SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 10:29

Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"

A
A
A
Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Düriye Sıla Karagöz Özen, "Amerikan tarzı beslenme ve yaşam" alışkanlıklarının Türkiye’de yaygınlaşmasının, obeziteyi giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu haline getirdiğini söyledi.


Medicana International Samsun Hastanesi’nden Doç. Dr. Özen, hareketsiz yaşam, fast food tüketimi ve ekran bağımlılığının artmasının obezite oranlarını yükselttiğine dikkat çekti. Türkiye’nin obezite sıralamasında Avrupa’da ilk sırada yer aldığını ifade eden Dr. Özen, erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 25 ila 45’inin obezite sınırının üzerinde olduğunu, bu durumun, sokakta her 100 kişiden yaklaşık 40’ının risk altında olduğu anlamına geldiğini vurguladı.



"Türkiye’nin yüzde 40’ı obezite sınırının üzerinde"


Büyük bir halk sağlığı sorunu haline gelen obezite görülme sıklığına dikkat çeken Doç. Dr. Özen, "Obezite metabolik bir durumdur. Tüm dünya için ciddi bir halk sağlığı problemidir ve pandemi halini almıştır. Hem yüksek gelir düzeyine sahip ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur. Ülkemiz için de bu geçerlidir. Obezite, bir kişideki yağ kütlesinin olması gerekenden fazla olması durumudur. Vücut kitle indeksi, kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilir. Otuzun üzeri obezite, kırkın üzeri ise ciddi obezite olarak değerlendirilir. Ne yazık ki Türkiye, pek çok metabolik sorunda olduğu gibi obezitede de Avrupa’da birinci sıradadır. Türkiye’de erişkinler arasında obezite prevalansının yüzde 25 ile 45 arasında olduğu görülmektedir. Bu da sokakta 100 kişiden yaklaşık 40’ının obezite sınırının üzerinde olduğu anlamına gelmektedir. Obezite; diyabet, hipertansiyon, metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklar gibi birçok hastalık için risk faktörüdür. Bu nedenle obezitenin önlenmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır" dedi.



"Türkler de artık Amerikalılar gibi beslenip yaşıyor"


Amerikan toplumundaki olumsuz yaşam alışkanlıklarının Türk toplumunda da yaygınlaştığına işaret eden Özen, "Obezitenin Amerika’da yaygın olmasının başlıca nedeni fast food ile beslenmedir. İşlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi, yüksek karbonhidratlı ve glisemik indeksi yüksek gıdaların tercih edilmesi ile egzersiz eksikliği bu duruma yol açmaktadır. Ne yazık ki biz de artık benzer şekilde besleniyoruz. Paketli ve yüksek kalorili gıdaların tüketimi ile ekran başında geçirilen sürenin artması hem yetişkinlerde hem de çocuklarda obeziteyi artırmaktadır. Egzersizin azalması, günlük yaşamın daha çok ofis ve ekran başında geçmesi, çocukların açık alanlarda daha az vakit geçirmesi ve fast food tüketiminin artması obezite için en önemli risk faktörleridir. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde protein yerine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin yaygın olması ve paketli gıdaların daha ulaşılabilir olması da bu durumu etkileyen faktörler arasındadır" diye konuştu.



"Bel çevresi kadınlarda 90, erkeklerde 100 santimin üzeri obezite"


Herkesin kendi ölçümlerini yaparak obezite riskini değerlendirebileceğini belirten Doç. Dr. Özen, "Herkes boyunu ve kilosunu bilmeli. Vücut kitle indeksi bu değerlerle hesaplanır. Örneğin 160 santimetre boyundaki bir kadının yaklaşık 70 kilonun, bir erkeğin ise 75 kilonun üzerinde olmaması beklenir. Ancak burada önemli olan yağ kütlesidir. Sporcularda kas kütlesine bağlı olarak vücut kitle indeksi yüksek çıkabilir. Bu nedenle bel çevresi ölçümü de önemlidir. Mezura ile kolayca ölçülebilir. Türkiye için kabul edilen normal değerler; kadınlarda 80 santim, erkeklerde 90 santimin altıdır. Kadınlarda 90 santimin, erkeklerde ise 100 santimin üzeri obezite olarak değerlendirilir. Ayrıca bel çevresinin boya oranının 0,5’in üzerinde olması da risk göstergesidir. Bel-kalça oranı ise erkeklerde 0,9’un, kadınlarda 0,8’in üzerinde olduğunda fazla kiloya işaret eder. Tüm bu ölçümler bireyler tarafından kolaylıkla yapılabilir" şeklinde konuştu.



Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Çallı kadınlar Büyükşehir ile tarihi topraklarda Çamelili kadınların Ankara’da Anıtkabir hayalini gerçeğe dönüştüren Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu kez Çallı kadınları milli mücadelenin en büyük destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale ile buluşturdu. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun talimatıyla Denizlili kadınların tarihe yolculuk serisine bir yenisi daha eklendi. Geçtiğimiz 10 Kasım’da Çamelili kadınlar için Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir’e ziyaret programı düzenleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, bu kez Çallı kadınların Çanakkale hayalini gerçeğe dönüştürdü. Çal ilçesinin Selcen Mahallesi’nde yaşayan ve daha önce tarihi yarımadayı ziyaret etme imkanı bulamayan kadınlar, milli mücadelenin en büyük destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale’yi ziyaret etti. Tarih bilinci ve milli ruh bir arada Kadınların sosyal hayata katılımını destekleyen program, Çanakkale’de milli mücadele ruhuna yerinde tanıklık edilmesini sağlayarak hafızalarında derin bir iz bıraktı. Profesyonel rehberler eşliğinde gerçekleştirilen gezide, Çanakkale Savaşları’nın dönüm noktaları ve kahramanlık hikayeleri yerinde anlatıldı. Ziyaret kapsamında Çallı kadınlar, Çanakkale’nin sembolleşmiş noktalarını gezdi. Program dahilinde Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı Anıtı, Şahindere Hastane Şehitliği ve Şehitler Abidesi, Seddülbahir, Ertuğrul Koyu, 57. Alay Şehitliği ve Conkbayırı, Alçıtepe Köyü, Çanakkale Merkez Kordon, Troya Atı ve tarihi Aynalı Çarşı ziyaret edildi. Başkan Çavuşoğlu’ndan tam destek Kadınların taleplerine kayıtsız kalmayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, bu tür organizasyonların toplumsal bağları güçlendirdiğini vurguladı. Organizasyon katılımcılardan tam not alırken, geziden duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar, ilk kez Çanakkale’yi görmenin heyecanını yaşadıklarını belirterek kendilerine bu imkanı tanıyan Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti.
Balıkesir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur: "Tüm dünya İsrail’i bir katil devlet olarak nitelendiriyor" Balıkesir’de Filistin’e destek vermek ve İsrail’e tepki göstermek için sivil toplum kuruluşları cuma namazı çıkışında Zağnospaşa Camii’nde bir araya geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur’un da destek verdiği gösteride İsrail’e lanet okundu. Genel Başkan Yardımcısı Uygur, İHA’ya özel verdiği röportajda tüm dünyanın İsrail’i katil bir devlet olarak nitelendirdiğini ifade etti. Balıkesir’de STK temsilcileri Zağnospşa Camii’nde cuma namazı sonrasında bir araya geldi. Filistin’e destek açıklamaları yapılan ve İsrail’e lanet okunan etkinlik, Filistinliler için okunan dua ile sona erdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur’un da destek verdiği gösteride İHA’ya özel konuşan Uygur, "İsrail’e artık devlet diyemiyoruz. Bir terör devleti, katil devlet olma yolunda çok uzun zamandan beri Filistin’de kardeşlerimize yaptığı zulümlerle tüm dünya İsrail’i bir katil devlet olarak nitelendiriyor. Kadın, çocuk, sivil büyük bir katliamı dünyanın gözü önünde uluslararası hukuka ve tüm insani kuralların dışında gerçekleştirdi. Son alınan karar (idam kararı) insanlığın vicdanını bir kez daha sızlattı. Bir ırkçılık ve bir ayrım söz konusu. Hukuk tanımazlık söz konusu. Şimdi de Filistin’e destek için Zağnospaşa Camii’ne geldik. Filistin’e destek platformumuz 2 buçuk yıldan bu yana olduğu gibi yine bu zulme dur diyecek" dedi. Gösteri olaysız şekilde sona erdi.
Kilis Kilis’te "Filistin’e dünya sessiz kalmamalı" çağrısı Kilis’te sivil toplum kuruluşları Filistin için sessiz kalınmaması çağrısında bulundu. Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu adına konuşan Fatih Akkurt, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki saldırılarına sert tepki gösterdi. Akkurt, Filistin’de yaşananların insanlık vicdanında derin yaralar açtığını belirterek, son dönemde Lübnan ve İran’da yaşanan olayların da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Gazze’de yaşananların acısının hala taze olduğunu dile getiren Akkurt, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır" dedi. İran’da 165 öğrencinin hedef alındığını iddia eden Akkurt, bu olayın dünya kamuoyunda yeterince yer bulmamasını eleştirerek, buna rağmen dünyanın farklı noktalarından yükselen tepkilerin umut verici olduğunu söyledi. İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarına da değinen Akkurt, "İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir" ifadelerini kullandı. Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına da tepki gösteren Akkurt, bunun İslam dünyasına yönelik bir saldırı olduğunu belirtti. Akkurt ayrıca, ikinci kez yola çıkmaya hazırlanan ve 200’den fazla geminin yer alacağı belirtilen Sumud Filosu’na destek verdiklerini açıkladı.