Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
Irak’ta yeni Başbakan adayı Ali el-Zeydi oldu
Rubio: 'İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir'
Macron, İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı’nı görüşecek
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
Bakan Fidan, Hırvatistan’ı ziyaret edecek
Malatya’da 4,4 büyüklüğünde deprem
SAĞLIK
Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:11:21
Hakkari’den Ankara’ya uzanan yaşam mücadelesinde bir anne, kalp nakli bekleyen kızını hayatta tutmak için 8 yıldır hastanede umutla bekliyor. Geçitli köyünde tedavi için yıllar önce Ankara’ya giden Ferah Demir, kalp yetmezliği nedeniyle iki çocuğunu kaybettikten sonra hayatta kalan kızı Avşin Demir’i yaşatabilmek için 8 yıldır hastanede mücadele veriyor. Yaklaşık 8 yıldır Ankara’daki bir hastanede kalp destek cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren 20 yaşındaki Avşin Demir’in başından bir an olsun ayrılmayan anne Ferah Demir, "Bu hastalık nedeniyle 27 yaşındaki kızımı ve 21 yaşındaki oğlumu kaybettim. Şimdi Avşin’i kaybetmek istemiyorum" dedi. Kızının yaşamını sürdürebilmesi için kalp destek cihazına bağlı olduğunu ifade eden Demir, "Kızım kalbini adeta elinde taşıyor. Bu cihazla hayatta kalmaya çalışıyor. 8 yıldır hastanedeyiz. Durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor" diye konuştu. Kalp nakli bekleyen genç kızın yaşam mücadelesi sürerken, anne Ferah Demir’in umut dolu bekleyişi de devam ediyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:20
Kalp krizi sonrası nakil böbreği iflas etti: "Sağlığıma kavuşursam kana kana su içeceğim"
Amasya’da böbrek hastası vatandaşın hayatı, 3 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası altüst oldu. Kardeşinden nakledilen böbreği iflas eden ve nakil bekleyen 41 yaşındaki Gültekin Kara, sağlığına kavuşması halinde ilk iş olarak kana kana su içeceğini söyledi. Amasya’nın Taşova ilçesinde yaşayan Gültekin Kara’ya 2017 yılında böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Kardeşinden nakledilen böbrekle hayata bağlanan Kara, 2023 yılında koronavirüse yakalanması sonrası kalp krizi geçirdi. Hayatı altüst olan genç adamın nakil böbreği iflas edince haftada 3 gün diyaliz ünitesine bağlanarak hayatını sürdürmeye başladı. "Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak" Kaynak ustalığı işine devam edemeyip malulen emekli olarak, böbrek nakli bekleyen binlerce kişinin arasına dahil olan Kara, "Zeytin, peynir, tuzlu yemekler yiyemiyorum. Normal bir insan gibi yiyip, içmek istiyorum. Lütfen devlet büyüklerim bana yardımcı olsunlar. Yaşım daha çok genç. Ben de yaşamak istiyorum. Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak. Başka bir şey istemiyorum" dedi. Yaşlı annesi ve oğluyla birlikte yaşayan Kara, yeniden böbrek nakli olarak sağlığına kavuşacağı günleri bekliyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12
Mardin’de nadir görülen hastalıkla doğan bebek sağlığına kavuştu
Mardin’de doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı yaşayan ve nadir görülen "Sağ Konjenital Diyafragma Hernisi (Bochdalek Hernisi)" tanısı konulan bebek, başarılı operasyon ve yaklaşık 2 aylık tedavi sürecinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen operasyonla hayata tutunan bebek, multidisipliner yaklaşım sayesinde sağlığına kavuşurken, tamamen anne sütüyle beslenir hale geldi ve oksijen ihtiyacı olmadan 57 gün sonra taburcu edildi. Çocuk uzmanı Adnan Azizoğlu yaptığı açıklamada, vakanın 37 haftalık ve 2 kilo 750 gram doğan, doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine entübe edilerek yenidoğan ünitesine alınan bir bebek olduğunu söyledi. Hastayı entübe şekilde devraldıklarında çekilen akciğer filminde karın içi organlarının sağ toraks içinde yerleştiğini tespit ettiklerini belirten Azizoğlu, "Bunun üzerine hastamızı acilen çocuk cerrahisi bölümüne danıştık. Aynı zamanda akciğer gelişiminde sorun olması nedeniyle akciğere giden ana damarda ciddi tansiyon yüksekliği mevcuttu" dedi. Hastanın stabilize edilmesinin ardından ameliyata alındığını ifade eden Azizoğlu, "Sağ tarafta olması ve karaciğer, apendiks ile ince ve kalın bağırsakların göğüs boşluğunda yer alması vakayı oldukça riskli hale getiriyordu. Bu operasyon Mardin’de ilk kez gerçekleştirildi" diye konuştu. Tedavi sürecinin multidisipliner şekilde yürütüldüğünü aktaran Azizoğlu, hastanın 57 günlük ve 4 kilogram ağırlığında olduğunu belirterek, "Oksijen ihtiyacı bulunmuyor ve tamamen anne sütüyle besleniyor. Yapılan tetkiklerde beyin dahil herhangi ciddi bir hasar tespit edilmedi. Bu bizim için sevindirici ve gurur verici bir durum" ifadelerini kullandı. Yenidoğan uzmanı Muhammet Hocaoğlu da vakanın en önemli özelliğinin diyafragma hernisinin sağ tarafta görülmesi olduğunu dile getirdi. Bu durumun hastalığı daha da nadir hale getirdiğini belirten Hocaoğlu, "Göğüs boşluğuna yerleşen organ miktarı arttıkça ölüm riski de artmaktadır. Bizim hastamızda ince ve kalın bağırsakların yanı sıra karaciğer de sağ toraks içinde yer alıyordu. Bu nedenle süreçte ciddi problemler yaşadık’’ dedi. Ameliyat öncesi ve sonrasında pulmoner hipertansiyonla mücadele ettiklerini ve uzun süre nitrik oksit tedavisi uyguladıklarını anlatan Hocaoğlu, bağırsak iskemisi ile de karşılaştıklarını kaydetti. Beslenme sürecinin kademeli ilerlediğini ifade eden Hocaoğlu, "Yaklaşık 50 gün boyunca oksijen desteği aldı. Bugün ise oksijen ihtiyacı olmadan, kilosunu neredeyse iki katına çıkarmış şekilde sağlıklı olarak taburcu ediliyor. Bu durum Mardin için önemli bir gelişme" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09
Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı
Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:10
Uzmanlar uyarıyor: "PCOS hastası çocuk sahibi olamaz’ gibi bir durum söz konusu değil"
3
26 Nisan 2026 Pazar- 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
4
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:56
Yenidoğan Cerrahisi Kursu Adana’da gerçekleştirildi
5
27 Nisan 2026 Pazartesi- 10:55
Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:34
ERÜ acil servisinde yeni ultrason cihazı ile hızlı tanı konulacak
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri Acil Servisine alınan yeni ultrason cihazı ile kritik hastalar yatak başında değerlendirilerek, hızlı tanı konulması ve erken müdahale edilmesi sağlanacak. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan, Acil servisteki ultrasonografi uygulamalarının, radyolojideki ultrasonografi uygulamalarına göre amaç, kapsam ve zaman (hızlılık) bakımından farklılık arz ettiğini söyledi. Acil Tıp Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan, acil servise kazandırılan yeni ultrason cihazı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Acil servisteki ultrasonografi cihazıyla travma, solunum zorluğu, hipotansiyon, presenkop/senkop, kardiyopulmoner arrest, endotrakeal tüp yeri doğrulama, göğüs ağrısı, karın ağrısı, periferik ve santral damar yolu uygulamaları, vena kava inferior çap ölçümü, torakal ve abdominal boşluklardan sıvı ponksiyonu, ekokardiyografik değerlendirmeler, yumuşak dokuda yabancı cisim tespitleri ve çıkarılması, kafa içi basınç artışı değerlendirilmesi/optik sinir kılıfı çap ölçümü vs gibi uygulamalar ve müdahaleler, acil tıp hekimi tarafından radyoloji birimindeki ultrasonografi sürecine kıyasla çok daha hızlı gerçekleştirilmektedir" ifadelerini kullandı. "Kritik hastaların yatak başında değerlendirip hızlı tanı ve müdahale edilmesi hayati önem arz ediyor" Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan, "Kritik hastaların Radyoloji birimine gönderilerek ultrasonografik muayenesinin gerçekleştirilmesi hasta sağlığı ve güvenliği açısından uygun olmamaktadır. Acil serviste var olan ultrasonografi cihazı ile kritik hastaları yatak başında değerlendirip hızlı tanı ve müdahale edilmesi hayati önem arz etmektedir. Kardiyoloji, genel cerrahi vb. konsültan branşların hastaya müdahale etmesi gerektiği klinik durumlarda, acil servisteki ultrasonografi cihazı ile tıbbi işlemler zamanında ve vakit kaybetmeden yapılmaktadır" dedi. "Hekimlerimiz tıpta uzmanlık eğitimleri boyunca ileri acil ultrasonografi eğitimi ve tecrübesi edinmektedir" Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ertuğrul Aslan, "Ülkemizde ve dünyada acil tıp uzmanlık eğitim programlarından mezun olan asistanların önemli bir kısmı, uzmanlık eğitimleri boyunca ileri acil ultrasonografi eğitim ve tecrübesi de edindikten sonra mezun olmaktadırlar. Anabilim dalımızdan mezun olan asistanlarımız uzman olarak göreve başladıkları acil servislerde ultrasonografi cihazını rahatlıkla kullanabileceklerdir" şeklinde konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:34
Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar
Çankırı’da tedaviye öncülük eden özel hastane ile KOAH ve astım hastaları, Hititler’den kalan, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Tuz mağarasında yapılan terapi sayesinde hastaların nefes kapasitesi tekrar artıyor. Çankırı’da hayata geçirilen çalışma KOAH ve astım hastalarına şifa olmaya devam ediyor. Proje kapsamında imzalanan protokol çerçevesinde şehirdeki bir özel hastanedeki doktorlar gözetiminde, KOAH ve astım hastaları, Hititler döneminden kalan yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında, 4 ila 6 saat boyunca tuzlu havaya maruz kalmaları ve verimli zaman geçirmeleri sağlanıyor. Mağarada hastalar için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. 10 gün süren terapinin ardından hastalarda yapılan gözlemlerde yüzde 50’ye varan iyileşme görüldüğü tespit edildi. "Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım" Tuz terapisi sayesinde daha rahat nefes almaya başladığını ifade eden KOAH hastası, 73 yaşındaki Yılmaz Canlı, "23 senedir KOAH hastasıyım. Nefes alamaz haldeydim. Akciğerimin yüzde 72’lik kısmı çalışmıyor. Aldığım hava yüzde 28. Nefessiz kaldığım zaman paniğe kapılıyorum. Bu hastalık hareketlerimi de kısıtladı. Günden güne ağırlaşmaya başladı. Evimde 4 tane oksijen tüpü var, her biri evin farklı köşesinde. Bir arkadaşım bana Çankırı’da bulunan tuz mağarasının faydalarından bahsetti. Arkadaşımın tavsiyesi üzerine Çankırı’ya geldim. Şu anda bu tedaviye öncülük eden özel hastane ile tuz mağarasında tedavi görüyorum, oradayken nefesim çok iyi. Günümün birkaç saatini orada geçiriyorum. Ayrıca tuz odasında da tedavi görüyorum. Buraya geldiğimde çok rahattım, hiç daralmadım. Bu tedavinin faydasını inşallah daha da göreceğim. Diğer hastalara da tavsiye ederim" dedi. "Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz" Yapılan terapiyle ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Ali Özkurt ise, "Hastalar çok belirgin iyileşiyor. Hastalarımızda yüzde 50 iyileşmeler görüyoruz. Yaptığımız testlerde, solunum kapasitesi 4 olması gerekirken 2 litreye kadar düşen hastaları görüyoruz. Bu tedavi sonrasında solunum kapasitesini tekrardan iki katına çıkartarak normal haline gelmesini sağlıyoruz. Hastalarda belirgin bir şekilde iyileştiklerini hissediyor. Önceden oksijene bağlı, yürüyemeyen hastalar, buraya geldiklerinde hissedilir derecede iyileşiyorlar" ifadelerini kullandı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:22
Van’da evlilik öncesi SMA testi aile hekimliklerinde ücretsiz yapılıyor
Türkiye’de 2021 yılından bu yana evlilik öncesi zorunlu tarama testleri arasında yer alan Spinal Musküler Atrofi (SMA) taşıyıcılık testi, Van’da çiftlere ücretsiz olarak uygulanıyor. Birçok vatandaşın farkında olmadığı SMA testi, evlilik öncesi yapılan sağlık taramaları kapsamında aile hekimliklerinde gerçekleştiriliyor. Uzmanlar, toplumda her 50 kişiden birinin SMA taşıyıcısı olduğuna dikkat çekerek, evlenecek çiftlere ve çocuk sahibi olmayı planlayan ailelere "Erken tanı hayat kurtarır" çağrısında bulunuyor. Edremit 4 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimi Dr. Mehmet Gencer, SMA taşıyıcılık testinin önemine dikkat çekti. Evlilik öncesi yapılan testlerin ileride yaşanabilecek büyük acıların önüne geçtiğini ifade eden Dr. Gencer, "SMA, maalesef hepimizin mustarip olduğu, çocuklarımızın yakalandığında öne geçemediğimiz bir hastalıktır. Aile hekimliği olarak öncelikle hastalarımız evlenmeden hemen önce bize sağlık raporlarını almaya geldiğinde onlardan bir SMA kanı alıyoruz. Bu kanı aldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü vasıtasıyla genetik laboratuvarlara gönderiyoruz. Sonuçları yaklaşık üç hafta sonra çıkıyor ve bu bize bildiriliyor. Olur da eğer eş adaylarından herhangi biri, biz genelde önce erkekten kan alıyoruz. Erkek yarı taşıyıcı olursa, kadına da ulaşıyoruz. Buradan da aynı şekilde SMA kanı alıp tekrar aynı şekilde laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvara gönderdikten sonra iki sonuç da eğer taşıyıcı gelirse hastaları aile sağlığı merkezimize davet ediyoruz. Kendilerini SMA konusunda bilgilendiriyoruz. Daha sonra her iki kişiyi de genetik anabilim dalının olduğu bir sağlık kuruluşuna yönlendiriyoruz. Onların yerine biz sıralarını ve randevularını alıp yönlendiriyoruz" dedi. "Topuk kanıyla da SMA hastalarını araştırıyoruz" Evlilik öncesi test yapmayanların çocuğu doğduktan sonra da topuk kanı ile SMA taraması yapılabildiğini söyleyen Gencer, "Bebek doğduktan sonra da yine aynı şekilde biz SMA taraması yapıyoruz. Özellikle 2021’den bu yana 6 tane hastalıkla beraber topuk kanı dediğimiz Neonatal Tarama Programına girdi SMA. Aynı şekilde topuk kanında bu SMA hastalarını araştırıyoruz. Olur da eğer biz evlilikten önce hastaları taramadıysak hasbelkader ikisi bir araya gelip çocuk hasta olduysa topuk kanında da aynı şekilde SMA taramasını yapıyoruz. Topuk kanında çocuk hasta olursa eğer koordinasyon merkezinden bize ulaşılıyor. Biz hastaya ve hastanın ebeveynlerine ulaşıyoruz. Bebeği buraya davet ediyoruz. Gerekli olan bütün ayrıntıları kendilerine iletiyoruz. Hastalardan özellikle ricamız; hem evlilikten önceki taramalarınız hem topuk kanlarınızı lütfen veriniz. İl Sağlık Müdürlüklerimiz, Sağlık Bakanlığımız bunun için çok büyük çaba sarf ediyor. Bizim tek istediğimiz ebeveynlerin, evlenmeden önceki eş adaylarının gelip bu konuda bizden hizmet almalarıdır. Biz bunun için burada varız. Bu çok önemlidir" diye konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:08
Nefes alabilmek için yerin 150 metre altında şifa arıyorlar
Çankırı'da tedaviye öncülük eden özel hastane ile KOAH ve astım hastaları, Hititler'den kalan, yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında şifa arıyor. Tuz mağarasında yapılan terapi sayesinde hastaların nefes kapasitesi tekrar artıyor.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 13:46
Siirt’te kaymakam, makam aracını sağlık için seferber etti
Siirt’in Pervari ilçesine bağlı Aşağıbağcılar köyünde yaşayan vatandaşlar, zorlu arazi şartları nedeniyle kaymakamlık makam aracıyla ilçe merkezine getirilerek sağlık taramasından geçirildi. Pervari ilçesinde sağlık hizmetlerinin aksamaması için örnek bir uygulamaya imza atıldı. Aşağıbağcılar köyünde yaşayan vatandaşlar, yol ve arazi şartlarının elverişsiz olması sebebiyle sağlık taramasına ulaşmakta güçlük çekti. Bunun üzerine kaymakamlık devreye girerek makam aracını köy halkının hizmetine sundu. Makam aracıyla köyden alınan vatandaşlar, Pervari ilçe merkezine getirilerek sağlık ekiplerince muayene edildi. Vatandaşlar, kendilerine sağlanan bu imkandan dolayı yetkililere teşekkür etti. Pervari Kaymakamı Ahmet Gülderen, yaptığı açıklamada ilçenin coğrafi şartlarına dikkat çekerek, "Sağlık Bakanlığınca ilçemize gönderilen mobil kanser tarama tırımız vatandaşlarımıza hizmet etmeye başlamıştır. İlçemizin coğrafi şartlarında dolayı tırımız merkezi ve ulaşılabilir yerlerde hizmet etmektedir. Vatandaşlarımızın bu sağlık hizmetine ulaşmalarını sağlamak amacıyla ilçemizde hizmet veren tüm kamu kurumu araçları, kaymakamlık makam arabası dahil, vatandaşlarımızın hizmetine tahsis edilmiştir. Bu vesileyle ben vatandaşlarımıza sağlık, mutluluk ve afiyetler diliyorum" dedi. Aile hekimliği uzmanı Dr. Gülzade Ciğerci ise kanser taramalarının önemine vurgu yaparak, "İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan kanser tarama programı kapsamında Pervari Toplum Sağlığı Merkezi olarak Devlet Hastanesi bahçesinde mobil mamografi aracımızla kanser taramaları yapmaktayız. Sık görülen meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve bağırsak kanseri taramalarını yapıyoruz. Aracımız iki hafta boyunca Pervari ilçemizde hizmet verecektir. Erken teşhis hayat kurtarır. Bütün halkımızı kanser taramalarına bekliyoruz" diye konuştu. Sağlık taramasından geçen köy sakinlerinden Ayşe Kandemir ise memnuniyetini dile getirerek, "Teşekkür ederim. Allah razı olsun. Kaymakam bey aracını bizim için gönderdi. Doktorlarla, hemşirelerle beraber bizi gelip aldılar. Muayene olduk, Allah razı olsun hepsinden. Teşekkür ederim, sağ olsunlar" şeklinde konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 13:20
Demirözü İlçe Devlet Hastanesinde incelemeler yapıldı
Bayburt İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim, Demirözü İlçe Devlet Hastanesi ile 1 No’lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda incelemelerde bulundu. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim ve yönetimi, Demirözü İlçe Devlet Hastanesi ile 1 No’lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda görev yapan sağlık çalışanlarını ziyaret etti. Ziyarette, sağlık hizmetlerinin kalitesi, ihtiyaçlar ve çözüm önerileri ele alındı, hastaların talepleri dinlendi. Sivlim, özverili çalışmalarından dolayı tüm sağlık personeline teşekkür ederek, çalışmalarında kolaylıklar diledi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 13:06
Uzmanından uyarı: "Öğretmen ve yöneticiler ’akran zorbalığı’na karşı dikkatli olmalı"
Psikolog Ozan Yazıcı, öğrenci ve yöneticilerin "akran zorbalığı"na karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Öğretmenlerin sınıf içinde proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Psikolog Ozan Yazıcı, açık iletişim ortamı oluşturmanın önemine değindi. Akran zorbalığına karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulunan Psk. Yazıcı, "Çocukların duygu ve düşüncelerini güvenle paylaşabildiği bir sınıf iklimi, zorbalığın önüne geçer. Öğretmenler öğrencilere empati, farklılıklara saygı ve sağlıklı iletişim becerilerini kazandırmalıdır. Net kurallar, düzenli bilgilendirme toplantıları ve veli iş birlikleri etkili yöntemlerdir. Müdürlükler, öğretmenlere destek olacak şekilde rehberlik servisleriyle koordineli çalışmalı, zorbalık vakalarında şeffaf ve hızlı müdahale süreçleri işletmelidir" dedi. "Zorbalıkla mücadele ancak bilinçli ve kararlı bir tutumla başarıya ulaşır" Son olarak tüm okul personeline yönelik eğitimlerin zorunlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Öğretmen ve yöneticiler hangi durumda nasıl bir tutum sergileyeceğini bildiğinde, öğrenciler kendini daha güvende hisseder. Zorbalıkla mücadele, ancak bilinçli ve kararlı bir tutumla başarıya ulaşır. Ailelerle etkin bir iletişim süreci inşa edilerek, zorbalık davranışı sergileyen veya zorbalık mağduru olan öğrencilerin ev ortamında da gözlem, destek ve rehberlik ihtiyaçlarının karşılanması adına okul ve ebeveynler iş birliği içinde hareket edilmelidir" diye konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:51
Sivaslılar bisiklet turunda buluştu, hareketlilik haftasına dikkat çekti
Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi ve Sivas Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle bisiklet turu düzenlendi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Sivas AB Bilgi Merkezi koordinasyonunda, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi ve Sivas Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle düzenlenen Sivas Bisiklet Turu, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nda başlayan etkinlikte yüzlerce bisikletli, hem sağlıklı yaşamın hem de çevre dostu ulaşımın önemine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir, "Sivas’ta ticaret ve sanayi hayatının gelişimi kadar, şehrimizin sosyal yaşamını da zenginleştiren etkinliklere destek veriyoruz. Avrupa Hareketlilik Haftası’nı sahiplenmek, geleceğe daha sağlıklı ve çevreci bir şehir bırakma yolunda önemli bir adımdır. İnsanların sağlıklı, güvenli ve çevre dostu bir yaşam sürebilmesine odaklanan projelere ihtiyaç var. Bundan sonra yapılacak şehir planlamalarında bisiklet yollarının artırılması, hem sağlıklı yaşamı destekleyecek hem de şehrimizin modern kimliğine katkı sağlayacaktır. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz, ekonomik kalkınmayı sosyal gelişimle birlikte ele alıyor; şehrimizin geleceğini şekillendirecek her projede toplumsal faydayı gözetiyoruz. Bu nedenle sosyal yaşamı zenginleştiren, çevreyi koruyan ve insan odaklı şehircilik anlayışını destekleyen her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:21
Prof. Dr. Aslan Güzel: "Beyin tümörlerinde erken teşhis hayat kurtarıyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Aslan Güzel, beyin tümörleri konusunda toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, belirtiler, tanı yöntemleri ve modern tedavi seçenekleri hakkında önemli bilgi verdi. Beyin tümörü ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Güzel, "Beyin tümörleri, beynin içinde veya çevresinde bulunan zarların hücrelerinden kaynaklanan kitlelerdir. İyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilirler. Her iki tür de beyinde bası oluşturarak hayati fonksiyonları etkileyebilirler. Tümörün yerleşimi, hastanın yaşadığı belirtilerini ortaya koyar. Örneğin motor korteksteki tümörler kol ve bacaklarda güç kaybı veya felce, konuşma merkezine yakın olanlar ise iletişim ve konuşmada sorun oluşturabilir. Beyin tümörleri sinsi ilerledikleri gibi ani belirtilerle kendilerini gösterebilir. Özellikle ani ortaya çıkan havale, dengesizlik, güç kaybı ve aşağıdaki şikayetler uzun süredir devam ediyorsa mutlaka uzman kontrolü önerilir, sabahları şiddetlenen baş ağrısı, görme bozuklukları, çift görme, denge kaybı, sersemlik, nöbet geçirme (epilepsi), unutkanlık, algı bozuklukları, kişilik değişiklikleri varsa öncelikle bir hekime başvurmaları önerilir" dedi. "Cerrahi endikasyonu olan bölgelerdeki tümörlerde cerrahi ile sonuçlar almaktayız" Prof. Dr. Güzel, "Baş ağrısı yaygın bir şikayet olsa da, alışılmadık şekilde artan, uykudan uyandıran ve bulantı-kusma ile birlikte ise ciddiye alınmalı ve tetkik edilmelidir. Beyin tümörlerinin teşhisinde Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ve Bilgisayarlı Beyin Tomografi (BBT) en etkili yöntemlerdir. Medical Point Gaziantep’te bu teknolojiler erken tanı için aktif şekilde mevcut durum hali hazırda yapılmaktadır. Gerekli durumlarda biyopsi ile tümörün kesin yapısı belirleniyor. Hastanın durumuna göre uygun tedavi seçenecek veya seçenekleri uygulanmalıdır. Tedavi, tümörün türü, büyüklüğü, yayılımı ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanıyor. Cerrahi müdahale, gamma knife, radyoterapi ve kemoterapi genellikle birlikte uygulanıyor. Cerrahi endikasyonu olan bölgelerdeki tümörlerde cerrahi ile sonuçlar almaktayız. Mikrocerrahi yaparken, nöronavigasyon ve intraoperatif Ultrasonografi - İntraoperatif Doppler tetkikleri yardımcı aletleri işin güvenini sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "İyi huylu tümörler de tehlikeli olabilir" Beyin tümörleri konusunda ailelere ileriye yönelik takip ve tedavi konusunda açıklayıcı bilgiler paylaşılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Güzel, "İyi huylu tümörler metastaz yapmaz ancak büyüdüklerinde beyin dokusuna baskı yaparak ciddi sorunlara yol açabilir. Bunlarında bir kısmı maalesef tekrar edebilmektedir ve yakın takip gerekmektedir. İyi huylu olması zararsız olduğu anlamına gelmez. Örneğin görme siniri ya da beyin sapına ciddi bası yapan tümörlere erken müdahale gerektirebilir. Her baş ağrısı tümör belirtisi değildir, ancak kronikleşen ve nörolojik belirtilerle birlikte olan şikayetlerde mutlaka nöroloji uzmanı veya nöroşirurji uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı erken teşhis beyin tümörlerinde başarı şansını önemli ölçüde arttırmaktadır" diye konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 12:06
Devletten destek alan diş hekimi laboratuvar kurdu
Uzman Diş Hekimi Özge Erarslan Gürbüz, devlet desteğiyle kurduğu laboratuvar sayesinde artan klinik sayısına ve yaz aylarında yoğunlaşan hasta taleplerine hızlı ve teknolojik cevap vermeyi hedefliyor. Tunceli’de diş kliniği sayısındaki artış, ve özellikle yaz aylarında kentin nüfus oranının 2-3 katına çıkması, beraberinde diş protezi talebini de yükseltti. Mevcut laboratuvarların kapasitesinin yetmediğini tespit eden Uzman Diş Hekimi Dr. Özge Erarslan Gürbüz, bununla ilgili bir araştırmalar yaptı. Araştırmalar neticesinde KOSGEB desteğiyle kendi laboratuvarını kurabileceğini öğrenen Dr. Gürbüz, gerekli başvuruları yaparak destek almaya hak kazandı. Gürbüz, devletten aldığı destek ile diş protez laboratuvarı kurdu. Son zamanlarda bölgedeki diş kliniği sayısında artış olduğunu ve talebi karşılayabilecek diş protez laboratuvarının bulunmadığını belirten Dr. Gürbüz, protetik diş tedavisi noktasında, işin mutfağında da bulunmak istediğini belirtti. KOSGEB desteğiyle hızlıca laboratuvar kurabildiğini ifade eden Dr. Gürbüz, "Son zamanlarda diş kliniği sayısında bayağı bir artış oldu. Ama bunu karşılayabilecek bir diş protez laboratuvarı ne yazık ki yok. Özellikle yazın Tunceli nüfusu yaklaşık 2-3 katına çıkıyor ve bu hasta sayısını da aynı oranda artırıyor. Özellikle bu hastaların buradaki vakitleri çok kısıtlı olduğundan dolayı hızlı bir iş akışı sağlamamız gerekiyor. Daha önceden iyi bir iş yapabilmek adına uzaktaki bazı şehirlere göndermek durumunda kalıyorduk. Bu fikrin doğuş noktalarından biri de buydu. Böylece kendi birimimizde bu işlemleri hızlıca tamamlayıp ilgili yerlere gönderebiliyoruz" dedi. Gürbüz, "Bu girişimde bulunmamın en büyük nedenlerinden biri, ben bir protetik diş tedavisi uzmanıyım ve protetik diş tedavisi diş hekimliği hastaların en yüksek estetik beklentiyle başvurduğu branştır. Burada işin yarısı hekime düşerken diğer yarısı teknisyene yani bu işi tasarlayan kişiye düşüyor. Bu yüzden bu işin sadece yüzde 50’sinde kalmak istemedim. Bir laboratuvar kurarak işin mutfağında da yer almayı çok istedim ve böyle bir girişimde bulundum. Bunu KOSGEB desteğiyle normalden biraz daha hızlı ve kolay bir şekilde bir şekilde yapma imkanım oldu. Daha güncel ve daha teknolojik cihazlarla, daha hızlı bir şekilde laboratuvarımı kurma şansım oldu. Şu an dijital iş akışıyla kliniklerden gelen dijital veya konvansiyonel ölçüleri tarayıp, üzerinde dişlerle ilgili tasarımlar yapıyoruz. Aynı zamanda kron, köprü, implant üstü ya da diş üstü protezlerin dizaynını yaptıktan sonra CAD-CAM cihazımızla üretimlerini sağlayıp hekimlere gönderiyoruz" şeklinde konuştu.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:55
Mevsimlik tarım işçileri sağlık kontrolünden geçti
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Düzce Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ve Çilimli Toplum Sağlığı Merkezi işbirliğinde Çilimli ilçesinde mevsimlik tarım işçilerinin sağlık taramaları gerçekleştirildi. Doğu ve güneydoğu illeri başta olmak üzere farklı şehirlerden Düzce’ye gelen mevsimlik tarım işçilerine yönelik saha çalışmalarımız her yıl olduğu gibi bu yıl da titizlikle yürütülmeye devam ediyor. Düzce Merkez ve Çilimli Toplum Sağlığı Merkezleri iş birliği ile ortaklaşa yürütülen saha çalışmasında 19:00 ile 23:00 saatleri arasında mevsimlik tarım işçileri yaşam alanlarında ziyaret edildi. Bebek, çocuk, 15-49 yaş kadın, gebe, lohusa izlemleri yapılarak tespit edilen eksik aşılar aile sağlığı merkezleri ile koordineli şekilde tamamlandı. Ayrıca, tansiyon ve şeker ölçümleri ile solunum testi, kan alma, hemogram ve hormon testleri üreme sağlığı hizmetleri, anne sütü ve emzirme danışmanlığı, aile planlaması, göz muayenesi ve işitme taraması gerçekleştirilirken hijyen, çevre sağlığı ve güvenliği, su güvenliği, kırım kongo kanamalı ateşi ile kanser taramaları konularında eğitimler verildi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 10:51
Dr. Arif Keleşoğlu: "Sonbahar alerjisinde şikâyetler doğru tedaviyle yüzde 80’e kadar azalıyor"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, sonbahar alerjisinin yönetilebilir bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, doğru tedavi ve basit önlemlerle şikâyetlerin yüzde 80’e kadar azaltılabileceğini söyledi. Yaprakların sarardığı, havanın serinlediği sonbahar ayları birçok kişi için alerji mevsimi anlamına geliyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, "Doğru tedavi ve önlemlerle sonbahar alerjisine bağlı şikâyetler yüzde 70-80 oranında azaltılabilir" dedi. "Sonbahar alerjileri astım ataklarını tetikleyebilir" Dr. Keleşoğlu, sonbahar alerjisinin genellikle mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) olarak bilindiğini belirterek, "Bağışıklık sistemi polen, küf sporları, ev tozu akarları gibi çevresel etkenlere aşırı tepki verir. Bu durum hapşırma, öksürük, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve astım ataklarını tetikleyebilir" dedi. "İlkbahar alerjisi olanlar daha riskli" Keleşoğlu, özellikle genetik yatkınlığı bulunanlar, astım hastaları, çocuklar, yaşlılar ve nemli bölgelerde yaşayanların sonbahar alerjilerine karşı daha hassas olduğunu vurgulayarak, "İlkbahar alerjisi öyküsü olanlar sonbaharda yeniden şikâyet yaşayabilir" uyarısında bulundu. "Kış aylarında da devam edebilir" "Sonbahar alerjileri Eylül ve Ekim’de zirve yapar, ancak küf ve ev tozu akarları nedeniyle kışın da sürebilir" diyen Keleşoğlu, tedavi edilmeyen vakalarda semptomların haftalarca devam edebileceğini söyledi. Dr. Keleşoğlu’ndan şikâyetleri azaltacak öneriler Uzm. Dr. Arif Keleşoğlu, şikâyetleri yüzde 70-80 oranında azaltabilecek önlemleri, "Polen yoğun günlerde dışarı çıkmayın, pencereleri kapalı tutun, klima filtrelerini düzenli değiştirin. Evde nem oranını yüzde 30-50 arasında tutarak küf oluşumunu önleyin. Dışarıdan gelince kıyafetlerinizi değiştirin ve duş alın. Antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri ve alerji aşıları etkili tedavilerdir. Astım riski varsa inhaler kullanın" şeklinde sıraladı. "Bağışıklığı güçlendirmek destek sağlar" Beslenmenin önemine de değinen Keleşoğlu, "C vitamini açısından zengin meyveler, omega-3 yağ asitleri, probiyotikler ve D vitamini bağışıklığı destekleyerek alerjiye karşı dolaylı fayda sağlar" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder