SAĞLIK
Sakarya’da Modern Diş Sağlığı Ünitesi hizmete girdi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:25:28 Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren Ada Tıp Hastanesi’nin yenilenen Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın katıldığı törende, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısı ve yerel sağlık yatırımlarının önemi vurgulandı. Serdivan ilçesinde düzenlenen açılış programına Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya katıldı. Protokol üyeleri, yenilenen teknolojik altyapıya sahip diş sağlığı ünitesini gezerek yetkililerden bilgi aldı. "Türkiye sağlık sektöründe parmakla gösteriliyor" Açılış töreninde konuşan Vali Doğan, Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel başarısına dikkat çekerek, "Sağlık sektöründe hem kamu olarak hem de özel sektör olarak gelmiş olduğumuz nokta parmakla gösterilecek seviyede. Kamu olarak hastanelerimizdeki hizmetimize baktığınızda, özel sektördeki hastanelerimizin hizmetine baktığınızda gerçekten bütün dünyanın gözü burada. Bir sağlık turizmi başladı biliyorsunuz. Bu çerçevede ülkemize gelen binlerce insan burada tedavi oluyorlar ve tedavilerini sürdürüyorlar. Geçen hafta içerisinde Sapanca’da yapılan bir program vardı. Programa Bakan Mehmet Şimşek geldi. Sunumunun bir yerine saç ekilmiş bir Shakespeare fotoğrafı koymuştu. O da Türkiye’ye gelip saç ektirdi diye. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten sağlık sektöründeki başarılar hem donanım anlamında hem de personel anlamındaki bu başarılar parmakla gösteriliyor. Yeni açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni ben test ettim. İlk hastalarından birisi benim. İlk tedaviyi bende yaptılar, çok konforlu ve ilimize yaraşır bir vaziyette. Hayırlı uğurlu olsun temennilerimi iletiyorum" dedi. "Deprem sonrası Sakarya’ya umut oldu" Serdivan’ın gelişiminde sağlık kurumlarının rolüne vurgu yapan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Alemdar, "Serdivan’ın bugünkü gelişimi ve bugün başta Sakarya’mız olmak üzere bölge illere hizmet veren bu kurumumuz Serdivan’ın gelişimindeki en önemli taşlardan biri olduğuna ben şahidim. Deprem sonrasında yıkılmış bir şehrin insanlarının yeniden hayata tutunabilmesi, yeniden ufuklarının yeşermesi için Serdivan bölgesinde kurulmuş olan Ada Tıp Hastanesi bu bölgede bu insanlara umut oldu. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen, bizleri yalnız bırakmayan milletvekillerimize, bürokratlarımıza, iş adamlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok" AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, "Tabii sağlık sektöründe güzel hizmetler yapılıyor Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla da en iyisi Ada Tıp. Gittiğimiz programlarda görüyoruz ki dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok. Böyle güzel sağlık sistemini bize kazandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sağlık hizmetinin böyle verildiği başka ülke yok. Biz memnunuz bu sistemden. İnşallah sistemi de bu şekilde götürmeye de devam edeceğimizi ifade ediyorum" şeklinde konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17 Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir"
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:49 Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir" Dünya Görme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekerek, "Göz sağlığı doğumdan itibaren yaşamın her döneminde düzenli kontrol edilmelidir" dedi. Her yıl Ekim ayının ikinci Perşembe günü kutlanan Dünya Görme Günü, görme kaybı ve önlenebilir körlük konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, bu özel günde yaptığı açıklamada, düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın görme kaybı yaşadığını belirten Özdemir, "Dünya Görme Günü, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve düzenli göz muayenesinin önemini vurgulamak amacıyla her yıl ekim