SAĞLIK
Sakarya’da Modern Diş Sağlığı Ünitesi hizmete girdi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:25:28 Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren Ada Tıp Hastanesi’nin yenilenen Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın katıldığı törende, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısı ve yerel sağlık yatırımlarının önemi vurgulandı. Serdivan ilçesinde düzenlenen açılış programına Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya katıldı. Protokol üyeleri, yenilenen teknolojik altyapıya sahip diş sağlığı ünitesini gezerek yetkililerden bilgi aldı. "Türkiye sağlık sektöründe parmakla gösteriliyor" Açılış töreninde konuşan Vali Doğan, Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel başarısına dikkat çekerek, "Sağlık sektöründe hem kamu olarak hem de özel sektör olarak gelmiş olduğumuz nokta parmakla gösterilecek seviyede. Kamu olarak hastanelerimizdeki hizmetimize baktığınızda, özel sektördeki hastanelerimizin hizmetine baktığınızda gerçekten bütün dünyanın gözü burada. Bir sağlık turizmi başladı biliyorsunuz. Bu çerçevede ülkemize gelen binlerce insan burada tedavi oluyorlar ve tedavilerini sürdürüyorlar. Geçen hafta içerisinde Sapanca’da yapılan bir program vardı. Programa Bakan Mehmet Şimşek geldi. Sunumunun bir yerine saç ekilmiş bir Shakespeare fotoğrafı koymuştu. O da Türkiye’ye gelip saç ektirdi diye. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten sağlık sektöründeki başarılar hem donanım anlamında hem de personel anlamındaki bu başarılar parmakla gösteriliyor. Yeni açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni ben test ettim. İlk hastalarından birisi benim. İlk tedaviyi bende yaptılar, çok konforlu ve ilimize yaraşır bir vaziyette. Hayırlı uğurlu olsun temennilerimi iletiyorum" dedi. "Deprem sonrası Sakarya’ya umut oldu" Serdivan’ın gelişiminde sağlık kurumlarının rolüne vurgu yapan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Alemdar, "Serdivan’ın bugünkü gelişimi ve bugün başta Sakarya’mız olmak üzere bölge illere hizmet veren bu kurumumuz Serdivan’ın gelişimindeki en önemli taşlardan biri olduğuna ben şahidim. Deprem sonrasında yıkılmış bir şehrin insanlarının yeniden hayata tutunabilmesi, yeniden ufuklarının yeşermesi için Serdivan bölgesinde kurulmuş olan Ada Tıp Hastanesi bu bölgede bu insanlara umut oldu. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen, bizleri yalnız bırakmayan milletvekillerimize, bürokratlarımıza, iş adamlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok" AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, "Tabii sağlık sektöründe güzel hizmetler yapılıyor Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla da en iyisi Ada Tıp. Gittiğimiz programlarda görüyoruz ki dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok. Böyle güzel sağlık sistemini bize kazandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sağlık hizmetinin böyle verildiği başka ülke yok. Biz memnunuz bu sistemden. İnşallah sistemi de bu şekilde götürmeye de devam edeceğimizi ifade ediyorum" şeklinde konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17 Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
Ege Üniversitesi kampüsünde meme kanseri farkındalık etkinliği
10 Ekim 2025 Cuma - 10:20 Ege Üniversitesi kampüsünde meme kanseri farkındalık etkinliği Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EÜ 1 Nolu Yemekhane önünde hibrit bir farkındalık çalışması olarak yapıldı. Etkinlikte, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer ve hekim adayları, öğrencilere meme kanseri konusunda erken tanı ve korunma yöntemlerini anlattı. Öğrenciler, katılımcılara kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrollerinin önemine dair mesajlar verdi. "Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor" Etkinlikle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Emine Serra Kamer, "Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen tümörlerden biridir. Farkındalık ve erken tanı giderek önem kazanıyor. Her ay yalnızca beş dakika ayırarak memelerdeki şişlik, renk değişikliği, meme başında içe dönme veya kanlı akıntı gibi belirtiler fark edilebilir. Düzenli mamografi ve ultrasonografi ile de belirti vermeden kanser tespiti mümkün. Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor. Erken teşhis hayat kurtarır. Tarama programlarına katılım, riskinizi minimize eder. Unutmayın, ayıracağınız beş dakika hayatınızı kurtarabilir" dedi. Kurulan stantta katılımcılara meme kanseriyle ilgili kitap, broşür ve pembe kurdeleler dağıtılırken, görsel materyallerle de bilgilendirme yapıldı. Pembe balonlar ve kurdelelerle süslenen stant, katılımcıların ilgisini topladı. Etkinlik boyunca kampüs ve çevresinde meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.
