SAĞLIK
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12 Mardin’de nadir görülen hastalıkla doğan bebek sağlığına kavuştu Mardin’de doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı yaşayan ve nadir görülen "Sağ Konjenital Diyafragma Hernisi (Bochdalek Hernisi)" tanısı konulan bebek, başarılı operasyon ve yaklaşık 2 aylık tedavi sürecinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen operasyonla hayata tutunan bebek, multidisipliner yaklaşım sayesinde sağlığına kavuşurken, tamamen anne sütüyle beslenir hale geldi ve oksijen ihtiyacı olmadan 57 gün sonra taburcu edildi. Çocuk uzmanı Adnan Azizoğlu yaptığı açıklamada, vakanın 37 haftalık ve 2 kilo 750 gram doğan, doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine entübe edilerek yenidoğan ünitesine alınan bir bebek olduğunu söyledi. Hastayı entübe şekilde devraldıklarında çekilen akciğer filminde karın içi organlarının sağ toraks içinde yerleştiğini tespit ettiklerini belirten Azizoğlu, "Bunun üzerine hastamızı acilen çocuk cerrahisi bölümüne danıştık. Aynı zamanda akciğer gelişiminde sorun olması nedeniyle akciğere giden ana damarda ciddi tansiyon yüksekliği mevcuttu" dedi. Hastanın stabilize edilmesinin ardından ameliyata alındığını ifade eden Azizoğlu, "Sağ tarafta olması ve karaciğer, apendiks ile ince ve kalın bağırsakların göğüs boşluğunda yer alması vakayı oldukça riskli hale getiriyordu. Bu operasyon Mardin’de ilk kez gerçekleştirildi" diye konuştu. Tedavi sürecinin multidisipliner şekilde yürütüldüğünü aktaran Azizoğlu, hastanın 57 günlük ve 4 kilogram ağırlığında olduğunu belirterek, "Oksijen ihtiyacı bulunmuyor ve tamamen anne sütüyle besleniyor. Yapılan tetkiklerde beyin dahil herhangi ciddi bir hasar tespit edilmedi. Bu bizim için sevindirici ve gurur verici bir durum" ifadelerini kullandı. Yenidoğan uzmanı Muhammet Hocaoğlu da vakanın en önemli özelliğinin diyafragma hernisinin sağ tarafta görülmesi olduğunu dile getirdi. Bu durumun hastalığı daha da nadir hale getirdiğini belirten Hocaoğlu, "Göğüs boşluğuna yerleşen organ miktarı arttıkça ölüm riski de artmaktadır. Bizim hastamızda ince ve kalın bağırsakların yanı sıra karaciğer de sağ toraks içinde yer alıyordu. Bu nedenle süreçte ciddi problemler yaşadık’’ dedi. Ameliyat öncesi ve sonrasında pulmoner hipertansiyonla mücadele ettiklerini ve uzun süre nitrik oksit tedavisi uyguladıklarını anlatan Hocaoğlu, bağırsak iskemisi ile de karşılaştıklarını kaydetti. Beslenme sürecinin kademeli ilerlediğini ifade eden Hocaoğlu, "Yaklaşık 50 gün boyunca oksijen desteği aldı. Bugün ise oksijen ihtiyacı olmadan, kilosunu neredeyse iki katına çıkarmış şekilde sağlıklı olarak taburcu ediliyor. Bu durum Mardin için önemli bir gelişme" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09 Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:07 Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm Manisa Şehir Hastanesi’nde, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara karşı ameliyatsız stent yöntemi başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, şah damarındaki daralmaların inme riskini büyük ölçüde artırdığını vurgularken, bu modern yöntem sayesinde hastaların ertesi gün taburcu olabildiğine dikkat çekti. Manisa Şehir Hastanesi’nde girişimsel nöroloji ve girişimsel kardiyoloji uzmanlarının iş birliğiyle, beyni besleyen en büyük damarlar olan karotis (şah) damarlarındaki tıkanıklıklara karşı modern tedavi yöntemleri başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, bu damarlarda gelişen ciddi darlıkların inme (felç) riskini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Bu nedenle, felç riskini azaltmak amacıyla hastalara stentleme işlemi uygulanıyor. Girişimsel Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Sezer Eryıldız, "Beynimizi besleyen en büyük damarlar karotis damarları yani şah damarlarıdır. Eğer bu damarlarda ciddi bir darlık olursa inme yani felç geçirme riski belirgin şekilde artmaktadır ve bu riski azaltmak için stentleme işlemi uygulanmaktadır. Rutin olarak hastalarımız bu açıdan değerlendiriliyor ve bu işlemi uyguluyoruz" dedi. Şah damarındaki daralmaları açmanın iki yöntemi olduğunu ifade eden Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz ise şunları söyledi: "Boyun damarlarını açma işlemi iki şekilde yapılabilir. Bir karotis endarterektomi dediğimiz ameliyatla bir diğer yöntem ise perkutan girişim dediğimiz stent yöntemiyle açılabilir. Biz kliniğimizde nöroloji ve kardiyoloji olarak bir konsey yapıyoruz. Damarı ciddi tıkalı olan ve buna bağlı felç geçirmiş hastalarda bu konseyde hastaya işlem yapıp yapmama kararı veriyoruz. Verdiğimiz karar çerçevesinde eğer hastaya işlem kararı vermişsek femoral arter dediğimiz kasık arterinden bir şitle 6 ya da 7 F çapında bir şitle ince bir boruyla bu damara giriş yapıyoruz ve boyun damarlarına ulaşıyoruz. Özellikle teller, filtreler ve stentlerle bu damarları açıp hastanın tedavisini gerçekleştiriyoruz. İşlem ameliyatsız olduğu için hastamız ertesi gün rahat bir şekilde problem olmazsa işlemde taburcu olabiliyor bu işlemden sonra. Bu işlemin yapılması için özellikle anjiografinin olduğu girişimsel nöroloji uzmanının ve girişimsel kardiyoloji uzmanının olduğu ve bu konuda yeterli vaka tecrübesine ve deneyime sahip uzmanların olduğu merkezler gerekir. Bunu yapabilmek için belli bir vaka sayısına ulaşmak ve bu konuda tecrübeli olmak gerekiyor. Biz de Manisa Şehir Hastanesi’ndeki girişimsel kardiyoloji ve nöroloji uzmanları olarak bu işlemi kliniğimizde efektif bir şekilde gerçekleştiriyoruz."
Teknede kopan parmak ameliyatla kurtarıldı
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:07 Teknede kopan parmak ameliyatla kurtarıldı Yunanistan’ın Patnos Adası’ndan Bodrum’a tekneyle dönen Özlem Yalçın, dalganın çarpmasıyla kapıya sıkışan parmağının kopması sonucu filmleri aratmayan bir operasyon geçirdi. Kamaraya düşen parmağı eşinin ve arkadaşlarının hızlı müdahalesiyle buzlu suda uygun şekilde korunarak Bodrum’a getirilen Yalçın, Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde yapılan 5,5 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu. Dalganın gücüyle koptu Rüzgârlı havada seyreden teknede ters bir dalgadan korunmak için kapıya tutunan Özlem Yalçın’ın sol el başparmağı, kapının kapanmasıyla tırnak hizasından koptu. Parmağını kanamayı durdurmak için kalp hizasının üzerinde tutarak müdahalede bulunan Yalçın, yakınlarının desteğiyle kopan parmağın hızla bulunarak doğru şartlarda muhafaza edilmesini sağladı. Soğuk zincirle taşındı Kopan parmak temiz bir beze sarılıp plastik poşete konularak, buza temas etmeyecek şekilde buzlu suyun içinde korundu. Teknedekilerin internetten yaptığı araştırmalar sonucu, kopan uzvun 8 saat içinde dikilmesi gerektiği bilgisi edinildi. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından ulaşılan Leros Hastanesi’nde ilk müdahale yapıldı, ardından Bodrum Deniz Kurtarma Derneği’nin ambulans botuyla hasta ve parmağı Bodrum’a taşındı. Film gibi operasyon Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Altıparmak tarafından lokal anestezi altında gerçekleştirilen 5,5 saatlik operasyon sonucunda Yalçın’ın parmağı başarıyla dikildi. Operasyon sonrası oda sıcaklığı artırılarak damar büzüşmesi engellendi, hasta kritik süreci atlatmasının ardından 9’uncu gününde taburcu edildi. "Kritik süreyi aşmıştı, zor bir vakaydı" Kopan uzuvlarda tutturma ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mehmet Altıparmak, "Parmak kopmalarında kritik süre vardır. Bu hastamız bize ulaştığında bu süre geçmişti. Ayrıca parmağın sıkışarak ezilmesi de başarı şansını düşürüyordu. Ancak hızlı aksiyon, hastamızın ve yakınlarının uyumu sayesinde başarılı olduk" dedi. "Doğru muhafaza başarı şansını artırıyor" Kopan uzuvlarda en önemli noktanın, parçanın buzla temas ettirilmeden poşet içinde soğuk zincirde taşınması olduğunu ifade eden Altıparmak, "Hastamızın parmağı doğru şekilde korunmuştu. Bu sayede başarı şansımız arttı" diye konuştu. Uzuv kopmalarında başvurulacak merkezin önemine de dikkat çeken Altıparmak, Bodrum’da mikrocerrahi işlemlerinin başarıyla uygulandığını belirterek, "Biz tüm acil vakalara müdahale edebiliyoruz" ifadelerini kullandı.
"Prostat cerrahisindeki güncel yöntemler, riskleri en aza düşürüyor"
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:03 "Prostat cerrahisindeki güncel yöntemler, riskleri en aza düşürüyor" Prostat tedavisindeki güncel yöntemlere değinen Prof. Dr. Hakan Koyuncu, iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan lazerle prostat ameliyatı ve sıcak su buharıyla prostat ameliyatı hakkında bilgiler verdi. "Doku kalma riski yok denecek kadar az" İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Koyuncu, günümüzde prostat tedavisinde öne çıkan iki modern tekniğin lazerle prostat ameliyatı ve sıcak su buharıyla prostat ameliyatı olduğunu belirtti. Lazerle prostat ameliyatı (Holep veya TUR-P) hakkında bilgi veren Koyuncu, "Kapalı sistemle gerçekleştirilen bu yöntem, prostat dokusunun lazerle parçalanıp dışarı alınması esasına dayanıyor. Ameliyat süresi prostatın boyutuna göre 1,5-2 saat sürüyor. Bu teknikte geride doku kalma riski yok denecek kadar az. Hastalar 1-2 gece sondalı takip edildikten sonra taburcu ediliyor. Ancak düşük oranda da olsa geçici idrar kaçırma veya meninin geriye kaçması gibi yan etkiler görülebiliyor" dedi. "Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma ihtimali daha az" Sıcak su buharıyla prostat ameliyatına (Rezum) da değinen Prof. Dr. Hakan Koyuncu, "Kapalı yöntemle uygulanan bu teknikte, prostata belirli aralıklarla iğneyle sıcak su buharı veriliyor. Özellikle orta kısmı belirgin olmayan ve yaklaşık 80 grama kadar büyüklükteki prostatlarda daha yüksek başarı sağlanıyor. Ameliyat süresi 20-25 dakika arasında değişiyor. Sıcak su kullanımı nedeniyle sondalı kalma süresi 5-7 gün olabiliyor. Bu yöntemin en önemli avantajı, geçici idrar kaçırma ve meninin geriye kaçması riskinin yok denecek kadar az olması" ifadelerini kullandı. Her iki tekniğin de avantaj ve dezavantajları bulunduğunu belirten Koyuncu, "İyi huylu prostat cerrahisinde tek bir yöntemi her hasta için ‘en iyisi’ olarak tanımlamak mümkün değildir. Tedavi; hastanın yaşı, şikâyetlerinin düzeyi, prostatın boyutu, anestezi alabilirliği ve ek hastalıklarının varlığına göre kişiye özel olarak planlanmaktadır. Önemli olan her hastaya en uygun tedavi yöntemini uygulamaktır" diyerek sözlerini tamamladı.
Uzmanlardan ’Gülüş tasarımı’ açıklaması: "Fotoğraflarla kliniğimize geliyorlar, her müdahale herkese uygun değil"
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:59 Uzmanlardan ’Gülüş tasarımı’ açıklaması: "Fotoğraflarla kliniğimize geliyorlar, her müdahale herkese uygun değil" Son yıllarda gülüş tasarımı konusunun büyük ilgi topladığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Çok fazla beklenti olabiliyor, teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün. Her estetik müdahale her bireye uygun değil. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli" dedi. Vücudun birçok noktasına yapılan estetik uygulamalar dikkat çekerken uzmanlar diş estetiğine ilişkin de önemli uyarılarda bulundu. Son yıllarda estetik amaçlı dişlerde porselen kaplama ya da çeşitli işlemlerin yaygınlaştığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Zeynep Bulut ve Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz tedavilere yönelik bilgi verdi. Uzmanlar, bireyin hasar gören dişleri ya da kişisel talebi üzerine yüz şekline, diş yapısına ve kişisel tercihlerine göre dişlerin estetik olarak düzenlenmesi işlemini gülüş tasarımı olarak ifade ederken, kişilerin kimi zaman ellerinde fotoğraflarda bu yönde taleplerle geldiğini aktardı. İşlemlerin bireylere özel olduğunu söyleyen uzmanlar, tedavi planında kişinin yaşı, yüz hatları, cinsiyeti gibi faktörün belirleyici olduğuna dikkat çekti. "Türkiye sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri" "Türkiye tıbbın bütün alanlarında olduğu gibi diş hekimliğinde de çok ileri bir seviyede" diyerek sözlerine başlayan Başhekim Dt. Zeynep Bulut, "Türkiye’nin sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri olduğunu biliyoruz. Özellikle Sağlıkta Dönüşüm ile diş hekimliği uygulamalarında vatandaşlarımıza kamuda çok güzel hizmetler verebiliyoruz ve gelişmeye devam ediyoruz. Artık radikal ve agresif tedaviler yerine dişte daha az müdahalede bulunduğumuz minimal uygulamalar olan konservatif yöntemleri tercih ediyoruz hatta bundan sonraki çalışmalar ise koruyucu diş tedavi hizmetleri yönünde. Aile diş hekimliği kapsamında bu çalışma yürütülecek. Burada yapılacak çalışmalar; diş sürmesinin takip edilmesi, bunların kayıt altına alınması, ağız ve diş sağlığı bakımı, hijyen eğitimleriyle farkındalık oluşturulması ve kişinin artık tedaviye ihtiyacı olmayacak şekilde kendi sağlığını koruması, daha ileri de daha geniş kitlelere ve yaş gruplarına yayılacak ve inanıyorum ki 2040’lara doğru artık diş çürüğünden bahsetmiyor olacağız" şeklinde konuştu. "Gece yatmadan ve sabah hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalamak çok önemli" Sözlerini sürdüren Dt. Bulut, "Gerek estetik, fonksiyonel gerekse tedavi amaçlı uygulamalarımızda sorunu başından yakalayıp gerekli yönlendirmeleri, tedavileri uygulayabileceğiz. Hatta belki pek çok sağlık sorununu da bu şekilde çok önceden tespit edebileceğiz. Özellikle bu süreçteki çocukların gelişimiyle ilgili beslenmenin öneminden de bahsetmek istiyorum. Sağlık ağızda başlar, burada çok önemli kısım; gece yatmadan sabah da hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalayıp kahvaltıya öyle başlamak, bu çok önemli. Özellikle asitli, şekerli yiyecek, içecekler, paketlenmiş ürünler hem katı hem sıvı anlamda katkı maddeli ürünler diş sağlığı için çok tehlikeli" dedi. "Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz" Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Yılmaz, "Bu alanda kırık dişler, çürükler, aşınmalar, renk değişiklikleri gibi durumların hem estetik hem de fonksiyonel bütünlüğünü yeniden oluşturmak için tedaviler uyguluyoruz. Görünümün yanı sıra konuşma fonksiyonu gibi işlevlerin de yeniden oluşturulması, kazandırılması söz konusu oluyor. Ön dişlerde yaptığımız estetik uygulamalar hastaların gülüş estetiğini doğrudan etkiliyor ve sosyal ilişkileri, psikolojisi, özgüvenini etkileyebiliyor. Bu noktada kişiye özel planlamalar yapıyoruz. Diş pozisyonu, konumu, formu, aksı, yüz yapısı pek çok parametre değerlendirilerek bir planlama yapıyoruz ve ön bölgedeki artık estetik problemlerde kompozit restorasyonlar ön plana çıkmaya başlıyor. Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz. Tek seans ya da 1-2 seansta tamamlayabiliyoruz. Bu aynı zamanda bir hasta memnuniyeti de oluşturuyor. Çok fazla doku kaybına gerek kalmadan, kesme, aşındırma yapmadan bazen hiç müdahale yapmadan problemleri çözebiliyoruz. Örnek verecek olursak; dişler arasındaki boşlukların kapatılması ya da kırık bir dişin ya da dokunun tamirini kolaylıkla yapabiliyoruz" dedi. "Bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle geliyorlar, çok gerçekçi olmayabiliyor" Gülüşü etkileyen birçok faktör olduğunu söyleyen ve kişilerin sosyal medyada gördüklerinden ziyade hekimleriyle iş birliğine dikkat çeken Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların beklentilerini de doğrudan etkiliyor aslında yanlış anlaşılmalar ve yönlendirmeler söz konusu olabiliyor, hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Bunlar çok gerçekçi olamayabiliyor çünkü her ağız farklı ve her estetik müdahale her bireye uygun değil. Burada hastanın doğru yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi öne çıkıyor. Diş formlarımız, rengimiz, yüz oranlarımız ya da fonksiyonel ihtiyaçlarımız da birbirinden farklı, estetik beklentilerimiz var ama bir de fizyolojik, fonksiyonel sınırlarımız var. Tüm bu parametreler dikkate alınarak bir gülüş tasarımı söz konusu olabilir. Çok fazla yanlış anlam, yönlendirme ya da beklenti olabiliyor ama teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün" şeklinde konuştu. "Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil" ‘Dişlerimizin formu, konumu, çene ilişkisi, diş eti durumu hepsi estetiğimizi etkileyen parametreler’ diyerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil, sağlıklı değil. Bu noktada fotoğraflar her zaman tek güveneceğimiz parametre değil ve hekim hasta koordinasyonu ve iş birliği önemli. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli. Artık porselen alternatif bir tedavi olarak var ama ufak estetik problemler ya da çarpışıklıklar ya da deformasyonları daha minimal bir şekilde çok büyük değişimlere, radikal kayıplara gerek olmadan düzeltebiliyoruz."
Dyt. Berna Ertuğ: "Şekerin verdiği keyif geçici, zararları ise kalıcıdır"
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:59 Dyt. Berna Ertuğ: "Şekerin verdiği keyif geçici, zararları ise kalıcıdır" Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, "19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası" kapsamında şekerin vücuttaki gizli etkilerine dikkat çekerek, "Şekerin verdiği keyif geçici, zararları ise kalıcıdır" uyarısında bulundu. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, "19-25 Eylül Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası" kapsamında şekerin vücuttaki gizli etkilerine dikkat çekerek açıklamalarda bulundu. Ertuğ"Şeker, meyve ve sebzeler, tahıllar ve süt ürünleri gibi karbonhidrat içeren tüm yiyeceklerde doğal olarak bulunur. Bu gıdaları tüketmek sorun değildir. Bitkisel gıdalar lif, temel mineraller ve antioksidanlar; süt ürünleri ise protein ve kalsiyum içerir. Vücut bu gıdaları yavaş sindirdiği için, içlerindeki şeker hücrelere sürekli bir enerji kaynağı sağlar. Üstelik meyve, sebze ve tam tahılların yüksek oranda tüketilmesi diyabet, kalp hastalığı ve bazı kanserler gibi kronik hastalık riskini de azaltır" dedi. "İlave şeker sağlığın düşmanı" Lezzeti artırmak veya raf ömrünü uzatmak için ürünlere eklenen ilave şeker fazlaca tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Ertuğ, "Meşrubatlar, meyveli içecekler, aromalı yoğurtlar, tahıllar, kurabiyeler, kekler ve şekerlemeler başlıca kaynaklardır. Hatta çorba, ekmek, şarküteri ürünleri ve ketçap gibi tatlandırılmış olduğu düşünülmeyen ürünlerde bile bulunabilir" ifadelerini kullandı. "Günlük miktarı aşmayın" Şeker beslenmede gerekli bir madde olmadığını ve kısıtlı tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Ertuğ, "Kadınlar için günlük önerilen miktar 100 kalori yani yaklaşık 6 çay kaşığı (24 gram), erkekler için ise 150 kalori yani 9 çay kaşığı (36 gram) ile sınırlıdır. Bu miktar, 350 ml’lik bir kutu gazlı içecekteki şeker miktarına yakındır" şeklinde konuştu. "Fazla şekerin yol açtığı hastalıklar" Obezite ve Metabolik Bozuklukların şekerli gıdaların aşırı tüketimi olduğu belirten Ertuğ, "Özellikle karın bölgesinde yağlanmayı artırarak obeziteye yol açar. Bu sadece estetik değil, kalp, damar ve eklem sağlığını da tehdit eden ciddi bir durumdur. Diyabet ise şeker, insülin direncini artırarak tip 2 diyabet gelişimine katkıda bulunur. Diyabet; göz, böbrek, sinir sistemi ve damarları etkileyerek yaşam kalitesini düşürür. Kalp ve Damar Sağlığı için Aşırı şeker, trigliserid düzeylerini yükseltip iyi kolesterolü (HDL) düşürür. Bu da damar sertliğini hızlandırarak kalp krizi riskini artırır. Karaciğer Yağlanması da özellikle fruktoz içeren şekerler, alkol kullanmayanlarda bile karaciğerde yağ birikimine yol açar ve uzun vadede fonksiyon bozukluklarına sebep olabilir. Diş ve Ruh Sağlığı için çocukluktan itibaren diş çürüklerinin en önemli sebebi fazla şeker tüketimidir. Ayrıca kan şekerindeki ani yükselip düşmeler, yorgunluk ve depresyona yatkınlık gibi ruh hali bozukluklarına neden olabilir" dedi. Sağlıklı alternatifler Şekeri tamamen hayatınızdan çıkarmanın zor olduğunu ama azaltmanın mümkün olduğunu belirten Ertuğ, "Paketli ürünlerden uzak durun, şekerli içecekler yerine su, şekersiz çay ve bitki çayları tercih edin. Tatlı ihtiyacını meyvelerle karşılamak ve düzenli egzersizle bağışıklığı güçlendirmek sağlıklı bir başlangıçtır. Unutmayın, şekerin keyfi kısa, zararı uzun sürelidir" şeklinde konuştu.
Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:57 Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm Manisa Şehir Hastanesi’nde, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara karşı ameliyatsız stent yöntemi başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, şah damarındaki daralmaların inme riskini büyük ölçüde artırdığını vurgularken, bu modern yöntem sayesinde hastaların ertesi gün taburcu olabildiğine dikkat çekti. Manisa Şehir Hastanesi’nde girişimsel nöroloji ve girişimsel kardiyoloji uzmanlarının iş birliğiyle, beyni besleyen en büyük damarlar olan karotis (şah) damarlarındaki tıkanıklıklara karşı modern tedavi yöntemleri başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, bu damarlarda gelişen ciddi darlıkların inme (felç) riskini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Bu nedenle, felç riskini azaltmak amacıyla hastalara stentleme işlemi uygulanıyor. Girişimsel Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Sezer Eryıldız, "Beynimizi besleyen en büyük damarlar karotis damarları yani şah damarlarıdır. Eğer bu damarlarda ciddi bir darlık olursa inme yani felç geçirme riski belirgin şekilde artmaktadır ve bu riski azaltmak için stentleme işlemi uygulanmaktadır. Rutin olarak hastalarımız bu açıdan değerlendiriliyor ve bu işlemi uyguluyoruz" dedi. Şah damarındaki daralmaları açmanın iki yöntemi olduğunu ifade eden Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz ise şunları söyledi: "Boyun damarlarını açma işlemi iki şekilde yapılabilir. Bir karotis endarterektomi dediğimiz ameliyatla bir diğer yöntem ise perkutan girişim dediğimiz stent yöntemiyle açılabilir. Biz kliniğimizde nöroloji ve kardiyoloji olarak bir konsey yapıyoruz. Damarı ciddi tıkalı olan ve buna bağlı felç geçirmiş hastalarda bu konseyde hastaya işlem yapıp yapmama kararı veriyoruz. Verdiğimiz karar çerçevesinde eğer hastaya işlem kararı vermişsek femoral arter dediğimiz kasık arterinden bir şitle 6 ya da 7 F çapında bir şitle ince bir boruyla bu damara giriş yapıyoruz ve boyun damarlarına ulaşıyoruz. Özellikle teller, filtreler ve stentlerle bu damarları açıp hastanın tedavisini gerçekleştiriyoruz. İşlem ameliyatsız olduğu için hastamız ertesi gün rahat bir şekilde problem olmazsa işlemde taburcu olabiliyor bu işlemden sonra. Bu işlemin yapılması için özellikle anjiografinin olduğu girişimsel nöroloji uzmanının ve girişimsel kardiyoloji uzmanının olduğu ve bu konuda yeterli vaka tecrübesine ve deneyime sahip uzmanların olduğu merkezler gerekir. Bunu yapabilmek için belli bir vaka sayısına ulaşmak ve bu konuda tecrübeli olmak gerekiyor. Biz de Manisa Şehir Hastanesi’ndeki girişimsel kardiyoloji ve nöroloji uzmanları olarak bu işlemi kliniğimizde efektif bir şekilde gerçekleştiriyoruz."
Diyarbakır’da kanser ve gelişim takibi taraması
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:57 Diyarbakır’da kanser ve gelişim takibi taraması Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı sağlık ekipleri, Yenişehir ilçesi Çelikevler Mahallesi’nde tansiyon, şeker, kan grubu ve çocuk gelişim ölçümleri gerçekleştirdi, kadınlara kanser farkındalık eğitimi verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla kırsal mahallelerde düzenlediği sağlık taraması ve eğitim çalışmaları ile vatandaşların erken tanı ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor. Bu kapsamda Yenişehir ilçesine bağlı Çelikevler Mahallesi’nde kapsamlı bir sağlık taraması gerçekleştirildi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı hekim ve sağlık personeli eşliğinde yürütülen çalışmalarda, mahallede yaşayan vatandaşların tansiyon, şeker ve kan grubu ölçümleri yapıldı. Çocukların boy-kilo percentil (büyüme eğrisi) ölçümleri alınarak, doktor tarafından ailelere çocukların büyüme ve gelişme durumuna dair bilgilendirme yapıldı. Kadınlara ise yaklaşan Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, meme ve rahim kanserine ilişkin eğitimler verildi. Şüpheli vakalar muayene detaylı muayene edildi. Mahallede gerçekleştirilen sağlık taraması, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Sağlık hizmetinden faydalananlar, Büyükşehir Belediyesi sağlık ekiplerine teşekkür etti.