Son Dakika
|
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Ankara’daki fabrika yangınında hasar gün aydınlanınca ortaya çıktı
Yasağı dinlemeyip dönmeye çalıştı, motosikletliye böyle çarptı
Reuters: "İran dini lideri Hamaney'in yüzü tanınmaz halde"
Beşiktaş’ın borcu 24 milyar 362 milyon 49 bin 178 lira
Levent’teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12’si adliyeye sevk edildi
Trump: "Hürmüz Boğazı’nı onlarla ya da onlar olmadan açacağız"
İsrail'in 8 Nisan'daki Lübnan saldırısında can kaybı 357'ye yükseldi
SAĞLIK
Kulu’da kalp rahatsızlığı geçiren vatandaşa hava ambulansı
11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:21:40
Konya’nın Kulu ilçesinde kalp rahatsızlığı geçiren vatandaş hava ambulansıyla Konya’ya sevk edildi. Kulu ilçesine bağlı Ömeranlı Mahallesi’nde yaşayan İsmet Kır, kalp rahatsızlığı şikayetiyle Ömeranlı Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Burada sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalesi yapılan Kır’ın sağlık durumunun ciddi olması sebebiyle hava ambulansı talep edildi. Hava ambulansı kısa sürede Ömeranlı’ya gelirken, hasta Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:44
Uzmanı uyardı: "Parkinson hastalığında erken teşhis önemli"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu ve her yıl ortalama 10 bin yeni tanı konulduğunu belirtti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Songül Bavli, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. 1817 yılında hastalığı tanımlayan James Parkinson’un doğum günü olan 11 Nisan’ın farkındalık günü olarak kabul edildiğini belirten Bavli, bu günün amacının hastalığın bilinirliğini artırmak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu ifade etti. Parkinson hastalığının beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan ilerleyici ve kronik bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirten Bavli, alzaymırdan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 150 bin Parkinson hastası bulunduğunu kaydeden Bavli, her yıl yaklaşık 10 bin kişiye yeni tanı konulduğunu söyledi. "Genç yaşlarda ortaya çıkabilir" Hastalığın genellikle 60 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Bavli, özellikle genetik vakalarda erken yaşta görülme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi. Parkinson’un genellikle genetik olmadığını ifade eden Bavli, vakaların yalnızca yüzde 10-15’inde genetik geçiş bulunduğunu belirtti. "Farklı belirtiler görülebiliyor" Parkinson’un en temel nedeninin beyindeki dopamin hücrelerinin kaybı olduğunu aktaran Bavli, bu durumun hareketlerde yavaşlama, titreme ve kas sertliği gibi belirtilere yol açtığını söyledi. Bayli, ilerleyen süreçte denge kaybı, konuşma bozuklukları, duygusal değişiklikler ve koku alma problemlerinin de görülebileceğini ifade etti. "En yaygın belirtisi titreme" Hastalığın en yaygın belirtisinin tek taraflı titreme olduğunu belirten Bavli, her Parkinson hastasında titreme görülmeyebileceğini, hastaların bir kısmının kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama şikayetleriyle başvurduğunu kaydetti. Unutkanlık konusuna da değinen Bavli, hastalığın ilerleyen evrelerinde demansa kadar gidebilen sorunların ortaya çıkabileceğini ancak bunun her hastada görülmediğini söyledi. "Korunmanın kesin bir yolu yok" Parkinson’dan korunmanın kesin bir yolu olmadığını belirten Bavli, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, zihinsel aktivite ve sosyal yaşamın önemine dikkat çekti. Toksik kimyasallardan uzak durulması ve işlenmiş gıdalardan kaçınılmasının riskleri azaltabileceğini ifade eden Bavli, kahve tüketiminin de kısmen koruyucu olabileceğini dile getirdi. Günümüzde Parkinson’u tamamen iyileştiren bir tedavi bulunmadığını ancak ilaçlar ve ileri tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini söyleyen Bavli, özellikle düzenli yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. "Moral desteği büyük önem taşıyor" Hasta yakınlarının da tedavi sürecinde önemli rol üstlendiğini belirten Bavli, ilaç takibi, beslenme desteği ve moral desteğinin hastalar için büyük önem taşıdığını ifade etti. Parkinson hakkında toplumda yanlış bilinenlere de değinen Bavli, hastalığın yalnızca yaşlılarda görülmediğini, her titremenin Parkinson anlamına gelmediğini ve hastaların mutlaka yatağa bağımlı hale geleceği düşüncesinin doğru olmadığını söyledi. Sivas’ta Parkinson hastalarına tanı ve tedavi imkânlarının sunulduğunu belirten Bavli, ilaç tedavilerinin yanı sıra ileri cihaz destekli yöntemlerin de uygulandığını ifade etti. Parkinson hastalarına umut mesajı veren Bavli, "Parkinson bir son değildir. Hareket özgürlük getirir" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:29