Şiddetli karın ağrısıyla hastaneye başvurdu kangren olduğunu öğrendi, ameliyatla sağlığına kavuştu
10 Ekim 2025 Cuma - 10:18 Şiddetli karın ağrısıyla hastaneye başvurdu kangren olduğunu öğrendi, ameliyatla sağlığına kavuştu Kahramanmaraş’ta aniden başlayan karın ağrısı nedeniyle hastaneye başvuran kadın, bağırsaklarında gelişen kangrenin alınmasıyla sağlığına kavuştu. Kahramanmaraş’ta ani başlayan şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Özel Sular Akademi Hastanesi’ne başvuran Hatice Akdeniz, yapılan tetkiklerde herhangi bir bulguya rastlanmamasına rağmen cerrahi müdahale kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonda hastanın ince bağırsağında kangren geliştiği tespit edilerek başarılı bir operasyonla sağlığına kavuşturuldu. Hasta, bir haftalık kontrolün ardından taburcu edildi. Sular Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Erol Kılıç, "Şiddetli karın ağrısıyla başlayan bir vaka. Ani başlayan hiçbir şikayeti, hiçbir klinik bulgusu olmayan bir hastamız, karın ağrısı neticesinde kliniğimize başvurdu. Yapılan tetkiklerde laboratuvar ve radyolojik olarak hiçbir anlamlı bulgu belirlenememesi üzerine Hatice hanımla da konuşarak, ailesiyle de konuşarak hem teşhis hem de tedavi amacıyla cerrahi tedavi önerdik. Onlar da bize güvenerek bu işlemin yapılmasını kabul ettiler. Neticede hastamıza önce kapalı olarak laparoskopik batına girdiğimizde yaklaşık 80-90 cm ince bağırsak kısmının iskemik olduğu yani kangrene çevirmiş olduğunu görülmesi üzerine açık cerrahi işlemi geçildi. İlgili bağırsak kısmı çıkarılıp geri kalan yerler eklenmek suretiyle pasaj devamlılığı sağlandı. Bugün beşinci gün, kliniğimiz tamamen düzeldi. Hastamızı da Allah izin verirse şifayla evine göndermekteyiz" dedi. "Hızlıca cerrahi işleme karar verdik" Sık ameliyat ve kalp ritim bozukluğundaki hastalarda bu tür vakalarla karşılaştıklarını ifade eden Dr. Kılıç, "Vakanın özelliğine gelince bu tip durumlarda özellikle şiddetli ani gelişen karın ağrılarında hiçbir predispozan dediğimiz hastalığa yol açabilecek faktörler olmasa bile cerrahi yöntemin gerek kapalı, gerekse açık cerrahi yöntemin teşhis amaçlı da yapılması gerektiğini hatırlamakta fayda var. Hem işlemin gecikmesini önlemek hem de hastamızın maruz kaldığı durumu erken dönemde ortadan kaldırmak maksadıyla etkin bir tanı ve tedavi yöntemi olduğunu düşünmekteyiz. Hastamızda da bunu başarmış olduk. Hastamızın da uyumu hem kendisinin hem de aile uyumu verilen önerilere uyması. Bundan sonraki süreçte kendisine sağlıklı günler dileriz. Bu tip durumlarda aslında daha çok ameliyat geçirmiş hastalarda karşılaşmaktayız. Kalp ritim bozukluğu olan hastalar da daha sık karşımıza çıkmakta. Ya da kan pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler de karşımıza çıkmakta. Hastamızın risk faktörleri açısından hiçbir bu olayı düşündürecek faktör tespit etmedik. Bunun üzerine 1-2 saatlik zaman içerisinde hızlıca karar verip teşhis ettikten sonra cerrahi işlem yapılmasına karar verdik. Akabinde de geldiğimiz noktada şifayla hastamızı taburcu etmekteyiz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Hatice Akdeniz, "İlk etapta tabii ki büyük bir sıkıntı yaşadım. Buraya gelmemle sağ olsun hocam ve bütün ekiple gereken her şey yapıldı. Hiçbir zaman böyle bir şey yaşamamıştım, her şey birdenbire başladı. Beni kurtardıkları için hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Şiddetli karın ağrısıyla başvurduğu hastanede kangren olduğunu öğrendi, ameliyatla sağlığına kavuştu
10 Ekim 2025 Cuma - 10:09 Şiddetli karın ağrısıyla başvurduğu hastanede kangren olduğunu öğrendi, ameliyatla sağlığına kavuştu Kahramanmaraş’ta aniden başlayan karın ağrısı nedeniyle hastaneye başvuran kadının bağırsaklarında gelişen kangrenin alınmasıyla sağlığına kavuştu. Kahramanmaraş’ta ani başlayan şiddetli karın ağrısı şikayetiyle Özel Sular Akademi Hastanesi’ne başvuran Hatice Akdeniz, yapılan tetkiklerde herhangi bir bulguya rastlanmamasına rağmen cerrahi müdahale kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonda hastanın ince bağırsağında kangren geliştiği tespit edilerek başarılı bir operasyonla sağlığına kavuşturuldu. Hasta, bir haftalık kontrolün ardından taburcu edildi. Sular Akademi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Erol Kılıç, "Şiddetli karın ağrısıyla başlayan bir vaka. Ani başlayan hiçbir şikayeti, hiçbir klinik bulgusu olmayan bir hastamız, karın ağrısı neticesinde kliniğimize başvurdu. Yapılan tetkiklerde laboratuvar ve radyolojik olarak hiçbir anlamlı bulgu belirlenememesi üzerine Hatice hanımla da konuşarak, ailesiyle de konuşarak hem teşhis hem de tedavi amacıyla cerrahi tedavi önerdik. Onlar da bize güvenerek bu işlemin yapılmasını kabul ettiler. Neticede hastamıza önce kapalı olarak laparoscopik batına girdiğimizde yaklaşık 80-90 cm ince bağırsak kısmının iskemik olduğu yani kangrene çevirmiş olduğunu görülmesi üzerine açık cerrahi işlemi geçildi. İlgili bağırsak kısmı çıkarılıp geri kalan yerler eklenmek suretiyle pasaj devamlılığı sağlandı. Bugün beşinci gün, kliniğimiz tamamen düzeldi. Hastamızı da