SAĞLIK - 18 Eylül 2025 Perşembe 11:56

Uzmanlardan ‘Gülüş tasarımı’ açıklaması!

A
A
A

Son yıllarda gülüş tasarımı konusunun büyük ilgi topladığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Çok fazla beklenti olabiliyor, teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün. Her estetik müdahale her bireye uygun değil. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli" dedi.

Vücudun birçok noktasına yapılan estetik uygulamalar dikkat çekerken uzmanlar diş estetiğine ilişkin de önemli uyarılarda bulundu. Son yıllarda estetik amaçlı dişlerde porselen kaplama ya da çeşitli işlemlerin yaygınlaştığı belirtilirken Sarıyer Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Zeynep Bulut ve Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dt. Elif Yılmaz tedavilere yönelik bilgi verdi. Uzmanlar, bireyin hasar gören dişleri ya da kişisel talebi üzerine yüz şekline, diş yapısına ve kişisel tercihlerine göre dişlerin estetik olarak düzenlenmesi işlemini gülüş tasarımı olarak ifade ederken kişilerin kimi zaman ellerinde fotoğraflarda bu yönde taleplerle geldiğini aktardı. İşlemlerin bireylere özel olduğunu söyleyen uzmanlar, tedavi planında kişinin yaşı, yüz hatları, cinsiyeti gibi faktörün belirleyici olduğuna dikkat çekti.

"Türkiye sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri"

"Türkiye tıbbın bütün alanlarında olduğu gibi diş hekimliğinde de çok ileri bir seviyede" diyerek sözlerine başlayan Başhekim Dt. Zeynep Bulut, "Türkiye’nin sağlık turizminin de baş aktörlerinden biri olduğunu biliyoruz. Özellikle Sağlıkta Dönüşüm ile diş hekimliği uygulamalarında vatandaşlarımıza kamuda çok güzel hizmetler verebiliyoruz ve gelişmeye devam ediyoruz. Artık radikal ve agresif tedaviler yerine dişte daha az müdahalede bulunduğumuz minimal uygulamalar olan konservatif yöntemleri tercih ediyoruz hatta bundan sonraki çalışmalar ise koruyucu diş tedavi hizmetleri yönünde. Aile diş hekimliği kapsamında bu çalışma yürütülecek. Burada yapılacak çalışmalar; diş sürmesinin takip edilmesi, bunların kayıt altına alınması, ağız ve diş sağlığı bakımı, hijyen eğitimleriyle farkındalık oluşturulması ve kişinin artık tedaviye ihtiyacı olmayacak şekilde kendi sağlığını koruması, daha ileri de daha geniş kitlelere ve yaş gruplarına yayılacak ve inanıyorum ki 2040’lara doğru artık diş çürüğünden bahsetmiyor olacağız" şeklinde konuştu.

Uzmanlardan ‘Gülüş tasarımı’ açıklaması!

"Gece yatmadan ve sabah hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalamak çok önemli"

Sözlerini sürdüren Dt. Bulut, "Gerek estetik, fonksiyonel gerekse tedavi amaçlı uygulamalarımızda sorunu başından yakalayıp gerekli yönlendirmeleri, tedavileri uygulayabileceğiz. Hatta belki pek çok sağlık sorununu da bu şekilde çok önceden tespit edebileceğiz. Özellikle bu süreçteki çocukların gelişimiyle ilgili beslenmenin öneminden de bahsetmek istiyorum. Sağlık ağızda başlar, burada çok önemli kısım; gece yatmadan sabah da hiçbir şey yemeden dişlerimizi fırçalayıp kahvaltıya öyle başlamak, bu çok önemli. Özellikle asitli, şekerli yiyecek, içecekler, paketlenmiş ürünler hem katı hem sıvı anlamda katkı maddeli ürünler diş sağlığı için çok tehlikeli" dedi.

"Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz"

Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Yılmaz, "Bu alanda kırık dişler, çürükler, aşınmalar, renk değişiklikleri gibi durumların hem estetik hem de fonksiyonel bütünlüğünü yeniden oluşturmak için tedaviler uyguluyoruz. Görünümün yanı sıra konuşma fonksiyonu gibi işlevlerin de yeniden oluşturulması, kazandırılması söz konusu oluyor. Ön dişlerde yaptığımız estetik uygulamalar hastaların gülüş estetiğini doğrudan etkiliyor ve sosyal ilişkileri, psikolojisi, özgüvenini etkileyebiliyor. Bu noktada kişiye özel planlamalar yapıyoruz. Diş pozisyonu, konumu, formu, aksı, yüz yapısı pek çok parametre değerlendirilerek bir planlama yapıyoruz ve ön bölgedeki artık estetik problemlerde kompozit restorasyonlar ön plana çıkmaya başlıyor. Sağlıklı dokuyu koruyarak minimum kayıpla bir tedavi yapmayı hedefliyoruz. Tek seans ya da 1-2 seansta tamamlayabiliyoruz, bu aynı zamanda bir hasta memnuniyeti de oluşturuyor. Çok fazla doku kaybına gerek kalmadan, kesme, aşındırma yapmadan bazen hiç müdahale yapmadan problemleri çözebiliyoruz. Örnek verecek olursak; dişler arasındaki boşlukların kapatılması ya da kırık bir dişin ya da dokunun tamirini kolaylıkla yapabiliyoruz" dedi.

Uzmanlardan ‘Gülüş tasarımı’ açıklaması!

"Bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle geliyorlar, çok gerçekçi olmayabiliyor"

Gülüşü etkileyen birçok faktör olduğunu söyleyen ve kişilerin sosyal medyada gördüklerinden ziyade hekimleriyle iş birliğine dikkat çeken Yılmaz, "Gülüş tasarımı sıklıkla sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Hastaların beklentilerini de doğrudan etkiliyor aslında yanlış anlaşılmalar ve yönlendirmeler söz konusu olabiliyor, hastaların bir fotoğraf ya da ekran görüntüsüyle kliniğimize başvurduğunu görüyoruz. Bunlar çok gerçekçi olamayabiliyor çünkü her ağız farklı ve her estetik müdahale her bireye uygun değil. Burada hastanın doğru yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi öne çıkıyor. Diş formlarımız, rengimiz, yüz oranlarımız ya da fonksiyonel ihtiyaçlarımız da birbirinden farklı, estetik beklentilerimiz var ama bir de fizyolojik, fonksiyonel sınırlarımız var. Tüm bu parametreler dikkate alınarak bir gülüş tasarımı söz konusu olabilir. Çok fazla yanlış anlam, yönlendirme ya da beklenti olabiliyor ama teknolojinin geldiği seviyeyi düşünürsek fotoğraflarda her türlü değişikliği yapabilmek mümkün" şeklinde konuştu.

"Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil"

‘Dişlerimizin formu, konumu, çene ilişkisi, diş eti durumu hepsi estetiğimizi etkileyen parametreler’ diyerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir görüntüye aynı şekilde benzeyebilmek gerçekçi değil, sağlıklı değil. Bu noktada fotoğraflar her zaman tek güveneceğimiz parametre değil ve hekim hasta koordinasyonu ve iş birliği önemli. Sağlıklı bir gülüş için estetik önemli ama işlev ve fonksiyon, uzun dönem sürdürülebilirlik de çok önemli. Artık porselen alternatif bir tedavi olarak var ama ufak estetik problemler ya da çarpışıklıklar ya da deformasyonları daha minimal bir şekilde çok büyük değişimlere, radikal kayıplara gerek olmadan düzeltebiliyoruz"

Hasibe Karadağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi: İki genç kızın saniyelerle kurtulduğu kaza anı kamerada Amasya’da hemzemin geçit yakınında servis minibüsü kontrolden çıkıp bir büfenin önündeki kaldırıma çarparak önüne kattığı durağı yere serdi. Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. O anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Suluova ilçe merkezinde servis minibüsü, hemzemin geçide yakın kavşakta kontrolden çıkarak büfenin önündeki kaldırıma çarptı. Sonrasında önüne kattığı durağı yere serdi. Hemzemin geçide birkaç metre kala tekeri koparak durabilen minibüsün sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Sürücü alkollü çıktı Kazanın bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi. Sürücünün yapılan alkol ölçümünde 2.87 promil alkollü olduğu öğrenildi. Daha önceden de alkollü araç kullanmaktan dolayı hakkında işlem yapıldığı anlaşılan sürücüye 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 48/5 maddesi gereğince 50 bin TL cezai işlem uygulanarak 2 yıl süreyle ehliyetine el konulduğu bildirildi. İki genç kız saniyelerle kurtuldu Kazadan saniyeler önce iki genç kızın hemzemin geçitten karşıya geçtiği görüldü. Fırtınanın etkili olduğu o anlarda kızların kazadan saniyelerle kurtulup panik yaşadıkları anlar da kaydedildi. Bir dakika sonra ise kazanın olduğu yerden trenin geçmesi muhtemel bir facia ile burun buruna kalınabileceğini gözle önüne serdi.
Konya İlhan Palut: "Momentumu yakalamışken bırakmayalım" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, galip geldikleri Trabzonspor maçının ardından ligde güvenilir bir yerde olduklarını belirterek, "Momentun futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim, sonuna kadar götürelim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor, sahasında karşılaştığı Trabzonspor’u 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Son periyottaki aldığımız puanlarla güvenli bir yerdeyiz. Maçtan önce de durum böyleydi. Ama yukarı doğru giden bir momentumumuz var. En azından bir kupa maçımız var. Onun için bu maçtan önce şunu konuşmuştum. Momentum futbolda çok kolay yakalanan bir şey değil. Bunu yakalamışken de bırakmayalım, devam edelim. Sonuna kadar götürelim. Çok önemli maçlardan önce form durumumuzu düşürmeden, disiplinle maçlarımıza çıkalım. Maça bizim açımızdan bakış açısı buydu. Trabzonspor’a geldiğimiz zaman onların zaten ligdeki konumu, iddiası, hedefleri belli. Aslında sezon başına döndüğümüz zaman çok yetenekli genç oyuncular, yeni bir takım. Aslında Trabzonspor’un zamana ihtiyaç olabileceği bir görüntüsü varken başta Fatih hoca ve ekibi son derece iyi bir sezon geçiriyorlar. Bu dönüşümden sonra ilk senede direkt yarışmacı bir Trabzonspor izliyoruz. Rakibimiz de çok değerli bir rakipti. Özellikle ofansif anlamda çok çeşitli silahları olan bir rakiple oynadık. İstediklerimizin hemen hemen hepsinin gerçekleştiği bir ilk yarı oynadık. Bireysel hatadan ve bizim kaptırdığımız toptan sonra olan bir pozisyonu saymazsak iyi savunma yaptık" ifadelerini kullandı. "İlk yarı çok iyi oynadık" Trabzonspor’un ofansif bir takım olduğunu ve ilk yarıda oldukça fazla gol pozisyonu üreterek 2-0 önde bitirdiklerini söyleyen İlhan Palut, "Gerçekten bizim adımıza son derece olumluydu. İkinci yarıya geldiğimiz zaman beklenilir bir şeydi ki Trabzonspor oyunu daha çok forse etti. Daha çok hücumcuyla yüklenerek başladı. Bunu bekliyorduk. Bunu savunabilirdik fakat biz ayağımıza geçen topları çok kısa sürede kaybetmeye başladık. Daha ikinci bölgeye varmadan kaybettiğimiz toplar oldu. Arkada çok büyük geniş boşluklar olmasına rağmen oralara gidemedik. Trabzonspor’u koşturamadık ve gerçekten yoğun bir baskı altında kaldık. Çok fazla orta yaptılar ki içeride ikinci yarı oyuna giren ve oyunun son bölümde de desteğiyle gerçekten her kenar ortanın, her duran topun çok büyük tehlike olabileceği bir takım karşısındaydık. 2-1’den sonra kontra ataklara çıkabilmeye başladık. Birinde de gol oldu ama küçük bir ofsayt. Dediğim gibi 2-1’den sonraki süreçte daha çok savunmadaydık ama rakip üçüncü bölgeye de gidebildik. Özetle ilk yarı çok iyi oynadık, ikinci yarı Trabzonspor’un oyuna hakim olduğu bir bölümdü. Oyuncularımı kutluyorum. Gerçekten yoğun bir fikstür. Trabzonspor adına da öyle. Sakatlıkları olan oyuncular var. Başta Muleka gibi bileği hiç iyi değil. Ama fedakarlıkla, iğneyle oynuyor ve bunun gibi kas sakatlıkları, zorlanmaları olan oyuncularım var. Ama gerçekten ortaya büyük karakter koyuyorlar. Onlara teşekkür ediyorum, kutluyorum. Taraftarımıza destekleri için teşekkür ediyorum. Trabzonspor’u da gerçekten iyi şeyler söylemek için demiyorum gerçekten bir futbol adamı olarak duygum bu, bu sene çok iyi bir takım, izlemesi keyifli bir takım, başarılı bir takım. Onlara ve Fatih hocaya da kalan haftalarda başarılar diliyorum" diye konuştu.
Konya Fatih Tekke: "Bizim için üzücü bir akşam oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’a mağlup oldukları maçın ardından yaptığı açıklamada, kendileri için üzücü bir akşam olduğunu belirterek, "Şu an için ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Trabzonspor, deplasmanda karşılaştığı Konyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Konyaspor’u tebrik ederken, kendileri adına çok üzücü bir akşam olduğunu söyledi. Tekke, "Özellikle ilk yarı belki de geldiğimizden bu yana, benim antrenörlük kariyerimdeki en kötü ilk yarılardan biri oldu. Bunun sebebini ben ve ekibime yazmak durumundayım. Böyle olmak zorunda. Bunu düşünmemiz lazım. Maruz kaldığımız durumlar oluyor sahanın içerisinde. Kaptanımız yoktu, stoperlerimiz yoktu. Ama neticesinde bizim her ne kadar mazeret olursa ki bunlar gerçekçi mazeretler olsa da değil ilk yarıdaki oyunu kabul etmemiz mümkün değil. İkinci yarı özellikle aldığımız tüm riskler, değişiklikler hemen karşılığını bulduğu ve istediğimiz her şeyin hemen hemen olduğu son bölümün, son ortanın şekli, topu bulamama gibi detaylarla maç yönetebilirdi ama her şeye rağmen Konyaspor iyi savundu. İkinci yarı bir gol, bir ofsayt olan pozisyon var. Haricinde bir şey yok. Ama biz Trabzonspor olarak her maçı bu duyguyla oynamak zorundayız. Bizim için üzücü bir akşam oldu" ifadelerini kullandı. "Şu an ilk düşüncem 3’üncülüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor" Trabzonspor ikincilik hedefinden uzaklaştı mı sorusu üzerine Fatih Tekke, "Benim kendi şahsi kanaatim aslında Alanya ve Başakşehir maçlarındaki, özellikle Alanya maçı üzücüydü. Başakşehir maçındaki son bölümdeki verilmeyen faul bizim de yaptığımız büyük bir hata. Fenerbahçe’nin yenilmesi, kazanıp kaybetmesi ki öyle kağıt üzerinde olmuyor. Görüyorsunuz her maç zor oluyor. Bu maçın da zor olacağını biliyorduk. Bazen bir oyuncunuz eksik olduğunda çok oyuncunuz eksik oluyor. Bunu ben çok net yaşıyorum. Oyuncularımla beraber buraya kadar geldik. Galip gelseydik 3.’lüğümüz garanti olacaktı. Sonra ikinciliğe hedef olarak belirleyecektik. Dolayısıyla maç maç gitmek zorundayız. Haftaya oynayacağımız maçlar da çok zor. Bizim açımızdan da rakiplerimiz açısından da zor, kolay maç yok. Alt tarafıyla üst tarafıyla zor geçen lig oldu. Ama oyuncularımın şu ana kadar getirdikleri, bize verdikleri o umudu yeşerttikleri için teşekkür etmek lazım. Yaptığımız hatalar, eksikler, bu sadece teknik adam olarak benim değil, kulüp adına da, oyuncu adına da basın adına da belki hepimiz adına yaptığımız eksikler daha iyi nasıl olabiliri bu arada düşünmek lazım. Şu an yine benim ilk düşüncem 3’lüğü garantilemek. Trabzonspor’un Avrupa’da olması gerekiyor ve kadro yapısıyla gelecek, kalacak, gidecekleri bile düşündüğünüzde böyle kolay yerler değil oralar. Oralar çok daha zor. Oralarda çok ciddi kadrolara ihtiyacımız var. Şu an o durumda değiliz gibi gözüküyor. Tabii ki kupa yarı finaldeyiz. Yine orada da hedefimiz kupayı almak. Ama iki maç var. Önce önümüzdeki maçları kazanmamız lazım. Önümüzde Göztepe maçı var. Çok dinamik bir takım. Ama bizim şu özellikle ilk yarı moral bozucu, herkesin ve hepimizin moralini bozucu. ‘Ne oldu hayırdır’ gibi dedirttiren yani ‘ne oldu bu takıma’ dedirttiren ki bir şey olmadı. Olsa ben size söylerim buna emin olun. Ben de şaşırdım açıkçası" diye konuştu.
Samsun OMÜ’de Ulusal Ebeler Haftası etkinliklerle kutlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ulusal Ebeler Haftası’nı düzenlenen etkinliklerle kutladı. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü tarafından Mezun Takibi Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Ulusal Ebeler Haftası" etkinliği, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Esra Pancar Yüksel, Uluslararası Ebeler Konfederasyonu’nun (ICM) 2026 yılı teması olan "Bir milyon daha fazla ebe" vurgusuna dikkat çekerek, ebeliğin sağlık sistemindeki kritik rolünü ifade etti. Ardından söz alan Ebelik Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Rüzgar, mesleğin önemini anlattı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen mezun–öğrenci buluşmasında, OMÜ Samsun Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölümü 2007 yılı mezunu Uzman Ebe Rukiye Tunç Aydın, "Ebelikte Mesleki Deneyimler" başlıklı sunumuyla öğrencilerle bir araya geldi. Aydın, saha deneyimlerini ve mesleki birikimini paylaşarak, genç ebe adaylarına yol gösterici bilgiler verdi. Program çerçevesinde düzenlenen törende 66 ebelik öğrencisi fetoskoplarını teslim alarak, meslek yaşamlarına ilk sembolik adımlarını attı. Duygu dolu anların yaşandığı törende öğrenciler sahneye davet edilerek fetoskopları takdim edildi. Etkinliğin devamında Dr. Öğr. Üyesi Nuran Mumcu tarafından 4. sınıf öğrencilerine yönelik "Doğum Bakım Rehberi ve Partograf Atölyesi" düzenlenirken, dönem boyunca hazırlanan ders materyalleri de sergilendi. Öğrenciler ile mezunlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayan etkinlik, mesleki dayanışmayı artıran önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Program, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. Programa Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seval Ağaçdiken Alkan, Ebelik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeliha Koç, akademisyenler, mezun öğrenciler ile OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUVAM) ve Samsun Şehir Hastanesi’nde görev yapan ebe ve hemşireler katıldı. Ayrıca farklı sağlık kurumlarından çok sayıda sağlık profesyoneli de etkinlikte yer aldı.