SAĞLIK
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:44 Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36 Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Kalp hastalıklarında görünmez tehlike: Tedaviye uyum eksikliği
17 Ekim 2025 Cuma - 16:40 Kalp hastalıklarında görünmez tehlike: Tedaviye uyum eksikliği Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, kalp ve damar hastalıklarında en görünmez tehlike olan "tedavide uyum eksikliği"ne dikkat çekerek, "İlacın saatinde alınması, kontrolden şaşmamak, yaşam tarzını gerçekten değiştirmek; Eğer bu halka koparsa, en mükemmel tedavi bile yeterli olmayabilir" dedi. Kalp ve damar hastalıkları alanın bugün tıbbın en çok başarı sağladığı alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, "Girişimsel işlemler, akılcı ilaç kombinasyonları ve yoğun bakım olanakları sayesinde pek çok hastayı krizden güvenle çıkarabiliyoruz. Ancak tedavinin en kritik halkası, hastane kapısından çıkarken başlıyor: uyum. İlacın saatinde alınması, kontrolden şaşmamak, yaşam tarzını gerçekten değiştirmek. Eğer bu halka koparsa, en mükemmel stent bile tek başına yeterli olmayabilir" diye konuştu. "İlaç kaygısının önüne geçin" Stentin tıkalı damarı açtığını; fakat damarın iyileşmesini sağlayan şeyin düzenli kullanılan antitrombosit ilaçlar ve eşlik eden tedaviler olduğunu belirten Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, " Bu ilaçlar, stent yüzeyinde pıhtı oluşmasını engelleyerek "ikinci bir kriz" olasılığını belirgin biçimde düşürür. "Kendimi iyi hissediyorum" diyerek ilacı aksatmak ya da bütünüyle bırakmak, stent içinde ani pıhtı gelişmesiyle seyreden stent trombozu riskini artırır. Bu durum, çoğu zaman beklenmedik ve ağır bir tabloya dönüşebilir. Kısacası, iyi hissetmek tedaviyi bırakma gerekçesi değildir; tam tersine, ilacın işe yaradığının göstergesidir. Uyumsuzluğun nedenleri çoğu kez insani: günlük telaş içinde doz atlamak, yan etkilerden çekinmek, "bu kadar ilaç fazla mı?" kaygısı yaşamak. Çözüm karmaşık değil; ama kararlılık ister. İlaç planını basitleştirmek, sabah-akşam sabit saatler belirlemek, telefon hatırlatıcısı kurmak, haftalık ilaç kutusu kullanmak ve aile bireylerini bu rutine ortak etmek gerçekçi adımlardır. Yan etki şüphesi olduğunda ilacı kendi kendine kesmek yerine hekimle iletişime geçmek, çoğu zaman benzer etkiyi sağlayan daha tolere edilebilir bir alternatife geçmemizi sağlar" ifadelerini kullandı. "Yaşam biçiminize dikkat" Kalp damar sağlığının yalnızca ilaçlarla korunamadığını söyleyen Dr. Yücel, " Yaşam biçimi tedavinin ayrılmaz parçasıdır. Tuzu ve işlenmiş gıdaları azaltmak, tütün ürünlerinden tamamen uzak durmak, haftanın çoğu günü en az 30 dakikalık tempolu yürüyüş yapmak, düzenli uyku ve stres yönetimi Bunlar kulağa klasik öneriler gibi gelebilir; fakat arter duvarındaki iltihabi süreci azaltan, tansiyon ve kolesterol dengesini iyileştiren somut etkileri vardır. Üstelik bu alışkanlıklar yalnızca kalbi değil; beyni, böbrekleri ve genel yaşam kalitesini de korur. Bir noktayı özellikle vurgulamak isterim: belirtisizlik, güvende olduğumuz anlamına gelmez. Damar darlıkları uzun süre sessiz ilerleyebilir; göğüs ağrısının olmadığı dönemler yanıltıcı bir rahatlık oluşturabilir. Yeni başlayan eforla gelen göğüs sıkışması, istirahatte dahi nefes darlığı, soğuk terleme, çarpıntı, ani halsizlik gibi uyarıları ciddiye almak gerekir. Böyle bir durumda "evde dinlenip geçmesini beklemek" yerine vakit kaybetmeden acil başvurusu hayat kurtarır; çünkü kalp kası, kaybedilen her dakikayla birlikte geri dönüşsüz hasar görür" açıklamasında bulundu. "Takip tedavinin sigortasıdır" Takip randevularının tedavinin sigortası olduğunun altını çizen Yücel şunları söyledi: " Muayenede ilacın etkinliği ve yan etkileri gözden geçirilir, dozlar ayarlanır, gerekirse ek tetkikler planlanır. Buradaki amaç "yeni bir şey çıkarmak" değildir; mevcut kazanımı korumak ve riski bir adım daha aşağı çekmektir. Özellikle stent sonrası ilk yıl, tansiyon ve kolesterol hedeflerine ulaşmak ve orada kalmak, uzun dönem başarıyı belirleyen en güçlü etkendir. Son sözüm şu: Kalp damar hastalığında gerçek tedavi, reçetenin yazıldığı gün başlamaz; o reçeteye sadakatin yerleştiği gün başlar. İlacınızı saatinde almak, kontrollerinizi aksatmamak, yaşam tarzınızda istikrarlı küçük değişiklikler yapmak. Hepsi bir araya geldiğinde büyük fark oluşturur. Doktorunuz olarak benim görevim, size bilimsel ve uygulanabilir bir yol haritası sunmak; sizin göreviniz ise bu yolu her gün küçük ama kararlı adımlarla yürümek. Unutmayın, düzenli tedavi ve sağlıklı alışkanlıklar, bir kalp krizini hiç yaşamamanın en güçlü yoludur. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tedavi planınız için lütfen hekiminize danışın. Özellikle antitrombosit ve diğer kalp ilaçlarınızı, doktorunuzun önerisi olmadan asla kesmeyin veya değiştirmeyin."
Manisa’da kan bağışına yoğun ilgi
17 Ekim 2025 Cuma - 16:17 Manisa’da kan bağışına yoğun ilgi Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü, tarafından yürütülen kan bağış kampanyasına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü, örnek bir sosyal sorumluluk projesine daha imza atarak kan bağışı kampanyası düzenledi. Cumhuriyet Meydanında gerçekleşen kan bağışı kampanyasına Manisalılar yoğun ilgi gösterdi. Kan bağışında bulunan vatandaşlara kamp sandalyesi hediye edildi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Genel Sekreteri Burak Deste, Türk Kızılay Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, Türk Kızılay Manisa İl Merkezi Başkanı Öner Gürsel katıldı. Vali Özkan, Başkan Dutlulu kan bağış stantlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, bu anlamlı kampanyayı gerçekleştiren Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay’ı Ege Bölge Kan Merkezi’ne teşekkür etti. Vali Özkan, vatandaşları kan bağışında bulunmaya davet etti. Vali Özkan, "İnsanlarımızın yaşam kalitesinin en önemli bileşenlerinden birisi sağlıklı bir hayattır. Sağlıklı bir toplum inşa etmektir. Bununla ilgili hem evrensel standartlar, hem insani beklentiler Hem de insanlarımızın talebi doğrultusunda devletimizin, hükümetimizin ortaya koymuş olduğu sağlıkla ilgili, sağlıklı bir toplum inşa, sürdürülebilir bir sağlık sistemini inşa etme ile ilgili bir mekanizmanın oluşundan yüksek derecede bir mutluluk duyuyoruz. Kızılay’ımız zaten hem insanlarımızın hep hissiyatına tercüman olarak bu çalışmaları yürütüyor geleneksel olarak. Hem sivil yönetim ağır basan, hem kamu kurumlarıyla ağırlıklı bir ağı olan, hem memleketimizin dört bir yanında bu kan bağışları başta olmak üzere bu anlamda insani yardım harekatının da öncü kuruluşudur. Evet. Bu yönlü de Kızılay’ımıza teşekkür ederiz. Kızılay’ımız bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızla irtibatlı ve koordineli bir şekilde mahalli idareler, belediyeler başta olmak üzere koordineli bir şekilde bu hizmetleri sunarak iyileştiriyor. Manisa’da da bir kan bağışı kampanyasının olmuş olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bu kan bağışı yapmak üzere çağrıda bizde bulunuyoruz. Kızılay’ın bu hayırlı işine birer nefer olarak müdahil olmak lazım. Diğer insanların sağlığını düşünerek bir yakınımızın gerçekten acil ihtiyacı olabilir. İnsanlarımızın ihtiyacı olabilir. Böyle bir anlamlı hizmete katkı sunmanın hem manevi zevkini de tatmak lazım diye düşünüyoruz. Kızılay’ımıza, Manisa Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz. Bu kampanyaya destek verdikleri için Tüm meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, tek tek insanların bu sağlıkla ilgili gerekli ve hayırlı işe katkı ve katılım sağlamasının kıymetli olduğunu ifade ederek herkesi davet ediyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak Kızılay ile böyle bir anlamlı kampanyada yer almaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, vatandaşları her zaman kan bağışında bulunmaya davet etti.
Çal’da Ortaköy Mahalle Sağlık Evi yenilendi
17 Ekim 2025 Cuma - 14:53 Çal’da Ortaköy Mahalle Sağlık Evi yenilendi Denizli Çal ilçesine bağlı Ortaköy Mahallesi’nde hizmet veren Ortaköy Sağlık Evi, Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir tadilattan geçirilerek baştan aşağı yenilendi. İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, İlçe Merkezlerinde olduğu gibi kırsal mahallelerde de vatandaşların kaliteli ve iyi hizmet almasını önemsediklerini belirterek Ortaköy Sağlık Evini yenilediklerini ve mahalleye hayırlı olmasını diledi. Sağlık Bakanlığı bütçesinden 960 bin maliyetle sağlık evini baştan aşağı tadilattan geçirdiklerini ifade eden Öztürk; "Çal İlçemizde bulunan 608 nüfuslu Ortaköy Mahallemizin Akkent Aile Sağlığı Merkezine uzaklığı 14.5 km, ilçe merkezine uzaklığı 16.8 km ve il merkezine uzaklığı ise 86.6 km’dir. Ortaköy Mahallemizde her hafta Cuma 10.00-11.30 saatleri arasında Akkent Aile Sağlığı Merkezimizden bir aile hekimimiz tarafından gezici sağlık hizmeti verilmekte olup Sağlık Evimizin de mevcut sürekli ebesi bulunmaktadır. Ortaköy Sağlık Evimizin fiziki şartları kötü olmasından dolayı burayı yenileyerek, vatandaşlarımıza daha modern ve verimli bir sağlık hizmeti sunmayı hedefledik. Sağlık evimizi modernizasyon ve iyileştirme çalışmaları kapsamında çatı tamiratı, kiremitlerin değişimi, su yalıtımı, baca tamiratı, olukların yenilenmesi, duvarlar, pencereler ve kapıların yenilenmesi gibi birçok tadilattan geçirdik. Sağlık evimizin iç ve dış mekanlarında gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı tadilatlarla, mahallemizde sunulan sağlık hizmetlerimiz daha konforlu bir ortamda sunulacaktır. Denizli’de sağlık tesislerimizi yenileme çalışmalarımız, sadece İl Merkezi ve ilçe merkezlerimizle sınırlı değil, kırsal mahallelerdeki vatandaşlarımızın da kaliteli sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi bizim için önemli. Amacımız, her bir vatandaşımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için gerekli tüm koşulları sağlamak ve her mahalleye ulaşan kaliteli sağlık hizmetini sunmaktır. Ortaköy Sağlık Evi’nin yenilenmesi de bu hedef doğrultusunda attığımız adımlarımızdan biri olup mahalle halkımıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Yenilenen sağlık evini, Çal Kaymakamı Hatice Gamze Kuran ve Çal Toplum Sağlığı Başkanı Dr. Anıl Can Kurt ziyaret etti. Ziyaret sırasında, Kaymakam Kuran ve Dr. Kurt, sağlık evinin mahalleye hayırlı olmasını dilediler. Vatandaşlar da, bu yenilikten duydukları memnuniyeti dile getirerek İl Sağlık Müdürlüğüne ve yetkililere teşekkürlerini ilettiler.
Menopoz döneminde kemik erimesi ve kalp hastalığı riski artıyor
17 Ekim 2025 Cuma - 13:47 Menopoz döneminde kemik erimesi ve kalp hastalığı riski artıyor Kadınlarda menopoz döneminin genellikle 45–55 yaş aralığında görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Bulut Aydemir, "Kadınların genellikle 45–55 yaş aralığında yaşadığı menopoz, yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte adet döngüsünün kalıcı olarak sonlanması anlamına geliyor. Hormon seviyelerinin azalmasıyla birlikte kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları ve kilo alımı da daha sık görülebilir. Bu nedenle menopoz sürecinin mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir" dedi. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Bulut Aydemir, Dünya Menopoz Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Menopozun her kadının yaşayabileceği doğal bir süreç olduğunu söyleyen Opr. Dr. Aydemir, "Kadınların genellikle 45–55 yaş aralığında yaşadığı menopoz, yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte adet döngüsünün kalıcı olarak sonlanması anlamına geliyor. Menopoz; tıpkı ergenlik gibi bir geçiş dönemidir, ancak bu dönemde kadınların fiziksel ve ruhsal dengelerinin desteklenmesi çok önemlidir" diye konuştu. Menopoz döneminde en sık karşılaşılan şikâyetlerin sıcak basması, uyku düzensizliği, sinirlilik, terleme ve odaklanma güçlüğü olduğunu ifade eden Aydemir, "Hormon seviyelerinin azalmasıyla birlikte kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları ve kilo alımı da daha sık görülebilir. Bu nedenle menopoz sürecinin mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından takip edilmesi gerekir. Düzenli kontroller, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde medikal destek, bu dönemin daha rahat geçirilmesini sağlar. Sağlıklı bir menopoz süreci için dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkol tüketiminden uzak durmak oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.
Sanatla Umuda Dokunuş etkinliği hastalara moral oldu
17 Ekim 2025 Cuma - 12:02 Sanatla Umuda Dokunuş etkinliği hastalara moral oldu Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, tarafından düzenlenen "Sanatla Umuda Dokunuş" etkinliğinde hastalar moral buldu. Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık etkinlikleri kapsamında anlamlı bir programa imza attı. "Sanatla Umuda Dokunuş" adıyla düzenlenen etkinlik, günü Onkoloji Ek Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığına dikkat çekilen etkinlikte, hastalara moral vermenin ve onları yalnız hissettirmemenin önemi vurgulandı. Katılımcılar, sanatın tedavi sürecine kattığı pozitif enerjiyi doyasıya yaşadı. Programın "Yaşama Dokunan Notalar" bölümünde, Manisa CBÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri Öğr. Gör. Aras Poyraz Açıkgöz’ün eşliğinde mini bir konser verdi. Ayaktan Tedavi Ünitesi’nde gerçekleşen dinleti, hastalara ve yakınlarına umut dolu anlar yaşattı. Etkinliğin "Ebru Sanatıyla Farkındalık ve Dayanışma" bölümünde ise Manisa CBÜ Sağlık Hizmetleri MYO öğrencileri, Öğr. Gör. Dr. Pınar Arpacı eşliğinde katılımcılarla birlikte ebru çalışmaları yaptı. Ortaya çıkan rengârenk eserler, umudu, dayanışmayı ve farkındalığı simgeledi. Meme kanserini atlattıktan sonra meslek hayatına devam eden Öğr. Gör. Dr. Pınar Arpacı, "Ebru sanatı suyun ve renklerin uyumuyla insanlara huzur veriyor. Öğrencilerimizle birlikte hastalarımızın yanında olmak, onlara dayanışma duygusunu hissettirmek bizim için çok kıymetliydi." dedi. Etkinliğe katılan hastalar ise müzik ve sanatın tedavi sürecine kattığı moralin önemine dikkat çekti. Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Atike Pınar Erdoğan ise bu tür etkinliklerin farkındalık oluşturmanın yanı sıra hastalara moral vermek açısından büyük önem taşıdığını belirterek, benzer projelerin ilerleyen dönemde de sürdürüleceğini ifade etti. Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı tarafından düzenlenen etkinlik, sağlık çalışanları, öğrenciler, hastalar ve hasta yakınlarının birlik içinde gerçekleştirdiği umut dolu bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı.
Mobil ekipler vatandaşları sigara bırakmaya teşvik ediyor
17 Ekim 2025 Cuma - 11:21 Mobil ekipler vatandaşları sigara bırakmaya teşvik ediyor Sağlık Bakanlığı tarafından, tütün ürünleri kullanan bireyleri bırakmaya teşvik etmek ve bulunduğu yerde hekimle buluşturarak, gerekli poliklinik hizmetini vermek amacıyla ülke genelinde ’Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri’ uygulaması hayata geçirildi. Bu kapsamda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda oluşturulan "Tütün ile Mücadele Timleri" şehrin birçok noktasında vatandaşları tütün ürünlerini bırakmaya teşvik ediyor. 17 ilçede görev yapan "Tütün ile Mücadele Timleri" aracılığıyla vatandaşlar, tütün ürünlerinin zararları hakkında bilgilendiriliyor. Ayrıca tütün ürünü kullananların, tütün bağımlılığı skorları tespit edilerek, bağımlılık düzeylerine göre yönlendirmeler yapılıyor. Yapılan çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Birim Sorumlusu Dr. Bedia Altıntaş, tütünle mücadelenin il genelinde büyük bir hassasiyetle devam ettiğini dile getirdi. 4207 sayılı kanun kapsamında kapalı alan tütün denetimlerinin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Dr. Altıntaş, "Öte yandan, özellikle tütün ürünü kullanan vatandaşlara hizmet vermek için sigara bırakma polikliniği hizmetlerimiz devam etmekte ve her geçen gün sayıları arttırılmaktadır" dedi. Bırakmak için başvurun Sağlık Bakanlığı’nın talimatı doğrultusunda eylül ayından itibaren Bursa’da mobil sigara bırakma poliklinikleri ve mobil timlerini oluşturduklarını belirten Altıntaş, "Tüm vatandaşlarımızın erişimini kolaylaştırmak için 17 ilçe sağlık müdürlüğümüzde mobil tim ve poliklinik hizmetimiz devam etmektedir. Yine aynı şekilde bakanlığımız talimatları doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarında yerinde sigara bırakma polikliniği hizmetine devam etmekteyiz. Bu doğrultuda tütün ürünü kullanan tüm vatandaşlarımızı bırakmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.
Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tıpta uzmanlık eğitimi veren anabilim dalı sayısı arttı
17 Ekim 2025 Cuma - 11:17 Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tıpta uzmanlık eğitimi veren anabilim dalı sayısı arttı Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde tıpta uzmanlık eğitimi veren Anabilim Dalı sayısı artırıldı. Daha önce 9 olan Anabilim Dalı sayısı 20’ye ulaştı. Hastanede mevcut akademisyen sayısı da arttı. Akademisyen sayısı 100 öğretim üyesi ve 5 öğretim görevlisi olmak üzere 105’e yükseldi. Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Tıp Fakültesinde okuyan öğrencilerin iyi bir eğitim almalarını çok önemsediklerini belirterek, "İyi bir eğitim alan öğrencilerin alanında iyi bir hekim olacağına inanıyoruz. Bu nedenle tıpta uzmanlık eğitimi sayısını sürekli artırmak için çaba verdik. Daha önce 9 olan Anabilim Dalı sayımızı 20’ye çıkardık. Tıpta uzmanlık eğitimi için anabilim dalı sayımızı daha artırmamız gerekir. Bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz." dedi. Öğrencinin eğitimi kadar akademisyenlerin nicelik ve nitelik olarak sayısını artırmayı önemsediklerini vurgulayan Rektör Savaş, akademisyen sayısını 100 öğretim üyesi ve 5 öğretim görevlisi olmak üzere 105’e çıkardıklarını ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne araştırma görevlisi tahsis etmesiyle birlikte hastanenin hizmet alanında daha da güçleneceğine dikkat çeken Rektör Savaş, Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti. Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanefi Özbek, tıpta uzmanlık eğitimi veren anabilim ve bilim dalı sayılarının artmasının hem Üniversitemizin hem de Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin prestijini daha da artıracağını, hocalarımızın eğitim ve araştırmaya daha fazla yoğunlaşacaklarını belirterek, uzmanlık eğitimi yapmak isteyen öğrencilere daha fazla seçenek sunmak için çalıştıklarını söyledi.
Osmaniye’de "Hasta, Yaşlı ve Engelli Dostu Ulaşım Hizmeti" başlatıldı
17 Ekim 2025 Cuma - 10:52 Osmaniye’de "Hasta, Yaşlı ve Engelli Dostu Ulaşım Hizmeti" başlatıldı Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde "Hasta, Yaşlı ve Engelli Dostu Ulaşım Hizmeti" başlatıldı. Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, hastaların poliklinik, laboratuvar, görüntüleme ve servis alanlarına güvenli ve konforlu şekilde ulaşım sağlayabilmeleri amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Hastane bünyesinde 2 ring hasta taşıma aracı ve 3 elektrikli taşıma aracıyla, "Hasta, Yaşlı ve Engelli Dostu Ulaşım Hizmeti" başlatıldı. Uygulama kapsamında, hastaneye başvuran yaşlı, engelli, hamile ve hareket kısıtlılığı bulunan vatandaşların; poliklinik, laboratuvar, görüntüleme ve servis alanlarına güvenli ve konforlu şekilde ulaşmaları sağlanıyor. "Hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve hasta odaklı hizmet anlayışını güçlendirmek amacıyla çalışmalarımız devam ediyor" diyen Hastane Destek ve Kalite Hizmetleri Müdürü Muharrem Serhat Vural, "Yaşlı ve engelli hastalarımıza hastane içerisinde daha rahat ve hızlı hizmet alabilmeleri için ulaşım desteği sağlamaktayız. Amacımız, hastalarımıza güvenli, konforlu ve erişilebilir bir sağlık hizmeti sunmaktır" ifadelerini kullandı. Hastaneden yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak ve hasta odaklı hizmet anlayışını güçlendirmek adına çalışmalarımıza aralıksız devam etmekteyiz" denildi. Hizmetten memnun olduklarını belirten vatandaşlar emeği geçenlere teşekkür etti.