SAĞLIK
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:44 Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36 Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Aliağa Sema - Tevfik Yiyitalp Aile Sağlığı Merkezi hizmete açıldı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:45 Aliağa Sema - Tevfik Yiyitalp Aile Sağlığı Merkezi hizmete açıldı İzmir’in Aliağa ilçesinde hayırsever merhum iş insanı Salih Yiyitalp tarafından yapımı başlatılan ve ailesi tarafından tamamlanan Sema – Tevfik Yiyitalp Aile Sağlığı Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Yeni Mahalle’de gerçekleştirilen açılış törenine İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, Yiyitalp ailesi, ilçe protokolü, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Arzu Yiyitalp Öge, "Açılışını gerçekleştirdiğimiz Sema – Tevfik Yiyitalp Aile Sağlığı Merkezi, rahmetli ağabeyim Salih Yiyitalp’in en büyük hayallerinden biriydi. Emeği geçen herkese ailem ve kendim adına teşekkür ediyor, hayırlı olmasını diliyorum." dedi. 6 aile hekimliği biriminde 19 bin 26 kişiye hizmet verilecek İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, merkezin 6 aile hekimliği biriminde toplam 19 bin 26 kayıtlı vatandaşa hizmet vereceğini belirtti. Kul, "Bağışçılar Sema ve Tevfik Yiyitalp’e yalnızca bu binayı kazandırdıkları için değil, aynı zamanda topluma hizmet etmenin en anlamlı örneklerinden birini sergiledikleri için teşekkür ediyoruz. Vatandaşlarımızın modern ve güvenli ortamlarda sağlık hizmeti alabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. Milletvekili Kırkpınar’dan sağlık hizmetlerine övgü AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, konuşmasında Türkiye’nin sağlık hizmetleri alanında dünya çapında örnek gösterilen bir konuma geldiğini söyledi. Kırkpınar, "Bugün dünyanın birçok yerinden vatandaşlarımızın tedavi için Türkiye’ye geldiğini biliyoruz. Halkımızın neredeyse tamamı, ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyor. Bu durum, sosyal devlet anlayışının en güzel göstergelerinden biridir." dedi. Vali Elban: "İlçemize önemli katkı sunacak" İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ise, "Vatandaşlarımızın daha modern, güvenli ve erişilebilir sağlık hizmetlerinden faydalanacağı bu merkez, ilçemize önemli katkılar sunacaktır. Başta merhum Salih Yiyitalp olmak üzere, bu değerli eserin hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Törende, merhum Salih Yiyitalp’in anısına ailesi adına merkezin yapımını üstlenen Sema ve Tevfik Yiyitalp’e, Vali Dr. Süleyman Elban tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Konuşmaların ardından, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban tarafından, anne ve babası adına merkezin yapımını sağlayan ancak geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Salih Yiyitalp’in anısına, Sema ve Tevfik Yiyitalp’e teşekkür plaketi takdim edildi. Tören kurdele kesiminin ardından Aliağa Sema–Tevfik Yiyitalp Aile Sağlığı Merkezi’nin gezilmesiyle sona erdi. Öte yandan, ilçede İzmir’in Aliağa ilçesinde Yalı Mahallesi sakinlerinden Ahmet Gündoğu tarafından, kayınpederi Kadir Turğul’un bağışıyla yapımı tamamlanan Fatma–Kadir Turğul Aile Sağlığı Merkezi de, yine düzenlenen törenle hizmete açıldı. Konuşmaların ardından Vali Elban, hayırsever Kadir Turğul’a teşekkür plaketi takdim etti.
Menopoz bir son değil, yeni bir başlangıçtır
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:30 Menopoz bir son değil, yeni bir başlangıçtır Her yıl 18 Ekim’de kutlanan Dünya Menopoz Günü, kadınların yaşam döngüsünün doğal bir evresi olan menopozun doğru anlaşılması açısından büyük önem taşıyor. Op. Dr. Firdevs Öztürk, "Menopoz bir hastalık değil, yaşamın doğal bir evresidir" diyerek bu dönemin doğru bilgi ve destekle sağlıklı şekilde yönetilebileceğini vurguladı. Her yıl 18 Ekim’de kutlanan Dünya Menopoz Günü, milyonlarca kadının hayatını etkileyen bu doğal sürecin daha iyi anlaşılması, toplumdaki yanlış bilgilerin düzeltilmesi ve kadınların bilinçli şekilde yaşamlarına devam edebilmeleri açısından önemli bir farkındalık günü olarak öne çıkıyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Firdevs Öztürk, menopoz, tanı ve tedavi süreci hakkında önemli bilgiler paylaştı. "Menopoz bir hastalık değil, doğal bir dönem" Menopozun, bir kadının adet döngüsünün kalıcı olarak sona ermesi ve doğurganlık döneminin bitmesi anlamına geldiğini belirten Op. Dr. Firdevs Öztürk, bu sürecin genellikle 45-55 yaşları arasında doğal olarak gerçekleştiğini söyledi. Öztürk, "Menopoz tanısı, bir kadının 12 ay boyunca adet görmemesiyle konur. Her kadın yaşamının bir döneminde menopoza girer. Ancak genetik faktörler, sigara kullanımı, bazı hastalıklar veya cerrahi müdahaleler bu süreci erken başlatabilir" dedi. En sık görülen belirtilerin ateş basması, gece terlemeleri, ruh hali değişiklikleri, uyku problemleri, vajinal kuruluk, cinsel istekte azalma ve konsantrasyon güçlüğü olduğunu kaydeden Öztürk, östrojen hormonundaki düşüşün kadın sağlığı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. Düşen östrojen hormonunun etkileri Op. Dr. Firdevs Öztürk, östrojenin kemik yapısını koruma, damar elastikiyetini sürdürme, beyin fonksiyonlarını destekleme ve cilt sağlığını dengeleme gibi birçok önemli görev üstlendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Bu hormonun azalmasıyla birlikte osteoporoz (kemik erimesi) riski artar çünkü kemik yapımı yavaşlar ve kemik kaybı hızlanır. Kalp ve damar hastalıklarına karşı doğal koruma azalır, kolesterol seviyeleri yükselebilir, bilişsel fonksiyonlar zayıflayabilir. Cilt kuruluğu, saç dökülmesi gibi belirtilerle birlikte vajinal kuruluk ve cinsel ilişki sırasında ağrı gibi şikâyetler de artabilir." Sağlıklı bir menopoz süreci için öneriler Menopoz döneminde düzenli doktor kontrollerinin, dengeli beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve gerekirse destek tedavilerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, menopozun bir hastalık değil, doğal bir yaşam evresi olduğunun altını çizdi. Öztürk, "Ancak yaşam kalitesini düşüren belirtiler için bazı tedavi seçenekleri uygulanabilir. Hormon Replasman Tedavisi (HRT), bitkisel destekler, yaşam tarzı değişiklikleri, psikolojik destek ve düzenli egzersiz bu süreçte etkili olabilir" diye konuştu. "Menopoz konuşulmalı ve desteklenmeli" Menopozun toplumda hala bir tabu olarak görüldüğünü belirten Op. Dr. Firdevs Öztürk, bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Menopoz bir tabu değil; konuşulması, anlaşılması ve desteklenmesi gereken bir yaşam sürecidir. Kadınların bu süreci yalnız ve bilgisizce değil, doktor kontrolünde, bilinçli ve desteklenmiş şekilde geçirmesi büyük önem taşır."
Kadınlar pembe formalarla sahaya çıktı, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" dedi
17 Ekim 2025 Cuma - 20:43 Kadınlar pembe formalarla sahaya çıktı, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" dedi Edirne’de "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen "Pembe Forma Dostluk Maçı"nda Edirneli kadınlar, "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" mesajıyla sahaya çıktı. "Pembe Forma Dostluk Maçı"nda, Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı ile Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nin kadın doktor ve hemşirelerinden oluşan takım dostluk maçında karşı karşıya geldi. Kadınlar, pembe formalarıyla çıktıkları sahada "Spora ne kadar yakınsak, kansere o kadar uzağız" mesajı vererek farkındalığa dikkat çekti. Kadın dayanışmasının ön planda olduğu etkinlikte sporun kansere karşı koruyucu etkisi vurgulandı. Spor salonu pembe balonlarla süslenirken, tribünleri dolduran kadınlar da pembe fular ve kurdeleleriyle farkındalık mesajına destek verdi. Dostluk havasında geçen karşılaşma, 40-31’lik skorla sona erdi. Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Melda Canbaz, sporun kansere karşı güçlü bir kalkan olduğunu belirtti. Canbaz, "Bugün burada olmamızın bir sebebi var çünkü spora ne kadar yakınsak kansere o kadar uzağız. Kadınlar olarak biz sadece polikliniklerde değil, sahada da varız. Formamız pembe, mesajımız net: Hareketli kadın sağlıklı kadındır. Bugün biz sahadayız, top bizde, oyun bizde, sağlık için paslaşıyoruz. Sporla kansere karşı güçlüyüz. Kadınlar artık çok bilinçlendi; erken tanı için taramalarını düzenli yaptırıyorlar. Böylece biz de erken tanı sağlayarak şifa verebiliyoruz. Kanser kadınları korkutmasın; çözümümüz var, tedavilerimiz gelişti, yeter ki taramalarını ihmal etmesinler" dedi. Etkinlik sonunda her iki takım da izleyicilere, "Erken teşhis hayat kurtarır" mesajı verdi.
Yatağan’da endoskopi ve kolonoskopi hizmeti başladı
17 Ekim 2025 Cuma - 19:46 Yatağan’da endoskopi ve kolonoskopi hizmeti başladı Muğla’nın Yatağan ilçesinde Endoskopi ve Kolonoskopi Ünitesi düzenlenen törenle faaliyete başladı. Muğla’nın Yatağan ilçesinde Endoskopi ve Kolonoskopi Ünitesi hizmete açıldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Yatağan Ek Hizmet Binası’nda (eski Yatağan Devlet Hastanesi) oluşturulan yeni birim, düzenlenen törenle faaliyete başladı. Hayırsever bir firma sahibinin desteğiyle kazandırılan ünite için düzenlenen açılış törenine Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ethem Acar, Yatağan Ek Hizmet Binası Sorumlusu Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Gökhan Kaya, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Esin Balaban, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve Eski Yatağan Devlet Hastanesi Başhekimi Hurşide Uslu, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Fırat Yazıcı, hastane yönetimi, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yatağan Ek Hizmet Binasından Sorumlu Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Gökhan Kaya, endoskopi ve kolonoskopi işlemlerinin ilçede yapılmasına imkan sağlayan yeni birimin önemine değinerek, çalışmalara destek veren kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Kaya, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla modern cihazlarla donatılmış bir yapı oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü belirterek "Yatağan için bugün önemli bir gün. İlçemizde uzun süredir ihtiyaç duyulan endoskopi ve kolonoskopi işlemlerinin artık kendi hastanemizde yapılabilecek olması bizler için büyük bir mutluluk. Bu hizmet sayesinde vatandaşlarımızın Muğla merkeze gitmeden, zaman kaybı yaşamadan ve daha konforlu şartlarda tetkiklerini yaptırabilmeleri sağlanacak. Bu yatırımın hayata geçmesinde büyük katkı sağlayan hayırsever firma sahibine ve destek veren herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürecin her aşamasında emeği geçen sağlık çalışanlarımıza, teknik ekibimize ve yönetim kadromuza da minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Yatağan Ek Hizmet Binamızda vatandaşlarımıza sunduğumuz sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak, modern cihazlarla donatılmış bir yapı oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz" dedi.
Beden bağışının tıp eğitimindeki önemine dikkat çekildi
17 Ekim 2025 Cuma - 19:37 Beden bağışının tıp eğitimindeki önemine dikkat çekildi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde (EÜTF), Dünya Anatomi Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, insan bedeninin kadavra olarak kullanımının sağlık bilimleri eğitimi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, beden bağışı farkındalığının önemi üzerine değerledirmeler yapıldı. Recep Egemen Amfisi’nde düzenlenen etkinliğe, EÜTF Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu ve Doç. Dr. Güneş AK, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Günay, Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Okan Bilge, Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği üyesi Prof. Dr. Servet Çelik, Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Ertürk, akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve bağışçı aileler katıldı. Etkinlikte konuşan EÜTF Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, anatominin tıp biliminin temelini oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Barutçuoğlu, "Anatomi, bildiğiniz gibi, Latince’de ‘ayırmak, kesip parçalamak’ anlamına gelen anatomia kelimesinden gelir. Ancak anatomi, yaşamın, sağlığın ve insan bedeninin karmaşık düzenini anlamaktır" sözleriyle bilimin bu kadim dalının önemine dikkat çekti. Öğrencilere seslenen Barutçuoğlu, "Anatomiyi sadece bir ders olarak görmeyin lütfen; anatomi size insana saygıyı, detaylara dikkati ve hata yapmama sorumluluğunu öğretir" diyerek genç hekim adaylarına anlamlı mesajlar verdi. Konuşmasında beden bağışı farkındalığının önemini de vurgulayan Barutçuoğlu, "Bedenlerini bilime adayan bağışçılar, tıp eğitimimizin temel taşıdır" diyerek tüm bağışçılara ve ailelerine EÜ Tıp Fakültesi adına teşekkür etti. Anatominin geleceğine dair fakülte vizyonunu paylaşan Barutçuoğlu, "Geleneksel kadavra çalışmalarını, üç boyutlu görüntüleme, sanal gerçeklik ve yapay zekâ gibi modern yöntemlerle birleştirerek öğrencilerimizi geleceğin tıbbına hazırlamak en büyük hedefimizdir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Barutçuoğlu konuşmasını, "Nulla Medicina Sine Anatomia - Anatomisiz Tıp Olmaz" sözleriyle tamamladı. "Anatomi bilimi sağlık bilimlerinin temelini oluşturur" Ege Üniversitesi Girişimsel Anatomi ve Plastinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezinin Türkiye için ilk ve tek olma özelliğini taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Okan Bilge, "Dünya Anatomi Günü 2019 yılından beri resmi gün olarak kutlanıyor. Dünya Anatomi Günü nedeniyle, bu günün anlam ve önemine en çok katkı sağlayan bağışçı ailelerimizle bir araya gelme fırsatı buluyoruz. Merkezimiz ülkemiz için ilk ve tek olma özelliğini taşıyor. Anatomi bilimi sağlık bilimlerinin temelini oluşturan en büyük yapı taşıdır. Bununda başında insan bedeni üzerinde yapılabilecek araştırmalar ve çalışmalar gelir. Bu nedenle insan bedeninin kadavra olarak kullanımını sağlık bilimleri eğitimi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği adına konuşan Prof. Dr. Servet Çelik, anatomi biliminin tarihçesine değindi. Çelik "Anatomi, tıbbın en eski dallarından biridir. Antik Roma’dan Rönesans’a kadar süren bir gelişim yolculuğu var. Bugün de biz, o bilgi birikimini yaşatıyoruz" dedi. "Kadavranın eğitimdeki yeri büyük" EÜTF Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mete Ertürk, "Kadavranın tıp eğitimindeki yeri büyük. Her ne kadar maket, model veya bilgisayar programları kullansak da bunlar ancak yardımcı eğitim materyali olarak karşımıza çıkıyor. Kadavranın yerini asla tutamaz. Kadavra üzerinde eğitim alan öğrencilerimiz daha kaliteli yetişiyor ve yetişen hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız da daha kaliteli olarak halkımıza hizmet ediyor" diye konuştu. Bağışçı ailelere teşekkür plaketi verildi EÜ Intörn Doktoru Anıl Ateş Kondil ise "Kadavra üzerinden gerçekleştirilen eğitim bir hekim adayı için çok kıymetlidir. Kadavra olarak bağışlanmış bir bedeni, tıp eğitimi ve tıbbın ilerletilmesi için orada olduğunu bilmek, bir hekim açısından empati ve saygının oluşmasının temel basamağı olarak görüyorum. EÜ Tıp Fakültesi öğrencileri adına siz bağışçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum, İyi ki varsınız" dedi. Etkinliğin sonunda, bağışçı ailelere "Teşekkür Plaketi" verildi. Beden bağışı yapan aileler de duygu ve düşüncelerini paylaşarak anlamlı günde duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlik, bu samimi paylaşımların ardından sona erdi.
Gebe okullarında ağız ve diş sağlığı eğitimi 81 ilde yaygınlaşıyor
17 Ekim 2025 Cuma - 18:48 Gebe okullarında ağız ve diş sağlığı eğitimi 81 ilde yaygınlaşıyor Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta, gebe okullarında ağız ve diş sağlığı eğitimlerinin 81 ilde yaygınlaştırıldığını belirterek, uygulama kapsamında bugüne kadar 4 bin 555 gebeye ulaşıldığını açıkladı. Mamak Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek uygulamayı yerinde inceleyen Usta, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, gebelikte ağız ve diş sağlığının korunmasının anne ve bebek sağlığı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Usta, geçen yıldan bu temmuz ayına kadar yürütülen çalışmalarla sezaryen oranlarında ülke genelinde yaklaşık yüzde 3 oranında azalma sağlandığını belirterek, "Sonraki süreçte özellikle gebelikte yaşadığımız bazı sıkıntıları da giderebilmek için mücadelemizi devam ettiriyoruz" dedi. Gebelikte ağız ve diş sağlığına yönelik çalışmalara ağustos ayında başlandığını ifade eden Usta, "Sayın Bakanımızın talimatları ile sahaya ilettik ve bu talimatta şunu dedik; Gebe okullarımız var, bir süredir hizmet veriyor. Bu gebe okullarımızla aynı zamanda biz diş hekimlerimizle birlikte özellikle gebelerimize ağız diş sağlığı konularında da hem farkındalık hem de tespit varsa tedaviler sürecini yaşatalım istedik" diye konuştu. Usta, çalışmanın şu ana kadar 65 ilde uygulandığını aktararak, "Diğerlerini de inşallah kasım ayı içerisinde bitirmiş olacağız ve 81 ilde ağız diş sağlığı kontrollerini ve süreç yönetimini tüm gebe okullarımızda yapmış olacağız" ifadelerini kullandı. Yaklaşık iki aylık süreçte 4 bin 555 gebeye ulaşıldığını belirten Usta, bu kişilere ağız ve diş sağlığı konusunda farkındalık kazandırıldığını, gerekli vakaların klinik takiplere yönlendirildiğini söyledi. Mamak Devlet Hastanesi’nin uygulamayı başarıyla yürüttüğünü dile getiren Usta, "Gerçekten yönetiminden, Ankara İl Müdürümüzden ve çalışan diğer mesai arkadaşlarımızdan oldukça memnunuz. Bu hizmeti layıkıyla yerine getirdiler. İnşallah diğer hastanelerimiz, diğer illerimiz de bunu aynı şekilde yaparak bu hizmeti taçlandırmış olacaklar" dedi.
ERÜ Hastaneleri’nde "Dünya Artrit Günü" Etkinliği düzenlendi
17 Ekim 2025 Cuma - 17:53 ERÜ Hastaneleri’nde "Dünya Artrit Günü" Etkinliği düzenlendi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde "Artrit Hastalığı" hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla "12 Ekim Dünya Artrit Günü" etkinliği düzenlendi. Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Şenel, artrit hastalığı konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bu toplantıyı gerçekleştirdiklerini kaydetti. ERÜ Hastaneleri Başhekim Yardımcısı ve Radyoloji AD. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Doğan yaptığı açıklamada; "Bu etkinlikler ile romatolojik hastalıklarla ilgili farkındalığın artacağına inanıyorum. Toplumda sayı olarak tahminlerimizden daha fazla sayıda hasta var. Kas-iskelet sistemi radyolojisi ile ilgilenen bir hekim olarak bu hastalarda gelişen geç deformiteler ile karşılaşabiliyoruz. Romatolojik hastalıkların erken tanısı ile kalıcı hasar ve deformitelerin önüne geçip hastaların yaşam konforunun artacağına inanıyoruz. Bu etkinliklerin farkındalığı artıracağı ve amacına ulaşacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner Şenel, "Kanserde erken teşhis ne kadar önemliyse, romatolojik hastalıklarda da erken tanı, teşhis bir o kadar önemli. Bunu vurgulamak önemli. Bu senenin sloganı olarak "Sakın Geç Kalma, Erken Gel" diyoruz. Avrupa’da da Amerika’da da bu slogan kullanılıyor. Çünkü romatizmal hastalıklar hem hasar bırakıyor, hem de iç organları tutabiliyor. Akciğeri, kalbi, böbrekleri, bağırsakları, beyni, yüzü, deriyi de etkileyebiliyor. Aslında bunlar sistemik hastalıklar. Bununda önemini vurgulamak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Şenel, "Dünya Artrit Günü vesilesiyle bu yıl 3. düzenlediğimiz ağaç dikme faaliyeti üniversitemizde gerçekleştirdiğimiz bir sosyal sorumluluk projesi. Bu anlamda idarecilerimize, başhekimimize, Talas Belediye Başkanımıza, Ali Dağı’ndaki Romatoloji Ormanının oluşumunda her konuda canı gönülden destek olmaları bizim için çok sevindirici ve güzel bir durum." şeklinde konuştu. Romatoloji Bilim Dalından Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan da, Dünya Artrit Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada; "Bugün burada, milyonlarca insanın yaşam kalitesini etkileyen ve kronik bir sağlık sorun olan artrit hastalığına dikkat çekmek için bir araya geldik. Her yıl 12 Ekim’de kutlanan Dünya Artrit Günü, artritli bireylerin sesini duyurmak, toplumsal farkındalık oluşturmak ve erken tanının önemine vurgu yapmak açısından büyük önem taşıyor. Artrit, halk arasında sadece "eklem ağrısı" olarak bilinse de, aslında 100’ün üzerinde farklı tipi bulunan ve sadece yaşlılarda değil, çocuklardan genç yetişkinlere kadar her yaş grubunda görülebilen bir hastalık grubudur. En sık karşılaştığımız tipleri arasında romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve psöriyatik artrit yer almaktadır" dedi. Artrit Sadece Eklemleri Değil, Hayatı Etkiler Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan, "Bu hastalıklar bireylerin sadece fiziksel sağlığını değil, sosyal yaşamlarını, iş gücünü ve psikolojik durumlarını da derinden etkiler. Uzun süren ağrılar, hareket kısıtlılıkları ve yorgunluk, günlük aktiviteleri bile zorlaştırabilir. Ancak erken tanı ve uygun tedavi ile bu süreci kontrol altına almak mümkündür" ifadelerini kullandı. Erken Tanı, Etkin Tedavi Demektir Uzm. Dr. Denizhan, "Romatolojik hastalıkların çoğu ilerleyici ve sistemiktir. Göz ardı edilen belirtiler, geri dönüşü olmayan eklem hasarlarına yol açabilir. Bu nedenle, Özellikle sabah tutukluğu, eklem şişlikleri, geçmeyen yorgunluk ve kas- iskelet sistemi ağrıları yaşayan bireylerin vakit kaybetmeden bir romatolojı uzmanına başvurmaları hayatı önem taşır" şeklinde konuştu. Farkındalık, İlk Adımdır Farkındalığın ilk adım olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Tuğba Kahraman Denizhan, "Biz hekimler olarak, artritli bireylerin daha iyi yaşam şartlarına ulaşması için sadece tedavi değil, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturmanın da bir parçasıyız. Her bireyin hastalığını yönetebilmesi, sağlık sistemine zamanında erişebilmesi ve çevresinden destek görmesi için kamuoyunun bu konuda duyarlı olması gereklidir" dedi.
Bursa’da kadınlara ücretsiz sağlık taraması
17 Ekim 2025 Cuma - 17:04 Bursa’da kadınlara ücretsiz sağlık taraması Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinliğe gönüllü olarak katılan İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu, Orhangazi Parkı’nda kadınlara ücretsiz sağlık taraması gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda çeşitli etkinliklerle halk sağlığına dikkat çekmeye devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü tarafından Orhangazi Parkı’nda düzenlenen programda, İstanbul Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi ve Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selman Emiroğlu tarafından Sağlık Otobüsü içerisinde kadınlara ücretsiz muayene yapıldı. Alanda ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümleri de yapan Büyükşehir Belediyesi hekimleri, vatandaşlara erken teşhis konusunda bilgilendirme broşürleri dağıttı. Erken teşhisin, meme kanseriyle mücadelede en güçlü tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Selman Emiroğlu, bu tür etkinliklerle farkındalığın artırıldığını ve kadınların düzenli sağlık kontrolleri konusunda teşvik edildiğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nin ücretsiz sağlık taramasından yararlanan kadınlar, yapılan bilgilendirmenin çok önemli olduğunu dile getirerek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.