Edirne’de köylerde uyuşturucu ile mücadele çalışması
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığıyla mücadeleyle ilgili vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi. Uzunköprü ilçesine bağlı Çöpköy Mahallesi ile Sipahi, Elmalı ve Yağmurca köylerinde 10 Nisan 2026 tarihinde saat 19.00 ile 22.00 arasında düzenlenen çalışmada, köy kahvehanelerinde vatandaşlarla bir araya gelindi. Bilgilendirme faaliyeti, Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ile Uzunköprü İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen bilgilendirmelerde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin zararları anlatılırken, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Vatandaşlara, bu tür maddelerle karşılaşılması durumunda izlenmesi gereken yollar hakkında da bilgi verildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:36
Uzmanından Parkinson’a karşı bilinç çağrısı
Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu belirtti. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Alaşehir Devlet Hastanesi tarafından hastanenin internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden Parkinson hastalığına ilişkin açıklama yayımlandı. Alaşehir Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Vedat Akdemir, Parkinson hastalığının; titreme, hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge sorunlarıyla seyreden kronik ve ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olduğunu söyledi. Hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Akdemir, özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde daha sık rastlandığını, erken belirtilerin fark edilmesinin ise hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini kaydetti. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını vurgulayan Akdemir, günümüzde uygulanan ilaç tedavileri ve cerrahi yöntemler sayesinde hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabildiğini ifade etti. Tedavi sürecinde düzenli doktor takibi, egzersiz ve hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Akdemir, "Erken tanı, doğru tedavi ve bilinçli yaklaşım Parkinson hastalarının yaşamını kolaylaştırır. Bu vesileyle Parkinson hastalarımıza ve ailelerine sağlıklı, bilinçli ve destek dolu bir yaşam diliyorum" dedi. Dünya Parkinson Günü kapsamında yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarının, toplumda farkındalığın artırılması açısından önemli olduğu vurgulandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Nisan 2026 Cuma- 10:38
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"
2
10 Nisan 2026 Cuma- 10:29
Uzman uyardı: "Türkler Amerikalılar gibi yaşıyor, obezite artıyor"
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:06
Van’da sağlıkta yeni dönem
4
11 Nisan 2026 Cumartesi- 09:18
Keçiören’de glütensiz kafe hizmete açıldı
5
10 Nisan 2026 Cuma- 10:18
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"
21 Ekim 2025 Salı - 14:12
MUSKİ Fethiye’deki arızayı giderdi
Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri, Fethiye’nin Karaçulha Mahallesi’nde merkez mahalleleri besleyen ana isale hattında meydana gelen arızayı 16 saatlik yoğun çalışmanın ardından giderdi. Vatandaşlara kesintisiz içme suyu sağlamak için 7/24 sahada görev yapan MUSKİ ekipleri, muhtemel arızalara anında müdahale edebilmek amacıyla hazırlıklarını sürekli olarak sürdürüyor. Bu kapsamda Karaçulha Mahallesi’nde sabah saat 06.00’da meydana gelen arızaya hızla müdahale eden ekipler, çalışmalarını akşam 22.00 itibarıyla tamamladı. MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Meltem Sibel Tekeoğlu Kurtuluş: "Arızaya Anında Müdahaleye Başladık" MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Meltem Sibel Tekeoğlu Kurtuluş, arızanın vatandaşları mümkün olan en az düzeyde etkilemesi için ekiplerin erken saatlerden itibaren sahada olduğunu belirtti. Kurtuluş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Karaçulha ana depodan merkez depoları besleyen isale hattımızda bir arıza meydana geldi. Arızanın bulunduğu nokta yaklaşık 8 metre derinlikte ve müdahalesi oldukça zordu. Fethiye’nin yaklaşık 10 Mahallesini etkileyecek arızaya değo seviyelerinin yüksek olması ve sondaj kuyularının devreye alınmasıyla birlikte sadece Çamköy ve Eldirek Mahaller ile Taşyaka, Cumhuriyet Mahallelerinin üst kısımları etkilendi. Arızayı gidermek için 20 personelimizle, 2 kamyon, 1 ekskavatör, 2 kepçe, 1 kuga ve 3 ekip aracımızla sabah saatlerinde sahaya indik. 17 saatlik yoğun ve detaylı bir çalışmanın ardından hattı yeniden devreye aldık"
21 Ekim 2025 Salı - 13:42
SATKOF Başkanı Bay’dan Sultan Raev’e ziyaret
SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet Türksoy Genel Sekreteri Sultan Raev’i makamında ziyaret etti. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) heyeti, ziyarette sağlık turizmi, kültürel miras, geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT), yaşlı bakım tesisleri, helal sağlık turizmi ve sağlık yatırımları konularında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Toplantıda ayrıca, nakil hasta hizmetleri, kanser ilaçları ve tedavi süreçlerinde geleneksel destek uygulamaları, evde bakım sistemleri ve uluslararası yaşlı bakım modelleri üzerine projeler gündeme geldi. Heyet, sağlık ve kültür ekseninde geliştirilecek projelerin Türk dünyasında ortak fayda oluşturacağına dikkat çekti. Prof. Dr. Aysun Bay, ziyarette yaptığı konuşmada, "Sağlık turizmi yalnızca tedavi değil, aynı zamanda kültür, miras ve insani değerler ekseninde bir diplomasi alanıdır. Türksoy’un kültürel birikimiyle, sağlık diplomasisini kültürel mirasın tanıtımıyla birleştirmek istiyoruz" dedi. Ziyaret kapsamında ayrıca, Türk dünyasının sağlık, kültür ve turizm alanlarındaki ortak değerlerini öne çıkaracak sergiler, kültürel etkinlikler ve uluslararası kongre iş birlikleri için ön görüşmeler yapıldı.
21 Ekim 2025 Salı - 13:30
Uzmanından uyarı: "Göz alerjisi göz kuruluğuna yol açabilir"
Mevsimsel alerjilerle artan göz kaşıntısı, sulanma ve kızarıklık şikayetlerinin göz alerjisi belirtisi olabileceğini dikkati çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özkan Ergür, "Alerji tedavi edilmezse kornea hasarı ve göz kuruluğu gelişebilir" dedi. Medical Park Ankara Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özkan Ergür, göz alerjisi hakkında açıklamalarda bulundu. Göz alerjisinin, gözün alerjen maddelere karşı gösterdiği bir reaksiyon olduğunu söyleyen Op. Dr. Ergür, "Bu reaksiyon, gözün histamin üretmesiyle ortaya çıkar. Göz, alerjenlerle mücadele etmek için histamin salgılar; bu da kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve batma hissine yol açar. Alerji tedavi edilmezse kornea hasarı ve göz kuruluğu gelişebilir" dedi. "Belirtiler kişiden kişiye değişebilir" Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinin kaşıntı, sulanma, kızarıklık, yanma ve batma hissi olduğunu belirten Op. Dr. Ergür, "Bazı kişilerde göz kapağı şişliği, ciltte kuruluk, ışığa karşı hassasiyet ve gözde kum varmış hissi de görülebilir" diye konuştu. "Tedavi yolları" Göz alerjisinin tedavisinde en etkili yöntemin alerjenden uzak durmak olduğunu vurgulayan Op. Dr. Ergür, "Mevsimsel alerjilerde bu her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda antihistaminik ilaçlar, dekonjestanlar ve göz damlaları kullanılabilir. Dirençli vakalarda alerji aşıları devreye girer. Doğal yöntemler de destekleyici olarak kullanılabilir. Ilık kompres, çay poşeti uygulaması veya aloe vera bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Ancak bu uygulamalar mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır" uyarısında bulundu. "Lens kullananlar dikkat etmeli" Alerji dönemlerinde kontakt lens kullanımının şikayetleri artırabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Ergür, "Polen ve toz gibi alerjenler lens yüzeyine yapışarak rahatsızlık oluşturabilir. Bu dönemde lens kullanım süresi kısaltılmalı ya da geçici olarak bırakılmalıdır" dedi. Göz alerjisinin lazer göz cerrahisi için kesin bir engel oluşturmadığını da belirten Op. Dr. Ergür, "Ancak alerji mutlaka kontrol altına alınmalı. Uygunluk değerlendirmesi hekim tarafından yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Alerjiden korunmak için 5 etkili öneri Dr. Ergür, göz alerjisinden korunmak için şu önerilerde bulundu: "Gözlerinizi polen ve rüzgardan korumak için güneş gözlüğü takın. Ev ve araç pencerelerini kapalı tutun. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirin, çamaşırlarınızı dışarıda kurutmayın. Gece yatmadan önce duş alın; saç ve cildinizdeki polenleri temizleyin. Günlük polen sayımını takip edin, yüksek olduğu günlerde dışarıda az zaman geçirin."
21 Ekim 2025 Salı - 12:39
Prof. Dr. Ömer Özkan’a TÜBA Şeref Üyeliği beratı takdim edildi
Dünyanın ilk rahim nakli ile Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli gibi tıp tarihinde iz bırakan başarılara imza atan Prof. Dr. Ömer Özkan’a, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyeliği beratı takdim edildi. Türkiye Bilimler Akademisi’nin 62. Genel Kurulu ve Genel Kurul Konferansı; Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, TÜBA üyeleri, rektörler ve kurum başkanlarının katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Açılış konuşmaları ve Genel Kurul Konferansının ardından Akademi üyelerine berat takdim törenine geçildi. Akademi üyelerine berat takdimi Akademi Konseyi tarafından Şubat ayında Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi seçilen Prof. Dr. Ömer Özkan’a Şeref Üyesi beratı takdim edildi. Prof. Dr. Ömer Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nden TÜBA Şeref Üyesi seçilen ilk akademisyen olma unvanını taşıyor.
21 Ekim 2025 Salı - 12:01
Kanser hastalarının psikolojik olarak desteklenmesi gerekiyor
Kanser hastalarının tanı ve tedavi sürecinde yoğun kaygı ve korku yaşayabileceğine değinen Uzman Psikolog Beste Çokaygil "Enerji kaybı, ilgi azalması, sosyalliğin azalması ve devam eden üzüntü gibi depresif belirtilerin uzun sürmesi halinde profesyonel bir yardım alınması gerekebilir" dedi. Kanser tanısı almanın, kişinin hayatını aniden değiştiren, derin psikolojik etki oluşturan bir süreç olduğunu belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil kişinin, fiziksel tedavi kadar duygusal ve zihinsel bir mücadele de verdiğini ve bu sürecin hem hastalar hem de yakın çevreleri için yoğun duygusal bir yük oluşturduğunu söyledi. Kanser tanısı sonrası kişilerin genellikle şok, inkar ve yoğun kaygı yaşadığını ifade eden Psikolog Çokaygil "Bu gerçek olamaz’ veya ‘Benim başıma gelmez’ gibi düşünceler doğal tepkilerdir. Bu aşamada tanıyı kabullenmek zaman alabilir. Tanı sonrası belirsizlik ve gelecek endişesi, yoğun kaygı ve korku oluşturabilir. Tedavi süreci, yaşamın nasıl etkileneceği ve muhtemel yan etkiler, sürekli tetikte olma hali, uykusuzluk ve sinirlilik gibi belirtilere yol açabilir" dedi. Tedavi süreci veya yaşam tarzı değişikliklerinin kişinin sosyal rollerini etkileyerek depresif belirtiler oluşturabileceğini anlatan Psikolog Çokaygil bu sürecin enerji kaybı, ilgi azalması, sosyalliğin azalması, devam eden üzüntü gibi yansımaları olabileceğini; bu belirtilerin uzun sürmesi halinde profesyonel bir yardım alınması gerektiğini dile getirdi. Tanı ve tedavi sürecinde kişinin kendisini suçlayarak ‘’Neden ben?’’ sorusunu sıklıkla sorduğunu ve bu duyguların sürecin getirdiği normal tepkiler olduğunu sözlerine ekledi. "Saç dökülmesi ve kilo kaybı özgüven sorunu oluşturabilir" Kanser tedavilerinin kişide bedensel değişikliklere yol açabildiğini belirten Psikolog Çokaygil "Saç dökülmesi, kilo kaybı, cerrahi izler veya fiziksel yorgunluk, kişinin beden algısını etkiler. Bu durum, benlik saygısı ve özgüveni üzerinde de yansımalar oluşturabilir. Kişi, kendini tanıdığı bedenden uzaklaşabilir. Kanser sürecinde yaşanan tüm duyguların normal olduğunu kabul etmek önemlidir. Korku, öfke, üzüntü veya kaygı hissetmek doğaldır. Bu duyguları bastırmak yerine fark etmek ve ifade etmek, psikolojik yükü hafifletir" diye konuştu. "Kaygı ve üzüntüyü yönetmek için uzman desteği" Duygusal tepkilerin, destekle daha yönetilebilir hâle geleceğinin altını çizen Psikolog Çokaygil, aile, arkadaşlar ve destek gruplarının, kişinin duygularını paylaşmasına imkan sağladığını; uzman desteğinin, kaygı ve üzüntüyü yönetmek, öfke ve korkuyu azaltmak için etkili yöntemler sunduğunu söyledi. Beden, sosyal roller ve duygularla barışmanın, ruhsal iyileşme ve yaşam kalitesinin artmasının en temel adımlarından olduğundan bahseden Psikolog Çokaygil "Günlük küçük ritüeller oluşturmak, ruhsal dayanıklılığı artırır. Kısa yürüyüşler yapmak, meditasyon veya nefes çalışmaları yapmak, hobi uğraşlarla duyguları ifade etmek stresi azaltır ve zihinsel enerjiyi korur" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 11:34
Kayseri’de Aile Hekimliği’ne Uyum Eğitim Programı tamamlandı
Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, birinci basamak sağlık hizmeti sunmaya başlayan aile hekimlerine yönelik "Aile Hekimliği’ne Uyum Birinci Aşama Sertifikalı Eğitim Programı" gerçekleştirildi. Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Bölge Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi Eğitim Salonu’nda düzenlenen programa; Kayseri, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Muş, Tokat ve Sivas illerinden gelen 33 aile hekimi katıldı. Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Mümtaz Mazıcıoğlu, Prof. Dr. Elçin Balcı, Doç. Dr. Elif Deniz Şafak, Acıbadem Hastanesi’nden Doç. Dr. Filiz Tubaş ve Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü’nden 10 eğitmenin katkı sağladığı oturumlarda, aile hekimlerine, mesleki bilgi ve becerilerini güçlendirecek uygulamalı ve teorik eğitimler verildi. Sertifika töreninde, programın amacına ve aile hekimliği sistemine katkısına değinen İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, "Aile Sağlığı Merkezleri’mizde görev yapan hekimlerimiz, sadece teşhis ve tedavi hizmetleri değil; aynı zamanda bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri de sunmaktadır. 2010 yılından itibaren tüm ülkede uygulamaya konulan aile hekimliği sistemiyle birlikte aile sağlığı merkezlerinde verilen hizmetlerin profesyonel bir şekilde sunulması ve uygulamada birlik sağlanması adına bu alanlarda görev yapan hekimlere eğitimler tertip edilmekte. Bu kapsamda ilimizde düzenlenen eğitimimizde, ilk kez aile hekimliği yapacak hekim arkadaşlarımıza eğitmenlerimiz tarafından tıbbı hizmetler, idari hizmetler ve güncel mevzuatlar noktasında detaylı bilgiler verildi. 3’ü Erciyes Üniversitesi’nden, 1’i ilimizde hizmet veren özel bir hastaneden olmak üzere toplam 14 eğitimcinin katkı sağladığı uyum eğitimine on farklı ilden gelen 33 aile hekimimiz katılım sağladı. Eğitimlerini başarıyla tamamlayarak sertifikalarını alan tüm hekimlerimizi kutluyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Ayrıca eğitime katkı sağlayan değerli hocalarımıza da teşekkür ediyorum" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 11:29
Başhekim Opr. Dr. Mehmet Deniz’den "Kadın Sağlığı ve Hijyen" semineri
Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Deniz, KYK Manavgat Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilere "Kadın Sağlığı ve Hijyen" konulu seminer verdi. Dr. Deniz, her kadının yılda bir kez kadın doğum muayenesi yaptırması gerektiğini vurguladı. Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Deniz, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Manavgat Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilere "Kadın Sağlığı ve Hijyen" konulu seminer verdi. İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen seminer öncesinde, Başhekim Opr. Dr. Mehmet Deniz, KYK Manavgat Kız Öğrenci Yurdu Müdürü Hülya Yıldırım’ı ziyaret ederek bir süre sohbet etti. Yurt konferans salonunda gerçekleştirilen seminerde Opr. Dr. Deniz, kadın sağlığı ve hijyen konularında kapsamlı bilgiler aktardı. Her kadının şikayeti olmasa bile yılda en az bir kez kadın doğum uzmanına muayene olması gerektiğini belirten Deniz, ayrıca düzenli ultrason ve meme kontrolünün önemine dikkat çekti. Seminere katılan öğrenciler, verilen bilgilerin farkındalık kazandırdığını ifade ederek bu tür etkinliklerin düzenli olarak yapılmasının önemini vurguladı. Yurt Müdürü Hülya Yıldırım ise katılımı ve değerli paylaşımları için Opr. Dr. Mehmet Deniz’e teşekkür etti.
21 Ekim 2025 Salı - 11:24
Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu: "Dünyanın 3’te 1’i iyot eksikliği riski altında"
Endokrinoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, "21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü" kapsamında iyot hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, "Dünyanın 3’te 1’i iyot eksikliği riski altında" dedi. İyot eksikliği, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve çoğu zaman fark edilmeyen önemli bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, "21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü" kapsamında yaptığı açıklamada, iyotun vücut için hayati önem taşıdığını belirtti. "Dünya nüfusunun 3’te 1’i risk altında" Uzm. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, iyotun tiroid hormonlarının üretimi için vazgeçilmez bir mineral olduğunu belirterek, "Tiroid bezi iyot sayesinde T3 ve T4 hormonlarını sentezler. Bu hormonlar, metabolizma, büyüme ve beyin gelişimi gibi hayati süreçleri düzenler. Ancak dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri iyot eksikliği riski altında yaşamaktadır" dedi. Yazıcıoğlu, Türkiye’de de bazı kırsal bölgelerde bu sorunun görüldüğünü, ancak tuz iyotlama programları sayesinde büyük oranda kontrol altına alındığını kaydetti. "Belirtiler sinsi ilerler" İyot eksikliğinin genellikle fark edilmeden ilerlediğini belirten Yazıcıoğlu, "Yorgunluk, saç dökülmesi, kilo artışı, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler başka rahatsızlıklarla karıştırılabilir. Ancak uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Fazlası da zarar" İyotun eksikliğinin olduğu kadar fazlasının da zararlı olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, "İyot ihtiyacı yaş, cinsiyet ve yaşam evresine göre değişir. Günlük üst sınır yetişkinlerde bin 100 mikrogramdır. Fazla iyot, hipertiroidizm veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle takviye kullanılmadan önce mutlaka uzmana danışılmalıdır" şeklinde konuştu. "Her yaş grubunun ihtiyacı farklı" Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Endokrinoloji Derneği’nin rehberlerine göre önerilen günlük iyot miktarlarını paylaşan Yazıcıoğlu, "Yetişkinlerde günlük 150 mikrogram iyot yeterlidir. Hamile kadınlarda bu miktar 220 mikrograma, emziren annelerde 290 mikrograma çıkar. Çocuklarda 90-120, ergenlerde ise 120 mikrogram iyot alınması gerekir" dedi. "İyot eksikliği ciddi hastalıklara yol açar" İyot eksikliğinin en çok tiroid bezini etkilediğini ifade eden Uzm. Dr. Yazıcıoğlu, "İyot eksikliği guatr, hipotiroidizm ve gelişim bozuklukları gibi hastalıklara neden olabilir. Gebelikte iyot eksikliği, bebekte zihinsel ve fiziksel gelişim geriliğine yol açabilir. Ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatabilir, enfeksiyonlara yatkınlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "İyot eksikliğini önlemek mümkün" İyot eksikliğinin önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu, "İyotlu tuz kullanmak, haftada birkaç kez balık ve süt ürünleri tüketmek, gebelikte iyot seviyelerini kontrol ettirmek çok önemlidir. Dağlık bölgelerde yaşayanlar, veganlar ve tiroid hastaları düzenli olarak tarama yaptırmalıdır. Basit bir idrar testiyle iyot düzeyi kolayca ölçülebilir" sözleriyle önerilerde bulundu. "Tiroid sessiz bir kahramandır" Açıklamasının sonunda Yazıcıoğlu, "Tiroid, vücudumuzun sessiz kahramanıdır. Ona iyotla destek olmak sağlığımız için büyük önem taşır. İyot eksikliği önlenebilir bir sorundur; önemli olan farkındalık oluşturmaktadır" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 11:22
Elektronik sigarada yanlış güven hissi
Denizli Özel Egekent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bilgin Emrecan, elektronik sigaraların "Geleneksel tütün ürünlerine kıyasla daha az zararlı" algısının, kullanıcılar arasında yanlış bir güven hissi oluşturduğunu söyledi. Dört yıl önce yüzde 5 olan e-sigara kullanım oranının, son araştırmalara göre özellikle 18-25 yaş grubunda yüzde 20’ye ulaştığına dikkat çeken Prof. Dr. Bilgin Emrecan, "Genç kullanıcılar bu cihazları tütün ürünlerinden bağımsız, sigara bırakmaya yardımcı bir araç gibi görüyor; oysa içerdikleri nikotin ve uçucu kimyasallar kalp-damar sistemine doğrudan zarar veriyor" dedi. Yapılan güncel çalışmalarda, e-sigara buharındaki formaldehit, asetaldehit ve ağır metallerin damar çeperlerinde iltihaplanma ve erken yaşta endotel disfonksiyonuna yol açtığı ifade edildi. Prof. Dr. Bilgin Emrecan, "2024 yılında yayınlanan bir meta-analiz, düzenli e-sigara kullanımının arteriyel sertliği yüzde 30’a kadar artırdığını ortaya koydu. Ayrıca, bazı vakalarda elektronik sigaranın tetiklediği ani kalp ritim bozukluklarının hastaneye yatış gerektiren acil durumlara sebep oluyor" ifadelerini kullandı. Özellikle cerrahi planlanan hastaların, ameliyattan en az iki hafta önce elektronik sigarayı tamamen bırakmalarını öneren Prof. Dr. Bilgin Emrecan, toplumun bu ürünün "zararsız" olduğu yanılgısından bir an önce kurtulması gerektiğini uyardı. E-sigaralar sigarayı tamamen bırakmak için tek başına yeterli bir tedavi yöntemi olmadığını ifade eden Prof. Dr. Emrecan, kalp sağlığı söz konusu olduğunda bilimsel çalışmalarda kanıtlanmış yöntemlerin uygulanması gerektiğini belirtti.
21 Ekim 2025 Salı - 10:58
Tekirdağ’da Acil Günleri Sempozyumu düzenlendi
Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde düzenlenen Acil Günleri Sempozyumu’nda, yeni başlayan sağlık personeline acil serviste karşılaşabilecekleri zorluklar ve çözüm yolları anlatıldı. Tekirdağ İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde, acil servise yeni katılan personellere yönelik "Acil Günleri Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyumda, acil serviste karşılaşılan zorluklar ve çözüm yöntemleri ele alındı. Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Lütfi Çağatay Onar, yaptığı konuşmada yeni katılan personele yönelik düzenlenen sempozyumun önemine dikkat çekerek, "Aramıza yeni katılan arkadaşlar var yani sizlerin daha konforlu hasta bakımı o konfor alanı içerisinde hastalarımız için daha verimli olabilmeniz için bu toplantıları düzenliyoruz. 5 yıldaki bu toplantılar inanılmaz olumlu. Yağmur yağıyor elinizde bir şemsiye yoksa haliyle ıslanırsınız. O şemsiye aslında bu sempozyum; bize her türlü zorlu şartlara karşı koruyan, geliştiren, değiştiren, pratikte de önemli şeyleri önümüze seren, yaşam pratiğinde karşımıza gelebilecek şeyleri öngörmemizi sağlayan bir yapıdır. Bu kapsamda bu sempozyumu düzenliyoruz" dedi. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu da konuşmasında, sahada deneyim kazanmanın önemine vurgu yaparak, "Arkadaşlarımız fakültelerinden yeni mezun oldular, oradan da belki önemli bir donanımla geldiler ama şimdi artık sahadalar. Sahada olmak, sorumluluk almak başka bir şey. Sahaya çıkmadan önce konunun en iyi bilenlerinden birebir onların anlatımıyla, yaşamdan tecrübelerin aktarılması, soru ve cevaplarla bu iki gün boyunca halkla karşı karşıya geldiğimiz en önemli yer olan acilde tıbbın konusunda kendilerini geliştirecekler. İnşallah pek çok hayatın kurtarılmasına vesile olacaklar" ifadelerini kullandı. Sempozyum Başkanı Uzm. Dr. Orhan Eroğlu ise acil serviste ekip ruhunun önemine değinerek, "Burada bulunmamız aslında bir görev değil bir sorumluluk. Yeni başlayan meslektaşlarımıza şunu söylemek istiyorum; acilde başarı aslında insanı anlamakla başlar. Ekip olabilmek, paylaşabilmek ve en önemlisi sakin kalabilmek. Bizi biz yapan değerler bunlar. Bu sempozyumu yeni başlayan arkadaşlar için, en sık gördüğümüz konuları ve en sık karşılaşacakları hastaları pratiklerini iyileştirmek ve hastayı hayata tutabilmek için organize ediyoruz" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 10:57
Uzmanlar panelde uyardı: "Erken tanı hayat kurtarır"
Gölcük’te düzenlenen "Meme Kanseri Farkındalık Paneli"nde düzenli taramanın hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekilerek, kadınlara erken teşhisin hayati önemi anlatıldı. Gölcük Belediyesi ve Gölcük Kent Konseyi işbirliğiyle düzenlenen panel, Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Panele, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram, Kadın Meclisi Başkanı Selma Cebeci ve çok sayıda kadın katıldı. Panelde, Gölcük KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Ezgi Erdem ve Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Saliha Kılıç Çüçen, meme kanserinde farkındalık, erken tanı yöntemleri ve düzenli taramaların önemi hakkında sunum yaptı. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, açılışta yaptığı konuşmada, kadın sağlığının ve farkındalık çalışmalarının önemini vurguladı. Gölcük Kent Konseyi Başkanı Fatih Bayram ve Kadın Meclisi Başkanı Selma Cebeci de bu tür bilinçlendirme faaliyetlerinin devam edeceğini belirtti. İlgi gören panel, uzman hekimlerin katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.
21 Ekim 2025 Salı - 10:55
Sağlık çalışanlarından banka promosyonuna dev destek: 36 saatte 50 bin imza toplandı
Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya tarafından sağlık çalışanlarının gündeminde olan banka promosyonu anlaşmaları için sosyal medyada başlattığı kampanyada 36 saatte 50 bin imza toplandı. Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya’nın, sağlık çalışanlarının uzun süredir gündeminde olan banka promosyonları konusunda sosyal medyada başlattığı imza kampanyası büyük destek gördü. Kampanya kapsamında, promosyon anlaşmalarının Sağlık Bakanlığı tarafından tek elden yürütülmesinin yanı sıra, ocak ayı maaş zammı oranında güncellenmesi ve her yıla en az bir maaş tutarında olmak üzere 3 yıllık anlaşmalarla toplam en az 3 maaş tutarında promosyon ödenmesi talep edildiği belirtildi. "Bu süreç yalnızca bir promosyon meselesi değildir" Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya, kampanyanın sosyal medyada kısa sürede büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Bu süreç yalnızca bir promosyon meselesi değildir; emeğe, adalete ve hakkaniyete sahip çıkma mücadelesidir" ifadelerini kullandı. Hedef 100 bin imza Söz konusu kampanyanın yalnızca 36 saat gibi kısa bir sürede 50 bin imza toplandığı belirtilirken, kampanyaya katılımın 100 bini bulması amaçlandığı vurgulandı. Sağlık çalışanlarının sesini duyurmak ve adaletli bir promosyon süreci sağlamak amacıyla başlatılması amaçlanan bu çağrı, kısa sürede ülke genelinde destek bulmaya devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder