SAĞLIK - 21 Ekim 2025 Salı 14:53

80’den fazla farklı ülkeden gelen sağlık profesyonelleri, Jinekolojik Endoskopi Zirvesi’nde buluştu

A
A
A

Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği (ESGE) ve Türk Jinekoloji Dernekleri iş birliğiyle, jinekolojik cerrahi alanının en büyük küresel etkinliklerinden biri olan 34’üncü Yıllık ESGE Kongresi, 19-22 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi.

Jinekolojik cerrahi alanında küresel ölçekte öncü bir kuruluş olan ESGE, her yıl dünyanın dört bir yanından klinisyenleri, araştırmacıları, yenilikçileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirerek bilgi, deneyim ve fikir alışverişine olanak sağlayan güçlü bir platform sunmaya devam ediyor. Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen en büyük tıp kongrelerinden biri olan etkinlik, 84 ülkeden yaklaşık 2 bin 500 katılımcıya ev sahipliği yaptı. Kongre süresince geleneksel endoskopik ve robotik cerrahinin yanı sıra jinekolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan cerrahi-dışı girişimsel ve ilaç tedavileri, fertilite tedavileri, yardımcı üreme teknikleri de dahil olmak üzere yeni gelişmeleri, teknolojik ilerlemeleri ve bunların klinik sonuçları uzmanlar tarafından tartışıldı. Kongre kapsamından düzenlenen basın toplantısında ESGE ve kongre organizasyonunda kilit görevler üstlenen, jinekolojik endoskopi alanında dünya çapında tanınmış değerli bilim insanlarından ESGE Başkanı Prof. Dr. Ertan Sarıdoğan, 34’ünü Yıllık ESGE Kongresi Başkanı Prof. Dr. Çağatay Taşkıran, Onursal Kongre Başkanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu ve Prof. Dr. Grigoris Grimbizis katıldı.

80’den fazla farklı ülkeden gelen sağlık profesyonelleri, Jinekolojik Endoskopi Zirvesi’nde buluştu

ESGE Başkanı Prof. Dr. Ertan Sarıdoğan, kongreye dair şu açıklamalarda bulundu: "Her ne kadar derneğimiz Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği olarak bilinse de biz tam anlamıyla bir dünya derneğiyiz. Filistin’den Brezilya’ya, Japonya’dan Mısır’a kadar dünyanın her bir yanından katılımcılar kayıt yaptırdılar. En büyük katılım, 500’ün üzerinde delege ile doğal olarak Türkiye’den. Bunu İngiltere, İtalya, Almanya, Hollanda, İspanya ve Çin takip ediyor. Kardeş ülkeler Azerbaycan ve Kazakistan’dan da olağanın üzerinde katılım olması ayrıca sevindirici. Toplantı için çok zengin bir bilimsel program hazırladık. Yeni başlayan asistandan dünyanın en ünlü cerrahlarına kadar herkesin dinleyip bir şeyler öğreneceği mükemmel bir programımız var."

80’den fazla farklı ülkeden gelen sağlık profesyonelleri, Jinekolojik Endoskopi Zirvesi’nde buluştu

34’üncü Yıllık ESGE Kongresi Başkanı Prof. Dr. Çağatay Taşkıran, İstanbul’un ev sahipliği yaptığı bu zirvenin, 80’den fazla farklı ülkeden katılan 2 bin 500’ün üzerindeki rekor katılımcı sayısıyla dünya çapında bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük jinekolojik endoskopi kongresi olarak tarihe geçmeye hazırlandığını kaydetti. Taşkıran, sunulan rekor sayıdaki sözel ve video bildiriler ile 34’üncü ESGE Kongresi’nin, bugüne kadar jinekolojik endoskopi alanında en çok talep gören ESGE kongresi olarak öne çıktığını vurgularken, kongre öncesinde yurtdışından gelenler de dahil olmak üzere yaklaşık 70 genç meslektaşın katıldığı, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 22 seçkin hastanede canlı ameliyat izleme imkanı sunulan ve 200’ün üzerinde jinekolojik endoskopik prosedürün başarıyla gerçekleştirildiği öncü bir eğitim maratonu düzenlendiğini sözlerine ekledi.

