolog Kübra Adam, "Bir ailede büyüyor ve daha sonrasında bir okul ortamına başlıyor. Okul ortamında nelerle karşılaşacağı hakkında hiçbir fikri yok. Aslında bir bilinmezlik var. Aslında çocuğun okuldan korkmasının sebebi de bu bilinmezlik ile ilgili. Çünkü çocuk oraya gittiğinde ne yapacağını, ne olacağını bilmiyor ve aslında bir ayrılık anksiyetesi yaşıyor. Bu zamana kadar anne babadan ayrılmamış, hep evin içerisinde büyüyen çocuk sürekli bir okula gidecek, belli bir düzen, belli bir rutini olacak. Sabah gidecek, akşam gelecek, saatleri olacak. Buna göre bir rutini oluşturması gerekiyor. O yüzden aslında bu çocuk bundan korkuyor, ne olduğunu bilmiyor. Veliler bunun için ne yapabilir. Öncelikle okula sıcak bakması için oyun yöntemiyle bu okulun ne olduğunu, okula gittiğinde neler yapacağını, okulda neler var, neler yapılıyor, neler öğreniliyor bunun hakkında çocuğa böyle küçük bir oyun oynayabilir. Burada sosyal bir ortam olduğundan bahsediyoruz. Daha sonrasında yeni bilgiler öğrendi. Okulda birçok şey öğreneceksin. Benim bilmediğim şeyleri öğreneceksin belki. Hatta geldiğinde bunları bana anlatacaksın. Ben de seninle birlikte bazı yeni şeyler öğreneceğim diyerek aslında çocuğa okulda neler olacağını, neler biteceğini bu şekilde oyun yoluyla öğretebiliriz" şeklinde konuştu. "Anne babanın tedirgin olduğunu gören çocuk da tedirgin oluyor" Çocukların kaygılanmasının sebeplerinden birinin de veliler olduğunu ifade eden Kübra Adam, "Farkında olmadan anne baba kapının önünde beklerken çocuğa tedirginliğini yansıtmış oluyor. Anne babanın tedirgin olduğunu gören çocuk da tedirgin oluyor. Burada yapılması gereken aslında ilk olarak ebeveynin yani anne babanın duygularını düzenlemesi gerekiyor. Sonrasında çocuğuna güven vermesi gerekiyor. Önce kendi tedirginliğini yok edecek, çocuğuna rahat bir şekilde okula gideceksin, geleceksin, keyifli vakit geçireceksin gibi telkinlerle çocuğa okulu sevdirecek. Aslında yapılması gereken bu" diye konuştu.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:07
Uşak’ta bağışlanan organlar 3 hastaya umut oldu
Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen 68 yaşındaki hastanın organları, İzmir ve Muğla’daki üç hastaya nakledildi. Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören 68 yaşındaki kadın hastanın beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesi, büyük bir fedakârlık göstererek organlarını bağışladı. Hastadan alınan karaciğer İzmir’de, böbrekler ise İzmir ve Muğla’da organ bekleyen hastalara nakledilerek üç ayrı kişiye yaşam umudu oldu. Konuya ilişkin açıklama yapan Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Vekili Op. Dr. Murat Yanar, organ bağışının önemine dikkat çekerek, "Organ bağışı, hayat kurtarmanın en anlamlı yollarından biridir. Bugün bağışlanan organlarla üç ayrı hastamıza yeni bir yaşam kapısı açıldı. Bu davranış, toplumsal farkındalığın artmasına ve örnek teşkil etmesine vesile olmuştur. Vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyorum." dedi.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:57
Karapınar’da kan bağışına yoğun ilgi
Konya’nın Karapınar ilçesinde kan bağışı kampanyası yoğun ilgi gördü. Konya Kızılay ekibi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, 5 gün içerisinde toplamda 434 ünite kan alımı yapıldı. Kampanyaya, din adamları, eğitim camiası ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar, kan bağışı öncesinde gerekli formları doldurarak sağlık kontrolünden geçti ve ardından gönüllü olarak kan bağışında bulundu. "Herkesi kan bağışına davet ediyorum" Kampanyaya katılan bağışçılarından Cuma Kaya, kan vermenin toplumsal dayanışma açısından önemine dikkat çekerek, "Kan vermenin hem sağlık hem de toplumsal dayanışma için değerli. Kan, insanlar için sürekli bir ihtiyaç. Bu nedenle kan bağışı yapmak ve insanlara faydalı olmak büyük önem taşıyor. Sağlığım elverdiği sürece kan bağışına devam edeceğim. İnsanlarımız kan bağışı noktasında duyarlı olmaları gerekir. Herkesi kan bağışına davet ediyorum" dedi. Karapınar’da Haziran ayında yapılan kan bağış kampanyasında 297 ünite kan alımı yapılmışken, 3 ay sonra Ağustos ayında düzenlenen kampanyada bu sayı 434 üniteye yükseldi.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:01
Fazla şeker bağışıklığı savunmasız bırakıyor
Rafine ve işlenmiş şeker tüketiminin kısıtlanması gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, "Günlük yapılan aktivelere devam edebilmek için kişilerin aldığı enerjinin bir kısmının karbonhidratlardan gelmesi gerektiği bilinmektedir. Fakat karbonhidrat kaynaklarının da basit ve kompleks karbonhidrat kaynakları olarak ayrılması ve en doğru seçimin, kişinin kendisinin seçerek hayat kalitesini yükseltmesi adına büyük önem taşımaktadır" dedi. Bağışıklık sistemimizin sağlığını korumak, genel iyilik halimiz için kritik bir öneme sahiptir. Ancak bazı günlük alışkanlıklar, bu sistemin zayıflamasına ve hastalıklara karşı savunmasız hale gelmemize yol açabilir. İşlenmiş gıdalardan ziyade vücudun işleyişi için asıl ihtiyaç duyulan karbonhidrat kaynaklarının meyve, tahıl grubu gıdalar ve kurubaklagiller olduğunu dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, "Günümüzde hazır gıdaya olan eğilim hızlı artıyor. Vücuda alınan rafine şeker miktarı bu sebeple artmaktadır. Kek, pasta, şekerleme, şekerli içecekler, makarna, pilav, beyaz ekmek gibi basit şeker ve boş enerji kaynağını sıklıkla tüketen kişilerde, 4-6 saat aralığında vücudun bağışıklığından sorumlu olan akyuvar hücreleri tarafından kullanılabilen C vitamini oranının yüzde 50 oranında düşmektedir" ifadelerini kullandı. Akyuvar hücrelerinin virüs ve bakterileri etkisiz hale getirebilmek için, vücutta bulunan C vitamini miktarının önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Ciğerli, "Bu sebeple şeker tüketimi ve kan şekerinin yükselmesi durumunda akyuvar hücreleri vücuda giren virüs ve bakterilerin yalnızca yüzde 75’ini etkisiz hale getirebiliyor. Yükselme eğiliminde olan şeker seviyeleri bağışıklık sisteminde rol oynayan reseptörleri bloke ederek vücudu bakteriyel enfeksiyonlara açık hale getirip savunmasız bırakıyor" şeklinde konuştu. Kişilerin günlük yaşamda hissettiği şeker ihtiyacı hakkında da bilgiler veren Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Mesela tatlı ihtiyacımız olduğunda, tercihimizi taze meyveler, kuru meyveler, bal, pekmez, kompostolardan yana kullanmamız bizi koruyacaktır. Basit şeker ve basit şeker içeren besinlerden uzak durmalıyız" diye konuştu. Basit şekerlerin sindirilmeden direkt kana karıştığına dikkat çeken Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Özellikle pasta, börek, meşrubatlar ve çeşitli şekerlemelere katılan basit şekerler kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltmektedir. Yükselen kan şekeri, vücuda yerleşmeye çalışan virüs ve bakterileri tanıyan reseptörlerin hassasiyetini azaltarak bağışıklık sistemimizin zayıflamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple, şeker tüketimine oldukça dikkat etmeliyiz" ifadelerini kullandı.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:00
Cilt yeniliğinde yeni dönem
Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt gençleştirme uygulamaları arasında son yıllarda öne çıkan ‘Gençlik aşısı’ hakkında önemli bilgiler verdi. Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, cilt sağlığını desteklemek ve yaşlanma belirtilerini geciktirmek isteyenlerin tercih ettiği gençlik aşısının aslında bir mezoterapi yöntemi olduğunu söyledi. Açıklamasında gençlik aşısının klasik mezoterapilere kıyasla daha yoğun içeriklere ve daha derin uygulama alanına sahip olduğunu belirten Dr. Mediha Yılmaz, "Gençlik aşısı, deri altına çok ince iğnelerle enjekte edilen yoğun hyaluronik asit içerir. Hyaluronikasit, markaya göre kollajen sentezini uyaran kalsiyum hidroksiapatit ve çeşitli peptidlerle de desteklenebilir" dedi. Cilt kalitesi artıyor, ince kırışıklıklar azalıyor Gençlik aşısının temel amacının cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Yılmaz, "Uygulama sonrası cilt daha parlak, daha sağlıklı görünür. İnce kırışıklıklarda azalma sağlanır. Ayrıca hyaluronik asidin etkisiyle cilt nem desteği kazanır" şeklinde konuştu. 2-3 seanslık uygulamayla kalıcı etki mümkün Gençlik aşısının etkin sonuçlar vermesi için birkaç seansın gerektiğini ifade eden Hayat Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, "Bir ay arayla 2 ila 3 seans uygulanmalıdır. Elde edilen etki kalıcıdır ancak yaşlanma devam eden bir süreç olduğu için yılda bir kez hatırlatma seansları öneriyoruz" diyerek düzenli bakımın önemini vurguladı. Estetik kaygıların ötesinde, sağlıklı ve canlı bir cilt görünümüne kavuşmak isteyen herkesin bu uygulamayı değerlendirebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Mediha Yılmaz, doğru zamanda ve doğru uzman eliyle yapılan işlemlerin cilt sağlığı açısından önemli kazanımlar sunduğunu söyledi.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:28
Bayburt’ta omurilik basısı olan bir hastaya omurga ameliyatı yapıldı
Bayburt’ta omurilik basısı yaşayan bir hasta, Bayburt Devlet Hastanesinde yapılan omurga ameliyatıyla sağlığına kavuşturuldu. Trokal korpektomi operasyonu ile omurilikteki baskı kaldırılarak, hastanın şikayetleri giderildi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Polikliniğine başvuran hasta, Op. Dr. Aziz Kaan Erçandırlı tarafından ameliyat edildi. Operasyonda, omuriliği baskılayan oluşumlar temizlendi, sinirler rahatlatıldı ve omurga stabilize edildi. Başarılı geçen operasyonun ardından hastanın sağlık durumlarının iyi olduğunu öğrenildi. Öte yandan, boyun omurlarındaki daralma nedeniyle omurilik sıkışması yaşayan başka bir hasta, Op. Dr. Erçandırlı tarafından ameliyat edilmişti ve omurilik üzerindeki baskı ortadan kaldırılmıştı. Bayburt’ta ilk kez yapılan ameliyatla, hasta sağlığına kavuşturulmuştu.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:27
Bayburt’ta 84 yaşındaki hastanın mesane taşları kapalı yöntemle çıkarıldı
Bayburt Devlet Hastanesi Üroloji Polikliniğine başvuran 84 yaşındaki hastaya, prostat büyümesi ve büyük mesane taşları nedeniyle kapalı yöntemle ameliyat yapıldı. Ameliyatı başarılı geçen hasta, sağlığına kavuştu. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mücahit Macit tarafından gerçekleştirilen operasyonda, kapalı prostat ameliyatı ile mesane taşlarının alınması için kapalı yöntemle taş kırma ve çıkarma işlemi uygulandı. Başarıyla tamamlanan operasyonla, hastanın mesane taşları çıkarılarak, prostat kaynaklı şikâyetleri ortadan kaldırıldı.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:27
Bayburt’ta 5 hastaya diz protezi ve kapalı omuz ameliyatı yapıldı
Bayburt Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğinde diz protezi ve kapalı omuz ameliyatları başarıyla uygulanıyor. Hastanede, bir haftada 5 hastaya diz protezi ve kapalı omuz ameliyatı yapıldı. Bölgede sık görülen eklem rahatsızlıkları arasında yer alan diz kireçlenmesi ve omuz kas yırtıklarının tedavisine yönelik ameliyatlar, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ünal Saraç tarafından gerçekleştiriliyor. Hastanede bu hafta 4 hastaya diz protezi, 1 hastaya ise kapalı omuz ameliyatı yapıldı. Gerçekleştirilen operasyonların başarılı geçtiği, hastaların tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından kısa sürede gündelik yaşama dönebilecekleri öğrenildi.
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:30
Sarp arazilerde fındık hasadı yaralanma vakalarını artırdı
Giresun’da fındık hasadı başladı ama üreticiler sarp ve engebeli arazilerde toplama yaparken ciddi yaralanmalarla karşı karşıya. Son bir ayda hastaneye başvuran 628 travma vakasının 48’i fındık hasadı sırasında yaşandı. Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Çıtlak, "Fındık toplamak basit bir iş gibi görünse de dik araziler ve ağır şartlar, göz yaralanmalarından kırıklara kadar birçok riski beraberinde getiriyor. Üreticiler bahçeye girmeden önce fiziksel olarak hazırlanmalı ve koruyucu ekipman kullanmalı" uyarısında bulundu. Başhekim Çıtlak, "Giresun dünyanın en kaliteli fındıklarının üretildiği bir bölge. Ancak arazi yapımız oldukça engebeli ve sarp. Bu nedenle fındık toplama işlemi insan gücüyle yapılıyor ve maalesef ciddi yaralanmalar meydana geliyor. Son bir ayda hastaneye başvuran 628 travma vakasının 48’i fındık hasadı sırasında yaşandı. Bunun dışında dal çarpması sonucu gözünden yaralananlar ve alerjik reaksiyonlar sonucu da hastaneye başvuranların sayısında ciddi bir artış görülüyor" dedi. Fındık hasadı hazırlık ve güvenlik gerektiriyor Başhekim Çıtlak, son hafta içerisinde ortopedi kliniğine başvuran sekiz hastadan ikisinin kalça, dört kişinin ayak bileği ve iki kişinin kaval kemiği kırığı geçirdiğini belirterek, "Arazinin dik ve kaygan olmasının, araziye yabancı, yaşlı ve spor yapmamış kişiler için riskleri artırıyor. Fındık hasadına başlamadan önce hem fiziksel olarak hazırlanmalı hem de gerekli ekipman ve koruyucu malzemeleri kullanmalılar. Hasat, sadece bahçeye girip toplamak değil, hazırlık ve güvenlik gerektiren bir süreçtir. Uygun ekipman, koruyucu gözlük, uygun ayakkabı ve cilt koruyucu giysiler kullanmak çok önemli. Aksi halde göz yaralanmaları, alerjik reaksiyonlar ve düşme kaynaklı kırıklarla karşılaşıyoruz" uyarısında bulundu. Fındık çuvalı taşırken bacağı kırılarak tedavi altına alınan bir hasta ise o anları anlatarak, "Sırtımda çuvalla ayağım kaydı ve yuvarlandım o anda bacağım kırılmış kazayı ucuz atlattım yuvarlandığım yerin aşağısı dere yatağıydı oraya düşsem daha feci bir durum olurdu. Bizim arazilerde fındık hasadı zor oluyor" dedi.
29 Ağustos 2025 Cuma - 18:38
Teknede yaralanan çocuk için tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde yaralanan genç için tıbbi tahliye gerçekleştirildi. Fethiyle ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde yaralanan bir vatandaş için yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri yaralanan genci bota alarak 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder