SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi 28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45 Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55 Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Vatandaş ve esnafa Heimlich manevrası eğitimi verilecek
15 Eylül 2025 Pazartesi - 18:05 Vatandaş ve esnafa Heimlich manevrası eğitimi verilecek Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odakları Birliği, Denizli Lokantacılar Odası ve Kızılay Denizli İl Başkanlığı tarafından ortaklaşa olarak ilk yardım ve Heimlich manevrası eğitimi ile kan bağışı etkinliği düzenlenecek. Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odakları Birliği, Denizli Lokantacılar Odası ve Kızılay Denizli İl Başkanlığı tarafından vatandaşlara ve esnaflara yönelik olarak ilk yardım ve Heimlich manevrası eğitimi ile kan bağışı etkinliği düzenlenecek. 16 Eylül Salı günü Çınar Esnaf Sarayı Yanındaki alanda düzenlenecek olan etkinlik tüm esnaflara ve vatandaşlara gün boyu açık olacak. Özellikle restoranlarda soluk borusuna madde kaçması sonucu yaşanan boğulma tehlikesine karşılık önemli bir müdahale olan Heimlich manevrasının herkesin bilmesi gerektiğine dikkat çeken DESOB Başkanvekili Osman Üçgül, "Denizli Kızılay İl Başkanlığımız ile DESOB ve Lokantacılar Odası olarak, he esnaflarımıza hem de vatandaşlarımıza eğitim verilmesi için ilk yardım ve Heimlich manevrası eğitimi düzenliyoruz. Çınar Esnaf Sarayı binamızın yanındaki alanda bu eğitimleri gün boyunca hem esnaflarımıza hem de vatandaşlarımıza anlatacağız. Televizyonlardan izliyoruz, hemen ani müdahale ile Heimlich manevrası yapılarak soluğu kesilen kişiye müdahale ediliyor ve hayat kurtarılıyor. İşte bu eğitimin daha fazla insanımızın öğrenmesi için 16 Eylül Salı günü Çınar Esnaf Sarayı Yanındaki alanda düzenlenecek olan etkinliğimize herkes davetlidir. 10:00-17:00 arasında hem eğitimlerimiz hem de kan bağışı yapmak isteyen vatandaşlarımız içinde kan bağışı aracımız olacak. Tüm Denizli halkımız ve esnaflarımız davetlidir. Herkesin karşılaşabileceği acil bir durumda hayat kurtaracak bu eğitime katılım, hem sizin hem de sevdiklerinizin sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Gelin, birlikte öğrenelim, farkındalığımızı ve dayanışmamızı güçlendirelim" dedi.
Uzm. Dr. Söğüt: "Lenfomalar günümüzde neredeyse tamamen tedavi edilebilen kanserlerdir"
15 Eylül 2025 Pazartesi - 17:15 Uzm. Dr. Söğüt: "Lenfomalar günümüzde neredeyse tamamen tedavi edilebilen kanserlerdir" Lenfomaların sık görülen, bağışıklık sistemiyle ilgili kanserler olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Söğüt, "Vücutta bulunan lenf bezlerinde ağrısız şişlikler olarak karşımıza çıkarlar. Bazen ateş, halsizlik, göğüs ağrısı, karın ağrısı ve terleme şikayetleri eşlik edebilir. Lenfomalar günümüzde neredeyse tamamen tedavi edilebilen kanserlerdir" dedi. Tunceli Devlet Hastanesinde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Söğüt, 15 Eylül Dünya Lenfoma Farkındalık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Lenfomanın bağışıklık sistemiyle ilgili sık görülen bir kanser türü olduğunu belirten Dr. Söğüt, hastalığın ileri yaşlarda daha sık görüldüğünü ancak genç yaş grubunda da karşılaşılabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Söğüt, "Lenfomalar sık görülen, bağışıklık sistemimizle ilgili kanserlerdir. İleri yaşlarda sıklıkla karşımıza çıkarlar. 65 yaş ve üstünde karşılaşma sıklığımız daha fazladır. Ancak 18-40 yaş aralığında da bazı Lenfoma Kanseri tipleriyle karşılaşmaktayız. Vücutta bulunan lenf bezlerinde ağrısız şişlikler olarak karşımıza çıkarlar. Bazen ateş, halsizlik, göğüs ağrısı, karın ağrısı ve terleme şikayetleri eşlik edebilir. Lenfomalar günümüzde neredeyse tamamen tedavi edilebilen kanserlerdir. Lenfomalarla ilgili daha erken teşhis ve korunmak için belirli periyodlarla kan tetkikleri yapmak, onun dışında özellikle kimya, sanayi gibi riskli sektörlerde çalışan kişilerde daha fazla görülmektedir. Dolayısıyla bu sektörlerde çalışan kişilerin periyodik olarak kan tetkiklerini yaptırmaları gerekmektedir. Sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmeye dikkat etmek, her türlü dengeli beslenme ve vitaminlerin alınması oldukça faydalı olacaktır" diye konuştu.
50 yaş üstündeki erkekler düzenli üroloji muayenesine gitmeli
15 Eylül 2025 Pazartesi - 15:47 50 yaş üstündeki erkekler düzenli üroloji muayenesine gitmeli Erken evrelerde prostat kanserinin belirti vermediğine ve bu nedenle erken teşhisin önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak 50 yaşın üstündeki erkeklere düzenli PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını önerdi. Dünyada her yıl milyonlarca erkeğe prostat kanseri tanısı konulduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Yurdaer Kaynak "Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir. Özellikle 50 yaş üstü erkeklerde risk artmaktadır. Ancak erken teşhis sayesinde hastalık büyük oranda tedavi edilebilmektedir" dedi. Prostat kanserinin başlangıçta genellikle belirti vermediğini vurgulayan Dr. Kaynak hastalık ilerledikçe idrar yapmada güçlük, sık idrara çıkma, gece uyanmaları, idrarda kan gibi işaretlerin ortaya çıkabileceğini; benzer belirtilerin başka prostat hastalıklarında da görülebileceği için doktor kontrolünün şart olduğunu söyledi. Risk grubunda yer alan kişilere dair "50 yaş üstü erkeklerde daha sık görülür. Baba veya erkek kardeşte prostat kanseri varsa risk artar. Yağlı besinlerden zengin, sebze ve liften fakir beslenme riski yükseltir. Genetik faktörler de önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. "İhmal etmeyin, ‘Bana bir şey olmaz’ demeyin" Erken teşhisin hayat kurtardığının altını çizen Dr. Kaynak 50 yaşından itibaren tüm erkeklerin düzenli olarak PSA testi ve üroloji muayenesi yaptırmasını tavsiye etti. Ailesinde prostat kanseri olanlar için kontrollerin 45 yaşında hatta bazı durumlarda daha erken başlaması gerektiğini sözlerine ekledi. Erkeklerin çoğu zaman utanma, ihmal veya "bana bir şey olmaz" düşüncesiyle doktora gitmeyi ertelediğine değinen Dr. Kaynak "Erken teşhis ile yaşam süresi uzar. İleri evrelerde tedavi daha zor ve yıpratıcıdır. Sevdiklerimizle daha uzun ve kaliteli bir yaşam için kontroller hayati önem taşır. Erken tanı konan prostat kanseri tedavi edilebilir ve kişi sağlıklı yaşamına devam edebilir" diye konuştu. "Kişiye özel tedavi uygulanır" Prostat kanserinin kesin teşhisi için biyopsi yapıldığını belirten Dr. Kaynak tedavi yöntemleri hakkında da bilgi verdi. Tedavinin, hastalığın evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve bireysel tercihlere bağlı olarak değişebileceğini vurgulayan Dr. Kaynak erken evrelerde aktif izlem, cerrahi müdahale ve radyoterapinin gündeme geldiğini; daha ileri evrelerde ise hormonal tedavi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin tercih edildiğini dile getirdi. Hastanın durumu ve hastalığın yayılım durumuna göre birden fazla tedavi yönteminin bir arada kullanılabileceğini söyledi. Gözlem ve takip olarak özetlenebilen aktif izlemin yavaş ilerleyen ve düşük riskli prostat kanseri vakalarında tercih edildiğini ve böylece gereksiz tedavilerden kaçınılabileceğini ifade eden Dr. Kaynak "Cerrahi işlem yani ‘radikal prostatektomi’ prostat bezinin ve çevresindeki dokuların cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Açık, laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerle uygulanabilir. Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınların kullanıldığı radyoterapi yöntemi yine tedavi seçeneklerinden biridir. Kemoterapi ise ileri evre prostat kanseri hastalarında, kanser hücrelerini öldürmek veya büyümesini yavaşlatmak için değerlendirilir. Bu tedavi genellikle hormon tedavisine dirençli vakalarda tercih edilir" diye konuştu. "Testislerin cerrahi olarak çıkarılması da gündeme gelebilir" Testosteron hormonunun prostat kanseri üzerindeki etkisini azaltmak için ilaç veya testislerin cerrahi olarak çıkarılması (orşiektomi) yoluyla "Androjen Baskılama" yönteminin uygulandığını ifade eden Dr. Kaynak "Bunun yanısıra kanser hücrelerini spesifik olarak hedef alan ilaçlar kullanarak ‘hedefe yönelik tedavi’ seçilebilir. Ayrıca bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı savaşmasını teşvik eden ilaçlarla da özellikle ileri evre hastalarda ‘immünoterapi’ denenebilir" dedi.
Kayseri’de tütünle mücadelede yeni dönem: ‘Mobil Sigara Bırakma Aracı’ hizmete başladı
15 Eylül 2025 Pazartesi - 15:15 Kayseri’de tütünle mücadelede yeni dönem: ‘Mobil Sigara Bırakma Aracı’ hizmete başladı Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü, tütün kullanımını azaltmak ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Türkiye genelinde başlatılan uygulama kapsamında, ’Mobil Sigara Bırakma Aracı’ Kayseri’de vatandaşların hizmetine sunuldu. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından belirlenen takvime göre şehrin işlek noktalarına konuşlanan mobil araçta, tütün bağımlılığı tedavisi konusunda eğitim almış hekimler ve sağlık personeli tarafından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara birebir danışmanlık hizmeti veriliyor. "Sigara bırakmak için hiçbir zaman geç değil" Proje hakkında açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, tütünün halk sağlığı açısından en önemli risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Hizmete aldığımız mobil sigara bırakma aracımızla tütünle mücadelemizi sahaya taşıdık. Dileyen vatandaşlarımız aracımızı ziyaret ederek karbonmonoksit ölçümü yaptırabilir, bağımlılık testinden geçebilir ve hekimlerimizden birebir danışmanlık alabilirler. Amacımız, sigara bırakmak isteyen herkese ulaşmak. Unutulmamalıdır ki sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir. Yaş ne olursa olsun bu zararlı alışkanlıktan kurtulmak mümkündür. Tüm vatandaşlarımızı, ister mobil aracımıza ister sigara bırakma polikliniklerimize gelerek bu süreçte destek almaya davet ediyorum" dedi. 7/24 ücretsiz destek Kayseri’de hizmete sunulan mobil aracın yanı sıra, Kayseri Şehir Hastanesi, Erciyes Üniversitesi, Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi ve Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezi’nde faaliyet gösteren Sigara Bırakma Poliklinikleri ile ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden de 7 gün 24 saat ücretsiz destek sağlanmaya devam ediyor.
Medipol uzmanları prostat kanserini tüm yönleriyle ele aldı
15 Eylül 2025 Pazartesi - 15:09 Medipol uzmanları prostat kanserini tüm yönleriyle ele aldı Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Erken tanıyla kontrol altına alınabilen bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla Medipol Sağlık Grubu tarafından "Prostat Kanserine Karşı Ortak Akıl: Farkındalık Paneli" düzenlendi. 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü’nde düzenlenen panel kapsamında alanında uzman hekimler, prostat kanserini tüm yönleriyle ele aldı. Erkeklerde sık görülen prostat kanserine karşı toplumsal farkındalığı artırmak için Medipol Sağlık Grubu, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında önemli bir panele ev sahipliği yaptı. "Prostat Kanserine Karşı Ortak Akıl: Farkındalık Paneli" başlıklı etkinlikte Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Rahim Horuz moderatörlüğünde; Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erol, Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin ve Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Soytaş güncel tanı, tedavi ve takip yöntemlerini masaya yatırdı. "Ortak akıl ile süreci yönetiyoruz" Panelin moderatörlüğünü üstlenen Horuz, prostat kanserinde bilinçlenmenin önemine dikkat çekerek, "Toplumumuzu prostat kanseri konusunda bilinçlendirmek çok önemli. Tanı ve tedavide multidisipliner bir yol izliyoruz. Ortak akıl ile süreci yönetiyoruz. Kişiye özgü geliştirilmiş tedavi yöntemleri uyguluyoruz. Tanı, tedavi ve takip süreçleri bu konuda büyük öneme sahip" dedi. Görüntülemede hedefe yönelik biyopsi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Erol, görüntüleme teknolojilerinin tedavi planlamasına sağladığı katkıyı anlatarak, "Prostat kanseri çok değişik düzeyleri olan bir kanser. Görüntüleme sayesinde prostatı net şekilde inceleyebiliyor, tedaviyi belirleyecek odakları tespit edebiliyoruz. Böylece hedefe yönelik biyopsi yapılmasını sağlıyor, hastalığın nereye ve ne kadar yayıldığını görebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Yapay zekâ destekli ışın tedavisi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, risk gruplarına göre tedavi planlamasına değinerek, "Prostat kanserini düşük, orta ve yüksek risk olarak sınıflandırıyoruz. Erken risk grubunu takip ederken, diğer gruplara uygun tedavi yöntemleri oluşturuyoruz. Burada ışın tedavisini de önerebiliyoruz. Yapay zekâ ile tedaviyi organın şekline uygun olarak planlıyor, güvenli bir şekilde uyguluyoruz" dedi. "Tedavi sonrası da hastayı bırakmıyoruz" Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, evreleme sürecinin önemine dikkat çekerek, "Hastanın tüm vücudunu inceliyoruz. Prostat dışına çıkmış bir evre var mı bakıyoruz. Teknolojinin sunduğu tüm imkanlardan faydalanıyoruz. Tedavi sonrasında da hastayı bırakmıyor, takiplere devam ediyoruz" diye konuştu. "Tedavi seçenekleri oldukça geniş" Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin, prostat kanserinde kişiselleştirilmiş tedaviye dikkat çekerek, "Vücudumuz bir bütün, tümör de bu bütünün içinde hareket ediyor. Prostat kanserinde çok sayıda tedavi yöntemi ve ilaç mevcut. Tümör yükü fazla olan hastalarda farklı, az olanlarda farklı yaklaşımlar izliyoruz. Akıllı ilaçlar da önemli seçenekler arasında yer alıyor. Bu konuda elimizde çok fazla seçenek var. Diğer kanser türlerine göre şanlı olarak görülmektedir" şeklinde konuştu. "Her 8 erkekten biri bu hastalıkla karşılaşıyor" Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Soytaş ise prostat kanserinin risk faktörlerine değinerek şunları söyledi: "Prostat sadece erkeklerde bulunuyor. Bu bezlerin büyümesi kanseri tetikleyebiliyor. Başlıca risk faktörleri yaş ve genetik yatkınlık. Risk faktörü olmayan kişilerde bile 50 yaşından sonra kontrollerin yapılmasını öneriyoruz. Her 8 erkekten biri prostat kanserine yakalanıyor, bu oran oldukça yüksek. Bu nedenle düzenli kontrol hayati önem taşıyor." Prostat kanserinde erken tanının ve multidisipliner tedavinin önemine dikkat çekilen panelin sonunda katılımcı uzmanlara plaket takdim edildi.