Onursal Kongre Başkanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, üreme sağlığı alanındaki en güncel gelişmelere dikkat çekerek, "Üç boyutlu ultrasonografi ile teşhis edilen ve üreme sağlığını olumsuz etkileyebilen T-şeklinde rahim anomalisinde, özellikle tekrarlayan düşük ve başarısız tüp bebek öyküsü gibi durumlarda, mini rezektoskop ile yapılan minimal cerrahi müdahale gebelik şansını ve IVF başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Ayrıca, tüp bebek tedavisi başarı oranlarını düşüren endometriozis, adenomyozis ve rahim içi lezyonlar gibi patolojilerde, bu lezyonların endoskopik cerrahi ile çıkarılması veya tedavi edilmesi, hem implantasyon hem de gebelik oranları üzerinde pozitif bir etki oluşturmaktadır. Tüp bebek başarısını düşüren bir diğer sorun olan ince endometriyum (rahim zarının 7 mm altı) vakalarında ise, histeroskopi sonrası PRP (Platelet Rich Plasma) ve diğer yardımcı yöntemlerin endometriyal rejenerasyonu desteklediği ve özellikle PRP uygulamalarının bu hasta grubunda gebelik şansını artırma potansiyeli taşıyan umut verici neticeler gösterdiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, endoskopik cerrahinin tüp bebek tedavilerinde tamamlayıcı bir rolü olduğu, doğru endikasyon ve uygun cerrahi teknikle uygulandığında IVF başarı oranlarını belirgin şekilde artırdığı bir kez daha ortaya konulmuştur" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Grigoris Grimbizis (Aristotle University of Thessaloniki, Yunanistan) ise, kısırlığın en önemli nedenlerinden birini temsil eden tüp faktörlü infertilite tedavisinde, laparoskopinin kritik rolüne odaklandı. Grimbizis, seçilmiş vakalarda laparoskopinin tahrip olmuş tüpleri başarılı bir şekilde onarabileceğini ve bu sayede hastalara doğal yolla hatta birden fazla gebelik elde etme fırsatı verebileceğini belirtti. Ayrıca, hidrosalpenks (tüplerde sıvı birikmesi) vakalarında tüplerin çıkarılmasının, IVF ile gebelik şansını önemli ölçüde artırdığını ekledi. Bu nedenle, tüp hasarının boyutunu tahmin etme ve onarım veya doğrudan IVF’ye yönlendirme konusunda karar vermeyi sağlayan laparoskopik tedavinin avantajlarının göz ardı edilerek hemen IVF’ye başlanmasından kaçınmanın daha makul olduğunu savundu.

80’den fazla farklı ülkeden gelen sağlık profesyonelleri, Jinekolojik Endoskopi Zirvesi’nde buluştu

Grimbizis’e göre, tüplere ait patolojinin laparoskopik onarımı, objektif kriterlere dayanarak hastalara doğal yolla hamile kalma fırsatı sunan ilk tedavi seçeneği olarak kullanılmalı; IVF ise, doğal yolla gebelik elde edemeyen veya ileri yaşta olup tüpleri ciddi şekilde hasar görmüş vakalar için ikinci basamak bir seçenek olabilir. Robotik cerrahi, dokuların mikrocerrahi manipülasyonu için sunduğu avantajlarla bu stratejiyi desteklemektedir. 34’üncü Yıllık ESGE Kongresi, jinekolojik endoskopik cerrahi tekniklerin geliştirilmesi ve yenilikçi yaklaşımların küresel olarak yayılması için önemli bir olanak sağladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya getirildi. Kastamonu’da 1 ay açık kalacak sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992’de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri, doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’da ilk defa sergilendi. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonunda düzenlenen "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, koleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Serginin açılışının ardından koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Dallı da sergiye katkı veren koleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim etti. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek, eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri bir araya getirdi. İstanbullu koleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi sürecinde Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya’nın koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eser de emanet alındı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘Laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eseri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nın ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonulu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesi’nde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eseri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla sayın valimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonu’muzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış, ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize geldikleri ve bu sergimize bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizde hem hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonundan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde Reis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel, keyifli bir şey. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi, Kastamonu’nun kendi sanat ruhuna tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp, hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Karabük Karabük’te yürek ısıtan ziyaret: Dualar Cumhurbaşkanı Erdoğan için Karabük’te yaşayan 86 yaşındaki Rasim Fırat ile eşi 84 yaşındaki Şerife Fırat, AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin’i evlerinde ağırladı. Fırat çiftinin daveti üzerine gerçekleştirilen ziyarete, AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt ile Kadın Kolları Başkanı Hülya Uluçay da katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, çiftin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu sevgi ve bağlılık dikkat çekti. Ziyaret sırasında Fırat çifti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan muhabbetlerini dile getirerek her fırsatta kendisine dua ettiklerini ifade etti. Cem Şahin, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Rasim amcamız ve Şerife teyzemizin gönül dolu hanesine misafir olduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a duydukları muhabbeti, dualarına kattıkları samimi niyazları dinlerken; bu aziz milletin liderine olan vefasını, inancını ve bağlılığını bir kez daha yürekten hissettik." ifadelerini kullandı. Ziyaretin gönül bağlarını güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğuna işaret eden Şahin, "AK Parti İl Başkanımız Ferhat Salt ve Kadın Kolları Başkanımız Hülya Uluçay ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu ziyarette, gönüller arasındaki bağın, dava şuurunun ve millet iradesine olan sadakatin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gördük." değerlendirmesinde bulundu. Toplumun temelinde vefa, dayanışma ve birlik duygusunun bulunduğunu vurgulayan Şahin, bu tür buluşmaların toplumsal bağları daha da kuvvetlendirdiğini kaydetti.
Muğla Vahşi cinayette sanıkların cezaları belli oldu Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2022 yılında 50 yaşındaki adamın öldürülerek, cesedinin kum dolu çuval içerisinde yol kenarına gömülmesiyle ilgili davada 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 4 sanığa delilleri karartmaktan 10’ar ay hapis cezası verildi. 2 sanığın ise beraatlarına karar verildi. 28 Haziran 2022 gecesi Ortakent Üniversite Caddesi üzerinde yol kenarındaki bir toprak yığınından kötü koku geldiğini fark eden vatandaşlar, durumu güvenlik güçlerine bilrdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince yapılan incelemede, yol kenarındaki toprak yığını altında içerisinde kum ve ceset bulunan bir çuval ortaya çıkarıldı. Yetişkin bir erkeğe ait olduğu değerlendirilen cesedin üzerinden herhangi bir kimlik çıkmadı. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından çürümüş haldeki ceset, otopsi yapılmak üzere Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Başlatılan soruşturma kapsamında Çiftlik Mahallesi’nde Ümit Erol (50) hakkında ağabeyinin kayıp başvurusu yaparak, kardeşinin 20 Haziran’da ortadan kaybolduğunu bildirdiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin Ümit Erol’a ait olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ., E.D., A.T.S., S.E. ve T.B.S. gözaltına alındı. Çapraz sorguya alınan şüphelilerin 7’si tutuklanırken, A.T.S. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın devamında toplam 6 şüpheli serbest kalırken, B.A. ve H.T.A.’nın tutukluğu devam etti. Olayla ilgili hazırlanan 6 sayfalık iddianamede H.T.A., annesi F.N.A., anestezi teknikeri B.A. ile G.İ. hakkında "beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, tutuksuz sanıklar hakkında "delilleri yok etme ve gizleme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İçeceğine ilaç atıp etkisiz hale getirmişler İddianameye göre, oto kiralama işi yapan H.T.A., annesi F.N.A.’ya olan borcunu ödemeyen Ümit Erol’a kin besledi. H.T.A., Erol’u 20 Haziran 2022 günü Umurca Mahallesi’nde annesinin ortağı olduğu oto kiralama işletmesine çağırdı. Ümit Erol’un içeceğine anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’dan aldığı ilaçları katıp Erol’u etkisiz hale getiren H.T.A., daha sonra B.A. ile birlikte Ümit Erol’u otomobile bindirip Kızılağaç Mahallesi’ne doğru yola çıktılar. Anestezi teknikeri B.A., baygın haldeki Erol’un koluna şırınga ile ilaç enjekte etti. H.T.A, anestezi teknikeri arkadaşı B.A.’yı yolda bıraktıktan sonra Kızılağaç Mahallesi’nde ormanlık alana gitti ve baygın haldeki Erol’u göğsüne ateş ederek yaraladı. Öldüğünden emin olmak için geri döndü Ümit Erol’u yaralı halde ormanlık alanda bırakan H.T.A., ofisine dönüp yanında çalışan A.T.S. ile teknik ekip çağırıp güvenlik kamerası görüntülerini sildirdi. H.T.A., Ümit Erol’un öldüğünden emin olmak için arkadaşı G.İ. ile tekrar ormanlık alana gitti. İkili, yaralı haldeki adama tekrar ateş ederek öldürdü. H.T.A.’nın annesi F.N.A., cesedin ortadan kaldırılması için önceden tanıdıkları E.D. ile görüşüp, karşılığında hasta olan bebeğinin tedavisini üstlenmeyi vadetti. Teklifi kabul eden E.D., cesedi gömeceği yere gece taşıyabilmek için F.N.A.’dan battaniye istedi. E.D., cesedi ortadan kaldırmak için arkadaşları S.E. ve T.B.S.’den yardım aldı. Marketten cesedi sarmak için malzeme alan E.D., S.E. ve T.B.S., cesedi kiraladıkları araçla Ortakent Üniversite Caddesi’ne götürdü. Şahıslar kum dolu çuval içerisine koydukları cesedin üzerine toprak döküp gizlediler. Katil zanlısı H.T.A., olayın ardından şahısların hesabına para gönderdi. Sanıkların yargılanmaları tamamlandı Sanıkların yargılanması Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı. Karar duruşması olan14’üncü duruşmaya tutuklu sanık B.A. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Diğer tutuklu sanık H.T.A. ile tutuksuz sanıklar F.N.K., S.E., T.B.S. ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının ardından son sözleri sorulan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraat ve tahliyelerini talep etti. Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar B.A. ve H.T.A.’ya "beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçundan herhangi bir takdir indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. 4 sanığa "delil karartma" cezası Davada "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri sabit görülen tutuksuz sanıklar AT.S., E.D., S.E. ve T.B.S. 10’ar ay hapis cezasına çarptırıldı. Davanın diğer sanıkları F.N.K. ve G.İ. hakkında ise mahkeme heyeti beraat kararı verdi.