Son Dakika
|
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Ankara’daki fabrika yangınında hasar gün aydınlanınca ortaya çıktı
Yasağı dinlemeyip dönmeye çalıştı, motosikletliye böyle çarptı
Reuters: "İran dini lideri Hamaney'in yüzü tanınmaz halde"
Beşiktaş’ın borcu 24 milyar 362 milyon 49 bin 178 lira
Levent’teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12’si adliyeye sevk edildi
Trump: "Hürmüz Boğazı’nı onlarla ya da onlar olmadan açacağız"
İsrail'in 8 Nisan'daki Lübnan saldırısında can kaybı 357'ye yükseldi
SAĞLIK
Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36:12
Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:35
Karatay’a yeni sağlık tesisleri geliyor
Karatay’da sağlık yatırımları hız kesmeden sürüyor. İlçeye kazandırılan yeni sağlık tesisleriyle altyapı güçlendirilirken, vatandaşlar daha etkin ve kaliteli sağlık hizmetlerine erişebiliyor. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, bugüne kadar ihtiyaç duyulan mahallelerde çok sayıda Aile Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi kazandırarak örnek projelere imza attı. Tamamlanan tesisler arasında Selimsultan Mahallesi’ndeki 15 Nolu Selim Sultan, Kumköprü Mahallesi’ndeki 51 Nolu Karakulak, Erenler Mahallesi’ndeki Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya, Akabe Mahallesi’ndeki Hacı Sıddıka - Hacı Hasan Katırcı, Çimenlik Mahallesi’ndeki Hatice-Faik Nükte ve İstiklal Mahallesi’ndeki Karatay Mustafa Küçükarpacı Aile Sağlığı Merkezleri ile Nakipoğlu Mahallesi’ndeki Şehit Dr. Ekrem Karakaya Sağlıklı Hayat Merkezi yer alıyor. Bunun yanı sıra Çimenlik ve Akabe mahallelerinde yeni eczaneler de hizmete sunuldu. Araplar Mahallesi’nde 1 No’lu Fahriye - Yaşar Oğuz Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun yapımı devam ederken, Yediler Mahallesi’nde Şerife-Hasan Kurşunel Aile Sağlığı Merkezi planlama aşamasında bulunuyor. Ayrıca, Karatay Belediyesi, Konya İl Sağlık Müdürlüğü ve Ovakavağı Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle ilçeye yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırılmasına yönelik protokol imzaladı "Karatay’ımıza modern ve işlevsel tesisler kazandırıyoruz" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, bu sürece yerel yönetimler olarak katkı sunmaya devam ettiklerini kaydetti. Başkan Kılca, Karatay Belediyesi’nin vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay erişimini sağlamak amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini vurgulayarak, "Güzel şehrimiz Konya’nın kalbi Karatay’ımızın her noktasını; altyapıdan üstyapıya, sosyal ve kültürel projelerden eğitim ve sağlığa kadar geniş bir hizmet ağıyla donatıyoruz. Mahallelerimizde inşa ettiğimiz aile sağlığı merkezleri ve sağlıklı hayat merkezleriyle on binlerce vatandaşımıza daha konforlu sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağladık. Karatay’ımıza modern mimariye sahip, işlevsel sağlık tesisleri kazandırmaya devam edeceğiz. Amacımız; hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve ilçemizi her alanda daha ileriye taşımaktır" dedi. Başkan Kılca, 7-13 Nisan tarihleri arasında kutlanılan Dünya Sağlık Haftası’nı da kutladı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 13:13
7 ayda 15 kilo verdi, hayatı değişti
Daha aktif bir yaşama kavuşan Bozkuş, doğru beslenmeyle hayatının değiştiğini söyledi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 12:47
Medipol’den ameliyatsız parkinson tedavisi
Hareketlerde yavaşlama, titreme ve günlük yaşamı zorlaştıran belirtilerle kendini gösteren Parkinson hastalığı, sanıldığının aksine çaresiz bir hastalık değil. Medipol Sağlık Grubu’ndan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesinin yeniden artırılabildiğini belirtti. Tüm dünya genelinde 10 milyonu aşkın Parkinson hastası olduğu tahmin edilirken, Türkiye’de ise 180 binden fazla kişi Parkinson ile mücadele ediyor. Beyinde "dopamin" adı verilen maddenin azalması ile ortaya çıkan Parkinson, genelde 60 yaş üzerindeki kişilerde görülmesine rağmen hastaların yüzde 5 ila 10’unda başlangıç yaşı 50 yaşında altında bulunuyor. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla hastalıkla ilgili açıklamalarda bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Ali Zırh, medikal tedavinin yetersiz kaldığı ya da şiddetli ilaç yan etkilerinin yaşandığı durumlarda özellikle beyin pili ve günümüzde gelişen teknolojilerle akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin hastalara yeni bir yaşam sunduğunu vurguladı. "Parkinson hareketleri yavaşlatan bir hastalık’’ Parkinson hastalığının beyinde dopamin eksikliği sonucu ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, hastalığın en sık hareketlerde yavaşlama, küçük adımlarla öne eğik yürüme, istirahat halinde para sayar tarzda titreme ve yüz hatlarında donuklaşma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade etti. İlk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından "titrek felç" olarak tanımlanan hastalığın günümüzde de önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini belirten Doç. Dr. Zırh, her yıl 11 Nisan’ın Dünya Parkinson Günü olarak bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla anıldığını söyledi. İlaç tedavisi her zaman yeterli olmayabiliyor Parkinson hastalığının başlangıç tedavisinin ilaç tedavisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zırh, hastaların büyük bir kısmının hastalığın ilk yıllarında ilaçlarla günlük yaşamlarını normale yakın sürdürebildiğini dile getirdi. Ancak özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda ilk yıllarda ilaçlara yeterli yanıt alınamayabileceğini belirten Doç. Dr. Zırh, bu grup hastalarda beyin pili veya akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin titremeyi durdurmak için başarı ile kullanıldığını söyledi. Beyin pili tedavisiyle hastalığın seyri geriye alınabiliyor Tıbbi tedaviye yeterli cevap veremeyen ya da ilaç tedavisi ile günlük yaşamlarını artık düzenli sürdüremeyen veya ilaç yan etkileri nedeniyle yaşam kalitesi bozulan ya da azalan hastalar için Parkinson’un saatini geri almayı başarabilen beyin pili tedavisinin önemli bir seçenek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, "Beyin pili tedavisiyle 10 yıllık bir hastayı ameliyat ettiğimizde, hastalığın ilk yıllarındaki bulgularına yakın bir seviyeye getirmek mümkün olabiliyor. Çünkü bu yöntem yüksek doz ilacı taklit edebiliyor" dedi. Beyin pili tedavisinin beyne yerleştirilen iki ince elektrot, birer uzatma kablosu ve göğüs bölgesinde cilt altına yerleştirilen cihazdan oluşan bir sistem olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, tıpta nöromodülasyonadı verilen bu yöntemle beynin içerisindeki hedef bölgelere verilen elektriğin frekansını, dalga boyunu ve şiddetini kontrollü şekilde ayarlayarak hastalık belirtilerinin önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti. Bıçaksız tedaviyle titreme durdurulabiliyor Son yıllarda gelişen teknolojilerle birlikte uzun yıllardır kullanılmayan ve beynin içerisindeki bir noktaya lezyon yapma işleminden oluşan lezyon cerrahisinin ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Zırh, "Akıllı Ses Ötesi Tedavisi (MRgFUS) dediğimiz yöntem sayesinde bıçak kullanmadan ve herhangi bir kesi yapmadan MR ünitesinde birkaç saat içinde beynin içinde hedeflenen bölgeye istenilen büyüklük ve sıcaklıkta, lazere benzer bir yakma işlemi gerçekleştirebiliyoruz" dedi. Özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda bu yöntemin oldukça etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, tedavi sonrası hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ifade etti. "Parkinson hastaları çaresiz değil" Parkinson hastalığında umutsuzluğa yer olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ali Zırh, "Tıbbi tedaviye cevap vermeyen ya da ilaç yan etkileri nedeniyle artık yaşam kalitelerini eskisi gibi sürdüremeyen hastalar için hastalığı ortadan kaldıramasak da günümüzde hem beyin pili hem de odaklanmış ultrason gibi yöntemlerle hastalıklarının ilk yıllarındaki hallerine geri dönüp, yaşama yeniden merhaba diyebilirler" sözleri ile açıklamasını tamamladı. Öte yandan, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nin dış cephesine Parkinson hastalığına dikkat çekmek amacıyla "11 Nisan Dünya Parkinson Günü" yazısı yansıtıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Nisan 2026 Cuma- 10:38
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"
2
10 Nisan 2026 Cuma- 10:29
Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:06
Van’da sağlıkta yeni dönem
4
10 Nisan 2026 Cuma- 10:18
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"
5
10 Nisan 2026 Cuma- 09:00
Bayburt TRSM’nin sunduğu hizmetler tanıtıldı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:11
Hamilelikte grip riskine karşı aşı kalkanı
Kış mevsimiyle birlikte grip vakalarında artış yaşanırken, en büyük risk gruplarından biri de anne adayları. Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emine Aydın, gebelikte bağışıklığın doğal olarak baskılandığını belirterek, "Grip gebelerde daha ağır seyredebilir. Bu nedenle korunmanın en etkili yolu aşıdır" dedi. Soğuk havaların tetiklediği grip salgını, anne adayları için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Emine Aydın, hamilelikte bağışıklık sisteminin doğal olarak baskılanmasının gribe davetiye çıkardığını belirtti. Dr. Aydın, "Hamilelikte grip hem daha kolay bulaşıyor hem de çok daha ağır seyrederek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Aşı ise bu dönemde en önemli koruyucumuz" diyerek kritik bir uyarıda bulundu. Grip gebelerde daha ağır seyrediyor Her yıl dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini etkileyen grip virüsünün kış aylarında gebelerde en sık rastlanan enfeksiyon etkeni olduğunu belirten Doç. Dr. Aydın, "Gebelikte bağışıklık sistemi fizyolojik olarak baskılanır. Bu nedenle anne adayları gribe daha kolay yakalanır ve enfeksiyon genellikle daha ağır seyreder. Özellikle gebeliğin son üç ayında geçirilen yüksek ateşli grip vakalarında erken doğum, su kesesinin erken açılması veya yenidoğanda enfeksiyon gelişimi gibi durumlar görülebilir" dedi. Zatürre ve bronşit riskine dikkat Grip enfeksiyonunun sadece üst solunum yollarını değil, akciğerleri de etkileyebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aydın, "Gebelikte grip bazen zatürre, bronşit ya da akciğer apsesi gibi ciddi tablolara yol açabilir. Bu nedenle korunma son derece önemlidir" diye konuştu. Gripten korunmanın en etkili yolunun aşı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Aydın, "Grip aşısı ölü, yani inaktif bir aşıdır. Bu nedenle gebelik ve emzirme döneminde güvenle yapılabilir. Amerikan Jinekolog ve Obstetrisyenler Derneği de 12’nci gebelik haftasından sonra, yani ikinci ve üçüncü trimesterde grip aşısı yapılmasını önermektedir" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Aydın, aşının yalnızca anneyi değil, bebeği de koruduğunu belirterek, "Aşı sonrası oluşan antikorların bir kısmı plasenta aracılığıyla bebeğe geçer. Böylece doğumdan sonraki ilk aylarda da bebek gribe karşı korunur" dedi. Korunmak için hijyene dikkat Grip aşısına ek olarak alınabilecek önlemlere değinen Doç. Dr. Aydın, "Anne adayları kalabalık, kapalı ve havasız ortamlardan uzak durmalı, gerekirse maske takmalı. Sık sık el yıkamak ve genel hijyene dikkat etmek de koruyuculuğu artırır" dedi. Grip aşısının bebek açısından herhangi bir zararı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Aydın, "Tam tersine yapılan araştırmalar, annenin geliştirdiği antikorların bir kısmının bebeğe geçerek onu da koruyabileceğini gösteriyor. Yani aşı yaptırmak, hem annenin hem bebeğin sağlığı açısından en güvenli adımdır" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:05
Pembe balonlar meme kanserine farkındalık için uçuruldu
Aziziye İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde 1-31 Ekim "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında kadınlara yönelik ücretsiz sağlık taraması yapıldı, Meme kanserinde farkındalık ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla ve kansersiz bir dünya temennisiyle ’pembe balonlar’ uçuruldu. İlçe Sağlık Müdürlüğü Yerleşkesinde düzenlenen farkındalık etkinliğinde, ’Bir Kontrol Bin Umut’, ’Bir Kadın, Bir Umut Bin Hayat’, ’Korkmak Çözüm Değil. Farkında Olmak Hayat Kurtarır’ ;’Bir Dakikanı Kendine Ayır, Bir Ömür Kazan’, ’Bir Gün Geç Kalmak, Bir Ömür Kaybettirebilir!’ hazırlanan farkındalık uyarı broşürlerine yer verildi. Etkinliğe Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sefa Bilici, Dr. Halime Özge Güzin, İl Sağlık Müdürlüğü Hastalıklar Birimi Sorumlusu Dr. Edanur Köyceğiz, Uzman Dr. Hüseyin Çelik, Birim Sorumlu Baş Hemşire Derya Şen, Sağlık Ocağı Çalışanları ile Aziziye İlçe Sakinleri katıldı. ’Gök yüzüne pembe balon bırakılar’ Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Doktor Ahmet Sefa Bilici, ilçede kanser taramalarında verimliliği sağlamak, ülkemizde ve dünyada kadınlar arasında ölüm oranının en yüksek olduğu tür olan meme kanserine dikkat çekmek amacıyla sağlık taraması ve farkındalık etkinliği düzenlendiklerini açıkladı. ’’Meme kanseriyle, en etkili strateji, erken teşhistir’’ Ererken teşhisin hayat kurtardığına işaret eden Aziziye İlçe Sağlık Müdürü Bilici, ihmal etmeden en yakın sağlık kuruluşlarna müracaat edilmesi konusunda hassasiyet gösterilmesini istedi. Doktor Bilici,"Erken Tanı Hayat Kurtarır" afişleriyle kurdukları stantlarda meme kanserinin nedenleri, belirtileri, meme muayenesi, kanserden korunma yolları ve erken teşhisin önemi konusunda ilçe sakinlerini aydınlattı. İlçe Sağlık Müdürü Doktor Bilici, ’Ülkemizde yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konmakta ve her 18 kadından biri, yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski taşımaktadır. Bu nedenle meme kanseri, erken teşhis ve bilinçlendirme yoluyla etkili bir şekilde mücadele edilmesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Etkinliğimizde personelimiz ve ilçe sakinlerimizle birlikte meme kanserinde farkındalık ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek üzere gökyüzüne, kansersiz bir dünya temennisiyle pembe balonlar uçurduk. Bu çalışmaların amacı; toplumun meme kanserine neden olan risk faktörleri hakkında bilgilendirilmesi ve erken teşhis için düzenli taramaların zamanında yaptırılmasının teşvik edilmesidir. Meme kanseriyle mücadelede en etkili strateji, erken teşhistir. Erken teşhis edilen meme kanseri vakalarının tedaviye yanıt verme oranı çok daha yüksektir. Bu nedenle ülkemizde Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil Kanser Tarama Araçları aracılığıyla, birinci basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak yapılan kanser taramasından faydalanmalarını istiyoruz. Lütfen hep birlikte farkında olalım’’ diye konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 23:03
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Vatandaşlarımız e-Nabız hem de e-Devlet üzerinden organ bağışı vasiyetinde bulunabiliyor"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Vatandaşların artık hem e-Nabız hem de e-Devlet üzerinden organ bağışı vasiyetinde bulunabileceğini açıkladı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Her Bağış Yeni Bir Hayattır’ diyerek organ bağışı sürecini çok daha kolay hale getirdik. Vatandaşlarımız artık hem e-Nabız hem de e-Devlet üzerinden organ bağışı vasiyetinde bulunabiliyor. Sizleri başka hayatlara dokunmak için organ bağışı yapmaya davet ediyorum. Bugün bir adım atalım. Yarın hiç tanımadığınız insanlara umut olalım. ‘Yaşamak Güzel, Yaşatmak Daha Güzel’" ifadelerine yer verdi.
21 Ekim 2025 Salı - 17:18
Vali İdris Akbıyık, Bodrum Devlet Hastanesi’nde Anjiyografi ünitesini inceledi
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Bodrum Devlet Hastanesi Kardiyoloji Kliniği bünyesinde hizmete giren Anjiyografi Ünitesi’nde incelemelerde bulundu. Vali Akbıyık’a ziyaretinde Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça eşlik etti. Yetkililerden bilgi alan Akbıyık, hastanede yürütülen sağlık yatırımlarını yerinde değerlendirdi. Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça da ünitenin teknik donanımı ve hizmet kapasitesi hakkında bilgi vererek, "Yeni anjiyografi ünitemizle birlikte acil ve planlı tüm kalp hastalarına kesintisiz hizmet sunabiliyoruz. Bodrum ve çevresinde yaşayan vatandaşlarımız artık kalp sorunlarında hızlı ve güvenli bir tedaviye ulaşabilecek" ifadelerini kullandı. Daha önce Bodrum Devlet Hastanesi’nde anjiyografi hizmeti verilmediğini hatırlatan Vali Akbıyık, yeni ünitenin 7/24 kesintisiz hizmet vererek vatandaşların kalp sağlığı konusunda büyük rahatlık sağladığını söyledi. Bodrum’un sağlık altyapısının güçlendiğini vurgulayan Akbıyık, "Ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Bodrum, her şeyin en iyisini hak ediyor. Anjiyografi ünitemiz büyük bir eksiği gideriyor. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 16:23
Doç. Dr. Durak: "Kekemelik tedavisinin ilk adımı sabırla dinlemektir"
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Psikiyatri Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, kekemeliğin ilk tedavi adımının çocuğu susturmanın değil, sabırla dinlemek olduğunu söyledi. İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Psikiyatri Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, kekemeliğin doğru yaklaşımla büyük ölçüde aşılabileceğini belirterek ailelere ve eğitimcilere önemli uyarılarda bulundu. Kekemeliğin zeka geriliği olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Durak, "Konuşma sürecindeki bir aksaklıktır. Çocuğu susturmak değil, sabırla dinlemek tedavinin ilk adımıdır" dedi. Kekemeliğin nedenleri Kekemelik tek bir nedene bağlı olmayıp genetik, nörolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıktığı belirtildi. Doç. Dr. Durak, vakaların yüzde 60-70’inde aile öyküsü bulunduğunu ve beynin konuşmayı yöneten bölgelerindeki iletişim farklılıklarının konuşma akışını etkileyebileceğini ifade ederek, "Bazı aileler çocuğun kekelemesini ’utangaçlık’ ya da ’dikkat çekme isteği’ olarak yorumluyor. Oysa kekemelik bir davranış değil, destek alınması gereken bir iletişim bozukluğudur" dedi. Dr. Durak, uzun ekran süreleri, stres, aile içi gerginlik veya okul değişikliği gibi çevresel faktörlerin de kekemeliği tetikleyebileceğini vurguladı. Erken teşhis önemli Kekemelik genellikle konuşma becerisinin hızla geliştiği okul öncesi dönemde başladığı belirtilerken bu süreçte beyin, öğrendiği yeni kelimeleri akıcı şekilde organize etmekte zorlanabildiği vurgulandı. Doç. Dr. Durak, işlevsellikte bozukluk olduğunda vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirterek: "Çocuğun konuşmasını düzeltmek, cümlesini tamamlamak veya ‘yavaş konuş’ demek çocuğu baskı altında hissettirir. En doğru yaklaşım, sabırla dinlemek, acele ettirmemek ve profesyonel destek almaktır" şeklinde konuştu. "Aile tutumu tedavi sürecini belirliyor" Ailenin yaklaşımı, kekemeliğin seyrinde belirleyici rol oynuyor diyen Durak, sabır, anlayış ve güven ortamının çocuğun konuşma akıcılığını artırdığını vurguladı. "Çocuğu düzeltmek yerine anlamaya çalışmak, konuşma temposuna saygı duymak gerekir. Kekemeliği gizlemek ya da çocuğu topluluk önünde konuşturmaktan kaçınmak durumu daha da güçleştirir. Çocuk kendini ifade ettikçe akıcılığı artar." "Empati kazandırılmalıdır" Kekemelik yaşayan çocukların en çok zorlandığı ortamların başında okul geldiğini söyleyen Durak, akran zorbalığı, çocukta kaygı, özgüven eksikliği ve sosyal geri çekilmelere neden olabildiğini vurguladı. Durak, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerektiğini ifade ederek, "Öğretmenler sınıf ortamında sabırlı ve destekleyici olmalı, okul yönetimleri kekemelikle ilgili farkındalık eğitimleri düzenlemelidir. Akranlara, kekemeliğin nedenleri anlatılarak empati kazandırılmalıdır" diye konuştu. "Kekemelik aşılabilir bir süreçtir" Kekemelik yaşayan çocukların yaklaşık yüzde 75-80’inde zamanla düzelme gözlendiği ifade edilirken ancak bu süreçte erken müdahale, aile desteği ve uzman rehberliğinin büyük önem taşıdığı belirtildi. Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, sözlerini şu mesajla tamamladı: "Her çocuk kendi hızında konuşur. Kekemelik doğru yaklaşımla düzelebilir. Çocuğu yargılamadan, sevgiyle ve sabırla desteklemek en etkili tedavidir. Kekemelik utanç değil, aşılabilir bir gelişim sürecidir."
21 Ekim 2025 Salı - 16:02
Dicle’de sağlıkçılardan Dünya Yaşlılar ve Yürüyüş Günü etkinliği
Diyarbakır’ın Dicle İlçe Sağlık Müdürlüğü personeli tarafından "Dünya Yaşlılar ve Dünya Yürüyüş Günü kapsamında farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Sağlıkçılar ellerindeki, ’Sağlıklı beslen, hareket et, mutlu yaşa’, ’Obeziteye dikkat’, ’Yaşamına harekat kat’, ’Yeterli ve dengeli beslenme sağlığın temelidir’, ’Yaşlılıkta görme bozukluğu ağız, diş problemleri, işitme kaybı sorun değil doktorunuza başvurun" ifadelerinin yazıldığı döviz ve pankartlarla yürüyüş etkinliğini gerçekleştirdi. Dicle Üçyol mevkiinden başlayan anlamlı yürüyüş, Dicle saat kulesinde sona erdi. Dicle İlçe Sağlık Müdürü Uz. Dr. Fırat Köse yaptığı açıklamada, "Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının toplumda yaygınlaşması ve farkındalık oluşması amacıyla ilçemizde yürüyüş gerçekleştirdik. Her yaştan bireyin kolaylıkla uygulayabileceği bir fiziksel aktivite olan düzenli yürüyüş, sağlığın korunması ve geliştirilmesinde önemli bir rol oynuyor. Vatandaşlarımıza da günlük yaşamda daha fazla hareket etmeleri çağrısında bulunuyorum" dedi. Yürüyüşe Dicle İlçe Sağlık Müdürü Uz. Dr. Fırat Köse ve Dicle İlçe Sağlık Müdürlüğünde görevli birçok sağlık personeli katıldı.
21 Ekim 2025 Salı - 15:35
Kök hücre bağışıyla bir hayata umut oldu
Niğde’de yaşayan 44 yaşındaki Ali Savaş, 2016 yılında Türk Kızılay’ın kök hücre bağışı kampanyasına gönüllü olarak katılarak, bir kız çocuğunun yeniden hayata tutunmasına vesile oldu. Düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu belirten Savaş, bugüne kadar sekiz kez kan verdiğini söyledi. İlk kez 2016 yılında, çocuğunun okulunda düzenlenen bir kampanya sırasında kan bağışında bulunmak isterken tesadüfen kök hücre bağışçısı olduğunu dile getiren Savaş, "O dönem Afganistan’dan yeni gelmiştim. Kan alamayacaklarını biliyordum ama çocuğumun mutluluğu için sıraya girdim. Hemşire hanım, ‘Yeni yurt dışından geldiğiniz için kan alamıyoruz ama kök hücre bağışı yapabilirsiniz’ dedi. Ne olduğunu bilmeden verdim. O küçücük mutluluk çok büyük bir sevince dönüştü" dedi. Yıllar sonra gelen bir telefonla bir kız çocuğunun hayatını değiştiren Savaş, 2020 yılında kendisinden yüzde yüz uyumlu kök hücre bulunduğu için tekrar kan verdiğini ve 2021’de naklin gerçekleştiğini anlattı. Savaş; "Sadece bir kız çocuğuna bağış yapıldığını, 2006 doğumlu olduğunu biliyordum. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle tanıştık. Şimdi 19 yaşında, üniversiteye gidiyor. Onu sağlıklı görünce inanılmaz duygulandım" dedi. Bağışın ardından hiçbir olumsuzluk yaşamadığını vurgulayan Savaş, "Bana bir zararı var mı diye sordum, yok dediler. Gerçekten de yokmuş. O günden sonra hiç tereddüt etmedim. Dün de beni aradı, teşekkür etti. Ailesiyle sürekli görüşüyoruz. Kendimi şanslı hissediyorum, milyonda bir denk gelirmiş, o da bana nasip oldu. Kızımızın sağlığına kavuşmasına vesile olduğum için çok mutluyum" ifadelerini kullandı. 18-35 yaş arası her sağlıklı bireyin kök hücre bağışı yapabildiğini söyleyen Türk Kızılay’ı Niğde Şube Başkan Yardımcısı Kemal Gençoğlu ise herkesi kan ve kök hücre bağışı yapmaya davet etti.
21 Ekim 2025 Salı - 15:32
Kök hücre bağışıyla bir hayata umut oldu
Niğde’de yaşayan 44 yaşındaki Ali Savaş, 2016 yılında Türk Kızılay’ın kök hücre bağışı kampanyasına gönüllü olarak katılarak, bir kız çocuğunun yeniden hayata tutunmasına vesile oldu. Düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu belirten Savaş, bugüne kadar sekiz kez kan verdiğini söyledi. İlk kez 2016 yılında, çocuğunun okulunda düzenlenen bir kampanya sırasında kan bağışında bulunmak isterken tesadüfen kök hücre bağışçısı olduğunu dile getiren Savaş, "O dönem Afganistan’dan yeni gelmiştim. Kan alamayacaklarını biliyordum ama çocuğumun mutluluğu için sıraya girdim. Hemşire hanım, ‘Yeni yurt dışından geldiğiniz için kan alamıyoruz ama kök hücre bağışı yapabilirsiniz’ dedi. Ne olduğunu bilmeden verdim. O küçücük mutluluk çok büyük bir sevince dönüştü" dedi. Yıllar sonra gelen bir telefonla bir kız çocuğunun hayatını değiştiren Savaş, 2020 yılında kendisinden yüzde yüz uyumlu kök hücre bulunduğu için tekrar kan verdiğini ve 2021’de naklin gerçekleştiğini anlattı. Savaş; "Sadece bir kız çocuğuna bağış yapıldığını, 2006 doğumlu olduğunu biliyordum. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle tanıştık. Şimdi 19 yaşında, üniversiteye gidiyor. Onu sağlıklı görünce inanılmaz duygulandım" dedi. Bağışın ardından hiçbir olumsuzluk yaşamadığını vurgulayan Savaş, "Bana bir zararı var mı diye sordum, yok dediler. Gerçekten de yokmuş. O günden sonra hiç tereddüt etmedim. Dün de beni aradı, teşekkür etti. Ailesiyle sürekli görüşüyoruz. Kendimi şanslı hissediyorum, milyonda bir denk gelirmiş, o da bana nasip oldu. Kızımızın sağlığına kavuşmasına vesile olduğum için çok mutluyum" ifadelerini kullandı. 18-35 yaş arası her sağlıklı bireyin kök hücre bağışı yapabildiğini söyleyen Türk Kızılay’ı Niğde Şube Başkan Yardımcısı Kemal Gençoğlu ise herkesi kan ve kök hücre bağışı yapmaya davet etti.
21 Ekim 2025 Salı - 14:53
80’den fazla farklı ülkeden gelen sağlık profesyonelleri, Jinekolojik Endoskopi Zirvesi’nde buluştu
Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği (ESGE) ve Türk Jinekoloji Dernekleri iş birliğiyle, jinekolojik cerrahi alanının en büyük küresel etkinliklerinden biri olan 34’üncü Yıllık ESGE Kongresi, 19-22 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi.
21 Ekim 2025 Salı - 14:12
MUSKİ Fethiye’deki arızayı giderdi
Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri, Fethiye’nin Karaçulha Mahallesi’nde merkez mahalleleri besleyen ana isale hattında meydana gelen arızayı 16 saatlik yoğun çalışmanın ardından giderdi. Vatandaşlara kesintisiz içme suyu sağlamak için 7/24 sahada görev yapan MUSKİ ekipleri, muhtemel arızalara anında müdahale edebilmek amacıyla hazırlıklarını sürekli olarak sürdürüyor. Bu kapsamda Karaçulha Mahallesi’nde sabah saat 06.00’da meydana gelen arızaya hızla müdahale eden ekipler, çalışmalarını akşam 22.00 itibarıyla tamamladı. MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Meltem Sibel Tekeoğlu Kurtuluş: "Arızaya Anında Müdahaleye Başladık" MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Meltem Sibel Tekeoğlu Kurtuluş, arızanın vatandaşları mümkün olan en az düzeyde etkilemesi için ekiplerin erken saatlerden itibaren sahada olduğunu belirtti. Kurtuluş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Karaçulha ana depodan merkez depoları besleyen isale hattımızda bir arıza meydana geldi. Arızanın bulunduğu nokta yaklaşık 8 metre derinlikte ve müdahalesi oldukça zordu. Fethiye’nin yaklaşık 10 Mahallesini etkileyecek arızaya değo seviyelerinin yüksek olması ve sondaj kuyularının devreye alınmasıyla birlikte sadece Çamköy ve Eldirek Mahaller ile Taşyaka, Cumhuriyet Mahallelerinin üst kısımları etkilendi. Arızayı gidermek için 20 personelimizle, 2 kamyon, 1 ekskavatör, 2 kepçe, 1 kuga ve 3 ekip aracımızla sabah saatlerinde sahaya indik. 17 saatlik yoğun ve detaylı bir çalışmanın ardından hattı yeniden devreye aldık"
21 Ekim 2025 Salı - 13:42
SATKOF Başkanı Bay’dan Sultan Raev’e ziyaret
SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet Türksoy Genel Sekreteri Sultan Raev’i makamında ziyaret etti. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) heyeti, ziyarette sağlık turizmi, kültürel miras, geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT), yaşlı bakım tesisleri, helal sağlık turizmi ve sağlık yatırımları konularında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Toplantıda ayrıca, nakil hasta hizmetleri, kanser ilaçları ve tedavi süreçlerinde geleneksel destek uygulamaları, evde bakım sistemleri ve uluslararası yaşlı bakım modelleri üzerine projeler gündeme geldi. Heyet, sağlık ve kültür ekseninde geliştirilecek projelerin Türk dünyasında ortak fayda oluşturacağına dikkat çekti. Prof. Dr. Aysun Bay, ziyarette yaptığı konuşmada, "Sağlık turizmi yalnızca tedavi değil, aynı zamanda kültür, miras ve insani değerler ekseninde bir diplomasi alanıdır. Türksoy’un kültürel birikimiyle, sağlık diplomasisini kültürel mirasın tanıtımıyla birleştirmek istiyoruz" dedi. Ziyaret kapsamında ayrıca, Türk dünyasının sağlık, kültür ve turizm alanlarındaki ortak değerlerini öne çıkaracak sergiler, kültürel etkinlikler ve uluslararası kongre iş birlikleri için ön görüşmeler yapıldı.
21 Ekim 2025 Salı - 13:30
Uzmanından uyarı: "Göz alerjisi göz kuruluğuna yol açabilir"
Mevsimsel alerjilerle artan göz kaşıntısı, sulanma ve kızarıklık şikayetlerinin göz alerjisi belirtisi olabileceğini dikkati çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özkan Ergür, "Alerji tedavi edilmezse kornea hasarı ve göz kuruluğu gelişebilir" dedi. Medical Park Ankara Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özkan Ergür, göz alerjisi hakkında açıklamalarda bulundu. Göz alerjisinin, gözün alerjen maddelere karşı gösterdiği bir reaksiyon olduğunu söyleyen Op. Dr. Ergür, "Bu reaksiyon, gözün histamin üretmesiyle ortaya çıkar. Göz, alerjenlerle mücadele etmek için histamin salgılar; bu da kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve batma hissine yol açar. Alerji tedavi edilmezse kornea hasarı ve göz kuruluğu gelişebilir" dedi. "Belirtiler kişiden kişiye değişebilir" Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinin kaşıntı, sulanma, kızarıklık, yanma ve batma hissi olduğunu belirten Op. Dr. Ergür, "Bazı kişilerde göz kapağı şişliği, ciltte kuruluk, ışığa karşı hassasiyet ve gözde kum varmış hissi de görülebilir" diye konuştu. "Tedavi yolları" Göz alerjisinin tedavisinde en etkili yöntemin alerjenden uzak durmak olduğunu vurgulayan Op. Dr. Ergür, "Mevsimsel alerjilerde bu her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda antihistaminik ilaçlar, dekonjestanlar ve göz damlaları kullanılabilir. Dirençli vakalarda alerji aşıları devreye girer. Doğal yöntemler de destekleyici olarak kullanılabilir. Ilık kompres, çay poşeti uygulaması veya aloe vera bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Ancak bu uygulamalar mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır" uyarısında bulundu. "Lens kullananlar dikkat etmeli" Alerji dönemlerinde kontakt lens kullanımının şikayetleri artırabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Ergür, "Polen ve toz gibi alerjenler lens yüzeyine yapışarak rahatsızlık oluşturabilir. Bu dönemde lens kullanım süresi kısaltılmalı ya da geçici olarak bırakılmalıdır" dedi. Göz alerjisinin lazer göz cerrahisi için kesin bir engel oluşturmadığını da belirten Op. Dr. Ergür, "Ancak alerji mutlaka kontrol altına alınmalı. Uygunluk değerlendirmesi hekim tarafından yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Alerjiden korunmak için 5 etkili öneri Dr. Ergür, göz alerjisinden korunmak için şu önerilerde bulundu: "Gözlerinizi polen ve rüzgardan korumak için güneş gözlüğü takın. Ev ve araç pencerelerini kapalı tutun. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirin, çamaşırlarınızı dışarıda kurutmayın. Gece yatmadan önce duş alın; saç ve cildinizdeki polenleri temizleyin. Günlük polen sayımını takip edin, yüksek olduğu günlerde dışarıda az zaman geçirin."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder