SAĞLIK - 28 Nisan 2026 Salı 10:46

Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"

A
A
A
Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"

Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, şiddetli ve durmaksızın devam eden karın ağrısı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle başvurduğu hastanede acil ameliyata alındı. Açık karın ameliyatları sonrası gelişen yapışıklıklara bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı tespit edilen Berksoy, laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştu. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, "Bağırsak neredeyse kangren oluyordu, dolaşımı bozulmuştu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık" derken, Berksoy ise "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım" sözleriyle yaşadığı süreci anlattı.


Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, karnında şiddetli, sürekli ve durmaksızın devam eden ağrı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş’e başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından açık karın ameliyatları sonrası gelişen karın içi yapışıklıklarına bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı yaşadığı belirlenen Berksoy, aynı gün laparoskopik yöntemle ameliyata alındı. Op. Dr. Gökhan Ateş ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kapalı ameliyatla hastanın kangrene doğru ilerleyen bağırsağı kurtarıldı. Ameliyatın ardından kısa sürede rahatlayan Berksoy, aynı gün ayağa kalkarak beslenmeye başladı.



"Bağırsak içeride sıkıştığında hayatı tehdit eden tabloya gidebiliyor"


Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, özellikle açık karın ameliyatlarından sonra karın içinde yapışıklıklar gelişebildiğini belirterek, bu durumun bazı hastalarda bağırsak tıkanıklığı ve iç fıtığa yol açabildiğini söyledi. Op. Dr. Ateş, "Ameliyatlardan sonra, özellikle açık karın ameliyatlarının ardından karın içerisinde yapışıklıklar olabiliyor. Bu yapışıklıklara bağlı olarak bazen bağırsaklar, iç fıtık dediğimiz açıklıklardan geçerek sıkışabiliyor. Bağırsak içeride sıkıştığında başlangıçta tıkanıklık bulguları ortaya çıkıyor. İlerleyen dönemde ise kangrene, hatta hayatı tehdit eden tam kangren tablosuna kadar gidebiliyor" dedi.



"Bağırsak neredeyse kangren oluyordu"


Hastanın bulantı, kusma ve şiddetli karın ağrısı şikayetlerinin ilerlemesi üzerine hastaneye başvurduğunu ifade eden Op. Dr. Ateş, ameliyatta bağırsaktaki dolaşım bozukluğunu gördüklerini belirterek, "Hastamızda bağırsak tıkanıklığı olmuş, bulantı ve kusmaları başlamış, şiddetli karın ağrısı gelişmiş. Daha önce takip edilmiş ancak şikayetleri ilerleyince bize müracaat etti. Laparoskopik, yani kapalı ameliyatla müdahale ettik. Bağırsak neredeyse kangren oluyordu; simsiyah hale gelmişti, dolaşımı bozulmuştu ve nekroza doğru gidiyordu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık. Kapalı ameliyat sayesinde hastamız aynı gün hayata dönebildi. Şu an gayet rahat, genel durumu iyi, değerleri de iyi. Takiplerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.



"Şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi"


Hastanın hastaneye geldiğinde oldukça ağır bir tablo yaşadığını dile getiren Op. Dr. Ateş, belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ateş, "Sürekli kusma, şiddetli karın ağrısı, özellikle spazm tarzı çok şiddetli ağrılar önemli bulgulardır. Hastamız şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi. Sürekli kusuyordu. Ameliyattan hemen sonra dramatik şekilde rahatladı. Ameliyat 23 Nisan’da gerçekleşti, 23 Nisan aynı zamanda hastamızın da bayramı oldu. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürümeye başladı. Aynı gün yeme içmeye başladı" diye konuştu.



"5 yıl önce kızını da benzer şikayetlerle ameliyat ettik"


Op. Dr. Gökhan Ateş, Ayşe Zülal Berksoy’un kızının da 5 yıl önce benzer şikayetlerle kendisine başvurduğunu belirterek, onun da laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştuğunu söyledi. Op. Dr. Ateş, "5 yıl önce hastamızın kızı da gelmişti. Onun da 25 yıldır devam eden karın ağrısı şikayeti vardı. Laparoskopik olarak baktığımızda karın içerisinde doğuştan gelen, kendiliğinden oluşmuş yapışıklıklara bağlı iç fıtıklar olduğunu gördük. Çok zor bir süreç yaşamıştı; çaresiz kaldığını, derdine derman bulamadığını söylüyordu. Laparoskopik olarak o bağlardan kurtulduğunda, hayatındaki bağlardan da kurtulmuş gibi rahatladı" dedi.



"O zümrütler beni öteki tarafa götürüyormuş"


Yaşadığı süreci anlatan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy ise karın ağrısının sürekli ve dayanılmaz şekilde devam ettiğini, kusma şikayetinin de yeşil renkte olduğunu söyledi. Berksoy, "Karnımda şiddetli, sürekli, durmaksızın devam eden ağrı ve kramplar vardı. Hiçbir şey içemiyordum. Sürekli geğirmek istiyordum ve kusuyordum. Kusmuğun renginin yeşil olduğunu gördüm. Ben biraz esprili bir insan olduğum için eşime, ‘Bak senin karın çok mücevherli. Senin için zümrütleri dünyaya getiriyor’ diyordum. Ama o zümrütler var ya, beni öteki tarafa götürüyormuş" ifadelerini kullandı.



"Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım"


Ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu belirten Berksoy, doktoruna duyduğu minnettarlığı şu sözlerle anlattı: "İyi ki Gökhan Hocam varmış. Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az, kelimeler yetmez. Kızım adına, kendi adıma yaşadığım sürece hep minnettar kalacağım. Eğer bugün bu kadar iyiysem onun sayesinde çok iyiyim."


Ameliyat öncesi ve sonrası arasında büyük fark olduğunu söyleyen Berksoy, "Şimdiki halimle geldiğim halime bakıyorum, arada dağlar kadar fark var. Ne kadar rahatım, ne kadar mutluyum anlatamam. Nasıl geldim, nasıl çıkıyorum ben de şaşırıyorum. Ne yaptı, nasıl tedavi uyguladı bilmiyorum ama eskisinden çok daha iyi çıkıyorum" dedi.



Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir: "Nilüfer’de gelişen bölgelere hastane planlanmalı" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerine hastane ihtiyacı var. Nüfus çok hızla büyüyen bu bölgedeki insanların, hastaneye ulaşımı çok zor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, belediye olarak yapılan iki yıllık çalışmaları değerlendirilirken, yeni dönem hedefleriyle ilgili de bilgiler verdi. Son günlerde önemli konu maddesi olan hastane alanlarının satışıyla da alakalı konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, "Hastane alanları mevzunu hepimizin duyarlılığı belli. Nilüfer’de de baktığınızda her zaman, mitinglerimizi yaptığımız, aynı zamanda deprem toplanma alanı olan hastane alanıyla birlikte yine 6 ayrı noktadaki hastane alanının satışının hedeflenmesi son derece yanlış bir şey. Yıldırım ilçemizi düşünün, zaten alanı yok. Sokakları bile zor var. Orada yalnızca Eski Tıp Fakültesinin alanın var boş olarak. Bir de Devlet Su İşleri’nin alanı. Şimdi burayı satmaya kalkmak demek Yıldırım’a ihanettir. Ben inanıyorum ki Yıldırım Belediye Başkanı da orayı kurtarmak için mücadele ediyordur. Hastane alanı hiçbir AK Partili arkadaşımızın da buranın satılmasından yana olacağı kanaatinde değilim. Ama bu kararlar merkezden alınıyor ve hepimiz buna direnmeliyiz" dedi. Başkan Özdemir Nilüfer ilçesindeki hastane alanıyla da ilgili şu ifadelere yer verdi: "Eski devlet hastanesini de bu kapsama aldılar. Yani gerçekten sağlığa erişilebilirliği ortadan kaldıracak noktaya gidiyor bu. Bizim devlet hastanelerine, kamu hastanelerine ihtiyacımız var. Hasta olmayan hasta bile yapabilir. O nedenle karşı olmamız lazım. Bizim hastane alanı diye açtığımız alan aslında etrafında 150 bin nüfusun yaşadığı bir alan ve bizim başka bir alanımız yok. Dolayısıyla burada hastane alanı diye planlandığı dönemde orada hastane de yok. Bugün hem Şevket Yılmaz Hastanemiz var orada, hem bir kilometre çap içinde belki 20 tane özel hastane var. Şehir hastanemiz var. Bence Nilüfer’e hastane alanlarına ihtiyaç var. Devlet hastanelerine ihtiyaç var. Ama şehrin ortasında ve batısında ihtiyaç var. Buradaki alanın aslında bir toplumun hizmetine açıp Balkan’da, Görükle’de ya da o oraların etrafında uygun bir alan geliştirip hastaneyi de orada yapmak lazım diye düşünüyorum." "Yeni projeler trafiği daha da artırır" Nilüfer’de devlet hastanesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Özdemir, "Balkan, Görükle, Kayapa, Hasanağa bölgelerini düşünürseniz nüfus çok hızla büyüyor. Bu insanların hastaneye ulaşımı çok zor. Birkaç vasıta ile ulaşmak durumunda kalıyor. Zaten sorunlar var. Dolayısıyla orada hastane yapıp burayı hastane alanı dışına taşımak lazım ve belediyeye burasını bence tahsis etmesi lazım. İster Büyükşehir’e ister bize" diye konuştu.
Trabzon Akçaabat Belediyesi yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde belediye tarafından 17 Şubat tarihinde başlatılan yüzme kursu ilk kursiyerlerini uğurladı. Akçaabat Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen kursun sonunda ilk kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak uğurlandı. Kurs süresince öğrenciler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde temel yüzme tekniklerini öğrenerek önemli kazanımlar elde etti. Çocukların suyla güvenli bir şekilde tanışmaları sağlanırken, doğru nefes alma, su üstünde kalma ve temel yüzme teknikleri gibi birçok beceri uygulamalı olarak öğretildi. Kursun tamamlanmasının ardından düzenlenen programda kursiyerler, eğitmenleri ve velileriyle birlikte bir araya geldi. Eğitim süreci boyunca çocukların gösterdiği gelişim ve özgüven artışı veliler tarafından memnuniyetle karşılanırken, veliler çocuklarının kısa sürede yüzme öğrenmesinden duydukları mutluluğu dile getirerek Akçaabat Belediyesi’ne ve eğitmenlere teşekkür etti. Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, çocukların sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekti. Ekim "Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması bizim için son derece kıymetlidir. Yüzme kurslarımız sayesinde çocuklarımız hem yüzme öğreniyor hem de disiplinli bir spor alışkanlığı kazanıyor. Sporla büyüyen çocuklarımızın hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü bireyler olacağına inanıyoruz. Belediyemiz olarak çocuklarımızın sağlıklı, özgüvenli ve başarılı bireyler olarak yetişmesi için spor yatırımlarımıza ve eğitim programlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yarı Olimpik Yüzme Havuzumuzda düzenlediğimiz kurslarla çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam edecek, her çocuğumuzun sporla tanışmasına imkân sağlamayı sürdüreceğiz. İlk kursiyerlerimizi başarıyla uğurlamanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.