Allah izin verirse şifayla evine göndermekteyiz" dedi. "Hızlıca cerrahi işleme karar verdik" Sık ameliyat ve kalp ritim bozukluğundaki hastalarda bu tür vakalarla karşılaştıklarını ifade eden Dr. Kılıç, "Vakanın özelliğine gelince bu tip durumlarda özellikle şiddetli ani gelişen karın ağrılarında hiçbir predispozan dediğimiz hastalığa yol açabilecek faktörler olmasa bile cerrahi yöntemin gerek kapalı, gerekse açık cerrahi yöntemin teşhis amaçlı da yapılması gerektiğini hatırlamakta fayda var. Hem işlemin gecikmesini önlemek hem de hastamızın maruz kaldığı durumu erken dönemde ortadan kaldırmak maksadıyla etkin bir tanı ve tedavi yöntemi olduğunu düşünmekteyiz. Hastamızda da bunu başarmış olduk. Hastamızın da uyumu hem kendisinin hem de aile uyumu verilen önerilere uyması. Bundan sonraki süreçte kendisine sağlıklı günler dileriz. Bu tip durumlarda aslında daha çok ameliyat geçirmiş hastalarda karşılaşmaktayız. Kalp ritim bozukluğu olan hastalar da daha sık karşımıza çıkmakta. Ya da kan pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler de karşımıza çıkmakta. Hastamızın risk faktörleri açısından hiçbir bu olayı düşündürecek faktör tespit etmedik. Bunun üzerine 1-2 saatlik zaman içerisinde hızlıca karar verip teşhis ettikten sonra cerrahi işlem yapılmasına karar verdik. Akabinde de geldiğimiz noktada şifayla hastamızı taburcu etmekteyiz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Hatice Akdeniz, "İlk etapta tabii ki büyük bir sıkıntı yaşadım. Buraya gelmemle sağ olsun hocam ve bütün ekiple gereken her şey yapıldı. Hiçbir zaman böyle bir şey yaşamamıştım, her şey birdenbire başladı. Beni kurtardıkları için hocama ve ekibine çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. (HLL- HİV-
Mersin’de MERCİ merkezlerinden öğrencilere psikolojik destek
10 Ekim 2025 Cuma - 10:08 Mersin’de MERCİ merkezlerinden öğrencilere psikolojik destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, ’Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde afet dönemlerinde ruhsal desteğin önemine dikkat çekti. MERCİ Merkezleri, deprem sonrası 400’den fazla öğrenciye psikolojik destek verdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’ kapsamında, bu yılın teması olan ‘Afet ve kriz dönemlerinde ruhsal desteğe erişim’ konusuna dikkat çekti. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezleri, afet ve kriz dönemlerinde öğrenciler ile ailelerine yönelik psikolojik destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezlerinde görev yapan psikologlar, 6 Şubat depremleri sonrasında 400’den fazla öğrenci ve ailesine psikolojik destek sağlayarak; öğrencilerin yaşadıkları kayıp, kriz ve yas duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmelerine yardımcı oldu. Merkez, psikolojik ilkyardım yaklaşımıyla hem sahada hem merkezde çalışmalarını sürdürerek, afetin oluşturduğu ruhsal etkileri en aza indirmeyi amaçladı. Afet dönemlerinde yaşanan yoğun stres, korku ve belirsizlik duygularının özellikle çocuklar üzerinde uzun vadeli psikolojik etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken MERCİ ekibi, hem öğrencilere hem velilere bu süreçlerde psikolojik dayanıklılıklarını nasıl koruyabilecekleri konusunda rehberlik ediyor. MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezleri, ihtiyaç duyan öğrencilere ve velilere ücretsiz psikolojik destek sağlamaya devam ediyor. "Ruhsal hizmetlere erişim bir lüks değil, temel ihtiyaçtır" MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezinde görev yapan Psikolog Kerem Eraydın, ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki temasının ‘Afet ve kriz dönemlerinde ruhsal desteğe erişim’ olduğunu dile getirerek, "MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi olarak, afet sonrası dönemlerde öğrencilerin yalnızca sınav kaygısına değil, afet sonrası dönemde yaşadıkları travmalara da destek oluyoruz. Bu kapsamda, 6 Şubat depremlerinden sonra 400’den fazla öğrenci ve ailesine psikolojik destek verdik. Bu desteklerde öğrencilerin yaşadıkları kayıp, kriz ve yas duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmelerini sağladık. Psikolojik ilkyardım yaklaşımıyla hem sahada hem de merkezimizde hizmet verdik" dedi. Yaşanılan her kriz döneminde toplumsal birliğin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydeden Eraydın, "Bu birlik ortamını oluştururken sadece fiziksel ihtiyaçlarımızı değil, ruhsal ihtiyaçlarımızı da ön planda tutmamız gerekiyor. Çünkü iyileşme yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir takım çalışmaları da beraberinde getiriyor. Buna bağlı olarak ruhsal hizmetlere erişim bir lüks değil, temel ihtiyaçtır" diye konuştu. Afet dönemlerinde insanların çok yoğun bir şekilde stres ve korku duygularını deneyimlediklerini, bu duyguların kişilere uzun vadeli psikolojik zarar verebileceğini de sözlerine ekleyen Eraydın, "Özellikle çocuklar bu durumlardan çok yoğun etkilenirler. Hem velilere hem öğrencilere, bu süreçlerde kendilerini nasıl daha sağlam tutabileceklerini öğretiyoruz. Psikolojik sağlamlıklarını geliştirme yönünde onlara destek oluyoruz" ifadelerine yer verdi.
Yumurtalıklarınız sizden yaşlı olabilir
10 Ekim 2025 Cuma - 09:48 Yumurtalıklarınız sizden yaşlı olabilir Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu hayalini biraz daha erteleyen kadınlar için yumurtalık yaşı önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’den Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, kadınların takvim yaşı ile yumurtalık yaşının aynı olmayabileceğine dikkat çekti. Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir" açıklamasında bulundu. Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu düşüncesini ileri yaşlara erteleyen kadınların 30 yaşından sonra özellikle yumurtalık yaşına dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşı, kadının biyolojik doğurganlık süresini anlamak için kritik bir parametredir. Kadının takvim yaşı ile yumurtalık yaşı her zaman aynı değildir. Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir. Bu yüzden yumurtalık yaşı deyince sadece yaşa bakmak yanıltıcı olabilir" dedi. Yumurtalıkların sağlıklı olup olmadığına ve yumurtalık yaşının kaç olduğuna bakmak için belirli testler yapıldığını aktaran Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşının belirlenmesi; doğurganlık potansiyelini belirlemesi, tüp bebek (IVF) başarısına etkisi, üreme planlamasına yön vermesi ve de erken yumurtalık yetmezliği riski açısından uyarıcıdır" dedi. 30 yaşından sonra mutlaka baktırın Yumurtalık yaşını doğrudan ölçen bir test olmadığını belirten Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Ancak over rezervini gösteren testler sayesinde bu yaş tahmin edilebilir. Bunlar arasında en yaygın olanlar; AMH (Anti-Müllerian Hormon) testi, Antral Folikül Sayımı (AFC), FSH, LH ve Estradiol (E2) testleridir" diye konuştu. Özellikle 30 yaş sonrasında gebelik planlayan kadınların yumurtalık rezervlerini ölçtürmesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. İlkay Nafiye Toplaloğlu, "Yapılan ölçümler sonucu yumurtalıklarda düşük rezerv tespit edilirse, yumurta dondurma gibi seçeneklerle gelecekteki gebelik şansı korunabilir" mesajını verdi. Planlı hareket edilmeli Özellikle 30 yaş sonrası kadınlar için düzenli AMH testi, ultrason takipleri ve planlı hareket etmenin fark oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Rutin kontrollerle yumurtalık rezervlerinin ölçülmesi, planlı gebelik veya yumurta dondurma gibi önlemlerin alınmasına fayda sağlayabilir. Sessiz ilerleyen erken over yetmezliğini (Bu durum adet düzensizliğinden önce ortaya çıkıyor) yakalamak mümkün olabilir. Tüp bebek ihtiyacının olup olmayacağını öngörebiliriz. Ayrıca üreme planlamasına yön vermek kolaylaşır. Yani planlı hareket etmek erken uyarı sistemi gibi çalışacaktır" açıklamasını yaptı. "Genç gibi" davranması mümkün olabilir Yumurtalık rezervini etkileyen pek çok faktör olduğuna vurgu yapan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalıklar biyolojik olarak daha ‘genç’ veya ‘yaşlı’ davranabilir. Yumurtalık yaşını etkileyen faktörlerden en önemlisi genetik faktörler. Her kadının doğuştan sahip olduğu yumurta sayısı farklıdır. Bazı kadınlar genetik olarak çok daha fazla yumurtayla doğar ve rezervi uzun yıllar iyi kalır. Diğer faktörler de çevresel faktörler ve yaşam tarzı. Ayrıca endometriozis, çikolata kisti ameliyatı, kemoterapi-radyoterapi, otoimmün hastalıklar gibi durumlar da yumurtalık rezervlerini azaltabilir" ifadelerini kullandı. Yumurtalık yaşı doğrudan geri çevrilmiyor Kadın doğurganlığı alanında en merak edilen konuların başında, yumurtalık yaşını küçültmenin mümkün olup olmadığı sorusunun geldiğini vurgulayan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kronolojik yaş gibi yumurtalık yaşı da doğrudan ‘geri çevrilemez’ yani yumurtaları gençleştirmek veya yeniden üretmek günümüzde mümkün değil. Ama yumurtalık fonksiyonunu korumak, yaşlanma hızını yavaşlatmak ve bazı durumlarda fonksiyonel olarak yumurtalıkları ‘daha genç gibi’ çalıştırmak mümkün olabilir. Bu sayede rezerv azalma hızı düşebilir, yumurta kalitesi artabilir ve doğurganlık süresi uzayabilir" diye konuştu. Sağlıklı beslenin sigara içmeyin Yumurtalık yaşını olumlu yönde etkileyebilecek bazı rutinlerden bahseden Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yaşam tarzı ve beslenme ile yumurtalık fonksiyonunu desteklemek mümkün olabilir. Bunun için sigara gibi kötü alışkanlıklardan vazgeçilmeli. Antioksidan zengini beslenme düzenine geçilmeli. Özellikle C vitamini, E vitamini, koenzim Q10, resveratrol gibi antioksidanlar yumurta hücrelerini oksidatif stresten korumaktadır. Meyve, sebze, zeytinyağı, omega-3 açısından zengin gıdalar tercih edilmeli ve düzenli egzersizler yapılmalıdır. Düzenli uyku ve stres yönetimi de yumurtalık rezervi kalitesinin yükselmesine fayda sağlayabilir. Ancak, yumurtalık yaşını küçültmek mümkün değil. Ancak yaşlanma hızını yavaşlatmak, yumurta kalitesini artırmak ve fonksiyonel olarak yumurtalıkları daha genç gibi çalıştırmak; doğru beslenme, sağlıklı yaşam, doktor kontrolünde destek tedavileri ve gerekirse yumurta dondurma yöntemiyle mümkün kılınabilir" dedi.
Göz sağlığında 20-20-20 kuralının önemi
10 Ekim 2025 Cuma - 09:42 Göz sağlığında 20-20-20 kuralının önemi Günümüz şartlarında ekransız bir hayat düşünülemediği belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Feray Aygül, ancak göz sağlığını korumak için sadece çocukların değil, yetişkinler için de en önemli olan 20-20-20 kuralını mutlaka uygulamaları gerektiğini söyledi. Bazı hastalıkların belirti göstermesiyle birlikte teşhis konulabildiğini, ancak bazı hastalıklarda ise hiçbir şikayet ortaya çıkmayabildiğini belirten Doruk Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Feray Aygül, o yüzden şikayeti olmayan glokom, diyabetik retinopati, sarı nokta hastalığı gibi hastalıklara karşı muhakkak göz muayeneleri olunması gerektiğine dikkat çekti. Kalıcı bir körlükle sonuçlanmaması açısından bu muayenelerin önemli olduğunu ifade eden Op. Dr. Aygül, "Düzenli göz muayenelerinin önemini aileler çok iyi bilmelidir. Hiç şikayeti olmasa da yılda en azından 1 kere muayene olunması gerekiyor. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, düzenli yapılan egzersizler, en az ilaçlar kadar önemlidir. Çocuklar açısından bakıldığında, doğumdan 3 ay sonrasında başlanmalıdır. Çünkü doğuştan gelen katarak ya da glokom tarzında hastalıkları önceden tespit etmek çok önemlidir. Ama ilerleyen yaşlarda, görme gelişimi devam ettiği için belirli aralarla rutin kontrolleri de yapmak gerekiyor. Genelde 2,5 veya 3 yaşında göz muayenelerini tekrarlamak ya da yıllık kontrollerle okul çağına kadar çocuğun muayenelerini devam ettirmek gerekiyor" diye konuştu. Çocukların aslında 3 yaşından önce ekrana bağımlı kalmamaları gerektiğini belirten Aygül, "Ancak günümüz teknolojisi ve çevremizdeki etkenler sebebiyle bunun mümkün olmadığını görebiliyoruz. Maalesef, günümüz şartlarında ekransız bir hayat düşünülemiyor. Sadece çocuk değil, yetişkinler için de en önemli kural, 20-20-20’dir. 20 dakika ekrana baktıktan sonra, 20 saniye 20 adım uzaklıktaki bir mesafeye bakıyoruz. Ama çocuklarda ekran süresini mutlaka kısıtlamak gerekiyor. İlkokul çağındaki çocuklar tabletle biraz uzun süre ilgileniyorlar. Onların sürelerini mutlaka 1 saatle sınırlandırmak gerekiyor" dedi. Göz tansiyonunun özellikle çok sinsi giden bir hastalık olduğuna da dikkat çeken Aygül, "Ailede varsa, hiç şikayet olmadan mutlaka kontrollerin yapılması gerekiyor. Aynı zamanda diyabet ve sarı nokta hastalığı da şikayetlere sebep olmadığı için sadece muayenelerde anlaşılmaktadır. Sadece rutin kontrollerle teşhis konulabilir. Erken dönem teşhis konulmasıyla da körlükten korunulabilir. Görmek yaşamaktır. Göz sağlığı yaşam kalitesidir. Kendimiz ve sevdiklerimiz için bir adım atalım. Gözlerimizi sadece görmek için değil, daha sağlıklı bir geleceğe bakmak için de kullanalım" şeklinde konuştu.
Kabuğun içindeki sağlık: Yumurta
10 Ekim 2025 Cuma - 09:31 Kabuğun içindeki sağlık: Yumurta Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR), yumurtanın sağlıklı beyin, kas, cilt, göz ve sinir sistemi gelişimi sağladığını bildirdi. YUM-BİR’den Dünya Yumurta Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, yumurtanın insan yaşamındaki yeri ve sağlıklı beslenmedeki rolüne dikkat çekildi. 1996 yılından bu yana her yıl ekim ayının ikinci cuma günü Dünya Yumurta Günü kutlandığı aktarılan açıklamada, burada yumurtanın beslenmedeki önemine vurgu yapmanın amaçlandığı ifade edildi. Yumurtanın, zengin ve eşsiz besin içeriği ile tüm dünya sofralarda yer edindiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Yumurta, içerdiği 14 esansiyel besin maddesiyle doğal bir vitamin kaynağıdır. Özellikle içindeki demir, çinko ve A, B, D, E vitaminleri, insan sağlığı için kritik önemdedir. Bunun yanı sıra yüksek kaliteli protein, amino asitler, kalsiyum, sodyum, iyot ve selenyum gibi besin ögeleri, beyin gelişimi için gerekli bol miktarda bulunan kolin, yumurtayı sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez beslenme aracı yapmaktadır. Yumurta, insan vücudunun hayati fonksiyonlarını destekleyerek sağlıklı beyin, kas, cilt, göz ve sinir sistemi gelişimi sağlamaktadır. Ayrıca, kalp hastalıkları riskini azaltma ve yaşa bağlı alzheimer önleme gibi faydaları ile de önem kazanmaktadır. Uygun fiyatlı bir hayvansal protein kaynağı olan yumurta, en ekonomik beslenme imkanı sağlamaktadır." Üretim ve ihracatta ilk 5 içindeyiz Türkiye’nin, yılda 22 milyar yumurta üretimi ve 450 milyon dolar ihracatı ile dünya sıralamasında ilk 5 içinde bulunduğu belirtilen açıklama, şöyle devam etti: "Dünya yumurta ihracatında üretimini ihraç eden lider ülkedir. Türkiye, yumurta üretim sektörü 135 milyon kurulu kapasitesi ve 110 milyon yumurtacı kanatlısı ile Afrika, A.B. ülkeleri, Körfez ülkeleri, ABD başta olmak üzere 56 ülkeye yumurta ihraç etme kapasitesine sahip olup hali hazırda 39 ülkeye sofralık ve kuluçkalık yumurta yanında likit ve toz yumurta da ihraç etmektedir. Tüm dünyayı saran kuş gribi salgını ile mücadelede, en başarılı mücadeleyi veren Türkiye, dünyada en güvenilir yumurta tedarikçisi olarak görülmektedir. Doğrudan ve dolaylı 300 bin kişiye istihdam sağlayan yumurta sektörünün çatı kuruluşu olan YUM-BİR, Dünya Yumurta Örgütüne (World Egg Organisation-WEO) üyedir." Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi sağlıklı toplum için en önemli ihtiyaç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Okul çağındaki çocuklara günde en az 1-2 yumurta yedirme uygulaması, çocukların sağlıklarına katkıda bulunurken, aynı zamanda üreticinin sürdürülebilir üretim yapması da desteklenmiş olacak." ifadesi kullanıldı.
Çanakkale’de ilk kez TAR yöntemi ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi
09 Ekim 2025 Perşembe - 19:21 Çanakkale’de ilk kez TAR yöntemi ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde ilk kez transversus abdominis release (TAR) tekniği ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesine, 35 yaşındaki erkek hasta önceki batın cerrahisine bağlı gelişen ameliyat yeri fıtığı nedeniyle başvurdu. Hastaya, Gastroenteroloji Uzmanı Op. Dr. Barış Türker ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Kurtkulağı’nın gerçekleştirdiği cerrahi operasyonla, Çanakkale Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan open transversus abdominis Rrelease (TAR) tekniği kullanılarak başarılı bir onarım yapıldı. Bu yöntemde karın ön duvarı kas katmanları dikkatle ayrılarak yama kasların arkasına yerleştirildi. Böylece karın duvarı yeniden yapılandırılarak gerginliksiz ve kalıcı bir onarım sağlandı. Bu yöntem büyük ve tekrarlayan karın duvarı fıtıklarının tedavisinde modern cerrahinin altın standart yaklaşımlarından biri olarak kabul edilirken Op. Dr. Barış Türker, operasyonla ilgili şunları söyledi: "Hastamızda oldukça geniş bir karın duvarı defekti mevcuttu. TAR tekniği sayesinde hem fizyolojik bir karın duvarı bütünlüğü sağladık hem de gerginlik oluşturmadan kalıcı bir onarım gerçekleştirdik. Bu başarılı operasyon, hastanemizde ileri düzey karın duvarı cerrahisi açısından önemli bir adım oldu." Op. Dr. Özgür Kurtkulağı ise, "TAR yöntemi, özellikle geniş ve tekrarlayan fıtıklarda hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran, modern ve güvenilir bir yaklaşımdır. Bu operasyonun başarılı şekilde tamamlanması, ekibimiz adına büyük bir mutluluk kaynağı oldu" dedi. Hastaneden yapılan açıklamada, "Bu başarıyla birlikte cerrahi ekibimiz, hastanemizde kompleks karın duvarı rekonstrüksiyonlarında yeni bir dönemin kapısını aralamıştır" ifadelerine yer verildi.
SATKOF’tan Brezilya Büyükelçiliği ile sağlık diplomasisinde sürdürülebilir iş birliği adımları
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:45 SATKOF’tan Brezilya Büyükelçiliği ile sağlık diplomasisinde sürdürülebilir iş birliği adımları Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Brezilya’nın Türkiye Büyükelçisi Sayın Gilda Motta Santos Neves’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, Türkiye ile Brezilya arasında sağlık diplomasisi, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre politikaları konularında iş birliği potansiyelleri ele alındı. Özellikle sıfır atık, yeşil dönüşüm ve çevresel sürdürülebilirlik temalarında ortak çalışma ve akademik iş birliği fırsatları gündeme getirildi. Prof. Dr. Aysun Bay, görüşmede 21-22 Kasım 2025 tarihlerinde İzmir Balçova Termal Otel’de düzenlenecek olan "1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri: Türkiye’de Sağlık Diplomasisi ve İnovasyon Kongresi" hakkında bilgi verdi. Kongrenin, iki ülke arasındaki sağlık turizmi, çevre temelli sağlık politikaları ve inovatif yatırımların geliştirilmesi açısından önemli bir platform olacağı vurgulandı. Büyükelçi Gilda Motta Santos Neves ise Türkiye’nin sağlık ve çevre alanındaki başarılarını takdirle karşıladığını belirterek, Brezilya olarak sürdürülebilir sağlık ve çevre politikalarında ortak adımlar atmaya hazır olduklarını ifade etti. Ziyaret, iki ülke arasındaki sağlık diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu çerçevesinde yeni iş birliklerinin temellerinin atılması açısından büyük önem taşıyor.
Gaziantep’te terör tatbikatında kendini rolüne kaptıranları ekipler güçlükle sakinleştirdi
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:28 Gaziantep’te terör tatbikatında kendini rolüne kaptıranları ekipler güçlükle sakinleştirdi Gaziantep’te düzenlenen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatına senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişilerin sinir krizi geçirdikleri "iyi rolü" damga vurdu. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatı gerçeği aratmadı. Senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişiler kendini rolüne öyle bir kaptırdı ki sağlık çalışanlarına ve polis ekiplerine zor anlar yaşattı. İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İtfaiye Daire Başkanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından "Yerel Düzey Türkiye Afet Müdahale Planı" projesi kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Sinir krizi geçiren ölü ve yaralı yakınlarını ekipler zorla sakinleştirdi Gerçeği aratmayan tatbikata senaryo gereği 5 kişi hayatını kaybederken, yaralanan ve bazı uzuvları kopan 20 yaralı için ekipler adeta dakikalarla yarıştı. Aralarında ağır yaralıların da bulunduğu yaralılar ekiplerin ilk müdahalesinin ardından bölgeye sevk edilen ambulanslarla hastanelere götürülürken, sinir krizi geçiren yakınlarını ise polis ve jandarma ekipleri sakinleştirmeye çalıştı. İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı UMKE ekibi yurt içinde ve yurt dışında meydana gelebilecek acil afetlerde ve terör saldırılarında, daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla aldıkları eğitimi uygulamalı olarak tatbikatla sonlandırdı. Tatbikat katılımcılardan tam not aldı Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen ve filmleri aratmayan görüntülere sahne olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortak tatbikatı, katılımcılardan tam not aldı. 130 personel 29 araçla yapılan tatbikata Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne yeni katılan gönüllüler için ormanlık alanda "Bombalı terör saldırısı"na müdahale tatbikatı düzenlendi. Yapılan makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görüntüsü oluşturulan tatbikatta senaryo gereği 5 kişi ölü ve 20 kişi yaralandı. Ölü ve yaralı yakınları "iyi rol" oynadı Erikçe Ormanı’nda düzenlenen tatbikatta temsili ölü ve yaralılara müdahale eden ekiplerin müdahale süresi, davranışlarında sergiledikleri performans ile senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolüne giren kişilerin rollerini çok iyi oynaması alkış topladı. Gerçeği aratmayan tatbikatta ekiplerin göstermiş olduğu performans, yöneticiler tarafından tam not aldı. Terör saldırısı tatbikatında her detay düşünülürken tatbikatın her aşaması nefes kesen görüntülere sahne oldu. Makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görünümüne kavuşturulan kişilere müdahale eden ekipler tatbikatı başarıyla tamamladı. Tatbikat öncesi UMKE ekipleri ormanda 3 gün boyunca kampa girdi. Yoğun programlar kapsamında katılımcılar, terör saldırılarına etkin müdahale kapasitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Senaryo gereği gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatında 112 komuta merkezinin anonsu üzerine harekete geçen ekipler, terör saldırısındaki patlama sonrası zarar gören vatandaşlara tıbbi aletlerle müdahale etti. Terör saldırısı senaryosu üzerinden kurgulanan tatbikat senaryosuna göre, bir terör saldırısı sonrası olay yerinde çok sayıda ölü ve yaralının bulunduğu karmaşık bir kriz durumu canlandırıldı. UMKE, polis ve jandarma ekipleri, senaryoya uygun şekilde hızla olay yerine intikal ederek olay yeri güvenliğini sağladı, triyaj alanlarını oluşturdu ve ilk müdahaleleri gerçekleştirdi. Tatbikat her yönüyle nefes kesti UMKE’ye dahil olabilmek için eğitimden geçen sağlıkçıların da katıldıkları tatbikat film sahnelerini aratmazken, tatbikat her yönüyle nefes kesti. 3 gün boyunca eğitmenler tarafından temel eğitimden geçirilen katılımcılar, eğitimin sonunda gerçeği aratmayan bir tatbikata katılan acil tıp uzmanı, doktor, paramedik ve hemşire ile farklı branşlardaki sağlıkçılardan oluşan ekip tatbikatı başarıyla yaptı. UMKE ekibinin tecrübe kazanabilmesi için tatbikat öncesi verilen eğitimlerde personellere olay yeri yönetimi, hasta ve yaralıların triyaj uygulamaları, acil müdahale ünitesinin hızlı ve etkin şekilde kurulumu, ekip koordinasyonu, kriz yönetimi ve medikal müdahale protokolleri gibi kritik konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldı. Yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata damga vurdu Tatbikatta rol alan ölü ve yaralıların vücutlarına makyaj malzemeleriyle de gerçekten farksız görünen yaralar açıldı. Kimi yaralıların öldüğü, kiminin de kolunun koptuğu tatbikatta ağır yaralılar gerçekten ölü ve yaralıymış gibi hareket etmesi dikkat çekti. UMKE ekiplerinin yaralarını hızla tedavi etmesini isteyen yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata büyük damga vurdu. Ölmeden tabuta girdiler Saldırının yaşandığı bölgeye hızlı bir şekilde sahra hastanesi kuran ekipler yaralıları hızla hastaneye taşıdı. Tatbikatta ölenlerin cenazeleri önce ceset torbalarına, daha sonra ise cenaze aracına kondu. Senaryo gereği ölenlerin ölmeden tabuta konduğu tatbikatta ölü ve yaralı rolündeki kişiler sinir krizi geçirerek gözyaşları içinde yakınlarının durumunu sordu. Bu sırada yaralı yakını rolündeki bazı kişiler, rolüne kendini iyice kaptırıp sinir krizi geçirdi. Senaryo gereği ekiplerin kriz yönetimini güçleştirmek için sürekli bilgi almaya çalışan ve olay yerine girmek isteyen kişiler, polis ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Zaman zaman güvenlik güçlerini geçerek şerit ile çekilen alana girmek isteyen kişileri ekipler güçlükle sakinleştirirken, senaryo gereği ölen kişilerin yakınlarının sahra hastanesine girmesi engellendi. Ekipler hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı Gerçekten farksız olan bombalı terör saldırısı tatbikatını başarıyla geçen UMKE, polis ve jandarma ekipleri hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı. Kurulan acil müdahale ünitesinde, yaralılara gerekli medikal müdahaleler yapıldıktan sonra hastanelere sevk süreci başarıyla yürütüldü. Tatbikat sırasında zamanla yarışan ekipler, ekip içi koordinasyon, doğru iletişim ve hızlı karar alma süreçlerinde yüksek bir performans sergiledi. Tatbikat kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Paramedik Bölümü öğrencileri ölü ve yaralı oyuncu olarak sahada yer aldı. Rolünü iyi oynayan öğrencilerin performansı tatbikata damga vurdu. Öte yandan, senaryo gereği olay yerinde bir şüpheli paket daha bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye bomba imha uzmanları çağırıldı. Eğitimli köpeklerin getirildiği tatbikatta bomba imha uzmanları tarafından alan boşaltılarak önlem alındıktan sonra şüpheli paket fünyeyle patlatılıp imha edildi. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan, tatbikatın başarıyla tamamlandığını söyledi. Tatbikatların önemine değinen Akhan, "Bugün burada Türkiye afetle müdahale programı kapsamında gerçeği aratmayacak bir tatbikatı uyguladık ve uygulamaya da devam ediyoruz. Burada 136 personel ile 46’sı sağlıkçı, 30 aracın da 10 tanesi sağlık ekibi olmak üzere emniyetimiz, jandarmamız, büyükşehir belediyemiz, zırhlı tugayımız, çevre şehircilik il müdürlüğümüz, tarım il müdürlüğümüz gibi paydaşlarımızla birlikte bir bomba olayını gerçeği yansıtacak şekilde yapılacak tüm işlemleri yaptık ve kurulması gereken çadırlarımıza kadar kurduk. Yaralı ve hastaların naklini gerçeği aratmayacak şekilde gerçekleştirdik. Tatbikatımızda 25 yaralımız bulunuyor. 5’i hayatını kaybeden vatandaş, yaralıların da kendi içinde sınıflandırılması devam edilmekte. Emniyetten de bomba ili ilgili araştırma yapmak için bombanın türü ve cinsiyle ilgili işlemleri gerçekleştirildi. Paydaşlarımızla işlemlerin tamamını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu tatbikatı yılda bir defa Türkiye Afetle Müdahale Planı (TAMP) dediğimiz illerde herhangi bir afet olarak gerçekleştiriyoruz. Bugünkü senaryomuz bir bomba olayıydı. Herhangi bir olay olduğunda olaylara hızlı ve güvenli şekilde yetişebilmek için sahanın dinamikliğini geliştiriyoruz" dedi. Tatbikatta senaryo gereği ölü ve yaralı rolü oynayan kişiler, ilk defa bir tatbikata katıldıklarını ve rolünü çok iyi oynamak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdiler. (İK-SVY-Y)