ayının ikinci Perşembe günü düzenlenmektedir. Önlenebilir görme kaybı sebepleri her yaş grubunda farklılık göstermektedir" dedi. "Erken tespit önemlidir" Yaşamın her döneminde göz muayenesinin önemini vurgulayan Mesut Özdemir, "Yenidoğan bir bebekte ilk ay konjenital katarakt, konjenital glokom ve retinoblastom gibi hastalıkların tespiti, erken çocukluk döneminde miyopi, hipermetropi ve astigmatizma dediğimiz kırma kusurlarının eşlik edebildiği ambliyopi yani göz tembelliğinin ve göz kaymasının tespiti, çocukluk döneminden erişkin yaşa kadar her dönemde kırma kusurlarının tespiti, erişkin yaşta ise katarakt, glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve diyabetik retinopati gibi hastalıkların erken tespiti çok önemlidir. Bu sebeple doğumdan itibaren yaşamın her aşamasında düzenli göz muayenesi önerilmektedir" dedi. "Gözler dünyaya açılan perdedir" Göz sağlığı için önerilerde bulunan Özdemir, "Düzenli göz muayenesinin yanı sıra A vitamini, lutein ve omega 3 yağ asitleri açısından zengin beslenmek göz sağlığı açısından faydalıdır. Bu sebeple balık, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir. UV ışığından korunmak amacıyla güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak, uzun süreli aralıksız telefon ve bilgisayar ekranına maruz kalmamak ve düzenli egzersiz göz sağlığınızı korumanız açısından önemlidir. Unutmayın, gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimizdir" diye konuştu.
Çocuklarda baş ağrısı önemli hastalıkların habercisi olabilir
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:48 Çocuklarda baş ağrısı önemli hastalıkların habercisi olabilir SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının önemli hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı çocuklarda sık görülür ve genellikle zararsızdır, ancak bazı durumlarda önemli hastalıkların habercisi olabilir. Ebeveynlerin bilinçli olması hem gereksiz kaygıyı önler hem de erken tanıya yardımcı olur" dedi. Baş ağrısının nedenleri Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "A. Birincil (Primer) baş ağrıları: Beyinde yapısal bir neden olmadan gelişir. Migren: Zonklayıcı, tek taraflı, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Gerilim tipi baş ağrısı: Baskı veya sıkıştırma tarzında, stresle artar. İkincil (Sekonder) baş ağrıları: Başka bir hastalığın belirtisidir (Sinüzit, ateş, göz kusuru, tümör vb.)" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, baş ağrısının dikkate alınması gereken durumları ise, "Sabahları uyandıran veya kusmayla birlikte olan ağrı. Gün geçtikçe şiddeti artan ağrı. Kafa travması sonrası başlayan ağrı. Ateş, ense sertliği, bilinç değişikliği, nöbet eşlik etmesi. Görme bozukluğu, çift görme, dengesizlik" ifadelerini kullandı. Tanı nasıl konur Tanıda doktorun ağrının süresi, sıklığı, eşlik eden belirtiler ve nörolojik muayeneyi değerlendirdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Gerekirse göz muayenesi, kan testleri veya beyin görüntülemesi yapılabilir" diye konuştu. Tedavi ve önlemler Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, tedavi ve önlemlere yönelik şunları ifade ederek, "Yeterli uyku, sıvı alımı, düzenli beslenme. Ekran süresinin azaltılması, stres yönetimi. Ağrı kesiciler yalnızca doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Migrenli çocuklarda tetikleyici gıdalardan (Çikolata, salam, kafeinli içecekler) kaçınılmalıdır." Ailelere öneriler Ailelere önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı günlüğü tutun: Ne zaman başladı ne kadar sürdü ne yedi? Ağrı sonrası uyku veya kusma varsa not alın, düzenli göz muayenesi yaptırın ve gereksiz tetkik veya ilaçtan kaçının, gerekirse çocuk nöroloji uzmanına başvurun. Çocuklarda baş ağrısı çoğu zaman geçicidir, ancak bazı durumlar ciddi olabilir. Ailelerin dikkatli gözlemi ve zamanında hekim değerlendirmesi, çocukların sağlıklı gelişimi için çok önemlidir" diye konuştu.
Van’da 15 bin kadına normal doğum ve emzirme eğitimi
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:36 Van’da 15 bin kadına normal doğum ve emzirme eğitimi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anne ve bebek sağlığına yönelik yürüttüğü bilinçlendirme çalışmalarına aralıksız devam ederken, ocak ayından bu yana ise 15 bin kadına normal doğum, anne sütü ve emzirme konularında eğitim verildi. Van’ın yanı sıra çevre illerden gelen kadınlara da hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ebe Polikliniği ve Gebe Okulu’nda; normal doğumun önemi, doğum evreleri, lohusalık, anne sütü ve bebek bakımı gibi konularda hem teorik hem de uygulamalı eğitimler düzenleniyor. Uzman doktorlar, ebeler, diyetisyenler, fizyoterapistler, psikologlar ve hemşirelerden oluşan çok disiplinli bir ekip tarafından verilen eğitimlerde, kadınlar doğum sürecine bilinçli ve güvenli şekilde hazırlanıyor. Hastane Başhekim Yardımcısı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mert Cenker Güney, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Güney, "Normal doğumda annenin iyileşme süreci daha kısa, bebekle kurduğu psikolojik bağ ise daha güçlü oluyor. Zorunlu olmadıkça sezaryen yerine normal doğumu öneriyoruz. Doğumhanemizde uzman doktorlarımız ve ebelerimizle birlikte kadınlarımızı bu sürece en sağlıklı şekilde hazırlıyoruz" dedi. Normal doğum oranlarında son dönemde artış yaşandığını belirten Güney, "Eğitimlerimiz sayesinde bilinç düzeyi yükseldi, sezaryen oranlarında ciddi bir azalma sağladık. Kadınlarımız artık doğum sürecine daha bilinçli ve güçlü giriyor" ifadelerini kullandı. Anne sütüyle beslenmenin bebeklerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi için hayati önem taşıdığını hatırlatan Güney, şöyle devam etti: "Bir annenin bebeğine vereceği en büyük miras anne sütüdür. Anne sütüyle beslenen bebekler daha sağlıklı ve dirençli oluyor. Eğitimlere katılan annelerden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz."
Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:34 Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor Ekseriyâ çalışma hayatındaki stres ve yoğunluk, çalışanların sağlığını ikinci plana atmasına neden olabiliyor. Stres ve yoğunlukla birlikte aslında çalışma ortamı da üreme sağlığını yakından etkiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, son yıllarda yapılan araştırmalara göre erkeklerde üreme sağlığının, seçilen meslekle doğrudan bağlantılı olabildiğini söyledi. Yapılan birçok çalışma ile üreme sağlığı üzerine negatif etkisi gösterilmiş etkenlere çalışma ortamında maruziyetin sperm kalitesi, üreme sağlığı ve üreme hormon dengesi üzerinde negatif etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Can Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, üreme sağlığıyla ilgili hangi mesleklerin daha riskli olduğu konusunda bilgiler paylaştı. Masa başı çalışan veya uzun süre oturanlarda meydana gelen testiste ısı artışı sperm üretimini olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Taşdemir, şöyle devam etti: "Buna ek olarak sıcak ortamlarda çalışması gereken kişilerin de dikkatli olması gerekiyor. Örneğin fırın işçileri, aşçılar, kaynak işi ile uğraşanlar, metal veya döküm sanayinde çalışanlar, cam ve seramik işçileri ve madencilerde riskler daha belirgin. Bir diğer risk; maruz kalınabilecek kimyasallar ile temas halinde olan meslekler. Kimyasalların sadece üreme sağlığını değil, vücutta birçok sistemi ilgilendiren etkileri olabilmekte ve bazı mesleklerde uzun süreli maruziyet meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Sadece deriye temas akla gelmemeli, ortamda havaya karışan kimyasalların solunması da vücutta benzer etkilere sahip olabilmektedir. Bu meslekler, laboratuvar çalışanları, temizlik bakım ürünleri veya ilaçlama işleriyle uğraş gösterenler, petrokimya ürün sanayi çalışanları, plastik kauçuk üretim tesislerinde çalışanlar, metalurji ve galvaniz işçileri, yalıtım malzemeleri, boya ve yapıştırıcı gibi kimyasalları sıklıkla kullanması gereken kişiler olarak kabaca listelenebilir." Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, vardiyalı çalışma şartları ile birlikte oluşan uyku düzenindeki aksama, yoğun stres ve değişen ortam şartları nedeniyle gelişebilen hormonal dengesizliğin, cinsel sağlığı ve üreme sağlığını negatif etkilediğini, hormonal dengesizliğin sadece cinsel isteği azaltabildiği için değil, sperm üretim sürecini yavaşlatabileceği veya durdurabileceği için de önem arz ettiğini kaydetti. Korunmak için ne yapmalı Tüm bu risklerden korunmak için meslek değiştirmeye gerek olmadığını, küçük önlemler alınmasının yeterli olacağını belirten Op. Dr. Taşdemir, "Örneğin masa başında çalışan veya uzun süre oturarak çalışmak zorundaysanız düzenli aralıklar ile ayağa kalkıp birkaç dakikalık turlar atabilirsiniz. Sıcak ortamda çalışıyorsanız ortam havalandırması veya klima benzeri sistemler kullanılması bir çözüm olabilir. Kimyasallar ile uğraş gösteren meslek mensuplarının ise uygun koruyucu ekipmanları temin etmesi, ortamın sık havalandırılması ve temas halinde hızla sağlık profesyonelleriyle irtibata geçilmesi gerekmektedir. Stresle başa çıkmanın yolu ise düzenli egzersiz, hobiler ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının edinilmesi olabilir" dedi. Erkek üreme sağlığının korunmasının yalnızca bireysel bir mesele değil toplum sağlığının da önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Taşdemir, "İşimiz hayatımızın büyük bir parçası olabilir. Ama sağlığımızı kaybettiğimizde ne kazancın ne de işin bir önemi kalır. Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerin düzenli ürolojik kontrolünü ihmal etmemesi bir diğer önemli nokta. Bazen küçük yaşam tarzı değişiklikleri, gelecekte büyük sorunların önüne geçebilir" diye konuştu.
Karabük’te 16 yaşındaki hastaya doğal diş nakli yapıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:03 Karabük’te 16 yaşındaki hastaya doğal diş nakli yapıldı Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 16 yaşındaki bir hastaya doğal ve kalıcı bir çözüm sunan "diş ototransplantasyonu" yöntemi başarıyla uygulandı. İleri düzey çürük nedeniyle daimi azı dişi çekilen hastaya, yaşı gereği çene gelişimi devam ettiği için klasik implant tedavisi uygun görülmedi. Bunun yerine, hastanın ağzında gömülü halde bulunan yirmi yaş dişi, uzman ekip tarafından cerrahi operasyonla çıkarılarak çekilen dişin yerine nakledildi. "Kendi kanından elde edilen destekleyici biyomateryal kullanıldı" Operasyon sırasında, dişin sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlamak için hastanın kendi kanından elde edilen PRF (Platelet Rich Fibrin) materyali, nakil öncesi hazırlanan diş yuvasına yerleştirildi. Bu uygulama, doku iyileşmesini hızlandıran ve hücre yenilenmesini destekleyen doğal bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bu tedavi yöntemi, hastanın kendi dişi kullanıldığı için doğal görünüm, uyum ve fonksiyon açısından büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda, vücut tarafından kabul edilme oranı yüksek olduğundan, uzun vadeli başarı şansı da oldukça yüksek. Operasyon, Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olcay Özdemir ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Abdullah Çege tarafından başarıyla gerçekleştirildi. "Çocuk ve genç hastalar için güvenilir bir alternatif" Uzmanlar, diş ototransplantasyonunun, uygun şartlar oluştuğunda özellikle çocuk ve genç hastalarda diş kayıplarına karşı etkili ve güvenilir bir alternatif olduğunu vurguladı. Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Taylan Çebi ise, uygulamanın hastane bünyesinde gerçekleştirilmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölge halkına ileri düzey tedavi imkânları sunmaya devam edeceklerini belirtti.
Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnında 4 kiloluk kitle çıkarıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:18 Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnında 4 kiloluk kitle çıkarıldı Van’ın Erciş ilçesinde nefes darlığı ve karnındaki şişlik şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçi Medeni Çelik’in karın bölgesinde 10 kişilik ekibin katıldığı 3,5 saatlik ameliyatla 4 kilogramlık kitle çıkarıldı. Erciş’e bağlı Pay Mahallesi’nde çiftçilikle geçimini sağlayan Çelik, karnındaki şişkinlik, nefes darlığı ve halsizlik nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde karnında kitle tespit edilen Çelik, ameliyata alındı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik ve 10 kişilik ekip tarafından yapılan ameliyatta, Çelik’in karın bölgesinden 17 santimetre uzunluğunda ve 4 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. 3,5 saat süren ameliyat 10 kişilik ekiple gerçekleştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Prof. Dr. Sabahattin Çelik, hastanın karın ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğunu belirterek, "Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda, karnın sağ tarafında diyaframdan başlayıp pelvise kadar uzanan, oldukça geniş bir alanı kaplayan dev bir kitle tespit edildi. Hastada karında şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık şikayetleri mevcuttu. Hastamızı yaklaşık bir hafta önce göğüs cerrahisi ve üroloji bölümleriyle birlikte multidisipliner bir ekip olarak ameliyat ettik. Kitle, karaciğerin arka kısmından kaynaklanan, diyaframı ve sağ akciğer diyaframını içine alan, aşağıya doğru bağırsaklara kadar uzanan 4 kilogram ağırlığında bir yumuşak doku kitlesiydi. Patoloji sonucu henüz çıkmadı, dolayısıyla kitlenin tam türünü henüz bilmiyoruz ancak oldukça agresif bir tümördü. Ameliyat yaklaşık 3–3,5 saat sürdü. Toplamda 5 cerrah ve hemşire ile ameliyathane ekibi dahil yaklaşık 10 kişilik bir ekip görev aldı. Ameliyat başarıyla tamamlandı, hastamızın genel durumu şu anda iyi. Büyük ihtimalle yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Hastanemiz büyük ameliyatların merkezi olma yolunda" Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, gerçekleştirilen operasyonun önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz giderek daha komplike vakaların gerçekleştirildiği, büyük ameliyatların yapıldığı bir merkez haline geliyor. Bugün de bunun bir örneğini yaşıyoruz. Biz istiyoruz ki tüm hastalar il dışına gitmeden tüm tedavi süreçlerini hastanemizde yürütebilsin. Bu mihvalde çalışmalarınızı sürdürüyoruz. Bugünkü vakada da gördüğümüz gibi birden çok branşın dahil olduğu büyük bir ameliyat. Bu tür organizasyonlar önemlidir, hastanelerin kalitesi açısında, birden fazla cerrahın farklı bölümlerden ameliyata eşlik ederek operasyonun başarılı bir şekilde yapılmış olmasından dolayı hem hocalarıma hem sağlık çalışanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum." Erciş’in Pay Mahallesi’nde ikamet eden ve çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefesimde bir sıkıntı olduğunu ve bu şikayetiyle hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Sabahattin Hoca yapılan tetkiklerle karın bölgemde bir kitle olduğunu fark etti. Böylece hastalığın varlığını anladık ama maalesef oldukça geç fark ettik. Kitle oldukça büyüktü, yaklaşık 4 kilo civarındaydı. Yalnızca biraz kırgınlık hissediyordum ama çalıştığım için bunu yorgunluğa bağlıyordum. Kilo artışı zannetmedim açıkçası. İşten dolayı yoruluyorum diyordum, o kadar. Yaklaşık son 40 güne kadar hiçbir belirti hissetmedim. Ancak sonrasında durum fark edilir hale geldi. Bunun üzerine doktorumuz Sabahattin Çelik’in yardımlarıyla hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucu kitle tespit edildi. Çok şükür, şu an iyiyim. Başta doktorlarımız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi. Öte yandan Prof. Dr. Çelik, Çelik’e bağışladığı televizyondan dolayı teşekkür etti.